Eğitimde son yirmi yılda inşa edilen altyapı, 2026 itibarıyla kaliteyi derinleştiren, insanı merkeze alan ve sahada karşılık üreten yeni bir aşamaya taşınıyor. Bugün gelinen noktada, Türkiye Yüzyılı vizyonu içinde 2026 yılı, bu uzun yürüyüşün yeni bir aşamasını temsil etmektedir. 2002 sonrası dönemde eğitime erişimi genişleten, demokratikleşmeyi kurumsal zemine taşıyan ve hak temelli bir yaklaşımı esas alan reformlar; sistemin taşıyıcı kolonlarını güçlendirmiştir. Okullaşma oranlarının artması, derslik ve okul yatırımlarının ülke geneline dengeli biçimde yayılması, ücretsiz ders kitabı ve koşullu eğitim destekleriyle öğrenmenin toplumsal tabanının genişlemesi bu dönemin belirgin kazanımlarıdır.
OKUL MERKEZLİ İKLİMİN GÜÇLENDİRİLMESİ
2017 sonrasında Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nin sağladığı kurumsal imkânlarla birlikte eğitim politikaları, süreklilik arz eden reformlar yerine yapısal bir inşa perspektifiyle ele alınmıştır. Okul merkezli iklimin güçlendirilmesi, ölçme ve değerlendirmede güvenin tesis edilmesi, öğretmenlik mesleğinin bütüncül bir ekosistem içinde desteklenmesi ve dijital kamusal kapasitenin inşası bu dönemin temel başlıklarını oluşturmuştur. Salgın ve büyük deprem gibi olağanüstü sınavlar karşısında eğitimin kesintisiz sürdürülebilmesi, kurulan bu yapının dayanıklılığını ve esnekliğini açıkça ortaya koymuştur. 2026 perspektifinde eğitim politikalarımızın merkezinde, okul temelli kaliteyi sahada güçlendirme hedefi yer almaktadır. Bu kapsamda okul öncesinden ortaöğretime kadar tüm kademelerde öğrenme süreçlerini destekleyen yeni uygulamalar yaygınlaştırılmakta; ölçme ve değerlendirme sistemleri öğrenciyi tanıyan, yönlendiren ve gelişimini izleyen bir yapıya kavuşturulmaktadır.
KURUMSAL KAPASİTE GÜÇLENECEK
Mesleki ve teknik eğitim alanı, 2026 yılı itibarıyla üretim, istihdam ve bölgesel kalkınma hedefleriyle daha güçlü biçimde ilişkilendirilmektedir. Dijitalleşme ve yapay zekâ temelli uygulamalar ise eğitim sistemimizin 2026 vizyonunda tamamlayıcı değil, kurumsal kapasiteyi güçlendiren asli unsurlar olarak ele alınmaktadır. 2026 yılı itibarıyla ölçme ve değerlendirme alanında da adalet duygusunu güçlendiren, rehberlik boyutu yüksek bir yapı derinleştirilecektir. Ölçme, öğrenciyi etiketleyen ya da tek bir sonuca indirgeyen bir araç olmaktan çıkarılarak gelişimi izleyen, yönlendiren ve destekleyen bir sürece dönüştürülmektedir.