Türkiye, iç ve dış şoklara karşı direncini kanıtlayan ekonomik programı kararlılıkla uygularken enflasyondan büyümeye, ihracattan iş gücüne, ödemeler dengesinden kredi risk primine kadar ekonomik verilerdeki olumlu göstergeler, 2026 yılına yönelik hedef ve beklentileri artırdı. Sürdürülebilir büyüme, kalıcı fiyat istikrarı ve refahın tabana yayılması stratejisi doğrultusunda uygulanan ekonomik program sonuçlarını veriyor. 2025'in üçüncü çeyreğinde yüzde 3.7 büyüyen Türkiye ekonomisi, 21 çeyrektir kesintisiz büyümeyi sürdürüyor.
İHRACATTA TARİHİ REKOR
Dezenflasyon programı uygulanırken üretim, yatırım, ihracat ve istihdamdan taviz verilmedi. 2025 yılı ihracatı Orta Vadeli Program (OVP) hedefiyle uyumlu olarak 273.4 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Mal ihracatında da rekor geldi. Mal ve hizmet ihracatındaki artışın etkisiyle 2025 yıl sonunda milli gelire oranla yüzde 1.4 civarında öngörülen cari açık, sürdürülebilir seviyelerini korudu. Mayıs 2023'te 57 milyar doları aşan yıllık cari açık, Kasım 2025'te 23.2 milyar dolara geriledi. Sanayi üretimi ve ihracatın teknoloji kompozisyonundaki iyileşmenin yanı sıra, düşük enerji fiyatları, euro/ dolar paritesindeki destekleyici görünüm ve atılan yapısal adımlar sayesinde 2026 yılında da cari açığın milli gelire oranının yaklaşık yüzde 1.5 ile sürdürülebilir seviyelerde kalması bekleniyor. Türkiye'de işsizlik oranı, Aralık 2025'te yüzde 7.7 ile 25 yılın en düşük seviyesine geriledi. Aralık verisiyle birlikte tek hane işsizlik serisi 32 aya çıktı.
REZERV 200 MİLYAR DOLARI AŞTI
Ekonomik programın uygulanmasındaki kararlılıkla birlikte enflasyonda yaşanan düşüş ve artan yabancı ilgisi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) döviz rezervlerinde tarihi bir eşiğin aşılmasını sağladı. 9-16 Ocak tarihleri arasındaki haftada Merkez Bankası'nın toplam rezervleri 9.1 milyar dolar artarak 205 milyar 177 milyon dolarla tarihi zirveye yükseldi. Merkez Bankası'nın toplam rezervleri tarihte ilk kez 200 milyar doları geçti. Mayıs 2023'te 98.4 milyar dolan olan toplam rezervlerde 16 Ocak 2026 itibarıyla yaşanan artış 106.7 milyar dolar oldu. Aynı dönemde swap hariç net rezervler ise 139.3 milyar dolar arttı.
YABANCI İLGİSİ HIZ KESMİYOR
Bu süreçte yabancı yatırımcıların tahvil ve hisse senedi piyasalarındaki alımları dikkat çekerken, Türkiye'deki bankaların yurtdışı şubeleri hariç tutulduğunda yurtdışı yerleşiklerin son 12 haftadır net alıcı konumda olduğu görüldü. Yabancılar 24 Ekim 2025-16 Ocak 2026 tarihleri arasındaki 12 haftada hisse senedi ile tahvil-bono piyasasında toplam 6 milyar 171 milyon dolarlık net alım gerçekleştirdi. 2025'in tamamında 5 milyar 133 milyon dolarlık hisse senedi ile tahvil-bono alımı yapan yabancılar, bu yılın sadece ilk 3 haftasında milyar 787 milyon dolarlık alım gerçekleştirdi.
PROGRAMIN MEYVELERİ TOPLANACAK
Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch'in görünümü pozitife çevirmesi önümüzdeki dönemde not artışı olabileceğine işaret ederken, önemli bir koşullu yükümlülük olan kur korumalı mevduat da sonlandırıldı. Kısa vadeli yabancı kaynak girişini sınırlamak için zorunlu karşılık oranları da artırıldı. Son dönemde atılan adımlarla ekonomideki kırılganlıklar azaltılırken, finansal istikrar güçlendirilmeye devam ediliyor. Güçlenen makro finansal istikrar, risk priminin azalmasına ve ekonominin şoklara karşı daha dayanıklı hale gelmesine önemli katkı sağlıyor.
2026'nın uygulanan programın meyvelerinin toplanacağı bir yıl olması beklenirken, ekonominin can damarı olan reel sektöre destek devam edecek. Dezenflasyon süreciyle birlikte gelir dağılımında kalıcı iyileşme sağlamanın yanı sıra istikrarlı büyüme ile istihdamı daha üretken yapıya kavuşturarak toplumsal refahın güçlendirilmesi hedefleniyor. Mali disiplinin korunması, dezenflasyon sürecinin kararlılıkla sürdürülmesi ve sürdürülebilir büyümenin desteklenmesi programın ana eksenini oluşturuyor. Sürdürülebilir büyüme, kalıcı tek hane enflasyon ve refahın topluma yayılması Türkiye ekonomisinin önümüzdeki dönemde en önemli hedefi olacak. Bu dönemde kalıcı refah artışına ve adil gelir dağılımına katkı sunacak şekilde fiyat istikrarının sağlanması, finansal istikrarın korunması ve ekonominin üretkenliğinin artırılması temel amaç olacak.
49 AYIN EN DÜŞÜK ENFLASYONU
Türkiye'de ekonomik birçok göstergede rekor veriler ortaya çıkarken enflasyondaki düşüş trendi de devam ediyor. Aralık 2025'te Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), yüzde 30.89 ile yıllık bazda son 49 ayın en düşük seviyesine indi. Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), 204.5 baz puana inerek Mayıs 2018'den bu yana en düşük seviyesine geriledi. Böylece kamu ve özel sektörün dış borçlanma maliyetleri önemli ölçüde azalırken daha uygun koşullarla dış finansmana erişim imkânı arttı. Borsa İstanbul'da endeks yeni yılın ilk ayında, 2025'in tamamından daha fazla yükselerek tarihi rekoru yeniledi.
2026 HEDEFLERİ
GSYH: 77.2 Trilyon TL
GSYH: 1.65 Trilyon $
Kişi başı gelir: 18.621 $
Büyüme: % 3.8
İşsizlik: % 8.4
Enflasyon: % 16
İhracat: 282 milyar $
Cari açık: 22.3 milyar $
Bütçe dengesi: -2.7 trilyon TL