Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, dezenflasyona yönelik uygulanan sıkı para politikası sonucunda, büyümenin dengelendiğini, enflasyonun düşmeye başladığını ve finansal piyasalarda öngörülebilirliğin arttığını söyledi. Ziraat Bankası'nın ekonomi programına destek vermeye devam ettiğini aktaran Çakar, şu bilgileri paylaştı: "Bilanço büyümemiz yüzde 50'nin üzerinde gerçekleşti ve bankamızın aktif büyüklüğünde sektörden aldığı pay arttı. 2025 yılında kredi ve mevduat portföyümüz yaklaşık yüzde 45 oranında büyüyerek sektör gelişiminden daha iyi bir performans sergiledi. Kredi büyümesinde daha çok TL ürünlerin öne çıktığını, bankamızın misyonuna uygun olarak tarım başta olmak üzere üretim, yatırım, ihracat ve KOBİ'lerin finansmanına ağırlık verdiğimizi söyleyebiliriz." TL mevduat öncelikli olmak üzere tüm mevduat türlerinde müşterilerin güçlü ilgisi ile büyümeyi sürdürdüklerinden bahseden Çakar, tabana yaygın mevduat yapılarının desteği ile sürdürülebilir bir fonlama yapısı kurduklarını anlattı.
ÖNCELİK ÜRETİM, YATIRIM, İHRACAT
Faizlerdeki düşüşün, TL varlıklar için var olan reel getiriyi koruyacak şekilde olmasını ve 2025 yılında başlayan TL mevduata yönelim eğiliminin 2026'da güçlenerek devam etmesini beklediklerini ifade eden Çakar, kredi büyümesinin enflasyonla uyumlu ve 2025 yılında olduğu gibi kontrollü olmasını öngördüklerini söyledi. Çakar, sektör için kredilerde yüzde 25-30 bandında, mevduatlarda ise yüzde 20-25 aralığında bir büyüme tahmin ettiklerini aktararak, "Kredi kompozisyonumuzda yine tüketimden ziyade üretim, yatırım ve ihracat temel önceliğimiz olacaktır." ifadesini kullandı Ziraat Bankası Genel Müdürü Çakar, Türkiye açısından fırsat oluşturan temel alanlara da değindi. Bu alanların makro ekonomik istikrar, güçlenen rezervler, mali disiplin ve bütçe dengesi, güçlenen cari denge, küresel finansal koşullar, düşen borçlanma maliyetleri, yön değiştiren küresel sermaye akımları ve düşük borçluluk oranının getirdiği geniş hareket alanı olarak ortaya çıktığını ifade eden Çakar, hem iç hem de dış risk unsurlarının hali hazırda 2025 yılından bu yana küresel piyasalarda belirgin olduğunu ve tüm karar alıcı aktörlerin karar verme süreçlerinin içine girdiğini söyledi. Çakar, bu bağlamda bahsi geçen risklerin piyasalarda ilave bir etki oluşturma potansiyeli taşımadığını ve karar alıcı tüm oyuncuların olası risklere karşı hazırlıklı olduğunu gördüklerini dile getirerek, "Türkiye ekonomisinin barındırdığı fırsatların çok daha belirgin olduğu ve 2026 yılının bireylerin ve firmaların finansal hayatında daha görünür olumlu etkiler göstermeye aday olduğunu ve bu anlamda Türkiye ekonomisi ile ilgili risk iştahının daha güçlü olacağını değerlendiriyoruz." dedi.
AKTİFTE % 50'NİN ÜSTÜNDE BÜYÜME
Alpaslan Çakar, 2025 yılı boyunca Ziraat Bankası'nın finansal yönetim stratejisinin, sıkı para politikası ve yüksek fonlama maliyetlerinin hakim olduğu zorlu bir konjonktürde, "proaktif bilanço yönetimi", "selektif kredi büyümesi" ve "sürdürülebilir karlılık" saç ayakları üzerine kurulduğunu söyledi. Çakar, 2025 yılında bankacılık sektörü genelinde aktif büyüklüğü, toplam krediler ve mevduat hacminde ortalama yüzde 35 seviyelerinde bir büyüme kaydedilirken, bankanın bu dönemde aktif büyüklüğünü yüzde 50'nin üzerinde artırarak pazar payını genişlettiğini aktardı.
200 MİLYAR $ DIŞ FİNANSMAN
Sektörün toplam yurt dışı finansman tutarının 200 milyar dolar seviyesine yaklaştığını bildiren Çakar, mevcut dönemde, Ziraat Bankası'nın küresel finansal koşullardaki iyileşmeyi ve Türkiye'ye yönelik artan risk iştahını fırsata çevirerek yurt dışı borçlanma kanallarını en etkin kullanan kurumlardan biri olduğunu ve kaynak çeşitliliğini artırdığını belirtti. Çakar, kârlılık ve öz kaynak gelişimi açısından bankanın 2025 yılını mali bünyesini güçlendirerek kapattığını söyledi. Sektörün yıl sonu itibarıyla aktif kârlılığının yüzde 2.5, öz kaynak karlılığının ise yüzde 27 seviyelerinde gerçekleşmesinin beklendiğini ifade eden Çakar, şöyle konuştu: "Bankamız da bu dönemde sektör ortalamalarına benzer seviyede bir öz kaynak kârlılığına ulaşmıştır. Bankamızın belirsizliklerin oldukça etkin olduğu 2025 yılında özkaynaklarını yüzde 50 oranında artırması gelecek yıllar için önemli bir finansal kaldıraç fonksiyonunu görerek olabilecek risklere karşı önemli bir tampon işlevi görmüştür."