Ebu Şah Kimdir?

Hayatının ilk dönemleri hakkında bilgi yoktur. 570 yılı civarında Güney Arabistan'dan Habeşliler'i çıkarmaya çalışan Seyf b. Zûyezen'e yardım etmek üzere Sâsânî Hükümdarı Hüsrev Nûşirevân tarafından gönderilen süvariler arasında onun da bulunduğu ve o tarihten sonra Yemen'e yerleştiği rivayet edilmektedir. Yemânî nisbesi yanında bazı kaynaklarda Kelbî nisbesiyle de anılması, Kelb kabilesine mensup birinin himayesine girdiği için olmalıdır. Ebû Şah Mekke'nin fethinde (8/630) bulunmuştur.

Ebû Şah'ın İslâm tarihinde ilk defa tanınmasına Hz. Peygamber'in yaptığı bir konuşma vesile olmuştur. Câhiliye döneminde Leysoğulları'ndan bir kişi bir Huzâalı'yı öldürmüş, kan davası güden Huzâalılar da Mekke fethinin ertesi günü Leysoğulları'ndan birini öldürmüşlerdi. Bunu duyan Hz. Peygamber hemen olay yerine giderek bir konuşma yaptı ve Allah Teâlâ'nın Ashâbü'l-fîl'i Mekke'ye sokmadığını, oraya birkaç saatliğine girme fırsatını sadece resulüne verdiğini, Mekke'de olay çıkarmanın yasak olduğunu, yakını öldürülen bir kimsenin öldürenden diyet alabileceğini veya onun hakkında kısas isteyebileceğini söyledi. Kalabalığın arasında bulunan Ebû Şah Hz. Peygamber'e, "Yâ Resûlellah, bu konuşmayı benim için yazar mısınız?" diye seslendi. Resûl-i Ekrem de, "Bunları Ebû Şah için yazın" buyurdu. İbn Hacer bu olayın ve konuşmanın Mekke'nin fethinden önce cereyan ettiğini ileri sürmektedir (Fetḥu'l-bârî, X, 166).

Ebû Şah olayı, hadislerin Hz. Peygamber'in emriyle yazılması konusu (kitâbet*) açısından önemlidir. Nitekim Ahmed b. Hanbel'in oğlu Abdullah, hadislerin yazılabileceğini en iyi belirten vesikanın bu hadis olduğunu söylemektedir (Müsned, II, 238). Olayın kayda değer bir yanı da Ebû Şah'ın yazılı bir kültüre sahip olan İran ve Yemen'den gelmiş olması, ayrıca hadisi yine bir Yemenli olan Ebû Hüreyre'nin rivayet etmesidir.

Ebû Şah'ın ne zaman vefat ettiği bilinmemektedir.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN