İbn Gāzî kimdir ?

841'de (1437) Fas'ın doğusundaki Miknâs'ta (Miknâsetüzzeytûn) doğdu. Benî Osman diye tanınan bir sülâleden olup büyük cedlerinden Gāzî'ye nisbetle İbn Gāzî lakabıyla meşhur oldu. İlk öğrenimini Miknâs'ta yaptı. Ebû Zeyd Abdurrahman el-Kâvânî, Ebü'l-Hasan Ali b. Menûn eş-Şerîf el-Miknâsî ve Ebû Abdullah Muhammed b. Kāsım el-Kūrî'den Arap dili, dinî ilimler, siyer, tarih, edebiyat ve matematik okudu (Fihrisü İbn Ġāzî, s. 70, 83, 85).

858 (1454) yılında tahsilini ilerletmek için Fas şehrine giden İbn Gāzî, orada uzun yıllar Karaviyyîn Camii ve Misbâhiyye medreselerinde tahsil gördü. Devrin meşhur kıraat âlimi ve muhaddisi, "Sagīr" lakabıyla tanınan Ebû Abdullah Muhammed b. Hüseyin el-Evrebî en-Nîcî'nin derslerine devam etti. İlmî ve ahlâkî üstünlükleri dolayısıyla çok sevdiği ve Fihris'inde kendisinden övgüyle bahsettiği bu hocasından özel dersler alarak kıraat, Arap dili ve edebiyatı, tefsir, hadis, fıkıh, siyer, ahlâk ve tasavvufa dair birçok kitabı okudu; icâzetler aldı. Ebû Amr ed-Dânî, Şâtıbî, İbn Berrî, Ebû Ca'fer İbnü'l-Bâziş, Muhammed b. Muhammed el-Harrâz ve Ebü'l-Abbas el-Mehdevî'nin kırâat-i seb'aya dair kitaplarındaki muhtevaya uygun olarak Kur'ân-ı Kerîm'i üç defa hatmetti. Fas'ta ayrıca Misbâhiyye Medresesi müderrisi Ebü'l-Abbas Ahmed b. Ömer el-Müzceldî, Karaviyyîn Camii Medresesi müderrisi Ebû Zeyd Abdurrahman b. Ebû Ahmed el-Karmûnî, Ebü'l-Ferec Muhammed b. Muhammed et-Tancî ve Serrâc en-Nefzî gibi hocalardan istifade eden İbn Gāzî, Fihris'inde isimlerini zikrettiği on sekiz hocası dışında birçok âlimden fıkıh, edebiyat, matematik, ferâiz, aruz, mantık, tasavvuf ve tıp ilimleri okuduğunu belirtir (a.g.e., s. 169-170).

İbn Gāzî daha sonra Miknâs'a dönerek Miknâs Camii'nin hatipliğini üstlendi ve burada ders vermeye başladı. Kendisinden kıraat, edebiyat, fıkıh, tefsir, hadis, siyer, megāzî ve matematik alanlarında çok sayıda öğrenci ve ayrıca halk faydalandı. İlmî şahsiyeti, güzel konuşması ve nasihatleriyle insanlar üzerinde etkili oldu. Miknâs'taki ilim adamlarıyla yakından ilgilenen ve onların dostluğunu kazanan İbn Gāzî, perşembe günleri ders yapmayıp öğrencilerinden bazılarını geçen bir hafta içinde şehirde olup bitenleri tesbit etmekle görevlendirerek toplanan bilgileri değerlendirmeyi âdet haline getirmişti (Abdülhay el-Kettânî, et-Terâtîbü'l-idâriyye, II, 124). Bu uygulamasıyla aynı zamanda bir cemiyet adamı olduğunu ortaya koymuştur. İbn Gāzî, 880 (1475) yılında Miknâs'a uğrayan Kudüslü âlim Ebû Muhammed Abdülkādir b. Abdülvehhâb el-Bekrî ile karşılıklı ilim alışverişinde bulunarak ondan Irak, Hicaz, Şam ve Mısırlı âlimlerin bazı eserlerine dair umumi icâzetnâme aldı; kendisi de Ebû Muhammed'e Münyetü'l-ḥüssâb adlı eserinden bir nüsha ve buna dair icâzetnâme verdi (Fihrisü İbn Ġāzî, s. 123).

Fas ve çevresini 876 (1471) yılında ele geçiren Vattâsîler'in Miknâs valisi Muhammed Hulv, muhtemelen İbn Gāzî'nin çalışmalarından rahatsızlık duyduğu için Fas Sultanı Muhammed el-Vattâsî'ye tesir ederek onu Fas'ta ikamete zorlamasını sağladı. Bunun üzerine İbn Gāzî 891'de (1486) tekrar Fas'a göç etti ve orada yerleşti. Sultan onu önce Yeni Fas Mescidi'nde hatip, ardından Karaviyyîn Camii'nde imam-hatip ve müderris olarak görevlendirdi. Daha sonra kendisine verilen "şeyhü'l-cemâa" unvanı ile ilim meclisi başkanlığını hayatının sonuna kadar yürüttü. Karaviyyîn Camii ve Medresesi'nde verdiği dersler çok sayıda ilim adamı, öğrenci ve halk tarafından takip edildi. Bunun yanında evinde verdiği özel dersler sayesinde yetişmiş birer âlim olan oğulları Ebü'l-Abbas Ahmed ve Muhammed ile Muhammed Şakrûn b. Ebû Cum'a el-Mağrâvî, Ahmed ed-Dükūn b. Muhammed es-Sanhâcî, Hasan el-Vezzân, Ebû Ali Hasan b. Osman et-Tâmilî, Kadı Abdülvâhid b. Ahmed el-Venşerîsî ve yirmi yedi yıl yanından hiç ayrılmadan derslerinde kalfalığını yapan Ebü'l-Abbas Ali b. Mûsâ el-Medgarî (el-Matgarî) onun çok sayıdaki talebesinden bazılarıdır. Tilimsân âlimlerinden bir kısmının isteği üzerine 896 (1491) yılında telif ettiği Fihris'ini gören Tilimsânlı âlim İbn Merzûk el-Kefîf, İbn Gāzî'ye ve oğlu Muhammed'e umumi bir icâzetnâme gönderdi (a.g.e., s. 174 vd.). Bu sebeple İbn Gāzî 905'te (1499) onun biyografisini de Fihris'ine almıştır (a.g.e., s. 173-192). İbn Gāzî her yıl ramazan ayında Ṣaḥîḥ-i Buḫârî okutmayı âdet haline getirmiş, bu uygulama Karaviyyîn Camii'nde onun ölümünden sonra da devam etmiştir (Abdülhay el-Kettânî, Fihrisü'l-fehâris, s. 291; Ahmed Bâbâ et-Tinbüktî, s. 582).

Endülüs'teki müslümanların katliama uğraması karşısında ıstırap duyan ve defalarca askerî seferlerde yer alan İbn Gāzî, son olarak Asîlâ'nın hıristiyanlardan geri alınması için hazırlanan orduya katılmak üzere yola çıktıysa da hastalanınca Fas'a geri döndü ve birkaç gün sonra 9 Cemâziyelevvel 919'da (13 Temmuz 1513) vefat etti.

Eserleri. A) Kıraat. 1. İnşâdü'ş-şerîd min ḍavâlli'l-ḳaṣîd. Kāsım b. Fîrruh eş-Şâtıbî'nin kırâat-i seb'aya dair Ḥırzü'l-emânî adlı kasidesi üzerine yazılmış bir şerhtir. Rabat el-Hizânetü'l-âmme'de (nr. 566, 567), Escurial (nr. 1370, 1388/2) ve Amasya Beyazıt İl Halk (nr. 103) kütüphanelerinde yazma nüshaları bulunmaktadır. 2. Tafṣîlü ʿiḳdi'd-dürer. Meşhur yedi imamdan Nâfi' b. Abdurrahman'ın kıraat tarikleri hakkında yazılmış manzum bir eserdir (Bibliothèque Nationale, nr. 1057).

B) Hadis. 1. İrşâdü'l-lebîb ilâ maḳāṣıdi ḥadîs̱i'l-ḥabîb. Bedreddin ez-Zerkeşî'nin et-Tenḳīḥ li-elfâẓi'l-Câmiʿi'ṣ-ṣaḥîḥ adlı eserinin eksiklerinin tamamlanması ve Ṣaḥîḥ-i Buḫârî'nin daha iyi anlaşılması için telif edilmiş olup Abdullah Muhammed et-Temsemânî'nin tahkikiyle neşredilmiştir (Muhammediyye 1409/1989). 2. et-Teʿallül bi-rüsûmi'l-isnâd baʿde'n-tiḳāli ehli'l-menzil ve'n-nâd (Fihrisü İbn Ġāzî). Eseri Muhammed ez-Zâhî yayımlamıştır (Dârülbeyzâ 1399/1979). 3. Manẓûme fi'l-bidaʿ. Bir nüshası Cezayir'de Mektebetü'l-câmii'l-a'zam'daki bir mecmua içinde bulunmaktadır (nr. 77, vr. 249-261).

C) Fıkıh. 1. Şifâʾü'l-ġalîl fî ḥalli muḳfeli Ḫalîl. Halîl b. İshak el-Cündî'nin Mâlikî fıkhına dair el-Muḫtaṣar'ının şerhidir. Eserin çeşitli kütüphanelerde çok sayıda yazma nüshası bulunmakta olup (meselâ bk. Rabat, el-Hizânetü'l-âmme, nr. 170, 171, 172, 1512; Tunus, el-Mektebetü'l-vataniyye, nr. 19279, 19424) Paris'te Institut National des Langues et Civilisations Orientales'in kütüphanesinde mevcut (nr. 299) 900 (1494) yılında istinsah edilmiş nüsha en eskisidir. 2. Tekmîlü't-taḳyîd ve ḥallü't-taʿḳīd (İtḥâfü ẕevi'ẕ-ẕekâʾ ve'l-maʿrife bi-tekmîli taḳyîdi Ebi'l-Ḥasan ve taḥlîli Taʿḳīdi İbn ʿArafe). Mâlikî fıkhının temel kitabı el-Müdevvene'nin şârihlerinden Ebü'l-Hasan ez-Zervâlî ile İbn Arafe'nin eserlerinde anlaşılması güç yerleri açıklayan ve bunları tamamlayan eserin çeşitli nüshaları mevcuttur (meselâ bk. el-Hizânetü'l-Karaviyyîn, nr. 340, 1126). 3. Taḥrîrü'l-maḳāle fî neẓâʾiri'r-Risâle. Mâlikî fıkhına dair temel metinlerden biri olan İbn Ebû Zeyd el-Kayrevânî'nin er-Risâle'sindeki görüşlerle paralellik arzeden bazı meselelerin nazmen ifade edildiği eser (İrşâdü'l-lebîb, neşredenin girişi, s. 38), daha sonra müellif tarafından Şerḥu Naẓmi neẓâʾiri'r-Risâle adıyla şerhedilmiş olup bu şerhin bir nüshası Cezayir'de Mektebetü'l-Câmii'l-a'zam'da kayıtlıdır (nr. 77/2). Taḥrîrü'l-maḳāle ayrıca Muhammed b. Muhammed b. Abdurrahman el-Hattâb tarafından 943 (1537) yılında şerhedilmiştir (a.g.e., a.y.; Fihrisü İbn Ġāzî, neşredenin girişi, s. 14, 16). 4. el-Külliyyâtü'l-fıḳhiyye (Külliyyât fi'l-fıḳh). İbn Gāzî'nin fıkıh konusundaki araştırmalarını ve fetvalarını 893 (1488) yılında bir araya getirerek oluşturduğu eserin Rabat el-Hizânetü'l-âmme'de birçok yazma nüshası bulunmaktadır. Eser Fas'ta taşbaskı olarak yayımlanmıştır. 5. el-Câmiʿu'l-müstevfî li-cedâvili'l-Ḥavfî. Kādî Ebü'l-Kāsım el-Havfî'nin Kitâbü'l-Ferâʾiż adlı eserinin zeyli olan kitabın bir nüshası Rabat el-Hizânetü'l-âmme'de bulunmaktadır (nr. 10136). 6. Ebyât fi'ẕ-ẕekât (Urcûze fî ṣıfati'ẕ-ẕebâʾiḥ). Hayvan kesimi usulü konusunda tıbbî ve fıkhî bilgiler ihtiva eden manzume, Ebû Süleyman Dâvûd b. Ahmed el-Ugaylî tarafından er-Ravżü'l-fâʾiḥ fî beyâni ṣıfati'ẕ-ẕebâʾiḥ adıyla şerhedilmiştir. Bu şerhin bir nüshası Rabat el-Hizânetü'l-âmme'de kayıtlıdır (nr. 1472).

D) Nahiv-Aruz. 1. İmtâʿu ẕevi'l-istiḥḳāḳ bi-baʿżi murâdi'l-Murâdî ve Zevâʾidi Ebî İsḥâḳ. İbn Mâlik et-Tâî'nin el-Elfiyyesi üzerine İbn Ümmü Kāsım el-Murâdî ile İbrâhim b. Mûsâ eş-Şâtıbî'nin yazdıkları şerhlerin birleştirilmesi ve bazı ilâveler yapılmasıyla meydana getirilen eserin bir nüshası Tıtvân el-Hizânetü'l-âmme'dedir (nr. 544). 2. İmdâdü ebḥuri'l-Ḳaṣîd bi-baḥri ehli't-tevlîd. Ziyâeddin el-Hazrecî el-Endelüsî'nin aruza dair el-Ḳaṣîdetü'r-râmize adlı eserinin zeyli olup bir nüshası Rabat el-Hizânetü'l-âmme'deki (nr. 292) bir mecmua içinde yer almaktadır.

E) Tarih-Coğrafya. er-Ravżü'l-hetûn fî aḫbâri Miknâseti'z-zeytûn. Miknâs'ın tarihi, coğrafyası ve burada yetişmiş meşhur âlimlerin biyografileri hakkında bilgi veren ve defalarca basılmış olan eserin son neşri Rabat'ta yapılmıştır (1384/1964).

F) Matematik. 1. Münyetü'l-ḥüssâb. Merakeşli matematikçi İbnü'l-Bennâ'nın Telḫîṣu aʿmâli'l-ḥisâb'ının bazı ilâvelerle nazma çekilmiş şekli olup 250 beyittir. Çeşitli kütüphanelerde yazma nüshaları bulunan eserin bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi'nde kayıtlıdır (Lâleli, nr. 2765/1, vr. 1-15). 2. Buġyetü'ṭ-ṭullâb fî şerḥi Münyeti'l-ḥüssâb. 24 Ramazan 895'te (11 Ağustos 1490) tamamlanmıştır. İlk defa 1317'de (1899) taşbaskı olarak yayımlanan esere bazı hâşiyeler de yazılmıştır (Buġyetü'ṭ-ṭullâb, neşredenin önsözü, s. yb). Süleymaniye Kütüphanesi'nde (Lâleli, nr. 2752, 2765/3) iki nüshası bulunan eserin ilmî neşri Muhammed Süveysî tarafından yapılmıştır (Halep 1403/1983) (İbn Gāzî'nin eserlerinin bir listesi ve yazma nüshaları için bk. Fihrisü İbn Ġāzî, neşredenin girişi, s. 11-16; İrşâdü'l-lebîb, neşredenin girişi, s. 35-40).

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN