Kirmanşah neresidir ?

Kirmanşah (günümüz Farsça'sında Kermânşâh) Zağros sıradağlarının kuzeybatısında deniz seviyesinden 1320 m. yükseklikte kurulmuştur. Ortaçağ Arap coğrafyacılarının adını Karmîsîn veya Kırmâsin gibi şekillerde verdikleri şehrin Sâsânîler döneminde kurulduğu kabul edilir; kurucusu, Hamdullah el-Müstevfî'ye göre tahta çıkmadan önce Kirmanşah (Kirman valisi) unvanını taşıyan IV. Behram (388-399; Nüzhetü'l-ḳulûb, s. 108), Makdisî'ye göre Kavaz (Kubâd) b. Fîrûz'dur (488-531; Aḥsenü't-teḳāsîm, s. 393). Evliya Çelebi ise şehri Şah İsmâil'in kurduğunu söyler (Seyahatnâme, IV, 353). Ancak bununla ilk defa onun tarafından tahkim edildiğini anlatmak istemiş olsa gerektir.

Cerîr b. Abdullah el-Becelî tarafından 21 (642) yılında barış yoluyla ele geçirilen Kirmanşah (Belâzürî, s. 432) Cibâl eyaletine bağlandı ve eyaletin Mâhulbasra adı verilen güney kısmının merkezi haline getirildi. Sırasıyla Emevîler, Abbâsîler, Büveyhîler, Hasaneveyhîler ve Annâzîler'in idaresinde kalan şehri 437'de (1045) Tuğrul Bey'in gönderdiği İbrâhim Yinal Annâzî Ebü'ş-Şevk'ten alıp Selçuklu topraklarına kattı (Bündârî, s. 6). Hârizmşahlar'a mensup olan Emîr Mayacık 594 (1198) yılında yağma amacıyla Kirmanşah'a kadar geldi ve bölgede pek çok zulüm ve haksızlık yaptı (Râvendî, II, 367).

Osmanlı-İran savaşları sırasında birçok defa el değiştiren ve bu arada 1039 (1630) yılında Hüsrev Paşa tarafından tuğla surlarla tahkim edilen şehir en son Nâdir Şah tarafından ele geçirildi (1142/1729-30) ve 1732, 1736 antlaşmaları ile İran'da kaldı. Nâdir Şah'ın vali tayin ettiği Mirza Muhammed Takī Han daha sonra burada bağımsızlığını ilân ettiyse de Kerim Han Zend iki yıllık bir kuşatmanın ardından şehri tekrar devlet otoritesi altına aldı. Kirmanşah'ta zaman zaman Kaçar hânedanı şehzadeleri yöneticilik yaptılar. Bunlar arasından özellikle 1806-1821 yıllarına rastlayan Feth Ali Şah'ın oğlu Muhammed Ali Mirza'nın döneminde şehrin önemi arttı. Bağdat aracılığıyla yürüttüğü İngiltere ile olan ticaretinin gelişmesi XIX. yüzyılda Kirmanşah'ı stratejik ve ekonomik yönlerden ön plana çıkardı. Necef ve Kerbelâ'ya giden Şiî hacıların buradan geçmesi de şehrin ekonomik gelişmesine katkıda bulundu. Kirmanşah son olarak 1916 yılında Osmanlılar'ın eline geçtiyse de 1917 Martında tahliye edildi.

1950'li yıllardan itibaren Kirmanşah idarî, ticarî ve sınaî bir merkez olarak (petrol rafinerisi, tarım ve gıda sanayii) hızla gelişti. XX. yüzyılın başında 60.000 olan nüfusu 1966'da 187.930'a, 1976'da 290.600'e, 1986'da 560.514'e, 1996'da 692.986'ya ve 2002 yılında 771.400'e çıktı. İslâm devriminden sonra ismi bir ara Bahterân olarak değiştirilen şehre 1992'de yeniden Kirmanşah adı verildi. Kirmanşah'ın adını taşıyan merkezi olduğu idarî bölge (ostân) 23.662 km2 yüzölçümündedir ve burada 1.979.700 nüfus yaşamaktadır. Bu idarî bölge şu sekiz şehristandan meydana gelir: Kirmanşah, Kasrışîrin, Pâve, İslâmâbadıgarb, Gîlânıgarb, Kengâver, Sungur ve Serpulizeheb.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
SON DAKİKA