Cebert nedir?

Cebert veya Cebere esas olarak, Kuzey Somali'de liman şehri Zeyla'ın batısında kalan ve Evfât diye bilinen bir bölgenin adıdır. Daha sonra Güney Habeşistan'daki (Etiyopya) müslüman emirliklerin hepsine, nihayet bütün Habeşistan müslümanlarına cebert denilmiştir. Daha yaygın olarak Cebertî şeklinde nisbet ekiyle kullanılan bu kelime ne tarihî ne de modern anlamda bir milletin etnik adıdır (bk. Trimingham, s. 150-153). Habeşistanlı hıristiyanların Arap yarımadasındaki müslümanlara da cebert demeleri, bunun genel anlamda "müslüman" karşılığında kullanıldığını göstermektedir.

Habeşistan kaynaklarına göre cebert, Etiyopya dilinde "Tanrı'nın hizmetçileri" mânasına gelen gabr kelimesinin çoğulu agbertten alınmıştır. Habeşistanlı hıristiyanlar günümüzde müslümanlara Amhari dilinde ěslâm (çoğulu ěslâmoç) derler.

Habeşistan'ın dağlık bölgelerinde dağınık, küçük gruplar ve aileler halinde yaşayan Cebertîler, etnik ve dil bakımından hıristiyan komşularından ayırt edilemezler. Tigre (Tigrai) dilini konuşan Cebertîler'in çoğunluğu ise Eritre eyaleti ve oranın başşehri Asmara'da yaşamaktadırlar.

Cebertîler'in en önemli kolu, Hz. Osman'ın ve Habeşistan'a ilk hicret edenler arasında bulunan hanımı ile Hz. Peygamber'in kızı Rukıyye'nin ve diğer muhacirlerin soyundan geldiklerini iddia ederler. Aslında bunlar, İslâm'a davetle meşgul olmuş ve Tigre'deki türbesi Cebertîler tarafından kutsal bir yer sayılan Mağribli Şeyh Âdem el-Kinânî'nin soyundandırlar. Soylu bir aileden geldiklerini iddia eden Serâi'deki Adî Hâi'de yaşayan Cebertîler diğer Cebertîler yanında büyük ve şerefli bir mevkiye sahiptirler.

Cebertîler'den bazıları, hicrî birinci yüzyılda, Hz. Peygamber'in Habeşli bir sahâbîsi olan ve bugün Tigre'deki türbesi hâlâ önemli bir ziyaret yeri kabul edilen Ahmed en-Neceş sayesinde müslüman olduklarını söylerler. Diğer grupların özellikle ziraatçı köylerin İslâm'a dönüşü ise Güneydoğu Habeşistan'daki müslüman devletlere ve İmam Ahmed el-Mücâhid'in akınlarına kadar uzanır. Bunların dışında ticarî merkezlere yerleşmiş ve Habeşî dil ve geleneklerini benimsemiş müslüman tüccar ailelerden gelenler de vardır. Seyyahlar bu bölgede İslâm'ın başarısını buradaki müslümanların ahlâklı, aktif ve enerjik oluşlarına bağlamaktadırlar. Afrika'nın diğer bölgelerinde olduğu gibi burada da İslâm'ın yayılmasında ticaretin de rolü büyük olmuştur.

Genel olarak Cebertîler çevrelerindeki hıristiyanlarla iyi ilişkiler içerisinde yaşarlar. Zira aynı dili konuşmaktadırlar ve büyük ailelerin çoğu evliliklerle birbirine akraba olmuşlardır. Hatta aynı kabilede hem müslüman hem de hıristiyanlar bulunmaktadır. Kuzeydoğu Afrikalı birçok müslüman topluluktan daha yüksek bir hayat seviyesine sahip olan Cebertîler dinî yaşayışlarında fazla hassas değildirler. Oruç ve namaz konusunda yeterince duyarlı olmadıkları gibi hacca da önem vermezler; içlerinde pek az kimse hacca gitmiştir. Şahıs ve aile hukuku ile ilgili hususlarda şer'î hükümlere uymakla birlikte bu sahadaki uygulamalarda âdet ve geleneklerinin tesiri de büyüktür. Köyün reisi şeyh diye adlandırılır ve fıkhî konularda hüküm verir. Bunun dışında pek çok köyde genellikle Kur'an kurslarında hoca olan ve mescidlerin imamlığını yapan kadılar bulunur. Mezhep bakımından halk Şâfiî ve Mâlikî'dir, az da olsa Hanefîler'e de rastlanır. Âdem el-Kinânî Cebertîler arasında Sâmâniyye tarikatını yaymıştır. Kahire'ye göç edip orada Ezher'de Cebertiyye revakında ilim tahsil etmiş aslen Habeşistanlı ve Cebertî nisbesiyle bilinen pek çok âlim vardır. Tanınmış tarihçi Abdurrahman b. Hasan el-Cebertî (ö. 1240/1825), ʿAcâʾibü'l-âsâr'ında bu âlimlerden bahseder. 1983 tahminlerine göre Etiyopya'da 207.000 Cebertî yaşamaktaydı (Muslim Peoples, II, 887, 918).

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN