Başlatılan yeni süreçte olayın yaşandığı evde yeniden olay yeri incelemesi yapıldığı, apartman içerisinde canlandırma çalışmaları gerçekleştirildiği ve kriminal ekiplerin modern tekniklerle yeniden delil aradığı öğrenildi. Yapılan incelemelerde özellikle luminol testi ile gözle görülmeyen biyolojik izlerin tespit edilmeye çalışıldığı, apartman içindeki ses geçişleri ve olay anına ilişkin ihtimallerin de yeniden değerlendirildiği öğrenildi.
KRİMİNAL TEKNİKLER YENİDEN DEVREDE
Soruşturma kapsamında yeniden gündeme gelen en önemli yöntemlerden biri luminol tekniği oldu. Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Alkan, luminol testinin uzun yıllar sonra bile sonuç verebildiğini belirterek, "Kan o ortamda varlığını sürdürdüğü sürece, 20–30 yıl geçmiş olaylarda dahi luminol testi ile kan izlerinin tespit edilebildiği vakalar mevcut" dedi.

'KİMLİK TESPİTİ YAPILABİLİR'
Alkan, yöntemin uygulama aşamasını ise şöyle anlattı: Karanlık ortamda özel bir kimyasal çözeltinin yüzeye püskürtülmesiyle işlem gerçekleştiriliyor. Kan kalıntısının bulunduğu bölgelerde kısa süreli mavi-beyaz bir ışık oluştuğunu belirten Alkan, "Bu ışık saniyeler içinde fotoğraflanarak kayıt altına alınır ve ardından örnekleme yapılır. Elde edilen bulgular DNA analizine gönderilerek kimlik tespiti yapılabilir" ifadelerini kullandı.

DELİLLERİN KORUNMA İHTİMALİ
Faili meçhul dosyalarda olay yerindeki izlerin dayanıklılığının kritik olduğunu vurgulayan Alkan, "Olay yerinde bulunan deliller, ne kadar zaman geçmiş olursa olsun tamamen yok olmuş sayılmaz. Özellikle kapalı ve korunaklı alanlarda küçük izler bile uzun yıllar varlığını sürdürebilir. Elde edilen kan, tükürük ve diğer biyolojik örnekler üzerinde yapılan DNA analizleri, sonucu kimlik tespiti yapılabilir" dedi.