Programda konuşan yapan Basın İlan Kurumu Ankara Bölge Müdürü Atakan Çelik, kurum öncülüğünde Türkiye'nin 7 bölgesini temsilen belirlenen üniversitelerde yürütülen "15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi"nin dördüncü ayağının Ankara Üniversitesi'nde gerçekleştirildiğini söyledi.
Çelik, konuşmasında 15 Temmuz gecesinde Türk medyasının tarihi bir sınav verdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"15 Temmuz 2016 gecesi Türk medyası eşine az rastlanır bir duruş sergiledi. Gazeteciler o gece yalnızca haber yapmakla kalmadı, milletin iradesine, özgürlüğüne ve demokrasisine sahip çıktı. Yaygın basın ve yerel basın, darbecilere karşı milletin yanında dimdik durdu. O gece medya kuruluşlarımız, ülkenin özgürlüğüne göz diken herkese cesaretini gösterdi."
Darbe girişimlerinde ilk hedeflerden birinin medya olduğunu vurgulayan Çelik, gazeteciliğin hakikati savunmadaki önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
"Bu tür kalkışmalarda sesi ilk kısılmak istenen meslek gruplarından biri gazetecilerdir. Çünkü gerçekleri yazan, toplumu bilgilendiren medya susturulursa millet karanlığa mahkum edilir. Ancak 15 Temmuz gecesi hakikat susturulamadı. Gazeteciler canları pahasına görev yaptı. Basın İlan Kurumu olarak biz de ilk yıldan itibaren 15 Temmuz hafızasını yaşatacak birçok projeyi hayata geçirdik."
Atölye çalışmasının genç iletişimciler açısından önemli bir deneyim olacağını ifade eden Çelik, şöyle konuştu:
"Bugün burada genç iletişimci arkadaşlarımızla birlikte hafızayı koruyacak, hakikati birlikte yazacağız. Kıymetli hocalarımızın anlatılarının ardından siz değerli öğrencilerimiz, o gecenin medya kahramanlarının yerine kendinizi koyarak kendi haberinizi yazacak, kendi manşetinizi atacaksınız. Bu çalışma, geleceğin gazetecileri için son derece kıymetlidir."
Konuşmasında Anadolu Ajansı'nın kuruluş sürecine de değinen Çelik, milli mücadelenin medya ayağına dikkat çekti.
Çelik, "İstanbul ve Anadolu'daki münevverlerle birlikte Türk milletinin sesini dünyaya duyuracak bir ajans kuruluyor. Bu ajans neden kuruldu? Çünkü milletin hikayesini yine milletin kendisi anlatmalıydı. 15 Temmuz gecesi Meclis bombalanırken biz haber geçerken bunu çok daha iyi anladık. Bizim hikayemizi başkaları değil, bizim yazmamız gerekiyor. Eğer siz kendi hikayenizi yazmazsanız, birileri gelip sizin adınıza istediği şekli vererek yazıyor. O yüzden gazetecilik yalnızca haber vermek değil, aynı zamanda milletin hafızasını koruma görevidir."

ÜNÜVAR: "BU KİTAPTA YAZILAN HER ŞEY BİR HAKİKATİN İFADESİDİR"
Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar ise, Fetullahçı Terör Örgütü'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimi sırasında TBMM'de yaşananları anlattığı "Gazi Meclis'te O Gece" adlı kitabın hazırlık sürecini anlattı.
Ünüvar, o gece yaşananların unutulmaması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Bu kitapta yazılan her şey bir hakikatin ifadesidir. O gece yaşananları unutmamak ve gelecek nesillere aktarmak zorundayız. Çünkü ileride benzer bir tehditle karşılaşıldığında milletin nasıl refleks gösterdiğini, Cumhurbaşkanımızın nasıl bir liderlik ortaya koyduğunu, milletvekillerinin, gazetecilerin ve kamu çalışanlarının nasıl mücadele verdiğini bilmek gerekiyor."
Kitabın büyük emeklerle hazırlandığını belirten Ünüvar, şunları söyledi:
"Ekibimizle birlikte bu kitap için çok büyük emek verdik. Amacımız yalnızca bir dönemi kayıt altına almak değil, aynı zamanda milletin demokrasiye nasıl sahip çıktığını gelecek kuşaklara aktarmaktı."
Gazetecilerin o gece kritik bir görev üstlendiğini ifade eden Ünüvar, şu değerlendirmede bulundu:
"Meclis'te görev yapan gazeteciler çok önemli bir sorumluluk üstlendi. Geçtikleri her haber, verdikleri her bilgi milletin doğru şekilde bilgilendirilmesini sağladı. O gece medya yalnızca haber vermedi, aynı zamanda demokrasi mücadelesinin önemli bir parçası oldu."
"GAZETECİLİK HALKIN HABER ALMA HAKKI İÇİN DE BÜYÜK BİR SINAV VERDİ"
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Keskin ise 15 Temmuz'un yalnızca siyasi değil, medya tarihi açısından da önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.
Keskin, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"15 Temmuz gecesi yalnızca demokrasi değil, halkın haber alma hakkı, basının sorumluluğu ve gazeteciliğin kamusal görevi de büyük bir sınav verdi. O gece atılan manşetler ve yapılan yayınlar, tarihin ilk taslakları olarak toplumun hafızasına kazındı."
Atölye çalışmasının öğrenciler açısından önemli bir eğitim ortamı sunduğunu belirten Keskin, şöyle konuştu:
"Bugün gerçekleştirdiğimiz bu çalışma yalnızca geçmişi değerlendiren akademik bir etkinlik değildir. Aynı zamanda genç iletişimcilerimizin kriz dönemlerinde gazeteciliğin etik sorumluluğunu, doğru bilgiye ulaşmanın önemini ve haber dili oluşturmayı uygulamalı şekilde deneyimleyecekleri çok kıymetli bir eğitim ortamıdır."
Program kapsamında 33 öğrencinin uzman gazetecilerle yoğun çalışma gerçekleştireceğini ifade eden Keskin, şunları kaydetti:
"Program boyunca 33 öğrencimiz alanında uzman gazeteciler, editörler ve eğitmenlerle birlikte tam gün sürecek yoğun bir çalışma gerçekleştirecek. Haber üretim süreçlerinden manşet kurgusuna, editöryal değerlendirmeden kriz haberciliğine kadar birçok başlıkta hem teorik bilgi hem de uygulama deneyimi kazanacaklar."
Konuşmaların ardından eski Anadolu Ajansı muhabiri Coşkun Ergül'ün de aralarında bulunduğu gazeteciler, 15 Temmuz gecesinde yaşadıkları deneyimleri öğrencilerle paylaşırken, öğrenciler de gazetecilerle birlikte atölye çalışmalarına katılarak haber yazımı ve manşet oluşturma çalışmaları gerçekleştirdi.