Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin hafriyat döküm sahalarına yaptığı zam ve sahalardaki altyapı eksikliği, Ankara'da hafriyat esnafını isyan ettirdi. Özellikle Mamak'ta bir aydır kapalı tutulan döküm sahasının açılmasıyla birlikte araçların çamura saplanması, esnafın tepkisini daha da büyüttü.
Hafriyat şirketi görevlisi Atilla Tüter, hem yüksek ücretlere hem de hizmet yetersizliğine dikkat çekerek ABB yönetimini sert sözlerle eleştirdi.
"YÜZDE YÜZ ZAM YAPILDI, HİZMET ALAMIYORUZ"
Atilla Tüter, ABB'nin hafriyat döküm sahalarına önce yüzde 300 oranında zam yaptığını, gelen tepkiler üzerine bu oranı yüzde 100'e düşürdüğünü belirtti.
Kamyon başına 5 bin lira ödeme yaptıklarını ifade eden Tüter, "Bizim ABB'ye ödediğimiz ücretlere fahiş bir zam yapıldı. Önce yüzde 300 zam yapıldı, sonra yüzde 100'e çekildi. Ülkemizdeki enflasyon belli, yüzde 20-30. Bu arkadaşlar yüzde 100 zam yaptılar. Encümen kararıyla bunu çıkardılar, direttiler bize. Biz şu an Ankara hafriyat döküm sahalarına araç başı 5 bin lira ile giriyoruz. Bugün 5 bin lirayı karşılayacak bir hizmet alamıyoruz burada. Döküm sahaları çamur, rezalet. 1 aydır yağış var diyorlar. 1 aydır döküm sahalarına giremiyoruz. Bugün döküm sahalarını açtılar. Döküm sahalarına giren araçlarımız battı. Döküm sahalarına şu an araçlar giremiyor. Esnaf olarak itiraz ettik, hakkımızı aramaya başlayınca bugün düzeltmeye başladılar. Ama bu şekilde yürümez. Belediyenin hizmet bedeli altında aldığı para çok fazla" diye konuştu.

"DÖKÜM SAHALARI ÇAMUR İÇİNDE, ARAÇLARIMIZ BATTI"
Yağış gerekçesiyle bir ay boyunca kapalı tutulan döküm sahasının bugün açıldığını ancak zeminin düzeltilmediğini savunan Tüter, sahaya giren kamyonların çamura saplandığını söyledi.
"Döküm sahalarına giren araçlarımız battı. Şu an araçlar içeri giremiyor. Esnaf olarak itiraz ettik. Hakkımızı aramaya başlayınca düzeltme çalışmasına başladılar ama bu şekilde yürümez" diyen Tüter, belediyenin aldığı hizmet bedelinin karşılığını vermediğini dile getirdi.
"EVİMİZE EKMEK GÖTÜRMEYE ÇALIŞIYORUZ"
Yaklaşık 20-30 kilometre yol yaparak hafriyat toprağını döküm sahasına getirdiklerini kaydeden Tüter, "ABB sadece düzeltme yapıp, 5 bin lira istiyor. Bize her seferden bin 500 lira para kalıyor. Bunlar nasıl bir para kazanıyorlar da bu döküm sahalarının hali içler acısı halde. Şu anda çok kötü durumdayız, esnaf olarak çalışamıyoruz. Mamak döküm sahasında arabamızın biri devrilmiştir. Arabamızın bütün masrafı bize aittir. Döküm sahasından bize yardım gelmedi. Kepçeyle konuşuyoruz, aracımızı çıkartın diyoruz. Aracımız battı, maddi zararı var, tutanak tutacağız, jandarmaya da bildirdik, zabıtaya da bildirdik. Şikayetlerimizin hepsini söyledik. Buna rağmen aracımı tam 4 saattir burada rehin bıraktılar, çekmediler. Aracımızı kendi imkanlarımızla çekmek zorunda kalıyoruz. Bize de yazık, biz de esnafız. Evimize ekmek götürmeye çalışıyoruz. ABB'nin esnaf için bu tavrı nedir? Ankara'da biz ekmek yiyemiyoruz" ifadelerini kullandı.
2 YILDA 30 KAT ARTIŞ
Göreve gelmeden önce başkentlilere "Türkiye'nin en zengin ama en ucuz kenti Ankara olacak" vaadinde bulunan Mansur Yavaş, maliyetlerin düşürüleceğini ve ekonomik bir yönetim anlayışı sergileneceğini açıklamıştı. Ancak hafriyat döküm bedellerinde yaşanan artış, bu söylemlerle çelişen bir tabloyu gündeme getirdi. İki yıl öncesine kadar 6,93 TL olan hafriyat döküm bedeli, kademeli artışlarla 192 TL'ye kadar yükseldi. Sektör temsilcileri bu artışı "yaklaşık 30 katlık rekor zam" olarak nitelendirdi. Hafriyat bedellerindeki bu artışın yalnızca esnafı değil, inşaat maliyetlerini de doğrudan etkilediği; bunun da konut fiyatları ve kiralara zincirleme şekilde yansıdığı ifade ediliyor.
"Ucuz başkent" ve "erişilebilir Ankara" söylemleriyle göreve gelen ABB yönetiminin, inşaat sektörünün temel kalemlerinden biri olan hafriyat bedellerinde yaptığı artışlar, eleştirilerin odağına yerleşti.
Hafriyat esnafı, hem yüksek ücretler hem de sahalardaki fiziki koşullar nedeniyle mağdur olduklarını savunurken, belediyenin fiyat politikasını gözden geçirmesi ve hizmet kalitesini artırması çağrısında bulundu.