İsviçre'de yaşayan pazarlama uzmanı Tiffany Larson'ın (35) hikayesi, 8 yıl boyunca çalıştığı iş yerindeki Müslüman meslektaşlarını gözlemlemesiyle başladı. 2016 yılında Ramazan ayında oruç tutan arkadaşlarını gördüğünde şaşkınlığını gizleyemeyen Larson, o süreci şu "İlk başta 'Vay canına, su bile içmiyorlar!' diye düşünmüştüm. Ancak zamanla İslam üzerine yaptığım araştırmalar beni onlara daha çok yakınlaştırdı. 2024 Ramazan ayı yaklaşırken, Müslüman olmadığım halde oruç tutup tutamayacağımı sordum; beni büyük bir sevinçle kucakladılar." sözleriyle anlattı.

FİLİSTİN DAVASI DÖNÜM NOKTASI OLDU
2023 yılı ise Larson için sadece dini bir arayış değil, aynı zamanda siyasi bir farkındalık yılı oldu. Filistin tarihini araştırmaya başlayan genç kadın, sosyal medya üzerinden mazlumların sesi olmaya karar verdi. Bu süreçte Fas, Arnavutluk ve Mısır gibi ülkelere seyahat ederek İslam kültürünü yerinde gözlemledi.

'ŞÜKÜR' DUYGUSU HAYATINI DEĞİŞTİRDİ
Larson'ı İslamiyet'e iten en güçlü motivasyon, Müslüman arkadaşlarında gözlemlediği karşılıksız destek ve şükür hali oldu. SABAH'a konuşan Larson, "Onların yanında kendimi hiç yargılanmış hissetmedim. Hasete veya kıskançlığa rastlamadım. Başarılarımda benim için gerçekten mutlu oldular ve her zaman yanımda durdular. Hayatları ne kadar zor olursa olsun, her zaman bir umut ve neşeyle yollarına devam etmeleri beni derinden etkiledi." dedi.

TÜRKİYE RUHUMA İYİ GELİYOR
Türk insanının misafirperverliğini ve kültürüne hayranlığını belirten Larson "İlk olarak 2008 yılında Türkiye'ye geldiğimde bir turist olarak Bodrum'u gezmiştim. 2023 ve 2024 yılında tekrar geldim ve bu kez Türklerin yaşam tarzlarını ve kültürlerini yakından tanıtım. Bu yıl ise bambaşka bir heyecan yaşadım. Ramazan ayını burada geçirmek için özellikle bu tarihi seçtim. Müslüman kültürünü daha derinden hissetmek istedim. Birkaç gün önce de 'şehadet' getirerek müslüman oldum. Türkiye'de olmak ruhuma iyi geliyor. Buranın kalbimde ve ruhumda çok özel bir yeri var" şeklinde konuştu.