BAŞLARKEN
GAZİ Mustafa Kemal Atatürk'ü ölüme götüren siroz hastalığının ilk belirtileri 1937 yılı başlarında ortaya çıkmıştı. Doktorların 'kesin istirahat' önerisine rağmen o, Hatay sorununu çözmek için çok çalıştı, hatta trenle yorucu seyahatler gerçekleştirdi. Bu nedenle hastalığı hep daha kötüye gitti. Atatürk'ün hastalığı uzun süre gizli tutulmaya çalışıldı. Ancak yabancı devletler, özellikle Hatay sorununda taraf olan Fransa ile İngiltere sağlık durumunu hep yakından takip etti. Atatürk'ün hastalığı sırasında yapılan gizli yazışmaların satır aralarında, o döneme ve genç cumhuriyetin geleceğine dair pek çok ilginç ayrıntı yer alıyor.
Atatürk'ün hastalığı döneminde yapılan istihbarat çalışmalarını inceleyen Prof. Dr. Salâhi R. Sonyel, bunları "İngiliz Belgeleri Işığı Altında Atatürk'ün Son Günleri" adlı araştırmasında derledi. Araştırmaya göre, Atatürk'ün sağlığıyla ilgili ilk İngiliz belgesi, Paris'teki İngiliz Büyükelçisi Sir Eric Phipps'in 28 Aralık 1937'de, İngiltere Dışişleri Bakanlığı daimi Müsteşarı Sir Alexandar Cadogan'a gönderdiği "özel ve gizli" işaretli yazıydı.
'KENDİNİ KAYBEDİYOR'
Paris'teki İngiliz Büyükelçisi, bu yazıda şöyle diyordu: "Fransız Büyükelçisi Pansot, Atatürk hakkında onun maiyetinden elde ettiği bilgiyle ilgili izlenimi, Paris'e gönderdiği raporunda şöyle anlatıyor: 'Atatürk zihnen ve bedenen bir çöküş devresine girmiş bulunuyor. Son aylar zarfında kendini sık sık kaybediyor. (...) Cumhurbaşkanlığı özel treni, memleketin kuytu yerlerinde durdurularak, hiç nedensiz oralarda saatlerce kalmıştır. Yorgunluk ve baygınlık hallerinden fasılalarla kurtulurken, ateşi yeniden alevlenen Gazi, Hükümet yetkililerini huzuruna çağırarak hayretler içinde kalan bakanlarına birçok sürprizler veriyor veya yabancı Büyükelçileri çağırarak sabahın erken saatlerine kadar konuşuyor, onları ağırlıyor, eğlendiriyor. Bu fasılalardan birinde ömrünün sadık dostu İsmet'i görevinden affetti. Son günlere rastlayan başka bir fasılada, bir ay önce kurmuş olduğu 10 parlamento müsteşarlığını kaldırdı."
FRANSIZ DOKTOR
Ankara Büyükelçisi Sir Percy Loraine'den gelen Atatürk'ün sağlığının çok kötü olmadığına dair raporlara rağmen, İngiltere Dışişleri Bakanlığı, kendi istihbarat kaynaklarını da devreye sokmuştu ve buralardan gelen haberler aksi yöndeydi. Nitekim, İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Halifax'a bağlı Müsteşar Yardımcısı Sir Lancelot Oliphant, 28 Mart 1938 günü Ankara'daki İngiliz Büyükelçisi Sir Percy Loraine'e gönderdiği "Çok gizlidir; okuduktan sonra lütfen tahrip ediniz" işaretli telgrafta şöyle diyordu: "Oldukça gizli fakat güvenilir bir kaynaktan öğrendiğime göre Atatürk, karaciğerinden hastadır ve durumu endişe vericidir. Onu tedavi etmek için veya görünürde İstanbul Üniversitesi'nde konferans vermek ya da Ankara Hastanesi'nde ilgili danışmalarda bulunmak üzere bir Fransız müteahhısısı davet ediliyor."
'2 YIL DAHA YAŞAR'
Belgelerden anlaşıldığına göre, Fransız Uzman Atatürk'ü muayene ettikten sonra Fransız Büyükelçiliği'nde sorguya tutulmuştu. Bunu İngiliz Büyükelçi, Londra'dan İngiliz Milletvekili R. W Butler'a 30 Temmuz 1938'de yazdığı mektupta şöyle anlatıyordu: "(...) Doktor bir hayli ketum davranarak, ağzından hiçbir şey kaçırmamıştır. Fransız Büyükelçiliğinin anladığına göre mütehassıs, Atatürk'ün iki yıl daha yaşayabileceği görüşündedir. Ben bundan şüpheliyim."