"Geleceğe Miras" projesi kapsamında Bodrum Kalesi'nden Sümela Manastırı'na, Selimiye'den Kariye Camii'ne, Galata ve Kız Kulesi'nden Sirkeci ve Haydarpaşa garlarına kadar çok sayıda eserin titizlikle restore edildiğini aktaran Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Asrın felaketinden etkilenen 11 ildeki eserleri yeniden ayağa kaldırdıklarını vurguladı.
Eserlerimizi, mümkün olan en özgün formuyla yeniden ayağa kaldırıldığının altını çizen Bakan Ersoy, Ayasofya Kebir Camii'nde yürütülen çalışmaları anlattı. Ersoy "Yaklaşık 2.800 metrekare alanda titiz bir süreçle bu sıvaları, biyolojik oluşumları temizledik. Derz ve örgü harçlarında Erken Bizans, Geç-Orta Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait bulgular tespit ettik. Biz de Bilim Heyetimizin onayıyla Bizans ve Osmanlı dönemlerine uygun el yapımı tuğla üretimini yaptırdık ve onarım çalışmalarında bunları kullanmaya başladık. Statik analizler çerçevesinde kuzeydoğu minaresinde şerefe altına kadar kontrollü söküm gerçekleştirildik. Kullanılabilir durumdaki taşların özgün yöntemlerle onarılarak yerlerine yeniden yerleştirdik" dedi.

MİNARENİN ÇALIŞMALARI DA TAMAMLANDI
Minarenin gövde, mukarnas, petek ve basamak bölümlerindeki yeniden örüm işlemlerinin tamamlandığını bildiren Ersoy, şerefe döşemeleri, korkuluklar ve püskül imalatlarının yapıldığını; bakır alem onarımı ile altın varak kaplama çalışmalarının da sonuçlandırıldığını kaydetti. Külah kaplama ve kurşun işlerinin ise devam ettiğini dile getirdi.

KUBBEDE GEÇİCİ ÇELİK ÇATI VE 43,5 METRELİK PLATFORM İLE KAPATILACAK
Ayasofya Kebir Camii'nin kubbesi, tarihin en muazzam mimari ve mühendislik örneklerinden biridir diyen Ersoy konuşmasını şöyle sürdürdü: "Buradaki çalışmalarda da her adımı bu bilinçle atıyoruz. Kurşun örtüsünü kaldırırken, iç mekândaki mozaiklerin ve yapının hava koşullarından etkilenmemesi amacıyla geçici çelik çatı ve platform projelerini hazırlattık ve onayını aldık. İç mekânda da çelik platform kurulumunu tamamladık. Tabii bir kez daha altını özellikle çiziyorum; 43,5 metre yüksekliğindeki bu sistemin kurulumu öncesinde zemin testleri, yükleme analizleri, georadar taramaları ve titreşim testleri gerçekleştirdik. Bunların neticesinde verilen olumlu raporların ardından uygulamaya geçtik. Hiçbir işi bilimsel tetkikleri gerçekleştirmeden ve çağdaş restorasyon gereklerini karşılamadan yapmıyoruz değerli arkadaşlar. Harim bölümüne geçtiğimizde, buradaki mevcut mermer döşemeleri belgeleyerek dikkatle sökümlerini yaptık. Ardından hem yük dağılımını hem de zemin korumasını sağlayan çok katmanlı geçici bir döşeme sistemi uyguladık. Çelik platform imalatları da tamamlandı ve platforma erişim için asansör ve merdiven sistemi kuruldu. Geldiğimiz noktada geçici konvansiyonel çelik çatı kapsamında, kubbe eteğinde temel ve baza imalatları devam ediyor ve kubbe çelik elemanlarının üretimi atölyede sürdürülüyor."

YERALTI TÜNELLERİ VE MEZARLARI TEMİZLENDİ
Ersoy, Ayasofya Cami'nin yer altı tünelleri ve hipoje olarak bilinen yer altı mezar yapısına ilişkin yürütülen etüt ve temizlik çalışmalarına değinerek, spekülasyonlara meydan vermemek adına kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini önemsediklerini ifade etti.Ersoy, çalışmaların Batı Bahçe ve Kuzey Cephe Vezir Bahçe bölgelerinde bilimsel yöntemler ve uzman ekipler eşliğinde sürdürüldüğünü kaydetti.

SULTANAHMET'TE TARİHİN EN KAPSAMLI RESTORASYONU
Ersoy, Sultanahmet Camii'nde dört yüz yılı aşan, tarihindeki en kapsamlı restorasyon çalışmalarının gerçekleştirildiğini belirtti. Restorasyon ve konservasyon çalışmalarının fiilen 2018 yılında başlatıldığını kaydeden Ersoy, geçmiş dönemlerde daha çok deprem sonrası acil müdahaleler ya da bütçe imkânlarına bağlı kısmi uygulamaların yapıldığını, bu süreçte ise caminin ibadete ve ziyarete kapatılmadan kapsamlı bir restorasyon yürütüldüğünü ifade etti.
ALTI MİNARENİN YAPISAL ONARIMLARI TAMAMLANDI
Caminin harim bölümüne iskele kurularak ana kubbe kotuna ulaşıldığını aktaran Ersoy, altı minarenin yapısal onarımlarının tamamlandığını, külah ve korkuluklarda detaylı müdahalelerin gerçekleştirildiğini bildirdi.

22 BİN ÇİNİ BELGELENDİ, 400 TON KURŞUN YENİLENDİ
Caminin üstünü örten yaklaşık 400 tonluk kurşun kaplamanın yenilendiğini belirten Ersoy, kubbe, ağırlık kulesi, revaklar ve minarelerde yer alan tüm alemlerin altın kaplamalarının yenilendiğini; iç ve dış cephelerdeki taş ve mermer yüzeylerde temizlik ile sağlamlaştırma çalışmaları yapıldığını kaydetti.
Revaklı avludaki devşirme mermer döşeme taşlarının sökülerek zemin altyapısının güçlendirildiğini ve teraziye getirildiğini ifade eden Ersoy, böylece yağmur suyunun sağlıklı şekilde tahliyesinin sağlandığını dile getirdi. Camide bulunan 16. ve 17. yüzyıla ait 22 bini aşkın çini karonun tek tek belgelendiğini ve gerekli müdahalelerin yapıldığını aktaran Ersoy, önceki onarımlarda eklenen çimento esaslı müdahalelerin titizlikle uzaklaştırıldığını ve özgün katmanlara ulaşıldığını vurguladı. Kalem işi ve malakâri bezemeli yüzeylerde konservasyon çalışmaları gerçekleştirildiğini, eksik kısımların özgün yapım teknikleriyle bütünlendiğini söyledi.

ALTIN TOMBAK İŞÇİLİĞİNE SAHİP KAPIDA ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR
Ersoy, gelinen aşamada revaklı avlu giriş kapılarından, Evliya Çelebi'nin babası Kuyumcubaşı Mehmet Zillî tarafından yapılan altın tombak işçiliğine sahip kapıda konservasyon çalışmalarının sürdüğünü, ayrıca Atmeydanı cephesi kapıları, Hünkâr Kasrı restorasyonu ve peyzaj düzenlemesine yönelik uygulamaların devam ettiğini sözlerine ekledi.

HER ADIM UZUN VADELİ KORUMA VE YAŞATMA PERSPEKTİFİ İLE ATILDI
Yürütülen çalışmaların "yaptım oldu" ya da günü kurtarma anlayışıyla değil, eserlerin yeni asırlara ve kuşaklara aktarılması kararlılığıyla gerçekleştirildiğini vurgulayan Ersoy, her adımın uzun vadeli koruma ve yaşatma perspektifiyle atıldığını ifade etti. Ersoy, Bakanlık olarak bilim insanları, uzmanlar ve paydaşlarla birlikte medeniyet mirasını ihya etmeyi sürdüreceklerini söyledi.
"ORTAYA ATILAN İDDİALARA CEVABIMIZI ESERLERİMİZLE VERİYORUZ"
Sürece yönelik eleştiriler ve çarpıtmaların farkında olduklarını belirten Ersoy, Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon çalışmalarını yürüttüklerini belirterek, Ayasofya ve Sultanahmet başta olmak üzere tüm projelere ilişkin gelişmelerin şeffaflıkla kamuoyuyla paylaşılmaya devam edileceğini ifade etti.