Baharın ilk işaretlerinden biri olan üçüncü cemre, kış boyunca süren soğuk havayı yumuşatacak. Sıcaklık artışıyla birlikte günlük yaşamda değişiklikler hissedilecek, doğada ise canlanma gözlemlenecek. Üçüncü cemre, baharın gelişini ve soğuk günlerin son bulduğunu gösteren önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor.

Yılın ilk cemresi 19-20 Şubat tarihlerinde havaya düştü. İkinci cemre, 26-27 Şubat tarihlerinde suya düştü.
Baharın kalıcı etkilerinin hissedildiği üçüncü ve son cemre ise 5-6 Mart tarihlerinde toprağa düşecek.
Toprağın ısınmasıyla birlikte doğada canlanma başlayacak, kır çiçekleri açacak, ağaçlara su yürüyecek ve tarımsal faaliyetlerde hareketlilik artacak.

Halk takviminde cemre düşmesi, kışın hükmünü yavaş yavaş kaybedip baharın kapıyı çalmasının sembolik anlatımıdır. Cemre, gözle görülmeyen ama etkisi hissedilen bir sıcaklık artışı olarak kabul edilir.
Cemre" kelimesi Arapça kökenli olup "kor" ve "ateş" anlamına gelir. Eski inanışlara göre ise cemre ateşten bir parça gibidir; düştüğü yeri ısıtır, donu çözer, doğayı harekete geçirir.

Halk takvimine göre cemreler yedişer gün arayla düşer ve bu sıra tesadüf değildir. Önce hava ısınır, ardından sular çözülür, en son toprak canlanır. Bu düzen, doğanın uyanışındaki doğal döngüyü temsil eder. İlk cemrenin havaya düşmesiyle ayazın kırıldığına, ikinci cemrenin suya düşmesiyle buzların çözüldüğüne, üçüncü cemrenin toprağa düşmesiyle de ekim-dikim vaktinin yaklaştığına inanılır.

Cemre düşmesi, köylü ve çiftçi için sadece mevsimsel bir inanış değil; aynı zamanda tarımsal takvimin başlangıç işaretidir. Hayvanların meraya çıkarılması, toprağın sürülmesi ve bahar hazırlıkları cemrelerle birlikte planlanır. Bu yönüyle cemre, halk takviminde doğayla kurulan kadim bağın ve mevsimleri okuma geleneğinin en güçlü simgelerinden biri olarak yer alır.