Balsuyu ve Narlı ailelerinin yatırımıyla hayata geçen ve ülke ekonomisine, turizmine ve istihdamına önemli oranda katma değer sağlayan Termal otel, 2020 yılında 55 milyon USD yatırımla açıldı. Kükürtlü sudan gelen şifa kısa sürede sağlık turizminin gözbebeği haline geldi. Şimdiden 2 özel ödülün sahibi oldu.

Mersin İçmeler mevkinde 450 dönüm arazi üzerinde, 348 dönümü tarımsal faaliyetler, 102 dönümü otel yerleşkesi olarak yükselen otel, 9 bin yıllık bir tarihe sahip olan kükürtlü suyu ile sağlık turizminde aranılanlar arasında yer aldı. Dünyanın birçok yerinden gelen konuklara şifa sunulurken, termal su, romatizmadan deri hastalıklarına, kalp hastalıklarından kadın ve sinir hastalıklarına kadar birçok derde deva.

430 METRE DERİNLİKTEN GELEN ŞİFA
Yerin 430 metre derinliğinden gelen ve Türkiye'nin içilebilen tek termal suyu olan şifalı su , İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Ana Bilim tarafından onaylı. İçme kürü olarak kullanıldığında, böbrek taşlarının vücuttan atılmasına; bağırsak hastalıkları, böbrek ve idrar yolları hastalıkları, idrar kesesi iltihabı (sistit) gibi rahatsızlıkların tedavisine yardımcı oluyor.

İNSANLAR BİZE ÇILGIN DEDİLER
Türkiye'nin en iyi QM SPA & Wellness Luxury ödülünü, Travelers Choise 2023'ten ise Tripadvisor Travelers Choice ödülünü aldıklarını söyleyen BN Hotel Thermal & Wellness'in Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Narlı, "Projeyi hayata geçirirken, insanların 'Mersin'de termal mi olur tepkisiyle karşılaştık. İnsanlar bize 'çılgın' dediler, 'dağın tepesine otel mi yapılır' diyenler oldu. Ancak bizi şunu çok iyi biliyoruz. Güzel şeyler zorluklarla meydana geliyor. Turizm sezonunu 12 aya yaymak, katma değer yaratmak ve turizm çeşitliliği oluşturmak hedefiyle oluşturduğumuz "lifestyle thermal" konsepti ile Türkiye termal turizmini dünyaya tanıtmayı hedefliyoruz. Yoga stüdyoları ve at çiftliği ile de konseptimizi geliştiriyoruz" dedi.

TONLARCA SEBZE VE MEYVE YETİŞTİRİYORLAR
Mutfaklarının başında Dünya Master Chef'ler Birliği Türkiye Başkanlığını yürüten Fikret Özdemir bulunuyor. Özdemir, sağlıklı yaşamın sağlıklı beslenmeden geçtiğini söyleyerek, "Mutfağımızda hazırladığım her yemekte bizim tarlamızın ürünleri var. Bahçede yetişen sebze ve meyvelerle konuklarımıza 'tarladan sofraya' felsefesi ile sağlık ve lezzet dolu gastronomi deneyimi yaşatıyoruz" ifadelerini kullandı.
Özdemir, tarladan sofraya bahçelerinde 500 farklı ürün yetiştirdiklerini söyleyerek, "350 dönüm arazimizi tarım arazisi olarak kullanıyoruz. Bahçe ve tarlalarımızdan topladığımız organik ürünlerimizi mutfağımızda kullanıyoruz. 2 bin litre zeytinyağını kendi zeytinlerimizden elde ettik. 3 bin 900 narenciye, 200 adet şeftali, 150 adet erik 2 bin adet bağımız var. Toplamda bu yıl kendi bahçemizden 20 ton narenciye topladık kendi bahçemizden. Önümüzdeki yıl bu 100 tonu geçecek. 13 ton nar topladık. Baharatlarımız yine kendi toprağımızdan. Yemeğimizi yaparken, taze nanemizi, maydanozumuzu bahçemizden toplayıp, lezzetimizi yaratıyoruz" diye konuştu.