Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Bolu Belediyesi'ne yönelik yürüttüğü kapsamlı soruşturmada önemli bir aşamaya gelindi. Rüşvet, irtikap, dolandırıcılık ve Vakıflar Kanunu'na muhalefet suçlamalarını kapsayan soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame tamamlanarak mahkemeye sunuldu. Soruşturma kapsamında tutuklanan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can'ın da aralarında bulunduğu toplam 19 şüpheli hakkında dava açılması talep edildi.
İDDİANAME MAHKEMEYE GÖNDERİLDİ
178 sayfadan oluşan iddianamenin, Bolu Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Cansever tarafından onaylandıktan sonra Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildiği öğrenildi. Soruşturmada belediye bünyesindeki bazı işlemler, ihale süreçleri ve vakıf ilişkili uygulamaların mercek altına alındığı belirtildi. Şüpheliler hakkında "rüşvet", "irtikap", "dolandırıcılık" ve "Vakıflar Kanunu'na muhalefet" suçlamalarının yöneltildiği kaydedildi.
BAKANLIKLAR MÜŞTEKİ OLARAK YER ALDI
İddianamede Hazine ve Maliye Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı'nın "davacı/müşteki" kurumlar arasında yer aldığı görüldü. Soruşturmanın kamu zararına yol açıldığı değerlendirilen bazı işlemler nedeniyle genişletildiği ifade edildi.
RÜŞVET AĞI ORTAYA ÇIKARILDI
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan kapsamlı iddianamede, soruşturmanın İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 24 Mayıs 2024 tarihli ihbarıyla başladığı belirtildi. İhbar dosyasında, Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın makamında zincir market temsilcileriyle toplantılar yaptığı, belediye iştiraki Bolu Bel Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile reklam sözleşmesi imzalanmasının istendiği ve kabul etmeyen firmalara olağan dışı denetimler uygulandığı öne sürüldü. İddianamede, Bolu Belediyesi'ne bağlı şirketler ve vakıf yapılanmaları da soruşturmanın merkezine yerleştirildi. Dosyada; Bolu Bel Sanayi ve Ticaret A.Ş., Bol Tur Turizm A.Ş., Boltartek Ltd. Şti., Bolu Halk Ekmek Ltd. Şti., Bolu'yu Seviyorum Personel A.Ş. ve BOLSEV Vakfı'nın çeşitli olaylarda kullanıldığı iddia edildi.
ALI SARIYILDIZ'IN İTİRAFLARI DOSYANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİ
Soruşturmanın en kritik aşamalarından biri ise Belediye Meclis Üyesi Ali Sarıyıldız'ın cezaevinde verdiği ifade oldu. 13 Nisan 2026 tarihinde alınan ifadede Sarıyıldız'ın; marketlere reklam sözleşmesi baskısı yapıldığını, Canan atlı Güzel'den alınan 1 Milyon liranın Süleyman Can'a teslim edildiğini, ihale sahiplerinden sistematik şekilde bağış ve reklam sözleşmesi talep edildiğini ve kurban bağışı organizasyonunun Tanju Özcan'ın talimatıyla yürütüldüğünü anlattığı belirtildi. İddianamede Sarıyıldız'ın ifadeleri, birçok suçlama bakımından "destekleyici delil" olarak değerlendirildi.
MARKETLERE "REKLAM SÖZLEŞMESİ" BASKISI İDDİASI
Dosyanın en dikkat çekici bölümlerinden birini 7 Mağdur ve 13 şüphelinin bulunduğu zincir market soruşturması oluşturdu. İddianamede, Tanju Özcan, Süleyman Can, Bolu Bel A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Temel ve Zabıta Müdürü Hakan Yılmaz'ın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek bazı zincir marketleri reklam sözleşmesi imzalamaya zorladıkları öne sürüldü. İddiaya göre reklam sözleşmesini kabul etmeyen marketlere yoğun denetimler uygulandı. Ali Sarıyıldız'ın sürece yardım eden kişi olduğu değerlendirildi. Özcan ise savunmasında, "İcbar amacı olsa yazılı teklif sunmam. Gerçek baskı olsa firmalar yargıya giderdi" ifadelerini kullandı. Özcan yardım taleplerini açıkça isteyebileceğini belirtti.
RUHSAT İÇİN 2,5 MİLYON LİRA
Soruşturmanın bir diğer ayağını ise 1 müşteki 5 şüphelinin olduğu "ruhsat olayı" oluşturdu. İddianamede, Tanju Özcan ve Süleyman Can'ın Bolu'da faaliyet gösteren bir müteahhitten ruhsat ve belediye işlemleri karşılığında 2 milyon 500 bin lira talep edildiği öne sürüldü. Tanju Özcan'ın müteahhitte "yardım yapmak zorundasın" diyerek baskı kurduğu iddia edildi. Dosyaya göre paranın 1 milyon lirası nakit, 1 milyon 500 bin lirası ise çek olarak planlandı. Nakit paranın Ali Sarıyıldız'a teslim edildiği, çekin ise BOLSEV bağlantılı hesaplara aktarıldığı belirtildi. Soruşturmanın başlamasının ardından söz konusu paraların "avans iadesi" ve "borç iadesi" açıklamalarıyla geri gönderildiği ifade edildi. Tanju Özcan ise Nazmi Güzel'i uzun yıllardır tanıdığını eskiye dayanan kişisel husumet bulunduğunu savunarak menfaat talep etmediğini söyledi.
KURBAN BAĞIŞI DOSYASINDA "DİNİ DUYGULARIN İSTİSMARI"
İddianamede en ağır suçlamalardan biri de 34 mağdur 4 sanığın yer aldığı BOLSEV Vakfı üzerinden yürütülen kurban bağışı kampanyasına ilişkin oldu. Savcılık, sosyal medya üzerinden "Kurban bağışlarınız ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor" sloganıyla yürütülen kampanyada 65 büyükbaş hisse karşılığı toplam 845 bin lira toplandığını, ancak kurban alımı ve kesimi yapılmadığını ileri sürdü. 21 mağdurun sosyal medya ilanlarıyla, geriye kalan diğer 13 mağdurun ise billboard ve çevresel duyumlarla bağış yaptığı kaydedildi. Savcılık, şüphelilerin dini duyguları istismar ederek vakıf ve bilişim sistemlerini araç olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerini değerlendirdi. Özcan ise savunmasında kampanyadan haberdar olmadığını ve dolandırıcılık kastı bulunmadığını öne sürdü.
HAK EDİŞLER İÇİN "VAKFA YARDIM"
100. Yıl Cumhuriyet Parkı ihalesini alan firma yetkilisi Halis Volkan Akıncı'nın müşteki, 3 kişinin ise sanık olarak yer aldığı dosyada, hak ediş ödemelerinin zamanında yapılması için vakfa bağış istendiği öne sürüldü. İddianameye göre Akıncı İnşaat A.Ş. ve Parkorium Ltd. Şti. yetkilisi Halis Volkan Akıncı'nın Bolu Belediyesi tarafından yapılan 100. Yıl Cumhuriyet Parkı ihalesini aldığı belirtildi. Müşteki, belediyede Ali Sarıyıldız ile görüştürüldü ve 10 milyon liralık yardım konusunda anlaşma sağlandı. Bunun üzerine müştekinin 2 milyon 500 bin liralık kısmın hak edişten kesilerek BOLSEV Vakfı'na aktarılması için dilekçe verdiği belirtildi. Özcan ise belediyenin düzenli ödeme yaptığını ve müştekinin kendisine herhangi bir şikayette bulunmadığını savundu.
"BETONU BİZDEN ALACAKSINIZ"
1 mağdur 2 şüphelinin yer aldığı beton dosyasında ise bir iş insanının belediyeye bağlı şirketten beton alma teklifini kabul etmemesi üzerine baskıyla karşılaştığı iddia edildi. İddianamede Tanju Özcan'ın müştekiye yönelik, "Başka yerden beton alamazsınız", "Size beton santrali kurdurtmam", "Betonu bizden alacaksınız" ifadelerini kullandığı öne sürüldü. Savcılık, müştekinin belediyeden beton almaması nedeniyle suçun teşebbüs aşamasında kaldığını değerlendirdi. Özcan ise fiyat konusunda yardımcı olunmasının istendiğini, başka firmalardan beton alınabileceğini söylediğini belirterek suçlamaları reddetti.
35 DAKİKALIK SES KAYDI DOSYAYA GİRDİ
İddianamede 2 müşteki 3 şüphelinin yer aldığı "Cafe olayı" dosyasında ise Salon Vegas isimli işletmenin ruhsat devri sırasında belediye bağlantılı para trafiği iddiasına yer verildi. İddianamede, Salon Vegas isimli iş yerinin ruhsat devri konusunda sorun yaşandığı, müştekilerin Mustafa Altındal aracılığıyla belediyeye yönlendirildiği belirtildi. Belediye binasında yapılan toplantıda BOLSEV'e 500 bin lira yardım konuşulduğu, daha sonra müşteki Muhsin Karadayı'dan 100 bin lira alındığı ileri sürüldü. Dosyada yer alan 35 dakikalık ses kaydında, Mustafa Altındal'ın Tanju Özcan ile görüştürdüğünü ve para alındığını anlattığı belirtildi. Şüpheli Mertcan Ay'ın da 100 bin liranın alındığını ancak sonrasında iade edildiğini kabul ettiği kaydedildi. Tanju Özcan ise iş yeri ruhsatlarının zabıta müdürlüğü tarafından verildiğini ve herhangi bir bağış talebinde bulunmadığını savundu.
7 SANIK TUTUKLU
41 mağdur, 3 müşteki ve 19 sanığın yer aldığı dosyada Tanju Özcan ve Süleyman Can'ın da bulunduğu 7 sanık tutuklu. Savcılık tarafından hazırlanan iddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesi halinde sanıklar önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.
TANJU ÖZCANA 263 YIL 6 AY'A KADAR HAPİS İSTEMİ
İddianamede, Tanju Özcan'ın her bir mağdura yönelik eylemi nedeniyle 6 kez "icbar suretiyle irtikap", 3 kez "irtikaba teşebbüs", 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" ve 1 kez "rüşvet" suçlarından toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
TUTUKLU BAŞKAN YARDIMCISINA 64 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu şüpheli Süleyman Can'ın 5 kez "icbar suretiyle irtikap", 2 kez "irtikaba teşebbüs" suçundan toplam 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar, BolSev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız'ın ise 6 kez "irtikap suçuna yardım", 3 kez "irtikap suçuna yardıma teşebbüs" ve 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapis cezasına mahkum edilmesi istendi. İddianamede, diğer şüphelilerin de bu suçlardan değişen sürelerde hapsi talep edildi.