Kahramanmaraş'ta meydana gelen 'asrın felaketinde' Hatay'da yaşayan öğretmenler, nerdeyse tamamen yıkılan 600 evler konutlarında, hayatüçgeni oluşturarak sağ çıkmayı başardı. Mucize gibi kurtuluşu SABAH'a anlatan 42 yaşındaki Din Kültürü ve Ahlak Bİlgisi Öğretmeni Hümeyra Ercan, 3 yıldır görev yaptığı Hatay'a eşinin ve 2 çocuğunun yaşladığı Konya'dan her hafta sonu gidiyordu. PAzar günleri 3 yıldır akşam otobüsü ile görev yerine giden Ercan, depremin meydana geldiği günün öncesindeki Pazar günü ilk defa yol durumlarından dolayı sabah erken saatlerde yola çıktı. Sabah saatlerinde Adana'ya otobüs ile giden Ercan, ardından bir aktarma yaparak Hatay'a ulaştı. Yollardaki buzlanma ve kar nedeniyle büyük güçlükle ilerleyen otobüsten inmesi gece yarısı saat 2'yi buldu. 2:30 sularında evinde olan öğretmen, bir kaç saat sonra deprem felaketini yaşadı. Sarsıntının başlamasının ardından hemen içerdieki odada bulunan ev arkdaşı Din Kültürü Öğretmeni Büşra Seyhan'ı uyandıran Hümeyra Ercan, öğretmenlik yaptığı okulda çocuklara zaman zaman anlattığı hayat üçgeni yöntemini kurdu. Ev arkdaşı ile koltuğu kenarında hayat üçgeni kuran iki öğretmen, başlarına yıkılan tavandan az hasarla kurtulmayı başardı. Enkaz altından yaklaşık 30 dakika sonra kendi çabaları ile çıkan öğretmenler, ayakta tedavileri yapılmak üzere Konya'ya gönderildi.

Enkaz altında yaşadıklarını anlatan Ercan; "3 yıldır öğretmen olarak görev yaptığım Hatay'a ailemin yanından Pazar günleri dönerim. Dönüşüm3 yıl hep akşam otobüsü ile direk oldu. Ama o gün yolları çok kötüydü ve akşam çıkmak yerine sabah erkenden çıktım. Adana'dan aktarmayla evime ancak 2'de ulaşabildim. UYkıya yeni geçtiğim sırada çok şiddetli sarsıntı başladı. Hemen ev arkadaşımın yanına gittim. O hala uyanmamıştı ve uyuyordu. Hemen uykudan uyandırdım. Koltuğun kenarına birlikte uzanığp hayat üçgeni kurduk. Hemen peşine tavan çöktü. Kurduğumuz üçgen sayesinde kurtulduk. Başıma ve ayağıma molozlar düştü.

Yaklaşık yarım saat kadar enkaz altında kaldık. Bribirimizin sağlığından emin olduk. Enkaz altında ışık gördüğümüz yere doğru sürüne sürüne gittik ve kurtulduk. O sırada enkazda kalanların seslerini duyuyordum. Tekbir getirenler vardı, ağlayanlar vardı. Olayın şokunu atlattıktan sonra etrafıma baktım ve buradan nasıl sağ çıktım dedim. Elektrik telleri kırılmıştı. Herkes saa sola kaçışıyordu. Bir korku filmi içinde gibiydim. Çok büyük bir felaketti. Yaşadığımız binada neredeyse herkes hayatını kaybetmişti. Bunun acısı beni ömür boyu yaralayacak. O insanların sesleri kulaklarımdan gitmeyecek. Tüm ülkemizin başı sağolsun" dedi.

