Son dakika haberleri: ABD/İsrail - İran savaşı Orta Doğu'da tarihin en büyük krizlerinden ve sıcak çatışmalarından birine neden olurken, dünyanın gözü bugün Pakistan'da yapılacak müzakereye kilitlenmişti.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'la doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıkladı. İran devlet televizyonunda ise İslamabad'daki Tahran-Washington görüşmelerinde ortak bir çerçeve ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD'nin aşırı talepleri olduğu öne sürüldü.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile müzakerelerin ardından yaptığı açıklamada, İran'ın nükleer hedeflerinden vazgeçmediğini ve "ABD donanmasının, Hürmüz Boğazı'na girmeye veya boğazdan çıkmaya çalışan tüm gemileri ablukaya alma sürecini başlatacağını" belirtmişti.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ise, Hürmüz Boğazı'na ilişkin 'Yapılacak herhangi bir yanlış hamle düşmanı Hürmüz Boğazı'nda ölümcül bir girdaba hapsedecek' açıklamasında bulundu.
CENTCOM, 13 Nisan saat 17.00'de (TSİ) İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağını duyurdu.
"CENTCOM güçleri, Başkan’ın (Donald Trump) talimatına uygun olarak, 13 Nisan saat 10.00’da (ABD Doğu Saati) İran limanlarına giren ve çıkan tüm deniz trafiğine yönelik abluka uygulamaya başlayacaktır." ifadesine yer verilen açıklamada, söz konusu deniz ablukasının, Basra Körfezi ve Umman Körfezi’ndekiler dahil tüm İran limanlarına ve kıyı bölgelerine giren veya buradan ayrılan bütün ülkelerin gemilerine karşı "tarafsız şekilde" uygulanacağı vurgulandı.
İran Savunma Bakanlığı Sözcüsü Rıza Telayi Nik, Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün sonsuza kadar İran'ın ve bölgenin elinde kalacağını söyledi
Hizbullah, İsrail ordusuna karşı gün içinde insansız hava araçları ve roketlerle 33 saldırı düzenlendiğini bildirdi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD’nin "maksimalist yaklaşımdan vazgeçip İran halkının haklarına saygı" göstermesi durumunda anlaşmaya varmanın yollarının bulunabileceğini ifade etti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun askeri sekreteri Tümgeneral Roman Goffman'ın, İsrail istihbarat servisi Mossad'ın direktörlüğüne atandığı duyuruldu.
Açıklamada, eski İsrail Yüksek Mahkemesi Başkanı Asher Grunis başkanlığındaki komitenin onayının ardından Başbakan Netanyahu'nun Goffman'ın atanmasına ilişkin mektubu imzaladığı kaydedildi.
David Barnea'dan 2 Haziran'da görevi devralacak Goffman'ın 5 yıl Mossad'ın başında kalacağı belirtildi.
Netanyahu'nun, askeri sekreteri Roman Goffman'ı, Mossad'ın yeni direktörü olarak atama kararı almasının emniyet teşkilatı içinde itirazların yükselmesine sebep olduğu basına yansımıştı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan'ın güneyinde saldırılara devam edeceklerini söyledi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'ye "Savaşırsanız savaşırız, eğer mantıkla yaklaşırsanız biz de mantıkla karşılık veririz." mesajı verdi.
Müzakerelerin, "çok yoğun, ciddi ve zorlu" geçtiğini aktaran Kalibaf, ABD tarafına güvenmediklerini baştan söylediklerini, çünkü 2 defa müzakerelerin ortasında kendilerine saldırı yapıldığını belirtti.
Kalibaf, 20 saatten fazla süren görüşmeler gerçekleştirdikleri için İran heyetine teşekkür ederek, ABD tarafından yapılan tehditlerin İran halkı üstünde bir etkisinin olmadığını ve bunu ispatladıklarını ifade etti.
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, İsrail saldırılarını durdurmak ve yerinden edilenlerin topraklarına geri dönmesi için ulusal birliğin zorunluluk olduğunu belirterek, "Lübnan'ın güneyinin bir daha yalnızlığa terk edilmeyeceğini" söyledi.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, hava ve kara saldırılarıyla hedef aldıkları Lübnan'ın güneyini ülkesinin soykırımla yargılandığı Gazze Şeridi'ne döndürme tehdidinde bulundu.
Yemen’deki Husiler, ABD ve İsrail'in İran’a yönelik saldırılarını yeniden başlatması halinde askeri operasyonlarını tırmandıracakları tehdidinde bulundu.
ABD’nin müzakere masasında sahada elde edemediğini dayatmaya çalıştığı ifade edilen açıklamada, Washington ve Tel Aviv’in saldırılarını yeniden başlatması halinde Yemen’in "aktif biçimde ve artan askeri operasyonlarla" karşılık vereceği kaydedildi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, "ABD eğer kendisi için bir çıkış yolu arıyorsa, bunun tek yolu İran halkının güvenini kazanmaktır" dedi.
İran, askeri gemilerin herhangi bir amaçla Hürmüz Boğazı'na yaklaşmasının ateşkes ihlali kabul edileceğini bildirdi.
Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'li yetkililerin Hürmüz Boğazı'na ilişkin ifadeleri üzerine yazılı açıklama (59 numaralı bildiri) yaptı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İslamabad'daki müzakerelere katılan ABD'li ve Pakistanlı yetkililerle telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Fidan'ın İslamabad'daki müzakerelere katılan ABD ve Pakistanlı yetkililerle yaptığı telefon görüşmelerinde, müzakerelerde taraflarca ortaya konulan yaklaşımlar değerlendirildi ve bundan sonraki süreç ele alındı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran'la yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıklamıştı.
JD Vance, "21 saattir bu konuyla uğraşıyoruz ve İranlılarla bir dizi önemli görüşme yaptık. Bu iyi haber. Kötü haber ise bir anlaşmaya varamamış olmamız. Bence bu, ABD için olduğundan çok İran için kötü bir haber. Dolayısıyla bir anlaşmaya varamadan ABD'ye geri dönüyoruz." ifadesini kullanmıştı.
İran medyasında, İslamabad'daki Tahran-Washington görüşmelerinde ortak çerçeve ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin, ABD'nin aşırı talepleri olduğu öne sürülmüştü.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammad Ishaq Dar ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Görüşmede, İran ve ABD heyetleri arasında İslamabad'da gerçekleştirilen müzakareler ele alındı.
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile bölgedeki son gelişmeleri ele aldı.
Pakistan Dışişleri Bakanı Dar'ın İslamabad'daki müzakerelere ilişkin bilgi verdiği görüşmede, bölgedeki son gelişmeler, iki ülke arasındaki ortak koordinasyon çabaları da ele alındı.
Bakanlar, güvenlik ve istikrarı korumak, durumun kötüleşmesini önlemek için diplomatik çabaların sürdürülmesi, diyalog ve barışçıl çözümün desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Mısır, Pakistan ve Türkiye arasındaki koordinasyondan övgüyle bahseden Dar, gerilimi azaltma ve çatışmanın çözümü için birincil seçenek olarak diplomatik yolu ilerletme konusunda devam eden işbirliği ve ortak kararlılığı takdir etti.
Abdulati de müzakerelere ev sahipliği yapan Pakistan'ın çabalarından övgüyle bahsederek, ortak koordinasyonu sürdürmenin gerekliliğini vurguladı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, berberindeki bir heyetle İsrail ordusunun saldırılarını sürdürdüğü Lübnan'ın güneyine gittiği belirtildi.
Netanyahu'nun Lübnan'ın güneyinde Katz ve Zamir ile bölgede sürdürdükleri işgal ve saldırılara ilişkin durum değerlendirmesi toplantısı yaptığı kaydedildi.
Savunma Bakanı Katz daha önce yaptığı açıklamada, Lübnan'da Litani Nehri'ne kadar olan bölgede "güvenlik kontrolünü sürdüreceklerini" söyleyerek kalıcı işgale işaret etmişti.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid, Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar'ı kabul etti.
Görüşmede ikili ilişkiler, iki ülke arasında kapsamlı stratejik ortaklık, ekonomik işbirliği ile işbirliğini geliştirme yolları değerlendirildi.
Orta Doğu'daki gelişmeler ile gerginliğin bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrara olumsuz yansımaları, uluslararası deniz güvenliği, enerji arzı ve küresel ekonomi üzerindeki etkileri ele alındı.
Ayrıca İran'ın BAE başta olmak üzere bölge ülkelerinde sivil yerleşim yerleri ile altyapıya yönelik saldırıları masaya yatırıldı.
Bakan Jaishankar, Hindistan'ın, ülkesini savunmak, egemenliğini korumak, topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamak için aldığı tüm önlemler konusunda BAE'ye destek verdiğini ifade etti.
BAE'yi ziyaret eden Hindistan Dışişleri Bakanı Jaishankar, dün akşam BAE Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayid Al Nahyan ile bir araya gelmişti.
Suudi Arabistan, ülkeye ve Körfez ülkelerine yönelik insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlenen saldırılar ve tehditler nedeniyle Irak'ın Riyad Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığına çağırdı.
İsrail ordusunun, saldırılarını sürdürdüğü ve işgali genişlettiği Lübnan'ın güneyindeki önemli noktalardan Bint Cubeyl'i kuşatma altına aldığı belirtildi.
Pakistan’ın ev sahipliğinde dün İran ve ABD arasında başlayan müzakerelerin ilk turu sona erdi. Sonuç çıkmayan ve 21 saat süren müzakerenin ardından İran heyeti, Pakistan’dan ayrıldı. ABD ve İran arasında ikinci turun yapılıp yapılmayacağı henüz bilinmiyor.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, müzakereye ilişkin yaptığı açıklamada, "Müzakereler öncesinde, iyi niyet ve gerekli iradeye sahip olduğumuzu vurguladım ancak önceki iki savaşın tecrübeleri nedeniyle karşı tarafa güvenimiz yok. İran heyetindeki çalışma arkadaşlarım, ilerlemeye yönelik 168 girişim önerdi ancak karşı taraf bu müzakere turunda İran heyetinin güvenini kazanamadı. ABD, bizim mantığımızı ve ilkelerimizi anladı. Artık karar verme zamanı. Güvenimizi kazanabilecek mi, kazanamayacak mı?" dedi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hürmüz Boğazı'na ilişkin "Yapılacak herhangi bir yanlış hamle düşmanı Hürmüz Boğazı'nda ölümcül bir girdaba hapsedecek." açıklamasında bulundu.
Paylaşılan görüntülerde bir insansız hava aracının (İHA) Hürmüz Boğazı üzerinde gözlem yaptığı görüldü.
Görüntülerle birlikte yayımlanan açıklamada ise "Tüm trafik, silahlı kuvvetlerin kontrolü altında. Yapılacak her hangi bir yanlış hamle, düşmanı Hürmüz Boğazı'nda ölümcül bir girdaba hapsedecek." ifadeleri kullanıldı.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile müzakerelerin ardından yaptığı açıklamada, İran'ın nükleer hedeflerinden vazgeçmediğini ve "ABD donanmasının, Hürmüz Boğazı'na girmeye veya boğazdan çıkmaya çalışan tüm gemileri ablukaya alma sürecini başlatacağını" belirtmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, ABD basınına verdiği röportajda İran’a dair açıklamalarda bulundu.
Trump, İran ile Pakistan’da yapılan müzakere hakkında yaptığı açıklamada, İran'ın nükleer programından vazgeçme konusunda taahhüt verememesi nedeniyle müzakerelerin sonuçsuz kaldığını savundu.
Trump, "Sonlara doğru görüşmeler çok dostane bir hal aldı ve nükleer hırslarından vazgeçmeyi reddettikleri nokta dışında ihtiyaç duyduğumuz neredeyse tüm noktalarda uzlaştık. Açıkçası bu, benim için açık ara en önemli noktaydı" dedi.
Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, ABD ile İran'a ateşkesi uzatma ve müzakerelerin başarıya ulaşması için "acı verici" tavizler verme çağrısında bulundu.
İsrail ordusunun Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 35 artarak 2 bin 55'e çıktı
Kremlin Sarayı’ndan yapılan açıklamaya göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Orta Doğu’daki son gelişmeleri ele alan bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
İslamabad'da dün yapılan İran-ABD görüşmelerini değerlendiren Pezeşkiyan, Rusya'nın uluslararası platformlar da dahil olmak üzere, durumu yatıştırmayı amaçlayan ilkeli tutumuna duyduğu takdiri ifade etti. Pezeşkiyan, İran halkına sağlanan insani yardım için de Rusya'ya teşekkür etti.
İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyine yönelik hava saldırılarını sürdürüyor. Sabah saatlerinde başlatılan saldırılarda, ülkenin batısında Filistin sınırına yakın Mansuri bölgesine üç hava saldırısı düzenlenirken, çevre bölgelerin de topçu atışlarıyla hedef alındığı bildirildi.
Lübnanlı kaynaklar, günün erken saatlerinden bu yana devam eden saldırılarda Qana'da 6, Maaroub'da 5 kişinin hayatını kaybettiğini, Bazuriye'de ise 15 kişinin yaralandığını açıkladı. Ayrıca Hizbullah'ın, İsrail saldırılarına karşılık olarak Lübnan sınırları içerisindeki İsrail ordusu mevzilerine saldırılar düzenlediği aktarıldı.
Umman Sultanı Heysem bin Tarık ile İngiltere Başbakanı Keir Starmer, yaptıkları telefon görüşmesinde bölgedeki son gelişmeleri ve bunların güvenlik ile istikrar üzerindeki etkilerini ele aldı.
Görüşmede özellikle Pakistan’da gerçekleştirilen müzakerelerin anlaşma sağlanamadan sona ermesinin ardından ortaya çıkan durum değerlendirildi.
Taraflar, gerilimin kontrol altına alınması, krizin temel nedenlerinin ele alınması ve bölgesel istikrarın güçlendirilmesi konularında görüş alışverişinde bulundu.
Görüşmede ayrıca uluslararası koordinasyonun sürdürülmesi, gerilimi azaltmaya yönelik girişimlerin desteklenmesi ve uluslararası hukuk temelinde barışçıl ve diplomatik çözümlerin teşvik edilmesinin önemi vurgulandı.
İran basınına açıklamada bulunan Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacerani, ABD-İsrail saldırılarında zarar gören okullar ile sivil yapılara ilişkin bilgi verdi.
ABD ve İsrail saldırılarında 942 okulun zarar gördüğünü ve bunlardan 18'inin tamamen yıkıldığını belirten Muhacerani, zarar gören okulların yenilenmesi için 2-3 ay gibi bir vakte ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Muhacerani, saldırılarda ayrıca 100 bini konut, 20 bin 500'ü ticari alan ve 339'u sağlık merkezi olmak üzere toplamda 125 bin 640 sivil birimin hasar gördüğünü belirtti.
Zarar gören sivil birimlerin yenilenmesi için 3-24 ay arası bir sürenin öngörüldüğünü ifade eden Muhacerani, saldırılarda evleri zarar gören vatandaşların evlerini yenilemek için konut kredisi imkanından faydalanabileceğini kaydetti.
İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, orduya alarm seviyesinin yükseltilmesi emrini verdi.
ABD-İran müzakerelerinin sonuçsuz kalmasının ardından Zamir, İsrail ordusuna alarm seviyesini yükselterek yakın gelecekte İran'a yeniden saldırıların başlaması ihtimaline karşı hazır olma talimatı verdi.
İsrail ordusu kaynakları, ordunun İran'a yönelik daha önceki iki saldırı öncesine benzer bir uygulama çerçevesinde yeniden "hazırlık modu"na geçtiğini aktardı.
Haberde, İsrail Askeri İstihbarat Dairesi'nin (AMAN), İran'daki hedef listelerini genişletme çalışmalarını hızlandırdığı, öncelikli hedefler arasında füze sistemleri, füze rampaları ve destek altyapısının olacağı ileri sürüldü.
Ayrıca İsrail'in hava savunma sistemlerini güçlendirdiği ve farklı cephelerde eş zamanlı saldırı dahil çeşitli senaryolara hazırlandığı iddia edildi.
İsrailli savunma yetkililerinin ise müzakerelerde taraflar arasındaki uçurumun derinleştiğini ve diplomatik çözüm için zamanın daraldığını değerlendirdiği aktarıldı.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Sanayi ve İleri Teknoloji Bakanı Sultan bin Ahmed el-Cabir, X sosyal medya platformundaki hesabından, Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamada bulundu.
Cabir, "Hürmüz Boğazı hiçbir zaman İran'a ait olmadı ki kapatılabilsin ya da seyrüseferi kısıtlayabilsin." ifadelerini kullandı.
Söz konusu girişimlerin yalnızca bölgesel bir mesele olmadığını vurgulayan Cabir, bunun küresel ekonomik sistemin ana damarlarından birini sekteye uğratacağını ve enerji, gıda ile sağlık güvenliği açısından tüm ülkeler için doğrudan tehdit oluşturacağını belirtti.
Sahadaki gelişmelere de değinen Cabir, 28 Şubat'tan bu yana en az 22 geminin hedef alındığını, saldırılarda 10 mürettebatın hayatını kaybettiğini aktardı.
Yaklaşık 20 bin denizcinin güvenli geçiş yapamadığı için mahsur kaldığını ifade eden Cabir, ayrıca yaklaşık 800 ticari geminin de faaliyetlerinin aksadığını, bunların yaklaşık 400'ünün petrol tankeri olduğunu kaydetti.
BAE'li Bakan, bu tür eylemlerin "hukuka aykırı, tehlikeli ve kabul edilemez" olduğunu belirterek, uluslararası toplumun bu durumun sonuçlarını kaldıramayacağını belirtti.
Kremlin Sarayı'ndan yapılan açıklamaya göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Orta Doğu'daki son gelişmeleri ele alan bir telefon görüşmesi yaptı.
İslamabad'da dün yapılan İran-Amerika görüşmelerini değerlendiren Pezeşkiyan, Rusya'nın uluslararası platformlar da dahil olmak üzere, durumu yatıştırmayı amaçlayan ilkeli tutumuna duyduğu takdiri dile getirdi.
Pezeşkiyan İran halkına sağlanan insani yardım için de Rusya'ya teşekkür etti.
Çatışmaya siyasi ve diplomatik bir çözüm bulunması ve Orta Doğu'da adil ve kalıcı bir barışın kurulması için arabuluculuk çabalarına katkıda bulunmaya devam etme konusundaki istekliliğini vurgulayan Putin de bu amaçla Rusya'nın bölgedeki tüm ortaklarıyla aktif temaslarını sürdüreceğini ifade etti.
İkili iş birliğinin güncel konularının ele alındığı görüşmede, taraflar, iyi komşuluk ilişkilerini her şekilde daha da güçlendirme taahhütlerini yineledi.
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Putin'i ve Rusya'daki tüm Ortodoks Hristiyanları Paskalya Bayramı vesilesiyle tebrik etti.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, İran ile sabahın erken saatlerinde başlayıp gece boyu, yaklaşık 20 saat sürdüğünü aktardığı müzakerelerle ilgili açıklama yaptı.
İran'ın nükleer hedeflerinden vazgeçmeye isteksiz olduğunu kaydeden Trump, "Birleşik Devletler Donanması, derhal Hürmüz Boğazı'na girmeye veya boğazdan çıkmaya çalışan tüm gemileri ablukaya alma sürecini başlatacak." ifadelerini kullandı.
Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı açmaya söz verip bilerek bunu yapmadığını, bu durumun birçok kişi ile ülke için zorluklara yol açtığını savunarak "Tüm donanmaları ve mayın bırakıcılarının çoğu tamamen havaya uçurulsa da suya mayın koyduklarını söylüyorlar. Bunu yapmış olabilirler ancak hangi gemi sahibi bunu riske atmak ister?" görüşünü paylaştı.
"KİTAPTAKİ TÜM KANUNLARI İHLAL EDİYORLAR"
İran'ın "itibarına kalıcı zarar geldiğini" vurgulayan Trump, "Söz verdikleri gibi uluslararası su yolunu bir an önce açma sürecine başlasalar iyi olur. Kitaptaki tüm kanunları ihlal ediyorlar." yorumunu yaptı.
Trump, ABD donanmasına, İran'a geçiş ücreti ödemiş olan uluslararası sulardaki her gemiyi tespit edip durdurma talimatı verdiğini ve Tahran'ın boğaza döşediği mayınları imha edeceklerini duyurarak "Yasa dışı geçiş ücreti ödeyen hiç kimse açık denizlerde güvenli geçiş hakkına sahip olmayacak." dedi.
ABD'ye ya da "barışçıl gemilere ateş açan İranlıları cehenneme göndereceklerini" savunan Trump, birçok açıdan, üzerinde mutabık kalınan hususların, askeri operasyonlarını sonuna kadar sürdürmelerinden daha iyi olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Ancak nükleer gücün böylesine dengesiz, zorlu ve öngörülemez kişilerin eline geçmesine izin vermekle karşılaştırıldığında, tüm bu hususların hiçbir önemi kalmaz."
“NÜKLEER HEDEFLERİ NEDENİYLE ÇOĞU LİDERLERİ ÖLDÜ"
Trump, boğaza izin verilenlerin girip çıkabileceği bir sonuca ulaşabileceklerini ancak İran'ın "bir yerlerde mayın olabilir" diyerek buna izin vermediğini savundu ve bunu "şantaj" şeklinde niteleyerek buna izin veremeyeceklerini kaydetti.
İran'ın bu duruma nasıl son verebileceklerini bildiğini ve "nükleer hedefleri nedeniyle çoğu liderlerinin öldüğünü" vurgulayan Trump, "Abluka yakında başlayacak. Diğer ülkeler de bu ablukanın bir parçası olacak." dedi.
Trump, ABD'nin her duruma hazırlıklı olduğunu ve "İran'da kalanı bitireceklerini" savunarak "İran, en önemli konudan vazgeçmiyor ve her zaman en başından bu yana, yıllar önce de dediğim gibi İran hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmayacak." ifadesine yer verdi.
Öte yandan, Trump, damadı Jared Kushner, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un İslamabad'daki görüşmeler hakkında kendisini bilgilendirdiğini söyleyerek Pakistan'ın Hindistan ile gerilim nedeniyle kendisine teşekkür ettiğini aktardı.
İran basınına göre, Adli Tıp Kurumu Başkanı Abbas Mescidi Arani, ABD-İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlere ilişkin son bilgileri paylaştı.
Arani, 28 Şubat'tan bu yana saldırılarda hayatını kaybeden 3 bin 375 kişinin kimlik tespitinin yapıldığını belirtti. Bu kişilerden 2 bin 875'inin erkek, 496'sının kadın olduğunu kaydeden Arani, 4 kişiye ilişkin ise bilgi vermedi.
Adli Tıp Kurumu Başkanı Arani, 9 Nisan'da yaptığı açıklamada, ABD-İsrail saldırılarında en az 3 bin kişinin hayatını kaybettiğini, cenazelerin yüzde 40'ının kimliğinin tespit edilemeyecek durumda olduğunu ancak yoğun çalışmalar sonucunda kimlik tespit çalışmalarının başarıyla tamamlandığını ifade etmişti.
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, işgal altındaki Lübnan'ın güneyinde yer alan Nebatiye vilayetine bağlı Bint Cubeyl ilçesinde İsrail askerleriyle bir araya geldi.
Zamir, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Beyrut ile mümkün olan en kısa sürede doğrudan müzakerelere başlanması talimatını vermesine rağmen "İsrail ordusu savaş durumunda, ateşkeste değil. Bu bölgede (Lübnan'da Hizbullah'a karşı) savaşmaya devam edeceğiz. Burası bizim öncelikli çarpışma sahamız." dedi.
İran ile ateşkeste olduklarını söyleyen Zamir, bununla birlikte "Tahran ile her an savaşmaya geri dönebileceklerini" öne sürdü.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün Lübnan ile mümkün olan en kısa sürede doğrudan müzakerelere başlanması talimatını verdiğini açıklamıştı.
Netanyahu, müzakere açıklamasından kısa süre sonra yaptığı ikinci açıklamada ise Lübnan ile doğrudan müzakere yürüteceklerini ancak ateşkes olmayacağını söylemişti.
İsrailli bakanlar, Pakistan'ın başkenti İslamabad'daki müzakerelerden sonuç çıkmamasının ardından ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılara yeniden başlayabileceğini ileri sürdü.
Yedioth Ahronoth gazetesine konuşan İsrail Enerji Bakanı Eli Cohen, nükleer meselesinin uluslararası bir konu olduğunu savundu.
ABD Başkanı Donald Trump'ın nükleer konusunda kırmızı çizgiler belirlediğini ve bunun "olumlu bir gelişme" olduğunu öne süren Cohen, "Anlaşma sağlanamazsa İran'a saldırı düzenlenebilir." ifadesini kullandı.
İsrail'in işgali genişlettiği ve saldırılar düzenlediği Lübnan'a ilişkin konuşan Cohen, "Bana göre sadece Dahiye'ye değil, Lübnan'ın tesislerine ve altyapıya da saldırmalıyız. Bunu kabinede de söyledim. Bu müzakerelerin başarı şansını yüksek görmüyorum." iddiasında bulundu.
İsrail Ekonomi ve Sanayi Bakanı Nir Barkat, Kanal 14 televizyonuna verdiği röportajda, ABD'lilerin savaş hedeflerine ulaşacağını iddia etti.
İranlıların ABD Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun kararlılığını anlamadığını savunan Barkat, "Savaşa geri döneceğiz ve savaşın hedeflerine ulaşacağız." iddiasında bulundu.
Barkat, İsrail halkının da kendileri gibi İran'ın nükleer ve balistik füze programını tehdit olarak algıladığını ileri sürerek "Önemli ilerleme kaydettiğimize şüphe yok, ancak işi henüz bitirmedik. Hala yapılacak işler var." tehdidinde bulundu.
İsrail Kültür ve Spor Bakanı Miki Zohar da ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından İslamabad'daki müzakerelere ilişkin yaptığı paylaşımda, ABD'nin İran'ın nükleer silah elde etmesini engelleme konusundaki ısrarının İsrail ile koordinasyonunu gösterdiğini ileri sürdü.
ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını öven Zohar, İran'a saldırıların nükleer silah sahibi olmasını önleyeceğini savundu.
İran lideri Mücteba Hamaney'in Başdanışmanı ve ülkenin önde gelen siyasetçilerinden Ali Ekber Velayeti, X sosyal medya platformundaki hesabından, Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamada bulundu.
İran diplomasisinin tarih boyunca amacının ve temel ilkesinin İran'ı korumak olduğunu belirten Velayeti, "Hürmüz Boğazı'nın anahtarı bizim güçlü ellerimizdedir." ifadesini kullandı.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD-İran arasında yürütülen müzakerelere ilişkin, "Müzakereler öncesinde, gerekli iyi niyet ve iradeye sahip olduğumuzu vurguladım ancak önceki iki savaş deneyimi nedeniyle karşı tarafa güvenimiz yok" ifadelerini kullandı.
Galibaf, "İran heyetindeki çalışma arkadaşlarım, ilerlemeye dönük 168 girişim önerdi ancak karşı taraf bu müzakere turunda İran heyetinin güvenini kazanamadı ABD, bizim mantığımızı ve ilkelerimizi anladı. Artık karar verme zamanı, güvenimizi kazanabilecek mi kazanamayacak mı?" dedi.
İran basınına göre, Petrol Bakan Yardımcısı ve İran Petrol Ürünleri Dağıtım Şirketi İcra Direktörü Muhammed Sadık Azimifer, saldırılarda hasar gören Lavan Adası'ndaki petrol rafinerisi hakkında açıklamalarda bulundu.
Lavan Petrol Rafinerisi'nin 2 ay içerisinde savaştan önceki kapasitesinin yüzde 70-80'ine ulaşacağını belirten Azimifer, gelecek 10 gün içinde de tesisin yeniden faaliyete geçeceğini söyledi.
Lavan Adası'nda bulunan Lavan Petrol Rafinerisi tesisi, İran ile ABD arasında varılan ateşkese rağmen 8 Nisan'da saldırıya uğramış ve rafineride patlama meydana gelmişti.
İran Ulusal Petrol Rafineri Şirketi'nden patlamaya ilişkin yapılan açıklamada, "Rafineri, düşmanlar tarafından alçakça bir saldırıya maruz kaldı." ifadelerine yer verilmişti.
Avustralya basınındaki haberlere göre Dışişleri Bakanı Penny Wong, yaptığı açıklamada, ABD ve İran'a daha önce duyurulan, iki haftalık geçici ateşkese bağlı kalmaları ve müzakerelere dönmeleri çağrısında bulundu.
Wong, çatışmanın tırmanmasının ölümleri artıracağı ve küresel ekonomiyi daha da etkileyeceği uyarısında bulundu.
Önceliğin ateşkesin korunması ve diplomatik sürecin sürdürülmesi olması gerektiğini ifade eden Wong, "ABD ile İran arasındaki İslamabad görüşmelerinin anlaşmaya varılmadan sona ermiş olması üzücüdür." ifadesini kullandı.
İran'ın Fars Haber Ajansı, müzakere heyetine yakın bir kaynağa dayandırdığı haberinde, Tahran yönetiminin ABD ile yeni bir görüşme turu düzenlemeyi planlamadığını bildirdi.
Haberde görüşlerine yer verilen kaynak, ABD heyetinin müzakere masasından ayrılmak için bir bahane aradığını belirterek, bunun Washington yönetiminin beklentilerini düşürmeye istekli olmadığını gösterdiğini ifade etti.
Kaynak ayrıca, ABD'nin müzakereler sırasında savaş sürecinde askeri yollarla elde edemediği kazanımları talep ettiğini öne sürdü.
İsrail ordusu Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı saldırıları sürdürüyor.
Lübnan haber ajansı NNA'ya göre, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Sur kentine bağlı Marub beldesine düzenlediği saldırıda 6 kişi hayatını kaybetti.
İsrail'in gece saatlerinden bu yana Lübnan'ın güneyine düzenlediği saldırılarda ölenlerin sayısı 11'e yükseldi.
İsrail ordusunun Sur'un Kana beldesine düzenlediği saldırıda 5 kişi yaşamını yitirmişti.
Öte yandan, İsrail ordusu Lübnan'ın güneyinde Nebatiye ve Sur kentlerine bağlı çok sayıda beldeyi hedef alan hava saldırılarını sürdürüyor.
Pakistan Dışişleri Bakanlığının, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, barış görüşmeleri davetini kabul ettikleri için İran ve ABD'ye teşekkür etti.
Dar, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın başkanlığındaki heyet ile ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in liderliğindeki heyetin İslamabad'da yaklaşık 24 saat süren yoğun müzakereler gerçekleştirdiğini belirtti.
Kalıcı barış ve refahın yalnızca bölge için değil, küresel düzeyde de kritik olduğuna işaret eden Dar, "Tarafların ateşkes taahhütlerini sürdürmeleri hayati önem taşımaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
Muhammed İshak Dar, Pakistan'ın ateşkesin sağlanması yönündeki çabalarına ve arabuluculuk rolüne verdikleri destek nedeniyle her iki tarafa da teşekkür etti.
İsrail devlet televizyonu KAN tarafından yapılan ankete göre, ABD ile İran arasında 8 Nisan'da sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkesin ardından Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki Likud partisi önemli ölçüde oy kaybetti.
Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi'nin bugün seçim yapılması durumunda 120 sandalyeli Meclis'te yalnızca 25 milletvekili çıkarabileceği öngörüldü. Netanyahu liderliğindeki Likud'un bir önceki hafta yapılan ankette ise 28 milletvekiline ulaşabildiğine işaret ediliyordu.
Ankete göre, bugün seçim olması halinde eski Başbakan Naftali Bennett'in partisi "Bennett 2026" 19 sandalye kazanırken, Gadi Eisenkot'un Yaşar (Doğruluk) Partisi'nin ise 14 milletvekili çıkarabileceği öngörülüyor. Yair Golan liderliğindeki sol eğilimli Demokratlar ittifakı ise 11 sandalyeye çıkarken, muhalefetteki bir diğer Avigdor Liberman'ın İsrail Evimiz Partisi 9 sandalyeye yükseldi.
İsrail ana muhalefet lideri Yair Lapid'in Gelecek Var Partisi 6 sandalye çıkarabilirken, Benny Gantz liderliğindeki Mavi ve Beyaz Partisi ankete göre seçim barajını aşamıyor.
Toplamda, Netanyahu'yu destekleyenlerin mecliste 51, muhaliflerinin 59, Arap partilerinin ise İsrail Meclisi'nde 10 sandalye elde edeceği öngörüldü.
İsrail'de muhalefet bloğunun çıkardığı milletvekili sayısının haftadan haftaya arttığı, başta Başbakan Netanyahu'nun partisi olmak üzere koalisyon kanadının çıkardığı milletvekili sayısında ise düşüş olduğu görüldü.
Seçimlerin bu yıl ekim ayında yapılması beklendiği İsrail'de, hükümet kurulması için mecliste 61 sandalyeye ulaşılması gerekiyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’a yönelik operasyonların sona ermediğini belirterek, “Yapacak daha çok işimiz var” dedi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, yayımladığı video mesajında İran ve Lübnan'a karşı saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu. Netanyahu, “İran'a yönelik saldırılarımız henüz sona ermedi. Yapacak daha çok işimiz var” ifadelerini kullandı.
Geçen yıl ve 28 Şubat’ta düzenledikleri iki saldırı olmasaydı İran’ın ‘çoktan nükleer silaha sahip olacağını’ öne süren Netanyahu, sağlanan geçici ateşkes için talebin Tahran yönetiminden geldiğini iddia etti.
Netanyahu, Lübnan'la başlatılacağı duyurulan doğrudan müzakerelerle ilgili ise “Gösterdiğimiz güç sayesinde Lübnan, geçen ay doğrudan barış görüşmelerine başlamak için birkaç kez girişimde bulundu. Doğrudan müzakereleri iki şartla onayladım. Bunlar, Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve nesiller boyu sürecek gerçek bir barış anlaşması” diye konuştu.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İslamabad'daki görüşmelerin 40 günlük bir savaşın ardından ABD'ye duyulan güvensizlik atmosferinde gerçekleştirildiğini belirterek, "Bu nedenle tek bir toplantıda anlaşmaya varılmaması doğaldır. Zaten kimsenin böyle bir beklentisi de yoktu." dedi.
İran devlet televizyonuna konuşan Bekayi, İslamabad'da gerçekleştirilen ABD-İran dolaylı görüşmelerini değerlendirdi.
Bekayi, "Bu görüşmeler, ABD ve İsrail'in 9 ay içerisinde ikinci kez giriştikleri ve 40 gün süren bir savaşın ardından, sadece güvensizlik değil, kuşku ve şüphenin hakim olduğu bir atmosferde yapıldı. Bu nedenle tek bir toplantıda anlaşmaya varılmaması doğaldır. Zaten kimsenin böyle bir beklentisi de yoktu." dedi.
İranlı sözcü, anlaşmaya varılamamasındaki diğer bir sebebin, kendine özgü zorlukları bulunan Hürmüz Boğazı ve bölge konularının bu müzakerelere ilave edilmesiyle görüşmelerin daha karmaşık hale gelmesi olduğunu kaydetti.
Bekayi, görüşmelerin devam edip etmeyeceğine ilişkin açıklama yapmadı.
Öte yandan Mehr Haber Ajansı, İran heyetinin Pakistan'dan ayrıldığını duyurdu.
Pakistan'ın başkenti İslamabad'da dün, ABD ve İran heyetleri arasında başlayan dolaylı görüşmeler yaklaşık 21 saat sürmüş, taraflar bir sonuca varılmadan görüşmelerin sona erdiğini duyurmuştu.
ABD Başkan Yardımcısı James David Vance liderliğindeki ABD heyeti, İran’la yürütülen müzakerelerden sonuç alınamaması üzerine Pakistan’dan ayrıldı.
ABD ile İran’ın Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yürüttüğü müzakereler resmen sona erdi. ABD basınında yer alan haberlere göre; ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump’ın damadı ile eski başdanışmanı Jared Kushner, yerel saatle 07:08 sıralarında "Air Force 2" uçağına binerek Pakistan’dan ayrıldı.
İran medyasında, İslamabad'daki Tahran-Washington görüşmelerinde ortak bir çerçeve ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD'nin aşırı talepleri olduğu öne sürüldü.
İran devlet televizyonu, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da düzenlenen İran-ABD görüşmelerinin sona erdiğini duyurdu.
İslamabad'da yaklaşık 21 saat süren ABD-İran müzakerelerinin özellikle Hürmüz Boğazı meselesi ve nükleer materyallerin ülke dışına çıkarılması gibi konularda anlaşma sağlanamadığı belirtildi.
İran heyetinin, çeşitli girişimlerle ABD tarafını ortak bir çerçeveye yönlendirmeye çalıştığı öne sürülürken, ABD tarafının aşırı taleplerinin ortak bir çerçeve ve anlaşmanın oluşmasını engellediği iddia edildi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran'la yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıkladı.
Vance, "21 saattir bu konuyla uğraşıyoruz ve İranlılarla bir dizi önemli görüşme yaptık. Bu iyi haber. Kötü haber ise bir anlaşmaya varamamış olmamız. Bence bu, ABD için olduğundan çok İran için kötü bir haber. Dolayısıyla bir anlaşmaya varamadan ABD'ye geri dönüyoruz." ifadelerini kullanmıştı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran'la yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıkladı.
ABD Başkan Yardımcısı Vance, toplam 21 saat sürdüğü belirtilen doğrudan görüşmelerin ardından basın mensuplarına açıklama yaptı.
Vance, "21 saattir bu konuyla uğraşıyoruz ve İranlılarla bir dizi önemli görüşme yaptık. Bu iyi haber. Kötü haber ise bir anlaşmaya varamamış olmamız. Bence bu, ABD için olduğundan çok İran için kötü bir haber. Dolayısıyla bir anlaşmaya varamadan ABD'ye geri dönüyoruz." ifadelerini kullandı.
ABD Başkan Yardımcısı, İran'ın nükleer silah konusunda istedikleri taahhüdü vermediğini vurgulayarak, "Gerçek şu ki, İran'ın nükleer silah peşinde koşmayacağına ve nükleer silaha ulaşmasını sağlayacak araçları aramayacağına dair kesin bir taahhüt görmemiz gerekiyor. İranlıların uzun vadede nükleer silah geliştirmeyeceklerine dair temel bir taahhüdü görüyor muyuz? Henüz bunu görmedik." değerlendirmesinde bulundu.
ABD olarak temel taleplerini en net şekilde ortaya koyduklarını ancak İran'ın "bu şartları kabul etmemeyi tercih ettiğini" söyleyen Vance, ABD Başkanı Donald Trump'la da defalarca telefonda görüştüklerini kaydetti.
Vance, "Buradan ayrılıyoruz ve çok basit bir teklifle, nihai ve en iyi teklifimiz olan bir mutabakat metniyle ayrılıyoruz. İranlıların bunu kabul edip etmeyeceğini göreceğiz." şeklinde konuştu.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İslamabad'daki müzakerelerin neticeye ulaşmasının ABD'nin "aşırı talepler" ve "hukuk dışı" isteklerde bulunmamasına bağlı olduğunu belirtti.
Bekayi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, İslamabad'daki görüşmelere ilişkin açıklamada bulundu.
Pakistan'da İran heyeti için yoğun ve uzun bir günün geçtiğini ifade eden Bekayi, müzakerelerin ana başlıkları arasında Hürmüz Boğazı, nükleer mesele, savaş tazminatı, yaptırımların kaldırılması, İran ve bölgeye yönelik savaşın tamamen sona erdirilmesi gibi konuların ele alındığını bildirdi.
Bekayi, "Bu diplomatik sürecin başarısı, karşı tarafın ciddiyetine ve iyi niyetine, aşırı taleplerden ve yasa dışı isteklerden kaçınmasına ve İran’ın meşru hak ve çıkarlarını kabul etmesine bağlıdır." ifadelerini kullandı.
İranlı Sözcü, ABD’nin sözünde durmama ve kötü niyetli davranışlarını unutmadıklarını, ABD ve İsrail'in işlediği ağır suçları da affetmeyeceklerini vurguladı.
"ŞİDDET VE GERGİNLİK" İDDİALARI GERÇEĞİ YANSITMIYOR
Öte yandan, Fars Haber Ajansı, İslamabad'daki müzakerelere ilişkin haberinde, Batılı medyada İran ve ABD heyetleri arasındaki görüşmelerde "şiddetli gerginlik" meydana geldiği iddialarının gerçeği yansıtmadığı belirtildi.
Müzakere protokolüne göre, İslamabad'daki görüşmelerin yapıldığı otelde hiçbir medya kuruluşunun bulunmadığı, yalnızca ABD-İran müzakere heyetleri ve Pakistanlı yetkililerin yer aldığı, bu nedenle hiçbir basın mensubunun görüşme sürecini içeriden gözlemleme erişiminin bulunmadığı belirtildi.
Bu yüzden "şiddetli gerginlik", "üyelerin el sıkışması" veya "Tahran’dan yeni bir ismin katılması" gibi yayılan haberlerin doğruyu yansıtmadığı kaydedildi.
İslamabad'da İran, ABD ve Pakistan arasındaki üçlü görüşmelerin sona erdiği, görüşmelere sabah saatlerinde devam edileceği belirtildi.
İran resmi haber ajansı IRNA, Pakistan'ın başkenti İslamabad'daki görüşmelere ilişkin bilgi verdi.
Pakistan'ın arabuluculuğunda gerçekleşen İran ve ABD heyetleri arasındaki müzakerelerin 14 saat sonra sona erdiği ve iki tarafın teknik ekiplerinin, uzmanlar tarafından hazırlanan metinler üzerinde karşılıklı olarak değişim yaptıkları belirtildi.
Bazı anlaşmazlıklara rağmen müzakerelerin devam edeceği kaydedildi.
İran devlet televizyonu, Pakistan'ın tavsiyesi ve her iki tarafın kabulü üzerine müzakerelerin sabah devam edeceğini duyurdu.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani, İsrail’in baskılarına rağmen direniş cephesinin birlik ve beraberlik içinde olduğunu öne sürdü.
Kaani, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.
Direniş cephesinin yekpare ve birbiriyle uyum içinde olduğunu aktaran Kaani, "Siyonist rejim (İsrail), direnişe baskı ve masum halkı şehit ederek onların yenileceğini, zayıflayacağını ya da teslim olacağını sanmaktadır." ifadelerini kullandı.
Direniş cephesinin maruz kaldığı baskı oranında güçlendiği kültürüne sahip olduğunu belirten Kaani, "Direniş bugün, her zamankinden daha güçlü ve daha birlik içindedir." değerlendirmesinde bulundu.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı’ndan askeri gemilerin geçişine yönelik her türlü girişime sert bir şekilde karşılık verileceğini duyurdu.
İran devlet televizyonu, Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamayı (58 numaralı bildiri) yayımladı.
Açıklamada, Hürmüz Boğazı’ndan askeri gemilerin geçişine yönelik her türlü girişime sert bir şekilde karşılık verileceği belirtildi.
Geçiş izninin yalnızca belirli kurallar çerçevesinde sivil gemilere verildiği ifade edilen açıklamada, ABD savaş gemilerinin boğazdan geçtiğine dair haberler yalanlandı.
Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nin elinde olduğu kaydedildi.