
İran Hükümet Sözcüsü Fatma Muhacerani, ABD-İsrail saldırılarından kaynaklanan savaş tazminatının ilk tahminlere göre 270 milyar dolar civarında olduğunu söyledi.
Rus haber ajansı RIA Novosti'ye konuşan Muhacerani konuya ilişkin bilgi verdi.
ABD-İsrail saldırılarından kaynaklanan savaş tazminatı konusunu, İran müzakere heyetinin İslamabad'daki görüşmelerde ve öncesinde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın çeşitli platformlarda önemle dile getirdiğini belirten Muhacerani, ilgili kurumlar tarafından savaştaki saldırıların çeşitli alanlarda verdiği zararlara ilişkin bir ön çalışma yaptıklarını söyledi.
İranlı sözcü, savaş tazminatının ilk belirlemelere göre yalın haliyle 270 milyar dolar civarında olduğunu, kesin rakamın ilgili makamlar tarafından açıklanmasıyla netleşeceğini ifade etti.
Muhacerani, söz konusu tazminatın, zarar gören sivil binalar, iş yerleri ve fabrikalar gibi alanların yanı sıra Minab'daki okula düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden kız öğrencilerin haklarını da kapsayacağını kaydetti.
Tahran yönetimi, ABD'yle ateşkesin ilan edildiği 8 Nisan günü, müzakerelerde görüşülecek 10 madde arasında "İran'a verilen zararların hesaplanıp tamamen tazmin edilmesi" şartının da yer aldığını duyurmuştu.

Lübnan'daki Hizbullah'ın dün İsrail'in kuzeyine en az 40 insansız hava aracı (İHA) fırlattığı, bunlar arasında tespiti zor olan gelişmiş optik sistemle donatılmış İHA'nın bulunduğu iddia edildi.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde, Hizbullah'ın dün gönderdiği en az 40 İHA'dan bir kısmının engellendiği, geri kalanının ise düşerek önemli hasara yol açtığı belirtildi.
İHA'lar içinde tespiti zor olan gelişmiş optik sistemle donatılmış bir İHA'nın bulunduğu ve bunun İsrail'in kuzeyindeki Kiryat Şimona'ya düştüğü kaydedildi.
Söz konusu İHA'nın gelişmiş bir hava silahı olarak kabul edildiği, siber saldırılara karşı korunaklı olduğu ve tespiti ile engellenmesinin zor olduğu aktarıldı.
İHA'nın binaların içinde manevra yapabildiği, 5 kilogram patlayıcı taşıyabildiği ve onlarca kilometre menzile sahip olduğu öne sürüldü.
İsrail internet sitesi Globes ise Hizbullah'ın son dönemde Lübnan'ın güneyinde İsrail tanklarını ve zırhlı personel taşıyıcılarını hedef almak için FPV tipi İHA kullanmaya başladığını savundu.
Sitenin haberinde, Hizbullah'ın yayınladığı görüntülerin intihar dronlarının havada yüksek hızda manevra yaptığını ve zırhlı araçlara hatta askerlere çarptığını gösterdiği, bunların, gözetleme ve keşif dronlarından farklı olduğu belirtildi.
Bu tür araçların, pilotun, cihaz üzerindeki kameradan gelen canlı görüntüyü gözlükle izleyerek kontrol ettiği, yüksek manevra kabiliyetine sahip İHA'lar olduğu ifade edildi.
Bu silahın son günlerde, Ukrayna'daki savaştan esinlenilerek yeni bir geliştirme sürecinden geçtiği, intihar dronunun, fiber optik kabloyla doğrudan çalışma noktasına bağlandığı, bu yöntemin, konum veya radyo sinyallerini engelleyerek düşürme girişimlerine karşı tam koruma sağladığı iddia edildi.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile Pakistan'da yapılan görüşmelerde çok ilerleme kaydedildiğini ancak görüşmelerin devamı ve olası anlaşmanın İran’a bağlı olduğunu savundu.
ABD Başkan Yardımcısı Vance, Amerikan Fox News kanalına İran ile müzakerelere ilişkin açıklamada bulundu.
Pakistan’daki İran heyetinin anlaşma sonuçlandırma yetkisine sahip olmadığını iddia eden Vance, ABD heyetinin bu nedenle oradan ayrıldığını öne sürdü.
Vance, daha fazla görüşme olup olmayacağı ve nihayetinde bir anlaşmaya varılıp varılmayacağı konusunda “bence top (karar) İran’ın sahasında” yorumunda bulundu.
“İran'ın ekonomik olarak normal bir ülke olabilmesi için nükleer silah peşinde olmaması gerektiğini” savunan Vance, anlaşma sağlanamamasına rağmen görüşmelere ilişkin çok ilerleme kaydettiklerini söyledi.
Vance, “Bazı iyi görüşmeler yaptık. Sanırım ilk kez İran hükümeti ile ABD hükümetinin bu kadar üst düzeyde görüştüğünü gördünüz.” dedi.

İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Said İravani, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşta yer aldıkları gerekçesiyle Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Ürdün'den tazminat talep ettiklerini belirtti.
İran devlet televizyonu, İravani'nin konuya ilişkin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Güvenlik Konseyi dönem başkanlığına gönderdiği mektubu yayımladı.
Mektupta, adı geçen ülkelerin topraklarını ABD-İsrail saldırılarında kullandırdıklarına ilişkin İran Silahlı Kuvvetlerinin izleme ve değerlendirme raporlarına dayanan delillerin önceden Konseye sunulduğu hatırlatıldı.
İravani mektubunda, "İran (önceki sunduğu raporunda) saldırganların (ABD-İsrail) söz konusu devletlerin topraklarını kullandığını ve bazı sivil hedeflere yönelik yasadışı saldırılara doğrudan katıldıklarını bildirmiştir." ifadelerine yer verdi.
Bu 5 ülkenin uluslararası yükümlülüklerini ihlal ettikleri öne sürülen mektupta, İran’a verilen tüm maddi ve manevi zararların tazmin edilmesi gerektiği vurgulandı.
İran'ın BM Daimi Temsilcisi İravani, 21 Mart'ta, BAE, Suudi Arabistan, Katar ve Kuveyt'in toprak ve hava sahalarını ABD ve İsrail'in saldırılarında kullandırdıklarına ilişkin bir raporu BM Genel Sekreterliği ve Güvenlik Konseyi Başkanlığına sunmuştu.

İran Yol ve Şehircilik Bakanı Ferzane Sadık, ABD ve İsrail saldırılarında zarar gören tüm altyapının onarıldığını belirterek ülkenin ulaşım ağında bir sorun kalmadığını belirtti.
İran devlet televizyonuna göre, Sadık, ABD ve İsrail saldırılarında hedef alınan ulaşım hatlarına ilişkin açıklama yaptı.
Sadık: “Şu anda ülkede hiçbir karayolu, demiryolu, otoyol veya cadde güzergahı kapalı değil ve hasar gören güzergahlar mümkün olan en kısa sürede yeniden açıldı.” ifadelerini kullandı.
ABD ve İsrail’in İran’a 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ardından İran’ın misillemeleri ile bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla süreç savaşa dönüşmüştü.
ABD ile İsrail İran’ın altyapısına saldırılar düzenlemiş, savaşın son günlerinde yollar hedef alınmıştı.
ABD ile İran 8 Nisan’da geçici ateşkes ilan etmişti.

Hizbullah, gün içinde İsrail'in kuzeyinde ve Lübnan'ın güneyindeki çok sayıda İsrail ordusu noktalarına en az 46 saldırı düzenlediklerini açıkladı.
Hizbullah'tan yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in kuzeyinde ve Lübnan'ın güneyinde İsrail ordusuna ait hedeflerin insansız hava araçları (İHA) ve roketlerle vurulduğu belirtildi.
Lübnan'ın güneyindeki Merkeba, Beyyada, Ayn İbil, Nakura, Adise, Raşaf beldeleri ile Bint Cubeyl ilçesindeki İsrail askerlerine saldırılar düzenlendiği aktarıldı.
İsrail'in kuzeyindeki Kiryat Şimona, Kefr Blum, Menara, Margaliot, Yesud Hamala, Shtula, Malikiye, Metula, Doviv, Liman, Karmiel, Misgav Am, Shomera, Avivim, Kefr Giladi, Maalot Tarshiha, Hanita ve Şilomi yerleşimlerinin hedef alındığı bildirildi.
İsrail'in Nehariye kentinin yanı sıra Zarit, Amiad, Beit Hillel üsleri ve Yiftah Kışlası ile işgal altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Shragah Üssü'ne saldırılar düzenlendiği kaydedildi.
Ayrıca, İsrail'in kuzeyindeki Akka şehrinde bulunan Tefnin Üssü'nün de hedef alındığı aktarıldı.
İsrail ordusuna karşı gün içinde 46 saldırı düzenlendiği belirtildi.
İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRISI
İsrail ordusundan 2 Mart'ta yapılan açıklamada, Lübnan'dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti.
Daha sonra Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyuran ve başkent Beyrut'u hedef alan İsrail ordusu, havadan ve denizden yoğun saldırılar düzenlediği Lübnan'da kara işgalini genişletme kararı almıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail ordusunun 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının 2 bin 89'a yükseldiğini bildirmişti.
Lübnan hükümeti de ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini geçtiğini açıklamıştı.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Hürmüz Boğazı’na yönelik herhangi bir tehdidin "dünya için geniş kapsamlı sonuçları olacağı" uyarısında bulundu.
İran devlet televizyonu, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron ile yaptığı telefon görüşmesinde ABD ile İran arasında ilan edilen ateşkesin son durumunu ele aldığını bildirdi.
Pezeşkiyan, ülkesinin yalnızca uluslararası hukuk çerçevesinde görüşmelere devam edeceğini vurgulayarak, ateşkesin şartlarını "açıkça" ilan ettiklerini ve buna uyacaklarını belirtti.