SON DAKİKA… ABD/İsrail ile İran arasındaki savaşta yeni gelişmeler yaşanmaya devam ederken Lübnan'da da ateşkes kararı çıktı. ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan'da 10 günlük ateşkesi kabul ettiklerini açıkladı. Katil Netanyahu ise Lübnan'ın güneyinde işgal ettikleri bölgede kalmaya devam edeceklerini söyledi.
İşte ABD/İsrail-İran Savaşı'nda dakika dakika yaşananlar…
ABD Başkanı Donald Trump’tan İsrail ile Lübnan arasında varılan 10 günlük ateşkesle ilgili açıklama geldi.
Truth sosyal medya platformundan bir mesaj yayınlayan Trump, "Hizbullah, umarım bu önemli dönemde iyi ve düzgün davranır. Eğer öyle yaparlarsa bu onlar için harika olur" dedi. Bölgenin barışa ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Trump, "Artık insanlar öldürülmemeli. Sonunda barışa kavuşmalıyız" ifadelerini kullandı.
Fars Haber Ajansı, ismi belirtilmeyen yetkili tarafından yapılan açıklamayı yayımladı.
"Sınır Tanımayan Savaşçılar" (Devrim Muhafızları Kudüs Gücü) tarafından Babül Mendeb Boğazı'ndaki tüm ticari ve askeri gemilere yapılan uyarıda, "İyi niyetle söylüyoruz, bugün öğle itibarıyla Babül Mendeb'ten geçmek isteyen herkes, her zamankinden daha fazla altı yönüne dikkat etmelidir." ifadelerinin kullanıldığı belirtildi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir ile gerçekleştirdiği görüşmede, "Bu savaş hiçbir tarafın yararına olmayacaktır. ABD bu çatışmada galip gelmeyecek, aksine bölge ülkeleri ve dünya ağır bedeller ödeyecektir. Bu süreçten çıkar sağlamaya çalışan tek taraf ise Siyonist rejimdir" dedi.
İsrail ile Lübnan arasında ABD Başkanı Donald Trump tarafından duyurulan 10 günlük geçici ateşkes yürürlüğe girdi.
Lübnan ile İsrail arasında 10 gün süreyle geçerli olacak ateşkes, Lübnan yerel saatiyle 00.00 itibarıyla başladı. ABD Başkanı Trump, tarafların 10 günlük ateşkes konusunda mutabakata vardığını açıklamıştı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise söz konusu ateşkesi kabul ettiklerini belirterek, Lübnan'ın güneyinde işgal ettikleri bölgelerde kalmayı sürdüreceklerini ifade etmişti.
Arap Birliği, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), Suudi Arabistan, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Ürdün, ABD Başkanı Donald Trump'ın Lübnan ile İsrail arasında duyurduğu 10 günlük ateşkes mutabakatını memnuniyetle karşıladı.
Tarafların ateşkese bağlı kalmasının önemine dikkati çeken Ebu Gayt, Lübnan'da kalıcı ateşkes için bu duyurunun oldukça olumlu bir adım olduğunu ifade etti.
İran Meclis Başkanı Galibaf, Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir ile gerçekleştirdiği görüşmede, kapsamlı bir ateşkesin tüm çatışma bölgelerini kapsaması gerektiğini belirterek, "Lübnan, kapsamlı ateşkesin ayrılmaz bir parçasıdır ve bölgede kalıcı barışa doğru ilerlemede önemli bir rol oynamaktadır" dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu kapsamında Antalya'ya gelen Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile bir araya geldi.
Diplomatik kaynaklardan alınan bilgiye göre, Fidan ile Şerif Antalya'da görüştü.
ABD Dışişleri Bakanlığından İsrail-Lübnan arasında yürürlüğe girmesi beklenen 10 günlük ateşkes sürecine ilişkin yapılan açıklamada, "Süre, müzakerelerde ilerleme kaydedilmesi ve Lübnan’ın egemenliğini etkin biçimde tesis edebildiğini göstermesi halinde, tarafların karşılıklı mutabakatıyla uzatılabilecektir" denildi.
ABD Başkanı Donald Trump, İranlı yetkililerle bu hafta sonu görüşmelere dönebileceklerini belirterek, "İran'la anlaşma yapmaya çok yakınız." dedi.
Başkan Trump, Las Vegas'a giderken Beyaz Saray çıkışında basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Trump, İran'la görüşmelerin yoğun ve verimli şekilde sürdüğüne işaret ederek, yakın zamanda anlaşma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti. ABD Başkanı, "İran'la bir anlaşma yapmaya çok yakınız. İran'la bir sonraki doğrudan görüşme bu hafta sonu olabilir. İran'la birçok anlaşma yapıyoruz ve bence yakında çok olumlu gelişmeler olacak." ifadelerini kullandı. İran'daki yeni liderlerle çok iyi anlaştıklarını vurgulayan Trump, Tahran'la yapmayı umdukları anlaşmanın "nükleer silaha sahip olmamayı" da kapsadığını ileri sürdü. Trump, "İran'ın nükleer silaha sahip olmaması son derece önemli ve onlar da bunu kabul ettiler. İran bunu kabul etti, üstelik çok kesin bir şekilde. Yer altında kalan nükleer kalıntıları bize iade etmeyi de kabul ettiler. Dolayısıyla İran'la pek çok konuda mutabakat sağladık." şeklinde konuştu. Pakistan'ın bu süreçte ABD ile İran arasında çok önemli bir arabuluculuk rolü oynadığına dikkati çeken Trump, Pakistan yönetimine teşekkür ederek, "Anlaşma İslamabad'da imzalanırsa oraya gidebilirim." dedi.
ANLAŞMA OLMAZSA SAVAŞ DEVAM EDER
İran'la anlaşmaya çok yakın olduklarını birkaç kez yineleyen ABD Başkanı Trump, aynı zamanda Tahran'a yönelik "tehdit" mesajlarına da devam etti. "Anlaşma olmazsa savaş devam eder." diye konuşan Trump, İranlı yeni liderlerin öncekilerden farklı ve anlaşmaya daha yatkın olduklarını savundu.
TÜRKİYE VE BÖLGE ÜLKELERİYLE İRAN TEMASLARI
ABD Başkanı Trump, İran gündemini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve diğer bölge liderleriyle ne şekilde görüştüklerine yönelik soruya, "Bölgedeki tüm liderlerle konuşuyoruz, birçok başlığı görüşüyoruz, İran'la bir anlaşma yapmaya yakınız." yanıtını verdi.
İSRAİL-LÜBNAN ANLAŞMASINA HİZBULLAH DA DAHİL OLACAK
Öte yandan Trump, İsrail ile Lübnan arasında bu gece yarısı başlaması beklenen 10 günlük geçici ateşkes konusuna da değindi. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile çok iyi birer telefon görüşmesi yaptığını anlatan Trump, "İsrail ile Lübnan (liderleri) gelecek hafta ya da sonraki hafta Beyaz Saray'da bir araya gelecek, bence bir anlaşma yapmaya çok yakınız. Bu anlaşmada Hizbullah ile ilgili konular da ele alınacak." değerlendirmesini yaptı. Trump, Hizbullah'ın ateşkesin bir parçası olup olmadığıyla ilgili soruya net bir ifadeyle, "İsrail-Lübnan ateşkes anlaşması Hizbullah'ı da kapsayacak. Onların da anlaşmaya uyacaklarını düşünüyorum." yanıtını verdi. Doğru bir zamanda Lübnan'ı ziyaret edeceğini dile getiren ABD Başkanı, bugüne kadar 9 savaşı sona erdirdiğini ve İsrail-Lübnan savaşı ile bu sayının 10 olacağını savundu.
Birleşmiş Milletler (BM), İsrail'in ateşkes kurallarının geçerli olduğu Gazze'ye yönelik saldırılarının devam ettiğini, bunun "daha fazla sivili tehlikeye attığını" bildirdi.
Hizbullah'ın Lübnan parlamentosundaki Milletvekili İbrahim el-Musevi, İsrail ile varılan ateşkesin Lübnan topraklarının tamamına yönelik saldırıları içermesi gerektiğini söyledi.
Ateşkesin tam kapsamlı olması ve suikast saldırılarını da içermesi gerektiğinin altını çizen Musevi, "Temkinli davranacağız ve süreci izleyeceğiz." ifadesini kullandı. İki taraf arasındaki 10 günlük ateşkese de değinen Musevi, "ateşkesin İran'ın baskısı, Pakistan'ın çabası ve Suudi Arabistan'ın işbirliğiyle sağlandığını" ifade etti. ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile Lübnan'ın (TSİ) bu gece 24.00'te başlayacak 10 günlük bir ateşkes konusunda mutabık kaldıklarını duyurmuştu.
Netanyahu, Trump’ın duyurduğu Lübnan’daki 10 günlük ateşkesi kabul ettiklerini açıklarken Lübnan'ın güneyinde işgal ettikleri bölgede kalmaya devam edeceklerini savundu.
ABD Başkanı Donald Trump, İran konusunda büyük ilerleme kaydettiklerini ve bir sonraki görüşmenin hafta sonu gerçekleşebileceğini belirtti. Trump, anlaşma olmaması hâlinde çatışmaların tekrardan başlayacağını ifade etti.
İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Amir Said İravani, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ablukası girişiminin hukuka aykırı açık bir saldırganlık eylemi olduğunu söyledi.
İravani, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğü sağlanmasına ilişkin karar tasarısının 7 Nisan'da BM Güvenlik Konseyinde veto edilmesini tartışmak için toplanan BM Genel Kurulu'nda konuştu. Rusya ve Çin'in Hürmüz Boğazı için hazırlanan karar tasarısını BMGK oylamasında veto etmesine ilişkin "Haklı ve gerekliydi." yorumunu yapan İravani, tasarının, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a karşı başlattığı saldırıları göz ardı ettiğine işaret etti. İravani, "Bu metnin kabul edilmesi tehlikeli bir emsal teşkil edecekti, kıyı devletlerinin egemenlik haklarını aşındıracak, BM Şartı'nı zayıflatacak ve (savaşın) tırmanma riskini artıracaktı." dedi. İran'ın, uluslararası hukuka uygun olarak, askeri amaçlı kullanımı önlemek için Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerle ilgili tedbirleri uygulamaya koyduğunu savunan İravani, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ablukası girişimini de hukuka aykırı olarak nitelendirdi. İravani, "ABD tarafından ilan edilen deniz ablukası, İran'ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün ciddi bir ihlalini oluşturmaktadır. Bu, BM Şartı ve uluslararası hukuk uyarınca açık bir saldırganlık eylemi teşkil etmektedir." diye konuştu. ABD'nin, bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliğe etkisi de dahil olmak üzere bu ablukasının tüm sonuçlarından tam olarak sorumlu tutulması gerektiği çağrısı yapan İravani, Hürmüz Boğazı'nda ve bölgede sürdürülebilir istikrarın ancak saldırganlığın sona ermesi ve İran'ın meşru hak ve çıkarlarına tam saygı gösterilmesiyle sağlanabileceğine işaret etti. İravani, bölgedeki savaşın sona erdirilmesi için her türlü diplomatik çabayı da desteklediklerini ifade ederek, bu konuda Pakistan, Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan'ın yanı sıra Çin ve Rusya'nın çabalarını da memnuniyetle karşıladıklarını kaydetti. "ABD'nin diplomasiye defalarca ihanet etmesinden kaynaklanan derin güvensizliğimize rağmen, yine de iyi niyetle müzakerelere girdik ve temkinli bir iyimserlik içindeyiz." diyen İravani, bölgede saldırganlıktan uzak, adil ve kalıcı bir barış tesis edilmesi gerektiğini vurguladı. İravani, "ABD'nin rasyonel ve yapıcı bir yaklaşım benimsemesi ve uluslararası hukuka aykırı taleplerde bulunmaktan kaçınması halinde, bu müzakerelerin anlamlı bir sonuca ulaşabileceğine inanıyoruz." ifadesini kullandı.
HÜRMÜZ BOĞAZI HAKKINDA VETO EDİLEN KARAR TASARISI
Bahreyn tarafından 7 Nisan'da BMGK'ye sunulan, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğü sağlanmasına ilişkin karar tasarısı, Rusya ve Çin'in oylarıyla veto edilmişti. Konsey oturumunda yapılan oylamada karar taslağı 11 lehte oy alırken, Kolombiya ve Pakistan oylamada çekimser kalmıştı. Boğaz bölgesinde ticari deniz yollarını kullanmakla ilgilenen devletlerin "savunma amaçlı çabalarını koordine etmeye şiddetle teşvik edilmesi" çağrısı yapılan karar taslağında, bölgede seyrüseferin kapatılması ve engellenmesi girişimlerinin caydırılması talep edilmişti.
İsrail'in ateşkesin uygulanacağının duyurulmasının ardından düzenlediği saldırıda Lübnan'ın güneyinde 9 kişi hayatını kaybetti.
Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, İsrail savaş uçakları Lübnan'ın Sayda kentine bağlı Gaziye beldesine hava saldırıları düzenledi. İsrail saldırısında ilk belirlemelere göre en az 7 kişi yaşamını yitirdi ve 33 kişi de yaralandı. Enkaz altında kaybolanlar için arama kurtarma çalışmaları sürüyor. Lübnan haber ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail ordusunun Nebatiye kentine bağlı Zefta beldesinde bir araca düzenlediği saldırıda 2 kişi hayatını kaybetti. ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile Lübnan'ın (TSİ) bu gece 24:00'te başlayacak 10 günlük bir ateşkes konusunda mutabık kaldığını bildirmişti.
ABD Temsilciler Meclisi, Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik saldırılarının Kongre onayına tabi olmasını öngören "savaş yetkileri" tasarısını Cumhuriyetçilerin oylarıyla sadece 1 oy farkla reddetti.
Temsilciler Meclisi'nde yapılan oylamada 213 "evet" oyuna karşılık Cumhuriyetçi Kongre üyelerinin 214 "hayır" oyu, tasarının ucu ucuna reddedilmesini sağladı. Senato'da dün yapılan benzer bir tasarının reddedilmesinin ardından bugün Temsilciler Meclisi'nde oylanan tasarının sadece 1 oy farkla reddedilmesi, Donald Trump yönetimine bir "mesaj" olarak algılandı. ABD Başkanı Trump'ın İran'da askeri güç kullanmasına yönelik yetkilerini kısıtlayan tasarıya Cumhuriyetçi Meclis Üyesi Thomas Massie "evet" oyu verirken, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının "Amerikan ulusal çıkarlarına değil İsrail'e hizmet ettiğini" savundu. Öte yandan Demokrat Kongre Üyesi Jared Golden'ın tasarıya Cumhuriyetçilerle birlikte "hayır" oyu vermesi dikkati çekti. ABD Senatosu Genel Kurulu'nda dün yapılan ve ABD-İran "savaşının" başından bu yana 4. kez gündeme gelen tasarı, 47 "evet" oyuna karşılık 52 senatörün "hayır" oyuyla reddedilmişti. "Savaş yetkileri" tasarısı, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının başlamasından bu yana Senato'da reddedilen 4. tasarı olarak kayıtlara geçti, ancak oylama öncesinde yapılan konuşmalarda, bazı Cumhuriyetçilerin bu konudaki endişelerini ortaya koymaları dikkati çekti. 1973 tarihli "Savaş Yetkileri Yasası", ABD başkanının herhangi bir ülkeye savaş başlatma kararını Kongre onayına bağlarken, başkanın bu tür bir adımını önceden Kongreye bildirmesini zorunlu kılıyor. Aynı yasa, Kongre'nin onaylamadığı bir çatışmadan, ABD güçlerinin 60 gün içinde geri çekilmesini de zorunlu kılıyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'ın Lübnan'da ateşkese varıldığını ilan etmesinden sonra telefon üzerinden acil güvenlik kabinesi toplantısı yaptığı belirtildi.
The Times of Israel gazetesinin haberine göre, Trump'ın ateşkes ilanının ardından acil olarak bakanlarla görüşme gerçekleştirildiği aktarıldı. Yedioth Ahronot gazetesinin haberinde ise Netanyahu'nun kabine üyeleriyle telefon üzerinden yaptığı toplantı oylama yapılmadan sona erdiği bilgisi verildi. Öte yandan haberde, bakanların ateşkesi basından öğrendiklerini ve konuya ilişkin bir oylama yapılmadığı için öfke duyduklarını ifade ettiği kaydedildi. İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre ise Netanyahu telefon görüşmesinde bakanlara, "Trump'ın talebine uyduk, ateşkes sırasında Lübnan'da kalacağız." dedi. ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile Lübnan'ın (TSİ) bu gece 24.00'te başlayacak 10 günlük bir ateşkes konusunda mutabık kaldığını bildirmişti.
Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, İsrail ile varılan ateşkesi memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.
Başbakan Selam, yaptığı yazılı açıklamada, ateşkesin "önemli bir kazanım" olduğunu vurguladı. Ateşkesi memnuniyetle karşıladıklarını ifade eden Selam, tüm Lübnan halkını tebrik etti. Selam, hayatını kaybedenler için rahmet dilerken, yaralılara ve yerinden edilenlere destek mesajı verdi. Başbakan Selam, çatışmalar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalanların en kısa sürede şehir ve köylerine dönebilmesini temenni etti.
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile Lübnan'ın (TSİ) bu gece 24.00'te başlayacak 10 günlük bir ateşkes konusunda mutabık kaldığını bildirmişti.
İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Sur ve Bin Cübeyl bölgelerine son 2 saatte 50'den fazla hava saldırısı düzenlediği belirtildi.
Lübnan resmi ajansı NNA'da yer alan haberde, İsrail uçaklarının Sur ve Bin Cübeyl'deki yerleşimlere son 2 saat içinde 50'den fazla hava saldırısı gerçekleştirdiği belirtildi. Saldırılarda çok sayıda kişinin yaralandığı, su ve elektrik altyapısı ile binalarda hasar oluştuğu kaydedildi. İsrail saldırılarının, ateşkes iddialarının gündeme geldiği saatlerde yoğunlaşması dikkati çekti.
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile Lübnan'ın (TSİ) bu gece 24.00'te başlayacak 10 günlük bir ateşkes konusunda mutabık kaldıklarını bildirdi.
ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail ile Lübnan arasındaki geçici ateşkes anlaşmasını duyurdu. Trump, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ayrı ayrı telefonda görüştüğünü ve bunların ardından ateşkes için gerekli ortamın oluştuğunu belirtti. ABD Başkanı, "Bu iki lider, ülkeleri arasında barışı sağlamak amacıyla saat 17.00'de (TSİ 24.00) 10 günlük bir ateşkesi resmen başlatacakları konusunda mutabık kaldılar." ifadesini kullandı. Her iki lideri de yakın zamanda Beyaz Saray'a davet edeceğini belirten Trump, bu hafta Washington'da iki ülke temsilcileri arasında gerçekleştirilen müzakerelerin çok verimli geçtiğini kaydetti. Trump, "Dünya çapında 9 savaşı çözmek benim için bir onurdu ve bu benim 10. savaşım olacak." yorumunu yaptı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'ndaki abluka kapsamında 72 saatte 14 geminin ABD güçlerinin talimatıyla İran limanlarına veya kıyı bölgelerine geri döndüğünü açıkladı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 13 Nisan TSİ 17.00'den bu yana Hürmüz Boğazı'nda uygulanan ablukaya ilişkin güncel verileri paylaştı. Açıklamada, "ABD kuvvetleri, İran limanlarına giriş yapmaya veya bu limanlardan çıkış yapmaya çalışan gemilere yönelik uygulamada odaklanmış, tetikte ve son derece motive" ifadeleri kullanıldı. CENTCOM, 72. saati geride kalan ablukada 14 geminin ABD güçlerinin talimatları doğrultusunda İran limanlarına veya kıyı bölgelerine geri dönüş yaptığını bildirdi. ABD Donanması'na ait savaş gemilerinden bölgedeki gemilere yapılan anonslarda, "Ablukayı ihlal etmeye teşebbüs etmeyin. İran limanlarına giden veya oradan gelen gemiler, durdurma ve el koyma amacıyla aranacaktır. Geri dönün ve aranmayı kabul etmeye hazır olun. Bu ablukaya uymazsanız güç kullanacağız" ifadelerinin kullanıldığı biliniyor.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ABD ile müzakerelerde anlaşmaya varmadığı takdirde İran'a daha şiddetli saldırılar düzenleyecekleri tehdidinde bulundu.
Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Bakan Katz bir törende yaptığı konuşmada, ABD ile 8 Nisan'da varılan geçici ateşkese kadar 40 gün boyunca saldırılar düzenledikleri İran'ın "tarihi bir yol ayrımında" olduğunu ileri sürdü. Katz, ABD ile yürütülen müzakerelerde anlaşmaya varılmaması halinde, "İran'da henüz hedef alınmayan noktalara yönelik saldırıların, daha önce vurulan hedeflere kıyasla çok daha acı verici olacağı görülecektir." ifadelerini kullandı. Seçimin Tahran yönetiminin elinde olduğunu ileri süren Katz, "İran'ın tüm stratejik hedeflerini ve yeteneklerini yok ettik ve gerekirse bunu tekrar yapacağız." dedi.
Umman Sultanı Heysem bin Tarık ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, ABD ile İran arasında nihai bir anlaşmaya varılması çağrısında bulunarak, krizin kökeninde çözülmesi gerektiğini belirtti.
Umman resmi haber ajansı ONA'da yer alan habere göre Sultan Bin Tarık, ülkesini ziyaret eden Katar Emiri Şeyh Temim ile bir araya geldi. Başkent Maskat'taki el-Baraka Sarayı'nda gerçekleşen görüşmede, ikili ilişkilerin yanı sıra Orta Doğu'da yaşanan son gelişmeler ele alındı. Görüşmede, Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin bölgedeki ülkelerin güvenlik ve istikrarın yanı sıra halkların barışına ve ekonomik çıkarlarına olan etkileriyle ilgili görüş alışverişinde bulunuldu. Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünü güvence altına almak ve deniz taşımacılığı ile enerji tedarikinin sorunsuz akışını sağlamak için uluslararası çabaları yoğunlaştırmanın önemine vurgu yapan Umman ve Katarlı liderler, nihai bir anlaşmaya varılması çağrısında bulunarak, krizin kökeninde çözülmesi gerektiğinin altını çizdi.
İsrail ordusunun Lübnan'a 2 Mart'tan bu yana sürdürdüğü saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 29 artarak 2 bin 196'ya yükseldi.
Lübnanlı bir kaynak, İsrail merkezli Haaretz gazetesine yaptığı açıklamada, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın, İsrail'in saldırıları devam ederken ve görüşmenin kapsamı belirsizliğini korurken, devlet başkanlarının doğrudan bir görüşme gerçekleştirmesine yönelik Lübnan'daki yaygın muhalefetin farkında olduğunu dile getirdi.
Avn'ın Netanyahu ile görüşmesinin Lübnan'daki iç siyaseti karmaşık hale getireceğini vurgulayan kaynak, Avn'ın, başta İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını durdurmaması olmak üzere çeşitli nedenlerle Netanyahu ile görüşmeyi reddettiğini kaydetti.
Kaynak, Avn'ın görüşmeyi reddetmesinin bir diğer sebebinin, görüşmeye dair sızıntıların ortaya çıkması ve İsrailli bakanların bu görüşmeyi doğrulaması olduğunu ifade etti ve şunları aktardı:
"İsrail'de gerek büyükelçi tarafından iki gün önce, gerekse bu sabah görüşmeye ilişkin yapılan 'spekülasyon' sadece hayal kırıklığını artırdı. Eğer böyle bir görüşme gerçekleşir ve kamuoyuna duyurulursa, Cumhurbaşkanı Avn'ın Lübnan halkına bunu açıklaması gerekir. Netanyahu ve Trump bu görüşmeyi halkla ilişkiler amaçlı istiyorlar. Avn, halen saldırı altında olan, çok şiddetli iç kutuplaşma yaşayan bir ülkenin cumhurbaşkanıdır ve hiçbir geleceği veya sonucu olmayan bir sürecin parçası olamaz."
Haaretz'in haberine göre, İsrail ordusu üst düzey komutanları, Lübnan'ın güneyini işgal eden birliklere ateşkes için hazırlanmaları yönünde talimat verdi.
İsrail ordusu yetkilileri, birliklerin bu akşam 19:00 ile gece yarısı arasında Lübnan'da yürürlüğe girecek ateşkes için hazırlık yaptığını ileri sürdü.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine ve Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper ile ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin ortak basın toplantısı düzenledi.
İran'ın askeri yetkililerine mesaj veren Hegseth, "Sizi izliyoruz. Askeri kabiliyetlerimiz sizinle aynı değil. Bu, adil bir mücadele değil." dedi.
Hegseth, İran'ın mevcut askeri kapasitesinin ciddi şekilde zayıfladığına işaret ederek İran'ın bombalanan tesislerden geriye kalan füze ve fırlatıcıları çıkarmaya çalıştığını ancak bunları yeniden üretme kapasitesine sahip olmadığını ileri sürdü.
ABD'nin her zamankinden daha "güçlü" olduğunu iddia eden Hegseth, Washington yönetiminin istihbarat alanına daha fazla yüklendiğini belirtti.
Hegseth, "İran kötü bir seçim yaparsa altyapıya, elektriğe ve enerjiye bombalar yağacak." diye konuştu.
İran'ın kritik altyapısı, elektrik üretim kapasitesi ve enerji sektörünün hedef alınabileceğine işaret eden Hegseth, "Bunu yapmak zorunda kalmamayı tercih ederdik ancak başkanımızın emriyle ve bir düğmeye basarak harekete geçmeye hazırız. Başkanın bu sabah ayrıntılarını açıklayacağı bu abluka, bu işin halledilebileceği en nazik yoldur." değerlendirmesini yaptı.
Hegseth'e göre, İran bir anlaşmaya varmazsa ABD güçleri çatışmayı yeniden başlatmaya hazır.
Hegseth, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kontrol ettiği yönündeki açıklamalarını eleştirerek ABD Donanmasının bölgedeki deniz trafiğini kontrol ettiğini savundu.
İran'ın "akıllıca bir seçim" yapması gerektiğini savunan Hegseth, İran'ın "halkının ve dünyanın iyiliği için ulaşabileceği bir anlaşmayı seçmesini dilediğini", bu sürede de ABD Savunma Bakanlığının hazır ve tetikte olduğunu dile getirdi.
Hegseth, İran lideri Mücteba Hamaney hakkında "Şu anda ondan pek bir haber yok. Anlaşılır bir şekilde çok fazla korku var, hayatta olduğuna, yaralı ve yüzü tanınmaz halde olduğuna inanılıyor." değerlendirmesinde bulundu.
Hegseth ayrıca ABD'nin İran'a uyguladığı deniz ablukasını gerektiği sürece sürdüreceğini söyledi.
Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio telefonda görüştü.
Görüşmede Avn, ABD'nin ateşkesin sağlanması ve Lübnan'a her düzeyde verdiği destekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
ABD Dışişleri Bakanı Rubio ise ateşkese ulaşılması yönündeki girişimlerinin sürdüğünü belirterek, bunun Lübnan'da barış, güvenlik ve istikrarın tesisine zemin hazırlayacağını ifade etti.
Rubio ayrıca Cumhurbaşkanı Avn'ın tutumlarına destek verdiğini ve bunları takdir ettiğini kaydetti.
İsrail Savunma Kuvvetlerinden (IDF) yapılan açıklamada, Lübnan'ın güneyindeki Bint Jbeil bölgesinde dün komando birliklerinin düzenlediği baskının ardından Hizbullah'ın kullandığı iddiasıyla 1 dakika içinde 70 noktanın imha edildiği belirtildi.
Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İsrail'in saldırısında aralarında kadınlar ve çocukların da bulunduğu 11 kişinin hayatını kaybettiği kaydedildi.
Son birkaç saat içerisinde ülkenin güneyine yönelik birkaç saldırı düzenlediğini aktaran Lübnan basını, son saldırılardan birinin Qasmiyeh köyü yakınlarında 15 kişinin yaralanmasına neden olan saldırı olduğunu bildirdi. İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) Litani Nehri üzerindeki Qasmiyeh Köprüsü'ne bir kez daha saldırdığını ve köprünün tamamen yıkıldığı bildirildi.
Adı açıklanmayan üst düzey bir Lübnan güvenlik yetkilisi yaptığı açıklamada saldırıyla Lübnan'ın güneyinin ülkenin geri kalanına bağlayan son köprünün hedef alındığı ve köprünün tamamen yıkılması nedeniyle onarılmasının mümkün olmadığını sözlerine ekledi.
Lübnan Meclis Başkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Lübnanlı mevkidaşı Nebih Berri, telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki saldırıları ile bölgedeki son gelişmeleri ele alan Kalibaf ile Berri, ABD ve İran arasındaki ateşkesin öncelikli olarak Lübnan'ı da kapsaması gerektiğini vurguladı.
İran devlet televizyonunun haberine göre, ABD ile yürütülen görüşmelerde İran müzakere heyetine de başkanlık eden Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Tahran'da Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Munir ile görüştü.
Görüşmenin içeriğine ilişkin bilgi verilmezken Genelkurmay Başkanı Munir liderliğindeki Pakistanlı heyet, dün Tahran-Washington arasında planlanan ikinci tur görüşmelerle ilgili istişarelerde bulunmak ve ABD'nin mesajını İran'a iletmek için Tahran'a gitmişti.
Pakistan heyeti, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi tarafından karşılanmıştı.
İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, üst düzey İranlı bir yetkilinin açıklamalarına dayandırdığı haberinde, Tahran'ın, Munir başkanlığındaki heyet ile görüşmeden sonra ABD ile müzakerelerin sonraki aşaması için karar vereceğini duyurmuştu.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, X sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulundu.
Lübnan'ın güneyindeki en yoğun travma hastanelerinden biri olan Tibnin Devlet Hastanesi yakınında 12 ve 14 Nisan tarihlerinde yaşanan iki saldırı nedeniyle yerleşkenin hasara uğradığına değinen Ghebreyesus, bu saldırılarda 11 sağlık çalışanının yaralandığını ve acil servisin zarar gördüğünü belirtti.
Ghebreyesus, "(İsrail saldırıları) DSÖ, savaşın başlangıcından bu yana sağlık hizmetlerine yönelik 133 saldırı kaydetti. Bu saldırılarda 88 kişi öldü ve 206 kişi yaralandı. 15 hastane ve 7 sağlık ocağı hasar gördü. 5 hastane ile 56 sağlık ocağı kapatıldı." ifadelerini kullandı.
Lübnan'ın güneyine insani yardım erişiminin ciddi şekilde kısıtlandığını vurgulayan Ghebreyesus, bunun da sağlık tesislerine desteği engellediğini ve insanların temel bakıma erişimini sınırladığına işaret etti.
Ghebreyesus, şunları kaydetti:
"Sağlık tesislerinin, çalışanlarının, ambulansların ve hastaların acilen korunması çağrısını yineliyorum. Hayat kurtaran hizmetlerin gecikmeden ve bakım sağlayanlar veya alanlar için risk oluşturmadan sunulabilmesi için Lübnan genelinde güvenli, sürekli ve engelsiz insani erişim sağlanmalı."
Avustralya Savunma Bakanı Richard Marles, Ulusal Basın Kulübü'nde yaptığı konuşmada, ülkenin yeni Ulusal Savunma Stratejisini açıkladı.
Gelecek on yıl içinde mevcut savunma harcamalarına ek olarak 38 milyar dolar (53 milyar Avustralya doları) bütçe ayrılmasının planlandığını bildiren Marles, savunma bütçesinin gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) 2033'e kadar yüzde 2,8'den yüzde 3'e çıkarılacağını belirtti.
İran'daki gerilim nedeniyle küresel güvenlik ortamının daha kırılgan hale geldiğini vurgulayan Marles, İran'ın nükleer silah edinmesinin engellenmesine yönelik stratejik hedefi desteklediklerinin altını çizdi.
Marles, Avustralya'nın "İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana görülen en karmaşık ve tehditkar stratejik koşullarla karşı karşıya olduğunu" ifade etti.
Ülkenin savunma kaynaklarını değerlendirerek bu kararı aldıklarına işaret eden Marles, bu artışın "ülke tarihinde barış dönemindeki en büyük savunma harcaması artışı olduğunu" kaydetti.
Marles, ayrıca, savunma harcamalarının artırılmasının ABD yönetiminin baskısıyla alınmış bir karar olmadığına dikkati çekti.
Bu yeni stratejinin ülkenin kendi kendine yetebilmesini artırmaya odaklandığını aktaran Marles, müttefiklerinin Avustralya'nın savunmasının temel unsuru olmayı sürdürdüğünü belirtti.
İsrail ordu radyosuna konuşan İnovasyon, Bilim ve Teknoloji Bakanı Gila Gamliel, Başbakan Binyamin Netanyahu ile Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph arasındaki muhtemel görüşmeyi doğruladı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın, İsrail ve Lübnan liderlerinin yaklaşık 34 yıl sonra görüşme gerçekleştireceğini açıklamasının ardından İsrailli Bakan, Netanyahu'nun bugün Avn ile görüşeceğini kaydetti.
Anadolu Ajansına (AA) konuşan adını açıklamak istemeyen Lübnanlı 2 üst düzey kaynak, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında planlanan bir telefon görüşmesi olacağına ilişkin şu ana kadar herhangi bir bilgilerinin olmadığını kaydetti.
Pakistan Dışişleri Bakanlığından bir yetkili, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna konuştu.
Yetkili, "ABD ve İran ikinci tur müzakereler için istekli ancak (müzakereler) ikinci tur için henüz yer veya tarih bilgisi bulunmuyor." ifadesini kullandı.
Lübnan'ın halen yürürlükte olan ateşkesin bir parçası olduğunu kaydeden yetkili, "Lübnan'daki barış, barış görüşmeleri için şarttır." dedi.
İran devlet televizyonuna göre İran Ordusu İcra Başkan Yardımcısı Tuğgeneral Alirıza Şeyh, ülkesinin savunma kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"İnsansız hava aracı (İHA) üretimi (İsrail'le) on iki günlük savaştan sonra on katına çıktı." diyen Şeyh, ülkesinin ABD ve İsrail ile yaşanan son savaşta yürüttüğü operasyonlara ilişkin planlamaların, saldırılarda hayatını kaybeden eski Genelkurmay Başkanı Abdurrahim Musevi tarafından önceden belirlendiğini ve ilgili askeri kuvvetlere iletildiğini kaydetti.
Şeyh, "düşmanlarının" (ABD-İsrail) bir kez daha İran'a saldırması durumunda önceden belirlenen stratejiler doğrultusunda karşılık verileceğini ifade etti.
Axios haber sitesine konuşan ABD'li bir yetkili, "ABD, İsrail'den Lübnan'da ateşkes talep etmedi ve bu konu İran'la barış müzakerelerin bir parçası değil." ifadesini kullandı.
Öte yandan yetkili, ABD Başkanı Trump'ın İsrail ile Lübnan arasındaki olası bir anlaşma kapsamında çatışmaların sona ermesini memnuniyetle karşılayacağını ileri sürdü.
Ayrıca yetkili, taraflar arasında ABD arabuluculuğunda Washington'da yapılan görüşmede gündeme getirilen teklifin iki taraf için "güven artırıcı önlemler" içerdiğini iddia etti.
ABD Deniz Enstitüsünce (USNI) yönetilen U.S. Naval Institute News'ün derlediği verilere göre, 295 gündür denizde olan ABD'ye ait "USS Gerald R. Ford" uçak gemisi, ana limanı Virginia eyaletinin Norfolk kentinden Haziran 2025'te Akdeniz'e doğru yola çıktı.
Rotasını ekimde Karayip Denizi'ne çeviren ve 3 Ocak'ta ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu alıkoyduğu askeri müdahalede yer alan gemi, İran ile tırmanan gerilimin ardından Orta Doğu'ya yöneldi.
Mart başında Akdeniz'e gelen, Süveyş Kanalı'ndan geçerek Kızıldeniz'e ilerleyen gemi, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın ilk günlerinde görev aldı. Gemi, daha sonra çamaşırhanelerinden birinde çıktığı açıklanan yangın sonrası onarım için Akdeniz'e döndü.
"USS Gerald R. Ford"un denizde geçirdiği gün sayısı, 2020'deki Kovid-19 salgını sırasında 294 günle son 50 yıldaki en uzun uçak gemisi görevi rekorunu kıran USS Abraham Lincoln'ün görev süresini aştı.
“ABD ORDUSU DÜNYANIN DÖRT BİR YANINA GÖNDERİLMEMELİ”
Virginia'nın Demokrat Senatörü Tim Kaine, bu görevlendirme süresinin mürettebatın ruh sağlığı ve refahı üzerinde yük oluşturduğunu ve yangının 600 denizciyi uyuyacakları yerden mahrum bıraktığını söyledi.
Kaine, "Onlar sevdiklerinin yanında, evlerinde olmalı. ABD ordusunu saray muhafızları gibi gören bir başkan tarafından dünyanın dört bir yanına gönderilmemeli." dedi.
Donanma yetkilileri, Ford'un görev süresi rekoruna ilişkin resmi açıklama yapmadı.
Pentagon yetkilileri, geminin ne kadar süre görevde kalacağını açıklamadı ancak donanmanın en üst rütbeli iki subayı kamuoyuna yaklaşık 11 ay görevde kalmasını beklediklerini bildirdi. Dolayısıyla geminin mayıs sonlarında ABD'ye dönmesi öngörülüyor.
Fransa’da Hükümet Sözcüsü Maud Bregeon, BFMTV'de katıldığı programda, Hürmüz Boğazı'ndan geçişlere ilişkin Maliye Bakanı Roland Lescure'un tartışma yaratan ifadelerinin ardından Paris hükümetinin bu konuda tutumunun aynı olduğunu belirtti.
Bregeon, "Biz, her zaman olduğumuz gibi her türlü geçiş ücretine, gümrük vergisine kesinlikle karşıyız. Hürmüz Boğazı'nda her türlü sınırlamanın dışında seyrüsefer özgürlüğünün sağlanmasından yanayız ve (bunu) savunuyoruz." dedi.
Maliye Bakanı Lescure'un dün Washington'da IMF ve Dünya Bankasının Bahar Toplantılarında yaptığı konuşmada, "herkesin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti ödediği ve Fransa'nın da halihazırda ödeme yaptığı" yönünde tartışma yaratan sözlerine değinen Sözcü Bregeon, şu ifadeleri kaydetti:
"Roland Lescure'un dediği şu, Fransızlar aslında zaten ödüyor, ekonomimiz aslında zaten Hürmüz Boğazı'nda olup bitenlerin sonuçlarını ödüyor."
Bregeon, Maliye Bakanı Lescure'un ifadelerinin yorgunluktan kaynaklanmış olabileceği yorumunu yaptı.
Konunun Fransız kamuoyunda tartışma yaratmasının ardından Lescure'un Hürmüz Boğazı geçiş ücretlerine ilişkin yaptığı konuşmaya ait görüntülerin ulusal yayın organlarından kaldırıldığı görüldü.
ABD Temsilciler Meclisinin Demokrat üyelerinin, savaş suçları ve görevi kötüye kullanma gibi gerekçelerle ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in azli için önerge sunacağı bildirildi.
ABD merkezli Axios haber platformunun, ulaştığı önerge taslağına dayandırdığı habere göre, söz konusu azil önergesini Kongredeki ilk İran kökenli Demokrat Temsilciler Meclisi Üyesi Yassamin Ansari sunacak.
Önergeye, Demokrat Temsilciler Meclisi üyeleri Steve Cohen, Jasmine Crockett, Nikema Williams, Sarah McBride, Brittany Pettersen, Dina Titus, Dave Min ve Shri Thanedar destek veriyor. Ancak, söz konusu önergenin kabul edilme ihtimalinin düşük olduğu değerlendiriliyor.
Önergenin ilk maddesinde, Hegseth'in görev yeminini ihlal ederek İran'a karşı "yetkisiz bir savaş yürüttüğü" ve ABD askerlerini tehlikeye attığı aktarıldı.
Hegseth'in sivillerin hedef alınması ve silahlı çatışma kurallarının ihlal edilmesi nedeniyle savaş suçu işlediği belirtilen önergede, ayrıca hassas bilgilerin yanlış kullanıldığı öne sürüldü.
Önergede ayrıca, Hegseth'in siyasi intikam amacıyla bazı yetkililere karşı sahte soruşturmalar başlattığı ve bu kişileri hedef alarak yetkisini kötüye kullandığı savunuldu.
Hegseth'in Venezuela ve İran'daki askeri operasyonlar dahil askeri harekatlarla ilgili bilgileri sakladığı ifade edilen önergede, böylece Kongre denetiminin engellendiği vurgulandı.
“HALKIN DİKKATİNİ BAŞKA YÖNE ÇEKMEYE YÖNELİK BİR MASKARALIK”
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ise önergede yer alan iddiaları reddetti.
Pentagon Sözcüsü Kingsley Wilson, The Hill gazetesine yaptığı açıklamada, söz konusu önergeyi, Savunma Bakanlığının ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'daki hedeflerini "kararlı" şekilde yerine getirdiği bir dönemde "manşetlere çıkmaya çalışan bir başka Demokratın hamlesi" olarak nitelendirdi.
Önergenin "ABD halkının dikkatini başka yöne çekmeye yönelik bir maskaralık" olduğunu savunan Wilson, "Bakan Hegseth, vatanı korumaya ve güç yoluyla barışı sağlamaya devam edecek." dedi.
Al Jazeera televizyonunun Pakistanlı bir güvenlik kaynağına dayandırdığı habere göre, Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Munir, İran ziyaretinin ardından yarın ABD'ye gidecek.
Söz konusu ziyaret, ABD-İran arasındaki arabuluculuk çabaları kapsamında gerçekleştirilecek.
İran Ordu Sözcüsü Muhammed Ekremi Niya, İran'da katıldığı bir televizyon programında açıklamalarda bulundu.
İran Ordu Sözcüsü, "Bu sene özel koşullarla karşı karşıya kaldık. Ateşkesin fiili olarak bizim için savaş koşullarından çok da farkı yok, her zaman hazırız." dedi.
Söz konusu koşullardan dolayı İran Silahlı Kuvvetleri'nin resmi geçit töreni yapmayacağını, bunun yerine üst düzey komutanların meydanlarda toplanan halkın arasına karışarak konuşmalar yapacağını aktardı.
Ekremi Niya, ayrıca İran Ordusu Genel Komutanı Tümgeneral Emir Hatemi'nin kendilerine, eğer ülkeye kara saldırısı olursa kararlı şekilde karşılık verilmesi ve "saldırganlardan tek bir kişinin bile hayatta kalmaması" gerektiği konusunda talimat verdiğini kaydetti.
İranlı Sözcü, konuşmasında ayrıca "İsfahan'da ABD sızmasını engelleyen askerleri özellikle anmak istediğini" söyleyerek şunları ifade etti:
"ABD'liler bölgeye indiğinde, Kara Kuvvetleri Topçu ve Füze Eğitim Merkezi bünyesindeki Hava Savunma Komutanı Tuğgeneral Mesud Zare ve ekibi, omuzdan atılan bir füze ile C-130 nakliye uçağını vurdu. Bunun ardından ABD'liler kaçmak zorunda kaldı."
The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, özellikle otomotiv üreticilerinin askeri üretimde daha fazla rol almasını istiyor.
Bu kapsamda ABD Savunma Bakanlığından (Pentagon) yetkililer, Ford Motor Üst Yöneticisi (CEO) Jim Farley ile General Motors (GM) Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mary Barra'nın da aralarında bulunduğu üst düzey otomotiv yöneticileriyle bir araya geldi.
Kaynaklar, Ukrayna ve İran'daki savaşların ABD'nin mühimmat stoklarını erittiğini, bu nedenle Pentagonun otomotiv şirketlerini devreye sokmayı düşündüğünü iddia etti.
İranlı Öğrenciler Haber Ajansı ISNA'ya göre İran Eğitim ve Öğretim Bakanlığı Sözcüsü Ali Ferhadi, okulların uzaktan eğitime geçmesi konusunda bilgilendirme yaptı.
Sözcü Ferhadi, ülke genelindeki tüm okulların 21 Nisan'dan itibaren ikinci bir bilgilendirmeye kadar uzaktan eğitime geçeceğini ve uzaktan eğitim için gerekli tüm şartların sağlandığını duyurdu.
Bu kararın, ülke genelindeki tüm eğitim seviyelerini ve kademelerini kapsayacağını belirten Ferhadi, kararın gerekçesine dair detaylı açıklama yapmadı.
Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Vang Yi, İranlı mevkidaşı Abbas Erakçi ile gece telefonda görüştü.
Görüşmede Hürmüz Boğazı'na kıyıdaş ülke olarak İran'ın egemenliği, güvenliği, meşru hakları ve çıkarlarına saygı gösterilmesi gerektiğini ifade eden Vang, aynı zamanda uluslararası boğazda seyrüsefer serbestisi ve güvenliğin sağlanması gerektiğini, bunun uluslararası toplumun ortak çağrısı olduğunu vurguladı.
Vang, Çin'in bölgedeki durum ve bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesi için çalışmayı ve Orta Doğu'da nihai olarak kalıcı barış ve istikrarın sağlanması amacıyla yapıcı rol oynamayı sürdüreceğinin altını çizdi.
İranlı Bakan Erakçi de Çin'in çatışmanın sonlandırılması ve barışın teşvik edilmesi için yapıcı rol oynamasını memnuniyetle karşıladıklarını, çatışmaya barışçı müzakerelerle akılcı ve gerçekçi çözüm aramayı sürdüreceklerini belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ve Lübnan liderlerinin yaklaşık 34 yıl sonra görüşme gerçekleştireceğini açıkladı. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail ile Lübnan arasında “biraz nefes alma alanı” oluşturmaya çalıştıklarını belirtti. İki ülke arasındaki görüşmeye ilişkin Trump, “İki liderin konuşmasının üzerinden uzun zaman geçti, 34 yıl gibi." ifadelerini kullandı. Trump'ın verdiği bilgiye göre, görüşme Türkiye saatiyle bugün gerçekleşecek.
İSRAİL VE LÜBNAN ARASINDAKİ GÖRÜŞME
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun katılımıyla ABD Dışişleri Bakanlığında Lübnan ve İsrail'in Washington büyükelçileri, iki ülke arasındaki doğrudan müzakereleri ve ateşkesi görüşmek için bir araya gelmişti. Toplantı, 40 yıldan uzun süre sonra Lübnanlı ve İsrailli iki yetkilinin doğrudan görüşmesi olarak kayda geçmişti. Görüşmeden, İsrail'in karadan işgalini genişletmeye çalıştığı Lübnan'da ateşkese ilişkin olumlu karar çıkmamıştı.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile bir görüşme gerçekleştirdi. Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'nın aktardığına göre bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şerif, Cidde’de bir araya geldi. Görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı verilmedi. Pakistan Başbakanı Şerif’in liderliğindeki heyet, ABD ile İran arasında yürütülen müzakere çabaları kapsamında dün akşam saatlerinde Suudi Arabistan’a gelmişti. Pakistan Başbakanı Şerif, bölgedeki diplomatik temasları çerçevesinde Suudi Arabistan’ın ardından Katar ve Türkiye’yi de kapsayan dört günlük bir tur gerçekleştiriyor.
Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir başkanlığındaki üst düzey bir heyet de İran’ın başkenti Tahran’da temaslarda bulundu.
Pakistanlı yetkililerin bölge ülkelerine yönelik yoğun diplomasi trafiğinin, ABD ile İran arasında planlanan yeni müzakere turu öncesine denk gelmesi dikkati çekti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Çinli mevkidaşı Vang Yi ve Japon mevkidaşı Toshimitsu Motegi ile bölgedeki son gelişmeleri değerlendirdi.
İran devlet televizyonuna göre, Arakçi, Vang ve Toshimitsu ile telefonda ayrı ayrı görüştü. Çin Dışişleri Bakanı Vang'la görüşmesinde Arakçi, ABD'yle ateşkesin sağlanmasının ardından bölgedeki son gelişmeleri değerlendirerek, Washington yönetiminin Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndaki kışkırtıcı tutum ve eylemlerinin bölgedeki durumu daha karmaşık hale getirebilecek tehlikeli sonuçları olabileceğini ifade etti.
İranlı bakan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde sunulan tasarıya karşı Çin ve Rusya'nın aldığı sorumlu tutumu takdir ederek, bu yaklaşımın gerilimin tırmanmasını önlemede etkili olduğunu belirtti. Çin Dışişleri Bakanı Vang ise konuşmasında, savaş döneminde İran halkının direnişinden övgüyle söz ederek, Pekin'in diplomasiyi ilerletme ve savaşın sona erdirilmesine yardımcı olma konusunda hazır olduğunu vurguladı. Rusya ve Çin, 7 Nisan'da Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için Bahreyn'in öncülüğünde BM Güvenlik Konseyine sunulan tasarıyı İran aleyhine tek taraflı olduğu gerekçesiyle veto etmişti.
JAPONYA: GERİLİMİN DÜŞÜRÜLMESİNE YARDIMCI OLMAYA HAZIRIZ
İran Dışişleri Bakanı Arakçi, Japon mevkidaşı Toshimitsu ile görüşmesinde, Hürmüz Boğazı'nda oluşan güvensizliğin, ABD ve İsrail'in İran'a dayattığı savaşın doğrudan sonucu olduğunu belirterek, mevcut durumun daha da karmaşık hale gelmesini önlemek için tüm ülkelerin sorumlu bir tutum sergilemeleri gerektiğini vurguladı.
Japonya Dışişleri Bakanı Toshimitsu ise konuşmasında, mevcut durumdan duyduğu endişeyi dile getirerek, gerilimin düşürülmesine yardımcı olmaya hazır olduklarını ifade etti.
İran'da Düzenin Maslahatını Koruma Konseyi üyesi Muhsin Rızayi, ABD ile yapılan ateşkesin uzamasının İran'ın lehine olmadığını söyledi.
İran devlet televizyonuna konuşan Rızayi, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Bunun kesin bir ateşkes değil, "askeri sessizlik" olduğunu dile getiren Rızayi, "Ateşkesin uzatılması kesinlikle bizim lehimize değil. Bu benim kişisel görüşümdür. Baskılar ciddi şekilde artırılmalı. Fırlatıcılarımız şu anda düşman gemilerine kilitlenmiş durumda ve hepsini batırırız." dedi. Eski Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Rızayi, ateşkesin anlam kazanmasının, tüm anlaşmalar ve İran'ın haklarının yerine getirilmesi ve bu konuda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne bir bildiri sunulmasıyla mümkün olacağını kaydetti.
PAKİSTAN'DAKİ MÜZAKERELERDE ANLAŞMAYA VARILAMAMIŞTI
ABD ve İsrail'in 28 Şubat’ta İran'a başlattığı saldırıların ardından bölge ülkelerine yayılan savaş, 8 Nisan'da ABD ile İran arasında ateşkesle sonuçlanmıştı. Washington ve Tahran yönetimleri, Pakistan aracılığıyla İslamabad'da müzakereler yürütmüştü. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da İran'la yapılan doğrudan müzakerelerin "bir anlaşmaya varılamadan" sona erdiğini açıklamıştı.
İran yönetimi ise müzakerelerde ortak bir çerçeveye ve anlaşmaya varılamamasının nedeninin ABD'nin aşırı talepleri olduğunu duyurmuştu.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Lübnan'la İsrail arasında ateşkes görüşmelerinde silahsızlandırılmasıyla gündeme gelen Hizbullah'ın, İran'la bir bütün olduğunu belirterek, Tahran ile Washington arasındaki ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını ve ABD'nin anlaşmaya uyması gerektiğini ifade etti. Kalibaf, sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklamada bulundu.
İran Meclis Başkanı, "Lübnan’da kapsamlı bir ateşkesin tamamlanması ve kalıcı hale gelmesi, Hizbullah’ın direnişi ve kararlı mücadelesi ile direniş ekseninin birlik içinde olmasının bir sonucu olacaktır." ifadelerini kullandı. ABD'nin Lübnan'ı da kapsayan ateşkes anlaşmasına uyması gerektiğini vurgulayan Kalibaf, "Direniş (Hizbullah) ve İran, ister savaşta ister ateşkeste olsun, tek bir bütündür. ABD, 'Önce İsrail' hatasından geri adım atmalıdır." dedi. Lübnan merkezli Hizbullah'a yakınlığıyla bilinen Al-Mayadeen kanalı, dün, Lübnan'da 1 haftalık geçici ateşkes uygulanacağını iddia etmişti.
İsrail'in Haaretz gazetesi ise İsrail ordusuna ateşkes ile alakalı bir bildiri yapılmadığını aktarırken üst düzey bir İsrailli yetkili ateşkes ile alakalı alınmış bir karar olmadığını kaydetmişti. İsrail Güvenlik Kabinesi'nin, sunulduğu aktarılan ateşkes önerisini görüşmek üzere bu akşam toplanacağı basına yansımıştı.
ABD ile İran 8 Nisan’da geçici ateşkes ilan etmiş, İran anlaşmanın, Lübnan'ı da kapsadığını belirtirken, ABD bunu yalanlamıştı.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, düzenlediği basın brifinginde İran gündemine ve geçici ateşkesin uzatılmasına yönelik haberlere ilişkin açıklamalarda bulundu.
Leavitt, ateşkesin uzatılması için İran'a resmi talepte bulundukları yönündeki haberleri yalanlayarak, "Bugün, ateşkesin uzatılmasını resmi olarak talep ettiğimize dair bazı haberler gördüm. Bu doğru değil. Şu anda bu müzakerelere yoğun bir şekilde devam ediyoruz. Görüşmeler verimli bir şekilde devam ediyor." dedi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın son açıklamalarına değinen Leavitt, sürecin olumlu seyrettiğini kaydederek, "Bir anlaşma olasılığı konusunda iyimseriz. Başkan dün verdiği röportajda bundan bahsetti." şeklinde konuştu.
Leavitt, Pakistan'ın arabuluculuğunun devam ettiğini ve İslamabad'ın bugüne kadarki rolünden çok memnun olduklarını vurgulayarak, bundan sonra da Pakistan'ın bu arabuluculuk rolünün devam etmesini istediklerini kaydetti.
İran'la olası yeni görüşmelerin nerede olacağı sorusuna yanıt veren Leavitt, önceki görüşmeler gibi bu müzakerelerin de büyük olasılıkla İslamabad'da yapılacağını söyledi.
“ÇİN İRAN'A BU SÜREÇTE SİLAH TEDARİK ETMEDİ”
Beyaz Saray Sözcüsü Leavitt, Pekin'in bu süreçte Tahran'a silah tedarikinde bulunmadığını kaydederek, "Çin Devlet Başkanı Şi (Cinping), Trump'a bu çatışma süresince İran'a silah tedarik etmediklerini garanti etti." ifadesini kullandı.
Leavitt ayrıca, ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukasının ne kadar süreceği hususunda bir zaman çizelgesi ortaya koymaktan kaçınarak, bu konudaki kararın tamamen Trump'a ait olduğunu belirtti.