SON DAKİKA… ABD/İsrail-İran Savaşı'nda 2 ay geride kalırken tarafların tansiyonu yükselten açıklamaları devam etti. Tüm dünya, savaşta müzakere beklerken Trump Oval Ofis'te yaptığı açıklamalarda İran'a yönelik çok sert mesajlar gönderdi.
Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın süreceğini açıklayan Trump Tahran yönetimini açık açık tehdit etti: Bakalım ne kadar dayanabilecekler!
İşte ABD/İsrail-İran Savaşı'nda dakika dakika yaşananlar...
İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Habbuş beldesine düzenlediği saldırıda ölü sayısının 12'ye, yaralı sayısının 25'e yükseldiği bildirildi.
İsrail'in, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki saldırıları sürüyor. Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail uçakları, akşam saatlerinde saldırı tehdidinde bulunulan Habbuş beldesini hedef aldı. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırıda ölü sayısının 12'ye çıktığını, aralarında bir kız çocuğu ve 4 kadının da bulunduğu 25 kişinin yaralandığını açıkladı. Bakanlık, daha önce 6 kişinin yaşamını yitirdiğini, 8 kişinin yaralandığını bildirmişti.
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) yetkilisi, İran'ın zenginleştirilmiş uranyum kaynaklarının ülke dışına çıkarılması gerektiğini savunarak, "Eğer nükleer konudaki hedeflerimize ulaşamazsak İran'da yaptığımız her şey büyük bir başarısızlık sayılacak. Kötü niyetli İran rejimi yeniden nükleer programına odaklanabilir" dedi.
ABD-İran arasındaki hassas ateşkes sürerken İsrailli bir yetkili, İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarına ilişkin açıklamada bulundu. İsrail Savunma Kuvvetleri'nde (IDF) görevli adı açıklanmayan üst düzey yetkili, yerel basına yaptığı açıklamada İran'ın yaklaşık 400 kilogramlık zenginleştirilmiş uranyum kaynaklarının ülke dışına çıkarılmaması durumunda yürütülen savaşın "büyük bir başarısızlık" olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Yetkili, ABD-İran arasındaki müzakere sürecinde uranyum stoklarının ülke dışına çıkarılması ve Tahran yönetiminin zenginleştirme faaliyetlerinin sonlandırılmasına yönelik anlaşmaya varılmaması durumunda 40 gün süren çatışmalardaki çabalarının "boşa harcanmış olacağını" söyledi.
İsrailli yetkili, "Eğer nükleer konudaki hedeflerimize ulaşamazsak İran'da yaptığımız her şey büyük bir başarısızlık sayılacak. Kötü niyetli İran rejimi yeniden nükleer programına odaklanabilir" dedi. İran'daki uranyumun diplomatik yollar aracılığıyla ülke sınırları dışına çıkarılması durumunda "üzerlerine düşen görevi yerine getirmiş olacaklarını" savunan yetkili, bunun gerçekleşmemesi durumunda İran'a yeni saldırılar düzenlemeleri gerekebileceğini söyledi. Öte yandan İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail ordusunun işgal ettiği Lübnan'da gerçekleştirdiği bir ziyaret sırasında, "İran ve Lübnan'daki mevcut askeri faaliyetlere ilişkin siyasi makamların bize tanımladığı her hedefe ulaşıldı, hatta bunun da ötesine geçildi" demişti.
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, bölgede ABD silahlı kuvvetlerinin varlığına rağmen İran ile savaşı "sona ermiş" saydığını ABD Kongresi'ne resmen bildirdi.
Beyaz Saray, Kongre'ye gönderdiği mektupta İran'la düşmanlığın "sona erdiğini" öne sürerek, bu durum için yeni bir savaş yetkisine ihtiyaç duyulmadığını belirtti. Mektupta, Trump'ın "İran rejimine karşı ABD operasyonlarının başarısına ve kalıcı bir barışın sağlanmasına yönelik devam eden çabalara rağmen, İran'ın ABD ve Silahlı Kuvvetlerimiz için oluşturduğu tehdit önemli olmaya devam etmektedir." değerlendirmesinde bulunuldu. ABD Kongresi'ne, Anayasa'ya göre onaysız savaş kararının uygulanabileceği iki aylık sürenin son gününde sunulan mektupta, savaşın henüz sona ermekten uzak bir noktada olabileceğine ilişkin ifadelere de yer verildi. Söz konusu mektup, ABD medyasında Trump'ın iki ay önce İran'a yönelik Kongre'den onaysız başlattığı savaşla ilgili anayasaya uygunluk tartışmalarını boşa çıkarma çabası olarak değerlendirildi. Beyaz Saray'ın Kongre'ye savaşın ve İran'la düşmanlığın sona erdiğini bildiren mektup, ABD savaş gemileri ve binlerce ABD askerinin İran'a yönelik olası yeni bir saldırı emri için Orta Doğu'da belirsizlik içinde beklediği bir dönemde gönderildi. Trump, bugün Beyaz Saray'dan Florida'ya hareket etmeden önce İran ile yürütülen görüşmelere ilişkin, "İran müzakereleri şu anda istenen noktaya gitmiyor." diyerek memnuniyetsizliğini dile getirdi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Basra Körfezi'nde İran lideri Mücteba Hamaney'in talimatları doğrultusunda yeni yönetim kurallarının uygulanacağını duyurdu.
İranlı Öğrenciler Haber Ajansına (ISNA) göre Devrim Muhafızları Ordusu, Basra Körfezi'ne ilişkin açıklama yayımladı. Açıklamada, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nın idaresine dair şu ifadeler kullanıldı: "Devrim liderinin tarihi talimatları doğrultusunda Fars (Basra) Körfezi'nde belirlenen yeni yönetim kuralları uygulanacaktır. Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri, İran'ın Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndaki 2 bin kilometrelik kıyı hattındaki hakimiyet ve kontrolü sayesinde bu su sahasını İran halkı için güvenli ve rahat bir alan haline getirecektir."
Açıklamada, yeni kurallara dair ise detay verilmedi.
İran dini lideri Mücteba Hamaney, "İran'ın düşmanlarının umutlarını boşa çıkarmak" amacıyla ekonomik bir mücadeleye girmeleri gerektiğini söyledi.
İran'ın Zencan eyaletinde ABD ve İsrail'in saldırılarında patlamayan mühimmatların infilak etmesi sonucu Devrim Muhafızları Ordusu mensubu 14 askerin yaşamını yitirdiği bildirildi.
İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansı'na göre, Devrim Muhafızları Ordusu mensubu 14 asker hayatını kaybetti. Buna göre, Zencan eyaletinde ABD ve İsrail saldırılarında patlamayan mühimmatlar arama-tarama faaliyetleri sırasında infilak etti. Patlama nedeniyle Devrim Muhafızları Ordusu mensubu 14 asker ölürken 2 asker de yaralandı. Bölgede devam eden arama-tarama faaliyetleri sonucu 15 binden fazla patlamamış mühimmat tespit edilerek imha edildi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov savaşın sona erdirilmesi konusunda görüş alışverişinde bulundu.
İran Dışişleri Bakanı’nın resmi Telegram hesabına göre, Arakçi ile Lavrov telefonda görüştü.
Arakçi görüşmede Rus mevkidaşına, ülkesinin savaşın sona erdirilmesine ilişkin tutumunu aktararak, ABD ve İsrail’in saldırganlığına ilişkin bilgi verdi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile görüşmelerin devam ettiğini ancak Tahran yönetiminin kendisine ulaştırdığı son tekliften "memnun olmadığını" bildirdi.
Trump, Beyaz Saray'dan Florida'ya hareket etmeden önce basın mensuplarına çeşitli konularda açıklamalarda bulundu. Basın mensuplarının sorusu üzerine İran konusundaki gelişmelere işaret eden Trump, "İranlı liderler birbirleriyle anlaşamıyor, son tekliften memnun değilim." dedi. Trump, "İran müzakereleri şu anda istenen noktaya gitmiyor." değerlendirmesinde bulunarak, bunun sebebi olarak Tahran yönetimindeki fikir ayrılıklarını ve görüşmelerde birden fazla grupla muhatap olmak zorunda kalmalarını gösterdi. İran ile görüşmelerin sadece "telefon üzerinden" ilerlediği bilgisini paylaşan ABD Başkanı, "İran bir anlaşma yapmak istiyor çünkü esasen ellerinde artık bir ordu kalmadı. Bir anlaşma yapmayı arzuluyorlar ancak ben mevcut koşullardan memnun değilim." diye konuştu. Trump, Hürmüz Boğazı'nı bu süreçte abluka altına almalarının çok etkili olduğunu vurgulayarak, savaş bittiğinde "petrol, doğal gaz ve her şeyin" fiyatının düşeceğini ileri sürdü.
BİDEN'IN UKRAYNA'YA ÇOK FAZLA MÜHİMMAT VERMESİNİ ELEŞTİRDİ
Trump, eski ABD Başkanı Joe Biden'ın Ukrayna'ya, ABD'nin elindeki askeri mühimmatın "çoğunu" vermesine tepki gösterdi. "Biden, aptalca, sahip olduklarımızın (mühimmatlarımızın) çoğunu Ukrayna'ya verdi." diyen Trump, bununla birlikte şu an ABD'nin askeri mühimmat konusunda endişelenecek bir durumu olmadığını vurguladı. Trump, İspanya ve İtalya gibi bazı Avrupa devletlerini de İran'la savaştaki tutumlarından ötürü eleştirdi. AB ülkelerine yeni vergi yaptırımları uygulayacağını duyuran Trump, "İtalya ve İspanya'dan memnun değilim. Yaptıkları ve hissettikleri şeye bakılırsa, İran'ın nükleer silaha sahip olmasını makul görüyorlar. İran'ın nükleer silaha sahip olmasını makul gören hiç kimse pek akıllı sayılmaz." ifadelerini kullandı.
"BİR ATEŞKES SÜRECİ YÜRÜRLÜKTE, BU DA BİZE EK BİR ZAMAN KAZANDIRIYOR"
ABD Başkanı Trump, bir soru üzerine, ABD yasalarına göre, hükümetin onay almadan başlattığı bir savaş için konulan 60 günlük yasal sınırlandırma konusunda, İran'la devam eden ateşkesten dolayı sürenin donduğu yorumunda bulundu. Trump, "Şu an bir ateşkes süreci yürürlükte, bu da bize (ABD Kongresi'nden İran'la savaş kararının onayı konusunda 60 günlük yasal sınır için) ek bir zaman kazandırıyor." dedi. ABD'de pek çok kişinin, bu tür bir uygulamanın Anayasa'ya tamamen aykırı olduğu görüşünü dillendirdiğini aktaran Trump, "Şu an bir başka büyük zafere doğru emin adımlarla ilerliyoruz. Bence karşı tarafın talep ettiği o yetki konusu, Anayasa'ya uygun bir uygulama değil." değerlendirmesinde bulundu. Dün ABD Senato Silahlı Kuvvetler Komitesinde Pentagon'un 2027 bütçesiyle ilgili soruları yanıtlayan Savunma Bakanı Pete Hegseth, İran'a yönelik saldırıların Kongreye bildirildiği 2 Mart'ta başlayan 60 günlük süre konusunda, savaşın ne zaman sona ereceği ve Kongreden ne zaman yetki alınacağına dair nihai kararın Beyaz Saray'a ait olduğunu savunmuştu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi açıklamalarda bulundu. Arakçi, “Eğer ABD aşırı taleplerinden, tehditkar sözlerinden ve provokatif eylemlerinden vazgeçerse Tahran diplomasiye hazır.” İfadelerine yer verdi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, bölgesel ve küresel gelişmeleri ele aldı.
İran Dışişleri Bakanlığının yazılı açıklamasına göre, Erakçi ile Kallas bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede bölgesel ve küresel son gelişmelerin ele alındığı aktarıldı. Bakanlık açıklamasında, görüşmenin içeriğine ilişkin ilerleyen saatlerde daha detaylı bir açıklama yayımlanacağı bildirildi.
İsrail ordusunun 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a gerçekleştirdiği saldırılarda can kaybının 2 bin 618'e yükseldiği bildirildi.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan sonra düzenlediği saldırılara ilişkin ölü ve yaralı sayısını paylaştı. Buna göre, geride kalan sürede İsrail saldırılarında ölenlerin sayısı 2 bin 618'e, yaralı sayısı 8 bin 94'e ulaştı. Saldırılarda 16 hastanenin zarar gördüğü, ölenlerden 103'ünün ise sağlık çalışanı olduğu belirtildi.
Hizbullah'ın Telegram kanalından yapılan açıklamada, İsrail'in ateşkes ihlallerine karşılık verildiği belirtildi.
Açıklamada, yerel saatle 09.30'da Bint Cubeyl ilçesi ile Hula beldesinde bulunan İsrail askerlerinin topçu atışlarıyla hedef alındığı ifade edildi.
Yaklaşık bir saat sonra Bayyada beldesinde İsrail askerlerine yönelik İHA saldırısı düzenlendiği aktarılan açıklamada, öğle saatlerinde aynı bölgede bulunan bir askeri aracın İHA ile vurulduğu kaydedildi.
Açıklamada ayrıca, Tayba beldesinde bir askeri araç ile Reşaf bölgesinde konuşlu Merkava tankına insansız hava araçları ile saldırı düzenlendiği bildirildi.
Bahreyn Kralı Hamed bin İsa Al Halife, "İran'ın ülkeye yönelik saldırılarını destekledikleri" suçlamasıyla daha fazla kişi hakkında vatandaşlıktan çıkarılma talimatı verdi.
Bahreyn resmi ajansı BNA'nın haberine göre, Bahreyn Kralı Al Halife bazı Şii milletvekillerinin "İran saldırılarını övenlerin" vatandaşlığının iptaline yönelik yasayı onaylamayı reddettiğine dair haberlerin ardından konuya ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, Al Halife "Bahreyn'in güvenliğini, istikrarını ve halkının selametini hedef alan İran kaynaklı hain saldırı, vicdanlarını düşmana satanların gerçek yüzünü ortaya çıkardı." ifadelerini kullandı. İran'ı "Bahreyn ve Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin iç işlerine müdahale etmeyi bırakmaya" çağıran Bahreyn Kralı, "yaşananlardan dolayı büyük öfke ve bazı milletvekillerinin hainlerin yanında saf tutmasından üzüntü duyduğunu" kaydetti. Al Halife, açıklamasında "Ülkenin emanet edildiği kişilerin ona ihanet ettiğini, halkın kendilerini temsil etmeleri için seçtiklerinin ise kamuoyunun reddettiği ve çirkin bulduğu hainlerin yanında yer aldığını görürken nasıl öfkelenmeyelim?" ifadelerine yer verdi. "Vatandaşlığın verilecek bir kağıt parçası değil bir sözleşme ve taahhüt olduğunu; taahhüdü bozanın hakkını kaybettiğini" vurgulayan Al Halife, "İran'ın alçakça saldırılarıyla işbirliği yapan herkesin sınır dışı edilmesi" talimatı verdi. "Tüm KİK üye ülkelerinin halklarının, hapis, vatandaşlıktan çıkarma dahil olmak üzere hainlere karşı verilen cezaları güçlü şekilde desteklediğini hatta daha fazlasını talep ettiğini" vurgulayan Bahreyn Kralı, şunları kaydetti: "Bu milletvekillerinin önünde sadece iki yol var: Ya sadık ve onurlu halklarından içten bir özür dilemek ya da kendilerini seçenlerle aynı safta yer almak." Bahreyn Kralı'nın açıklamaları, bazı Şii milletvekillerinin "İran saldırılarını övenlerin" vatandaşlığının iptaline yönelik yasayı onaylamayı reddettiğine dair sosyal medyada yayılan haberlerin ardından geldi. Bahreyn Yüksek Ceza Mahkemesi, 9 Mart'ta "İran'a ait düşmanca ve terör eylemlerini yayma ve övme" suçlamasıyla yargılanan kişiler için ilk duruşmayı gerçekleştirdi ancak sanık sayısı açıklanmadı. Ülkede, 27 Nisan'da ise "ülke aleyhine faaliyetlerde bulunduğu ve İran'ın düşmanca eylemlerine destek verdiği" iddia edilen 69 kişinin vatandaşlığı iptal edilmişti.
İsrail ordusunun, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki beldelere yönelik saldırıları sürüyor.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail uçaklarının gece saatlerinde düzenlediği saldırılarda Yukarı Nebatiye beldesinde 2, Kefer Rumman beldesinde ise 5 kişi hayatını kaybetti. Yukarı Nebatiye'deki saldırıda 10 kişi de yaralandı.
Öğle saatlerinde ise Ayn Bial beldesinde bir eve düzenlenen saldırıda 1 kadın hayatını kaybetti, yaralanan 4 kişi Sur kentindeki hastaneye kaldırıldı.
Burc Kalavay beldesinde 1 kişi İsrail saldırısında yaşamını yitirirken, Deyr Kanun Ras Ayn beldesini hedef alan saldırıda da 2 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı.
Tahran yönetimi, Körfez ülkelerini uyararak, "ABD'nin göstermelik üsleri kendi güvenliğini bile sağlayamaz" ifadelerini kullandı.
İran resmi haber ajansı IRNA'nın haberinde; "İran, ABD ile müzakerelerde arabulucu olan Pakistan'a, 30 Nisan Perşembe akşamı nihai müzakere taslağının metnini iletti." ifadelerine yer verildi.
Haberde teklifin içeriğine ilişkin detay paylaşılmadı.
İran, savaşın sona erdirilmesi için şartlarını içeren teklifi ABD'ye iletilmek üzere geçen hafta arabulucu ülke olan Pakistan'a iletmişti.
İran basınında yer alan haberde, Tahran'ın savaşın kalıcı olarak sonlandırılması ve Hürmüz Boğazı'nın açılması meselesini müzakereye hazır olduğunu ancak İran'ın nükleer faaliyetlerinin kalıcı ateşkesten sonra ele almayı teklif ettiğini yazmıştı.
Trump'ın Tahran'ın bu önerisini kabul etmediği bildirilmişti.
İran Dışişleri Bakanı'nın resmi Telegram hesabına göre, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ve Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile telefonda görüştü.
Arakçi görüşme sırasında mevkidaşlarına, ülkesinin savaşın sona erdirilmesine ilişkin tutumunu aktararak, ABD ve İsrail'in saldırganlığına ilişkin bilgi verdi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi telefonda görüştü.
Görüşmede müzakere sürecindeki son durum ele alındı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, sabah saatlerinde meydana gelen drone saldırısında 2 askerin hafif yaralandığı belirtildi.
Hizbullah'ın dron saldırısında yaralanan askerlerin hastaneye kaldırıldığı aktarıldı.
Öte yandan, İsrail'in kuzeyine sızan Hizbullah dronları nedeniyle bazı bölgelerde sirenler çaldı, İsrail ordusu 3 hava hedefini önlediğini ileri sürdü.
Bir başka olayda, Hizbullah'ın patlayıcı yüklü dronunun Lübnan'ın güneyindeki İsrail askerlerinin yakınına düştüğü, patlamada yaralanan olmadığı iddia edildi.
BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan'ın Danışmanı Enver Gargaş, Hürmüz Boğazında savaş sonrası seyrüsefer özgürlüğüne yönelik devam eden tartışmalara ilişkin sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.
Gargaş, "Uluslararası ortak irade ve uluslararası hukuk hükümleri, savaş sonrası dönemde bölgenin istikrarına ve küresel ekonomiye hizmet eden bu hayati geçitte (Hürmüz Boğazında) seyrüsefer özgürlüğünün başlıca güvenceleri olarak öne çıkmaktadır. İran'ın tüm komşularına düzenlediği acımasız saldırganlığının ardından tek taraflı hiçbir anlaşmasına güvenilemez" ifadelerini kullandı.
Lübnan Başbakanlığının, X sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Mişel İsa'yı başbakanlıkta kabul etti.
Toplantıda ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve İsrail ile yürütülen müzakerelere ilişkin süreç görüşüldü.
İsrail ve Lübnan'ın Washington'daki büyükelçileri, 14 ve 23 Nisan'da ABD arabuluculuğunda müzakerelere hazırlık kapsamında toplantılar gerçekleştirmişti.
Yargı Erkine bağlı Mizan Haber Ajansı'na göre İran Yargı Erki Başkanı Gulamhüseyin Muhsin Ejei, başkent Tahran'da bir grup yargı erki yetkilisi ile toplantı gerçekleştirdi.
Burada yaptığı konuşmada, ABD ve İsrail'in İran'a tekrar saldırı düzenleyebileceğini hatırlatan "Savaşı hoş karşılamıyoruz ama savaştan da korkmuyoruz. Eğer şerefimiz tehdit edilirse şerefimiz için savaşırız." değerlendirmesinde bulundu.
Ülkesinin hiçbir zaman müzakere masasını terk etmediğini hatırlatan Ejei, "Akılcı ve mantıklı müzakereleri her zaman memnuniyetle karşıladık. Dayatmaları kabul etmiyoruz. Saldırgan tutumu ve tehditleri ile hedefine ulaşamayan düşman, kesinlikle müzakere masasında da baskıcı ve aşırı talepkar olamaz. Bu hepimizin duruşudur." ifadelerini kullandı.
Özellikle müzakereler konusunda farklı düşüncelere sahip insanlar olabileceğini dile getiren Ejei, "Elbette konuyla ilgili olarak iyi niyetli şekilde farklı düşüncelere sahip olanlar bulunabilir. Bu kişiler düşüncelerini, İran milletin çıkarları doğrultusunda ve büyük sistemin politikaları çerçevesinde düzenlemelidir." uyarısında bulundu.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarla alakalı hukuk çerçevesinde uluslararası düzeyde çalışmalar yaptıklarını anlatan Ejei, "ABD ve İsrail rejimlerinin İran halkına karşı işlediği savaş suçlarının hukuki ve adli yönleri uluslararası düzeyde takip edilmektedir." ifadelerini kullandı.
Ülkesindeki birlik ve beraberliğin zirveye ulaştığını ve bunu korumaları gerektiğini dile getiren Ejei, ABD ve İsrail'in olası saldırılarına karşı hazırlıklı olmaları gerektiğini söyledi.
İsrail'in, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki saldırıları sürüyor.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail topçuları sabah saatlerinden bu yana güneydeki Beni Hayyan, Tallusa, Mecdel Zun, Sıvane, Kalavay, Kefr Şuba, Konin, Frun, Ganduriyye ve Tulin beldelerini hedef aldı.
Beyyade beldesinde konuşlu İsrail'e ait "Merkava tankı" da Mansuri beldesine çok sayıda top mermisi attı.
İsrail'e ait bir insansız hava aracı (İHA), Mansuri beldesinde bir motosikleti hedef aldı.
Öte yandan İsrail'e ait bir İHA başkent Beyrut semalarında alçak irtifada uçuş yapıyor.
İsrail uçakları ise öğle saatlerinde güneydeki Tayr Hafa, Beraşit, Mecdel Zun ve Yatir beldelerini bombaladı.
Sur kent merkezi de bir İHA saldırısına maruz kaldı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda savaşın ABD'ye olan maliyetini değerlendirdi. ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) savaştan kaynaklanan maliyetleri 25 milyar dolar olarak açıklayarak gerçek rakamları eksik gösterdiğini savunan Arakçi, “Pentagon yalan söylüyor. Netanyahu'nun kumarı şu ana kadar Amerika'ya iddia edilenin dört katı olan 100 milyar dolara mal oldu” ifadelerini kullandı.
Söz konusu savaşın Amerikan vergi mükelleflerine olan dolaylı maliyetinin çok daha yüksek olduğuna dikkati çeken Arakçi, “Her bir Amerikan hanesi için aylık fatura 500 dolar ve hızla artıyor. ‘Önce İsrail’ demek, her zaman ‘Sonra Amerika’ anlamına gelir” açıklamasını yaptı.
PAYLAŞIMA EKONOMİK GRAFİKLER DE EKLENDİ
Öte yandan Arakçi, söz konusu paylaşımına, Amerikan ekonomisindeki olumsuz tabloyu yansıtan iki ayrı grafik ekledi. Paylaşılan grafiklerde, ABD'nin artan kamu borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranındaki yükseliş ile mali durumunun kötüye gittiğini belirten Amerikalıların oranının yüzde 55'e ulaştığını gösteren veriler yer aldı.
Avustralya Başbakanlık Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, gelecek günlerde 100 milyon litre uçak yakıtı ve 50 milyon litre dizel yakıt tedariki sağlanacağı bildirildi.
Açıklamada, Avustralya'nın bugüne kadar 450 milyon litre dizel ve 100 milyon litre uçak yakıtı tedariki için teminat aldığı aktarıldı.
HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ SON DURUM
ABD ile İran arasında 8 Nisan'da varılan ateşkes anlaşması sonrasında Pakistan arabuluculuğunda yapılan görüşmelerden sonuç çıkmayınca ABD Başkanı Donald Trump, 13 Nisan'da İran'a "deniz ablukası" uygulama kararı almış ve Hürmüz Boğazı'na giriş yapan ve çıkan İran bağlantılı gemilere müdahale etmeye başlamıştı.
ABD, bu süreçte Umman Denizi ve Hint Okyanusu'nda İran'a ait bazı ticari gemilere saldırarak ele geçirmiş, İran da buna karşılık Hürmüz Boğazı yakınlarında biri İsrail'le bağlantılı bazı gemilere müdahale ederek el koymuştu.
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, ABD Dışişleri Bakanlığının İran'a saldırıların "meşru müdafaa" kapsamında gerçekleştirildiği yönündeki açıklamasına tepki gösterdi. Sözcü Bekayi sosyal medyadan yaptığı paylaşımda açıklamayı alıntılayarak, "Neye karşı 'kendini savunma?' İran tarafından 'meşru müdafaa'yı haklı çıkaracak herhangi bir 'silahlı saldırı' oldu mu? Kesinlikle hayır! Bu kesinlikle 'meşru müdafaa' değildi, İran devletine karşı bir saldırı eylemiydi" ifadelerini kullandı.
ABD Dışişleri Bakanlığı İran'a gerçekleştirilen saldırıların uluslararası hukuka uygunluğuna ilişkin 21 Nisan'da yaptığı açıklamada, "ABD, sonuncusu 10 Mart'ta olmak üzere Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne yazdığı birçok mektupta açıkladığı gibi bu çatışmaya müttefiki İsrail'in talebi ve onun kendini savunması kapsamında, ayrıca ABD'nin kendi doğal meşru müdafaa hakkını kullanarak dahil olmuştur" ifadeleri kullanılmıştı.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Said İravani, "topraklarını ve hava sahalarını İran'a saldırılar için kullandırdıkları" için BM'ye şikayet ettiği 6 Arap ülkesinden gelen mektuba yanıt verdi.
İravani, "Uluslararası hukuka aykırı eylemleriyle ABD ve İsrail rejiminin İran'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik saldırganlığına katkıda bulunan tüm hükümetler hesap vermelidir." ifadelerini kullandı.
İran'ın BM Daimi Temsilcisi Said İravani, "topraklarını ve hava sahasını ABD-İsrail'in İran'a saldırılarında kullandırdıkları" gerekçesiyle Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan, Katar, Ürdün ve Kuveyt'i, Birleşmiş Milletlere (BM) gönderdiği mektupla protesto etmişti.
Söz konusu 6 Arap ülkesi ise BM'ye gönderdikleri ortak mektupta, "İran'ın sivil altyapı da dahil olmak üzere topraklarına yönelik saldırılarını ve sivillerin hayatını tehlikeye atmasını" kınamıştı.
İran'da muhalif çizgisiyle bilinen İran International, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD ile yapılan müzakerelerde Devrim Muhafızları Komutanı Ahmed Vahidi'nin tutumuna aşırı derecede yakın olduğu gerekçesiyle Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin görevden alınmasını istediğini aktardı. Pezeşkiyan ve Galibaf'ın Arakçi'yi "kendilerini dışlamakla ve hükümeti temsil eden bir bakan gibi değil, Vahidi'nin yardımcısı" gibi davranmakla suçladıkları öne sürüldü. Konuyla ilgili bilgi sahibi iki kaynağa dayandırılan haberde, Pezeşkiyan'ın bu durumun devam etmesi halinde Arakçi'yi görevden alacağını yakınlarına söylediği kaydedildi.
İran'ın üst düzey yetkilileri arasında, savaşı sona erdirmek ve mevcut ateşkesi kalıcı hale getirmek için ABD ile yapılan görüşmelerde izlenen pozisyonlar konusunda ciddi görüş ayrılıkları yaşandığını iddia edilmişti. Görüş ayrılıklarının, Tahran'ın nükleer programının görüşmelerin bir parçası olarak ele alınıp alınmamasıyla ilgili olduğu belirtiliyor.
İran’ın ABD ile devam eden ateşkesin bozulması ihtimaline karşı füze ve mühimmat kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar yaptığı öne sürüldü. ABD merkezli NBC News’in adı açıklanmayan ABD’li yetkililere dayandırdığı haberde, İran’ın ABD ile devam eden ateşkes süresinde hava saldırıları nedeniyle enkaz altında kalan füze ve mühimmatları çıkarmaya çalıştığı iddia edildi.
Haberde, ABD yönetiminin, saldırıların yeniden başlaması halinde İran’ın Orta Doğu genelinde saldırılar düzenleyebilmek için insansız hava aracı ve füze kapasitesini hızla yeniden artırmak istediği yönünde değerlendirme yaptığı aktarıldı.
TRUMP’A İRAN’A YÖNELİK SALDIRILAR HAKKINDA BRİFİNG VERİLDİ
ABD merkezli haber platformu Axios'un iki üst düzey yetkiliye dayandırdığı haberine göre, perşembe akşamı Başkan Donald Trump ile yüksek düzeyli bir askeri brifing yapıldı. 45 dakikalık brifingde, ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper ve ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Caine, Trump'a İran'a karşı muhtemel saldırılar için yeni planlar sundu. Planın, muhtemelen altyapı hedeflerini de içeren "kısa ve güçlü" bir saldırı dalgasını içerdiği belirtildi. Haberde, Trump'ın şu anda abluka uygulamasını başlıca kozu olarak gördüğü, ancak İran'ın müzakerelere yanaşmaması durumunda askeri harekatı değerlendirebileceği aktarıldı.
Cooper, ABD ve İsrail'in İran'a karşı savaş başlatmasından iki gün önce 26 Şubat'ta Trump'a benzer bir brifing vermiş, brifingin Trump'ın savaşa girme kararında etkili olduğu iddia edilmişti.
ABD merkezli haber platformu Axios'un iki üst düzey yetkiliye dayandırdığı haberine göre perşembe akşamı Başkan Donald Trump ile yüksek düzeyli bir askeri brifing yapıldı. 45 dakikalık brifingde, ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper ve ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Caine, Trump'a İran'a karşı muhtemel saldırılarılar için yeni planlar sundu. Planın, muhtemelen altyapı hedeflerini de içeren "kısa ve güçlü" bir saldırı dalgasını içerdiği belirtildi. Haberde, Trump'ın şu anda abluka uygulamasını başlıca kozu olarak gördüğü, ancak İran'ın müzakerelere yanaşmaması durumunda askeri harekatı değerlendirebileceği aktarıldı.
Axios dün adı açıklanmayan kaynaklara dayandırdığı haberinde, Trump’ın CENTCOM Komutanı Cooper’dan İran’a yönelik muhtemel bir askeri harekatla ilgili yeni planlar hakkında brifing almasının beklendiği bildirmişti. Cooper, ABD ve İsrail'in İran'a karşı savaş başlatmasından iki gün önce 26 Şubat'ta Trump'a benzer bir brifing vermiş, brifingin Trump'ın savaşa girme kararında etkili olduğu iddia edilmişti.
İsrail ordusunun, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki beldelere saldırıları sürüyor.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail uçakları gece saatlerinde güneydeki Yukarı Nebatiye, Haris ve Tayri beldelerini hedef aldı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, Yukarı Nebatiye'deki saldırıda 2 kişinin öldüğünü, 10 kişinin yaralandığını açıkladı.
İsrail ordusunun, ateşkese rağmen saldırılarını sürdürdüğü Lübnan'ın güneyinde bir sahil restoranını havaya uçurduğu anlara ait görüntüler ortaya çıktı.
Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, İsrail ordusunun Sur kentine bağlı el-Beyada beldesinde sahil kenarındaki gemi görünümlü bir restoranı hedef aldığı görülüyor.
Beldenin sahil kesiminde bulunan Safina isimli restoranın patlayıcılarla yıkıldığı aktarıldı. Ancak İsrail ordusu saldırıya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Gazze Şeridi'nde gerçekleştirdikleri yıkımın bir benzerini Lübnan'ın güneyinde yapacaklarını, "Gazze modelini" uygulayacaklarını duyurmuştu.
BAE resmi haber ajansı WAM'da yer alan habere göre, BAE Dışişleri Bakanlığı, bölgedeki mevcut gelişmeler nedeniyle vatandaşların İran, Lübnan ve Irak'a seyahat etmesinin yasaklandığını açıkladı.
Açıklamada, söz konusu ülkelerde bulunan BAE vatandaşlarına en kısa sürede ülkeden ayrılarak BAE’ye dönmeleri çağrısında bulunuldu.
Bakanlık, vatandaşların güvenliğinin öncelikli olduğunu belirterek, yurt dışında bulunan BAE vatandaşlarının yayımlanan talimat ve uyarılara uyması gerektiğini vurguladı.
Ayrıca İran, Lübnan ve Irak'ta bulunan vatandaşlardan, alınan önleyici tedbirler kapsamında BAE makamlarıyla iletişime geçmeleri istendi.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Anayasa'nın 60 günlük yasal sınırlandırmasına rağmen İran'la savaşa Kongrenin onayı olmadan devam edilebileceğini savundu. Hegseth, Genelkurmay Başkanı Dan Caine ile Pentagon’un 2027 mali yılı için rekor düzeydeki bütçe talebiyle ilgili ABD Senato Silahlı Kuvvetler Komitesinde soruları cevaplandırdı. Senato Silahlı Kuvvetler Komitesi önündeki ifadesi sırasında Orta Doğu'da devam eden savaşa değinen Hegseth, ABD ile İran arasındaki ateşkes nedeniyle Kongrenin onayı olmadan İran'la süresiz savaş halinde kalabileceğini savundu.
Hegseth, 2 Mart'ta başlayan 60 günlük süre konusunda ısrarla yöneltilen sorulara yanıt olarak savaşın ne zaman sona ereceğine ve Kongreden ne zaman yetki alınması gerektiğine dair nihai kararın, "Beyaz Saray'a ait olduğunu" söyledi.
İran basını, başkent Tahran’ın batı, güney ve merkez bölgeleri başta olmak üzere bazı noktalarda hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini duyurdu. İran basını, başkent Tahran’da hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini duyurdu. Basında yer alan haberlerde, başta kentin batı, güney ve merkez bölgeleri olmak üzere bazı noktalarda hava savunma seslerinin duyulduğu ve bu durumun insansız hava araçlarına (İHA) karşı hava savunma sistemlerinin devreye girmiş olabileceği şeklinde değerlendirildiği belirtildi. Öte yandan hava savunma faaliyetlerinin bazı bölgelerde sürdüğü bildirildi.
ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis'te İran gündemine ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. İran'la görüşmelerin sürdüğünü ancak içeriği kendisi ve birkaç kişinin bildiğini söyleyen Trump, Tahran yönetiminin anlaşmaktan başka şansının olmadığını öne sürdü. Trump, İran’a yönelik ‘askeri bir operasyon’ düzenlediklerine dikkat çekerek, bu durumu ‘savaş’ olarak nitelemediğini aktardı fakat konuşmasının devamında ‘savaş’ ifadesini kullandı. Trump, "İran'ın limanlarına yönelik deniz ablukası devam edecek. İran bizimle anlaşma yapmak için can atıyor. Ordularını yerle bir ettik ve ekonomileri tam bir felaket. Bakalım ne kadar dayanabilecekler" değerlendirmesinde bulundu.
Trump, Almanya'daki ABD askerini çekme konusunda bir soruya yanıt verirken, İspanya ve İtalya için de benzer bir durumun oluşabileceğini bildirdi. NATO'nun İran ile ilgili ABD'ye hiç destek olmadığını vurgulayan Trump, söz konusu iki ülkeden ABD askerlerini çekme konusunda, “Muhtemelen; olabilir. Neden yapmayayım ki? İtalya bize hiç yardımcı olmadı ve İspanya ise berbat davrandı” diye konuştu.
Trump, ABD'nin Ukrayna için Avrupa ülkelerine destek verdiğini, ancak benzer bir yardımı İran konusunda göremediklerini kaydederek, “Onlara ihtiyacımız olduğunda orada değillerdi. Bunu unutmamalıyız” açıklamasını yaptı.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz'e yönelik eleştirilerini tekrarlayan Trump, “Kendisi berbat bir iş çıkarıyor. Göçmenlik sorunları var, enerji sorunları var, her türlü sorunu var. Ukrayna konusunda büyük bir sorunu var çünkü o karmaşanın içindeydiler. Almanya'nın İran yerine Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sona erdirilmesine odaklanması gerek” ifadelerini kullandı.