SON DAKİKA… ABD/İsrail-İran arasında 40 gündür devam eden ve küresel enerji ve tedarik zincirini yerle bir eden savaşta 15 günlük ateşkese gidildi. Pamuk ipliğine bağlı geçici ateşkeste gözler bugün Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yapılması planlanan ateşkes görüşmelerindeydi. İsrail'in ateşkes şatlarını yok sayarak Lübnan'ı bombalaması nedeniyle gerilim tırmanırken İran medyasından "İranlı müzakere heyeti Pakistan'ın başkenti İslamabad'a giriş yaptı" iddialarına yalanlama geldi. Eski ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'den dikkat çeken açıklamalar geldi. İşte detaylar...
İsrail ordusunun saldırılarını sürdürdüğü Lübnan'dan İsrail'in kuzeyine düzenlenen roket ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları nedeniyle bölgede sık sık sirenlerin çaldığı bildirildi.
Yedioth Ahronot gazetesinin haberinde, Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyine yönelik saldırıları nedeniyle Kiryat Şimona bölgesi ile Nehariye ve Akka'daki yerleşimler başta olmak üzere geniş bir bölgede sık sık sirenlerin çaldığı belirtildi. İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızı'ndan yapılan açıklamada, cuma akşamı Hizbullah roketlerinin Kiryat Şimona kentinde bazı alanlara isabet ettiği ancak uyarı sirenlerinin devreye girmediği ifade edildi. Açıklamada, Kiryat Şimona'da, bir binaya roketin isabet etmesi sonrası yangın çıktığı, itfaiye ve kurtarma ekiplerinin müdahalesi sonucu yangının söndürüldüğü bildirilerek, roket isabet eden başka bir binada da hasar meydana geldiği aktarıldı. Kızıl Davud Yıldızı, roket saldırısında ölen ve yaralanan olmadığını vurguladı.
İSRAİL'İN KUZEYİNDEKİ KARMİEL YERLEŞİMİNE 5 ROKET
Hizbullah'ın, İsrail'in kuzeyindeki Karmiel yerleşimine cuma akşam saatlerinde attığı 5 roketin hava savunma sistemlerince önlendiği bildirildi. Lübnan'dan, Nehariye ve Akka kentlerine fırlatılan çok sayıda roketin hava savunma sistemlerince önlendiği, geri kalanların ise açık alanlara düştüğü aktarıldı. Akka çevresindeki yerleşimlerde sirenlerin sık sık çaldığı, bölge halkına sığınaklarda kalmaları uyarısında bulunulduğu belirtildi. Lübnan'dan Yukarı Celile bölgesine 4 İHA fırlatıldığı, bunlardan bir kısmının açık alanlara düştüğü aktarıldı. İran ile ABD arasındaki geçici ateşkesi desteklediğini açıklayan İsrail yönetimi, uzlaşmaya Lübnan konusunun dahil olmadığını savunarak Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.
Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyini hedef alan yeni roket saldırıları nedeniyle ülkenin birçok bölgesinde sirenler çaldı.
Hizbullah, İsrail'e yönelik misillemelerine yenilerini ekledi. İsrail basınında yer alan haberlere göre; Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyini hedef alan yeni roket saldırıları nedeniyle Lübnan sınırına yakın Kiryat Shmona, Safed, Nehariya ve Akka şehirleri ile Celile bölgelerinde sirenler çaldı. İsrail hava savunma sistemlerinin Hizbullah roketlerini önlemeye çalıştığı anlar kameralara yansırken, saldırıların herhangi bir hasara yol açıp açmadığına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'yle yürütülecek müzakerelere ilişkin, "İyi niyetimiz var ama güvenimiz yok." dedi.
Tesnim Haber Ajansı'na göre, İran müzakere heyetinin başındaki Kalibaf, İslamabad Havalimanı'nda basın mensuplarının ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in son açıklamalarına ilişkin sorularını yanıtladı. Kalibaf, "Ne yazık ki ABD'yle müzakere deneyimimiz her zaman başarısızlık ve sözlerinde durmamalarıyla sonuçlandı. Bir yıldan kısa sürede iki kez müzakereler devam ederken, İran tarafının iyi niyetine rağmen bize saldırdılar ve çok sayıda savaş suçu işlediler. İyi niyetimiz var ama güvenimiz yok." değerlendirmesinde bulundu. İslamabad'daki müzakerelerde, ABD tarafının gerçek bir anlaşmaya hazır olması ve İran halkının haklarını vermesi durumunda, İran tarafının da anlaşmaya hazır olduğunu dile getiren Kalibaf, "Mevcut savaşta onlara şunu gösterdik; eğer müzakereleri sonuçsuz bir gösteri ve aldatma operasyonu için kullanmak isterlerse, biz de Allah'a iman ederek ve halkımızın gücüne dayanarak haklarımızı elde etmeye hazırız." ifadelerini kullandı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile Pakistan'da gerçekleşecek müzakereler için yola çıkmadan önce yaptığı açıklamada, "İran iyi niyetle müzakere etmek istiyorsa elimizi uzatacağız, bizimle oyun oynamak istiyorlarsa iyi bir sonuç olmaz." ifadelerini kullanmıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan'da İran'la yapılacak müzakerelerde olası bir anlaşma için ilk şartın "nükleer silah üretilmemesi yönünde garanti verilmesi" olacağını belirtti.
Trump, başkent Washington'dan ayrılırken uçağa binmeden önce basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı. ABD heyetinin Pakistan'a uçtuğunu ve yarın İran temsilcileriyle müzakere edeceğini belirten Trump, olası bir anlaşmanın ilk şartıyla ilgili, "Nükleer silah olmayacak. Biliyorsunuz, bence rejim değişikliği zaten gerçekleşmiş durumda ancak biz bunu hiçbir zaman bir kriter olarak belirlememiştik. Tek kriterimiz nükleer silah olmamasıydı. Anlaşmanın yüzde 99'unu da bu madde oluşturuyor." ifadelerini kullandı. "İran'ın deniz kuvvetleri yok oldu, hava kuvvetleri, tüm uçaksavarları ve liderleri yok oldu. Tüm ülke yok oldu." diyen ABD Başkanı, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerden ücret almasına izin vermeyeceklerini bildirdi. Trump, "Uluslararası sular olduğu için buna izin vermeyeceğiz. Eğer bunu yapıyorlarsa kimse yapıp yapmadıklarını bilmiyor ama eğer yapıyorlarsa izin vermeyeceğiz." değerlendirmesinde bulundu. Olası bir anlaşma sonrası Hürmüz Boğazı'nın "otomatik olarak açılacağını" söyleyen Trump, bunun kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Trump, "Süreç kolay olmayacaktır ama şunu söyleyebilirim, o boğazın trafiğe açılmasını oldukça kısa bir süre içinde sağlamış olacağız." dedi.
"YEDEK PLANA İHTİYACINIZ YOK"
ABD Başkanı Trump, bir soru üzerine İran'la müzakereler konusunda yedek bir plana ihtiyaç duymadıklarını belirterek, "Bir yedek plana ihtiyacınız yok. Bizim elimizde zaten bir plan var. Karşı tarafın ordusu yenilgiye uğratıldı, askeri güçleri tamamen yok oldu." diye konuştu. Trump, İran'ın müzakerelerde sunulacak şartları kabul edeceğine inancını ifade etti. Söz konusu müzakereye ilişkin Trump, "Yarın bir araya gelecekler. Tüm sürecin nasıl işleyeceğini hep birlikte göreceğiz." dedi. Trump, İran'la ilgili, "Onlar, yani karşı taraf, önceki başkanlarla tam 47 yıldır müzakere yürütüp duruyorlardı, biz ise öyle uzun uzadıya konuşan bir taraf değiliz." değerlendirmesinde bulundu.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD ve İran'a, sorumlu davranma ve müzakereleri baltalayacak her türlü eylemden kaçınma çağrısında bulundu.
Bakanlıktan, Orta Doğu'daki duruma ilişkin yazılı açıklama yapıldı. ABD ile İran arasında Pakistan'da müzakerelerin planlandığını anımsatılan açıklamada, birçok ülkenin bu süreci desteklediği ve görüşmelerin başarıyla sonuçlanmasını umut ettiğini belirtildi. Açıklamada, "Bugün, Basra Körfezi'ndeki karmaşık durumun çözülmesi ihtimali var. Ancak barışa doğru ilerlemeyi engelleyen, bu yolda isteyerek veya istemeyerek engeller çıkaran güçler var. En önemli hedeflerden biri, bölgedeki yıkıcı çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması, yani ABD ve İsrail tarafından başlatılan savaşın tamamen sonlandırılması." ifadeleri yer aldı. Lübnan'a yönelik saldırıların durdurulması gerektiği vurgulanan açıklamada, Rusya'nın bölge ülkeleri arasındaki anlaşmazlıkların siyasi ve diplomatik yollarla çözümünden yana olduğu, bu konuda ortaklarla temasları sürdürmeye hazır olduğu ifade edildi. Açıklamada, "Pakistan'da yapılması planlanan müzakerelere katılacak tüm tarafları sorumlu yaklaşım sergilemeye ve bu fırsatı baltalayacak her türlü eylemden kaçınmaya çağırıyoruz." ifadesi kullanıldı.
İsrailli bir kaynak, Tel Aviv yönetiminin Lübnan'a yönelik saldırılarda başkent Beyrut'un hedef alınmaması yönünde ABD'den gelen talebi kabul ettiğini öne sürdü.
Haaretz gazetesinde yer alan habere göre, adını açıklamak istemeyen İsrailli bir diplomatik kaynak, "Tel Aviv, ABD'nin Beyrut'a yönelik saldırıları durdurma talebini kabul etti." dedi. Diplomatik kaynak, İsrail'in halihazırda Beyrut içinde önemli askeri hedefler görmediğine işaret etti. İsrailli diğer bir kaynak da İsrail'in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter'in, İsrail ile Lübnan arasında doğrudan müzakere hazırlıkları çerçevesinde ABD'deki Lübnanlı mevkidaşıyla bir telefon görüşmesi gerçekleştireceğini öne sürdü. Lübnan'da ateşkesin ilan edilmesi için İran'ın ciddi baskılar oluşturduğunu aktaran kaynak, Tahran'ın Lübnan'da ateşkes olmaması durumunda ateşkesten çekilme tehdidinde bulunduğunu söyledi. Konuyla ilgili İsrail makamlarından herhangi bir açıklama yapılmadı.
İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye kentine düzenlediği hava saldırısında Lübnan güvenlik güçlerini vurduğunu itiraf etti.
İsrail ordusu yaptığı açıklamada, Nebatiye kentine düzenlenen hava saldırısında 13 güvenlik görevlisinin yaşamını yitirmesine ilişkin soruşturma başlattığını duyurdu. Hizbullah'ın "askeri faaliyetler için" kullandığı binaların hedef alındığına dikkat çekilen açıklamada, hava saldırılarında Lübnan güvenlik güçlerinin vurulduğu kabul edildi. Açıklamada, "Olay soruşturuluyor." ifadesine yer verildi. İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye kentindeki hükümet binasına, pek çok mahalleye hava saldırıları düzenlemişti. Lübnan Devlet Güvenlik Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, İsrail'in hedef aldığı Nebatiye hükümet binasında Nebatiye bölgesi Devlet Güvenlik Ofisi'nin de bulunduğu belirtilmişti. Lübnan topraklarında askeri personel ve sivillere yönelik saldırıların kınandığı açıklamada, 13 güvenlik gücünün hayatını kaybettiği aktarılmıştı.
Hizbullah roketler, dronlar ve topçu atışlarıyla İsrail ordusunun bulunduğu noktalara 54 saldırı düzenlediklerini açıkladı.
Hizbullah'ın Telegram hesabından yapılan açıklamada, saldırılarını sürdürdüğü müddetçe İsrail ordusuna karşılık verileceği belirtildi. Lübnan'ın güneyindeki Hiyam, Raşaf, Taybe, Ayta eş-Şaab, Adise, Bint Cubeyl, Aynata ve Ayterun çevresindeki İsrail askerleri ve araçlarının hedef alındığı bildirildi. İsrail'in kuzeyindeki Metula, Margaliot, Misgav Am, Kiryat Şimona, Avivim, Neot Mordehai, Yarun, Carmiel, Dovev, Liman, Şilomi, Krayot ve Yiron yerleşimlerine saldırılar düzenlendiği de aktarıldı. Ayrıca, Aşdod Limanı'ndaki deniz üssü, Safed ve Nehariye kentleri ile Meron ve Beit Hillel üslerinin hedef alındığı kaydedildi. İsrail'in kuzeyindeki Akka kentinde bulunan Golanı Tugayı karargahına da saldırılar düzenlendiği belirtilen açıklamada, İsrail ordusu hedeflerine gün içinde en az 54 saldırı gerçekleştirildiği duyuruldu.
Lübnan Cumhurbaşkanlığı, ABD arabuluculuğunda, İsrail ile ateşkes görüşmeleri ve müzakere tarihinin ele alınması için ilk toplantının salı günü Washington'da yapılacağını duyurdu.
Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın ateşkes ilanı ve İsrail ile doğrudan müzakerelere gidilmesini öngören girişimi ile son dönemde artan İsrail saldırıları çerçevesinde yürüttüğü uluslararası temaslar doğrultusunda, ABD yönetiminin Dışişleri Bakanlığını Lübnan ile İsrail arasında arabulucu olarak görevlendirdiği belirtildi. Açıklamada, Avn'ın talimatıyla Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamade Muavvad ile İsrail'in Washington Büyükelçisi Yehiel Leiter arasında, ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Mişel İsa'nın da katılımıyla yerel saatle 21.00'de bir telefon görüşmesi gerçekleştirildiği ifade edildi. Görüşmede, ABD Dışişleri Bakanlığında gelecek salı günü ilk toplantının yapılması konusunda mutabakata varıldığı, toplantıda ateşkes ilanı ile Lübnan ile İsrail arasında müzakerelerin başlama tarihinin ele alınacağı kaydedildi. Öte yandan AA'ya konuşan Lübnanlı üst düzey bir yetkili, ABD'nın ev sahipliğinde İsrail ve Lübnan arasında gelecek hafta ABD'de yapılacak görüşmelerin müzakere değil, hazırlık olduğunu söylemişti.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan ile görüşmesinde, ülkesinin iki ülke arasındaki işbirliğini genişletme konusundaki kararlılığını ifade etti.
Pakistan Başbakanlık Ofisinin, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamaya göre, Suudi Arabistan Maliye Bakanı Cedan, başkent İslamabad'a yaptığı bir günlük ziyaret kapsamında Pakistan Başbakanı Şerif ile bir araya geldi. Pakistan halkının ve hükümetinin her zaman Suudi Arabistan halkıyla dayanışma içerisinde olduğu belirten Şerif, bunun iki ülke arasında kalıcı bir bağ olduğunun altını çizdi. Şerif ayrıca, ülkesinin ticaret, yatırım ve ekonomik kalkınma başta olmak üzere her alanda Suudi Arabistan ile işbirliğini genişletme konusundaki kararlılığını vurguladı. Cedan da ülkesinin, Pakistan ile uzun süreli ve köklü bağlarını daha da güçlendirme konusundaki kararlılığını dile getirdi.
İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde bir sağlık noktası ile bir ambulansa hava saldırıları düzenlediği bildirildi.
İsrail ordusunun Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı saldırılar sürüyor. Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail uçakları akşam saatlerinde güneydeki Deyr Kifa ve Sarifa beldelerini hedef aldı. Sur'a bağlı Sarifa beldesinde bir sağlık noktasına düzenlenen saldırıda yaralıların olduğu kaydedildi. Öte yandan İsrail'e ait bir insansız hava aracının (İHA), Nebatiye vilayetine bağlı bir ambulansı hedef aldığı, bu saldırıda da yaralananların bulunduğu ifade edildi. İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, bugün yaptığı açıklamada, Hizbullah'ın ambulansları askeri amaçlarla kullandığını iddia ederek, bunun durdurulmaması halinde ambulans ve sağlık tesislerine saldırı düzenleneceği tehdidini yinelemişti.
ABD ile müzakereleri yürütecek İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, başkanlığındaki heyet Pakistan'ın başkenti İslamabad'a ulaştı.
İran devlet televizyonuna göre, Kalibaf'ın yanı sıra Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Savunma Konseyi Sekreteri Ali Ekber Ahmediyan ve Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Himmeti'nin yer aldığı heyet İslamabad'a vardı. Haberde, İran'ın müzakerelerin başlaması için öne sürdüğü ön koşulların kabul edilmesi halinde bazı milletvekilleri ile güvenlik, siyasi, askeri, ekonomik ve hukuki komisyonların da bulunduğu heyetin görüşmelere başlayacağı kaydedildi.
İsrail ordusunun Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 1953'e yükseldi.
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı saldırılarını sürdürüyor. Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, 2 Mart'tan bu yana düzenlenen saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 1953'e, yaralı sayısı ise 6 bin 303'e çıktı. Öte yandan, İsrail'in Lübnan'a 8 Nisan'da eş zamanlı düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 357'ye, yaralı sayısının da 1223'e ulaştığı bildirildi. Lübnan Sağlık Bakanlığı, bir önceki açıklamasında, 2 Mart'tan bu yana İsrail saldırılarında 1888 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.
İsrail'in Lübnan'ın Nebatiye kentinde bir idari binaya yönelik hava saldırısında 13 devlet güvenliği görevlisinin hayatını kaybettiği açıklandı.
İsrail, uluslararası toplumun ateşkes çağrılarına rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor. Lübnanlı yetkililer, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye kentine hava saldırısı gerçekleştirdiğini açıkladı. Olayda 13 devlet güvenliği görevlisinin hayatını kaybettiği bildirildi. Yetkililerden yapılan açıklamada, "İsrail hava saldırıları, Nebatiye'de Lübnan Devlet Güvenliği bölge müdürlüğünün de bulunduğu idari binayı hedef aldı. Lübnan'ın içinde bulunduğu zor şartlara rağmen görevlerini sürdürmekte olan 13 personel bu saldırıda yaşamını yitirdi" denildi.
CUMHURBAŞKANI AOUN SALDIRIYI KINADI
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun da yaptığı açıklamada, Nebatiye kentinde bir hükümet binasını hedef alan İsrail saldırısında 13 güvenlik personelinin öldürülmesini kınadı. Aoun, İsrail'in sürdürdüğü saldırıları eleştirerek, "Devlet kurumlarının hedef alınması, Lübnan'ı egemenliğini savunmaktan alıkoymayacaktır" ifadelerini kullandı. Aoun ayrıca uluslararası topluma sorumluluklarını üstlenme ve tekrarlanan İsrail saldırılarına son verme çağrısını yineledi. Bu gelişme, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürdüğü bir dönemde yaşandı. Nebatiye kenti, İsrail ile Hizbullah arasında süregelen mevcut çatışmanın başlangıcından bu yana en yoğun saldırılardan birine sahne oldu. İsrail savaş uçakları, kentin birçok mahalle ve sokağını hedef alan yoğun hava saldırıları düzenleyerek geniş çaplı yıkıma yol açtı. Lübnan Sağlık Bakanlığı'ndan dün yapılan açıklamada, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a yönelik saldırılarında hayatını kaybedenlerin toplam sayısının bin 888'e, yaralı sayısının ise 6 bin 92'ye yükseldiği belirtilmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in İslamabad için yola çıkmasından kısa süre sonra New York Post gazetesine kısa bir röportaj verdi.
İslamabad'daki görüşmelerin başarılı olup olmayacağı sorusuna Trump, "Yaklaşık 24 saat içinde bunu öğreneceğiz. Çok yakında öğreneceğiz." yanıtını verdi.
Donald Trump, "Sıfırlama işlemi yapıyoruz. Gemileri en iyi mühimmatla, şimdiye kadar yapılmış en iyi silahlarla yüklüyoruz. Daha önce yaptıklarımızdan bile daha iyileri ve bunlarla onları paramparça ettik. Gemileri yüklüyoruz. Yapılmış en iyi silahlarla yüklüyoruz, tam bir yıkım için kullandığımızdan bile daha yüksek seviyede." ifadesini kullandı.
ABD Başkanı Trump, bu silahlar hakkında, "Anlaşmaya varamazsak, onları kullanacağız ve gayet verimli bir şekilde kullanacağız." dedi.
İslamabad'da görüşmesi planlanan ABD ve İran heyetleri hakkında Trump, "Doğruyu söyleyip söylemediğinizi bilecek en iyi insanlarla karşı karşıyasınız." görüşünü paylaştı.
TRUMP, MAMDANİ'DEN 3 ŞEY İSTEDİ
Trump, röportajda, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'ye hükümet güçlerinden destek alarak "kentteki suç ortamını durdurması gerektiğini" savundu.
ABD Başkanı Trump, kentteki vergilerin düşürülmesi gerektiğini, aksi taktirde herkesin bu şehirden gideceğini öne sürerek, şehrin; özellikle Manhattan'ın temizlenmesi ve şehrin adeta "parlatılması" gerektiğini ifade etti.
Trump, Mamdani'ye seslenerek, "Ve ABD hükümetini çağırarak suçu durdurmalısınız. Bu 3 şey." diye konuştu.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile beraberindeki heyet İran'la müzakereler için Pakistan'a doğru yola çıktı. Vance, "Görüşmelerin olumlu geçeceğini düşünüyoruz" açıklamasında bulundu.
Eski ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İran'a saldırı planlarını, ABD Başkanı Donald Trump dışında hiçbir ABD başkanının kabul etmediğini belirtti. Kerry ayrıca İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun daha önce İran'la savaşı eski ABD başkanları Joe Biden'a, Barack Obama'ya ve George Bush'a da önerdiğini, ancak hepsinin teklifi reddettiğini vurguladı.
“ŞİMDİYE KADAR KARŞILAŞTIĞIMIZDAN ÇOK DAHA BÜYÜK VE KARMAŞIK BİR EKONOMİK ETKİYE YOL AÇABİLİR"
Eski ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Boston Public Radio'da ABD Başkanı Donald Trump'ın İran yönelik savaş kararını ve çatışmayı çözme yöntemini eleştirdi. ABD ile İran arasında 2015 yılında imzalanan Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşmasının baş müzakereciliğini de yapan Kerry, iki ülke arasında varılan 2 haftalık ateşkesi "oldukça kırılgan" olarak nitelendirdi. Kerry, "Bu gerçekten şok edici. Bence durum ilerledikçe daha da ciddi ve tehlikeli hale geliyor. Çünkü Hürmüz Boğazı şu anda İran'ın kontrolü altında, savaş başlamadan önce böyle değildi. Bu savaşı uzatacak sonraki adımların küresel ekonomiler için oluşturduğu tehdit, düşünmesi bile tüyler ürpertici, bu, şimdiye kadar karşılaştığımızdan çok daha büyük ve karmaşık bir ekonomik etkiye yol açabilir" ifadelerini kullandı.
"TRUMP, SAVAŞI BAŞLATARAK NETANYAHU'NUN UZUN ZAMANDIR SÜRDÜRDÜĞÜ HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRDİ"
Kerry ayrıca İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun daha önce İran'la savaşı eski ABD başkanları Joe Biden'a, Barack Obama'ya ve George Bush'a da önerdiğini, ancak hepsinin teklifi reddettiğini vurguladı. Kerry, "Netanyahu, Obama'nın başkanlığı döneminde de İran'a saldırı planları sunmuştu. Obama bu planı reddetmişti. Joe Biden ve George Bush da dahil olmak üzere diğer ABD başkanları da bu planlara karşı çıktı. Trump, İran'a saldırı planını kabul eden tek ABD başkanıdır" ifadelerini kullandı. Kerry, Trump'ın İran savaşını başlatarak "Netanyahu'nun İran'a mümkün olduğunca çok zarar verme yönündeki uzun zamandır devam eden hayalini gerçekleştirdiğini" ifade etti.
"İRAN, ABD İÇİN YAKIN BİR TEHDİT DEĞİLDİ"
Kerry ayrıca 10 yıl önce kendisinin de üzerinde çalıştığı nükleer anlaşma sayesinde İran'ın savaş başlamadan önce ABD için hiçbir şekilde yakın bir tehdit oluşturmadığını vurguladı. Kerry, "Hayır, yakın bir tehdit yoktu. Yakın bir tehdit, 1 veya 2 gün, 3 gün, 1 hafta, belki 1 ay içinde yapabilecekleri bir şey olurdu. Ama İran'ın böyle bir kapasitesi yoktu. Bu arada, Donald Trump'ın kendisi de övünerek Haziran 2025'teki saldırılardan sonra nükleer programlarını yok ettiğimizi söyledi. Şu anda nükleer silah yapabilecekleri bir fikir bile akla gelmiyor" şeklinde konuştu.
Kerry, savaşı sona erdirmek için müzakerelerin şart olduğunu söylerken, Trump yönetiminin müzakereleri yürütebilecek kapasitede olup olmadığı konusunda da soru işaretleri olduğunu dile getirdi. Kerry, "Bence burada, kamu hayatında bulunduğum süre boyunca herhangi bir başkanlık döneminde gördüğümden daha önemli bir stratejik uçurum var. Ülkemizin tarihinde, ülkemizin ruhuyla, ülkemizin gerçekliğiyle, anayasamızla, savunduğumuz her şeyle bu kadar büyük bir kopuş yaşandığını görmediğimizi düşünüyorum" diye konuştu.
Siyonist İsrail ordusunun, saldırı tehdidinin ardından Lübnan'ın güneyine düzenlediği bombardımanlarda çok sayıda ambulans hasar gördü.
Lübnan haber ajansı NNA'ya göre, İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki Sur kentine bağlı Deyr Kanun Ras el-Ayn beldesine saldırılar düzenledi.
ÇOK SAYIDA AMBULANS, İTFAİYE VE SİVİL SAVUNMA ARACI ZARAR GÖRDÜ
İsrail saldırılarında İslami Sağlık Kurumu'na bağlı çok sayıda ambulans, itfaiye ve sivil savunma aracı hasar aldı.
İsrail ordusu sabah saatlerinde Hizbullah'ın ambulansları askeri amaçlarla kullandığını iddia ederek, saldırı tehdidinde bulunmuştu.
Hizbullah'a bağlı İslami Sağlık Kurumu, yıllardır Lübnan'ın güneyindeki halka sağlık ve acil durum hizmeti sağlıyor.
ABD ile İran arasında varılan geçici ateşkese Lübnan'ın dahil olmadığını savunan İsrail'in, 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda 1888 kişi hayatını kaybetti.
Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, ABD-İran arasında sağlanan ve İsrail'i kapsayan geçici ateşkesin Lübnan'ı da kapsaması gerektiğini belirtti. Ebu Gayt, Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ile görüşmesinde "İsrail'in vahşi saldırılarına karşı Lübnan'ın yanındayız" dedi.
Arap Birliği'nden yapılan yazılı açıklamaya göre Ebu Gayt, Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
"İSRAİL'İN VAHŞİ SALDIRILARINA KARŞI LÜBNAN'IN YANINDAYIZ”
Ebu Gayt, görüşmede, "İsrail'in vahşi saldırılarına karşı Lübnan'ın yanında olduğunu" belirterek, ABD-İran arasında sağlanan geçici ateşkesin Lübnan'ı da kapsaması gerektiğini vurguladı.
Lübnan Başbakanı'nın ülkenin içinde bulunduğu durumla ilgili bilgi verdiği Ebu Gayt, Lübnan hükümetinin, Beyrut üzerindeki kontrolünü güçlendirme ve silahların yalnızca meşru güçlerin elinde toplanması yönündeki cesur adımlarını desteklediğini ifade etti.
Ebu Gayt, ayrıca Lübnan'ın İsrail ile karşı karşıya olduğu soruna kalıcı çözüm bulmak amacıyla devletin müzakerelere katılma kararına destek verdiğini dile getirdi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün Lübnan ile mümkün olan en kısa sürede doğrudan müzakerelere başlanması talimatını verdiğini açıklamıştı.
Netanyahu, müzakere açıklamasından kısa süre sonra yaptığı ikinci açıklamada ise Lübnan ile doğrudan müzakere yürüteceklerini ancak ateşkes olmayacağını söylemişti.
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, bugünkü açıklamasında Netanyahu'nun Beyrut ile mümkün olan en kısa sürede doğrudan müzakerelere başlanması talimatını vermesine rağmen, Lübnan'da Hizbullah'a karşı saldırıları sürdüreceklerini belirtmişti.
İran Kızılayı: ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta başlayan ve 8 Nisan'da son bulan saldırılarında 125 bin 630 sivil birim hasar gördü
ABD ile İran arasında yapılması planlanan kritik görüşmeler öncesi Pakistan’ın başkenti İslamabad’da güvenlik en üst seviyeye çıkarıldı. 10 binden fazla güvenlik personelinin görevlendirildiği kentte “kırmızı alarm” ilan edildi.
ABD ile İran arasında yapılması planlanan kritik müzakereler öncesi İslamabad adeta abluka altına alındı. Başkentte geniş çaplı güvenlik önlemleri alınırken, şehir genelinde “kırmızı alarm” ilan edildi.
10 BİNDEN FAZLA GÜVENLİK GÖREVLİSİ SAHADA
Pakistan basınında yer alan haberlere göre, görüşmelere katılacak heyetlerin güvenliğini sağlamak amacıyla 10 binden fazla güvenlik personeli görevlendirildi. Operasyonun ordu koordinasyonunda yürütüleceği, polis ve diğer güvenlik birimlerinin de sürece aktif destek vereceği belirtildi.
ŞEHİRDE YOĞUN GÜVENLİK TEDBİRLERİ
Pencap polisi ile birlikte İslamabad güvenlik güçleri, başkent genelinde kritik noktalara konuşlandırıldı. Kamu binaları çevresinde önlemler artırılırken, trafik düzeni için özel ekipler sahaya indirildi.
GAZETECİLERE KOLAYLIK SAĞLANACAK
Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, görüşmeler için ülkeye gelecek gazetecilere kolaylık sağlanacağını açıkladı. Dar, hava yolu şirketlerinden gazetecilerin vizesiz kabul edilmesini isterken, Pakistan’da “kapıda vize” uygulamasının devreye alınacağını duyurdu.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, 11 Nisan'da İslamabad'da yapılacak ABD-İran müzakerelerinin ilk turuna Başkan Yardımcısı JD Vance'in katılacağını açıklamıştı.
ABD-İRAN ARASINDA İSRAİL'İ DE KAPSAYAN GEÇİCİ ATEŞKES
ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların ardından, İran’ın misillemeleri ile bazı bölge ülkelerine düzenlediği saldırılarla savaşa dönüşen süreçte ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan'da ateşkesi kabul ettiğini duyurmuştu.
Trump, Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla 2 haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran'dan 10 maddelik teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğunu ifade etti.
"İran'ın savaştaki hedeflerine ulaştığı" açıklamasında bulunan İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi de nihai müzakerelerin İslamabad'da en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini bildirdi.
Türkiye, Pakistan ve Mısır, ABD-İran arasındaki mesaj alışverişinin sürmesi ve sonuca ulaşması için yoğun çaba gösterdi.
Geçici ateşkesi desteklediğini açıklayan İsrail yönetimi ise uzlaşmaya Lübnan konusunun dahil olmadığını savunarak, Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.
İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki İsrail sınır hattında yer alan beldelerde ev yıkımlarını sürdürdüğü bildirildi. Lübnan resmi ajansı NNA'ya göre İsrail ordusu, Nebatiye kentine bağlı Hanin beldesi ile Sur'a bağlı Ayta eş-Şaab'da sabah saatlerinden bu yana evleri patlayıcılarla yıktığı belirtildi.
İsrail ordusu Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı hava ve kara saldırılarını sürdürüyor.
Lübnan resmi ajansı NNA'ya göre İsrail ordusu, Nebatiye kentine bağlı Hanin beldesi ile Sur'a bağlı Ayta eş-Şaab'da sabah saatlerinden bu yana evleri patlayıcılarla yıktığı belirtildi.
5 BELDEDE EVLER PATLAYICILARLA YIKILDI
İsrail ordusu daha önce de Nakura, Dibil, Alma eş-Şaab, Beyyada ve Şema beldelerinde evleri patlayıcılarla yıkmıştı.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan'ın güneyini işgal altında tutacaklarını, Lübnan'ın İsrail sınırında bulunan köy ve beldelerindeki tüm evleri yıkacaklarını söylemişti.
Katz, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyine konuşlanarak işgali sürdüreceğini ve Litani Nehri'ne kadar olan bölgeyi kontrol edeceğini belirtmişti.
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: "Türkiye'nin, İran'a yönelik acımasız saldırıları kınayan tutumu ve özellikle Türk milletinin İran'la etkileyici dayanışmasını takdir ediyoruz"
İran Genelkurmay Başkanı "Her an İran'a karşı savaşa dönebiliriz. Lüban savaşın ana cephesidir" açıklamasını yaptı.
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, Lübnan'ın güneyinde yer alan Nebatiye vilayetine bağlı Bint Cubeyl ilçesinde İsrail askerleriyle bir araya geldi. Zamir, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Beyrut ile mümkün olan en kısa sürede doğrudan müzakerelere başlanması talimatını vermesine rağmen, “İsrail ordusu savaş durumunda, ateşkeste değil. Bu bölgede savaşmaya devam edeceğiz. Burası bizim öncelikli çarpışma sahamız” ifadelerini kullandı.
İran ile ateşkeste olduklarını kaydeden Zamir, “Bununla birlikte Tahran ile her an savaşmaya geri dönebiliriz” diye konuştu.
ABD Başkanı Donald Trump'ın, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile Beyaz Saray'daki görüşmesinde, ittifaktaki ülkelerin ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşta "eylemsiz kalması" nedeniyle "öfkesini kustuğu" iddia edildi.
Politico internet sitesinin üç Avrupalı yetkili ve konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, Trump ve Rutte'nin Beyaz Saray'da 8 Nisan'da yaptığı görüşme ele alındı. Görüşmenin "gergin" geçtiği belirtilen haberde, Trump'ın, NATO müttefiklerinin savaşta "eylemsiz kalması" nedeniyle görüşmede Rutte'ye "öfke kustuğu" ileri sürüldü. Haberde, Trump'ın, NATO ülkelerinin destek vermemesine yönelik "kısasa kısas planladığını" ima ettiği ve görüşmenin genel itibarıyla "tehdit yağmuru" şeklinde geçtiği iddia edildi.
NATO Sözcüsü Allison Hart ise Politico'ya yaptığı açıklamada, görüşmenin kötü geçtiği iddialarını yalanlayarak Trump ve Rutte'nin "dürüst" ve "yapıcı" bir görüşme yaptığını belirtti.
Rutte, görüşmenin ardından CNN'e yaptığı açıklamada, Trump'ın "NATO müttefiklerinin İran savaşına destek konusunda hayal kırıklığına uğramasını" anladığını ancak tablonun tümüyle siyah-beyaz olmadığını, birçok müttefikin taahhütlerini yerine getirdiğini söylemişti.
ran lideri Mücteba Hamaney, ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı saldırılarda hayatını kaybeden ülkenin eski lideri Ali Hamaney'in ölümünün 40’ncı günü dolayısıyla mesaj yayımladı. Savaş sonucunda İran’da meydana gelen maddi ve manevi zararlar için kesinlikle tazminat talebinde bulunacaklarını kaydeden Hamaney, “Meşru haklarımızdan hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz. Hürmüz Boğazı’nın yönetimini yeni bir aşamaya taşıyacağız” ifadelerini kullandı.
Hamaney, savaş istemediklerini ve bölgedeki tüm direniş cephesini bir bütün olarak gördüklerini vurgulayarak, ülkesinin güney komşularına seslendi. Hamaney, “Bir mucizeye şahit olmaktasınız. Bu yüzden doğru görün, doğru anlayın ve doğru yerde durun” açıklamasında bulundu.
İranlı müzakere heyetinin Pakistan'ın başkenti İslamabad'a giriş yaptığı yönünde bazı batılı medya organlarında çıkan iddiaların yalanlandığı bildirildi.
Fars Haber Ajansı, ismini açıklamadığı İranlı kaynağın konuya ilişkin açıklamasını yayımladı. Söz konusu kaynak, İran'ın Pakistanlı yetkililere resmi olarak bildirdiğine göre "Lübnan'da ateşkes sağlanana kadar İslamabad'da ABD tarafıyla barış görüşmelerine katılma planı bulunmadığını" söyledi. The Wall Street Journal, bir haberde, Washington ile müzakerelere başlamak üzere bir İran heyetinin İslamabad’a ulaştığını iddia etmişti.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşı sona erdirmek için yapılacak görüşmelerin, ABD'nin başta Lübnan olmak üzere tüm cephelerde ateşkes taahhütlerine uymasına bağlı olduğunu söylemişti.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'yle ateşkes ilan edilmesinden bu yana İran güçleri tarafından hiçbir ülkeye herhangi bir atış yapılmadığını duyurdu. İran resmi haber ajansı IRNA, Devrim Muhafızları tarafından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamayı yayımladı.
Basra Körfezi'nin güney kıyısındaki bazı ülkelerin tesislerine yönelik insansız hava aracı (İHA) ve füze saldırılarına dair haberlere işaret edilen açıklamada, "İran Silahlı Kuvvetleri, ateşkesin başlamasından şu ana kadar hiçbir ülkeye kesinlikle herhangi bir atış gerçekleştirmemiştir. Eğer bu haberler doğruysa, şüphesiz bu eylemler Siyonist düşman ya da Amerika'nın işidir." ifadeleri kullanıldı.
İran Silahlı Kuvvetleri tarafından bir hedef vurulması durumunda bunun resmi bir açıklamayla duyurulacağı belirtilen açıklamada, resmi açıklamalarında yer almayan hiçbir eylemin İran İslam Cumhuriyeti ile ilgisi olmadığı kaydedildi.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Hürmüz ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Trump paylaşımında, “İran, Hürmüz Boğazı'ndan petrol geçişine izin verme konusunda çok kötü, hatta bazılarına göre onursuz bir iş yapıyor. Bu, aramızdaki anlaşma değil” ifadelerine yer verdi.
ABD-İsrail saldırılarında ağır yaralanan İran Stratejik Dış İlişkiler Konseyi Başkanı Kemal Harrazi'nin (81) hayatını kaybettiği bildirildi.
Fars Haber Ajansı, Harrazi'nin öldüğünü duyurdu. ABD-İsrail'in İran'a 1 Nisan'da yaptığı saldırılarda, Harrazi'nin Tahran'daki konutu hedef alınmış, Harrazi ağır yaralanmış, eşi ise hayatını kaybetmişti.

ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerlerinden ücret aldığına ilişkin haberleri değerlendirdi.
Trump, "İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerlerden ücret aldığına yönelik haberler var. Öyle olmasa iyi olur, ancak eğer ücret alıyorlarsa hemen buna son verseler iyi olur." ifadelerini kullandı.
Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya, ABD ile İran arasında ilan edilen geçici ateşkese riayet etmesi çağrısında bulundu.
Petro, sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD-İran arasındaki geçici ateşkes anlaşması ve İsrail'in Lübnan'a saldırısına dikkati çekti. Cumhurbaşkanı Petro, "(İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu, üzerinde uzlaşılan tam ateşkes kararına saygı duymalı, Lübnan halkına ve toprak bütünlüğüne riayet etmelidir." ifadesini kullandı.
İsrail'in söz konusu anlaşmaya uyması gerektiğini yineleyen Petro, "Anlaşmaya uyulmaması halinde tüm dünya gerekli yaptırımları uygulamalıdır. Söz konusu olan insanlığın yaşamıdır." değerlendirmesinde bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkesin Lübnan'ı da kapsamasını ilk başta kabul ettiği ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından fikrini değiştirdiği öne sürüldü. Amerikan CBS News kanalına konuşan ve adı açıklanmayan iki kaynak, Trump'ın, Lübnan'la ilgili tutumunun nasıl değiştiğini aktardı. Habere göre, ABD Başkanı Trump, ilk başta Lübnan'ın da geçici ateşkes anlaşmasına dahil edilmesine onay verdi.
Görüşmelere aracılık eden kişiler de Lübnan'ın anlaşmanın bir parçası olduğunu düşündü ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi gibi isimler kamuoyuna bu yönde açıklamalar yaptılar. Geçici ateşkesin ilan edildiği gün, bir Beyaz Saray yetkilisi CBS News'e, "İsrail'in de Pakistan'ın arabuluculuğunda sağlanan anlaşmanın şartlarını kabul ettiğini" söyledi.
Ancak aynı gün Trump ile Netanyahu arasında yapılan telefon görüşmesinin ardından ABD Başkanı'nın, Lübnan konusundaki fikri değişti ve son açıklamalarında "Lübnan'ın Hizbullah'tan dolayı anlaşmaya dahil edilmediğini" ifade etti.
ABD Başkanı Trump, Amerikan medyasına dün yaptığı bir açıklamada, Lübnan'ın anlaşmaya dahil edilmediğini kaydederek, "Hizbullah yüzünden. Anlaşmaya dahil edilmediler. O mesele de halledilecek. Sorun yok." diye karşılık vermişti.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İran arasındaki 2 haftalık ateşkesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeleri telefonda görüştü. İngiltere Başbakanlık Ofisi 10 Numara'dan bir Sözcü'nün yaptığı yazılı açıklamaya göre, ABD-İran ateşkesinin ardından Orta Doğu'ya ziyarette bulunan Starmer, Katar'da Trump ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Starmer görüşmede, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının gerekliliği konusunda Körfez liderleri ve bölgedeki askeri yetkililerle yaptığı görüşmeleri ve uygulanabilir plan üzerinde anlaşmaya varmak üzere ortakları bir araya getirme yönünde ülkesinin çabalarını aktardı.
İki lider, halihazırda ateşkesin yürürlükte olduğu, Hürmüz Boğazı'nın açılmasına ilişkin mutabakat sağlandığı ve artık bir çözüm bulma sürecinin bir sonraki aşamasına geçildiği konusunda mutabık kaldıklarını belirtti. Starmer ve Trump, deniz taşımacılığını mümkün olan en kısa sürede yeniden canlandırmak için pratik plana duyulan ihtiyacı ele aldı.