SON DAKİKA… ABD/İsrail-İran Savaşı'nda 2 ay geride kaldı… Tüm dünyanın yakından takip ettiği müzakere görüşmelerinde ise taraflar bir kez daha masadan kalktı. Reuters'a göre görüşmeler çıkmaza girerken Tahran, kuşatma ve baskı altında masaya oturmayacağını açıkladı.
Trump "İran istiyorsa bizi arayabilir, nükleere izin vermeyeceğiz" açıklaması yaparken İran basını çarpıcı bir iddia ortaya attı. Öyle ki Tahran yönetimi ABD yapımı 15'ten fazla ağır füze ve patlamamış mühimmatı tersine mühendislik için incelemeye aldı.
Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran'ın, ABD ile bir anlaşma yapmaktan başka şansı olmadığını savundu.
ABD/İsrail-İran Savaşı'nda dakika dakika yaşananlar…
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, yaptırım uygulanan İran hava yollarıyla iş yapanların ABD yaptırımlarına maruz kalabileceğini bildirdi.
Yaptırım uygulanan İran hava yollarıyla iş yapmanın, "ABD yaptırımlarına maruz kalma riski taşıdığını" belirten Bessent, yabancı hükümetlere, yetki alanlarındaki şirketlerin söz konusu uçaklara jet yakıtı, ikram, iniş ücretleri veya bakım dahil olmak üzere herhangi bir hizmet sunmamasını sağlamak için gerekli tüm adımları atma çağrısında bulundu.
Bessent, ABD Hazine Bakanlığının, "ekonomik öfke" kapsamında İran üzerindeki maksimum baskıyı sürdüreceğini, İran kuruluşlarıyla iş yapılmasını kolaylaştıran ya da doğrudan iş yapan üçüncü taraflara karşı harekete geçmekten çekinmeyeceğini ifade etti.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in Lübnan'a gün içinde düzenlediği hava saldırılarında 4 kişinin hayatını kaybettiğini, 51 kişinin yaralandığını duyurdu.
Ürdün Kralı 2. Abdullah, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmede bölgesel gerilimi düşürmenin yollarını ele aldı.
Orta Doğu'daki son gelişmeleri ele alan Kral Abdullah ile Trump, "Bölgesel istikrarın yeniden sağlanması için kapsamlı bir sükunetin gerektiğini" teyit ettiler.
Kral Abdullah, Trum ile görüşmesinde "bölgedeki gerilimin düşürülmesinde ABD'nin üstlendiği rolü" takdir etti.
Ürdün Kralı ayrıca, 25 Nisan Cumartesi günü Washington'da düzenlenen ve Trump'ın da katıldığı Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğinde yaşanan silahlı saldırı girişimini kınadı.
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail ordusunun 2026 yılında muhtemelen tüm cephelerde saldırılarına devam edeceğini kaydetti.
"2026 muhtemelen her cephede çatışma yılı olmaya devam edecek.” ifadesini kullanan Zamir, ordunun Gazze Şeridi, Suriye ve Lübnan'daki ileri savunma bölgeleri olarak isimlendirdiği işgalin, "İsrail’in kuzeyindeki yerleşimlerin güvenliği garanti alınana kadar" süreceğinin altını çizdi.
Pakistan, özellikle Hürmüz Boğazı'nın kapanması olmak üzere küresel denizcilik yollarındaki aksamaların uluslararası barış, ekonomik istikrar ve gelişmekte olan ülkeler için ciddi bir tehdit oluşturduğu konusunda uyardı.
ABD'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Hürmüz Boğazı'nın "pazarlık kozu" olamayacağını söyleyerek, bölgedeki seyrüsefer güvenliğinin yeniden sağlanması için koalisyon kurulması çağrısı yaptı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in, İran’a yönelik yaptırımların henüz kaldırılmaması gerektiği yönündeki açıklamalarına tepki gösterdi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hizbullah'ı gerekçe göstererek Lübnan'a düzenledikleri saldırıların Beyrut yönetimiyle müzakerelerin ilerlemesine yardımcı olacağını iddia etti.
İsrail ordusunun "güvenlik bölgesinde, güvenlik bölgesinin kuzeyinde ve Litani Nehri'nin kuzeyinde" saldırılar düzenlediğini belirten Netanyahu, Hizbullah’ın füze stoklarının yüzde 10’a indiğini ileri sürdü.
Netanyahu, Hizbullah’ın 122 milimetrelik roketleri ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hala İsrail’e tehdit oluşturduğunu iddia etti.
Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov, İran Savunma Bakan Yardımcısı Reza Talaei-Nik ile bir araya geldi.
Belousov, görüşmede yaptığı konuşmada, İran'la ilgili durumun diplomatik yolla çözümünden yana olduklarını belirterek, "İran'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü destekliyoruz. Kardeş İran halkına ve silahlı kuvvetlerine, tüm tehditlerin üstesinden gelinmesi için metanet ve cesaret diliyorum." dedi.
Rusya'nın durumun çözümü için elinden geleni yapmaya hazır olduğunu dile getiren Belousov, "Moskova ve Tahran, eskiden olduğu gibi her durumda birbirini destekleyecek." ifadesini kullandı.
Pakistan Dışişleri Bakanlığınca, sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Bakan Muhammed İshak Dar, Kanada, İngiltere ve Mısır dışişleri bakanları ile ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.
Dar, Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile yaptığı telefon görüşmesinde, ülkesinin, ABD-İran arası arabuluculuk süreci ve barış için diplomasiye yönelik bağlılığını vurguladı.
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper ile telefon görüşmesinde, Dar, Pakistan'ın "diyalog ve diplomasiyi teşvik ve kolaylaştırıcı çabalarını" bildirdi.
Dar, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile telefonda görüşmesinde, bölgede barış için "sürdürülebilir angajmanın önemine" işaret etti.
İran ile ABD arasındaki ateşkes süreci devam ederken, ABD’nin Körfez ülkelerindeki bazı üslerine yoğun askeri sevkiyat yapıyor.
Flightradar24 verilerine göre ABD’nin 27 Nisan tarihinde yaptığı sevkiyatlar Körfez ülkelerinden Katar ve BAE’deki askeri üslere yapıldı.
Katar’ın başkenti Doha’ya yakın bir konumda bulunan ABD’ye ait El Udeyd üssüne C-130 askeri sevkiyat uçaklarının indiği görüldü.
ABD ile İran arasında 8 Nisan'da varılan ateşkes anlaşması sonrasında Pakistan arabuluculuğunda yapılan görüşmelerden sonuç çıkmayınca ABD Başkanı Donald Trump, 13 Nisan'da İran'a "deniz ablukası" uygulama kararı almış ve Hürmüz Boğazı'na giriş yapan ve çıkan İran bağlantılı gemilere müdahale etmeye başlamıştı.
NATO, uluslararası basında zirvelerin her yıl gerçekleşmeyeceğine ilişkin haberler hakkında, "NATO, devlet ve hükümet başkanları düzeyindeki düzenli toplantılarını sürdürmeye devam edecek." açıklamasında bulundu.
Birleşmiş Milletler (BM), Lübnan ile İsrail arasında devam eden ateşkese rağmen dün İsrail güçlerinin bulunduğu bölgeden, Lübnan'ın kuzeyine doğru 299 ateş açıldığının tespit edildiğini bildirdi.
BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, günlük basın toplantısında Orta Doğu'daki gelişmeler hakkında bilgi verdi. BM Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) yetkililerinin, Lübnan'daki Mavi Hat'tın güneyinden veya İsrail güçlerinin operasyon alanı içinden dün kuzeye doğru 299 ateş açıldığını rapor ettiğini aktaran Dujarric, "Bu, ateşkesten bu yana kaydedilen en yüksek sayılardan biri." dedi. Dujarric, Mavi Hat'tın kuzeyinden, güneye doğru ise hiçbir roket atışının tespit edilmediğini de ifade etti. Bölgede bulunan (BM) Lübnan Özel Koordinatörü Jeanine Hennis-Plasschaert'in, Lübnan'ın güneyindeki "şiddet döngüsünün" sona ermesi için taraflar arasında güven inşa etmeye çalıştığını söyleyen Dujarric, Mavi Hat'tın her iki tarafında da istikrarı ilerletme çabalarına devam ettiklerini kaydetti.
Beyaz Saray: "ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın teklifini bugün ekibiyle görüştü"
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran yönetiminin, ABD ile anlaşmaya varma konusunda "ciddi" olduğunu düşündüğünü ancak yapılacak herhangi bir anlaşmanın, İran'ın nükleer silah edinmesini kesin olarak engellemesi gerektiğini belirtti.
Rubio, İran'ın, ABD ile bir anlaşma yapmaktan başka şansı olmadığını savunarak, Tahran'daki liderlerin çoğunun "aşırılıkçı" isimler olduğunu ancak bu kişilerin ülkenin içinde bulunduğu durumdan çıkmak için adım atmak zorunda olduklarını gördüğünü dile getirdi.
Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif bin Raşid ez-Zeyyani, bir grup ülkeyle beraber "Hürmüz Boğazı'nın derhal ve engelsiz şekilde açılması" çağrısında bulundu.
Zeyyani, "Denizcilik alanındaki su yollarının güvenliği ve korunması" başlığıyla toplanan Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi toplantısı öncesi açıklama yaptı. Hürmüz Boğazı konusunda "geniş bir ülkeler grubu adına ortak bildiri" hazırladıklarını belirten Zeyyani, Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüseferleri etkileyen eylemlere şiddetle karşı çıktıklarını söyledi. Zeyyani, "Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı Kararı'na desteği yeniden teyit ederek boğazın kapatılması ve bölgesel komşulara yönelik saldırılar da dahil olmak üzere İran'ın eylemleri kınıyoruz." ifadesini kullandı. Hürmüz Boğazı'ndan serbest geçişin küresel istikrar ve refah için hayati önem taşıdığını vurgulayan Zeyyani, "Boğazın derhal ve engelsiz şekilde açılması çağrımızı yineliyoruz." dedi. Zeyyani, grubun ayrıca, boğazdan geçiş ücreti uygulamasını veya geçişi kısıtlama girişimlerini de reddettiğini belirterek, bu tür önlemlerin BM Deniz Hukuku Sözleşmesi tarafından oluşturulan çerçeve de dahil olmak üzere uluslararası hukukun ihlali olduğunu kaydetti.
İran Meclisi'nden 261 milletvekili, ABD ile müzakere sürecini yürüten İran heyetine destek açıklaması yaptı.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın resmi Telegram hesabına göre, 261 milletvekili müzakere heyetine destek bildirisi yayımladı. ABD ve İsrail'in İran'a karşı askeri, siyasi, ekonomik ve psikolojik olarak düzenliği saldırıların yeni bir aşamaya geçtiği ve halk ile yönetimi karşı karşıya getirmeye çalıştıklarının vurgulandığı bildiride, müzakere heyetine başkanlık eden Kalibaf ve heyetine güven duyulduğu belirtildi.
Ayrıca ABD ve İsrail'in, İranlı müzakere heyetine olan kamuoyu desteğini sarsmaya ve heyete karşı halkta güvensizlik oluşturmaya çalıştıkları, özellikle de ABD Ordusu içindeki istifaları ve karışıklığı örtbas etmeye çalıştıkları ifade edildi. Bildiride İran halkına, ABD ve İsrail'in yürüttüğü psikolojik savaşa karşı dikkatli olunması uyarısı da yapıldı. İran Meclisindeki 290 sandalye bulunuyor.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Hürmüz Boğazı'ndaki aksamaların küresel bir gıda krizini tetikleme riskini beraberinde getirdiğini belirterek, "Boğaz'ın açılarak küresel ekonominin nefes almasına izin verilmesi" çağrısında bulundu.
Guterres, "Uluslararası barış ve güvenliğin korunması" gündem maddesi altında "Denizcilik alanındaki su yollarının güvenliği ve korunması" başlıklı BM Güvenlik Konseyi Toplantısı'nda konuştu. Toplantının, su yollarının güvenliğinin "uluslararası düzenin bir sınavı haline geldiği" bir dönemde yapıldığına dikkati çeken Guterres, bugün küresel ticaretin damarlarını oluşturan deniz yollarının baskı altında olduğunu söyledi.
Guterres, "Jeopolitik gerilimler denizlere taşıyor, ticari gemiler, bir baskı aracı olarak kullanılıyor ve deniz hukukunun temel ilkeleri bağlamında seyrüsefer hakları ve özgürlükleri baltalanıyor." ifadesini kullandı. Mart başından beri Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemi trafiğindeki aksamanın, küresel enerji güvenliğini, gıda tedarikini ve ticareti olumsuz etkilediğini vurgulayan Guterres, bunun, Kovid-19 salgını ve Ukrayna savaşından bu yana yaşanan en kötü tedarik zinciri aksaması olduğuna işaret etti. Guterres, "Uzun süreli aksama, küresel gıda krizini tetikleme riskini beraberinde getiriyor, özellikle Afrika ve Güney Asya'da milyonlarca insanı açlık ve yoksulluğa sürüklüyor." dedi.
"BOĞAZ'I AÇIN, GEÇİŞ ÜCRETİ VE AYRIMCILIK OLMADAN GEMİLERİN GEÇMESİNE İZİN VERİN"
Seyrüsefer özgürlüğündeki aksamalar nedeniyle 20 binden fazla denizci ile 2 binden fazla geminin denizde mahsur kaldığına dikkati çeken Guterres, üye devletlere "Uluslararası Denizcilik Örgütünce hazırlanan acil tahliye çerçevesini destekleme" çağrısı yaptı. Guterres, Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer haklarına ve özgürlüklerine saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizerek, "Taraflara çağrıda bulunuyorum: Boğaz'ı açın, geçiş ücreti ve ayrımcılık olmadan gemilerin geçmesine izin verin, ticaretin yeniden başlamasına, küresel ekonominin nefes almasına izin verin." dedi. BM olarak üye tarafların ortak zemin bulması için destek olmaya hazır olduklarını belirten Guterres, Karadeniz Girişimi'ni buna örnek göstererek, "Bu, çatışmanın ortasında bile pratik işbirliğinin tıkalı bir koridoru yeniden açabileceğini, gemilerin ve temel ürünlerin hareketini sağlayabileceğini gösterdi." ifadesini kullandı. Guterres, "Kriz anları, seçim anlarıdır." diyerek, seyrüsefer özgürlüğü konusunda uluslararası hukuka saygı, sorunların kökenine inme nedenlerini çözme ve diyalog ile işbirliğini sürdürme çağrısı yaptı.
İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği bölgelerde evleri yıkmaya devam ettiği bildirildi.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail ordusu Nebatiye vilayetinde işgal altında bulunan Bint Cubeyl ilçesinde tank atışlarıyla evleri hedef aldı. Rub Salasin beldesinde patlayıcılarla yapıları havaya uçuran İsrail askerlerinin, güneyde Bint Cubeyl ile Yarun beldesi arasındaki evleri de yıktığı aktarıldı. Öte yandan İsrail ordusu, geçici ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyinde işgal altına aldığı bölgelerde yıkıma devam edeceğini duyurmuştu. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Gazze Şeridi'nin Refah, Beyt Hanun kentleri ve diğer bölgelerinde yarattıkları yıkımın bir benzerini Lübnan'ın güneyinde gerçekleştireceklerini, "Gazze modelini" uygulayacaklarını söylemişti.
Hizbullah, Lübnan'ın güneyinde İsrail ordusuna ait bir iş makinesi ile bir tankı insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldığını duyurdu.
Hizbullah'ın Telegram kanalından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in ateşkesi ihlal etmesi ve işgal ettiği bölgelerde evleri yıkmasına karşılık olarak saldırılar düzenlendiği belirtildi. Açıklamada, Bint Cubeyl ilçesinde evlerin yıkılmasında kullanılan İsrail'e ait D9 tipi askeri buldozerin İHA'yla hedef alındığı ve "doğrudan isabet" sağlandığı ifade edildi. İlk saldırıdan yarım saat sonra Kantara beldesinde İsrail ordusuna ait Merkava tipi bir tankın yine İHA ile başarılı bir şekilde vurulduğu aktarıldı.
İSRAİL AÇIKLAMASI
Öte yandan İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Hizbullah'ın Lübnan'ın güneyinde İsrail askerlerine doğru patlayıcı yüklü İHA fırlattığı ve askerlerin hemen yanında patladığı kaydedildi. Açıklamada, saldırıda yaralanan olmadığı ileri sürüldü. Ayrıca, bugün erken saatlerde Lübnan'ın güneyinde işgal edilen alandaki İsrail askerlerine doğru fırlatılan bir İHA'nın ise önlendiği iddia edildi.
İsrail'in Lübnan'da 2 Mart'tan itibaren gerçekleştirdiği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 521'e yükseldi.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan sonra düzenlediği saldırılara ilişkin ölü ve yaralı sayısını paylaştı. Buna göre, 2 Mart'tan bu yana İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı 2 bin 521'e, yaralı sayısı 7 bin 804'e ulaştı.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM) Lübnan Özel Koordinatörü Jeanine Hennis-Plasschaert ile Batı Kudüs'te bir araya geldiğini belirtti.
Hennis-Plasschaert ile Lübnan'daki son gelişmeleri görüştüğünü anlatan Saar, Hizbullah'ın ateşkesi ihlal ettiğini savunarak, Lübnan'ın Hizbullah'a karşı, finansman kaynaklarını hedef alan mali önlemler de dahil olmak üzere harekete geçmesi gerektiğini öne sürdü.
Saar, Hizbullah'ın 2 Mart'tan bu yana İsrail'e 10 bine yakın roket, insansız hava aracı ve füze attığını kaydetti.
Fars Haber Ajansı'na göre, başkent Tahran'daki Uluslararası İmam Humeyni Havalimanı Genel Müdürü Kaşif Azer yeniden başlayan uçak seferlerine ilişkin bilgi verdi.
Azer, "İstanbul, Necef, Maskat ve Pekin gibi bazı önemli uluslararası destinasyonlara uçuşlar yeniden başlatıldı." dedi.
Bu listeye zamanla yeni destinasyonların da ekleneceğini ifade eden İranlı yetkili, yabancı hava yolu şirketlerinin İran'a dönüşü için görüşmelerin sürdüğünü, bu sürecin ülkenin bölgedeki havacılık konumunu güçlendirebileceğini kaydetti.
İran Sivil Havacılık Kurumu tarafından 20 Nisan'da yapılan açıklamada, Meşhed Havalimanı'ndan uluslararası uçak seferlerine ilişkin bilet satışına izin vermesiyle birlikte, Meşhed-İstanbul seferinin 21 Nisan'da gerçekleştirileceğini duyurmuştu.
ABD ve İsrail'in şubat ayı sonunda İran'a başlattığı saldırılarda, bazı havalimanları hasar görürken, ülkede tüm uçak seferleri durmuştu.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki Marsberg'de bulunan Carolus-Magnus Lisesi'nde, Avrupa Birliği Proje Günü çerçevesinde yapılan programda, öğrencilerle bir araya geldi.
ABD'nin İran'daki savaşı hızlı bir şekilde sona erdirebileceğine inanmadığını belirten Merz, "Çünkü İranlılar daha önce düşünüldüğünden çok daha güçlüler ve Amerikalıların müzakerelerde gerçekten ikna edici bir stratejisi yok." diye konuştu.
Merz, "Bu tür çatışmaların sorunu her zaman şudur: Sadece içeri girmek yetmez, aynı zamanda tekrar çıkmak da gerekir. Bunu Afganistan'da 20 yıl boyunca çok acı bir şekilde gördük. Irak'ta da gördük." ifadelerini kullandı.
Merz, ABD'lilerin, İran'daki bu savaşa hiçbir planları olmadan girdiklerini ve bunun da çatışmayı şimdi sona erdirmeyi daha da zorlaştırdığını savundu.
İranlıların çok iyi müzakereci olduklarını ya da müzakere etmemekte çok yetenekli olduklarını belirten Merz, "Bütün bir ulus (ABD) İran liderliği tarafından aşağılanıyor." dedi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya'nın St. Petersburg kentinde İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir araya geldi.
Moskova ile Tahran arasındaki stratejik ilişkilerin sürdürülmesinde kararlı olduklarını söyleyen Putin, Rusya'nın İran ile bağlarını güçlendirmeye devam edeceğini bildirdi.
Putin, İran lideri Mücteba Hamaney'den mesaj aldığını kaydederek, Hamaney ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'a en iyi dileklerini iletti.
Rusya'nın, İran halkının bu zorlu dönemi atlatacağını ve barışın geleceğini ümit ettiğini vurgulayan Rus lider, "Rusya, İran ve bölgedeki diğer ülkelerin çıkarları doğrultusunda Orta Doğu'ya en kısa sürede barışın gelmesi için her şeyi yapacak" dedi.
Arakçi ise İran halkının cesareti sayesinde ABD saldırganlığına direndiğini ve direneceğini ifade ederek, Putin'e, destekleri için teşekkür etti.
Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Görüşmede, ABD ile İran arasında yürütülen müzakereler ve tarafların sunduğu öneriler değerlendirildi.
ABD ile İran arasında ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve savaşın sona erdirilmesi için müzakere sürecinin sürdürülmesinin önemine vurgu yapan Abdulati, diplomatik çözümler ve diyalogun bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamanın en etkili yolu olduğunu ifade ederek, Körfez ülkelerinin güvenlik kaygılarının dikkate alınması gerektiğini dile getirdi.
Mısırlı Bakan, ülkesinin bölgesel ve uluslararası ortaklarla koordinasyon içinde güvenlik ve istikrarı destekleyen siyasi çözümler geliştirmeye yönelik çabalarını sürdüreceğini kaydetti.
Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ülkenin güneyindeki Nebatiye kentine bağlı Hasbaya beldesi ile Cebel eş-Şeyh (Hermon) Dağı'na yakınlığıyla öne çıkan Arkub bölgesinden gelen bir heyeti kabul etti.
Avn, kabulde yaptığı konuşmada, Lübnan ile İsrail arasındaki süreçte yürüttüğü arabuluculuk çabaları kapsamında ABD'ye ateşkesin müzakerelerin ön şartı olduğunu ilk andan itibaren ilettiklerini belirterek, "Ateşkes, müzakereler için ilk ve zorunlu adımdır." dedi.
Bu tutumun 14 ve 23 Nisan'da büyükelçiler düzeyinde gerçekleştirilen toplantılarda da yinelendiğini aktaran Avn, ABD Dışişleri Bakanlığının ilk toplantı sonrası yaptığı açıklamada, İsrail'in Lübnan'a yönelik kara, deniz ve hava saldırıları düzenlemeyeceğinin açıkça yer aldığını vurguladı.
Bunun Lübnan devletinin resmi pozisyonu olduğunu belirten Avn, bunun dışındaki değerlendirmelerin kendilerini bağlamadığını ifade etti.
"SAVAŞA GİDERKEN ULUSAL MUTABAKAT VAR MIYDI?"
Ülkede müzakere kararına yönelik eleştirilere ilişkin ise Avn, "Savaşa giderken ulusal mutabakat var mıydı?" dedi.
Avn, müzakerelere başlanmadan yapılan "teslimiyet" suçlamalarını reddettiklerini ve sonuçların görülmesi gerektiğini dile getirdi.
"EĞER SAVAŞ LÜBNAN İÇİN OLSAYDI DESTEKLERDİK"
Güney Lübnan halkının başkalarının savaşlarının bedelini ödediğini söyleyen Avn, "Eğer savaş Lübnan için olsaydı desteklerdik ancak başkalarının çıkarları için yürütülen savaşları reddediyorum." dedi.
Yürütülen sürecin ihanet olmadığını vurgulayan Avn, asıl ihanetin ülkeyi dış çıkarlar uğruna savaşa sürüklemek olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Avn, hedeflerinin İsrail ile savaş halini sona erdirmek olduğunu, bunun da bir ateşkes anlaşması çerçevesinde sağlanabileceğini ve Lübnan'ın "onur kırıcı" bir anlaşmayı kabul etmeyeceğini sözlerine ekledi.
İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan'ın Bekaa Vadisi'ne hava saldırıları başlattığını duyurdu.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Hizbullah'ın altyapı tesislerinin hedef alındığı ileri sürüldü.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Almanya'nın başkenti Berlin'de Hristiyan Demokrat Birliği/Hristiyan Sosyal Birliği (CDU/CSU) parlamento grubu başkanı Jens Spahn ve CSU parlamento grubu başkanı Alexander Hoffman ile ortak basın toplantısı düzenledi.
Von der Leyen, İran'a yönelik yaptırımların kaldırılması için henüz erken olduğunu, bu uygulamanın arkasında önemli gerekçelerin bulunduğunu savundu.
İran yönetiminin kendi halkına yönelik tutumuna dikkati çeken von der Leyen, bunun uluslararası toplumun İran'a uyguladığı yaptırımların temel nedenlerinden biri olduğunu dile getirdi.
Von der Leyen, yaptırımların kaldırılması için İran'da köklü bir değişim gerektiğini, mevcut şartlar altında bu adımın atılması için erken olduğunu savundu.
İsrail devlet televizyonu KAN, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ve üst düzey güvenlik yetkilileriyle bir telefon görüşmesi yaptığını bildirdi.
Haberde, Netanyahu'nun yolsuzluk davasındaki duruşmasının başlamasına bir saat kala "güvenlik" gerekçesiyle iptalinin ardından telefonla gerçekleşen "güvenlik durumu değerlendirme toplantısı"nda, İsrail'in kuzeyindeki durum ve Lübnan konusunun ele alındığı belirtildi.
Öte yandan The Jerusalem Post'un haberine göre, ismi paylaşılmayan iki kaynak, üst düzey İsrailli yetkililerin ABD'li yetkililere, Hizbullah'ın İsrail askerlerine yönelik saldırılarının sürmesi halinde, "ölçülü karşılık vermeye devam etmeyeceklerini" ifade ederek, Lübnan'a şiddetli saldırılar düzenleme mesajı verdi.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai, ABD ile yürütülen müzakerelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bölge ülkeleri ile petrol alıcılarının, geçiş güzergahlarının kapanması nedeniyle ABD'ye baskı yaptığını belirten Rızai, bu ülkelerin Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için Washington'dan gerekli şartların oluşturulmasını talep ettiğini söyledi.
Rızai, "Eğer ABD akıllıca davranmak istiyorsa, İran'ın müzakerelerdeki şartlarını kabul etmekten başka seçeneği yok." ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin ücretlendirilmesi için İran Meclisinde gerekli yasal düzenlemelerle alakalı milletvekillerinin çalışma yaptığını aktaran Rızai, Boğaza ilişkin protokolün savaş öncesi şekline dönmeyeceğini söyledi.
Son olarak Rezaei, ülkesinin ABD ile yürütülen müzakerelerde belirlediği 10 şarttan asla geri adım atmayacağını vurguladı.
İran devlet televizyonu, konuya ilişkin haberinde, Tahran yönetiminin çelik levha ve sac ihracatını 30 Haziran'a kadar yasakladığı aktarıldı.
Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde en büyük çelik üreten sanayi komplekslerinden biri olduğu belirtilen İran'ın İsfahan eyaletindeki Mübarek Çelik Fabrikası, ABD ve İsrail tarafından iki kez hedef alınmış ve tesiste ciddi hasar meydana gelmişti.
Saldırıların ardından Mübarek Çelik Fabrikası yönetimi, ikinci bir duyuruya kadar üretimin durdurulduğunu açıklamıştı.
Hizbullah lideri Naim Kasım, İsrail'in saldırılarına ve Beyrut ile Tel Aviv arasındaki ateşkes görüşmelerine ilişkin açıklama yaptı. Kasım, İsrail'in ABD desteğiyle örgütü ortadan kaldırmaya çalıştığını, ancak 23 Eylül 2024'ten bu yana bunu başaramadığını söyledi. Hizbullah lideri, "Düşman bir çıkmaza girmiştir, bu direniş süreklidir, güçlüdür ve yenilgiye uğratılamaz" dedi.
"YÖNETİM BU BÜYÜK GÜNAHTAN GERİ ADIM ATMALIDIR"
Lübnan'ın İsrail ile yaptığı görüşmeleri "ülkeyi istikrarsızlaştıracak büyük bir günah" olarak nitelendiren Naim Kasım, "İsrail ile doğrudan müzakereleri kesinlikle reddediyoruz. Bu doğrudan müzakereler ve sonuçları bizim için yok hükmündedir ve bizi zerre kadar ilgilendirmez. İktidardakiler, attıkları adımların ne Lübnan'a ne de kendilerine fayda sağlamayacağını bilmelidir. Yönetim, Lübnan'ı istikrarsızlık sarmalına sürükleyen bu büyük günahtan geri adım atmalıdır" ifadelerini kullandı.
"DÜŞMAN NE KADAR TEHDİT EDERSE ETSİN BOYUN EĞMEYECEĞİZ"
Lübnan ve halkı için savunma amaçlı direnişlerini sürdüreceklerini vurgulayan Naim Kasım, "Lübnan ve halkı için savunma amaçlı direnişimizi sürdürüyoruz. Mart öncesi duruma geri dönmeyeceğiz, İsrail saldırganlığına karşılık verecek ve onunla yüzleşeceğiz. Düşman ne kadar tehdit ederse etsin, geri çekilmeyeceğiz, boyun eğmeyeceğiz ve yenilmeyeceğiz" şeklinde konuştu.
"LÜBNAN İSRAİL İLE MÜZAKERELERİ DURDURMAK İLE SORUMLUDUR"
Kara, deniz ve havadaki saldırganlığın durdurulması, İsrail'in işgal altındaki topraklardan çekilmesi, esirlerin serbest bırakılması, halkın tüm köy ve kasabalarına geri dönmesi ve yeniden inşa gibi şartlar sunan Hizbullah lideri, "Lübnan yönetimi, İsrail ile doğrudan müzakereleri durdurmak ve dolaylı müzakereleri benimsemekle sorumludur. Ayrıca mart ayında direnişi ve onun toplumsal tabanını suç sayan kararını geçersiz kılmalıdır. Böylece İsrail ve dış dayatmalara boyun eğmeden, Lübnan'ın çıkarlarını her şeyin üzerinde tutan bir iç diyalog sürdürebilir" dedi.
"HALKIMIZ SON KARIŞINA KADAR TOPRAKLARINA DÖNECEK"
Güçlerinin "tükenmez" olduğunu vurgulayan Kasım, İsrail'in Lübnan'da kalamayacağını belirten Kasım, "Halkımız, işgal altındaki Filistin ile güney sınırımızın son karışına kadar topraklarına dönecek" şeklinde konuştu.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre Tahran eyaleti Valisi Muhammed Sadık Mutemediyan, Tahran’daki camilerde olağanüstü koşullar için hazırlık yapıldığını belirtti.
Ülkede 75 binden fazla cami bulunduğuna işaret eden Mutemediyan, Tahran eyaletinin 22 bölgesinde, olası olağanüstü durumlarda kullanılmak üzere 700 caminin enerji, su ve iaşe hizmetleri açısından hazır hale getirildiğini ifade etti.
Mutemediyan ayrıca halka enerji tasarrufu çağrısında bulunarak, bu konuda camilerde bilgilendirme ve eğitimler verileceğini söyledi.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X sosyal medya platformundaki hesabından, ordunun Lübnan'ın güneyinde gerçekleştirdiği yıkıma ilişkin son bilgileri paylaştı.
Adraee, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde evleri ve diğer yapıları havaya uçurduğu görüntülere yer verdiği paylaşımda, 50'den fazla yapıyı yok ettiklerini duyurdu.
Havaya uçurulan yerler arasında Hizbullah'a ait binalar olduğunu savunan Adraee, baskın düzenlenen bir binada patlayıcı düzenekler ile silah ve mühimmat bulunduğunu iddia etti.
Adraee, siyasi kademenin direktifleri doğrultusunda saldırıların devam edeceği tehdidinde bulundu.
Kyodo ajansının haberine göre, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae’ye parlamento oturumu sırasında Hürmüz Boğazı'ndaki durum nedeniyle halkın enerji tasarrufu yapması için ekonomik tedbirler alınıp alınmayacağı soruldu.
Takaiçi, "Ekonomik ve sosyal aktivitelerin bu noktada durdurulması gerektiğini düşünmüyorum" diyerek kamuoyuna enerji ve yakıt tasarrufu yapmaları çağrısında bulunmayacağını ifade etti.
Hükümetin, farklı kaynaklardan petrol tedarik etmek için çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Takaiçi, şimdilik ek bütçe hazırlama ihtiyacı olmadığını kaydetti.
Takaiçi, Orta Doğu'daki belirsizliğin, "hükümetin gerekli tedbirleri alma konusunda esnek olacağı" anlamına geldiğini dile getirdi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistan'ın başkenti İslamabad'daki görüşmelerinin ardından Rusya'daki resmi temasları kapsamında St. Petersburg şehrine gitti. İranlı Bakan, bu şehirde ülkesinin devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, Umman ve Pakistan'daki temaslarını değerlendirdi. İlk olarak Rusya'da yapacağı temaslara değinen Arakçi, Tahran ile Moskova arasında bölgesel ve uluslararası konulara ilişkin yakın istişareleri sürdürmek ve ikili ilişkileri geliştirmek amacıyla Rusya'daki üst düzey yetkililerle görüşmek üzere bu ülkeye geldiğini belirtti.
Arakçi, bugünkü görüşmelerin savaşla ilgili gelişmeleri ele almak ve bu konudaki son durumu değerlendirmek için iyi bir fırsat olduğunu ve bu çerçevede iki ülke arasındaki istişare ve koordinasyonun özel bir öneme sahip olduğunu vurguladı.
İslamabad'daki görüşmelerine ilişkin Arakçi, "İslamabad ziyareti oldukça verimli geçti, iyi istişareler yapıldı. Bu kapsamda geçmiş gelişmeler gözden geçirildi ve İran ile ABD arasındaki müzakerelerin hangi koşullar altında sürdürülebileceği ele alındı." dedi.
İran'ın müzakerelerdeki şartlarının büyük önem taşıdığına işaret eden Arakçi, "40 günlük direnişin ardından İran halkının haklarını mutlaka elde etmeli ve (müzakerelerde) ülkenin çıkarlarını güvence altına almalıyız." ifadelerini kullandı.
Daha sonra Umman ziyareti hakkında bilgi veren İranlı Bakan, "İran ile Umman, Hürmüz Boğazı'na kıyısı olan iki ülkedir ve özellikle bu boğazdan güvenli geçişin küresel ölçekte önemli bir konu haline geldiği dikkate alındığında, birbirleriyle istişare içinde olmaları gerekmektedir." açıklamasında bulundu.
Hürmüz Boğazı'na kıyısı olan iki ülke olarak ortak çıkarların sağlanması ve bu konudaki her türlü adımda koordinasyon içinde hareket edilmesi için görüş alışverişinde bulunulması gerektiğine değinen Arakçi, İran ile Umman arasında birçok konuda görüş birliği bulunduğunu, Maskat ziyareti kapsamında istişarelerin uzmanlar düzeyinde sürdürülmesi konusunda mutabakata varıldığını kaydetti.
İran Dışişleri Bakanı Arakçi'nin bugün Rusya ziyaretinde Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesi planlanıyor.
İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, yaklaşık 2 ay aradan sonra bugün ifade vermesi beklenen İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun duruşması iptal edildi.
Netanyahu'nun avukatı Amit Hadad, İran'a yönelik saldırılar nedeniyle yaklaşık 2 aydır ifade vermeyen İsrail Başbakanı'nın duruşmasının "güvenlik" gerekçesiyle iptali için başvuruda bulundu.
Mahkeme, başlamasına bir saat kala talebi kabul ederek duruşmayı erteledi.
Netanyahu, ABD ile İran arasında ateşkese varılmasının ardından geçen 2 haftada "güvenlik" gerekçesiyle duruşmaların ertelenmesini talep etmiş, talebi mahkeme tarafından kabul edilmişti.
NETANYAHU YOLSUZLUKLA YARGILANIYOR
İsrail Başbakanı, "1000", "2000" ve "4000" dosya adıyla bilinen 3 ayrı yolsuzluk dosyası kapsamında "rüşvet, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma" suçlamalarıyla yargılanıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, yolsuzlukla yargılanan Netanyahu'yu affetmesi için Kasım 2025'te de İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'a mektup göndermişti.
Netanyahu, daha önce af talebinde bulunmayacağını söylemesine rağmen yaklaşık 6 yıldır yargılandığı yolsuzluk davalarından affı için Herzog'a Kasım 2025 sonunda başvuruda bulunmuştu.
Axios haber platformunun bilgi sahibi üç yetkiliye dayandığı haberine göre Tahran yönetimi, Pakistan aracılığıyla ABD'ye ilettiği teklifte önceliği Hürmüz Boğazı'ndaki krizin çözülmesine verdi.
Yetkililer, İran'ın ilettiği teklife göre ateşkesin uzun süreli uzatılması ya da tarafların savaşın kalıcı şekilde sona ermesi konusunda anlaşmasının öngörüldüğünü ileri sürdü.
Teklife göre nükleer müzakerelerin ise sonraki aşamada, boğazın yeniden açılması ve ablukanın kaldırılmasının ardından başlayacağını savunan yetkililer, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin bu öneriyi İslamabad'daki görüşmelerde gündeme getirdiğini iddia etti.
Yetkililer, Arakçi'nin, Pakistanlı, Mısırlı, Türk ve Katarlı arabuluculara İran yönetimi içinde ABD'nin taleplerine nasıl yanıt verileceği konusunda uzlaşı olmadığını açıkça ilettiğini öne sürdü.
İran'ın bu teklifi Beyaz Saray'a iletilirken ABD'nin değerlendirmeye alıp almayacağı ise henüz net değil.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, saat 07.40'ta İHA sızması nedeniyle sirenlerin devreye girdiği bildirildi.
Lübnan'dan fırlatılan İHA'nın İsrail ordusu tarafından engellendiği, önleme sırasında düşen parçalar nedeniyle İsrail'in kuzeyinde sirenlerin çaldığı belirtilen açıklamada, olayda yaralanan olmadığı kaydedildi.
Açıklamada, saat 08.05'te sirenlerin tekrar çaldığı, fakat bunun bir yanlış alarm olduğu ileri sürüldü.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile yaşanan gerilimin sona erdirilmesi, ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve İran'ın bu sürece ilişkin görüş ve şartlarını ele almak üzere dün Umman ve Pakistan'a düzenlediği ziyaretlerin ardından bugün Rusya'ya geldi.
Arakçi, St. Petersburg şehrinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve üst düzey Rus yetkililerle görüşecek.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamalara göre Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile telefon görüşmesi yaptı.
Görüşmede "bölgesel gelişmeler, gerilimi düşürme ve bölgedeki tansiyonu yatıştırmaya yönelik çabalar" ele alındı.
Bin Ferhan, ayrıca Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman ile telefonda görüştü.
Görüşmede bölgedeki son gelişmeler ile Suudi Arabistan ve Katar'ın güvenlik ve istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları değerlendirildi.
Suudi Arabistanlı Bakan, Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif ez-Zeyyani ile telefon görüşmesinde de bölgedeki durumu ele aldı.
Bin Ferhan'ın Afganistanlı mevkidaşı Emir Han Muttaki ile telefon görüşmesinde de bölgedeki son gelişmelerin değerlendirildiği kaydedildi.
"İran'ın petrol altyapısı havaya uçmadan önce yaklaşık 3 günü kaldı"
ABD Donanması'nın Hürmüz Boğazı'ndaki ablukasının sürdüğünü ve bu faaliyetin başarılı sonuçlar ürettiğini söyleyen Trump, abluka nedeniyle İran'ın petrol altyapısının çökebileceğini belirtti. Trump, İran'ın petrol depolarının dolması ve kaynakları depolayacak yerlerinin bulunmamasının yol açacağı teknik sorunlar nedeniyle petrol boru hatlarında büyük yıkım oluşacağını kaydetti. Trump, "İran'ın petrol altyapısı havaya uçmadan önce yaklaşık 3 günü kaldı" dedi.
İran basını, Arakçi'nin resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Pakistan'ın başkenti İslamabad'daki temasları sırasında, Tahran'ın ABD'nin talepleri karşısında kabul etmeyeceği hususlara ilişkin mesajlarının Pakistan aracılığıyla Washington'a iletildiğini bildirdi.
Bilgi sahibi kaynaklara dayandırılan haberde, söz konusu mesajların İran'ın nükleer konular ve Hürmüz Boğazı dahil bazı "kırmızı çizgilerine" ilişkin olduğu, temasların doğrudan müzakere niteliği taşımadığı ve arabuluculuk çerçevesinde bölgesel durumun netleştirilmesine yönelik İran tarafından başlatılan girişim kapsamında yürütüldüğü belirtildi.
Arakçi'nin belirlenen kırmızı çizgiler çerçevesinde ve Dışişleri Bakanlığı'nın diplomatik görevleri doğrultusunda hareket ettiği vurgulandı.
İsrail ordusunun ateşkese rağmen bugün Lübnan'ın güneyine düzenlediği saldırılarda 14 kişinin hayatını kaybettiği, 37 kişinin de yaralandığı belirtildi.
İsrail ordusunun 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'daki saldırıları sürüyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail ordusunun bugün Lübnan'ın güneyine düzenlediği saldırılarda 2'si kadın ve 2'si çocuk olmak üzere 14 kişinin öldüğünü, 3'ü kadın 37 kişinin de yaralandığını açıkladı.
İran'ın resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Erakçi, Umman ziyaretinin ardından bir kez daha geldiği İslamabad'dan ayrıldı. Arakçi, üst düzey görüşmelerde bulunmak üzere Rusya'ya gitti. İran Dışişleri Bakanı Arakçi'nin Rusya'nın başkenti Moskova'da Devlet Başkanı Vladimir Putin başta olmak üzere üst düzey Rus yetkililerle bir araya gelmesi bekleniyor. İran basını, Arakçi'nin, Pakistan aracılığıyla ABD'ye ülkesinin nükleer meseleler, Hürmüz Boğazı ve çeşitli konularla ilgili kırmızı çizgilerinin belirtildiği bir mektup ilettiğini belirtmişti.
İran'ın ABD'nin Körfez'deki üslerine düzenlediği misillemellemelerin faturası ağır oldu. The Hill gazetesi, Körfez'deki ABD üslerinde meydana gelen hasarın 5 milyar doları aştığını ve stratejik sistemlerin devre dışı kaldığını iddia etti.
İran'ın misilleme saldırıyla Körfez ülkelerindeki ABD askeri varlıkları ve üslerine milyarlarca dolarlık zarar verdiği öne sürüldü.
The Hill gazetesinin haberinde, İran'ın Körfez ülkelerinde pistler, gelişmiş radar sistemleri, düzinelerce uçak, depolar, komuta merkezleri, uçak hangarları ve uydu iletişim altyapısını vurduğu belirtildi.
İran'ın ABD üslerine milyarlarca dolarlık zarar verdiği kaydedilen haberde, Orta Doğu'da hedef alınan ülkelerdeki yıkımın 5 milyar dolarlık bir maliyet ortaya çıkardığı ve bu maliyete hasar gören tüm sistemlerin dahil olmadığı vurgulandı.
Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Ürdün ve Bahreyn'deki üslerde meydana gelen hasara değinilen haberde, sadece ABD Deniz Kuvvetleri Merkez Komutanlığına bağlı 5. Filo'nun komuta merkezinin onarımının 200 milyon dolar olduğuna dair ifadeler aktarıldı.
The Hill'in konuya ilişkin Pentagon'a soru yönelttiği ancak yanıt alamadığı belirtildi.
İran basını, Hürmüzgan eyaletinde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında kullanılan, büyük bölümü ABD yapımı 15’ten fazla ağır füze ve patlamamış mühimmatın tespit edilerek etkisiz hale getirildiğini bildirdi. Haberde, söz konusu mühimmatın büyük bölümünü, sığınak delici bombaların da aralarında bulunduğu güdümlü bomba sistemleri (GBU) ile bu sistemlere ait patlayıcı başlıkların (BLU) oluşturduğu kaydedildi.
TERSİNE MÜHENDİSLİK İÇİN SEVK EDİLDİ
Haberde, patlayıcı mekanizmalarının çalışmaması nedeniyle büyük ölçüde sağlam ele geçirilen bu sistemlerin, imha işlemlerinin ardından tersine mühendislik çalışmaları kapsamında teknik ve araştırma birimlerine sevk edildiği belirtildi. Ele geçirilen sistemler arasında seyir füzeleri ile gelişmiş insansız hava araçlarının (İHA) da bulunduğu, bunlar arasında Harop, Lucas, MQ-9 ve Hermes gibi modellerin yer aldığı ifade edildi.
EYALET GENELİNDE OPERASYONLAR SÜRÜYOR
Haberde ayrıca, son haftalarda eyaletin farklı bölgelerinde patlamamış mühimmatın etkisiz hale getirilmesine yönelik çok sayıda operasyon gerçekleştirildiği, söz konusu çalışmaların askeri alanlar ve çevresinde yürütülen periyodik temizlik ve güvenlik faaliyetleri kapsamında yapıldığı ve bu sayede sivil yerleşimlerde oluşabilecek risklerin önüne geçilmesinin hedeflendiği kaydedildi.