SON DAKİKA… ABD/İsrail-İran Savaşı'nda 2 ay geride kalırken, ufukta ne barış ne de müzakere vardı. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma hamlesi sonrası ABD Tahran yönetimindeki limanları ablukaya aldı. Tüm dünya müzakere beklerken taraflar arasında yine gerilim tırmandı.
ABD ordusu, abluka ile İran rejiminin satamadığı 69 milyon varil petrolü taşıyan 41 tanker bulunduğunu ve İran'ın 6 milyar dolar gelir kaybettiğini açıkladı.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise Trump'ın "3 gün süre veriyorum" açıklamasına "3 gün geçti, hiçbir kuyu patlamadı. Bunu 30 güne uzatabilir ve kuyuyu burada canlı yayınlayabiliriz" mesajı yolladı.
Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin önceki müzakerelerde ABD-İsrail saldırılarına maruz kaldığını hatırlatarak, benzer bir girişimin tekrarlanma ihtimalinin bulunduğunu söyledi.
İşte ABD/İsrail-İran Savaşı'nda dakika dakika yaşananlar…
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), vatandaşlarının İran, Lübnan ve Irak'a seyahat etmesini yasakladığını duyurdu.
BAE resmi haber ajansı WAM'da yer alan habere göre, BAE Dışişleri Bakanlığı, bölgedeki mevcut gelişmeler nedeniyle vatandaşların İran, Lübnan ve Irak'a seyahat etmesinin yasaklandığını açıkladı. Açıklamada, söz konusu ülkelerde bulunan BAE vatandaşlarına en kısa sürede ülkeden ayrılarak BAE’ye dönmeleri çağrısında bulunuldu.
Bakanlık, vatandaşların güvenliğinin öncelikli olduğunu belirterek, yurt dışında bulunan BAE vatandaşlarının yayımlanan talimat ve uyarılara uyması gerektiğini vurguladı. Ayrıca İran, Lübnan ve Irak'ta bulunan vatandaşlardan, alınan önleyici tedbirler kapsamında BAE makamlarıyla iletişime geçmeleri istendi.
ABD Başkanı Donald Trump, “İran'ın limanlarına yönelik deniz ablukası devam edecek" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ordusuna ve ekonomisine büyük zarar verdiklerini savunarak, "İran bizimle anlaşma yapmak için can atıyor. Ordularını yerle bir ettik ve ekonomileri tam bir felaket. Bakalım ne kadar dayanabilecekler." dedi.
ABD Başkanı Trump, Oval Ofis'te düzenlediği bir başkanlık kararnamesi imza töreninin ardından İran gündemine ilişkin başlıkları değerlendirdi. İran'la görüşmelerin sürdüğünü ancak içeriği kendisi ve birkaç kişinin bildiğini kaydeden Trump, Tahran yönetiminin anlaşmaktan başka şansının olmadığını iddia etti. Trump, İran'a yönelik "askeri bir operasyon" düzenlediklerini vurgulayarak, bu durumu "savaş" olarak nitelemediğini ifade etti, ancak konuşmasının devamında "savaş" ifadesini kullandı. İranlı liderlerle görüşmelere dikkati çeken Trump, "İran bizimle anlaşma yapmak için can atıyor. Ordularını yerle bir ettik ve ekonomileri tam bir felaket. Bakalım ne kadar dayanabilecekler." değerlendirmesinde bulundu. İran'ın limanlarına yönelik deniz ablukasının çok etkili olduğunu savunan ve bu ablukanın devam edeceğini vurgulayan Trump, bu yolla İran'ın petrol gelirlerinin ciddi oranda azaldığını öne sürdü.
ABD Başkanı, ülkede benzin fiyatlarının yükselmesiyle ilgili bir soruya yanıt verirken, "Savaş biter bitmez benzin fiyatları hızla düşecek, ama sonunda İran'ın elinde nükleer silah olmayacak. Buna izin vermeyeceğiz." diye konuştu.
İRAN'DAKİ ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ URANYUMUN ÇIKARILMASI
Öte yandan Trump, İran'daki zenginleştirilmiş uranyumu "öyle veya böyle" ülkeden çıkaracaklarını ifade etti, ancak bunu nasıl yapacakları konusunda yorum yapmadı. Trump, "Bunu ele geçirmek istiyoruz. Öyle ya da böyle alacağız. Ya elde edeceğiz ya da alacağız. Ya bize verecekler ya da biz alacağız. Bu hiç de zor olmayacak." dedi.
İran'ın başkenti Tahran'ın çeşitli noktalarında hava savunma sistemleri aktif hale getirildi.
AA muhabiri, yerel saat ile 23.30'da Tahran'da hava savunma sistemlerinin çalıştığını ve buna bağlı olarak düşük yoğunlukta patlama seslerinin duyulduğunu bildirdi. Öte yandan İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, hava savunma sistemlerinin, hava sahasında tespit edilen küçük hava araçları ile gözetleme İHA'larına karşı aktif hale getirildiğini duyurdu.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırılara ilişkin, "İnsansız hava aracı (İHA) üretim tesislerinin yaklaşık yüzde 82’si, füze üretim tesislerinin ise yaklaşık yüzde 90’ı imha edildi" dedi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'nin olası kara ablukası planının İran'ın sınırlarının uzunluğu nedeniyle başarıya ulaşamayacağını belirtti.
Kalibaf, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan konuya ilişkin açıklama yaptı. İran Meclis Başkanı Kalibaf, "Eğer biri New York'tan batı kıyısına, diğeri de Los Angeles'tan doğu kıyısına iki duvar inşa ederseniz toplam uzunluk 7 bin 755 kilometre olur. Bu da İran'ın toplam sınırlarından hala yaklaşık bin kilometre daha kısadır." ifadelerini kullandı. Kalibaf, böyle sınırlara sahip bir ülkeyi ablukaya almakta ABD'nin başarılı olamayacağını kaydetti.
Lübnan Enformasyon Bakanı Paul Morcos, Başbakan Nevvaf Selam'ın İsrail ile müzakereler için önceliğin ateşkes olduğunu söylediğini belirtti.
Bakan Morcos, Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda yapılan Bakanlar Kurulu toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi. Morcos, Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ın, Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Neda Hammade Muavvad'dan, ABD yönetimi nezdinde İsrail'in ateşkese uyması için baskı yapılması amacıyla yoğun çaba göstermesini istediğini ifade etti. Başbakan Selam'ın ise İsrail ile müzakere sürecinin aşamaları hakkında bilgi verdiğine değinen Morcos, Selam'ın, "Lübnan henüz müzakerelere başlamadı. Washington'da hazırlık görüşmeleri aşamasındayız. Önceliğimiz ateşkesin sağlanmasıdır. Bu sayede İsrail ile temel ihtilaf konularını ele alacak ve müzakerelere başlayabileceğiz." dediğini aktardı.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Ali Hezriyan, Babülmendep Boğazı'ndaki son gelişmelere ilişkin yaptığı açıklamada, "Husiler son günlerde Babülmendep Boğazı'nın kapatılmasına yönelik tatbikatlar gerçekleştirdi ve boğazın fiilen kapatılması için gerekli tüm hazırlıklar tamamlandı" dedi.
İran-ABD arasındaki siyasi ve askeri kriz sırasında Babülmendep Boğazı'nın kapatılabileceğine yönelik iddialar gerilimi artırırken, İran'dan dikkat çeken bir açıklama geldi. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu üyesi Ali Hezriyan, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'ndaki son gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Hezriyan, Yemen'deki İran destekli Husilerin Babülmendep Boğazı'na yönelik son askeri hazırlıklarına değinerek, "Husiler son günlerde Babülmendep Boğazı'nın kapatılmasına yönelik tatbikatlar gerçekleştirdi ve boğazın fiilen kapatılması için gerekli tüm hazırlıklar tamamlandı" dedi.
"GEMİLER İÇİN İKİ SEÇENEK VAR"
Uluslararası deniz trafiğine ilişkin de değerlendirmede bulunan Hezriyan, düşman olmayan gemiler için iki seçenek bulunduğunu söyleyerek, "Gemiler ya Babülmendep Boğazı'nı dolaşarak yaklaşık 30 milyon dolarlık ek maliyeti göze alacak ya da Yemenli güçlere 5 milyon dolar ödeyerek güvenli geçiş izni alabilecek" ifadelerini kullandı.
STRATEJİK HAKİMİYET MESAJI
Söz konusu adımın, bölgedeki transit maliyetlerin yönetilmesi ve stratejik hakimiyetin sağlanması amacıyla gündeme geldiğini vurgulayan Hezriyan, bunun aynı zamanda bölgedeki enerji ve ticaret hatları üzerindeki kontrol mesajı taşıdığını belirtti.
ABD Genel Kurmay Başkanı Dan Caine, ABD/İsrail-İran savaşında Rusya'nın Tahran yönetiminin savaş çabalarına yardım ettiğini belirtti.
Caine, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile Pentagon'un 2027 mali yılı için rekor düzeydeki bütçe talebiyle ilgili ABD Senato Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde soruları yanıtladı. Senato oturumunun canlı yayımlanması dolayısıyla ayrıntılı bilgi vermekten kaçınan Caine, Rusya'nın İran'a yönelik söz konusu yardımı hakkında "Orada kesinlikle bazı gelişmeler var." ifadesini kullanmakla yetindi. Caine'nin bu açıklaması, düşüncesini tam açıklığıyla ifadelerine dökmese de ABD'li üst düzey bir askeri yetkilinin Rusya'nın İran'a söz konusu savaşta yardım ettiğini doğrulayan ilk ifadeler olarak kayıtlara geçti. Bunun üzerine söze giren Komite Başkanı Roger Wicker da "(Rusya Devlet Başkanı) Vladimir Putin'in Rusya'sının İran'daki başarı çabalarımızı baltalamak için ciddi adımlar attığına şüphe yok." sözlerini sarf etti. ABD/İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırı başlatmasından günler sonra, haber kuruluşları Rusya'nın bölgedeki ABD birliklerinin, gemi ve uçaklarının konumlarına dair istihbarat bilgilerini İran'la paylaştığı iddialarına yer vermişti.
OTURUMDA, İRAN'LA SAVAŞIN ABD HALKI TARAFINDAN DESTEKLENİP DESTEKLENMEDİĞİ TARTIŞMASI
Senato'nun Silahlı Kuvvetler Komitesi oturumunda Savunma Bakanı Hegseth ile Demokrat Senatörler arasında bütçe konusu dışında İran'a yönelik savaşla ilgili de tartışmalar yaşandı. New Yorklu Senatör Kristen Gillibrand, Hegseth'in, ABD halkının İran'a yönelik savaşı desteklediğini söylemesi üzerine, Savunma Bakanı'na, "Amerikan halkının bu savaşı ne kadar desteklemediğini tam olarak anladığınızdan emin değilim." sözleriyle karşı çıktı. "Bu yetkisiz bir savaş," diyen Gillibrand, savaşın artan maliyetine dikkati çekerken, özellikle ABD'nin İran'da 100'den fazla kız çocuğunun ölümüyle sonuçlanan ilkokul saldırısını doğrulayan manşetlerden duyduğu üzüntüyü paylaştı.
Gillibrand, tartışmanın devamında Hegseth'e, "(İran'la savaş için) Amerikan halkının desteğini neden aramadınız, bunu öğrenmek istiyorum?" diye sordu. Hegseth, konuyla ilgili anket sonuçlarının aksine, ABD hükümetinin "Amerikan halkının desteğine sahip olduğunu" ısrarla vurgulayarak, "Size ve diğerlerine soracağım soru şu: Nükleer silahlı bir İran'ın maliyeti nedir?" diye yanıt verdi. Ayrıca Cumhuriyetçi Senatör Joni Ernst, Savunma Bakanı Hegseth'e, ABD Kara Kuvvetleri Komutanı Randy George'un emekliliğinin "aceleye getirildiğine" dair eleştiriler yöneltti ve bu görevden alma ile ilgili "hayal kırıklığına uğradığını" vurguladı. Hegseth, General George'un görevden alınması konusunda dün ifade verdiği ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Kuvvetler Komitesi'nin bazı Cumhuriyetçi üyeleri tarafından da aynı konuda eleştirilere maruz kalmıştı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD'nin deniz ablukasının askeri operasyonların bir devamı olduğunu ve bu "zalimce yaklaşımın tahammül edilemez olduğunu" belirtti.
Pezeşkiyan, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan konuya ilişkin açıklama yaptı. Dünyanın İran'ın hoşgörüsüne ve barış yanlısı tutumuna tanıklık ettiğine işaret eden Pezeşkiyan, "Deniz ablukası adı altında yapılan şey, yalnızca bağımsızlığının bedelini ödeyen bir halka karşı sürdürülen askeri operasyonların devamıdır. Bu zalimane yaklaşımın devam etmesi tahammül edilemez." ifadelerini kullandı. On yıllardır ABD'nin uyguladığı ekonomik yaptırımlar altındaki İran'ın, uluslararası ticaretinin yaklaşık yüzde 90'ınını deniz yoluyla gerçekleştirdiği biliniyor. Ekonomik zorluklar altındaki İran'da ABD-İsrail saldırıları sonrası bazı iş yerlerinin kapandığı, enflasyon ve işsizliğin arttığı belirtiliyor.
ABD'de Donald Trump yönetimi, İran'la gerilim devam ederken, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığını yeniden canlandırmak için uluslararası bir koalisyon kurmaya çalışıyor.
Yetkili, ilk olarak Wall Street Journal (WSJ) tarafından paylaşılan haberi doğrulayarak, "Deniz Yolu Özgürlüğü Birimi (MFC), gemilerin bu sulardan güvenli şekilde geçebilmesini sağlamak için gerçek zamanlı bilgi, güvenlik rehberliği ve koordinasyon sağlamak da dahil olmak üzere güvenli geçişi garanti altına alacak adımlar atacak." değerlendirmesini yaptı.
İran Deniz Taşımacılığı Birliği Konteyner Komitesi Başkanı Kambiz İtimadi, uluslararası ticaretin yüzde 90'dan fazlasının deniz yoluyla yapıldığı İran'da ABD ablukasını kırmak için bu faaliyetin yüzde 40'ının kara ve koridor yollarına yönlendirilebilme kapasitesinin bulunduğunu söyledi.
Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda deniz taşımacılığının yeniden sağlanmasına yönelik koalisyon teklifine ilişkin "seçeneklerin değerlendirildiğini" belirtti.
Wong, "Bölgeye halihazırda askeri ve diplomatik destek sağladığımızı dikkate alarak çeşitli seçenekleri değerlendiriyoruz." ifadesini kullandı.
Avustralya hükümetinden bir yetkili ise görüşmelerin henüz "başlangıç aşamasında" olduğunu ve Avustralya'nın henüz bir karar almadığını öne sürdü.
İsrail ordusu, ateşkese rağmen saldırılarını sürdürdüğü Lübnan’ın güneyinde Hizbullah saldırısında bir askerinin daha öldüğünü açıkladı.
Açıklamada, İHA saldırısında Golani Tugayı'ndan çavuş rütbesinde bir askerin öldüğü, bir diğerinin ise yaralandığı bildirildi.
Hizbullah'ın fırlattığı ilk İHA’nın engellendiğine dikkat çekilen açıklamada, diğerinin ise askerlerin çok yakınına isabet ettiği kaydedildi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, ABD Başkanı Donald Trump'ın 14-15 Mayıs tarihlerinde Çin'e yapmayı planladığı ziyaret öncesinde telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Tayvan sorunun Çin'in temel çıkarlarını ilgilendirdiğini ifade eden Vang, ABD'yi bu konudaki taahhütlerine uymaya, doğru seçimi yaparak ikili işbirliğine yeni alan açmaya ve dünya barışı için çaba göstermeye çağırdı.
Vang, lider diplomasinin Çin-ABD ilişkileri için bir "kutup yıldızı" olduğunu, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ve ABD Başkanı Donald Trump'ın stratejik rehberliğinde ilişkilerin genel olarak istikrarlı ilerlediğine işaret ederek, bunun iki ülke halklarının temel çıkarlarına uygun olduğu kadar uluslararası toplumun da beklentisi olduğunu belirtti.
Tarafların zor elde edilen bu istikrarı koruması gerektiğinin altını çizen Vang, üst düzey temaslara hazırlanarak, işbirliğini genişletme, farklılıkları yönetme ve Çin ile ABD arasında karşılıklı saygı, barış içinde bir arada yaşama ve kazan-kazan işbirliğine dayalı stratejik, yapıcı ve istikrarlı ilişkiler kurma çağrısında bulundu.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) Başkanı Mirjana Spoljaric, İran'a yönelik saldırıların yeniden başlamasının hem İran hem de bölgedeki siviller için yıkıcı sonuçları olacağını bildirdi.
Spoljaric, İran ziyaretine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, başkent Tahran'daki temasları kapsamında İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Bakanlık temsilcileri ve diğer yetkililerle bir araya geldiğini belirtti.
İsrail Savunma Bakanlığı, son 24 saat içinde ABD'den 6 bin 500 ton ağırlığında mühimmat ve hafif zırhlı araçları taşıyan iki kargo gemisi ve birkaç uçağın İsrail'e ulaştığını duyurdu.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İsrail’e yönelik "varoluşsal tehditleri ortadan kaldırmak" bahanesiyle yakında İran’a yeniden saldırılar düzenlemek zorunda kalabileceklerini belirtti.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin önceki müzakerelerde ABD-İsrail saldırılarına maruz kaldığını hatırlatarak, benzer bir girişimin tekrarlanma ihtimalinin bulunduğunu söyledi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin önceki müzakerelerde ABD-İsrail saldırılarına maruz kaldığını hatırlatarak, benzer bir girişimin tekrarlanma ihtimalinin bulunduğunu söyledi.
Fars Haber Ajansı'na göre, Pezeşkiyan ile Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko telefonda görüştü.
Bölgesel ve ikili ilişkilerin ele alındığı görüşmede Pezeşkiyan, "İran, sorumluluk bilinci çerçevesinde, ihtilafları diyalog ve diplomasi yoluyla çözme çabasını her zaman gündeminde tutmuştur. Ancak müzakereler sırasında ABD ve İsrail iki kez İran'a saldırdı. Böyle bir girişimin tekrarlanma ihtimali var." dedi.
İran Cumhurbaşkanı, söz konusu durumun ülkesinde ABD'ye güvenin tamamen yok olmasına neden olduğunu da ayrıca vurguladı.
Belarus Cumhurbaşkanı Lukaşenko ise konuşmasında, gerilimin artmasının bölge ve dünyada güvenlik ve ekonomik sonuçlarından duyduğu endişeyi dile getirerek, ihtilafların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesini umut ettiğini söyledi.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Hürmüz Boğazı'ndaki kısıtlamaların yıl ortasına kadar kalkmaması durumunda 45 milyon insanın daha açlıkla karşı karşıya kalacağı uyarısında bulunarak, tüm taraflara boğazın açılması çağrısında bulundu.
İsrail’in 2 Mart’tan bu yana Lübnan’a gerçekleştirdiği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 586’ya, yaralı sayısı 8 bin 20'ye yükseldi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, X sosyal medya hesabından "Ulusal Fars (Basra) Körfezi Günü" dolayısıyla paylaştığı mesajında, "1622 yılında, 115 yıllık işgalin ardından Avrupalı sömürgecileri Körfez'den kovduk ve bu zaferi onurlandırmak için Fars Körfezi Günü'nü kutluyoruz." ifadelerini kullandı.
İran'ın Basra Körfezi'nde yer alan Hürmüz Boğazı'nda uygulamak istediği yeni yönetim modeline değinen Kalibaf, "Bugün de İran, Hürmüz Boğazı üzerinde yönetim uygulayarak hem kendisine hem de komşularına Amerikan varlığı ve müdahalesi olmadan bir geleceğin kıymetli nimetini sağlayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada Almanya Başbakanı Friedrich Merz’e sert sözlerle yüklendi.
Trump, Merz’in Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirme konusunda “tamamen etkisiz” kaldığını öne sürerek, Almanya’nın iç sorunlarına odaklanması gerektiğini söyledi.
ABD Başkanı, “Almanya Şansölyesi zamanını Rusya-Ukrayna savaşını bitirmeye ve özellikle göç ile enerji alanlarında çökmüş durumdaki ülkesini düzeltmeye harcamalı” ifadelerini kullandı.
İran meselesine de değinen Trump, Berlin yönetimini ABD’nin İran’ın nükleer tehdidini ortadan kaldırma çabalarına müdahale etmekle suçladı. Trump, Washington’un attığı adımların “dünyayı, Almanya dahil, daha güvenli hale getirdiğini” savundu.
İran hükümet bilgi portalından yapılan yazılı açıklamaya göre, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae telefonda görüştü.
ABD'li yetkililerin açıklamalarını "kışkırtıcı" şeklinde nitelendiren Pezeşkiyan, İran limanlarının ablukaya alınmasının kabul edilemez ve uluslararası kanun ve düzenlemelere aykırı olduğu değerlendirmesinde bulunarak, "Bu eylemler bölgedeki durumu daha da karmaşık hale getirecektir." dedi.
Pezeşkiyan, ülkesinin "meşru haklarını" savunma konusundaki kararlılığını belirterek, bölgede barış ve huzurun sağlanmasını güvence altına alan adil bir çözüm için diplomatik süreci sürdürmeye hazır olduklarını ancak bunun gerçekleşmesinin ABD tarafının "aşırı yaklaşımının ve provokatif eylemlerinin durdurulmasına bağlı" olduğunu söyledi.
Basra Körfezi ile Hürmüz Boğazı'ndaki güvensizliğin, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının bir sonucu olduğu değerlendirmesinde bulunan Pezeşkiyan, tüm ülkelerin ABD'nin uluslararası denizciliği tehdit eden eylemlerine karşı kararlı bir tavır sergilemesi gerektiğini vurguladı.
Japonya Başbakanı Takaiçi de Orta Doğu'daki gerilimlerin barışçıl bir şekilde çözülmesi gerektiğini, ülkesinin diyalog ve istişarelerin bölgedeki gerilimi düşürmeye yardımcı olacağına inandığını ifade etti.
Japon gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin verdikleri için İran'a teşekkür eden Takaiçi, bekleyen diğer Japon gemilerinin de güvenliği geçmesi talebinde bulundu.
Takaiçi, İran ile ABD arasındaki müzakerelerin yakın zamanda yeninde başlayacağını ve nihai bir anlaşmaya varılacağını umut ettiklerini belirtti.
Almanya Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Lars Klingbeil ile Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Munster kentindeki birliği ziyaret eden Almanya Başbakanı Friedrich Merz, alanda birliğin tatbikatını da takip etti.
Merz, burada yaptığı açıklamada, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasını bir an önce sonlandırması için çaba sarf ettiklerini belirtti.
Belirli ön koşulların sağlanması durumunda Hürmüz Boğazı'nda Almanya'nın seyrüsefer güvenliğine katkıda bulunmaya hazır olduğunu yineleyen Merz, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY) düzenlenen gayriresmi nitelikli Avrupa Birliği (AB) Liderler Zirvesi'nde Tahran'a yönelik yaptırım baskısının artırılmasını savunduğunu anımsattı.
Merz, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmasının büyük ekonomik zarara yol açacağı uyarasında bulunarak, "Bu nedenle mesajımız şudur; İran müzakere masasına gelmeli. Zaman kazanmaya oynamayı bırakmalı. Tüm bölgeyi ve nihayetinde tüm dünyayı daha fazla rehin almamalı." dedi.
Tüm bu konularda tüm ortaklarla, özellikle Washington ile de yakın ve güvene dayalı bir iletişim içinde olduklarını dile getiren Merz, "Bunu, ortak transatlantik çıkarlar doğrultusunda yapıyoruz. Bunu karşılıklı saygı ve adil bir yük paylaşımıyla yapıyoruz." diye konuştu.
Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, X sosyal medya platformu hesabından "6. Orta Doğu'daki Duruma İlişkin Kabine Bakanları Konferansı"nı yaptıklarını söyledi.
Takaiçi, hafta sonu ABD'den alternatif olarak temin edilen ham petrolün ilk sevkiyatının Japonya'ya ulaştığını ve ayrıca dün Japonya bağlantılı bir geminin Hürmüz Boğazı'nı sorunsuz şekilde geçtiğini ve ülkeye doğru seyrini sürdürdüğünü bildirdi.
Hürmüz Boğazı'nı kullanmadan yapılan alternatif ham petrol tedarikinin mayısta yaklaşık yüzde 60 oranında olacağının öngörüldüğünü aktaran Takaiçi, haziran sonrasında da alternatif tedarikin artırılması ve ulusal stokların kontrollü kullanımıyla yıl sonuna kadar ülke genelindeki ihtiyacın karşılanabileceğinin tahmin edildiğini ifade etti.
Takaiçi, bazı işletmelerin gelecekteki tedarik endişesiyle normalden fazla sipariş vermesinin üretici ve toptancılarda aksamalara yol açtığını vurgulayarak, ilgili bakanlıklara piyasaya doğru bilgilendirme yapılması ve geçen yılın aynı dönemindeki seviyelerde alım yapılması yönünde talimat verdiğini ifade etti.
İran Meclisi'ne bağlı haber ajansı İCANA'ya göre Meclisi Enerji Komisyonu Başkan Yardımcısı Cafer Kadiri, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndan geçmek için İran'a geçiş ücreti ödeyen ülkelere yönelik uyarısını değerlendirdi.
Kadiri, ABD'nin yeni yaptırım turunda, Hürmüz Boğazı'ndan geçmek için İran'a ödeme yapan her kurumun ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalacağı konusunda uyarıda bulunduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
"Çin, Hindistan ve Japonya'nın, Beyaz Saray'ın kısıtlamalarını dikkate almaksızın gemilerinin geçişi için ödeme yaptığı, hatta ülkemizin petrol ve petrol ürünlerini satın aldığı görülüyor."
Bütün dünyanın İran tarafında üretilen enerjiye ihtiyaç duyduğunu "çok iyi" bildiği değerlendirmesinde bulunan Kadiri, "Bu ülke (ABD) yetkilileri, kısıtlama, yaptırım ve deniz ablukasına rağmen İran'ın küresel pazarlara petrol ihracatı yaptığına tanık olduğumuzu bilmelidir." dedi.
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Estonya'da düzenlenen Nordik-Baltık Sekizlisi Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından basına açıklamalarda bulundu.
AB Yüksek Temsilcisi, "Hürmüz Boğazı'ndaki çıkmazdan hızlı bir çıkış görünmüyor ve bunun sonuçları her alanda olumsuz, küresel ekonomi sarsılıyor. Rusya artan petrol fiyatlarından yeni gelir elde ediyor ve ABD'nin İskandinav ve Baltık ülkelerine silah teslimatlarında Avrupa için gecikmeler yaşanıyor." diye konuştu.
Kallas, AB ülkelerinin dışişleri bakanlarının İran'a yönelik deniz taşımacılığı kısıtlamaları nedeniyle yaptırımların genişletilmesi konusunda uzlaştığını belirtti.
Avrupa'nın deniz operasyonlarının enerji ve ticaret akışlarının yeniden sağlanmasında daha fazla rol oynayabileceğini vurgulayan Kallas, İran'ın nükleer ve füze programları ile bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteğin de gündemde tutulması gerektiğinin altını çizdi.
Kallas, Ukrayna'ya verilen desteğin sürdüğünü belirterek AB'nin mali yardımlar ve yaptırımlar yoluyla Kiev'in yanında olmaya devam edeceğini ifade etti.
Rusya'nın savaş hedeflerine ulaşmakta zorlandığını dile getiren Kallas, Moskova'nın uzun vadede Avrupa için tehdit oluşturmaya devam ettiğini ve hibrit saldırıların arttığını söyledi.
Kallas, şöyle devam etti:
"Putin'in bir noktada NATO'yu test etmeye cesaret edip etmeyeceği tamamen bize bağlı. Caydırıcılık, inandırıcıysa işe yarar, zayıflık göstermek sadece saldırganlığı teşvik eder. Ülkemizi güvende tutmak istiyorsak Avrupa savunma hazırlığını güçlendirmeye devam etmeliyiz. Bu da savunma harcamalarını artırmak, kapasite açıklarını kapatmak ve Avrupa savunma üretimini büyütmek anlamına geliyor."
Rusya'ya yönelik daha fazla yaptırım, savaş suçlarına ilişkin hesap verebilirlik ve uluslararası izolasyonun önemine işaret eden Kallas, Avrupa'nın güvenlik çıkarlarını korumaya yönelik adımların süreceğini kaydetti.
Devlet televizyonu NHK'nin hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberine göre, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile telefon görüşmesi yaptı.
Görüşmede Takaiçi, Tokyo hükümetinin İran'dan "Japonya bağlantılı gemiler dahil tüm uluslara ait gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan serbest ve güvenli bir şekilde geçebilmesi" için iş birliği yapmasını istediğini belirtti.
Kyodo ajansına göre Takaiçi ve Pezeşkiyan, en son 8 Nisan'da telefon görüşmesi yapmıştı.
Japon ulusal basınında, Basra Körfezi'nde 40'tan fazla Japonya bağlantılı geminin bulunduğu aktarıldı.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, başkent Moskova'da gazetecilere gündemdeki konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
"Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki telefon görüşmesinin, dünyadaki durumu iyileştirip iyileştirmeyeceği" yönündeki soruyu yanıtlayan Peskov, "Tek bir görüşme, dünyadaki durumu iyileştirmek için yeterli değil. Çünkü çatışma yoğunluğu ve bu çatışmaların uluslararası durum ve ekonomi üzerindeki sonuçları o kadar ciddi ki, bu eğilimlerin tek seferde durdurulması çok zor." dedi.
"Moskova'nın Washington'a mevcut İran nükleer programına ilişkin Kapsamlı Ortak Eylem Planı'na alternatif bir mekanizma önerdiği" yönündeki iddiaları değerlendiren Peskov, "Hayır, bu doğru değil." ifadesini kullandı.
Eski Sovyetler Birliği'nin İkinci Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'nı mağlup etmesinin 81. yıl dönümü dolayısıyla 9 Mayıs Zafer Günü'nde Ukrayna'da ilan edilmesi planlanan ateşkes süresinin Başkan Putin tarafından belirleneceğini aktaran Peskov, Ukrayna tarafından bu konuda henüz bir tepki olmadığını kaydetti.
Sözcü Peskov, Rusya'nın Mali'de varlığını sürdürdüğünü belirterek "Rusya, Mali'de de aşırıcılık, terör ve diğer olumsuz tezahürlerle mücadeleye devam edecek." diye konuştu.
İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney, yayımlanan yazılı mesajında Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı için “yeni bir dönemin başladığını” duyurdu.
Hamaney, Tahran yönetiminin Körfez bölgesinin güvenliğini sağlayacağını belirterek, “düşmanın su yolundaki istismarlarını ortadan kaldıracaklarını” söyledi.
Hürmüz Boğazı’nın “yeni bir yönetim anlayışıyla” idare edileceğini ifade eden İran lideri, bunun bölge ülkelerine “istikrar, kalkınma ve ekonomik fayda” sağlayacağını savundu.
İran’ın nükleer ve füze kapasitesine de değinen Hamaney, bu unsurların “ulusal varlık” olduğunu vurgulayarak, hiçbir şekilde pazarlık konusu yapılmayacağını belirtti.
Devlet televizyonunda okunan mesajında sert ifadeler kullanan Hamaney, ABD’ye doğrudan meydan okudu. “Amerikalıların Basra Körfezi’nde ait oldukları tek yer, suların dibidir” diyen İran lideri, bölgenin geleceğinin “Amerika’sız” olacağını söyledi.
Hamaney ayrıca Körfez ülkelerine de mesaj vererek, “Biz ve komşularımız ortak bir kaderi paylaşıyoruz. Binlerce kilometre öteden gelen yabancıların burada yeri yok. Bölge ABD'nin varlığı olmadan parlak geleceğe sahip olacak” ifadelerini kullandı.
Merkezi ABD'de bulunan medya kuruluşu Bloomberg'ün konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, CENTCOM'un ABD yapımı "Dark Eagle" hipersonik füzelerinin Orta Doğu bölgesine sevk edilmesini talep ettiği ileri sürüldü.
Hipersonik füzelerin Orta Doğu'daki çatışmalarda "İran'ın derinliklerindeki balistik füze fırlatma rampalarını vurmak" için istendiği tahmininde bulunulduğu belirtilen haberde, söz konusu konuşlandırma kararının kamuoyuna açıklanmadığı aktarıldı.
Haberde, füzelerin bölgeye sevk edilmesi durumuna ilişkin olarak, bunun, ABD'nin hipersonik füzelerinin ilk kez konuşlandırılması anlamına geleceği kaydedildi.
"OPERASYONEL" ELEŞTİRİ
"Dark Eagle" (LRHW) hipersonik füzesi, Rusya ile Çin'in kendi versiyonlarına kıyasla "tam operasyonel hale getirilmemekle" eleştiriliyordu.
ABD'nin "Dark Eagle", "ARRW" (AGM-183A) ve "HACM" (Hypersonic Attack Cruise Missile) olmak üzere üç farklı programa sahip olduğu biliniyor.
Axios haber platformunun konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine ve Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper'ın ABD Başkanı Donald Trump'a bugün brifing vereceği öne sürüldü.
Haberde, İran'a yönelik olası askeri planların brifingde ele alınacağı, CENTCOM'un müzakerelerdeki çıkmazı aşmak amacıyla İran'a yönelik "altyapı hedeflerini de içeren bir saldırı dalgası" hazırlığında olduğu iddia edildi.
Trump ile paylaşılması beklenen bir başka planın da Hürmüz Boğazı'nın bir kısmının "ele geçirilmesi" ve ticari faaliyetlere yeniden açılması olduğu aktarılan haberde, böyle bir operasyonun kara kuvvetlerini de içerebileceği iddia edildi.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, "Ulusal Fars (Basra) Körfezi Günü" dolayısıyla yayımladığı mesajda, ABD'nin deniz ablukası girişimlerine değindi.
Basra Körfezi'nin güvenliğinin yalnızca kıyı ülkelerinin işbirliğiyle sağlanabileceğini aktaran Pezeşkiyan, bölgenin "tek taraflı yabancı müdahalelere açık bir alan" olmadığını vurguladı.
Pezeşkiyan, Basra Körfezi'ni "İran'ın ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçası ve ülkenin egemenliğinin sembolü" olarak nitelendirerek, son dönemde deniz ablukası ve ticaret yollarına yönelik kısıtlama girişimlerinin İran'a baskı kurma amacı taşıdığını belirtti.
ABD'nin deniz ablukası ve deniz ticaret yollarına yönelik kısıtlama girişimlerinin, uluslararası hukuka bölge halklarının çıkarlarına ve küresel barış ile istikrara aykırı olduğunu dile getiren Pezeşkiyan, "Her türlü deniz ablukası ve kısıtlama girişimi başarısızlığa mahkumdur." ifadelerini kullandı.
Basra Körfezi'ndeki güvensizliğin sorumluluğunun ABD ve İsrail'e ait olduğunu ifade eden Pezeşkiyan, "İran, Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin koruyucusu olarak, düşman ülkeler hariç, seyrüsefer özgürlüğü ve deniz güvenliği ilkelerine bağlı kalmaya devam etmektedir ancak bu ilkelerin uygulanması, İran milletine ve egemenliğine saygıyla birlikte olmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.
ABD'ye ait "USS Gerald R. Ford" uçak gemisinin ilerleyen günlerde Orta Doğu'dan ayrılacağı ve ülkeye dönüş yolculuğuna başlayacağı iddia edildi. Washington Post (WP) gazetesinin ismini açıklamak istemeyen ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre, uçak gemisinin bölgeden tam olarak ne zaman ayrılacağı belirsizliğini koruyor.
Yetkililer, Venezuela'daki askeri operasyon ile ABD/İsrail-İran Savaşı dahil yaklaşık 10 aydır görevde olan geminin, 4 bin 500 denizciyle Orta Doğu'dan ayrılıp ülkeye dönüş yolculuğuna başlayacağını öne sürdü.
Bir yetkili de söz konusu uçak gemisinin mayısın ortalarına doğru Norfolk Limanı'nın bulunduğu Virginia eyaletine varmasının beklendiğini ileri sürdü. USS Gerald R. Ford'un dün itibarıyla 309 gündür denizde olduğu belirtiliyor.
ABD’nin İran’a yönelik yeni saldırı planlarını değerlendirdiği öne sürüldü. ABD basınının adı açıklanmayan kaynaklara dayandırdığı haberlerde, ABD Başkanı Donald Trump’ın ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Brad Cooper’dan İran’a yönelik muhtemel bir askeri harekatla ilgili yeni planlar hakkında brifing almasının beklendiği bildirildi.
Haberlerde, CENTCOM'un çıkmaza giren müzakereleri yeniden başlatmak amacıyla İran'a yönelik muhtemelen altyapı hedeflerini de içeren "kısa ve güçlü" bir saldırı dalgası planı hazırladığı ifade edildi.
CENTCOM’un Trump’a vereceği brifingde Hürmüz Boğazı’nın bir kısmının kontrol altına alınması ve ticari gemi geçişine yeniden açılmasına ilişkin planlarında yer alacağı belirtilen haberlerde, kaynaklardan birinin böyle bir operasyonun kara kuvvetlerini de içerebileceğini belirttiği aktarıldı.
Haberlerde, brifingde gündeme gelmesi muhtemel bir başka planın ise, İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu ele geçirmek amacıyla düzenlenecek bir özel kuvvetler operasyonu olduğu belirtildi.
Kaynaklar, Trump’ın şu anda ablukayı başlıca baskı aracı olarak gördüğünü, ancak İran’ın yine de boyun eğmemesi halinde askeri harekatı değerlendireceğini aktarırken, İran’ın ablukaya misilleme olarak bölgedeki ABD güçlerine karşı askeri harekat düzenleme ihtimalinin de değerlendirildiğini ifade etti.
Öte yandan, Cooper, ABD ve İsrail'in İran'a karşı savaş başlatmasından iki gün önce, 26 Şubat'ta Trump'a benzer bir brifing vermişti ve söz konusu brifingin Trump'ın savaşa girme kararında etkili olduğu iddia edilmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen görüşmelerin telefon üzerinden sürdürüldüğünü söyledi. Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada, İran'la yürütülen temaslara ilişkin açıklama yaptı. İran ile görüşmelerin devam ettiğini ifade eden Başkan Trump, "Artık her seferinde bir belge görmek için 18 saatlik uçuşlar yapmıyoruz. Görüşmeleri telefonla yürütüyoruz." dedi. Trump, yüz yüze görüşmeleri tercih ettiğini dile getirerek olası bir anlaşmanın İran'ın nükleer silah edinme hedeflerinden tamamen vazgeçmesine bağlı olduğunu yineledi.
ABD ile İran arasında 8 Nisan'da varılan ateşkes anlaşması sonrasında Pakistan arabuluculuğunda yapılan görüşmelerden sonuç çıkmayınca ABD Başkanı Donald Trump, 13 Nisan'da İran'a "deniz ablukası" uygulama kararı almış ve Hürmüz Boğazı'na giriş yapan ve çıkan İran bağlantılı gemilere müdahale etmeye başlamıştı.
ABD, bu süreçte Umman Denizi ve Hint Okyanusu'nda İran'a ait bazı ticari gemilere saldırarak ele geçirmiş, İran da buna karşılık Hürmüz Boğazı yakınlarında biri İsrail'le bağlantılı bazı gemilere müdahale ederek el koymuştu.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, İran’a uygulanan deniz ablukasını delmeye çalışan 42’nci ticari geminin de başarıyla geri döndürüldüğünü belirterek, "Şu anda İran rejiminin satamadığı 69 milyon varil petrolü taşıyan 41 tanker bulunuyor. Bu, mali olarak İran liderliğinin mahrum kaldığı 6 milyar dolar üzerinde bir gelir anlamına geliyor. Abluka son derece etkili bir şekilde işliyor ve ABD kuvvetleri ablukanın eksiksiz bir şekilde uygulanmasına yönelik kararlılığını sürdürüyor" açıklamasında bulundu.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, İran’a uygulanan deniz ablukasına ilişkin yeni açıklama geldi. Ablukayı delmeye çalışan 42’nci ticari geminin de başarıyla geri döndürüldüğünü belirten Cooper, "Bu başarı, Amerikan askerlerinin deniz İran limanlarından deniz ticareti yapılmasını engellemek için sergiledikleri olağanüstü çalışmanın bir yansımasıdır" değerlendirmesinde bulundu. Uygulanan ablukanın İran’a verdiği maddi zarara da değinen Cooper, "Şu anda İran rejiminin satamadığı 69 milyon varil petrolü taşıyan 41 tanker bulunuyor. Bu, mali olarak İran liderliğinin mahrum kaldığı 6 milyar dolar üzerinde bir gelir anlamına geliyor. Abluka son derece etkili bir şekilde işliyor ve ABD kuvvetleri ablukanın eksiksiz bir şekilde uygulanmasına yönelik kararlılığını sürdürüyor" ifadelerini kullandı. CENTCOM’un sosyal medya hesabından yapılan bir diğer paylaşımda ise İran’a yönelik deniz ablukasının 2 haftayı aşkın bir süredir başarılı biçimde uygulandığına dikkat çekilerek, bu kapsamda yürütülen operasyonların görüntülerine yer verildi.
TRUMP, ABLUKANIN ANLAŞMA SAĞLANANA KADAR SÜRECEĞİNİ SÖYLEMİŞTİ
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’ndaki ablukaya ilişkin yaptığı son açıklamada, İran’ın ablukanın kaldırılmasına ve nükleer müzakerelerin gelecek süreçte ele alınmasına yönelik teklifini reddettiğini söylemişti. Trump, ABD’nin İran’ın nükleer programı konusundaki kaygılarını sonlandıracak bir anlaşma sağlanana kadar ablukanın süreceğini kaydetmişti. Trump ayrıca, İran’ın yürürlükteki abluka nedeniyle zor bir durumda olduğunu vurgulayarak, "Abluka, bombardımandan biraz daha etkili. Şu an boğuluyorlar ve durum onlar için daha da kötü olacak. Nükleer silaha sahip olamazlar" ifadelerini kullanmıştı. İran’ın anlaşma yapmak istediğini ancak kendisinin ablukayı sonlandırmak istemediğini belirten ABD Başkanı, "Ablukayı sürdürmemi istemiyorlar. Ben de ablukayı kaldırmak istemiyorum, çünkü onların nükleer silaha sahip olmasını istemiyorum" demişti.
ABD Başkanı Donald Trump, Almanya’daki ABD askerlerinin sayısını azaltmayı düşündüklerini belirterek, "Bu konudaki kararın kısa süre içerisinde verilmesi bekleniyor" açıklamasında bulundu.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in ABD’ye İran konusunda yönelttiği eleştiriler gündemdeki tazeliğini korurken, ABD Başkanı Donald Trump’tan dikkat çeken bir açıklama geldi. Truth sosyal medya platformundan yayınladığı mesajda Almanya’daki ABD askerlerinin sayısını azaltmayı düşündüklerini belirten Trump, "ABD, Almanya'daki askeri birliklerinin sayısının azaltılması konusunu değerlendiriyor. Bu konudaki kararın kısa süre içerisinde verilmesi bekleniyor" ifadelerini kullandı.
MERZ’İN ELEŞTİRİLERİ TRUMP’IN TEPKİSİNE YOL AÇMIŞTI
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, pazartesi sabahı Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde bir liseye yaptığı ziyarette öğrencilerin önünde, "ABD, İran yönetimi tarafından aşağılanıyor, küçük düşürülüyor" demişti. Merz, aynı günün akşamında ABD ve İsrail'in İran'a karşı eylemlerinden dolayı hayal kırıklığına uğradığını belirterek, "ABD ve İsrail en başından beri bu sorunun birkaç gün içinde çözüleceğini varsaydılar ve şimdi bunun olmadığını kabul etmek zorundayız. Bu yüzden Avrupalılar olarak diplomatik bir çözüm bulunmasına katkıda bulunmak istiyoruz" ifadelerini kullanmıştı. ABD Başkanı Donald Trump ise Merz'e sosyal medya hesabı üzerinden tepki göstererek, "Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İran'ın nükleer silaha sahip olmasının sorun olmadığını düşünüyor. Ne hakkında konuştuğunu bilmiyor. Almanya'nın hem ekonomik hem de diğer açılardan bu kadar kötü durumda olmasına şaşmamalı" açıklamasında bulunmuştu.
İsrail basını, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında gerçekleştirilen görüşmede Lübnan ve İran konularının ele alındığını bildirdi. İsrail devlet televizyonu KAN'ın ismini açıklamadığı İsrailli bir kaynağa dayandırdığı habere göre, Trump ile Netanyahu telefonda görüştü. Görüşmenin, İsrail güvenlik kabinesinin Lübnan ve İran başlıklarını ele almak üzere toplandığı sırada yapıldığı belirtildi. Haberde, Trump ile Netanyahu arasındaki görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntılara yer verilmezken, Netanyahu'nun ofisinden konuya ilişkin henüz resmi açıklama yapılmadı. KAN'ın başka bir İsrailli kaynağa dayandırdığı haberinde ise Trump'ın, "İran'a yönelik deniz ablukasının sürdürülmesinden yana olduğu" öne sürüldü.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın petrol altyapısının "havaya uçmadan önce yaklaşık 3 günü kaldığı" yönündeki açıklamasına sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla alaycı bir yanıt verdi. Galibaf paylaşımında, "Üç gün geçti, hiçbir kuyu patlamadı. Bunu 30 güne uzatabilir ve kuyuyu burada canlı yayınlayabiliriz" dedi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in ablukaya ilişkin değerlendirmelerine de gönderme yapan Galibaf, "ABD yönetiminin, ablukacı teoriyi savunan ve petrol fiyatlarını 120 doların üzerine çıkaran Bessent gibilerden aldığı tavsiyeler işte böyle saçmalıklar. Sıradaki durak: 140 dolar. Sorun teoride değil, zihniyette" ifadelerine yer verdi.
TRUMP’TAN "3 GÜN" ÇIKIŞI
ABD Başkanı Trump, 26 Nisan’da yaptığı açıklamada, ABD Donanması’nın Hürmüz Boğazı’nda uyguladığı ablukanın sürdüğünü ve bu faaliyetin "başarılı sonuçlar ürettiğini" savunmuştu. Abluka nedeniyle İran’ın petrol altyapısının çökebileceğini öne sürmüş, petrol depolarının dolması ve yeni depolama alanı bulunamamasının teknik sorunlara yol açabileceğini belirtmişti. Bu durumun petrol boru hatlarında büyük bir yıkıma neden olabileceğini ifade eden Trump, "İran’ın petrol altyapısı havaya uçmadan önce yaklaşık 3 günü kaldı" demişti.