SON DAKİKA... ABD/İsrail-İran arasında 40 gündür devam eden ve küresel enerji ve tedarik zincirini yerle bir eden savaşta 40 günün sonunda ateşkes ilan edildi. İki haftalık ateşkes açıklamasının ardından Hürmüz Boğazı yeniden gemi trafiğine açılırken, taraflardan 'zafer' açıklamaları geldi.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, "Askeri hedeflerimize 38 gün içinde ulaştık bu ABD için bir zafer" ifadelerini kullanırken, Pakistan Başbakanı Şerif, tarafları müzakerelerin devam etmesi için İslamabad'a davet etti.
Tüm yaşanan gelişmelerin üzerine ateşkesi ihlal ederek Lübnan'ı vuran İsrail'e karşılık olarak İran, Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattığını duyurdu.
İşte ateşkes sonrası bölgede dakika dakika yaşanan gelişmeler...
İsrail'in, ABD ile birlikte İran’a yönelik saldırıları nedeniyle kapattığı Mescid-i Aksa'nın 41 gün aradan sonra Müslümanların ibadetine açıldığı bildirildi. Gözyaşlarını tutamayan çok sayıda Filistinli, Harem-i Şerif'in avlularında şükür secdesine kapandı.
İşgal altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde bulunan Mescid-i Aksa, ibadete açıldı. Sabah ezanıyla birlikte kapıları açılan Harem-i Şerif'e yüzlerce Filistinli Müslümanın akın ettiği belirtildi. Mescid-i Aksa'nın kapılarının açılmasıyla gözyaşlarına hakim olamayan çok sayıda Filistinlinin Harem-i Şerif'in avlularında şükür secdesine kapandığı ifade edildi. Harem-i Şerif'in kapılarının 41 gün sonra yeniden ibadete açılmasıyla kılınan sabah namazında yüzlerce Müslüman saf tuttu. İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, 6 Nisan'da kapalı tutulduğu sırada Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemişti.
NATO’dan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’da yaptığı basına kapalı görüşme ile ilgili açıklama geldi. NATO Sözcüsü Allison Hart, Rutte ve Trump’ın İran meselesi de dahil olmak üzere ittifakın ortak güvenliğiyle ilgili çeşitli konularda samimi bir görüşme gerçekleştirdiğini duyurarak, "Genel Sekreter Rutte, müttefiklerin daha güçlü ve daha adil bir ittifak oluşturmak için çaba göstermeye devam etmesinin önemini vurguladı" ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump’tan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile gerçekleştirdiği görüşme sonrasında dikkat çeken bir paylaşım geldi. Trump, Truth sosyal medya platformunda yayınladığı mesajda, "İhtiyacımız olduğunda NATO yanımızda değildi, ve tekrar ihtiyacımız olursa yine yanımızda olmayacak. Grönland’ı hatırlayın, o kocaman, kötü yönetilen buz kütlesini" ifadelerini kullandı.
ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, İran’a ateşkes anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirme uyarısında bulunarak, "Eğer İran anlaşmanın kendi payına düşen yükümlülüklerini yerine getirmezse, ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalacak" dedi. İran’la varılan ateşkesin Lübnan’ı kapsamadığını söyleyen Vance, "İran, kendileriyle hiçbir ilgisi olmayan ve ABD'nin ateşkesin bir parçası olduğunu hiçbir zaman belirtmediği Lübnan yüzünden bu müzakerelerin başarısız olmasına izin vermek istiyorsa, bu nihayetinde onların tercihidir" ifadelerini kullandı.
İran Limanlar ve Denizcilik Kurumu, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş planlayan gemilerden, olası deniz mayınlarıyla çarpışma riskine karşı İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ile koordinasyon sağlamalarını istedi.
İran devlet televizyonu, Limanlar ve Denizcilik Kurumu tarafından Basra Körfezi'nde geçiş bekleyen gemilere ilişkin yapılan duyuruyu yayımladı.
Duyuruda, "Denizcilik emniyetinin sağlanması ve olası deniz mayınlarıyla temasın önlenmesi amacıyla, Hürmüz Boğazı'nda İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ile koordinasyon sağlanarak, ikinci bir duyuruya kadar aşağıda belirtilen alternatif güzergahların, ekli haritaya uygun şekilde kullanılması gerekmektedir." ifadeleri kullanıldı.
Boğaza giriş ve çıkış rotası harita eşliğinde anlatıldı.
Giriş rotası, Umman Denizi’nden kuzeye doğru ilerleyerek Larek Adası civarından geçiş ve ardından Basra Körfezi yönünde devam edilmesi olarak belirtilirken, çıkış rotası, Basra Körfezi’nden başlayarak Larek Adası'nın güneyinden geçiş ve ardından Umman Denizi yönünde devam edilmesi olarak bildirildi.
ABD Başkanı Donald Trump ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Beyaz Saray'da basına kapalı görüşme gerçekleştirdi.
ABD Başkanı Trump ile NATO Genel Sekreteri Rutte, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkes anlaşması ve ABD-NATO ilişkilerinin tartışıldığı dönemde bir araya geldi. Beyaz Saray'da basına kapalı yapılan görüşmede, ABD-NATO ilişkileri ve İran'la ilgili gündemdeki ana konuların ele alındığı kaydedildi. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt'e yöneltilen "Başkan Trump halen NATO'dan çekilmeyi düşünüyor mu?" sorusuna, "Bu konu, Başkan'ın daha önce değindiği bir konu ve sanırım birkaç saat sonra Genel Sekreter Rutte ile de bu konuyu görüşecek." yanıtını vermişti.
İran'ın Huzistan Valiliği, Şuşter kenti yakınlarında insansız hava aracının düşürülmesi sonucu 1 çocuğun hayatını kaybettiğini, 6 kişinin yaralandığını bildirdi.
Yarı resmi Mehr Haber Ajansına göre, Huzistan Valiliği, Şuşter'de düşürülen İHA'ya ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, Şuşter'in Gulam köyü yakınlarında saat 21.00 sularında İran Silahlı Kuvvetlerinin hava savunma sistemi tarafından bir "düşman" İHA'sının düşürülmesi sonucu 1 çocuğun öldüğü, 6 kişinin yaralandığı kaydedildi.
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’nda gerilim tırmanırken, boğazın gemi trafiğine tamamen kapatıldığı ve bazı petrol tankerlerinin geri döndürüldüğü belirtildi.
İran basınında yer alan haberlere göre, Hürmüz Boğazı çıkışına doğru ilerleyen "AURORA" adlı petrol tankerinin Umman’a bağlı Musandam Yarımadası kıyıları yakınlarında aniden rotasını değiştirerek 180 derecelik dönüş yaptığı ve tankerin, dönüşün ardından Basra Körfezi’nin iç kesimlerine yöneldiği bildirildi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Lübnanlı mevkidaşı Joseph Avn ile yaptığı telefon görüşmesinde, İsrail'in Lübnan'da düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenler için taziyelerini ileterek, ülkesinin bu zor koşullarda Lübnan ve halkıyla dayanışma içinde olduğunu belirtti.
Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre Macron, Avn'ı telefonla arayarak İsrail saldırılarında hayatını kaybedenler için başsağlığı diledi ve Lübnan halkına dayanışma mesajı verdi. Macron, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını durdurmak amacıyla ateşkes anlaşmasının Lübnan'ı da kapsaması için gerekli temasları yürütmeye hazır olduğunu ifade etti. Avn da Lübnan'a verdiği destek dolayısıyla Macron'a teşekkür etti. İsrail'in bugün Lübnan'a düzenlediği eş zamanlı saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 254'e yükseldiği bildirilmişti.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Beyaz Saray'dan yapılan ve Lübnan'ın taraflar arasında varılan ateşkes kararına dahil olmadığına ilişkin açıklamayı, "Bu, ABD'nin verdiği sözden dönmesinin başka bir örneği değilse nedir?" ifadeleriyle eleştirdi.
Lübnan'da İsrail saldırılarında hayatını kaybeden 254 kişi için 1 günlük ulusal yas ilan edildi.
Hükümet binalarının, kamu kurumlarının ve belediyelerin kapalı olacağı belirtilen açıklamada, bayrakların da yarıya indirileceği ve televizyonlardaki yayın akışının yasa göre uyarlanacağı kaydedildi.
Başbakan Selam'ın başta saldırılarda hayatını kaybedenlerin aileleri olmak üzere Lübnan halkına en derin taziyelerini sunduğu açıklamada, yaralılara için acil şifalar dileğinde bulunuldu.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran'ın ABD ile ilan edilen ateşkese uyması ve bölgeye yönelik saldırılarını durdurması gerektiğini vurguladı.
BAE Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın iki hafta süreyle ateşkes ilan edildiğini duyurmasına rağmen İran'ın BAE ve bazı Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını sürdürdüğüne dikkat çekildi. Bakanlığın açıklamasında, Trump'ın duyurusunun yakından takip edildiği belirtilerek, anlaşmanın maddelerine ilişkin daha fazla açıklık talep edildiği ifade edildi. Açıklamada, İran'ın bölgede tüm düşmanca faaliyetleri derhal durdurması ve Hürmüz Boğazı'nın koşulsuz ve tamamen yeniden açılmasının yanı sıra "terör saldırılarını" durdurması ve deniz seyrüsefer güvenliğini garanti altına alması gerektiği vurgulandı. Açıklamada ayrıca, son 40 gün içinde enerji tesisleri, altyapı ve sivil hedeflere yönelik yaklaşık 2 bin 819 balistik ve seyir füzesi ile insansız hava aracıyla (İHA) düzenlenen saldırıların can ve mal kaybına yol açtığı belirtilerek, bu durumun İran'ın sorumluluğunun açık olduğunu ortaya koyduğu ifade edildi. Bakanlığın açıklamasında, İran'ın bu saldırılar nedeniyle hesap vermesi ve oluşan zararları tamamen tazmin etmesi gerektiği dile getirildi. Açıklamada, İran kaynaklı tehditlerin kapsamlı şekilde ele alınması ve bu çerçevede nükleer kapasite, balistik füzeler, insansız hava araçları, askeri yetenekler ile bölgedeki müttefik unsurlar ve deniz güvenliğine yönelik tehditlerin de dahil edilmesi gerektiği belirtildi. Açıklamada ayrıca İran tehditleriyle mücadelenin, nükleer yetenekleri, balistik füzeleri, insansız hava araçları, askeri yetenekleri ve bölgedeki vekil güçleri ve terörist örgütleri de dahil olmak üzere kapsamlı ve eksiksiz olmasının yanı sıra Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünü hedef alan tehditler, ekonomik savaş ve korsanlığın durdurulması gerektiği vurgulandı.
İsrail ordusu Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine şiddetli hava saldırısı düzenledi
Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, İsrail'in saldırılarına uğrayan Lübnan ile dayanışma içerisinde olduklarını ve İsrail saldırılarına karşı "ortak bir tutuma ulaşılması" konusunda Arap ülkeleriyle temaslarını sürdürdüklerini açıkladı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları hakkında görüş alışverişinde bulundu.
İran basınına göre, Pezeşkiyan ve Macron telefonda görüştü. Görüşmede Pezeşkiyan, Lübnan'a yönelik İsrail saldırılarının durmasının, ABD ile varılan ateşkes anlaşmasının on şartından biri olduğunu belirterek, Fransa'nın Lübnan'daki önceki ateşkesin garantörlerinden biri olması hasebiyle rolünün önemli olduğunu söyledi. Pezeşkiyan ayrıca ülkesinin ateşkes teklifini kabul ederek sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini ve bölgede barış ile istikrarın sağlanması için iradesini ortaya koyduğunu vurguladı. Macron ise, İran'ın serbest bıraktığı iki Fransız vatandaşı için Pezeşkiyan'a teşekkürlerini sunarak, ateşkes ilanının bölgede barışa giden yolda önemli bir adım olduğunu kaydetti.
Bahreyn, ABD-İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkesin ardından 40 gündür kapalı olan hava sahasını yeniden uçuşlara açtığını duyurdu.
Bahreyn resmi ajansı BNA'da yer alan habere göre, Ulaştırma ve Telekomünikasyon Bakanlığına bağlı Sivil Havacılık İşleri Dairesi, geçici olarak kapatılan ülke hava sahasının yeniden uçuşlara açıldığını bildirdi. Açıklamada, söz konusu kararın bölgede yaşanan gelişmeler doğrultusunda alınan ihtiyati tedbirlerin sona ermesi kapsamında verildiği belirtildi. Hava trafiğinin en yüksek güvenlik ve emniyet standartlarına uygun şekilde sürdürüleceği vurgulanan açıklamada, ilgili kurumlarla koordinasyonun devam ettiği ve uçuş güvenliği ile yolcuların korunmasının öncelik olmaya devam edeceği kaydedildi. Bahreyn, ABD ve İsrail'in İran'a 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların ardından hava sahasını uçuşlara kapattığını duyurmuştu.
Mısır, İsrail'in Lübnan'da yüzlerce kişinin hayatını kaybetmesine ve yaralanmasına yol açan saldırılarını kınadı ve söz konusu saldırıların durdurulması için uluslararası toplumun acil müdahalesini talep etti.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, ABD ile İran arasında sağlanan ve İsrail’i de kapsayan geçici ateşkese Lübnan konusunun dahil olmadığını öne sürerek saldırıları sürdüreceklerini söyledi.
ABD ve İsrail’in birlikte İran yönetiminin nükleer silah elde etmesini engellemek için kararlılık sergilediğini iddia eden Saar, söz konusu kararlılığın diplomatik çabalara da yansıyacağını aktardı.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ABD ile İran arasındaki geçici ateşkesin yürürlüğe girdiği ilk günde İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmesini sert bir şekilde eleştirerek, Avrupa Birliği'nden (AB) bu ülke ile ortaklık anlaşmasını askıya almasını istedi.
Umman, İsrail'in Lübnan'ın çeşitli bölgelerine düzenlediği ve çok sayıda can kaybına yol açan hava saldırılarını şiddetle kınadı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "İran-ABD ateşkesinin şartları açık ve nettir: ABD bir tercih yapmak zorundadır. Ya ateşkes sağlanacak ya da İsrail üzerinden savaş devam edecek. ABD ikisini birden yürütemez" dedi.
Türkiye'den İran'a gönderilen tıbbi yardım malzemelerini taşıyan 3 tır, Ağrı'daki Gürbulak Sınır Kapısı üzerinden komşu ülkeye geçti.
Van başta olmak üzere farklı illerdeki sağlık kuruluşlarından temin edilen ilaç, serum, sarf malzemeleri, tıbbi cihazlar, sedyeler ve oksijen tüpleri, Van İl Sağlık Müdürlüğünün koordinasyonunda kolilere konarak tırlara yüklendi. Van'dan yola çıkan 3 yardım tırı, yaklaşık 5 saatin ardından Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesindeki Gürbulak Sınır Kapısı'na ulaştı. Tırlar, görevlilerce yapılan işlemlerin ardından sınır kapısından İran'a geçiş yaptı.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD'nin taraflar arasında varılan 10 maddelik ateşkes anlaşmasındaki 3 maddeyi halihazırda ihlal ettiğini söyleyerek, "Böyle bir durumda iki taraflı bir ateşkes veya müzakereler makul değildir" dedi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD-İran arasında varılan 10 maddelik ateşkes anlaşmasına ilişkin yeni bir açıklama yayımladı. Galibaf sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD'nin söz konusu 10 maddeden 3'ünü halihazırda ihlal ettiğini söyledi. İran'ın ABD tarafına güvenmediğinin altının çizildiği açıklamada, "ABD'ye duyduğumuz derin tarihi güvensizlik, tüm taahhütlerini çeşitli şekillerde tekrar tekrar ihlal etmelerinden kaynaklanmaktadır. Bu üzücü bir şekilde bir kez daha tekrarlanmıştır" ifadeleri kullanıldı.
Açıklamalarda ABD Başkanı Donald Trump'ın söz konusu maddelere yönelik değerlendirmesi vurgulanarak, "ABD Başkanı'nın açıklamasında da belirtildiği gibi, İran İslam Cumhuriyeti'nin 10 maddelik teklifi, müzakereler için 'müzakere edilebilir bir temel' ve ana çerçevedir. Ancak, bu teklifin 3 maddesi şimdiden ihlal edilmiştir" dedi.
Galibaf söz konusu maddeleri şu şekilde sıraladı:
"1- Lübnan'da ateşkesle ilgili 10 maddelik teklifin ilk maddesine uyulmaması. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in de açıkça 'her yerde, Lübnan ve diğer bölgeler dahil olmak üzere, derhal ateşkes' olarak belirttiği taahhüt.
2- İran'ın Fars eyaletindeki Lar şehrinde imha edilen, İran hava sahasına izinsiz giren bir insansız hava aracının (İHA) varlığı, bu da İran hava sahasının herhangi bir ihlalinin yasaklandığı maddeyi açıkça ihlal etmektedir."
Ayrıca Beyaz Saray'ın İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin ABD'nin kırmızı çizgisi olduğu ve bu durumun müzakere edilemeyeceğine yönelik açıklamasına değinen Galibaf, ihlal edilen son maddenin, "Ateşkes çerçevesinin 6. maddesinde yer alan İran'ın zenginleştirme hakkının reddedilmesi" olduğunu söyledi.
Galibaf, "Şimdi, 'müzakere edilebilir temel' olarak belirtilen bu esas, müzakereler başlamadan önce açıkça ve alenen ihlal edilmiştir. Böyle bir durumda iki taraflı bir ateşkes veya müzakereler makul değildir" ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak İran ile müzakere sürecinin kapalı kapılar ardında yürütüleceğini ifade etti. Trump ayrıca, bilgi kirliliği ve yayınlanan yetkisiz belgelerden şikayet etti.
Trump, "ABD ve İran arasındaki müzakerelerle hiçbir alakası olmayan kişiler tarafından çok sayıda anlaşma, liste ve mektup paylaşılıyor. Bunu yapanlar, genelde tam manasıyla dolandırıcı, şarlatan ya da daha kötülerinden ibaret. Federal soruşturma tamamlandığında, bunlar hızlı bir şekilde ortaya çıkarılacak" diye yazdı.
ABD ve İran arasındaki müzakerelerin şartlarına ilişkin Trump, "ABD için kabul edilebilir olan maddeler sadece belirli bir grup maddeden oluşuyor ve müzakerelerde bunları kapalı kapılar ardında konuşuyor olacağız. Bunlar, ateşkes çerçevesinde anlaşmaya vardığımız temel maddeler. Bunlar makul olan ve kolayca yapılabilecek şeyler" dedi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD ile İran arasında ateşkesin Tel Aviv ile "tam koordinasyon" halinde yapıldığını öne sürerek her an yeniden saldırılar düzenlemeye hazır "elleri tetikte beklediklerini" söyledi.
Netanyahu, geçici ateşkesin duyurulmasından saatler sonra yayımladığı video mesajda, ABD Başkanı Donald Trump'ın duyurduğu ateşkesin kendileri için "son dakika sürprizi" olmadığını savundu. ABD ile düzenledikleri saldırılarla İran'ın her zamankinden daha zayıf düştüğünü ileri süren Netanyahu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "ABD ile İran arasındaki süreç son dakikada gelişen bir sürpriz değil, tam koordinasyonun bir sonucudur. Belirlediğimiz stratejik hedeflere ya diplomatik yollarla ya da sahada yeniden başlayacak çatışmalarla ulaşacağız. İsrail ordusu her an savaşa dönmeye hazırdır. Ellerimiz tetiktedir." ABD Başkanı Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la iki haftalık karşılıklı geçici ateşkesi kabul ettiğini duyurması sonrası, İsrail muhalefetinden hükümete sert tepkiler gelmeye devam ediyor. Trump'ın ABD-İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkes konusundaki kararından Netanyahu hükümetini son anda haberdar ettiği basına yansımıştı.
Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, "İranlılar başlangıçta 10 maddelik bir plan sundu ve bu plan kabul edilemezdi. Tamamı reddedildi ve ABD Başkanı Donald Trump ile müzakere ekibi tarafından adeta çöpe atıldı. İran rejimi müzakere ekibine daha makul bir plan sundu. Başkan Trump ve ekibi, yeni planı müzakereye uygun bir temel olarak gördü ve kendi 15 maddelik teklifimize uyumlu hale getirmeye karar verdi" dedi.
Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, Beyaz Saray'da basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Taraflar arasında ilan edilen tarihi ateşkese ilişkin Leavitt, "Bu ABD için bir zaferdir. Bunu mümkün kılan ABD Başkanı ve inanılmaz ordumuzdur" ifadelerini kullandı. Trump'ın savaşın takvimini en baştan 4 ila 6 hafta olarak belirlediğini söyleyen Leavitt, "ABD, savaşçılarının olağanüstü kabiliyetleri sayesinde Başkan tarafından belirlenen askeri hedeflere sadece 38 gün içinde ulaşmış, hatta bunların ötesine geçmiştir" dedi. Leavitt, İran genelinde 13 binden fazla hedefin vurulduğu saldırılarda İran'ın savunma sanayi altyapısının imha edildiğini ve İran'ın altı hafta öncesine göre yıllarca geriye itildiğini savundu. Leavitt, "İran'ın terör vekillerini finanse etme ve destekleme kabiliyeti de büyük ölçüde azalmıştır. Bu noktada İran artık bölgedeki vekillerine silah dağıtamayacak durumda. En önemlisi de, İran'ın nükleer silah elde edemeyecek olması" şeklinde konuştu.
"DÜNYA, TARİHE GEÇECEK KADAR HIZLI VE BAŞARILI BİR ASKERİ ZAFERE TANIK OLDU"
İran'ın eski dini lideri Ali Hamaney dahil olmak üzere üst düzey liderlerinin öldürüldüğünü ve geriye kalan liderlerin "korkudan felç olmuş durumda" olduklarını söyleyen Beyaz Saray Basın Sözcüsü Leavitt, "Başkomutan Trump'ın talimatları ve savaşçılarımızın eşsiz başarısı sayesinde dünya, tarihe geçecek kadar hızlı ve başarılı bir askeri zafere tanık oldu. Başkan Trump, 'Epic Fury' (Destansı Öfke) Operasyonunu belirli askeri stratejik hedeflerle başlattı ve ABD bu hedeflere açıkça ulaştı" dedi. ABD'nin baskı politikası ve askeri başarılarıyla İran'ın ateşkes talep etmeye ve nihayetinde ABD'nin ateşkes önerisini kabul etmeye zorladığını söyleyen Leavitt, "İran, Hürmüz Boğazı'nı açmayı kabul etti ve Başkan'ın da söylediği gibi, İranlılardan müzakere için uygulanabilir bir temel olarak değerlendirilen bir teklif aldık" dedi.
"TRUMP YENİ VE DEĞİŞTİRİLMİŞ PLANI MÜZAKEREYE UYGUN BİR TEMEL OLARAK GÖRDÜ"
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, İran'ın önerdiği ilk ateşkes maddelerini reddettiklerini ancak, daha sonra sunulan maddelerin ABD'nin teklif ettiği 15 madde ile uyumlu olduğunu söyledi. Leavitt, "Bugün medyada bu müzakereler ve planlar hakkında çok sayıda hatalı haber gördüm. Bu yüzden açık bir şekilde kayıtlara geçsin istiyorum. İranlılar başlangıçta 10 maddelik bir plan sundu ve bu plan, temel olarak ciddiyetsiz ve kabul edilemezdi. Tamamı reddedildi ve Trump ve müzakere ekibi tarafından adeta çöpe atıldı. Bu salondaki birçok medya kuruluşu, ABD'nin bu planı kabul ettiği şeklinde haber yaptı. Bu doğru değildir. Başkanın belirlediği son tarih hızla yaklaşırken ve ABD ordusu İran'ı saatler ilerledikçe giderek daha fazla zayıflatırken, rejim durumu kabul etti ve müzakere ekibine daha makul, tamamen farklı ve daha kısa bir plan sundu. Başkan Trump ve ekibi, bu yeni ve değiştirilmiş planı müzakereye uygun bir temel olarak gördü ve kendi 15 maddelik teklifimize uyumlu hale getirmeye karar verdi" dedi. Leavitt, Başkan Trump'ın İran'ın uranyum zenginleştirmesine ilişkin kırmızı çizgilerinin değişmediğini ve İran'ın "istek listesinin" bir anlaşma olarak kabul edildiği iddialarının saçma olduğunu söyledi.
"BAŞKAN, YALNIZCA ABD'NİN MENFAATLERİNE HİZMET EDEN BİR ANLAŞMAYI KABUL EDECEKTİR"
Beyaz Saray Basın Sözcüsü, "Başkan yalnızca ABD'nin menfaatlerine hizmet eden bir anlaşmayı kabul edecektir ve müzakere ekibi, Hürmüz Boğazı herhangi bir kısıtlama ve gecikme olmaksızın açık kaldığı sürece önümüzdeki iki hafta boyunca bu çabaya odaklanacaktır" ifadelerini kullandı.
"BİR SONRAKİ AŞAMAYA GEÇİYORUZ"
Basın toplantısında ABD Başkanı'nın İran'a yönelik saldırılar ile neyin başarıldığı konusunda Amerikan halkına mesajının ne olduğu sorusuna Leavitt, "İran'ın oluşturduğu yakın tehdit artık büyük ölçüde ortadan kalkmıştır. Donanmaları, füzeleri, savunma sanayi altyapıları imha edilmiş ve artık ülke içinde nükleer bomba geliştirme arzu ve planları mümkün değildir. Son 38 gün boyunca Destansı Öfke Operasyonu'nun olağanüstü başarısı sayesinde bu hedef kesinlikle gerçekleşmiştir" şeklinde cevap verdi. Leavitt, "Şimdi bir sonraki aşamaya geçiyoruz. Bu da bazı ince ayrıntıları netleştirmek ve umarız Orta Doğu'da uzun vadeli bir barış sağlayabilecek bir anlaşmaya aracılık etmek için müzakere dönemidir" dedi.
"BUGÜN HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA GEMİ TRAFİĞİNDE ARTIŞ GÖZLEMLEDİK"
İran'ın Lübnan'a saldırılar nedeniyle bugün Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapatmasına yorumu sorulan Leavitt, "Bugün Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinde artış gözlemledik ve Başkanın beklentisi ve talebi, Hürmüz Boğazı'nın derhal hızlı ve güvenli bir şekilde yeniden açılmasıdır" dedi.
"GERİ ADIM ATAN İRANLILAR OLDU, BAŞKAN TRUMP DEĞİL"
ABD Başkanı Donald Trump'ın uluslararası ilişkilerde kaba bir dil kullanmasına ilişkin bir soruya Leavitt, "Başkanın en çok önemsediği şey sonuç almaktır. Bugün hepinizin tanık olduğu sonuçlara yol açan da onun sert söylemleri ve sert müzakere tarzıdır" şeklinde cevap verdi. Leavitt, "İran dün gece açıkça ABD ile ateşkesi kabul ettiğini ya da istediğini açıkladı. Çünkü artık güçlü ve ölümcül ordumuz tarafından bombalanmaya tahammül edemiyorlardı ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açma taahhüdünde bulundular" dedi. Dünyanın Trump'ın sözlerini ciddiye alması gerektiğini söyleyen Leavitt, "Başkan en çok sonuçlarla ilgilenir. Geri adım atan İranlılar oldu, Başkan Trump değil. Dün gece saat (ABD Doğu Saati ile) 20.00'a kadar Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmayı kabul etmezlerse çok ağır sonuçlarla karşılaşacakları söylendi. Peki dün gece ne yaptılar? Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmayı kabul ettiler" dedi.
"MEDENİYETİN ORTADAN KALDIRILMASI" TEHDİDİNİN BOŞ BİR TEHDİT OLMADIĞINI SÖYLEDİ
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD'nin İran'a yönelik "Bir medeniyetin ortadan kaldırılması" yönündeki tehdidine ilişkin, "Bu tehdit, İran rejiminin diz çökmesine, ateşkes istemesine ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmayı kabul etmesine yol açtı. Bu, sonuç veren güçlü bir tehditti. Bu hiçbir şekilde boş bir tehdit değildi. Pentagon'un dün gece uygulanmaya hazır bir hedef listesi vardı" dedi.
"LÜBNAN ATEŞKESİN BİR PARÇASI DEĞİL"
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına ilişkin bir soruya Leavitt, "Lübnan ateşkesin bir parçası değil. Bu durum ilgili tüm taraflara iletilmiştir. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bildiğiniz üzere dün gece ateşkesi ve ABD'nin çabalarını desteklediğini belirten bir açıklama yaptı ve önümüzdeki iki hafta boyunca yararlı bir ortak olmaya devam edecekleri konusunda Başkan'a güvence verdi" dedi.
"VANCE, WİTKOFF VE KUSHNER İSLAMABAD'A GİDECEK"
ABD'nin Cuma günü İran'la yapılacak görüşmelere katılıp katılmayacağı sorusuna Leavitt, "Başkan Trump'ın, Başkan Yardımcısı James David Vance, Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Sayın Jared Kushner'in liderlik ettiği müzakere ekibini, bu hafta sonu yapılacak görüşmeler için İslamabad'a gönderiyor olduğunu duyurabilirim. Görüşmelerin ilk turu, Cumartesi sabahı gerçekleştirilecek" cevabını verdi.
"ATEŞKES, HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN GÜVENLİ BİÇİMDE YENİDEN AÇILMASINA BAĞLI"
ABD'nin durumu yakından izlemeye devam edeceğini ifade eden Beyaz Saray Basın Sözcüsü, "Başkan'ın dün geceki açıklamasında söylediği üzere, bu ateşkes Hürmüz Boğazı'nın güvenli biçimde yeniden açılmasına bağlı. Bu daha dün gece kararlaştırıldı. İşlerin zaman almasını anlıyoruz ama Başkan'ın beklentisi bu" şeklinde konuştu. ABD'nin İran medeniyetini ortadan kaldırma tehdidinin ahlaki açıdan oluşturduğu imaja ilişkin bir soru alan Leavitt, "Başkan, İran'ın terör rejimi karşısında mutlak bir ahlaki üstünlüğe sahiptir. Bunun aksini ima etmeniz, açıkçası hakarettir" ifadelerini kullandı.
İRAN İLE ATEŞKES SAĞLANMASINDA ÇİN'İN ROLÜ SORULDU
İran ile ateşkes sağlanmasında Çin'in rolüne ilişkin bir soruya Leavitt, "Hükümetimizin en üst düzeyi ile Çin hükümetinin en üst düzey kesimi arasında görüşmeler oldu. Başkan, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'e büyük saygı duyuyor; onunla ve ülkesiyle iyi bir çalışma ilişkisine sahip. Birkaç hafta içinde Çin'i ziyaret etmeyi dört gözle bekliyor" ifadeleriyle cevap verdi. İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti almasına karşı olmadıklarını söyledi. Leavitt, ABD ve İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti alma ihtimallerine ilişkin olarak, "Bu, önümüzdeki iki hafta boyunca görüşülmeye devam edilecek bir konu. Ama Başkan'ın önceliği, ücretlendirme olsun ya da olmasın, Boğaz'ın hiçbir sınırlama olmaksızın yeniden açılmasıdır" dedi. ABD'nin neden Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti toplamasına izin vereceği sorusuna Leavitt, "Bu uzun yıllar karşı çıktığımız bir şey değil. Yine de bunu kesin olarak kabul ettiğimizi söylemedik. Ortak girişim, Başkan'ın ortaya attığı bir şeydi. Fakat dün gece çok açık konuştu. Boğazın derhal ve hiçbir kısıtlama olmaksızın yeniden açıldığını görmek istiyor" dedi.
"NATO'NUN ABD HALKINA SIRT ÇEVİRMİŞ OLMASI OLDUKÇA ÜZÜCÜ"
NATO müttefiklerinin yayınladığı bir ortak açıklamayla Hürmüz Boğazı'nın açılmasına katkıda bulunmak istediklerini ilan etmelerine Beyaz Saray'ın yorumunun ne olduğu sorusuna Leavitt, "ABD Başkanı'nın NATO hakkında yaptığı bir açıklamasını alıntılamak istiyorum: Test edildiler ve başarısız oldular" cevabını verdi. Leavitt, "NATO'nun son altı hafta boyunca ABD halkına sırt çevirmiş olması oldukça üzücü. Oysa Amerikan halkı onların savunmasını finanse ediyor. Bildiğiniz gibi Başkan Trump, birkaç saat içinde Beyaz Saray'da NATO Genel Sekreteri Rutte ile görüşecek. Kendisiyle çok açık ve dürüst bir görüşme yapmayı sabırsızlıkla bekliyor" dedi. ABD Başkanı Trump'ın NATO'den çekilmeyi hala düşünüp düşünmediği sorusuna Leavitt, "Bu Başkanın konuştuğu bir konu ve birkaç saat içinde NATO Genel Sekreteri Rutte ile de konuşacağı bir konu. Belki bugün öğleden sonra o görüşmenin ardından bunu doğrudan Başkanın ağzından duyarsınız" ifadeleriyle cevap verdi.
Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, telefonda ABD ile İran arasında sağlanan ateşkesi değerlendirdi.
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bayramov ve Erakçi telefonda görüştü. Bölgedeki mevcut güvenlik durumunu ele alan bakanlar, ABD ile İran arasında ilan edilen ateşkese ilişkin görüş alışverişinde bulundu. Bayramov görüşmede, ateşkesi memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, ateşkesin gerginliğin azaltılması, müzakerelerin başarıyla sonuçlanması ve istikrarın tesis edilmesi açısından önem taşıdığının altını çizdi. Ateşkesin sağlanmasında arabulucu ülkelerin, özellikle dost ve kardeş Pakistan'ın rolünden takdirle bahseden Bayramov, ateşkese riayet edilmesinin ve sorunların diplomatik yollarla çözümünün gerekliliğine vurgu yaptı. Bayramov, İslamabad'da yapılacak görüşmelerin sonuç odaklı ve verimli geçeceğine dair temennisini dile getirerek, Azerbaycan'ın her zaman bölgede kalıcı barış, güvenlik ve işbirliğinin güçlendirilmesine yönelik girişimleri desteklemeye hazır olduğunu bildirdi.
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı konusunda İran ile ortak bir girişimi değerlendirdiklerini söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı ile ilgili Amerikan basınına açıklamada bulundu. İran'ın, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden ücret almasına izin verip vermeyeceğine ilişkin soruya Trump, "Bunu ortak bir girişim olarak yapmayı düşünüyoruz. Bu, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamanın ve diğerlerinden korumanın bir yolu olacak. Bu, güzel bir şey" yanıtını verdi Trump, ABD askerlerinin bölgeden ayrılmayacağını belirterek, barış için görüşmelerin 10 Nisan'da başlamasını beklediğini ve Çin'in de geçici ateşkes sürecinde rol oynadığını bildirdi. İran'ın uranyum zenginleştirme kapasitesiyle ilgili ise Trump, "İran'da uranyumun zenginleştirilmesi olmayacak" ifadesini kullandı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in bugün düzenlediği eş zamanlı saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 23 kişi artarak 112'ye, yaralıların sayısının 837'ye yükseldiğini bildirdi.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in bugün ülkeye düzenlediği eş zamanlı saldırılarda yaşanan kayıplara ilişkin son bilgileri paylaştı. Saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının 112'ye, yaralıların sayısısın ise 837'ye yükseldiği belirtildi. İsrail ordusu, öğle saatlerinde Lübnan'ın başkenti Beyrut ile ülkenin doğu ve güney kesimlerine ön uyarı yapmadan eş zamanlı yaklaşık 100 hava saldırısı düzenlemişti. Akşam saatlerinde ise İsrail uçakları Beyrut'un "Tel Hayyat" bölgesini hava saldırılarıyla hedef almıştı. Bugünkü saldırılar, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği en şiddetli saldırılar olarak kayda geçti.
İran Devrim Muhafızları Ordusu'ndan (DMO) yapılan açıklamada, İsrail'in Lübnan'a yönelik şiddetli saldırısına ilişkin, "ABD'ye ve onun Siyonist ortağına güçlü bir uyarıda bulunuyoruz: Lübnan'a yönelik saldırılar derhal sonlandırılmazsa, görevimizi yerine getirecek ve bölgedeki saldırganlara pişman edici bir karşılık vereceğiz" denildi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), İsrail'in Lübnan'a yönelik yoğun hava saldırısına ilişkin bir açıklama yayımladı. "Gerçek Vaat 4 Operasyonu" kapsamında yayımlanan açıklamada, ABD-İsrail ve İran arasında varılan iki haftalık ateşkes kararına değinilerek, "Ateşkes anlaşmasının üzerinden henüz saatler geçmişken, masumları, çocukları ve kadınları öldürmeyi kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline getiren Siyonist rejim, Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta yeni bir katliam başlatmıştır. Anlaşmaları ihlal eden ABD'ye ve onun Siyonist ortağına güçlü bir uyarıda bulunuyoruz: Lübnan'a yönelik saldırılar derhal sonlandırılmazsa, görevimizi yerine getirecek ve bölgedeki saldırganlara pişman edici bir karşılık vereceğiz" ifadeleri kullanıldı.
İRAN'IN ATEŞKESTEN ÇEKİLEBİLECEĞİ İDDİASI
Daha önce İran basınında yer alan iddialarda, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının derhal sonlandırılmaması durumunda Tahran yönetiminin ateşkes anlaşmasından çekilmeyi değerlendirdiği belirtilmişti. İran basınına konuşan bir kaynak, İran ordusunun söz konusu saldırılara karşılık vermek üzere hedef belirleme çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetmişti.
TRUMP: "ATEŞKES LÜBNAN'I KAPSAMIYOR"
ABD Başkanı Donald Trump ise yaptığı açıklamada, taraflara arasında varılan ateşkesin Lübnan'ı kapsamadığını belirtmiş, buna gerekçe olarak ise Hizbullah'ı öne sürmüştü. Konuya ilişkin bir soruyu cevaplayan Trump, "Evet, anlaşamaya dahil değiller. Hizbullah nedeniyle anlaşmaya dahil değiller, onlar bunun bir parçası değildi. Bunun da çaresine bakılacak" demişti. Trump, İsrail'in Hizbullah unsurlarını hedef aldığını öne sürdüğü saldırılara ilişkin, "Bu anlaşmanın bir parçası. Herkes bunu biliyor. Bu ayrı bir çatışma" ifadelerini kullanmıştı.
Katar, İsrail'in Lübnan'ın çeşitli bölgelerine düzenlediği ve çok sayıda can kaybına yol açan hava saldırılarını sert bir dille kınadı.
Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Lübnan'ın geniş kesimlerini hedef alan hava saldırıları tehlikeli bir tırmanış ve uluslararası hukukun açık bir ihlali olarak nitelendirildi. Söz konusu saldırıların Lübnan'ın egemenliğine yönelik ağır bir saldırı olduğu ve İsrail'in bu tutumunun hem uluslararası insancıl hukuk kurallarını hem de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararını ihlal ettiği belirtilen açıklamada, İsrail işgal güçlerinin Lübnan'a yönelik tekrarlanan saldırılarını ve katliamlarını durdurması, ayrıca uluslararası anlaşmalara saygı duyması için uluslararası toplumun acil harekete geçmesi gerektiğinin altı çizildi. Saldırıların kınandığı açıklamada ayrıca, Katar'ın Lübnan'ın güvenliğini ve istikrarını korumak için attığı adımlarda kardeş Lübnan halkı ve devletiyle tam dayanışma içinde olduğu; Lübnan'ın toprak bütünlüğü ve egemenliğine olan sarsılmaz desteğinin devam edeceği ifade edildi.
İsrail Güvenlik Kabinesi'nin, ABD ile İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkes gündemiyle bu akşam toplanacağı bildirildi.
Yedioth Ahronot gazetesinin haberinde, Güvenlik Kabinesi üyelerinin bu akşam yapılacak toplantıya ilişkin bilgilendirildiği aktarıldı. Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğinde toplanacak kabinenin ABD ve İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan ateşkesi ele alacağı kaydedildi. Geçici ateşkes ilan edildiğinin duyurulmasının ardından İsrail'de muhalefet ve basın kuruluşları Netanyahu hükümetini sert sözlerle eleştiriyor.
ABD Başkanı Donald Trump, ABD ile İran arasındaki iki haftalık ateşkes anlaşmasına Lübnan'ın "Hizbullah nedeniyle" dahil edilmediğini belirtti.
Kuveyt Savunma Bakanlığı, son bir günde ülkenin İran kaynaklı 42 insansız hava aracı (İHA) ve 4 balistik füzeyle hedef alındığını bildirdi.
Bakanlık Sözcüsü Albay Suud el-Atvan, yaptığı basın açıklamasında, İran'dan Kuveyt'e yönelik saldırılara ilişkin son bilgileri paylaştı. Son 24 saatte Kuveyt hava sahasında 42 İHA'nın tespit edildiğini aktaran Atvan, bu süre zarfında ayrıca İran'dan Kuveyt'e 4 balistik füzenin de fırlatıldığını belirtti. Atvan, saldırılarda Kuveyt Petrol Kurumu'na bağlı çeşitli tesislerin ile elektrik üretim ve su arıtma tesislerinin hedef alındığını ifade etti. Kuveyt'in 28 Şubat'tan beri İran kaynaklı 845 İHA saldırısına maruz kaldığına dikkati çeken Atvan, bu süre zarfında ülkeye yönelik 354 balistik füze ve 15 seyir füzesinin fırlatıldığı bilgisini verdi.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, bölgede gerilimin engellenmesi için uluslararası çabalara rağmen İsrail'in "saldırganlığa devam ettiğini" belirtti. Lübnan Cumhurbaşkanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamaya göre Avn, Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot ile beraberindeki heyeti kabul etti.
Görüşmede Lübnan'ın barışçıl çözüm yollarına açık olduğunu belirten Avn, "Lübnan, savaşı durdurmak için Avrupa ve Belçika'nın her türlü desteğini memnuniyetle karşılamaktadır." ifadelerini kullandı. Avn, ülkesine yönelik saldırılara dikkati çekerek, "İsrail, Beyrut, Cebel-i Lübnan, Bekaa ve güney bölgelerine yönelik vahşi bombardımanını sürdürmekte, sivilleri hedef almakta ve yüzlerce kişinin ölmesine ve yaralanmasına neden olan katliamlar gerçekleştirmektedir." dedi. İsrail'in saldırılarının sürdüğünü vurgulayan Avn, "Bölgede gerilimi dizginlemeye yönelik uluslararası çabalara rağmen İsrail saldırganlığının devam ettiği görülmektedir." değerlendirmesinde bulundu. Avn, daha önce açıkladıkları "müzakere girişimi" konusundaki çağrıyı da yineleyerek, şu ifadeleri kullandı: "Lübnan, askeri gerilimin durması için Lübnan ve İsrail arasında ateşkesin sağlanması konusunda doğrudan müzakerelerin yapılacağı girişime bağlı olmayı sürdürüyor. Ancak, İsrail saldırılarını sürdürmekte ve karşılık vermeyi reddediyor. Lübnan, silahın devlet elinde olması ve devlet otoritesinin tüm ülke topraklarında hakim kılınması ilkesine bağlı." Prevot ise Belçika ve Avrupa Birliği'nin Lübnan'a siyasi ve insani düzeyde gerekli desteği sunmaya hazır olduğunu ifade ederek sosyal, sağlık ve kalkınma alanındaki yardım miktarını iki katına çıkaracaklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Avn, 9 Mart'ta yaptığı açıklamada, İsrail ile doğrudan müzakerelerin başlatılması çağrısında bulunmuştu.
İran basınına konuşan bir kaynak, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde Tahran yönetiminin ABD ile sağlanan iki haftalık ateşkesten çekileceğini söyledi.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının ardından İran'dan ABD ile sağlanan iki haftalık ateşkese ilişkin dikkat çeken bir açıklama geldi. İran basınına konuşan bir kaynak, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde İran'ın ateşkesten çekileceğini bildirdi. Tahran yönetiminin ateşkesten çekilme ihtimalini ciddi şekilde değerlendirdiğini belirten kaynak, İran ordusunun da söz konusu saldırılara karşılık vermek üzere hedef belirleme çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti. Kaynak ayrıca ABD'ye yönelik sert ifadeler kullanarak, "İki haftalık ateşkes planı kapsamında ABD, Lübnan'daki direnişe yönelik olanlar da dahil tüm cephelerde çatışmaların durdurulmasını kabul etti ancak Siyonist rejim bu sabah ateşkesi açık şekilde ihlal ederek Lübnan'a yönelik yoğun saldırılar gerçekleştirdi. ABD, bölgedeki azgın köpeğini kontrol edemiyorsa, İran bu konuda ona yardımcı olur, hem de güç kullanarak" dedi.
İSRAİL'İN LÜBNAN'A YÖNELİK HAVA SALDIRISI
İsrail'in bugün Lübnan'daki çeşitli noktalara yönelik düzenlediği hava saldırısı, ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmaların başladığı tarihten bu yana Lübnan'a yönelik gerçekleştirilen en şiddetli saldırı olarak değerlendiriliyor. İsrail medyasının askeri kaynaklara dayandırdığı habere göre saldırıda 50 savaş uçağı, 10 dakika içinde 100 hedefe yaklaşık 160 bomba atmıştı. Lübnan Sağlık Bakanı Rakan Nassereddine ise yaptığı açıklamada, İsrail'in Lübnan genelinde düzenlediği hava saldırılarında onlarca kişinin hayatını kaybettiğini ve yüzlerce kişinin yaralandığını ifade etmişti. Lübnan Kızılhaçı Genel Sekreteri Georges Kettaneh ise ülkedeki durumu "felaket" şeklinde nitelendirerek çok sayıda kişinin enkaz altında olduğunu ve bazı bölgelerde binaların tamamen çöktüğünü belirtmişti.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, ABD-İran arasındaki geçici ateşkesi memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, "Benzer askeri krizlerin tekrarlanmaması garanti edilmeli. (Orta Doğu'da) Bölgede uzun vadeli barış ve güvenlik sağlanmalı." dedi.
Zaharova, başkent Moskova'da düzenlediği haftalık basın toplantısında, gündemdeki konulara dair açıklamalarda bulundu.
ABD ile İran arasında sağlanan ve İsrail'i de kapsayan geçici ateşkesi değerlendiren Zaharova, Pakistan'ın bu konudaki arabuluculuk rolünü takdir ettiklerini dile getirdi. Mariya Zaharova, "Rusya, ABD-İran arasındaki ateşkesi memnuniyetle karşılıyor. Bölgedeki tüm devletlerin meşru hak ve çıkarlarına saygı temelinde, meselenin nihai çözümüne yönelik ciddi müzakerelerin yapılması bekleniyor. Benzer askeri krizlerin tekrarlanmaması garanti edilmeli. Bölgede uzun vadeli barış ve güvenlik sağlanmalı. Bu hedeflere ulaşılmasına katkıda bulunacağız." ifadesini kullandı.
"RUS GEMİLERİNE YÖNELİK YAPTIRIMLAR ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRI"
Ukrayna'nın Akdeniz'de Rus gemilerine yönelik saldırılarını değerlendiren Zaharova, "Kiev'in Akdeniz'i terör eylemleri alanına dahil etmeye çalıştığını ve bunun bölgeyi yeni bir gerginlik noktasına dönüştürebileceğini" kaydetti. Zaharova, Avrupa ülkelerinin buna göz yumduğunu belirterek, uluslararası toplumun buna tepki göstermesi gerektiğinin altını çizdi. Sözcü Zaharova, Rus gemilerine yönelik uygulanan yaptırımların uluslararası hukuka aykırı olduğuna işaret etti. Azerbaycan Dışişleri Bakanlığının Rusya'da son günlerde Karabağ bölgesine ilişkin yapılan açıklamalara tepki gösterdiğini anımsatan Zaharova, Azerbaycan tarafına diplomatik kanallar üzerinden gerekli cevabın verileceğini aktardı. Mariya Zaharova, Ermenistan'ın, Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü'ndeki (KGAÖ) çalışma sürecine tam katılımının yeniden sağlanmasından yana olduklarını vurgulayarak, Rusya yanlısı siyasilerin, Ermenistan'da düzenlenecek seçim yarışına katılabileceği umudunu paylaştı.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD-İran arasındaki geçici ateşkese katkıları için Türkiye, Çin, Suudi Arabistan, Mısır, Katar'a "paha biçilmez destekleri" için teşekkür etti.
Şerif, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, ABD-İran arasındaki geçici ateşkesle ilgili Türkiye, Çin, Suudi Arabistan, Mısır, Katar'a "paha biçilmez destekleri" için teşekkürlerini iletti. İlgili tüm ülkelerin liderlerinin "barışa şans verme" konusunda "olağanüstü" stratejik öngörü, sağduyu ve sabır sergilediğini belirten Şerif, "Hep birlikte çalışarak bölgede ve ötesinde kalıcı barış inşa edelim." ifadesini kullandı.
ŞERİFTEN, İTİDAL ÇAĞRISI
ABD-İran arasındaki geçici ateşkes sonrasında ateşkes ihlalleri bildirildiğine dikkati çeken Şerif, şöyle devam etti: "Çatışma bölgesinin çeşitli yerlerinde, barış sürecinin ruhunu zedeleyen ateşkes ihlalleri bildirildi. Diplomasinin çatışmanın barışçıl çözümü yolunda öncü rol üstlenebilmesi için tüm tarafları, üzerinde mutabık kalınan şekilde iki hafta boyunca itidal göstermeye ve ateşkese uymaya içtenlikle ve samimiyetle çağırıyorum."
İran'ın Fars Haber Ajansı: İsrail'in Lübnan'a saldırması nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndan petrol tankerlerinin geçişi durduruldu.
İran, ABD ile varılan ve İsrail'i de kapsayan ateşkesin ardından İsrail'e ait Hermes-900 model bir insansız hava aracının (İHA) Fars eyaleti semalarında hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü bildirdi.
İran devlet televizyonunun Devrim Muhafızları Ordusunun açıklamasına dayandırdığı habere göre, İsrail'e ait Hermes-900 modeli bir İHA, Fars eyaletine bağlı Lar ilçesi semalarında ülkenin entegre hava savunma ağı tarafından tespit edilerek düşürüldü. Devrim Muhafızları Ordusunun açıklamasında, "Herhangi bir Amerikan veya Siyonist düşman hava aracının, askeri operasyon yürütmese dahi ülke semalarına girmesi ateşkes ihlali olarak kabul edilecek ve kesin bir karşılık verilecektir." ifadelerine yer verildi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları hakkında görüş alışverişinde bulundu.
İran Dışişleri Bakanı'nın resmi Telegram hesabına göre, Erakçi ve Münir telefonda görüştü. Görüşmede İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırısı ile İran ve ABD arasında varılan ateşkesi ihlal etmesine ilişkin konular ele alındı. Erakçi, görüşme sırasında Münir'e, Pakistan'ın bölgesel barışa hizmet eden çalışmalarından dolayı teşekkürlerini iletti. Taraflar ayrıca, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in gerçekleştireceği telefon görüşmesine ilişkin detayları konuştu.
ABD ve İran arasında sağlanan geçici ateşkesin ardından Suudi Arabistan, son birkaç saat içerisinde ülkeyi hedef alan 9 insansız hava aracının (İHA) imha edildiğini bildirdi.
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, Suudi Arabistan hava sahasında "son saatlerde 9 İHA'ya müdahale edilerek düşürüldüğü" ifade edildi.
Fars Haber Ajansı’na göre, İranlı askeri yetkili, Lübnan'a saldırılarıyla geçici ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail'e karşı caydırıcı saldırılara hazırlandıklarını bildirdi
Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail savaş uçaklarının Lübnan'ın birçok bölgesine eş zamanlı şekilde yoğun hava saldırıları düzenlediği belirtildi.
Saldırılarda ilk belirlemelere göre onlarca kişinin yaşamını yitirdiği, yüzlerce kişinin yaralandığı kaydedildi.
Açıklamada, bu aşamada önceliğin acil müdahale çalışmalarının yürütülmesi, enkaz altında kalanların kurtarılması ve yaralıların durumlarına göre hastanelere sevk edilerek tedavilerinin sağlanması olduğu vurgulandı.
Özellikle başkent Beyrut'taki mahallelerde yaşanan yoğunluğun azaltılması çağrısında bulunulan açıklamada, kurtarma ve sağlık ekiplerinin çalışmalarına öncelik tanınması için yolların açık bırakılması istendi.
İsrail ordusu öğle saatlerinde Beyrut başta olmak üzere Lübnan'ın güneyi ve doğusunda onlarca noktaya eş zamanlı saldırılar düzenlemişti.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, 10 dakika içinde eş zamanlı olarak birden fazla bölgede 100 saldırı gerçekleştirildiği belirtilmişti.
İran basınına göre ilk gemi Hürmüz Boğazı'ndan geçti.
ABD Savunma Bakanı Hegseth Pentagon'da düzenlediği basın toplantısında "Gücümüzün çok azını kullandık" dedi. Hegseth, İran'ın bütün fabrikalarının yerle bir edildiğini ifade etti.
Tarihi zafer ilan ettiklerini ileri süren Hegseth, "Trump İran ekonomisini dakikalar içinde yok edebilirdi. İran'ın ortasındaki askerlerimizi kurtardık. İran'ın nükleer silahı olmayacak. İran’ın füze programı yok edildi" açıklamasında bulundu.
Öte yandan ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine, "Uçağımızı düşürmeleri şans eseriydi. Ateşkes ilan edilse de tetikteyiz" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump Truth Social sosyal medya hesabından İran ile varılan ateşkes anlaşması hakkında, “Amerika Birleşik Devletleri, çok verimli bir rejim değişikliği geçirdiğini tespit ettiğimiz İran ile yakından çalışacaktır. Uranyum zenginleştirmesi olmayacak ve Amerika Birleşik Devletleri, İran ile birlikte, derine gömülmüş nükleer "toz"un tamamını kazıp çıkaracaktır. Bu, şu anda ve geçmişte de çok titiz bir uydu gözetimi altındadır. Saldırı tarihinden beri hiçbir şeye dokunulmamıştır. İran ile gümrük vergisi ve yaptırımların hafifletilmesi konusunda görüşmeler yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. 15 maddenin çoğu zaten kabul edildi. Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim.” ifadelerini kullandı.
Trump bir diğer paylaşımında, “İran'a askeri silah tedarik eden ülkeler, Amerika Birleşik Devletleri'ne sattıkları tüm mallarda derhal %50 oranında gümrük vergisine tabi tutulacaklardır. Bu uygulama derhal yürürlüğe girecektir. Hiçbir istisna veya muafiyet söz konusu olmayacaktır” dedi.
İsrail ordusu Lübnan'ın başkenti Beyrut'a şiddetli hava saldırıları düzenliyor.
İran Ulusal Petrol Rafineri Şirketi: Düşman saldırısı nedeniyle Basra Körfezi'nde bulunan Lavan Adası'ndaki petrol rafinerisinde yangın çıktı.
The Economist'in haberinde, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşta Tahran'ın misilleme kapasitesine yönelik analizlere yer verildi. Haberde, ABD ve İsrail'in istihbarat servislerinin, Tahran'ın yıllar içerisinde ürettiği füze sayısını "hafife aldıkları", savaşın ilk haftalarında ve ayrıca Haziran 2025'te İran'a yönelik saldırılarda yok edildiği söylenen füzelerin sayısını da "gözlerinde büyüttükleri" belirtilerek, "İsrail'in füzeleri önleme oranı hala yüksek ve can kaybı ile hasar oldukça sınırlı. Ancak İran'ın füzelerinin veya fırlatıcılarının azaldığına hiçbir işaret yok." ifadeleri kullanıldı. Az sayıda İsraillinin "İran'ın füze stokunun bu kadar dayanacağını beklediği" kaydedilen haberde, ABD ve İsrail'in, İran'ın topraklarının farklı noktalarına yerleştirilen füze fırlatıcılarını havadan hedef almak için de uçaklarını uzun süre uçuramadığına işaret edildi.
Haberde, İran'ın füze fırlatıcılarının bir kısmını da yerin altında tutmaya devam ettiğine dikkati çekilerek, "İsrailli analistler, ateşkes ilan edildiğinde İran'ın füze fırlatma yetisine hala sahip olacağını düşünüyor. İran'ın bu kapasitesi, rejimin savaş sonrası zafer anlatısında ve komşularına yönelik güç gösterisi ve tehditlerinde merkezi rol oynayacak." ifadelerine yer verildi.
Almanya, ABD ve İran arasındaki 2 haftalık ateşkesi memnuniyetle karşıladı.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz yaptığı yazılı açıklamada, Alman hükümetinin, ABD ile İran arasında gece saatlerinde varılan 2 haftalık ateşkesi memnuniyetle karşıladığını ifade ederek bu önemli anlaşmanın sağlanmasında yaptığı aracılık için Pakistan'a teşekkürlerini ilettiklerini aktardı.
"Şimdi hedef, gelecek günlerde savaşın kalıcı bir şekilde sona ermesini müzakere etmek olmalı." ifadesini kullanan Merz, bunun da yalnızca diplomatik yolla başarılabileceğini vurguladı.
Friedrich Merz, müzakerelerin İran'daki sivil halkın korunmasına ve bölgedeki güvenliğe hizmet edeceğinin altını çizerek "(Müzakereler) Ciddi bir küresel enerji krizini önleyebilir." değerlendirmesinde bulundu.
Almanya'nın diplomatik çabaları desteklediğini belirten Merz, bunun için ülkesinin ABD ve diğer partnerlerle yakın diyalog içinde olduğunu dile getirdi.
Başbakan Merz, Almanya'nın, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün sağlanmasına uygun şekilde katkıda bulunacağını kaydetti.
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul da ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, sonunda siyasette sevindirici bir haberin olduğunu belirterek "İran savaşında tarafların ateşkes kararı almasını memnuniyetle karşılıyorum." ifadesini kullandı.
Bu anlaşmayı destekleyenlere, özellikle Pakistan'a teşekkür eden Wadephul, şunları kaydetti:
"Bu, kalıcı bir barışa giden yolda atılan belirleyici ilk adım olmalı. Çünkü savaşın devam etmesinin sonuçları öngörülemezdir. Almanya, bu diplomatik yolu tüm gücüyle destekleyecektir."
PAKİSTAN Başbakanı Şahbaz Şerif, "İran ile ABD ve müttefikleri arasındaki ateşkes Lübnan ile diğer bölgeleri de kapsıyor, bu karar derhal yürürlüğe girecek" dedi.
Pakistan Başbakanı Şerif sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın taraflarının ateşkes konusunda anlaşmaya vardığını bildirmekten ‘memnuniyet duyduğunu’ belirtti. ‘İran ile ABD ve müttefikleri’ arasındaki 2 haftalık ateşkesin, Lübnan ve diğer bölgeleri de kapsadığını vurgulayan Şerif, bu kararın ‘hemen yürürlüğe girdiğini’ aktardı.
Şerif, ateşkes kararını ‘sağduyulu bir adım’ olarak değerlendirerek, bu konuda ülkelerin liderlerine ‘en derin şükranlarını sunduğunu’ bildirdi. Müzakereleri ilerletmek üzere ülkelerin heyetlerini 10 Nisan'da İslamabad'a davet eden Şerif, “Her iki taraf da olağanüstü bir sağduyu ve anlayış sergilemiş ve barış ile istikrarın sağlanması için yapıcı bir şekilde çaba göstermeye devam etmiştir. 'İslamabad Görüşmeleri'nin sürdürülebilir bir barışa ulaşılmasında başarılı olmasını yürekten umuyoruz ve önümüzdeki günlerde daha fazla müjdeli haber paylaşmayı diliyoruz” ifadelerini kullandı.
İsrail Başbakanlık Ofisinden yapılan yazılı açıklamaya göre Netanyahu, İran'la 2 haftalık ateşkese ilişkin Trump'ın duyurduğu karara destek verdi.
İran'la 2 haftalık ateşkesin Lübnan'ı kapsamadığını savunan Netanyahu, "İran'ın nükleer silaha sahip olmamasının yanı sıra İsrail, ABD, Körfez ve dünya ülkelerini füzelerle tehdit etmemesi yönünde ABD'nin sarf ettiği çabaları desteklediklerini" belirtti.
Netanyahu, "İsrail, ABD Başkanı Trump'ın İran'a yönelik saldırılarını 2 haftalık süreyle askıya almasını Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı açması ve ateşkes yapması koşuluyla destekliyor." ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Trump, Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması şartıyla İran'la iki haftalık karşılıklı ateşkesi kabul ettiğini duyurmuştu.
Trump ateşkes sonrası yaptığı yeni açıklamada "Bugün dünya barışı için büyük gün. Orta Doğu'nun altın çağı başlayacak. ABD Hürmüz'deki trafiğe yardımcı olacak. Büyük paralar kazanılacak" dedi.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump’ın duyurduğu İran’la varılan 2 haftalık ateşkes ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Trump’ın İran’a karşı başlatılan Destansı Öfke Operasyonu'nun 4 ila 6 hafta süreceğini başından beri öngördüğünü hatırlatan Leavitt, "Savaşçılarımızın akıl almaz yetenekleri sayesinde, temel askeri hedeflerimize 38 gün içinde ulaştık ve bu hedefleri aştık" dedi.
"ZAFERİ TRUMP VE ORDUMUZ MÜMKÜN KILDI"
Varılan ateşkes hakkında "Bu, ABD için Başkan Trump ve inanılmaz ordumuzun mümkün kıldığı bir zaferdir" ifadelerini kullanan Leavitt, "Ordumuzun başarısı, ABD’ye mümkün olan en fazla kozu sağlayarak, Başkan Trump ve ekibinin diplomatik bir çözüm ve uzun vadeli barışa kapı aralayan zorlu müzakerelere girmesine olanak tanıdı" değerlendirmesinde bulundu.

"TRUMP HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN AÇILMASINI SAĞLADI"
Trump’ın "Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını sağladını" vurgulayan Leavitt, "Başkan Trump’ın Amerika’nın çıkarlarını başarıyla savunma ve barışı tesis etme yeteneğini asla hafife almayın" dedi. Leavitt, konuyla ilgili detaylı bilginin yarın sabah ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ve ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine tarafından kamuoyuna sağlanacağını da sözlerine ekledi.
ABD ile İran arasında varılan ateşkesin yankıları sürerken, Washington yönetiminin İran’a yönelik tüm saldırı operasyonlarını durdurduğu bildirildi. ABD merkezli haber sitesi Axios’a konuşan üst düzey bir ABD hükümet yetkilisi, saldırıların sona erdiğini ancak savunma tedbirlerinin yürürlükte kalacağını belirtti. Söz konusu yetkili, ateşkes emrinin İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) alt kademelerine iletilmesinin biraz zaman alacağını öngördüklerini ifade etti.
Beyaz Saray, ABD ve İran arasında 10 Nisan’da Pakistan’ın başkenti İslamabad’da başlaması beklenen müzakereler hakkında açıklamada bulundu. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, "Yüz yüze görüşmeler konusunda müzakereler yürütülüyor, ancak Başkan ya da Beyaz Saray tarafından açıklanana kadar hiçbir şey kesinleşmiş sayılmaz" dedi.
Müzakerelere ABD tarafından Başkan Yardımcısı James David Vance, Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Trump’ın damadı Jared Kushner’ın katılması bekleniyor.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, "İran ile ABD’nin müttefikleriyle birlikte, Lübnan da dahil olmak üzere her cephede geçerliliği an itibariyle başlayan derhal bir ateşkese vardıklarını duyurmaktan büyük memnuniyet duyuyorum" dedi.
Her iki ülkenin liderine ateşkese vardıkları için en derin şükranlarını sunduğunu ifade eden Şerif, "Tüm anlaşmazlıkları kesin biçimde çözüme kavuşturacak kapsamlı bir anlaşmaya varmak üzere her iki tarafın heyetlerini 10 Nisan 2026 Cuma günü İslamabad'a davet ediyorum" dedi.
Her iki tarafın da olağanüstü bir anlayış sergilediğini aktaran Şerif,"İslamabad Görüşmeleri'nin kalıcı bir barışın sağlanmasında başarıya ulaşmasını içtenlikle umuyor ve önümüzdeki günlerde daha fazla müjdeli haber paylaşmayı arzuluyoruz" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la 2 haftalık ateşkes sağlandığı yönündeki açıklamasının yankıları sürerken, bölgede dikkat çeken bir gelişme yaşandı. İsrail basını, Trump’ın açıklamasının ardından, İran’dan İsrail’e yeni bir balistik füze saldırısı yapıldığını, Kudüs ve İsrail'in orta kesimlerinde sirenlerin çaldığını bildirdi. Saldırının herhangi bir yaralanma ya da can kaybına yol açıp açmadığı henüz bilinmiyor.
İran, ABD ve İsrail ile sağlanan geçici ateşkesin ardından Hürmüz Boğazı’nı geçişlere açtı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, yaptığı yazılı açıklamada, ABD ve İran arasındaki müzakerelerde diplomatik çabaları için Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir’ teşekkür ederek, "İran'a yönelik saldırıların durdurulması halinde güçlü Silahlı Kuvvetlerimiz savunma operasyonlarını sona erdirecektir. İki haftalık süre boyunca Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon sağlanarak ve teknik kısıtlamalar gözetilerek mümkün olacaktır" dedi.
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi, "ABD, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü, nükleer zenginleştirme hakkını ve tüm yaptırımların kaldırılmasını kabul etti. İran, ABD'yi 10 maddelik planını kabul etmeye zorlayarak tarihi bir zafer elde etti" dedi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "İki haftalık süre boyunca Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş, İran Silahlı Kuvvetleri ile koordinasyon sağlanarak ve teknik kısıtlamalar gözetilerek mümkün olacaktır" dedi.
ABD basını, İran Dini Lideri Mücteba Hamaney’in ABD ile varılan 2 haftalık ateşkesi onayladığını bildirdi.
İran'dan yapılan açıklamada "Pakistan'da yapılacak müzakerelerin 15 gün içinde sonuçlandırılmasını ve sahadaki zaferin siyasi alanda da tescillenmesini hedefliyoruz" denildi

ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, İran'a tanıdığı sürenin dolmasına saatler kala Pakistan'ın arabuluculuğunda yapılan görüşmelere ilişkin önemli bir duyuru yaptı.
Trump, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir'in öncülüğünde, iki ülke arasında yürütülen müzakerelerin olumlu sonuç verdiğini belirtti.
ABD Başkanı, Pakistan'ın bu gece olası saldırıların durdurulması ve Hürmüz Boğazı'nın açılmasını kapsayan önerisini kabul ettiğini ifade ederek, "İran'a yönelik bombardıman ve saldırıları iki haftalık süre için askıya almayı kabul ediyorum. Bu, iki taraflı bir ateşkes olacaktır." ifadelerini kullandı.
İRAN'DAN 10 MADDELİK TEKLİF
İran'daki askeri hedeflerini zaten gerçekleştirdiğini savunan ve İran'la "uzun vadeli" bir barış konusunda anlaşmaya yakın olduklarını belirten Trump, "İran'dan 10 maddelik bir teklif aldık ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğuna inanıyoruz." değerlendirmesini yaptı.
Geçmişte ABD ile İran arasındaki ihtilafların neredeyse tamamının mutabakat ile sonuçlandığını kaydeden Trump, "Bu iki haftalık süre, anlaşmanın son halini almasına ve tamamlanmasına imkan verecektir." ifadesini kullandı.
Trump ayrıca, Orta Doğu'daki ülkeleri temsilen "uzun vadeli bir sorunun çözülmesinin" kendisi için bir onur olacağını sözlerine ekledi.
Fars Haber Ajansı, Devrim Muhafızları tarafından yapılan yazılı açıklamayı yayımladı.
Açıklamada, Tahran'ın batısındaki Melerd ilçesinde bir adet "MQ-9" ve Basra Körfezi kıyısındaki Hürmüzgan'da bir adet "Lukas" tipi İHA ile bir keşif İHA'sının düşürüldüğü belirtildi.
ABD-İsrail saldırılarının başladığı 28 Şubat'tan bu yana 170'den fazla İHA'nın düşürüldüğü öne sürülüyor.
İran ordusu "ABD ve müttefiklerinin altyapısına, onları yıllarca bölgenin petrol ve doğal gazından mahrum bırakacak bir darbe vuracağız ve bölgeyi terk etmek zorunda kalacaklar" açıklamasını yaptı.