Son dakika haberi: İran'ın Pakistan aracılığıyla ABD'ye sunduğu 14 maddelik teklifin, Washington'un 9 maddelik teklifine karşılık olarak hazırlandığı ve savaşın sonlandırılması için somut öneriler içerdiği bildirildi. İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansına göre, İran'ın Pakistan aracılığıyla ABD'ye sunduğu 14 maddelik teklife ilişkin bazı detaylar ortaya çıktı. Buna göre İran, 14 maddelik teklifinde kırmızı çizgilerini vurgulamakla birlikte savaşın sona erdirilmesi için somut bir yol haritası önerdi.
Teklifin, İran'da karar alma mekanizmaları içinde değerlendirildiği ve gerekli izinler alınarak iletildiği belirtildi. İran resmi haber ajansı IRNA, İran'ın ilettiği teklifi, "İran, ABD ile müzakerelerde ara bulucu olan Pakistan'a, 30 Nisan Perşembe akşamı nihai müzakere taslağının metnini iletti." ifadesiyle duyurmuştu.
Eski Devrim Muhafızları komutanı ve Tahran yönetiminin İstişare Konseyi Sekreteri Mohsen Rezaee, ABD askerlerini "korsanlara" benzeterek boğazın ABD uçak gemileri ve askerleri için bir mezarlığa dönüştürüleceğini söyledi. Rezaee, geçen ay bir F-15E uçağının düşürüldüğünü de hatırlattı.
İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yeni açıklamada ise "Savaşı durdurmaya yönelik önerimiz Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesine odaklanıyor ve 14 maddeden oluşuyor. ABD tarafı önerimizle ilgili görüşünü Pakistan tarafına iletti, bunu inceleyip yanıt vereceğiz. Şu aşamada nükleer müzakereler yok" denildi.
Öte yandan, ABD Başkanı Trump, Hürmüz Boğazı'nda bu sabah itibariyle 'Özgürlük Projesi'nin başlayacağını açıkladı.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda denizcilik düzenlemesine müdahalesinin ateşkesin ihlali anlamına geleceğini belirtti.
Azizi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda yeni denizcilik düzenlemesine yönelik herhangi bir ABD müdahalesinin "ateşkesin ihlali" olarak değerlendirileceğini vurguladı. İranlı yetkili, "Hürmüz Boğazı ve Fars (Basra) Körfezi, (ABD Başkanı Donald) Trump'ın yanıltıcı paylaşımlarıyla yönetilemez." ifadelerini kullandı. Azizi, "karşılıklı suçlama oyunu senaryolarına" kimsenin inanmayacağını aktardı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemilerin geçişlerinin sağlanması amacıyla bugün hayata geçecek "Özgürlük Projesi"ne destek vermeye başlayacağını ve bu süreçte 15 bin askeri personelin görev alacağını duyurmuştu. ABD Başkanı Donald Trump da bugünden itibaren, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan ve Orta Doğu'daki krizle ilgisi olmayan "tarafsız" ülkelere ait gemilerin boğazdan geçişine yardım etmeye başlayacaklarını açıklamıştı. Trump, "İran, Orta Doğu ve ABD'nin iyiliği için, bu ülkelere gemilerini bu kısıtlı boğazdan güvenli bir şekilde çıkaracağımızı, böylece işlerine özgürce ve sorunsuz bir şekilde devam edebileceklerini söyledik." ifadesini kullanmıştı. Herhangi bir ülke ismi zikretmeyen Trump, söz konusu ülkeler için, "Orta Doğu'da yaşananlarla hiçbir şekilde ilgisi olmayan dünyanın çeşitli bölgelerinden ülkeler" ifadesini kullanmış ve operasyonun daha ziyade insani amaçlarla yapılacağını kaydetmişti.
İngiltere Deniz Ticaret Örgütü (UKMTO), Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) açıklarında Hürmüz Boğazı'nda bir petrol tankerine mühimmat isabet ettiğini duyurdu.
UKMTO'dan yapılan açıklamada, BAE'nin Fuceyra kentinin yaklaşık 145 kilometre kuzeyinde (78 deniz mili) bir petrol tankerine bilinmeyen bir mühimmatın isabet ettiğinin bildirildiği aktarıldı. Mürettebatın güvende olduğu belirtilen açıklamada, olayla ilgili soruşturma yürütüldüğü kaydedildi. Bölgedeki gemilere dikkatli şekilde seyretme çağrısı yapılan açıklamada, şüpheli faaliyetlerin bildirilmesi önerisinde bulunuldu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemilerin geçişlerinin sağlanması amacıyla bugün hayata geçecek Özgürlük Projesi'ne destek vermeye başlayacağını ve bu süreçte 15 bin askeri personelin görev alacağını açıkladı.
CENTCOM, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, Başkan Donald Trump'ın bugün yaptığı açıklamaya atıfla, Hürmüz Boğazı'ndan geçecek gemilere ilişkin bir duyuruyu paylaştı. Açıklamada, "Bu görev, hayati öneme sahip bu uluslararası ticaret koridorundan serbestçe geçiş yapmak isteyen ticari gemilere destek sağlayacaktır." ifadesi kullanıldı. Bu kapsamda 15 bin askeri personelin yanı sıra 100'den fazla kara ve deniz aracı ve güdümlü füze destroyerleriyle söz konusu sürece askeri destek sağlanacağı belirtilen açıklamada, CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper'ın, "(İran'a yönelik) Deniz ablukasını sürdürürken bu savunma görevine verdiğimiz destek, bölgesel güvenlik ve küresel ekonomi için hayati önem taşıyor." ifadesine yer verildi. ABD Dışişleri Bakanlığından geçen hafta yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz güvenliğini desteklemek amacıyla uluslararası bir koalisyonun oluşturulmasına yönelik bir adım atıldığı ve Pentagonun da bu sürece destek sağlayacağı belirtilmişti. Trump, bugünden itibaren, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan ve Orta Doğu'daki krizle ilgisi olmayan "tarafsız" ülkelere ait gemilerin boğazdan geçişine yardım etmeye başlayacaklarını açıklamıştı. ABD Başkanı, "İran, Orta Doğu ve ABD'nin iyiliği için, bu ülkelere gemilerini bu kısıtlı boğazdan güvenli bir şekilde çıkaracağımızı, böylece işlerine özgürce ve sorunsuz bir şekilde devam edebileceklerini söyledik." ifadesini kullanmıştı. Herhangi bir ülke ismi zikretmeyen Trump, söz konusu ülkeler için, "Orta Doğu'da yaşananlarla hiçbir şekilde ilgisi olmayan dünyanın çeşitli bölgelerinden ülkeler" ifadesini kullanmış ve operasyonun daha ziyade insani amaçlarla yapılacağını kaydetmişti.
ABD medyası, İran'ın saldırıları sonucunda ABD'nin Orta Doğu'daki en az 16 üssünün zarar gördüğünü belirtti.
Amerikan CNN kanalının güncel araştırması, ABD ile İran arasındaki tansiyonun bölgedeki Amerikan askeri üslerine etkisini gözler önüne serdi. CNN'in, uydu görüntüleri, hasar değerlendirme raporları ve ABD ile Körfez kaynaklarına dayandırdığı haberinde, 28 Şubat'tan bu yana İran'ın saldırıları sonucunda ABD ordusunun Orta Doğu'daki en az 16 üssünün çeşitli düzeylerde hasar gördüğü ifade edildi. Haberde, hasar gören bazı yerlerin ciddi operasyonel tahribata uğradığı ve bazı tesislerin kullanılamaz hale geldiği aktarılarak, İran'ın saldırılarının büyük ölçüde bölgenin dört bir yanına konuşlandırılmış gelişmiş radar sistemleri, iletişim altyapısı, füze savunma varlıkları ve uçaklara odaklandığı belirtildi. Bildirilen kayıplar arasında Ürdün'deki Amerikan THAAD füze bataryalarına bağlı radar sistemleri ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki bazı tesislerdeki radar sistemleri yer aldı. CNN ayrıca, Suudi Arabistan'daki hava üssüne düzenlenen İran saldırısı sırasında bir Amerikan Boeing E-3 Sentry uçağının da imha edildiğini aktardı. Pentagon yetkilileri, geçen hafta Kongre'de verdikleri ifadelerde ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının maliyetinin 25 milyar dolar civarında olduğunu açıklamıştı. Ancak aralarında CNN ve CBS News gibi kaynakların da olduğu birçok Amerikan medya kuruluşu, İran'la savaşın toplam maliyetinin en az 50 milyar dolar olduğunu iddia etmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi gününden itibaren, Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan ve Orta Doğu'daki krizle ilgisi olmayan "tarafsız" ülkelere ait gemilerin boğazdan geçişine yardım etmeye başlayacaklarını açıkladı.
ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Hürmüz Boğazı'nda "Özgürlük Projesi" adıyla yeni bir süreci başlatacaklarını duyurdu. ABD/İsrail-İran gerilimine doğrudan taraf olmayan birçok ülkenin kendilerinden Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerinin çıkarılması konusunda yardım istediklerini belirten Trump, "İran, Orta Doğu ve ABD'nin iyiliği için bu ülkelere, gemilerini bu kısıtlı boğazdan güvenli bir şekilde çıkaracağımızı, böylece işlerine özgürce ve sorunsuz bir şekilde devam edebileceklerini söyledik." ifadesini kullandı. Trump, söz konusu ülkeleri, "Orta Doğu'da yaşananlarla hiçbir şekilde ilgisi olmayan dünyanın çeşitli bölgelerinden ülkeler" olarak tanımladı ve operasyonun daha ziyade insani amaçlarla yapılacağını kaydetti.
"TEMSİLCİLERİM İRAN İLE ÇOK OLUMLU GÖRÜŞMELER YAPIYOR"
"Bu süreç, yani Özgürlük Projesi, Orta Doğu saatiyle pazartesi sabahı başlayacak." değerlendirmesini yapan Trump, "Temsilcilerim İran ile çok olumlu görüşmeler yapıyor ve bu görüşmeler herkes için çok olumlu sonuçlar doğurabilir." ifadesini kullandı. İlgili gemilerdeki gıda stokunun azaldığını ve mürettebatın sağlıklı bir şekilde kalabilmeleri için Hürmüz Boğazı'ndan çıkabilmeleri gerektiğini vurgulayan Trump, bu gemilerin geçişine İran'ın müdahale etmesi halinde kendilerinin de buna sert bir şekilde karşılık vereceklerini kaydetti.
ABD Başkanı Trump, "İran'ın yeni teklifini inceledim, kabul edilemez." dedi.
İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Şu aşamada nükleer müzakereler yok. Savaşı durdurmaya yönelik önerimiz Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sona erdirilmesine odaklanıyor ve 14 maddeden oluşuyor. ABD tarafı önerimizle ilgili görüşünü Pakistan tarafına iletti, bunu inceleyip yanıt vereceğiz. Teklifimiz savaşın sona erdirilmesi konusunda bir mutabakata varılmasını ve 30 gün içinde anlaşmaya varılmasını öngörüyor." ifadelerine yer verildi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik deniz ablukası kapsamında bugün itibarıyla toplam 49 geminin farklı rotalara yönlendirildiğini duyurdu.
CENTCOM Komutanı Brad Cooper'ın bölgede görev yapan bir ABD gemisini ziyaret ettiği aktarılan açıklamada, "Bugün itibarıyla, ablukaya uymaları için 49 ticari gemi farklı rotalara yönlendirildi. ABD kuvvetleri, ablukanın tam olarak uygulanması konusunda kararlılığını sürdürüyor." ifadelerine yer verildi.
ABD, 13 Nisan'dan bu yana Hürmüz Boğazı'ndaki İran deniz trafiğini hedef alan bir deniz ablukası uyguluyor.
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile telefon görüşmesi yaptı.
Bakan Wadephul, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, "Erakçi ile yaptığım telefon görüşmesinde (İran ile ABD arasında) müzakere yoluyla bir çözümü desteklediğimizi vurguladım." ifadesini kullandı.
Wadephul ayrıca, ABD'nin yakın müttefiki olarak aynı hedefi paylaştıklarını, bunların da İran'ın nükleer silahlardan tamamen ve doğrulanabilir bir şekilde vazgeçmesi ile Hürmüz Boğazı'nın derhal açılması olduğunu belirtti.
İran Dışişleri Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada da görüşmede, bölgesel konular ve ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşı sona erdirme yönündeki diplomatik girişimlerin ele alındığı ifade edilmişti.
Hizbullah'ın siyasi kanadı "Direnişe Vefa Bloğu" milletvekili Hasan Fadlallah, Lübnan hükümetinin İsrail ile yürüttüğü müzakerelerin kendilerini bağlamadığını ve bu sürecin sonuçlarının uygulanmasına izin vermeyeceklerini duyurdu.
İsrail ordusunun, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki beldelere yönelik saldırıları sürüyor.
İsrail'in ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyine düzenlediği saldırılarda 10 kişi hayatını kaybetti.
Eski Devrim Muhafızları komutanı ve Tahran yönetiminin İstişare Konseyi sekreteri Mohsen Rezaee, ABD askerlerini “korsanlara” benzeterek boğazın ABD uçak gemileri ve askerleri için bir mezarlığa dönüştürüleceğini söyledi. Rezaee, geçen ay bir F-15E uçağının düşürüldüğünü de hatırlattı.
Rezaee, “ABD, dünyada uçak gemilerine sahip tek korsan ülkedir. Korsanlarla mücadele etme yeteneğimiz, savaş gemilerini batırma yeteneğimizden daha az değildir. Tıpkı İsfahan'da uçaklarınızın enkazının geride kaldığı gibi uçak gemilerinizin ve kuvvetlerinizin hazırlayacağı mezarla karşılaşmaya hazırlanın” ifadelerini kullandı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu yayımladığı video mesajda, Hizbullah'ın İHA saldırıları ve ABD'den yeni F-35I ve F-15I savaş uçaklarının alımına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Lübnan'da bulunan Hizbullah'ın İHA'larla düzenlediği saldırıların engellenmesi için birkaç hafta önce yeni bir proje başlatılması talimatını verdiğini söyleyen Netanyahu, projenin detaylarına ilişkin bilgi vermedi.
Netanyahu, "Zaman alacak, ancak üzerinde çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.
"Devrim niteliğinde" ve "tüm tabloyu kökünden değiştirecek" İsrail yapımı uçaklar geliştireceklerini söyleyen Netanyahu, İsrail hükümetinin önümüzdeki on yılda savunma bütçesine 350 milyar İsrail şekeli aktarma kararı aldığını da hatırlattı.
İsrail Savunma Bakanlığının F-35I ve F-15I'lerden oluşan iki savaş uçağı filosunun alımını onaylamasına değinen Netanyahu, yeni alımlarla İsrail ordusunun "hava üstünlüğünün" daha da güçleneceğini ileri sürdü.
Netanyahu, "Pilotlarımız İran semalarında her yere ulaşabilir ve gerekirse bunu yapmaya hazırlar." ifadeleriyle İran'a yeniden saldırılar düzenleyebilecekleri tehdidinde bulundu.
İran Dışişleri Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul telefonda görüştü.
Görüşmede, bölgesel konular ve ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşı sona erdirme yönündeki diplomatik girişimler ele alındı.
Arakçi ayrıca Alman mevkidaşına, İran'ın savaşın sonlandırılması için ortaya koyduğu diplomatik girişimler hakkında bilgi vererek ülkesinin konuyla ilgili tutumunu anlattı.
İranlı Öğrenciler Haber Ajansına (ISNA) göre, Tahran Tıp Bilimleri Üniversitesi Rektörü Ali Rıza İstikameti, internete erişim konusunda değerlendirmelerde bulundu.
İstikameti, Tahran Tıp Bilimleri Üniversitesi'nin bazı noktalarında internet erişimi için yerler hazırlandığını ancak öğretim üyelerinin internet erişiminden faydalanabilmek için sırayla ve nöbetleşe internet kullanmak zorunda kaldıklarını söyledi.
Üniversiteden ayrıldıklarında özellikle de gece saatlerinde internet erişiminde ciddi aksaklıklar meydana geldiğini belirten İstikameti, bilimsel faaliyet yürütme konusunda sorunlar yaşadıklarını dile getirdi.
İstikameti, bilimsel faaliyetlerde bulunmak ve sunum hazırlamak için genellikle gece saatlerinde çalıştıklarını ancak mevcut kısıtlamalardan dolayı kaynaklara erişmenin zorlaştığını ifade etti.
İsrail ordusunun, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki beldelere yönelik saldırıları sürüyor.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail ordusu, öğle saatlerinden bu yana ülkenin güneyindeki Maaliyye, Cümeycime, Breyki, Kusaybe, Sureyfe, Safad Battih, Haris, Düveyr, Kefr Dunin, Cebşit, Arabsalim, Şarkiye, Furun ve Deyr Zehrani beldelerini hedef aldı.
Safad Battih beldesine düzenlenen saldırıda 3 kişi hayatını kaybetti.
Sur kentine bağlı Maaliyye beldesine düzenlenen hava saldırısında ikisi Suriye, biri Mısır uyruklu 3 kişi yaşamını yitirdi.
Haris beldesinde insansız hava aracıyla (İHA) bir motosikletin hedef alındığı saldırıda da 1 kişi öldü.
Coya beldesinde bir motosiklete düzenlenen İHA saldırısında ise 2 kişi yaralandı.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından alınan bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran ile ABD arasında yürütülen müzakere sürecindeki son durum ele alındı.
Hizbullah, İsrail'in ateşkes ihlallerine karşılık verdiğini bildirdi.
Hizbullah'ın Telegram kanalından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in ateşkes ihlallerine karşılık, işgal altındaki Bayyada beldesinde İsrail ordusuna ait araç ve askerlerin bulunduğu bir noktanın kamikaze İHA'yla hedef alındığı ifade edildi.
İran Dışişleri Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi telefonda görüştü.
Görüşmede, bölgesel konular ile ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi ve bölgede barışın sağlanmasına yönelik diplomatik girişimler ele alındı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu İstihbarat Kurumunun X sosyal medya hesabından yapılan yazılı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"İran'ın ablukaya karşı Pentagon'a verdiği ültimatom; Çin, Rusya ve Avrupa'nın Washington'a karşı ton değiştirmesi; ABD Başkanı Donald Trump'ın Kongre'ye gönderdiği pasif içerikli mektup; İran'ın müzakere şartlarının kabul edilmesi hepsi tek bir anlama geliyor: Trump, imkansız bir operasyon ile İran'la kötü bir anlaşma arasında seçim yapmalı."
Açıklamada ayrıca "ABD için karar alma alanının daraldığı" ifade edildi.
İsrail Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, ABD ile İran'a karşı başlatılan "savaştan çıkarılan derslerin" ardından iki yeni savaş uçağı filosunun tedarik edilmesi planının onaylandığı ifade edildi.
Açıklamada, Lockheed Martin'den dördüncü F-35I ve Boeing'den ikinci F-15IA filosunun alınmasının kararlaştırıldığı belirtildi.
Alımların Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz tarafından daha önce onaylanan 350 milyar İsrail şekeli değerindeki gelecek 10 yıla yönelik kuvvet inşa planı kapsamında olduğu ifade edilen açıklamada, anlaşmanın tüm filonun İsrail ordusuna entegrasyonunu, kapsamlı bakımını, yedek parça temini ve lojistik desteğini içereceği kaydedildi.
İran’da serbest piyasada doların satış kuru 184 bin tümene ulaştı. Böylece İran'ın yerel para birimi, serbest piyasada rekor seviyede değer kaybetmiş oldu.
ABD-İsrail saldırılarının başladığı 28 Şubat'tan önce 1 ABD doları 160 bin tümen seviyesinden işlem görüyordu. Savaşın ilerleyen dönemlerinde ise bir dolar 135 bin tümen seviyesine kadar gerilemişti.
Son dönemde İran ulusal para biriminde yaşanan değer kaybı, ABD'nin uyguladığı ağır yaptırımların yanı sıra savaşın yol açtığı ekonomik baskılarla ciddi boyutlara ulaştı.
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı.
Demokrasinin özgür bir basın olmadan var olamayacağının altını çizen Kallas, "Bağımsız medya, her demokratik toplumun temel taşlarından biridir. Medyaya erişim ve ifade özgürlüğü 'olsa iyi olur' türünden unsurlar değil, temel insan haklarıdır." ifadelerini kullandı.
Kallas, uluslararası hukukun çok açık olduğunu ve gazetecilerin her koşulda korunması gerektiğini vurgulayarak, "İşlerini özgürce, herhangi bir müdahale, şiddet korkusu, taciz, yıldırma, zulüm ya da sınır dışı edilme tehdidi olmadan yapabilmelidirler. Bu durum özellikle çatışma bölgelerinde kritik önemdedir. Zira gazeteciler, savaşın gerçeklerini, vahşetleri ve olası savaş suçlarını gün yüzüne çıkarır." değerlendirmesinde bulundu.
Dünya genelinde gazetecilerin öldürülmesi, yaralanması ve tehdit edilmesi, keyfi şekilde gözaltına alınmaları, sürgüne zorlanmaları ve susturulmalarının artık şok edici bir gerçeklik haline geldiğini aktaran Kallas, kadın gazetecilerin ise çevrim içi taciz ve istismar da dahil olmak üzere toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin hedefi olarak orantısız biçimde etkilendiğine işaret etti.
Kallas, 2025 yılının dünya genelinde gazeteciler açısından şimdiye kadar kaydedilen en ölümcül yıl olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Gazetecilerin ve medya çalışanlarının öldürülmesi, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlık savaşı ile Orta Doğu'daki mevcut çatışmalarda, son olarak Gazze ve Lübnan'da, ayrıca Afrika'da görüldüğü üzere, kapsamlı şekilde soruşturulmalı ve sorumlular hesap vermelidir."
İsrail ordusunun, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki saldırıları sürüyor.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail savaş uçakları, gece saatlerinden bu yana ülkenin güneyindeki Breyki, Kusaybe, Şehabiyye, Doğu Zavtar, Sureyfe, Cibal Batım ve Kalile beldelerini hedef aldı.
İran Ulusal Tanker Şirketi'ne (NITC) ait "HUGE" adlı çok büyük ham petrol tankerinin (VLCC), ABD'nin abluka engelini aşarak Uzak Doğu sularına ulaştığı belirtildi.
Fars Haber Ajansı, yaklaşık 220 milyon dolar değerinde 1 milyon 900 bin varilden fazla ham petrol taşıyan tankerin, uluslararası seyir verilerini paylaştı.
Paylaşılan verilere göre, en son Sri Lanka kıyıları açıklarında tespit edilen tankerin, 20 Mart 2026 itibarıyla otomatik tanımlama sistemini (AIS) kapatarak gizlilik taktikleri uyguladığı ve Endonezya'daki Lombok Boğazı üzerinden Riau Takımadaları'na doğru yoluna devam ettiği kaydedildi.

İran Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad, "Hürmüz Boğazı yönetim planı 12 madde olarak düzenlendi. Bu plana göre, İsrail gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine asla izin verilmeyecek” dedi.
İran basını, Meclis Başkan Yardımcısı Ali Nikzad’ın İran'ın güneyindeki Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Abbas kentine yaptığı ziyaret sırasında Hürmüz Boğazı ile ilgili açıklamalarını paylaştı. Hürmüz Boğazı yönetim planının 12 madde olarak düzenlendiğini belirten Nikzad, “Bu plana göre, İsrail gemilerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine asla izin verilmeyecek. İran'a düşmanca girişimde bulunan ülkelerin gemilerinin de savaş tazminatı ödemedikleri takdirde geçişine izin verilmeyecek. Diğer gemiler ise İran Meclisi tarafından oluşturulan yasa ve İran tarafından verilecek izin doğrultusunda geçiş yapabilecek” ifadelerini kullandı.
Nikzad, Hürmüz Boğazı'ndaki haklarından vazgeçmeyeceklerini kaydederek, “Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiği, dayatılan üçüncü savaştan önceki gibi olmayacak. Hürmüz Boğazı'nın yeni yönetim biçimi, petrolün millileştirilmesi kadar önemlidir” diye konuştu.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD’ye tekliflerini Pakistan aracılığı ile sunduklarını ve kararın ABD'ye kaldığını bildirdi.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ülkesinin Pakistan aracılığı ile ABD'ye sunduğu teklifle ilgili açıklamada bulundu. İran'ın diplomasi veya savaş olmak üzere her iki durumda da milli çıkarlarını ve güvenliğini koruyacağını belirten Garibabadi, “Şu an top, çatışmayı sürdürmeyi mi yoksa diplomasi yolunu mu seçecek olan ABD'nin sahasında. İran teklifini ara bulucu olarak Pakistan'a sunmuştur. İran, ABD'ye güven duymuyor. Diplomasi yolunda dürüstlüğümüzü koruyacağız” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik saldırıların hangi şartlarla yeniden başlayacağı yönündeki soru üzerine, "Bunu bir muhabire söyleyemem. Ancak, eğer uslu durmazlarsa ve kötü bir şey yaparlarsa, göreceğiz. Fakat bu gerçekleşebilecek bir ihtimal" açıklamasında bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump, Florida'dan Washington'a dönüşü öncesinde havalimanında gazetecilere açıklamalarda bulundu. İran konusunda çok iyi bir iş çıkardıklarını öne süren Trump, "Mahvolmuş durumdalar. Liderlerinin kim olduğunu bulmakta zorluk çekiyorlar. Çünkü liderleri öldü" dedi. İran'ın ABD'ye sunduğu savaşı sona erdirmeye yönelik 14 maddelik teklifi detaylı olarak inceleyeceğini aktaran Trump, "Bununla ilgili düşüncemi size daha sonra söyleyeceğim" ifadelerini kullandı.
İran'la bir anlaşma yapmamanın ABD için daha iyi olabileceği yönünde açıklamalarda bulunduğu hatırlatılan Trump, "Ben öyle demedim. Şu an oradan ayrılırsak, yeniden toparlanmalarının 20 yıl süreceğini söyledim. Ama şu an ayrılmıyoruz. Fakat bunu öyle bir yapacağız ki, kimsenin 2 veya 5 yıl içinde geri dönmesi gerekmeyecek" değerlendirmesinde bulundu.
"İRAN'IN KALAN FÜZE KAPASİTESİNİ DE ORTADAN KALDIRMAK İSTERİM"
Trump, "İran'ın füze üretim kapasitesinin yüzde 85'i gibi bir kısmının ortadan kaldırıldığını söylediniz. Geri kalan yüzde 15'lik kısım önemli mi? ABD'nin bunu da ortadan kaldırmaya ihtiyacı var mı?" şeklindeki soruya, "Bu, onların yeniden güçlenmeleri için bir başlangıç olacaktır. Ve evet, füze üretim kapasitelerinin kalanını da ortadan kaldırmak isterim" yanıtını verdi. Trump, İran'a yönelik saldırıların hangi şartlarla yeniden başlayacağı yönündeki soru üzerine, "Bunu bir muhabire söyleyemem. Ancak, eğer uslu durmazlarsa ve kötü bir şey yaparlarsa. Göreceğiz. Fakat bu gerçekleşebilecek bir ihtimal" değerlendirmesinde bulundu.
İran'a uygulanan deniz ablukasının düşmanlık içermediğini ve "dostane bir abluka" olduğunu belirten Trump, buna karşı çıkan Kongre üyeleri hakkında "Şu anda sınırsız olan müzakere gücümüze zarar veriyorlar ve bunu yapmamalılar" eleştirisinde bulundu.
"ALMANYA'DAKİ ASKER SAYIMIZI EPEY AZALTACAĞIZ"
Trump, "Venezuela'da olduğu gibi Amerikan enerji şirketlerinin İran'da faaliyet gösterdiği bir gelecek öngörüyor musunuz?" sorusuna "Olabilir" yanıtını verdi. Teksas ve Louisiana'ya gelen çok sayıda geminin olduğunu belirten Trump, "2 milyon varil petrol taşıma kapasiteleri var. Yani, kelimenin tam anlamıyla yüzlerce gemi Teksas'a gitmek için sırada. Yani, çoktan başladılar bile, çok fazla petrol satıyoruz" dedi. Almanya'daki ABD askerlerinin sayısını azaltma planı hatırlatılan Trump, "Sayıyı epey bir azaltacağız ve 5 binden daha büyük bir kesintiye gidiyoruz" diye konuştu. Trump, bu kararın nedenine ilişkin detaylı bir açıklama yapmadı.
Anadolu Ajansı (AA) muhabirinin uçuş takip uygulaması Flightradar24 üzerinden yaptığı incelemede, 2 Mayıs'ta Avrupa'dan Orta Doğu ülkelerine intikal eden ABD ordusuna ait uçakların sayısında sıra dışı artış olduğu görüldü.
Bölgeye gönderilen uçakların çoğunluğunu, yaklaşık 77 ton kargo ve yaklaşık 100 asker taşıyabilen C-17A Globemaster III tipi askeri nakliye uçağı oluşturdu.
Öte yandan, yaklaşık 127 ton kargo taşıyabilen ABD Hava Kuvvetlerinin en büyük nakliye uçağı "Lockheed C-5M Super Galaxy" ve Boeing tarafından üretilen havada yakıt ikmal ve stratejik askeri nakliye uçağı "Boeing KC-46 Pegasus"ları da Avrupa ve Orta Doğu hava sahasında gözlendi.
Orta Doğu'ya doğru hareket eden nakliye uçağı sayısının en az 12 olduğu, bu uçakların bir kısmının Almanya'dan havalandığı gözlemlendi.
Orta Doğu'ya hareket eden uçaklar arasında Boeing KC-135R Stratotanker tipi askeri havada yakıt ikmal tanker uçakları da bulunurken, en az 4 yakıt ikmal uçağının da İsrail ve çevresinde hareket ettiği görüldü.
Öte yandan, Bahreyn çevresinde ABD'ye ait bir sinyal istihbaratı (SIGINT) keşif uçağı olan "Boeing RC-135W Rivet Joint" uçağı da havada gözlendi.
Ayrıca, ABD'den ayrılan ve istikametleri henüz belirlenemeyen nakliye uçakları olduğu da gözlemlendi.
Küresel petrol ticaretini izleyen "TankerTrackers"ın X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, Kuveyt'in Nisan 2026'da ham petrol ihracatının sıfır varil olduğu kaydedildi.
Açıklamada, bunun Körfez Savaşı'nın ardından 1991 yılından bu yana ilk kez yaşandığı belirtildi.
Kuveyt'in petrol üretimini sürdürdüğü kaydedilen açıklamada, üretilen petrolün bir kısmının depolamaya yönlendirildiği, bir kısmının ise rafineri ürünlerine dönüştürüldüğü ve bu ürünlerin bir bölümünün ihracatının devam ettiği bilgisi paylaşıldı.
Ancak Hürmüz Boğazı'nın abluka sonucu kapalı kalması sebebiyle nisan ayında ham petrol sevkiyatının tamamen durduğu aktarıldı.
Günlük üretimi 1 milyon varilden fazla olan Kuveyt, dünyada petrol ihraç eden ülkeler arasında 11. sırada yer alıyor.
Dünya petrol ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı, Körfez ülkelerinden yapılan enerji sevkiyatının önemli bölümünün geçiş noktası olarak öne çıkıyor. Boğazdaki olası kesintiler, küresel enerji piyasaları ve tedarik zincirleri üzerinde doğrudan etkili oluyor.
İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansına göre, İran'ın Pakistan aracılığıyla ABD'ye sunduğu 14 maddelik teklife ilişkin bazı detaylar ortaya çıktı.
Buna göre İran, 14 maddelik teklifinde kırmızı çizgilerini vurgulamakla birlikte savaşın sona erdirilmesi için somut bir yol haritası önerdi.
Teklifin, İran'da karar alma mekanizmaları içinde değerlendirildiği ve gerekli izinler alınarak iletildiği belirtildi.
İran Dışişleri Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Japonya Dışişleri Bakanı Motegi Toşimitsu telefonda görüştü.
Görüşmede, Tahran-Tokyo ikili ilişkileri, bölgesel konular ve ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşı sona erdirme yönündeki diplomatik girişimler ele alındı.
Görüşmenin detaylarının daha sonra açıklanacağı belirtildi.
İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile telefonda görüştüğünü belirterek, "İtalya'nın artan bölgesel gerilimler konusundaki güçlü endişesini vurgulamak istedim. Daha fazla tırmanışın önlenmesi gerektiğini, ateşkes anlaşması ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için çalışmaların yoğunlaştırılmasının önemini dile getirdim." ifadelerini kullandı.
Bu çalışmaların, gıda güvenliği ve Afrika'nın istikrarı üzerinde olumsuz sonuçlardan kaçınılması için gerekli olduğuna işaret eden Tajani, "İtalya için, askeri amaçlı bir İran nükleer programının geliştirilmesinin kırmızı çizgi olduğunu ve bölgede tehlikeli nükleer silahlanma yarışını tetikleme riski bulunduğunu açıkça teyit ettim." değerlendirmesinde bulundu.
Tajani, şöyle devam etti:
"İran, İsrail'e yönelik saldırıları durdurmak ve müzakere yoluyla Lübnan'da barışa ulaşmak için Hizbullah üzerindeki etkisini kullanmalıdır. İtalya, tüm ortaklarla diyalog kanallarını açık tutarak ve Orta Doğu'da istikrarı teşvik ederek, her türlü uluslararası barış çabasına giderek daha fazla destek vermektedir."

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ABD'ye gönderdiği yeni barış planını yakında inceleyeceğini ancak planın "kabul edilebilir olacağını" düşünmediğini belirtti.
Trump, Truth Social adlı sosyal medya platformundaki hesabından paylaşım yaptı.
"İran'ın bize yeni gönderdiği planı yakında inceleyeceğim." diyen Trump, ancak İran'ın son 47 yıldır insanlığa ve dünyaya yaptıkları için henüz yeterince büyük bir bedel ödemediğini öne sürdü.
Trump, paylaşımında, "(Bunlar) göz önüne alındığında, bu planın kabul edilebilir olacağını düşünemiyorum." ifadesini kullandı.
İran resmi haber ajansı IRNA, İran'ın, ABD ile müzakerelerde aracılık yapan Pakistan yönetimine, ABD ile savaşı sona erdirebilecek bir anlaşma için yeni teklif sunduğunu belirtmişti.
IRNA'nın haberinde; "İran, ABD ile müzakerelerde arabulucu olan Pakistan'a, 30 Nisan Perşembe akşamı nihai müzakere taslağının metnini iletti." ifadelerine yer verilmişti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'a ait gemilere müdahalelerle ilgili "korsan gibiyiz" şeklindeki açıklamalarına ilişkin, "Bu, uluslararası denizcilik seyrine yönelik eylemlerinin suç teşkil eden niteliğine dair doğrudan ve mahkum edici bir itiraftı." ifadelerini kullandı.
Bekayi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD Başkanı Trump'ın İran gemilerine ABD'nin müdahalelerine ilişkin "Bir bakıma korsan gibiyiz" şeklindeki açıklamasına tepki gösterdi.
"Amerika Birleşik Devletleri Başkanı, İran gemilerine yasadışı el konulmasını açıkça 'korsanlık' olarak nitelendirerek, 'Biz korsanlar gibi davranıyoruz' diye cüretkarca övünmüştür." değerlendirmesinde bulunan Bekayi, bunun bir "dil sürçmesi" olmadığını söyledi.
Bekayi paylaşımda, şunları kaydetti:
"Bu, uluslararası denizcilik seyrine yönelik eylemlerinin suç teşkil eden niteliğine dair doğrudan ve mahkum edici bir itiraftı. Uluslararası toplum, Birleşmiş Milletler (BM) üyesi devletler ve BM Genel Sekreteri (Antonio Guterres) uluslararası hukukun bu kadar bariz ihlallerinin normalleştirilmesini kesin bir şekilde reddetmeli."
ABD Başkanı Trump, ABD güçlerinin İran'ın ticari gemilerine saldırı ve müdahalelerine ilişkin dün yaptığı bir açıklamada, "Bir bakıma korsan gibiyiz ama oyun oynamıyoruz." ifadelerini kullanmıştı.

İsrail basını, ordunun, deniz ablukasının bir anlaşma yapılmasını sağlamaması halinde ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a saldırı başlatacağını öngördüğünü ve bu yönde hazırlık yaptığını ileri sürdü.
İsrail'in Kanal 12 televizyonu, Tel Aviv yönetiminin, ABD'nin İran'a sınırlı mı yoksa geniş çaplı bir saldırı mı yapacağını bilmediğini, ancak her durumda İran'ın İsrail'e misilleme yapacağını iddia etti.
İsrail'in, ABD'nin İran'a saldırması olasılığına hazırlandığı belirtilen haberde, İran'a saldırıların yeniden başlamasına hazırlık amacıyla son günlerde bölgeye çok fazla silah sevkiyatı yapıldığı ifade edildi.
Haberde, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı Komutanı Amiral Brad Cooper ile koordinasyon için görüştüğü belirtildi.
Ayrıca, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki bazı birliklerini İran'a muhtemel saldırılara hazırlık nedeniyle geri çektiği, İran'a saldırı durumunda İsrail'in Lübnan'daki saldırılarını da genişletip derinleştireceği kaydedildi.
ABD ile İran arasındaki dolaylı müzakereler sürerken son olarak İran, Pakistan aracılığıyla ABD'ye 14 maddelik bir teklif sunmuştu.

İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki Semmaiyye beldesinde bir camiye düzenlediği saldırıda 3 kişi yaşamını yitirdi. İsrail ordusunun, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki beldelere yönelik saldırıları sürüyor.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail ordusu güneydeki Sur kentine bağlı Semmaiyye beldesinde bir camiye düzenlediği hava saldırısında 3 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu ayrıca akşam saatlerinden bu yana Reyhan Dağı ile Basalya, Serire, Kefre, Haris, Burç Kalavay, Doğu Zavtar ve Mivdon beldelerine havadan saldırılar düzenledi.
Burç Kalavay ve Şehabiyye bölgelerinin ayrıca İsrail topçuları tarafından da hedef alındığı aktarıldı.
Öte yandan Hizbullah'tan yapılan yazılı açıklamada, ateşkes ihlallerine karşılık olarak, işgal altındaki Bayyada beldesinde İsrailli askerlerin ve askeri araçlarının topçu atışlarıyla hedef alındığı ifade edildi.