ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü. İranlı yetkililere göre, ABD-İsrail saldırılarında ölü sayısı 1348'i, yaralı sayısı 17 bini aştı.
BAE resmi haber ajansı WAM'a göre, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (GCAA), yaklaşık iki saat süren geçici ve ihtiyati askıya almanın ardından ülke hava sahasında hava trafiğinin yeniden başladığını açıkladı.
Al Mayadeen televizyonu başta olmak üzere Lübnan basınında yer alan haberlerde, İsrail ordusunun Dahiye bölgesine "çok şiddetli" hava saldırıları düzenlediği belirtildi.
Şu ana kadar Hureyk mahallesi başta olmak üzere, Dahiye'nin birçok farklı noktasının İsrail ordusunca hedef alındığı aktarıldı.
Öte yandan Hizbullah tarafından sosyal medya hesabından yapılan yazılı açıklamada, Lübnan'ın güneyindeki el-Hiyam bölgesi ile İsrail'in kuzeyindeki Misgav Am bölgesinde bulunan İsrail askeri noktalarının füzelerle vurulduğu duyuruldu.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran’a karşı başlatılan Epic Fury Operasyonu (Destansı Öfke Operasyonu) ile ilgili güncel bilgileri kamuoyuyla paylaştı. CENTCOM’dan yapılan açıklamada, 28 Şubat’ta başlayan operasyon kapsamında şimdiye tek 7 bini aşkın hedefin vurulduğu bildirildi.
ABD Hava Kuvvetleri’nin 6 bin 500’ü aşkın uçuş gerçekleştirdiği belirtilirken, İran donanmasına ait 100’den fazla gemiye kısmen ya da tamamen zarar verildiği aktarıldı.
Aralarında nükleer enerji ile çalışan uçak gemileri ve denizaltılar, B-1, B-2 ve B-52 bombardıman uçakları ile savaş jetlerinin de bulunduğu çok sayıda askeri yeteneğin kullanıldığı kaydedildi. Operasyon kapsamında İran rejimine ait askeri hedeflere saldırılar düzenlendiği vurgulandı.
İran'ın, ABD ve İsrail saldırılarına misilleme kapsamında hedef aldığı Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), hava sahasını tedbir amacıyla geçici ve kısmi olarak kapattığını ve füze ile insansız hava aracı (İHA) saldırılarını engellemeye çalıştığını bildirdi.
Bağdat'ın merkezinde hükümet binalarının bulunduğu "Yeşil Bölge"nin yakınında yükselen patlama sesleri, başkentin diğer bazı semtlerinden de duyuldu.
Bölgede bulunan ABD Büyükelçiliğinin hava savunma sistemi saldırılara karşı devreye girdi.
ABD Büyükelçiliğinin insansız hava aracı (İHA) saldırısına maruz kaldığı iddia edildi.
Irak makamlarından konuyla ilgili henüz bir açıklama yapılmadı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Tim Hawkins, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının başlamasından bu yana yaralanan ABD askerlerinin sayısının 200'e yükseldiğini bildirdi.
ABD Başkanı Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance ile birlikte Oval Ofis'te düzenlediği bir başkanlık kararnamesi imza töreninde İran'la ilgili son duruma ilişkin soruları yanıtladı.
Dünya genelinde enerji tedarik zincirini bozan Hürmüz Boğazı krizi konusunda ilgili ülkelere seslenen Trump, bu ülkelerin askeri olarak ABD'ye yardım etmesi çağrısında bulundu.
Özellikle enerji ihtiyaçlarının büyük bölümünü bu boğaz üzerinden karşılayan ülkelere seslenen ABD Başkanı, boğazın açık kalmasını sağlamak için bu ülkelerin adım atması gerektiğini vurguladı.
ÇİN BİZE TEŞEKKÜR ETMELİ
Trump, Çin, Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerin enerji ihtiyaçlarının büyük kısmını buradan karşıladığını anlatarak, "Onların bize sadece teşekkür değil aynı zamanda yardım da etmesi gerekir. Beni şaşırtan şey buna istekli olmamaları. Ancak bize destek veren bazı ülkeler var, yakında onların isimleri açıklayacağım" değerlendirmesini yaptı.
ABD'nin İran'a ait onlarca mayın gemisini vurduğunu, yine de boğazda halen mayın olup olmadığını bilmediklerini kaydeden Trump, "Henüz boğaza mayın yerleştirilip yerleştirilmediğini bilmiyoruz ancak olma ihtimali bile milyar dolarlık gemilere sahip insanları korkutuyor." dedi.

Trump, "İran'la savaş bir hafta da biter mi?" sorusuna, "Sanmıyorum ama yakında bitecek. O zaman dünya daha güvenli bir yer olacak. Yakında bu iş bitecek." diye cevap verdi.
İran'a yönelik saldırılarla doğru bir iş yaptıklarını savunan ABD Başkanı, "Aksi durumda bu süreç 3. Dünya Savaşı’na dönüşecek bir nükleer savaşa dönüşebilirdi." yorumunu yaptı.
İran'ın nükleer silah elde ettiği an ilk önce İsrail'i sonra da tüm Orta Doğu'yu vuracağını savunan Trump, "Orta Doğu'yu ele geçirmek istedikleri için savaşa girmesi beklenmeyen ülkelere bile binlerce füze fırlatıyorlar." yorumunu yaptı.
İRAN'IN KÖRFEZ ÜLKELERİNİ VURACAĞINI BEKLEMİYORDUK
Öte yandan Trump, İran’ın Körfez ülkelerini vurması konusunda "şaşkınlık" yaşadıklarını kaydederek, "Hiçbir uzman bunun olacağını tahmin edemezdi. Mesele, bunu bilmemiz gerekip gerekmediği. Bilsek bile, yine de yapmamız gerekeni yapmak zorundaydık." şeklinde konuştu.
İran’la olan süreci "büyük bir satranç oyununa" benzeten ABD Başkanı, İran'ın bu süreçte zeki hamleler yaptığını ve kendisinin de bunları gördüğünü belirtti.
Diğer yandan Trump, İran'ın yeni lideri Mücteba Hamaney’in ölmüş olma ihtimaline ilişkin bir soruya, bazı kişilerin bunu dile getirdiğini, bazılarının ise Hamaney'in ağır yaralandığını söylediklerini aktardı.
"Orada kiminle konuşacağımızı bilmiyoruz çünkü liderlerinin çoğu öldü." ifadesini kullanan Trump, bu açıklamasından kısa süre sonra ise ABD olarak "İranlı yetkililerle görüşmelere devam ettiklerini" dile getirdi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, batı medyasında yer alan, son günlerde Tahran yönetiminin ABD'yle doğrudan temas halinde olduğu yönündeki iddialara tepki gösterdi.
Erakçi, ABD merkezli sosyal medya platformu X'ten konuya ilişkin açıklama yaptı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'la son iletişimin ABD-İsrail saldırılarından önce gerçekleştiğini belirten Erakçi, "Bunun aksine ortaya atılan her türlü iddia, yalnızca petrol tüccarlarını ve kamuoyunu yanıltmaya yöneliktir." ifadelerini kullandı.
ABD merkezli Axios internet sitesi, ismi açıklanmayan kaynaklarına dayandırdığı haberinde, İran Dışişleri Bakanı Erakçi ile Trump'ın Temsilcisi Witkoff'un doğrudan iletişim halinde olduğunu öne sürmüştü.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'a ilişkin yeni açıklamalarda bulundu. İran'ın artık hava savunmasının olmadığını iddia eden Trump, Mücteba Hamaney'in de ölmüş olabileceğini söyledi. Trump ayrıca ABD'nin bombardıman uçağına ilişkin, "B2 uçağına sarılmak istiyorum" dedi. Öte yandan NATO'ya da değinen ABD Başkanı, "NATO bizim yanımızda durmuyor. NATO'nun savunması için milyarlarca dolar harcadık" değerlendirmesinde bulundu.

Amerikan Axios haber platformunun ismini vermek istemeyen bir ABD'li yetkiliye ve konu hakkında bilgi sahibi bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, Witkoff ve Erakçi arasında doğrudan iletişim kanalı kuruldu. ABD'li yetkili ve kaynak, bu kanal aracılığıyla Erakçi'nin Witkoff'a, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan ve karşılıklı saldırılarla devam eden savaşı sona erdirmeye yönelik mesajlar attığını öne sürdü. İletişim kurmaya çalışan tarafın Erakçi olduğunu ileri süren ABD'li yetkili, ancak ABD'nin İran ile "konuşmadığını" ileri sürdü. Haberde, ABD'li yetkilinin ve konu hakkında bilgi sahibi kaynağın, kaç mesaj alışverişi yapıldığı ya da bu mesajların içeriğine ilişkin ayrıntılı bilgi vermediği aktarıldı. Haberde, başka bir ABD'li yetkilinin İran'ın barış anlaşmasının parçası olarak "tazminat" talebini reddettiğini aktardığı öne sürüldü. Aynı yetkilinin Trump'ın İran'ın dünyanın geri kalanıyla bütünleşmesine ve petrolünden gelir elde etmesine izin verecek bir anlaşmaya açık olduğunu söylediği iddia edildi.
İsrail basınında, Tel Aviv yönetiminin İran'a yönelik saldırıların planlanandan daha uzun süreceği ve en az bir ay daha devam edeceği tahmininde bulunduğu bildirildi.
İsrail'in Kanal 12 televizyonunun haberine göre, Tel Aviv ve Washington yönetimleri İran'da rejimin devrilmesine yol açabilecek hamleleri sonuna kadar kullanma niyetinde. İsrailli bir kaynak, İran'a yönelik saldırıların başlangıçta birkaç hafta olarak planlandığını fakat İsrail'in son değerlendirmesinin savaşın en az bir ay daha süreceği yönünde olduğunu belirtti.
Haberde, saldırıların uzamasının çeşitli nedenleri olduğu, İsrail ile ABD'nin İran yönetiminin devrilmesi için tüm seçenekleri tüketmek istediği ve İsrail'in hala "sürpriz eylemler" gerçekleştirme umudunu koruduğu kaydedildi.
İsrail'in ABD Başkanı Donald Trump'ın İran yönetiminin devrilmesini sağlamaya kararlı olduğu ve bu hedefi gerçekleştirene kadar durmayacağı düşüncesinde olduğu aktarılan haberde, ABD ordusunun Hürmüz Boğazı'nda kontrolü ele geçirme planı yaptığı ve İsrail'in, ABD saldırıları sürdürdüğü sürece onun yanında hareket edeceği aktarıldı.
Haberde, Trump'ın öngörülemez bir kişi olduğu ve her an fikrini değiştirebileceğine de dikkat çekildi.

İran'dan ateşlenen füzeler nedeniyle başta başkent Tel Aviv ve çevresi olmak üzere İsrail'in birçok kentinde sirenler devreye girdi. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan füzelerin ateşlendiğinin tespit edildiği ve hava savunma sistemlerinin İran'dan fırlatılan füzeleri önlemeye çalıştığı belirtildi. İran'dan fırlatılan ve İsrail'in merkezini hedef alan füzeler nedeniyle başta başkent Tel Aviv olmak üzere İsrail'in merkezindeki çok sayıda kent ve işgal altındaki Batı Şeria'da sirenler çaldı. İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızı'ndan yapılan açıklamada, ilk belirlemelere göre isabet ve can kaybı olmadığı, daha sonra güncelleme yapılacağı kaydedildi.
Katar Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, İran'dan Katar'a bugün 14 balistik füze ve bir dizi İHA saldırısı düzenlendiği açıklandı.
Irak'ın başkenti Bağdat'ta art arda şiddetli patlama sesleri duyuldu. Bağdat'ta ABD Büyükelçiliğinin bulunduğu "Yeşil Bölge" yakınları başta olmak üzere birçok farklı bölgeden şiddetli patlama sesleri yükseldi. Yeşil Bölge'de bulunan bir otelin üst katının insansız hava aracıyla (İHA) saldırıya uğradığı bildirildi. Saldırının kim tarafından düzenlendiği bilinmezken, otel çatısından dumanların yükseldiği görüldü. Irak makamlarından konuya ilişkin henüz açıklama yapılmadı.
İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan ve Tahran'ın misillemeleriyle süren Orta Doğu'daki krize ilişkin, "Savaşta değiliz, savaşa girmek istemiyoruz ve savaşa girmeyeceğiz" dedi.

Irak'ın en büyük enerji tesislerinden biri olan Basra'daki Mecnun Petrol Sahası'na insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlendi
Lübnan hükümetine bağlı Afet Yönetimi, İsrail'in işgali ve saldırıları nedeniyle Lübnan'da zorla yerinden edilenlerin resmi sayısının 1 milyonu geçtiğini açıkladı. Afet Yönetimi tarafından yayımlanan günlük raporda, barınma merkezlerine başvuruların sürdüğü belirtildi. Raporda, 2 Mart'tan bu yana barınma merkezlerine 1 milyon 49 bin 328 kişinin başvurduğu kaydedildi. Açılan 622 barınma merkezine yaklaşık 132 bin 742 kişinin yerleştirildiği bilgisi paylaşıldı. Raporda ayrıca İsrail ordusunun 2 Mart'tan itibaren Lübnan'a 2 bin 235 saldırı düzenlediği bildirildi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran savaşıyla ilgili yeni açıklama yaptı. Basın toplantısında konuşan Trump, İran'ın petrol üretiminde önemli yeri olan Hark Adası'nı işaret ederek, "Hark Adası'ndaki neredeyse her şeyi yok ettik. İran'ı yeniden inşa etmemiz gerekeceği için sadece petrol tesislerini yok etmedik. Ancak yok edilmesi bir kelimeme bakar." ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Hark Adası'ndaki askeri hedeflerin tamamen yok edildiğini savundu.
Trump, Hark Adası'nın tamamen yok edilmesinin kendi bir kelimesine bağlı olduğunu ifade etti.
ABD, Hürmüz Boğazı'nda 30'a yakın İran mayın döşeme gemisini batırdığını iddia etti.
ABD Başkanı Donald Trump, basın toplantısında konuştu. İran savaşındaki son duruma açıklamalarında geniş yer veren Trump, Tahran'ın askeri kapasitesini büyük ölçüde yok ettiklerini iddia etti.
TRUMP'TAN HARK ADASI AÇIKLAMASI
İran için petrol üretiminde büyük önemi bulunan Hark Adası'na yönelik düzenlenen saldırıları hatırlatan Trump, isterse adanın tamamen yok edilebileceği tehdidinde bulundu.
"HARK ADASI'NDAKİ NEREDEYSE HER ŞEYİ YOK ETTİK"
Trump şunları söyledi: "Hark Adası'ndaki neredeyse her şeyi yok ettik. 5 dakikada istersek orayı da yok edebiliriz. İran'ı yeniden inşa etmemiz gerekeceği için sadece petrol tesislerini yok etmedik. Ancak yok edilmesi bir kelimeme bakar.
"HÜRMÜZ'DE 30'A YAKIN MAYIN TEMİZLEME GEMİSİNİ BATIRDIK"
Bütün askeri tesislerini ortadan kaldırıyoruz. Askeri kapasiteleri sıfıra yakın. Hürmüz Boğazı'nda 30'a yakın mayın döşeme gemisini batırdık. Toplam 100 gemi batırıldı."

Hizbullah'ın İsrail'e düzenlediği roket saldırısında 3 kişi yaralandı. İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları sürerken, Hizbullah da İsrail'i roket ve dronlar ile hedef almaya devam ediyor. Hizbullah'ın İsrail'in Nahariya bölgesine düzenlendiği roket saldırısında 3 kişi yaralandı. Saldırı sonrası roketin isabet ettiği binada yangın çıktı. İsrail ordusu, bölgeye düşen füzenin roket saldırısını önlemede başarısız olan bir hava savunma sistemine ait olabileceği yönündeki ilk bulguları yalanlayarak, bölgeye düşen cismin Hizbullah füzesi olduğunu açıkladı.
Hizbullah tarafından fırlatılan roketlerin İsrail'in kuzeyindeki Celile bölgesinde birkaç noktaya doğrudan isabet ettiği belirtildi. İsrail'in Kanal 12 televizyonunda yayımlanan habere göre, Hizbullah'ın saldırısı nedeniyle İsrail'in kuzeyindeki birçok kentte sirenler çaldı. Hizbullah'ın roketlerin yanı sıra insansız hava araçlarını da saldırıda kullandığı belirtilen haberde, fırlatılan roketlerin İsrail'in kuzeyinde birden fazla noktaya doğrudan isabet ettiği aktarıldı. Haberde, Nahariye'de birkaç noktaya roketlerin isabet etmesi sonucu hasar meydana geldiği ve güvenlik güçlerinin bölgede çalışmalara başladığı kaydedildi. Nahariye'de roketin bir eve isabet etmesi nedeniyle yangın çıkarken İsrail acil yardım servisi, bölgede 3 kişiye zehirlenme belirtileri nedeniyle tıbbi müdahalede bulunulduğunu bildirdi. Açıklamada ayrıca 40 yaşında bir kişinin kafasına şarapnel isabet etmesi sonucu orta derecede yaralandığı kaydedildi.
Suudi Arabistan'ın doğusunda yer alan El-Harc vilayetinde son birkaç saatte 11 insansız hava aracının (İHA) engellendiği belirtildi. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya dair açıklama yaptı. Açıklamada, son birkaç saatte Harc vilayetinde 11 İHA'nın etkisiz hale getirildiği kaydedildi.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani, Müslümanlara ve İslam ülkelerinin hükümetlerine hitaben yayımladığı 6 maddelik mektupta İslam ülkelerine seslenerek, "Nadir bazı siyasi açıklamalar dışında hiçbir İslam devleti İran halkına yardım etmedi. Bir an durup hem kendinizi hem de bölgenin geleceğini düşünün. Siz hangi tarafta yer alıyorsunuz?" dedi. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani, Müslümanlara ve İslam ülkelerinin hükümetlerine hitaben 6 maddelik bir mektup yayınladı. Laricani, mektubunda ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını eleştirerek, İslam ülkelerine birlik ve dayanışma çağrısında bulundu. Laricani, "İran, müzakereler sürerken ABD ve siyonist rejimin gerçekleştirdiği aldatıcı bir saldırıyla karşı karşıya kaldı. Bu saldırının amacı İran'ı parçalamaktı. İslam Devrimi'nin büyük ve fedakar lideri ile birlikte bazı siviller ve askeri komutanlar şehit edildi. Ancak bu saldırı İran halkının milli ve İslami direnişiyle karşılaştı" dedi.
"HİÇBİR İSLAM DEVLETİ İRAN HALKINA YARDIM ETMEDİ"
İslam ülkelerinin büyük bölümünün İran'a destek vermediğini savunan Laricani, "Bildiğiniz gibi, nadir bazı siyasi açıklamalar dışında hiçbir İslam devleti İran halkına yardım etmedi. Ancak İran halkı güçlü iradesiyle kötü niyetli düşmanı bastırdı ve bugün düşman, içine düştüğü bu stratejik çıkmazdan nasıl kurtulacağını bilemez durumdadır" ifadelerini kullandı.
"BU NASIL BİR MÜSLÜMANLIK?"
İslam ülkelerinin tutumunu eleştiren Laricani, "İran, büyük ve küçük şeytana (ABD ve İsrail) karşı direniş yoluna devam etmektedir. Ancak İslam devletlerinin davranışı, Peygamber Efendimizin 'Kim birinin 'Ey Müslümanlar' diye yardım çağrısı yaptığını duyar da ona karşılık vermezse Müslüman değildir' sözüyle çelişmiyor mu? Bu nasıl bir Müslümanlıktır?" dedi.
"SİZ HANGİ TARAFTA YER ALIYORSUNUZ?
Bazı ülkelerin İran'a yönelik eleştirilerine de değinen Laricani, "Bazı ülkeler ise daha da ileri giderek, İran'ın kendi topraklarındaki ABD üslerini ve ABD ile İsrail'in çıkarlarını hedef aldığı gerekçesiyle İran'ın kendilerine düşman olduğunu söyledi. İran, sizin ülkelerinizde bulunan ABD üslerinden İran'a saldırı yapılmasına karşı elleri bağlı mı beklemelidir? Bu sadece bir bahane üretmektir. Bugünkü mücadelede bir tarafta ABD ve İsrail, diğer tarafta ise Müslüman İran ve direniş güçleri bulunmaktadır. Siz hangi tarafta yer alıyorsunuz?" ifadelerini kullandı.
"ABD'NİN SİZE SADIK OLMAYACAĞINI BİLİYORSUNUZ"
İslam dünyasına birlik çağrısında bulunan Laricani, "İslam dünyasının geleceğini düşünün. ABD'nin size sadık olmayacağını ve İsrail'in düşmanınız olduğunu biliyorsunuz. Bir an durup hem kendinizi hem de bölgenin geleceğini düşünün. İran sizin iyiliğinizi istemektedir ve size hakim olma niyetinde değildir. İslam ümmetinin güçlü bir şekilde birlik olması ise tüm ülkeler için güvenliği, ilerlemeyi ve bağımsızlığı sağlayıp garanti edebilir" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'na yönelik operasyona dahil olan ülkeler hakkında, "İsimlerini söylemek isterdim ama açıkçası söylemek isteyip istemeyeceklerini bilmiyorum. Belki hedef olmak istemiyorlardır. Ama hedef olmanın önemi yok çünkü artık karşımızdaki şey bir kâğıttan kaplan" dedi.
İran'dan yapılan füzeli misillemede şarapnel parçaları Batı Kudüs'te bulunan İsrail Başbakanlık Ofisi'nin yakınına düştü. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan atılan füzelerin önlenmesi için hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi. Misilleme tehdidi altındaki bölgelerde cep telefonlarına ön uyarı mesajları gönderilirken İsrail'in birçok kenti ile Kudüs'te sirenler çaldı. Hava savunma sistemlerinin önlemesinin ardından şarapnellerin Beyt Şemeş ve Kudüs'e düştüğü belirtildi. Yedioth Ahronot gazetesinin haberinde, füze ve şarapnel parçalarının Batı Kudüs'teki İsrail Başbakanlık Ofisi'nin yakınına ve işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Eski Şehir bölgesine düştüğü aktarıldı. İsrail acil yardım servisi, misilleme nedeniyle ölen ya da yaralanan olmadığını bildirdi.
Lübnan Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 36 artarak 886'ya, yaralı sayısı ise 2 bin 141'e yükseldi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile savaşın yakında sona ereceğini belirterek, İran'ın bir anlaşmaya hazır olmadığını ifade etti.
Katar, İran'ın misilleme saldırıları kapsamında bir saat içinde ikincisi gerçekleştirilen füze saldırısını engellediğini duyurdu. Katar Savunma Bakanlığı ABD merkezli X platformundaki hesabından saldırıya ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada, "Katar Devleti Savunma Bakanlığı, Katar topraklarına yönelik gerçekleştirilen ikinci dalga füze saldırısının Silahlı Kuvvetler tarafından başarıyla etkisiz hale gitirildiğini duyurur." ifadeleri yer aldı. Açıklamada, saldırıya dair detay bilgi verilmedi. Katar Savunma Bakanlığı yaklaşık bir saat önce yaptığı bir başka yazılı açıklamada, ülkeye yönelik füze saldırısının engellendiğini duyurmuştu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Hürmüz Boğazı'nın ABD-İsrail ve müttefikleri dışındaki ülkelere açık olduğunu yineledi. İran devlet televizyonunun haberine göre, İran Dışişleri Bakanı Erakçi, Tahran'da Dışişleri Bakanlığı Sözcülüğünün düzenlediği basın toplantısına katılarak açıklamalarda bulundu.
Ülkesinin ABD-İsrail saldırganlığına karşı meşru savunma yaptığını ifade eden Erakçi, savaşın başında "koşulsuz teslimiyet" isteyen ABD'nin daha sonra ateşkes talep ettiğini belirterek, "Biz herhangi bir mesaj göndermedik ve ateşkes talebinde bulunmadık ancak bu savaş, düşmanların saldırganlığı bir daha düşünemeyeceği bir şekilde sona ermeli. Onlar zaten iyi bir ders aldılar. Karşılarında nasıl bir millet olduğunu anladılar. İran, kendini savunmakta tereddüt etmeyecek ve gerektiği sürece savaşa devam edecek." dedi. Hürmüz Boğazı hakkında da konuşan Erakçi, "Bizim görüşümüze göre boğaz açık, ancak sadece düşmanlara ve müttefiklerine kapalı. Gururla direniş gösteriyoruz ve tereddüt etmeden devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump, "Tahran'da pek çok altyapı tesisini ayakta bıraktım. Çünkü bunları yok etseydim yeniden inşa edilmesi yıllar sürerdi. Elektrik santrallerini bir saat içinde devre dışı bırakabilirdim ve bu büyük bir travma olurdu" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, ABD basınına telefonla verdiği röportajda Orta Doğu'daki savaş ve petrol fiyatlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Trump, ABD'nin İran'ın askeri gücünü imha ettiğine ilişkin açıklamalarını yineleyerek, "Çok iyi gidiyoruz. Anlaşma yapmak istiyorlar ama bence henüz anlaşmaya hazır değiller" dedi.
İran'ın petrol ürünleri ihracatının yüzde 90'ına varan kısmı için bir deniz limanı işlevi gören stratejik Hark Adası'na yapılan saldırılara ilişkin olarak Trump, "Hark Adası devre dışı bırakıldı. Ancak borular hariç, borulara dokunmadım. Çünkü bildiğiniz üzere bunları kurup bir araya getirmek yıllar süren bir iş" diye konuştu. Adayı tekrar vurabileceklerini söyleyen Trump, "Onlara açık açık söyledim. Orayı mahvederim" ifadelerini kullandı.
Trump, altyapıyı yeniden inşa etmenin uzun zaman aldığını bildikleri için adada petrolle ilgili her şeyin etrafında bilerek yaklaşık 90 metre kadar boşluk bıraktıklarını da ifade etti. Trump, "Tahran'da pek çok altyapı tesisini ayakta bıraktım. Çünkü bunları yok etseydim yeniden inşa edilmesi yıllar sürerdi. Elektrik santrallerini bir saat içinde devre dışı bırakabilirdim ve bu büyük bir travma olurdu. Bu yüzden bu tür şeylerden kaçınmaya çalışıyorum" dedi.
Çatışmanın İran'ın yaptıkları için ödediği "küçük bir bedel" olduğunu söyleyen Trump, "Savaş biter bitmez petrol fiyatları taş gibi düşecek" dedi. Petrol fiyatlarının ne zaman düşeceğine ilişkin bir zaman çizelgesi vermesi istenen Trump, "Savaş biter bitmez. Bunun uzun süreceğini sanmıyorum" dedi. ABD'nin İran'a kara operasyonu düzenleme ihtimaline ilişkin soruya ise Trump, "Bunu söylemek istemiyorum" cevabını verdi. ABD Başkanı, bu konudaki düşüncesinin değişip değişmediği sorusuna ise, "Hayır değişmedi" yorumunda bulundu.

İsrail ordusu, İran'ın başkenti Tahran'a düzenlediği hava saldırılarında askeri uzay programları merkezini hedef aldığını ileri sürdü.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, söz konusu merkezin İsrail uyduları ve diğer ülkelerin uzay varlıklarına yönelik tehdit oluşturduğunu iddia edildi.
İsrail ordusu, 14 Mart'ta İran'ın Uzay Ajansı ana merkezini ve bir hava savunma üretim fabrikasına saldırı düzenlediğini açıklamıştı.
Katar Savunma Bakanlığı ABD merkezli X platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, ülkeyi hedef alan bir füze saldırısının engellendiğini duyurdu.
Açıklamada, füze saldırısının Katar Silahlı Kuvvetleri tarafından engellendiği belirtildi.
Yine Bahreyn İçişleri Bakanlığı da X platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, ülkede füzeye ilişkin sirenler verildiğini kaydetti.
Açıklamada, "vatandaşlarımızı ve bölge sakinlerimizi sükunette kalmaya, en yakın güvenli yere gitmeye ve haberleri resmi kanallardan takip etmeye çağırıyoruz." ifadeleri yer aldı.
Açıklamada, fırlatılan füzenin akibetine ilişkin bilgi verilmedi.

Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Um el-Kayveyn Hükümeti Medya Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, kente İHA saldırısı düzenlendiği bildirildi.
Açıklamada, saldırı sonrası bir binada yangın çıktığı belirtildi.
Saldırıda can kaybının olmadığı, ilgili ekiplerin olaya müdahale etmek için gerekli önlemleri almaya başladığı ifade edildi.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan atıldığı tespit edilen füzelerin önlenmesi için hava savunma sistemlerinin devreye girdiği belirtildi.
İran'ın misillemesinin ardından İsrail'in kuzeyindeki Hayfa kenti ve Celile bölgesinin yanı sıra, Kudüs kentinde de sirenler çaldı.
İran füzelerine karşı önleyici füzelerin fırlatılmasının ardından Kudüs semalarında ardı ardında şiddetli patlama sesleri duyuldu.
Şarapnel parçalarının İsrail’in kuzey ve ortak kesminde bazı alanlara düştüğü ancak ilk belirlemelere göre ölen ya da yaralanan olmadığı bildirildi.

Irak'ta bulunan ABD Bağdat Büyükelçiliği, İran ve Irak'taki İran yanlısı silahlı grupların hedefi haline geldi. Yabancı misyonların ve hükümet konaklarının yer aldığı korunaklı "Yeşil Bölge" içerisinde bulunan ABD Büyükelçiliği'ni hedef alan 1 İHA tespit edildi.
Yetkililer, sabah saatlerinde ABD Bağdat Büyükelçiliği'ni hedef alan dronun hava savunma sistemleri tarafından hedefine ulaşmadan imha edildiği kaydedildi.
Dronun imha edilmesinin ardından bölgeden siren sesleri yükseldi.

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından yapılan açıklamada, "IDF birlikleri, Hizbullah’a ait silah deposunu hedef aldı" denildi.
Açıklamada, "91. Tugay'ın operasyonel faaliyetleri sırasında, İsrail Hava Kuvvetleri, hafta sonunda Hizbullah militanlarının faaliyet gösterdiği bir örgüt yapısını hedef aldı. Dün, birlikler yapının bulunduğu alanı taradı ve burada çok sayıda silah ve mühimmat tespit etti; bunlar arasında onlarca roket, patlayıcı düzeneği ve çeşitli silahlar yer alıyordu. Ayrıca, IDF, güçlere doğru ilerleyen iki silahlı Hizbullah militanını etkisiz hale getirdi. IDF, İran rejiminin himayesinde hareket etmeye başlayan Hizbullah'a karşı kararlılıkla mücadeleye devam edecek ve İsrail vatandaşlarına yönelik herhangi bir saldırıya izin vermeyecek" denildi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, 'Sadık Vaat 4 Operasyonu'nun 55'inci dalgası kapsamında İsrail ve ABD hedeflerine yeni saldırılar düzenlendiğini bildirdi.
Açıklamada, saldırılarda ağır savaş başlıklarına sahip Fettah, İmad ve Kadir ile hedef odaklı Fatih, Zülfikar ve Dezful füzelerinin yanı sıra insansız hava araçlarının (İHA) da kullanıldığı kaydedilerek, Tel Aviv'de askeri havacılık silah üretim merkezleri ve hava yakıt ikmal destek merkezlerine saldırılar yapıldığı belirtildi. ABD güçlerinin BAE'deki Dafra Hava Üssü ile Bahreyn'deki Cufair Deniz Üssü ve Şeyh İsa Hava Üssü'nün de füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alındığı da ifade edildi.

Yarı resmi Fars Haber Ajansına göre, Devrim Muhafızları Ordusu, dün gece ABD-İsrail'e ait iki İHA düşürüldüğünü açıkladı.
Tahran ve Buşehr'in Cem kenti semalarında düşürüldüğü belirtilen İHA'lardan birinin İsrail'e ait gelişmiş Hermes tipi İHA olduğu bilgisi verildi. Diğer İHA'nın ise Heron tipi olduğu aktarıldı.
İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, İran yönetiminin altyapı tesislerinin hedef alındığı ileri sürüldü.
Açıklamada, İran'ın Tahran, Şiraz ve Tebriz kentlerinde, yönetimin altyapısını hedef alan geniş çaplı bir saldırı dalgasının başlatıldığı ifade edildi.
Tahran'da patlamalar meydana geldiği bildirildi.

İran devlet televizyonuna bilgi veren Tahran Acil Durum Merkezi Başkanı Muhammed İsmail Tevekkuli, ABD-İsrail saldırılarının başladığı 28 Şubat'tan bu yana Tahran'da 503 kişinin yaşamını yitirdiğini söyledi.
Tevekkuli, "Bugüne kadar Tahran'daki saldırılarda 503 şehit ve 5 bin 700 yaralı verdik. Bunların büyük çoğunluğu sıradan insanlardı." dedi.
İranlı yetkili, saldırılarda yaşları 2 ay ile 12 arasında değişen 12 çocuğun da yaşamını yitirdiğini kaydetti.

Arakçi, X sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, "Bu mübarek, ilahi ve manevi günlerde ve saatlerde, Amerika Birleşik Devletleri ve Siyonist rejimin saldırganlığı karşısında İran halkına ve hükümetine gösterdikleri güçlü dayanışma ve destekten dolayı Pakistan hükümetine ve halkına içtenlikle teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.
İran Dışişleri Bakanı, Urduca paylaştığı mesajında, ülkesinin "Yüce Allah'a olan tam güveniyle, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmada kararlı ve azimli bir şekilde durduğunu" belirtti.

İsrail ordusu, ABD-İsrail saldırısında ölen eski İran lideri Ali Hamaney'in başkent Tahran'ın Mehrabad Havalimanı'ndaki uçağının hedef alındığını ileri sürdü.
Ordudan yapılan yazılı açıklamada, söz konusu uçağın daha önce Hamaney tarafından kullanıldığı iddia edildi.
Açıklamada, eski İran lideri Hamaney'in Tahran'daki Mehrabad Havaalanı'nda hedef alınan uçağının, diğer üst düzey yetkililer ve İranlı askeri personel tarafından da hem yurt içi hem de yurt dışında kullanıldığı öne sürüldü.
Uçağın hedef alınmasının İran'ın "eksen ülkeleriyle" koordinasyon yeteneklerini zayıflatacağı savunulan açıklamada, saldırıların devam edeceği tehdidinde bulunuldu.

İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahından yapılan yazılı açıklamada, "ABD uçak gemisi Gerald Ford'un Kızıldeniz'deki varlığı İran'a karşı bir tehdit olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle, Kızıldeniz'deki söz konusu filonun lojistik ve servis merkezleri İran silahlı kuvvetlerinin hedefleri olarak kabul edilmektedir." ifadeleri kullanıldı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 12 Mart'ta yaptığı açıklamada, USS Gerald R. Ford uçak gemisinde yangın çıktığını duyurmuştu. Açıklamada, çıkan yangının "muharebe kaynaklı olmadığı" ifade edilmişti.
Yayımlanan uydu görüntülerinde, geminin daha sonra Kızıldeniz'de Cidde Limanı yakınlarına geldiği görülmüştü.

ABD Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, CBS News'un "Face the Nation" programına konuk oldu.
Hassett, Trump yönetiminin İran'a yönelik saldırılarının ABD'ye şu ana kadar 12 milyar dolara mal olduğunu söyledi.
ABD'nin mevcut silah stoklarının yeterli olduğunu savunan Hassett, şu aşamada Kongre'den ek bir bütçe talep etmeyi planlamadıklarını ifade etti.
"İranlıların yaptıkları Amerikan ekonomisine zarar veremeyecek." diyen Hassett, ABD'nin 1970'lerin aksine artık dev bir petrol üreticisi olduğunu söyledi.
Öte yandan, ABD'nin İran'ı hedef alan saldırılarının yalnızca ilk 6 gününde maliyetin 11,3 milyar doları aştığı iddia edilmişti.

İran'ın yarı resmi haber ajansı Mehr'e göre, Merkezi eyaletine bağlı Humeyn kentinde İmam Rıza İlkokulu ABD-İsrail'in saldırılarının hedefi oldu.
Saldırıda can kaybı veya yaralı bilgisi verilmezken, yayınlanan görüntülerde okulun ciddi hasar aldığı görüldü.
Okulun çevresindeki sivil binaların da saldırıda zarar gördüğü belirtildi.
ABD, 28 Şubat'ta Minab kentinde bir ilkokula saldırmış ve saldırıda 139'u 7-12 yaşlarında ilkokul öğrencisi çocuk olmak üzere 185 kişi yaşamını yitirmişti.
Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Fuceyra Medya Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, Fuceyra bölgesindeki petrol sanayi tesisine bir İHA'nın isabet etmesi sonucu çıkan yangına sivil savunma ekiplerinin hızla müdahale ettiği ve yangını kontrol altına alma çalışmalarının sürdüğü belirtildi. Olayda herhangi bir yaralanmanın olmadığı kaydedildi.
Açıklamada ayrıca halkın yalnızca resmi kaynaklardan bilgi alması ve söylentilere itibar etmemesi gerektiği ifade edildi.

İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, İran'dan atıldığı tespit edilen füzelerin önlenmesi için hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi.
Misilleme tehdidi altındaki bölgelerde cep telefonlarına ön uyarılar gönderilirken, halktan sığınaklara inmeleri istendi.
İran'dan yapılan misillemenin hemen ardından Tel Aviv ve Lod kenti ile işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan yasa dışı yerleşimlerde sirenlerin çaldığı belirtildi.
İsrail'de yayın yapan Kanal 12 televizyonu, ülkenin merkezindeki Rishon Leziyon, Ness Ziona, Lod kentleri ile Shoham bölgesine şarapnellerin düştüğünü aktardı.
Öte yandan bazı şarapneller de Ben Gurion Havalimanı yakınlarındaki boş bir alana düştü.
İsrail'in orta kesiminde 4 noktada daha füze ve şarapnellerin tespit edildiği basına yansırken, bazı yolların trafiğe kısa süreli kapandığı aktarıldı.
İsrailli gönüllülerden oluşan acil yardım örgütü "United Hatzalah"dan yapılan açıklamada ise Rishon Lezion'da şarapnellerin etkisiyle bir aracın hasar gördüğü kaydedildi.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı'ndan yapılan açıklamada, Rishon Leziyon'da 30 yaşındaki bir kadının sığınaktayken düşen şarapnelin etkisiyle hafif şekilde yaralandığı bildirildi.

ABD Başkanı Donald Trump, müttefiklerinin Hürmüz Boğazı'nı açmaya yardımcı olmaması halinde NATO'nun "çok kötü" bir gelecekle karşı karşıya kalacağını belirtti.
Trump, Financial Times'a verdiği röportajda, İran'a saldırıları, Çin'e yakın zamanda yapacağı ziyareti ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin gerilimi değerlendirdi.
"NATO'NUN GELECEĞİ İÇİN ÇOK KÖTÜ OLUR"
Avrupa ve Çin'in, ABD'nin aksine Körfez'den gelen petrole büyük ölçüde bağımlı olduğunu söyleyen Trump, "Boğazdan faydalananların, orada kötü bir şey olmamasını sağlamaya yardımcı olmaları son derece uygundur." dedi.
Trump, "Eğer yanıt gelmezse ya da olumsuz yanıt gelirse, bunun NATO'nun geleceği için çok kötü olacağını düşünüyorum." diye konuştu.
Zorunda olmasalar bile Ukrayna konusunda NATO'ya yardım ettiklerini dile getiren Trump, "Biz onlar için orada oluruz ama onlar bizim için olmaz. Olacaklarından da emin değilim." ifadesini kullandı.

"NE GEREKİYORSA..."
Nasıl bir yardım istediğinin sorulması üzerine Trump, "Ne gerekiyorsa." yanıtını verdi. Trump, Avrupa'nın ABD'den çok daha fazla mayın tarama gemisine sahip olduğunu ve müttefiklerin bu gemileri göndermesi gerektiğini vurguladı.
Trump, İngiltere'nin şu ana kadarki tutumundan özellikle rahatsız olduğunun altını çizerek, "İngiltere, en büyük müttefik olarak görülebilir, en eski müttefik vb. Ama gelmelerini istediğimde gelmek istemediler." şeklinde konuştu.
İran'ın boğazda "biraz sorun çıkarmaktan başka hiçbir şeyi kalmadığını" savunan Trump, "Birkaç kişiyi gözetlemek için çok sayıda insana ihtiyaç duyarsınız." dedi.
Trump, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin "buradan petrol tedarik eden ülkeler tarafından" sağlanması gerektiğini belirtmişti.

İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Ali Rıza Tengsiri, “ABD ile yabancı ülkeler, Körfez ülkelerine güvenlik sağlamayacak ve onları çıkarları uğruna feda edecek” dedi.
İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Ali Rıza Tengsiri, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Geçtiğimiz yıllarda Körfez ülkelerinin yöneticilerine defalarca söyledik. ABD ve yabancı ülkeler size güvenlik sağlamaz, ihtiyaç duyduklarında çıkarları uğruna sizi feda ederler. Tek çözüm, İslam ülkelerinin birleşmesi ve Amerikalıların bölgeden kovulmasıdır” ifadelerini kullandı.
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından yapılan açıklamada, Lübnan'ın güneyine yönelik operasyon başlatıldığı bildirildi. Açıklamada, "IDF, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'ın kilit kalelerine karşı sınırlı ve hedefli kara operasyonlarına başladı. Bu faaliyet, bölgede faaliyet gösteren militanların etkisiz hale getirilmesi ve terör altyapısının ortadan kaldırılmasını içeren daha geniş kapsamlı savunma çabalarının bir parçası olarak, ileri bir savunma hattı oluşturmayı ve güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu adımın, İsrail'in kuzeyinde yaşayanlar için ek bir güvenlik katmanı oluşturması hedefleniyor" denildi.


İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, "İsrail'in Tahran'daki yakıt depolarını bombalaması uluslararası hukuku ihlal etmekte ve ekolojik yıkıma yol açmaktadır. İsrail, savaş suçlarından dolayı cezalandırılmalıdır" açıklamasında bulundu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsrail’in ülkesini hedef alan saldırılarının uluslararası hukuka aykırı olduğuna dikkat çekti. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Arakçi, yakıt depolarının hedef alındığını vurgulayarak, "İsrail'in Tahran'daki yakıt depolarını bombalaması uluslararası hukuku ihlal etmekte ve ekolojik yıkıma yol açmaktadır" ifadelerini kullandı. Bu durumun insan sağlığı ve çevre üzerinde nesiller sürecek etkilere yol açabileceği konusunda uyaran Arakçi, "İsrail, savaş suçlarından dolayı cezalandırılmalıdır" dedi.

İsrail'in 2 Mart itibarıyla Lübnan'a başlattığı genişletilmiş saldırılarının, 21-22 Mayıs'taki Yahudilerce kutsal "Şavuot Bayramı"na kadar sürdürebileceği iddia edildi.
İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, İsrail Ordusu Kuzey Komutanlığından üst düzey bir askeri yetkili, Lübnan sınırının doğu kesiminde görev yapan yedek askerlere kapalı kapılar ardında brifing verdi.
Toplantıda askerlere "bu sefer zamanın farklı şekilde aktığını" söyleyen yetkili, İsrail'in Lübnan'daki saldırılarının 21 Mayıs'ta başlayan "Şavuot Bayramı"na kadar sürebileceğini belirterek, "Gerektiği kadar burada kalacağız. Belirli bir zaman dilimiyle sınırlı değil." ifadelerini kullandı.
Yedek askerlerin göreve çağrıldığı İsrail ordusunun giderek artan yorgunluk yaşadığı belirtilen haberde, buna rağmen ordunun daha agresif davranacağı ileri sürülerek bir tampon bölge oluşturmaya çalışacağı ve sınır bölgelerine yapılan bombardımanların Lübnan'ın daha içine doğru süreceği kaydedildi.
Haberde, kuzeye çekilen Golani Tugayı'na Nahal ve paraşütçü birliklerinin de katılmasının beklendiği, şu ana kadar Lübnan topraklarında 7 ila 9 kilometre alanda karada faaliyet gösteren İsrail ordusunun işgali genişleteceğine işaret edildi.
İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI
İsrail ordusundan 2 Mart'ta yapılan açıklamada, Lübnan'dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti.
Daha sonra Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyuran ve başkent Beyrut'u hedef alan İsrail ordusu, havadan ve denizden yoğun saldırılar düzenlediği Lübnan'da kara işgalini genişletme kararı almıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, 15 Mart'ta, İsrail'in 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 850'ye, yaralı sayısının ise 2 bin 105'e yükseldiğini açıklamıştı.
Lübnan hükümetine bağlı Afet Yönetimi ise İsrail'in işgali ve saldırıları nedeniyle Lübnan'da zorla yerinden edilenlerin sayısının 830 bini geçtiğini bildirmişti.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), yakınlarındaki bir yakıt deposuna isabet eden insansız hava aracının (İHA) sebep olduğu yangın nedeniyle Dubai Uluslararası Havalimanı'nda tüm uçuşların geçici olarak askıya alındığını duyurdu.
Dubai Hükümeti Medya Ofisi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, Dubai Uluslararası Havalimanı yakınında bir yakıt tankına isabet eden İHA nedeniyle çıkan yangının kontrol altına alındığı belirtildi.
Saldırıda ölü ya da yaralı olmadığı ifade edildi.
İHA saldırısı nedeniyle Dubai Uluslararası Havalimanı'nda tüm uçuşların geçici olarak askıya alındığı kaydedildi.
İran, ABD ve İsrail saldırılarına misilleme kapsamında, 28 Şubat'tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve İHA saldırıları düzenliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın yapay zeka teknolojisini bir dezenformasyon aracı olarak kullandığını öne sürerek; "İran harap ediliyor. ‘Kazandıkları’ tek savaşlar, yapay zekâ aracılığıyla tasarladıkları ve yozlaşmış medya kuruluşları tarafından servis edilen savaşlardır" dedi. ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln’de saldırı sonucu yangın çıktığı yönündeki haberleri örnek gösteren Trump, bunun gibi asılsız bilgileri yayınlayan medya kuruluşlarının "vatana ihanet" suçlamasıyla yargılanması gerektiğini ifade etti.
ABD Başkanı Donald Trump, Truth sosyal medya platformu üzerinden İran savaşı ile ilgili açıklamalarda bulundu. İran’ın uzun zamandır medya manipülasyonu ve halkla ilişkiler konusunda usta olarak bilindiğini öne süren Trump, "Askeri olarak etkisiz ve zayıf olmalarına rağmen, yalan haber medyasına yanlış bilgi sağlama konusunda gerçekten çok iyiler" ifadelerini kullandı. İran’ın şimdi de yapay zeka teknolojisini bir dezenformasyon aracı olarak kullandığını iddia eden Trump, "Denizde çeşitli gemilere ateş eden sahte ‘Kamikaze botları’ gösterdiler. Bunlar muhteşem, güçlü ve tehlikeli görünüyor, ancak gerçek değiller. Bunların hepsi, çoktan yenilmiş ordularının ne kadar güçlü olduğunu göstermek için uydurulmuş yalan bilgiler" dedi.
TRUMP ABD BASININI HEDEF ALDI
Bazı ABD’li basın kuruluşlarını İran’ın dezenformasyon kampanyasına alet olmakla itham eden Trump, "Wall Street Journal ve bazı diğer yayın kuruluşlarının doğru olmayan haberine göre vurulduğu ve ağır hasar gördüğü iddia edilen 5 ABD yakıt ikmal uçağının biri hariç, hepsi hizmette. O bir uçak da yakında tekrar gökyüzünde olacak" ifadelerini kullandı.
Dolaşımda olan yanan bina ve gemi görüntülerinin de yapay zeka tarafından üretilen yalan haberler olduğunu söyleyen Trump, "Örneğin İran, yalan haber medyasıyla yakın işbirliği içinde, dünyanın en büyük ve prestijli gemilerinden biri olan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin okyanusta kontrolsüz bir şekilde yandığını gösteriyor. Geminin yanması bir yana, vurulmadı bile. İran bunu yapmaması gerektiğini çok iyi biliyor. Bu haber asılsız olduğu bilindiği halde yayınlandı. Bu haberi yayınlayan medya kuruluşlarının yalan bilgi yaymaktan dolayı ‘vatana ihanet’ suçlamasıyla yargılanması gerektiğini söyleyebiliriz" değerlendirmesinde bulundu.
"LİSANSLARI İNCELENİYOR"
İran’ın göründüğü kadar güçlü olmadığını öne süren Trump, "Gerçek şu ki, İran harap ediliyor. ‘Kazandıkları’ tek savaşlar, yapay zekâ aracılığıyla tasarladıkları ve yozlaşmış medya kuruluşları tarafından servis edilen savaşlardır. Radikal solcu basın bunu çok iyi biliyor, ancak yanlış haberler ve yalanlar ile yoluna devam ediyor" dedi. Bu nedenle söz konusu basın kuruluşlarının güvenilirliğinin çok düşük olduğunu kaydeden Trump, "Federal İletişim Komisyonu (FCC) Başkanı Brendan Carr'ın bu yozlaşmış ve vatanseverlikten uzak haber kuruluşlarının bazılarının lisanslarını incelediğini görmekten dolayı heyecanlıyım" ifadelerini kullandı. Trump, bu kuruluşların milyarlarca dolarlık ücretsiz yayın hakkını yalanları sürdürmek için kullandığını öne sürerek, "Bunlara korkunç reytingler için devasa maaşlar alan gece programlarındaki aptallar da dahil" yorumunu yaptı.

Suudi Arabistan, ülkenin doğu bölgesinde 19 insansız hava aracının (İHA) imha edildiğini duyurdu.
Savunma Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, "Doğu bölgesinde 19 İHA önlenerek imha edildi." ifadesine yer verildi.
Açıklamada, imha edilen İHA'ların geldikleri yer ve saldırı girişimi sonucu herhangi bir hasar ya da can kaybı yaşanıp yaşanmadığına ilişkin bilgi verilmedi.
İran, ABD ve İsrail saldırılarına misilleme kapsamında, 28 Şubat’tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve İHA saldırıları düzenliyor.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Ali Muhammed Naini, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın deniz gücünün yok edildiği yönündeki sözlerine tepki göstererek Hürmüz Boğazı’nın İran’ın kontrolünde olduğunu söyledi. Naini, "Cesareti varsa gemilerini Basra Körfezi’ne getirsin" dedi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Sözcüsü Tuğgeneral Ali Muhammed Naini, ABD ve İsrail ile yaşanan savaş kapsamında Hürmüz Boğazı’ndaki durum, İran deniz gücüne yönelik iddialar ve askeri operasyonlara ilişkin açıklamalarda bulundu. DMO Deniz Kuvvetleri’nin düşmanın denizdeki saldırılarına karşılık vermekle görevli olduğunu belirten Naini, hava kuvvetleriyle birlikte düzenlenen füze ve insansız hava aracı operasyonlarıyla düşmana ait askeri üsler ve savaş gemilerinin hedef alındığını söyledi.
"HÜRMÜZ BOĞAZI TAMAMEN İRAN’IN KONTROLÜNDE"
ABD’nin İran deniz gücünü yok ettiği yönündeki iddialara tepki gösteren Naini, "Hürmüz Boğazı tamamen İran’ın kontrolü altındadır. Bölgede farklı bayraklarla bulunan ancak mülkiyeti ABD veya Siyonist rejime ait olan gemilerin tamamı hedef alınmıştır. Bölgeye hakim olduklarını ve İran deniz gücünü yok ettiklerini iddia eden düşman, eğer cesareti varsa savaş gemilerini bu bölgeye yaklaştırsın. Daha önce savaş halinde Hürmüz Boğazı’nı kontrol edeceklerini ve enerji güvenliğini sağlayacaklarını söylüyorlardı, ancak şimdi sahneden çekilmiş durumdalar" dedi.
"DÜŞMAN SAVAŞ GEMİLERİ BÖLGEDEN UZAKLAŞTI"
Naini, "Umman Denizi’nin açıklarında yaklaşık 300-400 mil mesafede bulunan ABD’ye ait savaş gemilerine Devrim Muhafızları’nın seyir füzeleriyle düzenlediği saldırıların ve ardından İran ordusunun saldırılarının ardından bu gemiler bölgeden uzaklaştı. Büyük ihtimalle ciddi hasar gördüler ve bakım için geri çekildiler. Böylelikle operasyonel görevleri de ellerinden alınmış oldu. Ayrıca düşmanın diğer askeri unsurları da aynı akıbete uğradı ve deniz üsleri şu anda düzensiz bir durumda bulunuyor. Radar, hava savunma sistemleri, mühimmat depoları, çeşitli altyapılar, çok sayıda savaş uçağı ve elektronik harp sistemleri dahil tüm unsurlar hedef alındı" ifadeleri kullanıldı.
"CESARETİ VARSA GEMİLERİNİ BASRA KÖRFEZİ’NE GETİRSİN"
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran’ın deniz gücünü yok ettikleri yönündeki sözlerine atıfta bulunan Naini,"Trump İran’ın deniz gücünü yok ettiğini söylemiyor mu? O halde cesareti varsa gemilerini Basra Körfezi’ne getirsin" şeklinde konuştu.
"700 FÜZE VE 3 BİN 600 İHA FIRLATILDI"
İran’ın hava savunma kapasitesinin önemli ölçüde arttığını belirten Naini, "Şu ana kadar ABD ve Siyonist hedeflere yaklaşık 700 füze ve 3 bin 600 insansız hava aracı fırlatıldı. Ayrıca halihazırda kullanılan füzeler yaklaşık on yıl öncesine ait ve 12 günlük savaştan şu ana kadar ürettiğimiz birçok füze ise henüz kullanılmadı" dedi.
"BU ÇARŞAMBA DÜŞMAN İÇİN YAKICI OLACAK"
Savaşın sona ermesinin düşmanın İran’ın askeri ve toplumsal caydırıcılığını kabul etmesine bağlı olduğunu belirten Naini, "Bu çarşamba düşman için yakıcı bir çarşamba olacak. Biz saldırgana ceza vermeyi hedefliyoruz ve düşmana yönelik ağır ve yıkıcı saldırılarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, ülkesinin Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim ve İran'a yönelik saldırılar bağlamında uluslararası bir askeri operasyona katılmayacağını yineledi.
Wadephul, ARD televizyonunda yayımlanan "Bericht aus Berlin" programında yaptığı açıklamada, Almanya'nın söz konusu çatışmanın aktif bir parçası olmayacağını vurgulayarak, "Yakında bu çatışmanın aktif bir parçası olacak mıyız? Hayır." dedi.
Alman hükümetinin bu konudaki tutumunun net olduğunu belirten Wadephul, bu yaklaşımın Başbakan Friedrich Merz ve Savunma Bakanı Boris Pistorius tarafından da açık şekilde dile getirildiğine işaret etti. Dışişleri Bakanı, olası bir diplomatik müzakere sürecine dahil olmayı arzuladıklarını belirterek, Hürmüz Boğazı'ndaki güvenliğin kalıcı biçimde sağlanması ancak diplomatik bir çözümle ve İran ile yapılacak görüşmelerle mümkün olabileceğini aktardı.
Wadephul, Avrupa Birliği'nin (AB) Kızıldeniz'de seyrüsefer güvenliğini sağlamaya katkıda bulunmak amacıyla başlattığı Aspides askeri misyonunun beklenen etkiyi göstermediğini belirtti. Bu misyonun Hürmüz Boğazı'na genişletilmesinin daha fazla güvenlik sağlayıp sağlamayacağı konusunda şüpheleri olduğunu dile getiren Wadephul, Avrupa için çok önemli olan ticari taşımacılığın büyük bir kısmının Kızıldeniz'den geçmesi gerekirken, Aspides'in etkisizliği nedeniyle bunu yapamadığını ifade etti.
Johann Wadephul, bir soru üzerine petrol fiyatlarının ancak bölgedeki çatışmanın çözülmesi halinde yeniden normale döneceğini sözlerine ekledi.

İsrail ordusu, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyindeki Dahiye bölgesine yeni hava saldırısı düzenledi. Saldırının ardından Beyrut'ta şiddetli patlama sesi duyuldu. Dahiye'den de dumanların yükseldiği görüldü.
İsrail ordusu ise Hizbullah altyapısını hedef aldığını öne sürerek, Beyrut'a saldırı düzenlediğini duyurdu. İsrail, dün öğleden sonra Dahiye bölgesindeki 7 mahalle için saldırı tehdidinde bulunmuştu.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Muhammed Ali Naini, şu ana kadar ABD ve İsrail hedeflerine yaklaşık 700 füze ve 3 bin 600 civarında insansız hava aracı (İHA) atıldığını söyledi.
İran devlet televizyonuna konuşan Naini, konuya ilişkin bilgi verdi.
Naini, "Şu ana kadar ABD ve İsrail hedeflerine yaklaşık 700 füze ve 3 bin 600 civarında İHA atıldı." dedi.
İranlı askeri sözcü, ABD ve İsrail askerlerinden ölü ve yaralı sayısının ise yaklaşık 5 bin olduğunu öne sürdü.
Naini, 118 İHA'nın düşürüldüğünü ifade etti.