Son dakika haberi: İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.
İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Sayda kentinde saldırı tehdidinde bulunduğu Kefr Hatta beldesi sakinleri evlerini terk etmeye başladı.
İsrail ordusu hava ve kara saldırılarının yanı sıra saldırı tehditleriyle Lübnan halkını yerinden etmeyi sürdürüyor. Kefr Hatta beldesinde okullarda ve evlerde yerinden edilmiş yaklaşık 2 bin 500 kişi bulunuyor. Beldede, 2 Mart'ta başlayan İsrail saldırıları öncesi yaklaşık 5 bin kişinin yaşadığı tahmin ediliyor. İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, Hizbullah'ın faaliyet gösterdiği iddiasıyla Kefr Hatta beldesi için saldırı tehdidinde bulunmuştu. Halktan evlerini boşaltmalarını isteyen Adraee, "Güvenliğiniz için evlerinizi derhal boşaltmalı ve köyden en az 1 kilometre uzaklaşmalısınız." ifadesini kullanmıştı. Başta Lübnan'ın güney ve doğu kesimleri ile başkent Beyrut'un Dahiye bölgesi olmak üzere nüfusu yaklaşık 6 milyon olan Lübnan'da 1 milyon 162 binden fazla kişi yerinden edildi. İsrail'in Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı saldırılar nedeniyle 1422 kişi hayatını kaybetti, 4 binden fazla kişi yaralandı. Kefr Hatta beldesi, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki halkı göçe zorladığı Zehrani Nehri'nin kuzeyinde yer alıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik kısa süre önce yapılan saldırıda "pek çok askeri liderin" öldürüldüğünü bildirdi.
Trump, Truth Social'den yaptığı paylaşımda, ABD'nin İran'ın başkenti Tahran'a yaptığı son saldırının görüntülerini paylaştı. ABD Başkanı, video paylaşımının altına, "İran'ın, kendilerini kötü ve basiretsizce yönetmiş olan pek çok askeri lideri, daha pek çok şeyle birlikte, Tahran'daki bu devasa saldırıyla tasfiye edildi!" diye yazdı. Trump, uzaktan çekilmiş karanlık bir görüntüyü paylaşırken, yaklaşık bir dakikalık videonun bir bölümünde bombardıman sesleriyle tepelik bir bölgenin düşen bombanın etkisiyle kısa süreliğine aydınlandığı görüldü. Trump, saatler önce yaptığı diğer bir paylaşımda, ABD'nin İran'a anlaşma yapmak için verdiği sürenin daraldığına işaret etmişti. "İran'a, ya bir anlaşma yapması ya da Hürmüz Boğazı'nı açması için 10 gün verdiğim o anı hatırlıyor musunuz? Süre daralıyor." ifadesini kullanan Trump, Hürmüz Boğazı'nın 48 saat içinde açılmaması durumunda Tahran yönetiminin üzerine "kıyametin kopmasının" yakın olduğunu ifade etmişti.
İran Devrim Muhafızları Ordusu'na (DMO) bağlı Hatemul Enbiya Merkez Karargahı Komutanı Ali Abdullahi, "ABD ve Siyonist düşmanın İran'ın altyapılarına yönelik herhangi bir saldırısı halinde, ABD terör ordusunun kullandığı tüm altyapılar ile Siyonist rejimin altyapılarını hiçbir sınırlama olmaksızın yıkıcı ve sürekli saldırıların hedefi haline getireceğiz. Cehennemin kapıları üzerinize açılacak" dedi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu'na (DMO) bağlı Hatemul Enbiya Merkez Karargahı Komutanı Ali Abdullahi, ABD'nin İran'ın altyapılarını hedef almasına yönelik muhtemel bir saldırıya ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Abdullahi, ABD Başkanı Donald Trump'ı eleştirerek, "Saldırgan ve savaş yanlısı ABD Başkanı, art arda yaşadığı başarısızlıkların ardından çaresizce, sinirli, dengesiz ve akıl dışı bir şekilde ülkemizin altyapısını ve milli varlıklarımızı tehdit etmiştir. Silahlı Kuvvetler olarak milletimizin haklarını savunmak ve milli varlıklarımızı korumak için bir an bile tereddüt etmeyecek, bize yönelik her saldırıya anında ve kararlılıkla karşılık vereceğiz" dedi.
"CEHENNEMİN KAPILARI ÜZERİNİZE AÇILACAK"
ABD ve İsrail'e yönelik açık bir mesaj veren Abdullahi, "ABD ve Siyonist düşmanın İran'ın altyapılarına yönelik herhangi bir saldırısı halinde, ABD terör ordusunun kullandığı tüm altyapılar ile Siyonist rejimin altyapılarını hiçbir sınırlama olmaksızın yıkıcı ve sürekli saldırıların hedefi haline getireceğiz. Savaşın başından bu yana ne söylediysek yaptık. Bu mesajın en basit anlamı şudur: Cehennemin kapıları üzerinize açılacak" ifadelerini kullandı.
"TÜM BÖLGE CEHENNEME DÖNÜŞÜR"
Hatemul Enbiya Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari de yaptığı açıklamada, saldırıların genişlemesi halinde bölgedeki gerilimin daha da artacağı uyarısında bulunarak, "Unutmayın ki, saldırıların genişlemesi halinde tüm bölge sizin için cehenneme dönüşecek. İran'ı yeneceğiniz yönündeki hayal, içine batacağınız bir bataklığa dönüştü" ifadelerine yer verdi.
Irak'ın güneyindeki Meysan vilayetinde faaliyet gösteren ve ABD'li bir şirket tarafından işletilen Buzurgan petrol sahasına 6 adet insansız hava aracı (İHA) ile saldırı düzenlendi.
ABD-İsrail'in İran'a yönelik ortak saldırıları sürerken bölgedeki ülkelerde güvenlik sorunları yaşanmaya devam ediyor. Irak'ın güneyindeki Meysan vilayetinde faaliyet gösteren ve ABD'li Baker Hughes şirketi tarafından işletilen Buzurgan petrol sahasına insansız hava aracı (İHA) saldırısı düzenlendi. Güvenlik kaynakları, saldırıda 6 adet İHA'nın kullanıldığını kaydetti. Kaynaklara göre saldırıda, ABD'li şirketin petrol sahası içinde bulunan kompleksi ve sahada faaliyet gösteren diğer yabancı şirketler hedef alındı. Kaynak, saldırının yalnızca maddi hasara yol açtığını belirterek olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığını bildirdi. Iraklı yetkililer bölgede güvenlik önlemlerinin artırıldığını bildirirken, saldırıda kullanılan İHA'lar ve olaydan sorumlu kişilerin tespit edilmesine yönelik soruşturma başlatıldığını aktardı.
İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde sınır hattına yakın Nakura beldesinde çok sayıda evi patlayıcılarla yıktı.
İsrail ordusunun 2 Mart'ta Lübnan'a başlattığı saldırılar sürüyor. Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail ordusu Nakura beldesinde birçok evi patlayıcılarla havaya uçurdu. Evlerin yıkıldığı anlara ilişkin görüntüler sosyal medyada sıkça paylaşıldı. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, 31 Mart'ta kara saldırılarını sürdürdükleri Lübnan'ın güneyini işgal altında tutacaklarını, Lübnan'ın İsrail sınırında bulunan köy ve beldelerindeki tüm evleri yıkacaklarını söylemişti.
İran Atom Enerjisi Kurumu, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (UAEA), Buşehr Nükleer Santrali başta olmak üzere, diğer nükleer santrallere yönelik saldırılar karşısındaki tutumuna tepki gösterdi.
İran Atom Enerjisi Kurumu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, UAEA'nın paylaşımını alıntılayarak tepki gösterdi. İran Atom Enerjisi Kurumu yaptığı paylaşımda, "Barışçıl bir nükleer tesise saldırıldığında, sadece "derin endişe duymak" gerçekten yeterli olabilir mi?" ifadesine yer verildi. Nükleer santrallere yönelik saldırıların savaş suçu olduğuna vurgu yapılan paylaşımda, "Küresel bir tehdidi pasif söylemlerle küçümsemek, yalnızca saldırganı daha da cesaretlendirir." denildi. UAEA, İran'ın güneyindeki Basra Körfezi'nde bulunan Buşehr Nükleer Santrali'ne yönelik ABD-İsrail saldırılarının ardından "itidal çağrısı" yapmıştı. Öte yandan Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom'un Genel Müdürü Alexey Likhachev, Buşehr Nükleer Santrali'nden ana tahliye sürecini başlattıklarını belirterek "Otobüsler santralden İran-Ermenistan sınırına doğru yola çıktı. Tam olarak 198 kişi, bu en büyük tahliye operasyonu." demişti.
İsrail ordusu, İran'a son iki günde düzenlediği hava saldırılarında 200 hedefi vurduğunu iddia etti.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran geneline düzenlenen hava saldırılarında Devrim Muhafızları Ordusu'na ait stratejik hedeflerin vurulduğu ileri sürüldü. Açıklamada, son iki günde düzenlenen hava saldırılarında vurulan 200 hedef arasında balistik füze üretim tesisleri ve depolarının yanı sıra bir silah deposu ile çok sayıda hava savunma sisteminin yer aldığı belirtildi. Öte yandan İsrail ordusu, Lübnan'a düzenlediği hava saldırılarında ise 140'tan fazla hedefi vurduğunu iddia etti. Açıklamada, Hizbullah'a ait 140'tan fazla askeri yapı ve tesisin son iki günde gerçekleştirilen hava saldırılarında hedef alındığı kaydedildi. Hedefler arasında Hizbullah'ın Rıdvan Gücü karargahlarının, askeri eğitim alanlarının ve mühimmat depolarının olduğu öne sürüldü.
İsrail ordusu, Lübnan'ın doğusunda Suriye ile olan sınır kapısı Masna için saldırı tehdidi yaptı.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından, Masna Sınır Kapısı ve buraya giden otoyolun kırmızıyla işaretlendiği bir harita paylaştı. Adraee, Hizbullah'ın Masna Sınır Kapısı'nı askeri amaçlar için kullandığını ve silah kaçırdığını iddia ederek, sınır kapısına saldırı düzenleyecekleri tehdidinde bulundu. İsrail Ordu Sözcüsü, paylaştığı haritada işaretli bölgeye yaklaşılmaması ve burada olanların bölgeyi tahliye etmesi çağrısı yaptı. Suriye'nin başkenti Şam'a yakınlığı nedeniyle Lübnan'ın doğusundaki Bekaa'da bulunan Masna Sınır Kapısı sıkça kullanılıyor. İsrail ordusu sonuncusu şubat ayında olmak üzere daha önce de Masna Sınır Kapısı'na saldırı düzenlemişti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'e ve BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi ülkelere, ülkesindeki nükleer santrallere yönelik ABD ve İsrail saldırıları hakkında mektup gönderdi.
İran Dışişleri Bakanı'nın resmi Telegram hesabından yapılan açıklamaya göre, Erakçi, BM Genel Sekreteri ile BMGK üyesi ülkelere mektup yazdı. Mektubu, İran'da barışçıl amaçlara hizmet eden nükleer santraller ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetiminde bulunan Buşehr Nükleer Santrali'ne yönelik saldırılara dikkat çekmek için yazdığını söyleyen Erakçi, saldırıların radyoaktif kirlenmeye bağlı olarak insan ve çevre güvenliğini riske attığını belirtti. Erakçi mektubunda, ülkesine 9 ay içerisinde ABD ve İsrail tarafından iki kez "savaş dayatıldığını" ve bu savaşlarda nükleer santrallerin hedef alındığını belirtti. BMGK'nın ve UAEA'nın, İran'daki nükleer santrallere yönelik saldırıların tekrarlanmaması için çaba göstermediğini öne süren Erakçi, ABD'li yetkililerin özellikle Buşehr Nükleer Santrali'ne saldırıları normalleştirdiğini ve bunun da BMGK ile UAEA itibarını zedelediğini aktardı. Erakçi, son olarak mektubunda, aktif olarak faaliyette olan Buşehr Nükleer Santrali çevresine sık sık saldırı düzenlenmesinin meydana getireceği tehlikeye dikkati çekti. Abbas Erakçi, mektubun bir kopyasını da UAEA Başkanı Rafael Mariano Grossi'ye iletti.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşa dahil olan Yemen'deki Husiler, İsrail'e füze saldırısında bulundu.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Yemen'deki İran destekli Husiler tarafından füze fırlatıldığının tespit edildiği aktarıldı. Açıklamada, Yemen'den atılan füzenin açık alana düştüğü bildirildi. İsrail basını, Husilerin füze saldırısı nedeniyle başta başkent Tel Aviv olmak üzere İsrail'in orta kesiminde geniş bir bölgede sirenlerin çaldığını duyurdu. İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızından yapılan açıklamada ise ilk belirlemelere göre füze saldırısında ölen ya da yaralanan olmadığı kaydedildi. Yemen'deki Husiler, İran'a 28 Şubat'ta başlatılan saldırılar sonrası ilk kez 28 Mart'ta İsrail'i hedef almıştı. Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, "İşgal altındaki Filistin'in güneyinde İsrail'e ait hassas askeri hedefleri balistik füzeyle hedef alarak, ilk askeri operasyonları gerçekleştirdik." ifadeleriyle ABD/İsrail-İran Savaşı'na dahil olduklarını duyurmuştu.
İran'ın güneybatısındaki Huzistan eyaletinde petrokimya şirketlerinin bulunduğu sanayi bölgesine yönelik ABD-İsrail saldırılarında 5 kişi hayatını kaybetti.
İranlı Öğrenciler Haber Ajansının (ISNA) Huzistan Valiliğine dayandırdığı habere göre ABD-İsrail, Huzistan eyaletinde Mahşehr kentindeki petrokimya tesislerinin bulunduğu sanayi bölgesine saldırı düzenledi. Valilik, saldırı sonucu 5 kişinin yaşamını yitirdiğini, 170 kişinin de yaralandığını duyurdu.
İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi Hatemül Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Albay İbrahim Zülfikari, Irak'ın Hürmüz Boğazı'ndaki kısıtlamadan muaf tutulduğunu bildirdi.
İran'ın yarı resmi Tasnim Haber Ajansı'nın, Devrim Muhafızları Ordusu'na (DMO) dayandırarak yayımladığı habere göre Albay Zülfikari, "Irak, Hürmüz Boğazı'nda uyguladığımız kısıtlamadan muaf tutulmuştur." dedi. Zülfikari, ABD ve İsrail ile bu ülkelere destek sağlayan ülkelerin gemilerine yönelik kısıtlamaların ise devam ettiğini belirtti. Yaşanan gelişmelerin, ABD'nin Irak'taki varlığına son verilmesi için bir fırsat olduğunu söyleyen Zülfikari, "Irak ve İran halkı birlikte ABD ve İsrail'e karşı yürütülen bu savaşı kazanacaktır." ifadelerini kullandı.
İsrail ordusu, kara saldırılarını sürdürdüğü ve işgali genişlettiği Lübnan'ın güneyinde 1 askerinin öldüğünü, 1 askerinin ağır yaralandığını duyurdu.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Lübnan'ın güneyindeki Şeba Çiftlikleri bölgesine dün gece saatlerinde düzenlenen baskında çatışma çıktığı bildirildi. Açıklamada, 21 yaşındaki Başçavuş Guy Ludar'ın öldüğü, ismi açıklanmayan bir başka askerin ağır yaralandığı aktarıldı. Kanal 12 televizyonu ise Hizbullah'a yardım ettiği şüphesiyle bir kişiyi alıkoymak için Şeba Çiftlikleri'ne düzenlenen baskın sırasında bir İsrail askerinin yanlışlıkla diğer askerlerin üstüne ateş açtığını kaydetti. İsrail ordusunun "dost ateşiyle" bir askerinin ölmesine, bir askerinin de ağır yaralanmasına sebep olan olaya ilişkin soruşturma başlattığı belirtildi. Böylelikle İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyine başlattığı kara saldırılarında ölen İsrail askeri sayısı 11'e yükseldi.
İran'ın Hürmüzgan eyaletinde, pirinç deposuna ABD-İsrail savaş uçaklarından ateşlenen füze isabet ettiği bildirildi.
İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı'na göre, Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Lenge şehri Kaymakamı Fuad Muradzade, şehre yönelik ABD ve İsrail saldırılarına ilişkin bilgi verdi. "ABD-İsrail savaş uçaklarından ateşlenen füzenin bir pirinç deposuna isabet ettiğini" belirten Muradzade, söz konusu depoda 200 ton pirinç bulunduğunu söyledi. Muradzade, saldırı sırasında can kaybı yaşanmadığını kaydetti.
İran'dan yapılan füze misillemesinin ardından İsrail'in orta ve güney kesimlerinde birçok bölgede sirenler çaldı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan atılan füzelerin önlenmesi için hava savunma sistemlerinin devreye girdiği bildirildi. Ateşlenen İsrail hava savunma füzelerinin işgal altındaki Doğu Kudüs'te İran füzelerini önlemeye çalıştığı görüldü. Yedioth Ahronot gazetesi, İsrail'in orta kesimindeki geniş bir bölge ve işgal altındaki Doğu Kudüs'ün yanı sıra güneydeki Ölü Deniz bölgesinde sirenlerin çaldığını bildirdi. İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızı'ndan yapılan açıklamada ise İran misillemesinde ilk belirlemelere göre ölen ya da yaralanan olmadığı belirtildi.
Kuveyt Savunma Bakanlığı, ülkeye 18 balistik füze ve 19 insansız hava aracı (İHA) ile saldırılar düzenlendiğini duyurdu.
Kuveyt Savunma Bakanlığı Sözcüsü Kurmay Albay Suud el-Atvan, yaptığı açıklamada, son 24 saat içinde gerçekleştirilmiş son saldırılara ilişkin bilgi verdi. Son 24 saatte Kuveyt hava sahasında 8'si balistik füze ve 19 İHA'nın tespit edildiğini aktaran Atvan, hava savunma sistemleri tarafından füze ve İHA'ların imha edildiğini bildirdi. Atvan, bu operasyon sırasında herhangi bir can kaybı ve yaralanma meydana gelmediği ve çevrede hasar da oluşmadığını kaydetti. Öte yandan İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Busalib de basın bildirisinde gün içinde ülkede 3 kez sirenlerin çaldığını, saldırıların başladığı günden bu yana toplam 167 kez siren çaldığını aktardı. Ülkede gün içinde vatandaşlar tarafından 20 ayrı şüpheli parça duyurusu yapıldığını bunlara uzman ekiplerin müdahale ettiklerini belirten Busalib, bugüne dek toplam 669 kez şüpheli parça ve şarapnel duyurusu yapıldığını aktardı.
İran'ın İsrail'in kuzeyini hedef alan misillemesinde bir füzenin Safed kentinde sanayi bölgesine isabet ettiği bildirildi.
İsrail'de yayın yapan Kanal 12 televizyonu, İran'ın kuzeyi hedef alan misillemesinde doğrudan isabetin yanı sıra Safed kentinin pek çok bölgesine füze parçaları ve şarapnel düştüğünü aktardı. Kanal 12, İran füzesinin isabet ettiği sanayi bölgesinde bulunan bir atölyede oluşan hasarın fotoğraflarını da paylaştı. Haberde, acil yardım servisi ekiplerinin İran füzesinin doğrudan isabet ettiği endüstri bölgesinde can kaybına yol açıp açmadığına ilişkin tarama çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi. Öte yandan Yedioth Ahronot gazetesi ise İran ve Hizbullah'ın eşzamanlı misillemesi nedeniyle kuzeydeki Kiryat Motzkin yerleşimine bağlı bir mahallede elektrik kesintisi yaşandığını aktardı. İran ve Hizbullah'ın bir saat önce eşzamanlı düzenlediği misillemelerin ardından, İsrail'in başkenti Tel Aviv'in de bulunduğu merkez bölgelerinde ve kuzeyinde sirenler çalmıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, 2 Mart'tan bu yana İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısının son 24 saatte 54 artarak 1422'ye, yaralı sayısının ise 4 bin 294'e çıktığını duyurdu.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan beri ülkeye düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 1422'ye, yaralı sayısının ise 4 bin 294'e yükseldiğini açıkladı. Hayatını kaybedenlerin 126'sının çocuk, 93'ünün kadın olduğu belirtildi. Açıklamada, İsrail saldırılarında 54 sağlık çalışanının hayatını kaybettiği, 142 sağlık personelinin yaralandığı ifade edildi. İsrail ordusu Lübnan'a saldırılarını yoğun şekilde sürdürüyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı, dün yaptığı açıklamada, 2 Mart'tan bu yana İsrail saldırılarında ölenlerin sayısının 1368'e çıktığını bildirmişti.
İran, ülkenin diplomatik misyonlarını hedef alacak herhangi bir saldırıya, İsrail'in bölgedeki büyükelçiliklerine misilleme saldırılarıyla karşılık verileceği uyarısında bulundu.
İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Yarbay İbrahim Zülfikari, ABD-İsrail'in, İran'ın diplomatik merkezlerine yönelik herhangi bir muhtemel saldırısına ilişkin açıklama yayımladı. Zülfikari, açıklamasında, "İran'ın herhangi bir büyükelçiliğine veya diplomatik merkezine yönelik herhangi bir saldırı durumunda, bölgedeki bu rejimin (İsrail) kimliksiz ve sahte büyükelçiliklerinin tamamı, kudretli Silahlı Kuvvetler tarafından meşru hedef olarak kabul edilecek ve vurulacaktır." ifadelerini kullandı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, Suudi Arabistan'ın başkentindeki ABD Büyükelçiliğine saldırıyla ilgisi olmadığını ve saldırının "kesinlikle Siyonistler (İsrail) tarafından gerçekleştirildiğini" savundu.
İran devlet televizyonunun haberine göre, İran Devrim Muhafızları Ordusu yayımladığı bir açıklamada, Amerikan Wall Street Journal gazetesinin, Suudi Arabistan'ın başkentindeki ABD Büyükelçiliği'ne İran tarafından saldırı düzenlendiğini iddia eden haberine atıfta bulundu. Devrim Muhafızları Ordusunun saldırıyı şiddetle kınadığı belirtilerek, "Bu olayın İran Silahlı Kuvvetleriyle kesinlikle hiçbir bağlantısı yoktur." denildi. Açıklamada, İsrail'in bölgedeki stratejisinin göz önüne alındığında, saldırının "kesinlikle Siyonistler (İsrail) tarafından gerçekleştirildiği" ifade edildi. İran Devrim Muhafızları Ordusu ayrıca, İran Silahlı Kuvvetlerinin "hedef bankasının önceden açıkça duyurulduğunu ve İsrail rejiminin kışkırtıcı faaliyetlerine ilişkin gerekli uyarıların" komşu ve Müslüman ülkelere yapıldığını belirtti.
ABD ve İsrail tarafından hedef alınan İran'ın başkenti Tahran'daki Pasteur Enstitüsü, saldırılara rağmen sağlık alanında çalışmaların devam edeceğini duyurdu.
Pasteur Enstitüsü, ABD ve İsrail saldırılarına ilişkin bildiri yayımladı. Bildiride, ABD ve İsrail'in 28 Şubat ve 23 Mart'ta iki kez enstitüye saldırı düzenlediği belirtilerek, "Saldırılarda onlarca yıllık emekle oluşturulmuş Hücre Bankası, Sıtma, Klinik Araştırmalar ile bazı mühendislik ve güvenlik birimleri ciddi şekilde zarar gördü veya tamamen yıkıldı." ifadelerine yer verildi. Ayrıca bildiride, ABD ve İsrail'in, Pasteur Enstitüsü'ne yönelik saldırıların ardından uluslararası kamuoyu tepkisini saptırmak için, "Çevresel kirlilik" bahanesini öne sürdüğü dile getirilirken, saldırılar sonrasında herhangi bir kimyasal kirliliğinin söz konusu olmadığı vurgulandı. Pasteur Enstitüsü'nün, saldırılara rağmen çalışmalarını devam ettirdiği ve özellikle aşı ve serum alanında üretimini sürdürdüğüne atıf yapılan bildiride, "İran bilim çevreleri, tehditler ve zorluklar karşısında yeniden gelişme kapasitesine sahiptir." ifadesi yer aldı. Dünyanın en eski üretim, araştırma, teknoloji ve sağlık hizmeti dağıtım merkezlerinden birisi olan İran Pasteur Enstitüsü, 106 yıllık geçmişi ile özellikle aşı araştırmaları ve üretimi konusunda dünyada öne çıkmaktadır.
İsrail basını, İran'ın çok başlıklı füze ile sabah düzenlediği misillemede 2 füze parçasının İsrail Savunma Bakanlığı kompleksinin yanına düştüğünü yazdı.
İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi, İran'ın çok başlıklı füzelerine ait 2 başlığın başkent Tel Aviv'deki Savunma Bakanlığı kompleksi "Kirya"nın yakınına düştüğünü kaydetti. İsrail ordu radyosu ise başlıkların Kirya'nın yanındaki otoparkı vurduğunu ileri sürerek bölgede hasar meydana geldiğini aktardı. İsrail'de, İran füzelerinin isabet ettiği askeri ve stratejik alanlara ilişkin yayın yapılması askeri sansür mekanizması tarafından engelleniyor. İran füzelerinin askeri ve stratejik alanlarda yol açtığı hasara ek olarak basının hava savunma füzelerinin ateşlendiği noktaları gösteren görüntü ve fotoğraf yayımlamasına da izin verilmiyor. İsrail'de askeri ve stratejik noktalara hasar veren saldırılara ilişkin bilgi, ancak İsrail ordusundaki askeri sansür birimi izin verdikten sonra yayımlanabiliyor.
Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom'un Genel Müdürü Alexey Likhachev, İran'ın güneyindeki Basra Körfezi'nde bulunan Buşehr Nükleer Enerji Santrali'nden 198 kişinin tahliye edildiğini bildirdi.
Likhachev, Rusya'nın Yekaterinburg şehrinde, ABD ve İsrail'in gün içinde saldırı düzenlediği Buşehr Nükleer Enerji Santrali'ndeki duruma ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulundu. Santralden ana tahliye sürecini başlattıklarını belirten Likhachev, "Otobüsler santralden İran-Ermenistan sınırına doğru yola çıktı. Tam olarak 198 kişi, bu en büyük tahliye operasyonu." dedi. Likhachev, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de santraldeki gelişmelere ilişkin sürekli bilgilendirildiğini söyledi.Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova da santrale düzenlenen son saldırıya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, gelişmelerden ötürü endişe duyduklarını vurgulayarak, "İnsan kayıplarına neden olan bu canice eylemi şiddetle kınıyoruz." ifadesini kullandı. Saldırıları "yasa dışı ve pervasız" şeklinde tanımlayan Zaharova, "Rusya, santraldeki durumun tehlikeli bir eşiğe yaklaştığına dair uluslararası toplumun ve geniş dünya kamuoyunun dikkatini çekmek için her türlü çabayı göstermektedir." değerlendirmesinde bulundu. Rosatom, santralden daha önce de tahliyeler yapıldığını açıklamıştı. ABD ve İsrail'in bugün Buşehr Nükleer Enerji Santrali'ne düzenlediği saldırıda bir kişi hayatını kaybetmişti. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi de açıklamasında, saldırıdan derin endişe duyduğunu belirterek nükleer enerji santrali sahaları ve çevresindeki alanların asla hedef alınmaması gerektiğini vurgulamıştı.
Irak Elektrik Bakanlığı, İran'dan Irak'ın güney bölgesine yapılan doğal gaz tedarikinin tamamen durduğunu açıkladı.
Irak Elektrik Bakanlığı Sözcüsü Ahmet Musa, yaptığı açıklamada İran'dan Irak'a sağlanan doğal gaz tedarikinde ciddi bir düşüş yaşandığını ve güney vilayetlerine yapılan sevkiyatın tamamen kesildiğini ifade etti. Sözcü Musa, İran'ın şu anda orta bölgeye yalnızca 5 milyon metreküp gaz sağladığını, daha önce bu miktarın günlük 35 milyon metreküp seviyesinde olduğunu belirtti. Enerji İşlerinden Sorumlu Başbakan Yardımcısı'nın İran gazındaki eksikliği telafi etmek amacıyla yerli gaz kaynaklarının devreye alınması yönünde talimat verdiğini kaydeden Musa, alternatif çözümler üzerinde çalışıldığını söyledi.
GAZ AKIŞI İKİNCİ KEZ DURDU
Irak'ın elektrik üretimi için İran'dan aldığı gaz, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından ikinci kez kesilmiş oldu. Elektrik Bakanlığı daha önce yaptığı açıklamada, yaz aylarında artması beklenen elektrik talebine karşı hazırlıklı olduklarını ve enerji kaynaklarını çeşitlendirme çalışmalarının sürdüğünü duyurmuştu.
ABD Başkanı Donald Trump sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu. Trump paylaşımında, İran'ın 48 saat süresinin kaldığını belirtti.
İran ordusu, İsrail'deki Ben Gurion Havalimanı'nda bulunan kontrol kuleleri, navigasyon sistemleri ile havaalanına ait radar ve antenlerin yoğun saldırılarla hedef alındığını duyurdu.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, İsrail'e saldırılarını sürdürüyor. Ordudan yapılan açıklamada, İsrail'deki Ben Gurion Havalimanı'nda yer alan yeni kontrol kulesi, Terminal 1 ve Terminal 2 kontrol kuleleri, navigasyon sistemleri ile havaalanına ait anten ve radarların insansız hava araçlarıyla hedef alındığı bildirildi. Saldırının, ABD ve İsrail'in havalimanını İran'a yönelik operasyonlarda kullanmasına karşılık gerçekleştirildiği ifade edildi.
OPERASYONUN HEDEFİ HAVA TRAFİĞİNİ AKSATMAK
Gerçekleştirilen İHA operasyonunun düşmanın askeri hava trafiğine yönelik komuta, kontrol ve koordinasyonunu aksatmak, saldırı uçaklarının yönlendirilmesini engellemek, hava operasyonlarını sekteye uğratmak ve keşif ile elektronik harp sistemlerini etkisiz hale getirmek amacıyla yapıldığı belirtildi. Ayrıca operasyonla, İsrail'in hava sahası üzerindeki gözetleme kapasitesinin azaltılmasının hedeflendiği kaydedildi.
"CEVAPLARIMIZ SÜRECEK"
Bildiride ayrıca, İran Silahlı Kuvvetleri'nin saldırılara karşılık vermeye devam edeceği vurgulanarak, "Aziz şehitlerimizin kanının intikamı mutlaka alınacaktır. Silahlı Kuvvetleri'nin cevabı aralıksız, ibret verici ve yapılan saldırıların seviyesine uygun şekilde tüm gücüyle sürecektir" ifadelerine yer verildi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, bölge ülkelerinin "yabancı müdahalesi olmadan, ikili ve çok taraflı güvenlik anlaşmaları yoluyla çıkarlarını güvence altına alabileceğini" belirterek, "petrol güvenliği" modelinin sona ermesi gerektiğini ifade etti. Al Jazeera'ya makale yazan Kalibaf, ABD-İsrail'in saldırılarıyla başlayan savaş ve İran'ın bölge ülkeleriyle ilişkilerini değerlendirdi.
ABD'nin İran'a açtığı savaşı "İsrail'in savaşı" olarak nitelendiren ve Tel Aviv'in "Büyük İsrail" hedefinin bölge güvenliğini tehdit ettiğine dikkati çeken Kalibaf, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması bölgedeki huzursuzluk ve güvensizliğin de bu savaşın bir sonucu olduğu yorumunu yaptı. Kalibaf, yürütülen savaşın yalnızca İran'a değil aynı zamanda "bölgesel güvenliğe ve İslam dünyasının birliğine karşı olduğunu" ve bölgedeki Amerikan askeri varlığının güvenlik sağlamaktan ziyade istikrarsızlığı artırdığını ifade ederek, bazı üslerin İran'a yönelik saldırılarda kullanıldığını ileri sürdü. İran'ın komşu ülkelerle ilişkilerini güçlendirme politikasına vurgu yapan Kalibaf, özellikle Suudi Arabistan ile imzalanan Pekin Anlaşması'nın bu yaklaşımın önemli bir göstergesi olduğunu belirtti. Makalede, Kur'an-ı Kerim'den alıntı yaparak, ülkenin savunma kapasitesini artırmasının "meşru ve gerekli" olduğunu vurgulayan Kalibaf, İran'ın güvenlik anlayışının öz yeterlilik ve stratejik bağımsızlığa dayandığını ifade etti. Bölge ülkelerinin "ortak ekonomik çıkarları içeren ikili ve çok taraflı güvenlik anlaşmaları çerçevesinde ve dış müdahale olmaksızın, bölge için sürdürülebilir bir güvenlik kurabileceğine vurgu yapan Kalibaf, şunları kaydetti: "Son yılların acı deneyimleri şimdi gözlerimizin önünde ve bunlardan ders çıkarmanın zamanı geldi. 'Petrol güvenliği' modeline güvenme döneminin sona erdiği açıktır; güvenlik satın alınamaz, üretilmelidir. ABD başkanları gelip geçiyor ancak İran bu bölgede varlığını sürdürüyor. Bu durum, bölgedeki güvensizliğin temel nedenlerini ortadan kaldıran, ABD ve İsrail olmadan güvenliğe doğru ilerleyen gerçekçi bir yaklaşımı gerektiriyor. Sürdürülebilir kalkınma ve kolektif güvenlik hedefine; siyasi, güvenlik, askeri ve ekonomik çıkarlara dayalı karşılıklı yarar sağlayan bir işbirliği yoluyla ulaşılabileceğine inanıyoruz ve İran bu tür bir işbirliğine ve bu fikre tamamen hazırdır."
İsrail, İran'ın füze rampalarını hedef aldı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Donanması, Hürmüz Boğazı yakınlarında İsrail ile bağlantılı bir geminin kamikaze insansız hava araçlarıyla (İHA) vurulduğunu bildirdi. Saldırıda geminin alev aldığı bilgisi verildi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanlığının sosyal medya hesabından paylaşılan açıklamada, "İsrail rejimiyle bağlantılı MSC Ishyka gemisine Hürmüz Boğazı menzilinde insansız hava aracıyla saldırı düzenlendi." ifadeleri kullanıldı.
Saldırıda geminin alev aldığı ifade edildi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD medyasının ülkelerinin müzakere tutumunu yanlış yansıttığını belirterek, “Pakistan'a çabalarından dolayı minnettarız ve İslamabad'a gitmeyi hiçbir zaman reddetmedik” dedi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistan'ın ara buluculuk girişimleri ve olası müzakereler hakkında sanal medya hesabından bir paylaşım yaptı. Hedeflerinin kalıcı bir çözüm olduğunu vurgulayan Arakçi, “İran'ın tutumu ABD medyası tarafından çarpıtılmaktadır. Pakistan'a çabalarından dolayı derinden minnettarız ve İslamabad'a gitmeyi hiçbir zaman reddetmedik. Bizim için önemli olan, bize dayatılan bu yasa dışı savaşa kesin ve kalıcı bir son verilmesi şartlarıdır” ifadelerini kullandı.
ABD BASININDAKİ İDDİALARA YANIT
Arakçi'nin söz konusu açıklaması, ABD basınında yer alan ve Tahran yönetiminin ateşkes müzakereleri için İslamabad'a gitmeyi reddettiği yönündeki iddiaların ardından geldi. Son günlerde ABD medyasında, Pakistan'ın ara buluculuğunda yürütülen sürecin tıkandığı ve İran'ın geçici ateşkes tekliflerini geri çevirerek masadan kalktığı öne sürülmüştü.
Arakçi, ABD medyasındaki bu iddiaları yalanladığı sanal medya paylaşımını, Farsça “Çok yaşa Pakistan” sözleriyle tamamladı.
ABD-İsrail’in gerçekleştirdiği ortak saldırıda İran'ın güneybatısındaki Huzistan eyaletinde petrokimya şirketlerinin bulunduğu sanayi bölgeleri hedef alındı. Fecr, Rical, Emir Kebir ve Ebu Ali petrokimya tesislerinin hedef alındığı saldırılarda Bender İmam petrokimya tesisinin bazı bölgelerinin ağır hasar gördüğü aktarıldı.
İran resmi ajansı IRNA'nın Huzistan Valiliğine dayandırdığı habere göre ABD-İsrail, Huzistan eyaletinde Mahşehr ve Bender İmam kentlerinde petrokimya tesislerinin bulunduğu sanayi bölgelerine saldırdı.
PETROKİMYA TESİSİ AĞIR HASAR GÖRDÜ, 5 KİŞİ YARALANDI
Fecr, Rical, Emir Kebir ve Ebu Ali petrokimya tesislerinin hedef alındığı saldırılarda Bender İmam petrokimya tesisinin bazı bölgelerinin ağır hasar gördüğü aktarıldı. Saldırılarda 5 kişinin yaralandığı bilgisi verildi.
ABD-İsrail'in, Irak'ta İran’a yakın milis gruplardan Haşdi Şabi'nin karargahına hava saldırısı düzenledi. Saldırıda 1 kişinin öldüğü, 5 kişinin yaralandığı belirtildi. Saldırı sonucu 1 Haşdi Şabi mensubunun öldürüldüğü ifade edildi.
Haşdi Şabi’den konuyla ilgili yazılı açıklama yapıldı. Açıklamaya göre, yerel saatle 05.10’da Enbar’da görev yapan Haşdi Şabi 45. Tugayı, ABD-İsrail hava saldırısıyla hedef alındı.
1 HAŞDİ ŞABİ MENSUBU ÖLDÜRÜLDÜ
Saldırı sonucu 1 Haşdi Şabi mensubu öldü, 5 kişi yaralandı. Yaralılar arasında Savunma Bakanlığına bağlı bir personelin de bulunduğu kaydedildi.
İran, ABD’ye ait düşürülen A-10 tipi savaş uçağının vurulma anına ilişkin görüntüleri paylaştı.
İran ordusu, düşürülen ABD’ye ait A-10 tipi savaş uçağının vurulma anına ilişkin görüntüleri yayınlandı. Görüntülerde, uçağın hava savunma sistemleri tarafından hedef alındığı anlar yer aldı. Pilotun ise saldırıdan kurtulduğu öğrenildi.
İran, ABD’ye ait A-10 savaş uçağının vurulma görüntüsünü yayınlandı | Video

Düşürülen son 2 uçakla birlikte ABD'nin bugüne kadar İran'a yönelik saldırılarda kaybettiği bilinen uçak sayısı 7'ye yükselmiş oldu
ABD’nin İran’da düşürülen son iki uçağı, bu ülkenin 23 yıl aradan sonra bir çatışmada kaybettiği ilk uçaklar oldu. ABD medyası ve İran medyası dün ABD'nin iki uçağının düştüğünü duyurdu.
Dün sabah saatlerinde ikinci bir savaş uçağının vurulduğunu duyuran İran ordusu enkaz görselleri paylaştı
Ardından ABD medyası da ABD’ye ait bir F-15 savaş uçağı vurularak düşürüldüğünü, pilotların birinin sağ kurtulduğunu diğeri için arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü yazdı.
Bunun da ardından Amerikan basını F-15 uçağıyla aynı anlarda Hürmüz Boğazı yakınlarında ikinci bir ABD savaş uçağının (A-10) vurulduğunu paylaştı. Haberlerde pilotunun uçağı Kuveyt hava sahasına yönlendirdiği ve atlayarak kurtulduğu belirtildi.
23 YIL SONRA İLK UÇAK KAYBI
Amerikan basınında yer alan haberlere göre, söz konusu uçaklar, ABD'nin 23 yıl aradan sonra bir çatışmada kaybettiği ilk uçaklar oldu.
Associated Press'e (AP) konuşan ABD Hava Kuvvetlerinden emekli eski F-16 pilotu Houston Cantwell, ABD'nin en son 2003'te Irak işgali esnasında bir A-10 Thunderbolt uçağı kaybettiğini hatırlattı.
ABD İran'a saldırılarında bugüne kadar 7 uçağını kaybettiği biliniyor
Öte yandan söz konusu iki uçakla birlikte ABD'nin bugüne kadar İran'a yönelik saldırılarda kaybettiği bilinen uçak sayısı 7'ye yükselmiş oldu.
ABD, 28 Şubat'ta başlattığı saldırılarda ilk kaybını 2 Mart'ta verdi. ABD'ye ait 3 F-15, Kuveyt'in "dost ateşi" sonucu düştü. Uçaklarda bulunan 6 pilot sağ kurtuldu.
Tarihler 12 Mart'ı gösterdiğinde KC-135 tipi yakıt ikmal uçağı Irak'ta düştü. ABD yönetimi bu uçağın dost ya da düşman ateşi sonucu düşmediğini olayın kaza olduğunu açıkladı. Uçakta bulunan 6 mürettebat yaşamını yitirdi.
ABD'ye ait E-3 Sentry uçağı ise 27 Mart'ta Suudi Arabistan'daki Prens Sultan Hava Üssünde İran saldırısı sonucu pistte hasar aldı. Olayda 10 ABD askeri yaralandı.
ABD askerlerinin düşen uçaklardan sağ kurtulduğu örnekler var
Öte yandan ABD askerlerinin dün düşen uçaklardan sağ kurtulmasının ardından benzeri olaylar akıllara geldi.
Wall Street Journal gazetesinin haberine göre, 2011'de F-15E tipi ABD savaş uçağı Libya'da mekanik sorunlar nedeniyle düştüğünde pilot atlayarak sağ kurtuldu.
Ayrıca 1999 Kosova Savaşı ve 1991 Körfez Savaşı'nda düşen ABD uçaklarında pilotlar atlayarak kendilerini kurtardı.

Lübnan'daki Hizbullah'ın roketli saldırıları sonucu İsrail'in kuzeyinde yer alan Kiryat Şimona bölgesindeki bazı ev ve araçlarda hasar oluştuğu bildirildi.
İsrail'in Yedioth Ahronot gazetesinde yer alan habere göre Hizbullah tarafından ülkenin kuzeyindeki Kiryat Şimona yerleşim yerine roketli saldırı düzenlendi.
Lübnan'ın güneyinden atılan roketlerin Kiryat Şimona bölgesindeki bazı evlerin yanı sıra araç ve yollara isabet ettiği aktarıldı.
Sirenlerin çalmadığı saldırıların can kaybına yol açmadığı kaydedildi.
İsrail'in Walla haber sitesi ise roketli saldırıda sirenlerin çalmamasına ilişkin ordunun soruşturma başlattığına işaret etti.

İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki beldelere düzenlediği hava saldırılarında 13 kişinin yaralandığı bildirildi.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail uçakları gece saatlerinden bu yana ülkenin güneyindeki Mareke, Burç Şemali, Mansur, Tayr Diba beldeleri ile güneydoğudaki Suhmur ve Mişgara beldelerini hedef aldı. Huş beldesindeki saldırıda 3 sivil savunma mensubu yaralandı.
Sağlık Bakanlığı, Mareke beldesine yapılan hava saldırısında ilk belirlemelere göre 10 kişinin yaralandığını açıkladı.
Öte yandan, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Bafliye ile Şehabiye beldeleri arasına düzenlediği hava saldırısı nedeniyle ana yol ulaşıma kapandı.
İsrail ordusu ayrıca Huş, Yatır ve Sırbin beldelerine topçu saldırıları düzenledi.
İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI
İsrail ordusundan 2 Mart'ta yapılan açıklamada, Lübnan'dan füze atıldığının tespit edilmesinin ardından ülkenin kuzeyinde sirenlerin devreye girdiği belirtilmişti.
Daha sonra Lübnan geneline hava saldırıları başlattığını duyuran ve başkent Beyrut'u hedef alan İsrail ordusu, havadan ve denizden yoğun saldırılar düzenlediği Lübnan'da kara işgalini genişletme kararı almıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, dün, 2 Mart'tan bu yana İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısının 1368'e çıktığını duyurmuştu.
Lübnan hükümeti, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini geçtiğini açıklamıştı.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn, İran tarafından gerçekleştirilen yeni saldırılara hedef olduklarını açıkladı.
İran, ABD varlıklarına ev sahipliği yapan Körfez ülkelerine yönelik misillemelerini sürdürüyor. Dubai Medya Ofisi’nden yapılan açıklamada, önlenen bir düşman hava unsurunun enkazının
Dubai Marina bölgesinde bulunan bir binada hasara yol açtığı belirtilerek, "Olayda yaralanma bildirilmemiş ve yangın çıkmamıştır" denildi.
Bahreyn’de 4 kişi hafif şekilde yaralandı
Bahreyn İçişleri Bakanlığı da, yeni saldırılar nedeniyle ülkenin birçok bölgesinde sirenlerin çaldığını duyurarak, "Vatandaşların ve diğer bölge sakinlerinin paniğe kapılmamaları ve en yakındaki güvenli alanlara gitmeleri rica olunur" açıklamasında bulundu. Saldırılarda 4 kişinin hafif şekilde yaralandığı belirtilerek, "Sitra'daki birkaç ev, İran İHA'larının engellenmesi sonucu düşen enkaz paçaları nedeniyle hasar görmüştür" ifadelerine yer verildi.

New York Times (NYT) gazetesinin istihbarat kaynaklarına dayandırdığı habere göre, İran'ın ABD ve İsrail tarafından vurulan yeraltı füze depoları ile silolarındaki enkazı saatler içinde temizleyerek bunları kısa sürede yeniden devreye soktuğu bildirildi.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının sahadaki etkileri tartışılmaya devam ederken, ABD basını çarpıcı bir iddiayı gündeme taşıdı. New York Times (NYT) gazetesinin istihbarat kaynaklarına dayandırdığı habere göre; İranlı ekiplerin, isabet alan yeraltı füze depoları ve silolarındaki enkazı hızla temizleyerek, bunları saatler içinde yeniden operasyonel hale getirdiği öne sürüldü. Amerikan istihbaratının ayrıca, Tahran yönetiminin elinde tahribata uğramamış, önemli miktarda füze ve seyyar füze rampası bulunduğunu değerlendirdiği aktarıldı. NYT'nin haberinde, ortaya çıkan bu tablonun Washington'ın İran'ın füze kapasitesini yok etme hedefine gerçekte ne kadar ulaşabildiği konusunda şüphelere yol açtığı kaydedildi. Öte yandan, İran ordusunun sahte hedefler kullanması nedeniyle, Washington yönetiminin bugüne kadar sahadaki kaç füze rampasının imha edildiğinden kesin olarak emin olamadığına dikkat çekildi.

İran'ın İsrail'in güneyini ve merkezini hedef alan füze saldırıları birçok bölgede hasara neden oldu.
İran, İsrail'in güneyini ve merkezini hedef alan yeni misillemeler gerçekleştirdi. İsrail basınında yer alan haberlere göre; İran'dan fırlatılan bir füzenin Beerşeba şehri yakınlarındaki Neot Hovav sanayi bölgesine isabet etmesi sonucu bir tesiste yangın çıktı.
Ayrıca, bölgedeki bir binada da hasar meydana geldi. Ülkenin merkezini hedef alan ve parça tesirli mühimmat ile gerçekleştirilen bir diğer füze saldırısı ise Tel Aviv ve çevresindeki birçok yerleşim bölgesinde hasara yol açtı. İlk belirlemelere göre saldırılarda can kaybı ya da yaralanma meydana gelmediği açıklandı.

Lübnan'daki Hizbullah'ın roket saldırıları nedeniyle Hayfa kenti dahil, İsrail’in kuzeyindeki bölgelerde sirenler çaldı.
Yedioth Ahronot gazetesinin haberinde, Hizbullah’ın İsrail’in kuzeyindeki Nehariye yerleşimine 5 roket attığı belirtildi.
Haberde, Nehariye yerleşimine atılan roketlerin çoğunun önlendiği, geri kalanların açık alanlara isabet ettiği bildirildi.
Hizbullah’ın akşam saatlerinden bu yana kısa aralıklarla düzenlediği roket saldırıları nedeniyle Hayfa kenti dahil, İsrail’in kuzeyindeki Nehariye ve Avivim Celile bölgelerinde sirenlerin çaldığı ifade edildi.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada ise Lübnan’a gece saatlerinde düzenlenen hava saldırılarında Hizbullah’a ait roket rampalarının hedef alındığı ileri sürüldü.
Açıklamada, hava saldırısının Hizbullah’ın son misillemesinin hemen ardından yapıldığı bildirildi.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davud Yıldızı’ndan yapılan açıklamada, Hizbullah’ın roket saldırılarında ilk belirlemelere göre ölen ya da yaralanan olmadığı belirtildi.

ABD-İsrail saldırıları altındaki İran'ın kırsal bir bölgesinde alçak uçuş yapan 2 ABD helikopterinin, devriye görevindeki polisler tarafından uzun namlulu silahlarla hedef alındığı bildirildi.
İranlı Öğrenciler Haber Ajansı (ISNA), helikopterlere ateş açan polislerin görüntüsünü paylaştı. Görüntüde, kırsal alanda devriye görevindeki polislerin, alçak uçuş yapan 2 ABD helikopterine uzun namlulu silahlarla ateş açtığı görülüyor. Söz konusu olayın nerede meydana geldiği ve helikopterlerin isabet alıp almadıklarına ilişkin henüz açıklama yapılmadı.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'da düşürülen ABD'ye ait F-15'in kayıp pilotunun yakalanması veya zarar görmesi durumunda ne yapacaklarını dile getirmekten kaçınırken, "Bununla ilgili yorum yapamam çünkü umarız böyle bir şey olmaz." dedi.
ABD Başkanı Trump, Basra Körfezi'nde düşürülen iki ABD uçağının akıbetine ve kayıp pilotun durumuna ilişkin İngiliz The Independent gazetesine açıklama yaptı.
Trump, İran semalarında düşürüldükten sonra paraşütle atlamak zorunda kalan bir F-15 pilotunu arama kurtarma çalışmaları devam ederken, pilotun durumuna ilişkin yorum yapmaktan kaçındı. ABD Başkanı, kayıp olan pilotun İranlılar tarafından yakalanması veya zarar görmesi durumunda ne yapacağı sorulduğunda, "Bununla ilgili yorum yapamam çünkü umarız böyle bir şey olmaz." yanıtını verdi.