Son dakika haberi: İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Devrim Muhafızları: İran'ın elektrik santrallerine saldırı olursa, İsrail'in ve ABD üslerine elektrik sağlayan bölgedeki ülkelerin elektrik santrallerini hedef alacağız

İsrail basını, ABD'nin Tel Aviv yönetimine, Hürmüz Boğazı'nın açılmasına dair saldırı planları kapsamında, savaşın beklenenden daha uzun süreceği yönünde bir mesaj ilettiğini ileri sürdü.
İsrail'in Kanal 12 televizyonu, ABD'nin değerlendirmesine göre Hürmüz Boğazı'nın açılması için yürütülen saldırıların haftalarca süreceğini kaydetti.
ABD'nin İsrail'e bu saldırı planları nedeniyle savaşın beklenenden uzun süreceği mesajını ilettiği öne sürülen haberde, Washington yönetiminin planının, sadece boğazı açmak değil, İran'ın küresel enerji fiyatları üzerindeki etkinliğini ortadan kaldırmak olduğuna işaret edildi.
Haberde, ABD'li yetkililerin "Zaman alsa da stratejik bir değişiklik istiyoruz." dediği aktarıldı.
İsrail'in ABD'nin bazı planlarından haberdar olduğu ve bazı faaliyetlerine aktif olarak katıldığı kaydedilen haberde ABD'nin saldırı planlarına göre hareket etmesi durumunda tahminlerin aksine savaşın haftalar boyunca sürebileceği iddia edildi.

ABD-İsrail saldırıları altındaki İran'ın başkenti Tahran'da patlama seslerinin duyulduğu bildirildi. Mehr Haber Ajansı'na göre, patlamalar Tahran'ın doğusunda meydana geldi.
Patlamaların ardından bölgedeki hava savunma sisteminin devreye girdiği kaydedildi.

ABD ordusu, İran'a ait tek yönlü saldırı İHA'larının bulunduğu üslerin vurulduğunu duyurarak, o anların görüntülerini yayınladı. ABD ordusu, İran'a yönelik saldırılarını sürdürüyor. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran rejiminin sivilleri ayrım gözetmeksizin hedef almak için kullandığı tek yönlü saldırı insansız hava aracı (İHA) yeteneklerini ortadan kaldırmaya devam ettiğini duyurarak, İHA üslerine yapılan saldırıların görüntülerini yayınladı.
CENTCOM: "HİÇBİR ABD UÇAĞI DÜŞÜRÜLMEDİ"
Bir diğer açıklamada ise, İran'ın ABD'ye ait bir F-15 savaş uçağını düşürdüğü yönündeki iddiası yalanlanarak, "ABD kuvvetleri, Destansı Öfke Operasyonu sırasında 8 binden fazla muharebe uçuşu gerçekleştirdi. İran tarafından hiçbir ABD savaş uçağı düşürülmedi" ifadelerine yer verildi.

İran Dışişleri Bakanlığı, İran’a yönelik saldırılara katılmayan ülkelere ait gemilerin, güvenlik kurallarına uymaları ve Tahran ile koordinasyon sağlamaları halinde Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapabileceğini açıkladı.
İran Dışişleri Bakanlığı, Hürmüz Boğazı’nda deniz güvenliği ve seyrüsefer emniyetine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, İran’ın uluslararası hukukun temel ilkelerine bağlı bir devlet olarak her zaman denizlerde güvenlik ve emniyetin sağlanmasına ve serbest deniz ticaretinin korunmasına önem verdiği belirtildi. Bu kapsamda, özellikle Basra Körfezi, Umman Denizi ve Hürmüz Boğazı başta olmak üzere bölgedeki deniz alanlarında bu ilkelerin uygulanmasına bağlı kalındığı ifade edildi.
"SALDIRILAR ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRI"
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’tan bu yana İran’a yönelik devam eden saldırılarına değinilen açıklamada, "Saldırılar Birleşmiş Milletler Şartı’nın açık hükümlerine aykırıdır ve bölgeye ciddi ve tehlikeli bir güvenlik krizi dayatmıştır. Söz konusu gelişmeler Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığı güvenliğini doğrudan etkilemiştir" denildi.
"BOĞAZ KAPATILMADI, TRAFİK SÜRÜYOR"
Açıklamada, "İran, meşru müdafaa kapsamında gerekli önlemleri alırken, ABD’nin bölgedeki askeri imkanlarını kötüye kullanımını engellemek için tedbirler uygulamıştır. Bu çerçevede, daha önce de açıklandığı üzere Hürmüz Boğazı kapatılmamış olup, deniz trafiği uluslararası düzenlemelere ve mevcut savaş koşullarından kaynaklanan zorunlu tedbirlere uygun şekilde devam etmektedir" ifadelerine yer verildi.
GEÇİŞLER İÇİN "KOORDİNASYON" ŞARTI
Açıklamada, "Ayrıca, bölgede bulunan her türlü deniz aracı ile özellikle ABD ve Siyonist rejime ait ya da onlarla iş birliği içinde olan unsurların, mevcut çatışma koşullarından doğabilecek hukuki sonuçlara ilişkin sorumlulukları İran’ın yetkili makamları tarafından değerlendirilecek ve gerekli işlemler yapılacaktır. İran’la herhangi bir düşmanlık içinde olmayan ülkelere ait ticari gemiler, İran’a yönelik saldırılara katılmamış veya iş birliği yapmamış olmaları ve ilan edilen güvenlik ve emniyet kurallarına uymaları şartıyla, İran’ın yetkili makamlarıyla koordinasyon halinde Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş yapabilir" denildi.
ULUSLARARASI KURULUŞLARA ÇAĞRI
İran Dışişleri Bakanlığı, ilgili tüm uluslararası kuruluşlara çağrıda da bulunarak, Hürmüz Boğazı ve Umman Denizi’nde deniz güvenliği ve emniyetine yönelik gelişmeleri yakından takip etmelerini, uluslararası hukuk ve İran’ın meşru haklarına saygı çerçevesinde hareket etmelerini istedi. Ayrıca, mevcut durumun sona erdirilmesi için saldırgan askeri eylemlerin durdurulması ve ABD ile İsrail’in İran’a yönelik düşmanca politikalarına son verilmesi gerektiği vurgulandı.
"GEMİLER SİGORTA ENDİŞESİ NEDENİYLE BEKLİYOR"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Hürmüz Boğazı kapalı değil. Gemiler, sizin başlattığınız keyfi savaş nedeniyle sigorta şirketlerinin duyduğu endişe yüzünden tereddüt ediyor, İran yüzünden değil. Hiçbir sigorta şirketi ve hiçbir İranlı daha fazla tehditle etkilenmeyecek. Saygı göstermeyi deneyin. Seyrüsefer özgürlüğü, ticaret özgürlüğü olmadan var olamaz. Her ikisine de saygı gösterin, aksi halde hiçbirini beklemeyin" ifadelerini kullandı.

ABD'nin İran'ın petrol terminallerinden Basra Körfezi'ndeki Hark Adası'na çıkarma yapma hazırlıkları kapsamında bölgeye personel sevkiyatını hızlandırdığı iddia edildi.
İsrail'in Jerusalem Post gazetesinin ismini paylaşmak istemeyen kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD Hark Adası'na kara saldırısı düzenlemeyi değerlendiriyor. Üst düzey ABD'li yetkililer, son günlerde İsrail ve diğer ülkelerdeki muhataplarına ABD'nin Hark Adası'nı işgal etmek için saldırı başlatmaktan başka seçeneği kalmayabileceğini bildirdi. Konuya vakıf ABD'li bir kaynak, Amerikan ordusunun Hark Adası'na çıkarma yapmak için Orta Doğu'ya binlerce deniz piyadesi ve donanma personeli sevkiyatını hızlandırdığını söyledi. Haberde, bu sevkiyatın, hafif uçak gemisi işlevi gören amfibi saldırı gemisi USS Boxer'ın yanı sıra amfibi nakliye gemileri USS Portland ve USS Comstock'tan oluşan USS Boxer Amfibi Hazırlık Grubu'nu kapsadığı ve bu üç geminin yaklaşık 4 bin 500 deniz piyadesi ve ek muharebe personelini taşıdığı belirtildi. Basra Körfezi'ndeki Hark Adası'nın İran'ın petrol ihracatının ana merkezi konumunda olduğu ve buradan ham petrolün yüzde 90'ının Çin'e gönderildiği kaydedilen haberde, son günlerde adanın işgal edilip edilmemesi konusunda ABD yönetimi içinde tartışmaların başladığına dikkati çekildi.
İRAN'IN PETROL İHRACINDAKİ ATARDAMARI: HARK ADASI
Hark Adası, İran'ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90'ının gerçekleştirildiği ana terminal olarak biliniyor. Yaklaşık 21 kilometrekarelik yüzölçümüne sahip ada, Buşehr eyaleti açıklarında bulunuyor. İran ana karasına yaklaşık 30 kilometre, Buşehr limanına ise yaklaşık 55 kilometre mesafede yer alıyor. Petrol terminallerine ev sahipliği yapsa da Hark Adası, bir yerleşim yeri ve nüfusu yaklaşık 8 bin 200 kişiden oluşuyor. Yüzölçümü küçük olmasına rağmen İran'ın enerji altyapısının merkezinde yer alan adanın bir bölümü petrol terminalleri, boru hatları ve dev depolama tanklarından oluşuyor. Hark Adası'nda doğrudan petrol üretimi yapılmıyor. İran kara sularında ve açık denizde bulunan Ebu Zer, Furuzan ve Durud adlı petrol sahaları ile karadaki bazı petrol sahalarından çıkarılan ham petrol, deniz altı boru hatları aracılığıyla adadaki büyük depolama ve yükleme tesislerine taşınıyor. Petrol, depolama tanklarında saklanıyor veya dev tankerlerle başta Asya pazarlarına sevk ediliyor.