
Çin, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın yol açtığı güvenlik risklerinin sürmesi nedeniyle İran'daki vatandaşlarına ülkeyi terk etmeleri ve en kısa sürede güvenli bölgelere geçmeleri yönündeki uyarısını yineledi.
Çin'in İran'daki Büyükelçiliği ve Başkonsolosluklarının yayınladığı uyarıda, İran hava sahasının bazı bölümleri uçuşlara açılmış olsa da bölgesel durumun kırılganlığının sürdüğü ve güvenlik koşullarının karmaşık ve değişken olduğu belirtildi.
Uyarıda vatandaşlara dikkatli olmaları, devlete ait ve askeri nitelikteki tesisler gibi hassas alanlardan uzak durmaları ve ülkeyi terk ederek en kısa zamanda güvenli bölgelere geçmeleri tavsiye edildi.
Ülkede kalan vatandaşların acil durumlarda hızla yerel emniyet birimleriyle bağlantıya geçmeleri ve Çin'in diplomatik temsilciliklerinden yardım talep etmeleri gerektiği hatırlatılan uyarıda, güvenlik uyarısına rağmen İran'a gitmeyi seçen vatandaşların yoğun güvenlik riskleriyle karşılaşabileceği ve konsolosluk desteği alma imkanından mahrum kalabileceği kaydedildi.
Çin makamları, ABD ve İsrail'in saldırılarının başlamasından bir gün önce, 27 Şubat'ta, İran'daki vatandaşlarına ülkeyi terk etmeleri uyarısında bulunmuştu.

İsrail ordusu, Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyindeki Shtula bölgesini roketlerle hedef almasının ardından Lübnan'ın güneyine hava saldırısı düzenledi.
Ordudan yapılan açıklamada, roketlerin fırlatıldığı rampaların hedef alındığı ileri sürüldü.
Hava saldırısı görüntülerinin paylaşıldığı açıklamada, Shtula'yı hedef alan rampaların yanı sıra yüklü ve fırlatmaya hazır başka rampalara da saldırı düzenlendiği iddia edildi.
Kısa bir süre önce ABD'nin başkenti Washington'da Lübnan-İsrail görüşmeleri yapılırken Hizbullah, İsrail'in ateşkes ihlallerine karşı ülkenin kuzeyini roketlerle hedef almış, Shtula bölgesinde sirenler çalmıştı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, roketlerin önlendiği ileri sürülmüştü.
İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI VE ATEŞKES
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etti. Lübnan hükümeti de bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini geçtiğini açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan ve İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkesin 3 hafta uzatılacağını açıkladı.
İsrail ile Lübnan temsilcilerini Beyaz Saray'da ağırlayan ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İsrail-Lübnan ateşkesine ilişkin duyuru yaptı.
Trump, Oval Ofis'te ABD'li, İsrailli ve Lübnanlı temsilcilerin hazır bulunduğu toplantıya işaret ederek "Toplantı çok iyi geçti. ABD, Lübnan'ın kendisini Hizbullah'tan korumasına yardımcı olmak için Lübnan ile işbirliği yapacak. İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes 3 hafta uzatılacak." ifadelerini kullandı. ABD Başkanı ayrıca, yakın gelecekte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ı Beyaz Saray'da ağırlamayı sabırsızlıkla beklediğini ifade etti. Trump, 3 haftalık ilave ateşkes süreci içinde Avn ile Netanyahu'yu Beyaz Saray'da ağırlamayı istediğini ve bu görüşmenin "tarihi" bir öneme sahip olacağını vurguladı. İsrail'in Hizbullah'tan gelecek olası saldırılara karşı kendini her zaman savunma hakkı olduğunu anlatan Trump, "İsrail, üzerine ateş açılırsa kendini savunmak zorunda kalacak ve bunu da yapacaktır. Bunu yapmak zorunda kalmasalar güzel olur ancak bir şey olursa kendilerini savunmak zorunda kalacaklar, bunu da dikkatli bir şekilde yapacaklardır." değerlendirmesini yaptı. Öte yandan Trump, İran'ın Hizbullah'a olan desteğini kesmesi gerektiğini ifade ederek, İran'ın ABD ile anlaşabilmesi için bunun bir "zorunluluk" olduğunu vurguladı.

İran'a ait bir yük gemisinin, ABD donanmasının el koyma girişimine rağmen Umman Denizi'nden geçerek İran'a ulaştığı bildirildi.
Fars Haber Ajansı'na göre, pirinç taşıyan İran'a ait bir dökme yük gemisi Umman Denizi'nden güvenle geçti. ABD donanmasının el koyma girişiminde bulunduğu belirtilen geminin, Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'ne bağlı unsurlar tarafından eskort edilerek İran'a ulaştığı belirtildi.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın siyasi anlamda bir "karmaşa" içinde olduğunu ve bunun çözülebilmesi için ateşkesi uzattığını savunarak, "İran bir anlaşma yapmak istiyor. Onlarla görüşüyoruz ama ülkenin başında kimin olduğunu bile bilmiyorlar. Tam bir kargaşa içindeler. Bu yüzden, bu kargaşayı biraz olsun gidermeleri için onlara küçük bir şans vermek istedik." dedi.
ABD Başkanı Trump, Oval Ofis'te ilaç fiyatlarının düşürülmesi ile ilgili düzenlediği bir etkinlikte İran'la ilgili gündemi değerlendirdi. Trump, İran'la anlaşma yapmak için bir acelesinin olmadığını ve yeterince vakti olduğunu kaydederek, kendi üzerinde değil Tahran'ın üzerinde "zaman baskısı" olduğunu savundu. "İran'la anlaşma konusunda ne kadar bekleyeceksiniz?" şeklindeki bir soruya yanıt veren Trump, soruya tepki göstererek, "Beni acele ettirmeyin. Vietnam'da 18 yıl geçirdik, Irak'ta uzun yıllar harcadık. (İran'da) Bu işi daha 6 haftadır yapıyoruz ve ordularını yendik." görüşünü paylaştı. Acele etmek istemediğini ve bolca vakti olduğunu dile getiren ABD Başkanı, "Ülkemizin ve dünyanın nükleer silahlara sahip delilerden korunacağı bir anlaşma yapmak istiyorum." ifadesini kullandı.
İRAN'DA LİDERLİK SORUNU OLDUĞUNU SAVUNDU
İran'la geçici ateşkesi uzatmasının temel sebebinin bu ülkedeki "siyasi karmaşa" ve "lider kadrolarındaki belirsizlik" olduğunu savunan ABD Başkanı Trump, "İran bir anlaşma yapmak istiyor. Onlarla görüşüyoruz ama ülkenin başında kimin olduğunu bile bilmiyorlar. Tam bir kargaşa içindeler. Bu yüzden, bu kargaşayı biraz olsun gidermeleri için onlara küçük bir şans vermek istedik." şeklinde konuştu. Meselenin herhangi bir anlaşma yapmak olmadığını, bu konuda biraz zaman alsa da en iyi anlaşmayı yapmak istediğini anlatan Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olmadığı bir dünya istediğini ve o zaman "herkesin daha güvende olacağı" yorumunu yaptı. Trump, "İran'la şu anda da bir anlaşma yapabilirim ama ben en iyi anlaşmayı yapmak istiyorum. O yüzden onlara biraz süre verdim. Eğer anlaşma yapmak istemezlerse o zaman başladığımız işi bitiririz." şeklinde konuştu.
"İRAN'DA NEDEN NÜKLEER SİLAH KULLANAYIM Kİ?"
Öte yandan ABD Başkanı Trump, İran'a yönelik nükleer silah kullanmayı düşünüp düşünmediği yönündeki bir soruya tepki göstererek, bu sorunun nereden geldiğini anlamadığını belirtti. "(İran'a karşı) Neden nükleer silah kullanayım ki? Onları nükleer silah kullanmadan, tamamen geleneksel yöntemlerle yok ettik. Nükleer silahların kimse tarafından kullanılmasına izin verilmemelidir. Dolayısıyla hayır kullanmayacağım." değerlendirmesini yapan Trump, nükleer silah kullanma gündemi olmadığını vurguladı. ABD'nin İran'daki hedeflerinin yüzde 75'ini vurduğunu, ardından planladıklarından biraz daha erken durduklarını aktaran ABD Başkanı, bu süreçte İran'ın bir süre barış yapmak istediğini ifade etti. Diğer yandan Trump, İran'da idam edilmeyi beklediğini söylediği 8 kadının, kendi ricasının ardından idamlarının durdurulduğunu ve bu kişilerin serbest bırakılacağının kendisine iletildiğini söyledi. Hürmüz Boğazı ile ilgili de açıklamalarda bulunan Trump, boğazın kontrolünün tamamen kendilerinde olduğunu ve İran'ın her gün yaklaşık 500 milyon dolar zararda olduğunu ileri sürdü. İran'la savaşın ne kadar süreceği ve ABD'deki benzin fiyatlarının ne kadar süre yüksek seyredeceği konusundaki soruları cevaplayan Trump, yüksek benzin fiyatlarının "nükleer silaha sahip bir İran'dan daha iyi olduğu" yorumunu yaptı.