Son dakika haberi! ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a başlattığı saldırıların ardından bölge ülkelerine yayılan savaş, 8 Nisan'da ABD ile İran arasında iki haftalık ateşkesle sonuçlanmıştı. ABD ve İran, 11 Nisan'da Pakistan aracılığıyla İslamabad'da müzakereler yürütmüş ancak görüşmelerin "anlaşmaya varılamadan" sona erdiği açıklanmıştı. ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan'ın da talebi üzerine, İran anlaşmaya yönelik önerisini sunana kadar ateşkesi uzatma kararı aldığını duyurmuştu.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve beraberindeki heyetin Pakistanlı üst düzey yetkililerle görüşmek üzere ülkenin başkenti İslamabad’a vardığını belirterek, "İran ve ABD arasında bir görüşme planlanmamıştır. Temaslar sırasında İran'ın gözlemleri Pakistan'a iletilecektir" açıklamasında bulundu.
İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği alanların dışında yer alan bazı bölgelere hava saldırıları gerçekleştirdi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD’ye çok fazla sefer düzenliği belirtilen ve ABD Ordusu ile bağlantılı olduğundan şüphelenilen “EPAMINODES” isimli bir gemiye el konulduğunu duyurdu.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran ile ABD arasındaki görüşmelere ilişkin, "Nükleer dosyalarda tıkanmış olan bir iki konu var, bunun aşılabileceğini düşünüyorum" dedi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, "İran ile bağlantılı" çok sayıda kripto para cüzdanına yaptırım uygulanmasıyla 344 milyon dolar değerinde kripto paranın dondurulduğunu bildirdi.
Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisinin (OFAC) "İran ile bağlantılı" çok sayıda kripto cüzdanına yaptırım uyguladığını belirten Bessent, bu durumun 344 milyon dolar değerindeki kripto paranın dondurulmasıyla sonuçlandığını kaydetti.
Bessent, "Tahran'ın ülke dışına çıkarmak için çaresizce çabaladığı paranın izini sürecek ve rejimle bağlantılı tüm finansal can damarlarını hedef alacağız" ifadesini kullandı.
Kuveyt Dışişleri Bakanı Cerrah el-Ahmed es-Sabah, ABD'li mevkidaşı Marco Rubio ile Orta Doğu'daki gelişmeleri ve bunlarla ilgili çabaları ele aldı.
Kuveyt Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Sabah'ın, ABD Dışişleri Bakanı Rubio ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği belirtildi.
Görüşmede Orta Doğu'da yaşanan son gelişmeler ve bunlarla ilgili sarf edilen çabaların ele alındığı aktarılan açıklamada, Sabah ve Rubio'nun bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarla ilgili görüş alışverişinde bulunduğu ifade edildi.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, ülkesinin silahlı kuvvetlerinin Hürmüz Boğazı’ndaki faaliyetlerine ilişkin, “Hürmüz Boğazı zaferimizin belgesidir” dedi.
İran basını, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin resmi temaslarda bulunmak üzere Pakistan'ın başkenti İslamabad'a geldiğini bildirirken, burada ABD'li yetkililerle bir araya geleceği yönündeki iddiaları yalanladı.
İran Meclisi İletişim Başkanı, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın ABD ile müzakere heyeti başkanlığından istifa ettiğine dair İsrail medyasında yer alan iddiaları yalanladı.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ABD'nin taleplerini karşılamaya yönelik bir teklif yapmayı planladığını öne sürdü.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Pakistan, Umman ve Rusya'yı kapsayan ziyaretinin ilk durağı olan İslamabad’a ulaştı.
Erakçi'nin, Pakistan, Umman ve Rusya'daki yetkililerle ikili istişarelerde bulunarak, bölgedeki güncel gelişmeleri ve ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşla ilgili son durumu görüşeceği kaydedilmişti.
Öte yandan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Erakçi’nin Pakistan, Umman ve Rusya'yı kapsayacak ziyaretinde, ABD ve İsrail’in İran’a dayattığı savaşın sona erdirilmesine ilişkin çabaların değerlendirileceğini söylemişti.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yapılması beklenen ABD-İran görüşmelerine Başkan Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner'in katılacağını, Başkan Yardımcısı JD Vance'in ise toplantıya gitmeyeceğini açıkladı.
Sözcü Leavitt, Beyaz Saray'ın bahçesinde basın mensuplarının İran gündemine ilişkin sorularını yanıtladı.
Leavitt, İslamabad'da bu hafta sonu yapılması beklenen ABD-İran ikinci tur görüşmelerine Trump'ın Özel Temsilcisi Witkoff ile damadı Kushner'in katılacağını, Başkan Yardımcısı JD Vance'in ise Washington'da kalacağını söyledi.
"Özel Temsilci Steve Witkoff ile Jared Kushner yarın sabah Pakistan’a giderek, tüm bu süreç boyunca İran heyetinin temsilcileriyle olağanüstü bir arabuluculuk görevi üstlenen Pakistanlıların aracılık ettiği doğrudan görüşmelere katılacak." diyen Leavitt, görüşmelerin İran'ın talebi üzerine yüz yüze devam edeceğini belirtti.
Leavitt, "Bunun verimli bir görüşme olmasını ve umarız bir anlaşmaya doğru ilerleme sağlanmasını umuyoruz." değerlendirmesini yaptı.
Trump'ın nükleer silah konusundaki kırmızı çizgisini birçok kez dile getirdiğini ve bu konuda net olduklarını aktaran Leavitt, bununla birlikte başkanın İranlıların masaya koyacakları önerileri dinlemek istediğini söyledi.
Leavitt, Trump'ın ulusal güvenlik ekibiyle hafta sonu yapılacak müzakere sürecini yakından izleyeceğini ve ortaya çıkacak tabloya göre her türlü aksiyonu alabileceğini ifade etti.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Başkanı Donald Trump’ın, “Tam bir kargaşa içindeler” ifadesine atıfla, “Düşmanın siniri birliğimizle ilgilidir. Sinirlenin ve sinirinizden ölün” dedi.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın damadı Jared Kushner'in İran tarafıyla gerçekleştirilecek görüşmeler için yarın Pakistan'ın başkenti İslamabad'a ziyaret gerçekleştireceğini teyit etti.
ABD-İran arasındaki hassas ateşkes sürerken ABD basını, taraflar arasındaki müzakerelerin seyrine ilişkin önemli bir iddiada bulundu. ABD merkezli yayın kuruluşu CNN International iki ABD’li yetkiliye dayandırdığı haberde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff’u ve damadı Jared Kushner’i Pakistan’ın başkenti İslamabad’a gönderdiğini yazdı. Söz konusu haberde Witkoff ve Kushner’in bu hafta sonu İslamabad’da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bir araya gelmesinin beklendiği belirtildi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin bu akşam Pakistan, Umman ve Rusya ziyaretlerine çıkacağı bildirildi.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Dışişleri Bakanı Erakçi, bugün akşam İslamabad, Maskat ve Moskova'yı kapsayan bir dizi ziyarete başlayacak.
GÜNCEL GELİŞMELER ELE ALINACAK
Erakçi'nin, Pakistan, Umman ve Rusya'daki yetkililerle ikili istişarelerde bulunmak, bölgedeki güncel gelişmeleri ve ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşla ilgili son durumu görüşeceği kaydedildi.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Hürmüz'deki ablukanın sertleştiğini ifade ederek "Hürmüz Boğazı'nda kontrol bizde" açıklamasında bulundu.
Pakistan hükümet kaynakları, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlığındaki İran heyetinin, ABD ile yapılacak ikinci tur barış görüşmeleri için bu gece İslamabad'a geleceğini duyurdu.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran iç siyasetinde bölünme yaşandığı yönündeki iddialarına yanıt vererek, “İran'da 'sertlik yanlıları' veya 'ılımlılar' yoktur. Hepimiz İranlıyız ve devrimciyiz” dedi. Pezeşkiyan, Tahran yönetiminin ve halkın ortak bir çizgide buluştuğuna dikkati çekerek, paylaşımını “Tek Tanrı, tek millet, tek lider, tek yol; canımızdan aziz İran için zafer” sözleriyle tamamladı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD Başkanı Donald Trump'ın ülkesindeki siyasi gruplar arasında çekişme olduğuna dair söylemlerine sanal medya hesabından yaptığı paylaşımla tepki gösterdi. Ülke içinde herhangi bir siyasi ayrışma olmadığını vurgulayan Pezeşkiyan, doğrudan Trump'ın ifadelerine atıfta bulunarak, “İran'da 'sertlik yanlıları' veya 'ılımlılar' yoktur. Hepimiz İranlıyız ve devrimciyiz. Millet ve devletin sarsılmaz birliği ve ülke liderine olan bağlılığımızla, saldırganı pişman edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“TEK TANRI, TEK MİLLET, TEK LİDER, TEK YOL”
Pezeşkiyan, Tahran yönetiminin ve halkın ortak bir çizgide buluştuğuna dikkati çekerek, paylaşımını “Tek Tanrı, tek millet, tek lider, tek yol; canımızdan aziz İran için zafer” sözleriyle tamamladı.
Trump, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran içinde büyük bir liderlik krizi yaşandığını iddia ederek, “İran, liderinin kim olduğunu anlamakta çok zorlanıyor! Hiçbir şekilde bilemiyorlar! Savaş alanında ağır bir şekilde kaybeden 'sertlik yanlıları' ile aslında hiç de ılımlı olmayan ama saygı kazanan 'ılımlılar' arasındaki iç çekişme çılgın boyutta!” ifadelerini kullanmıştı.
İran lideri Mücteba Hamaney, ülkede sağlanan birliğin düşmanda kırılmaya yol açtığını belirterek, “Düşmanın medya operasyonu, halkın zihnini ve psikolojisini hedef alarak milli birlik ve güvenliğimizi zedelemeyi amaçlıyor” dedi.
Hamaney, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, halk arasındaki dayanışmanın önemine vurgu yaparak, “Vatandaşlar arasında oluşan muazzam birlik sayesinde düşmanda bir kırılma meydana geldi. Bu nimetin fiili şükrüyle dayanışmamız daha da güçlenecek ve düşmanlar daha da hor ve hakir duruma düşecektir” ifadelerini kullandı.
“DÜŞMANIN MEDYA OPERASYONU, MİLLİ BİRLİK VE GÜVENLİĞİMİZİ ZEDELEMEYİ AMAÇLIYOR”
Medya üzerinden yürütülen algı operasyonlarına karşı da uyarıda bulunan Mücteba Hamaney, “Düşmanın medya operasyonu, halkın zihnini ve psikolojisini hedef alarak milli birlik ve güvenliğimizi zedelemeyi amaçlıyor; ihmalkarlığımızla bu kötü niyetin gerçekleşmesine fırsat vermeyelim” değerlendirmesinde bulundu.
İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı İsmail Sekab İsfahani, ülkenin petrol altyapısına yönelik herhangi bir saldırının, Suudi Arabistan'ın enerji tesislerinin de hedef alındığı misilleme saldırılarıyla karşılık bulacağını söyledi. ABD Başkanı Donald Trump'ın tehditlerinden korkmadıklarını dile getiren İsfahani, "Hedeflerimiz açık. Hazırlıklarımızda bir merdiven tasarladık ve alt basamaklar 'göze göz, dişe diş', üst basamaklar ise 'kafaya göz' ilkesine dayanıyor.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Tahran'ın İslamşehr ilçesinde halkın ABD-İsrail'e karşı her gece düzenlediği protesto gösterisine katılan İsfahani, ABD'nin yeniden İran'ın petrol tesislerine saldırı tehditlerini değerlendirdi.
“GÖZE GÖZ, DİŞE DİŞ”
ABD Başkanı Donald Trump'ın tehditlerinden korkmadıklarını dile getiren İsfahani, "Hedeflerimiz açık. Hazırlıklarımızda bir merdiven tasarladık ve alt basamaklar 'göze göz, dişe diş', üst basamaklar ise 'kafaya göz' ilkesine dayanıyor. Petrol kuyularımızdan herhangi biri vurulursa, Suudi Arabistan'ın petrol tesislerinden biri de hedef alınacaktır. Bu yüzden Trump'ın söylemlerinden korkmayın. Gerekli ve uygun yanıt verilecektir." ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Trump, İran'ın ABD'nin taleplerini kabul etmemesi halinde enerji tesisleri dahil ülkenin sivil altyapısını hedef alacakları tehdidinde bulunmuştu.
ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan ve İsrail arasındaki ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını belirterek, "Saldırı olursa, İsrail kendini savunmak zorunda kalacak. Ancak bunu dikkatli bir şekilde yapacaklar ve aşırıya kaçmak yerine nokta atışı operasyonlar üzerinden hareket edecekler" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee ve ABD'nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa ile İsrail ve Lübnan'ın üst düzey temsilcileriyle Beyaz Saray'da gerçekleştirdiği toplantının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Toplantının iyi geçtiğini ve Lübnan ile İsrail'in aslında birbirini sevdiğini söyleyen Trump, "Önümüzdeki birkaç hafta içinde Lübnan Cumhurbaşkanı ve İsrail Başbakanı buraya gelebilirler. Sanırım 3 haftalık bir ateşkes konusunda anlaştılar. Bunun gerçekleşmesini umuyoruz. Bence ikisi arasında bir sorun çıkmayacak ama düşünmeleri gereken bir Hizbullah gerçeği var" ifadelerini kullandı.
"ÖNEMLİ BİR SÜRECİN BAŞLANGICI"
Lübnan'da işleri yoluna koymak için Beyrut yönetimiyle birlikte çalışacaklarını söyleyen Trump, "Sahip olduğumuz güçle bunu oldukça kolay bir şekilde yapabileceğimize gerçekten inanıyorum. Lübnan halkı gerçekten harika insanlar. Harika bir görüşme gerçekleştirdik ve bence bu çok önemli bir sürecin başlangıcı. Bu sorunu, İran'da yaptıklarımızla eşzamanlı olarak çözüme kavuşturmak harika bir şey olur" diye konuştu.
"BARIŞIN SAĞLANMASI İÇİN ÇOK İYİ BİR ŞANS VAR"
Lübnan - İsrail barışının bu yıl sağlanıp sağlanamayacağı yönündeki soruya yanıt veren Trump, bu konuda iyimser olduğunu vurguladı. İsrail ve Lübnan'ın Hizbullah'a karşı ortak bir noktada durduğunu söyleyen Trump, "Barışın sağlanması için çok iyi bir şansın olduğunu düşünüyorum. Üzerinde çalıştığımız diğer bazı konulara kıyasla bu daha kolay olmalı. Ancak kimse üzerine eğilmediği için bu sorun çok uzun yıllar çözüme kavuşmadı. Oysa, Lübnan harika bir ülkeydi” dedi.
"MECBUR KALIRSA İSRAİL KENDİNİ SAVUNACAK"
Trump, Hizbullah'ın Lübnan hükümetini dikkate almadığının hatırlatılması üzerine, "İsrail kendisine ateş açılırsa kendini savunmak zorunda kalacak ve savunacak. Onlara bunu yapamayacaklarını asla söylemem. Bununla uğraşmak zorunda kalmasalar güzel olurdu ama saldırı olursa, İsrail kendini savunmak zorunda kalacak. Ancak, bunu dikkatli bir şekilde yapacaklar ve aşırıya kaçmak yerine nokta atışı operasyonlar üzerinden hareket edecekler. Ve biliyorsunuz, yapabilecekleri çok şey var ama eğer mecbur kalırsa İsrail kendini savunacak" dedi.
ABD merkezli CNN International, ABD ordusunun İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki askeri noktalarını hedef alan yeni bir savaş planı hazırladığını iddia etti.
ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan’ın talebi üzerine İran’a ateşkesin müzakereler sonuçlanana kadar uzattığı kararının alınmasına rağmen Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın devam edeceğini duyurmuştu.
ASKERİ LİDERLERİ HEDEF ALAN YENİ PLANLAR
ABD merkezli CNN International, ABD ordusunun yeni bir savaş planı hazırladığını iddia etti. Haberde, ABD’nin İran’ın Hürmüz Boğazı’nı ve askeri liderlerini hedef alan yeni planları hazırladığı vurgulandı. Pentagon’un Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ve Umman Körfezi çevresindeki İran noktalarını da içeren çeşitli saldırıları gözden geçirdiği kaydedilen haberde, saldırılarda İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki hakimiyetini sürdürmesine yardımcı olan varlıkların hedef alınacağı ve bu hedefler arasında İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun hızlı saldırı botları filosu ve mayın döşemek için kullanılan gemilerin de bulunduğu belirtildi.
Askeri yetkililer tarafından sunulan bir diğer planda, ABD’nin savaşın sona ermesini yapılan müzakereleri engellediğine inandığı İran’ın askeri liderlerinin hedef alınmasını içeren haberde ABD'nin İran'ın füze stokları ve fırlatma rampaları da dahil kalan askeri kapasitesine yönelik saldırılara yeniden başlayabileceği belirtildi.
ABD/İsrail-İran Savaşı'nda ABD'nin kritik silah stoklarının tükendiği ve ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon) Orta Doğu'daki askeri varlığı güçlendirme çabasının Rusya ve Çin gibi potansiyel rakiplerine karşı hazırlık düzeyini azalttığı iddia edildi.
New York Times gazetesinin konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, ABD/İsrail-İran Savaşı başladığından beri ABD ordusunun Çin ile olası bir savaş için geliştirilen uzun menzilli seyir füzelerinin yaklaşık 1100'ünü tükettiği, bu sayının ABD stoklarında kalan toplam sayıya neredeyse eşit olduğu öne sürüldü.
BİNDEN FAZLA TOMAHAWK SEYİR FÜZESİ KULLANILDI
ABD ordusunun savaş başladığından bu yana 1000'den fazla Tomahawk seyir füzesi kullandığı ve bunun her yıl satın alınan seyir füzesi sayısının yaklaşık 10 katı olduğu iddia edilen haberde, ayrıca 1200'den fazla Patriot ve 1000'den fazla Precision Strike ve ATACMS füzesi kullanıldığı ileri sürüldü.
Haberde, ABD ordusunun mühimmat stoklarını önemli ölçüde tükettiği ve yetkililerin stokları "endişe verici derecede düşük" olarak değerlendirdiği aktarılarak, Savunma Bakanlığı yetkililerinin senatörlere, savaşın yalnızca ilk iki gününde ordunun 5,6 milyar dolarlık mühimmat kullandığı bilgisini verdiği kaydedildi.
ABD'nin Asya ile Avrupa'dan Orta Doğu'ya bomba, füze ve teçhizat sevk ettiği ve bu nedenle üretimi artırma yolları aradığı belirtilen haberde, Pentagon'un Orta Doğu'daki askeri varlığını güçlendirme çabasının Rusya ve Çin gibi potansiyel rakiplerine karşı hazırlık düzeyini azalttığı öne sürüldü.
GÜNDE YAKLAŞIK 1 MİLYAR DOLARLIK MALİYET
Haberde, Beyaz Saray yetkililerinden çatışmanın maliyetine ilişkin bir açıklama gelmediği ancak Amerikan Girişim Enstitüsü (AEI) ve Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezine göre (CSIS) savaşın maliyetinin 28 milyar ila 35 milyar dolar arasında olduğu ve bunun da günde yaklaşık 1 milyar doların biraz altında bir maliyete denk geldiğine işaret edildi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile anlaşma sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, üzerinde hiçbir baskı hissetmediğini belirterek, “Benim dünya kadar zamanım var ama İran'ın yok” dedi.
Trump, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımla, İran'la yürütülen sürece ve Amerikan basınına dair açıklamalarda bulundu. Kendisinin savaşı bitirmek için sabırsızlandığı yönündeki haberleri yalanlayan Trump, olası bir anlaşma için acelesi olmadığını vurguladı.
“BENİM DÜNYA KADAR ZAMANIM VAR AMA İRAN'IN YOK, ZAMAN DARALIYOR!”
Trump, doğrudan Amerikan medyasını hedef aldığı paylaşımında, “Çökmekte olan New York Times'ı okuyan veya yalan haber CNN'i izleyen ve benim İran ile savaşı (eğer buna savaş bile denebilirse) bitirmek için 'sabırsızlandığımı' düşünen o insanlar; lütfen bilsinler ki, muhtemelen bu pozisyonda bugüne kadar bulunmuş en az baskı hisseden kişiyim. Benim dünya kadar zamanım var ama İran'ın yok, zaman daralıyor!” ifadelerini kullandı.
Medyaya yönelik eleştirilerini de sürdüren Trump, “Bazı medya kuruluşlarının abone ve izleyici sayılarında bu kadar başarısız olmasının nedeni, artık inandırıcılıklarının kalmamasıdır” dedi.
“İRAN DONANMASI DENİZİN DİBİNDE YATIYOR, HAVA KUVVETLERİ DARMADAĞIN EDİLDİ”
İran'ın askeri alanda ağır kayıplar verdiğini öne süren Trump, sahadaki duruma ilişkin, “İran Donanması denizin dibinde yatıyor, Hava Kuvvetleri darmadağın edildi, uçaksavar ve radar silahları yok oldu, liderleri artık aramızda değil, abluka sızdırmaz ve güçlü. Bundan sonra durum sadece daha da kötüye gidecek. Zaman onların lehine işlemiyor!” açıklamasında bulundu.
Trump, olası bir anlaşmaya ilişkin ise sınırları kesin bir şekilde çizerek, "Bir anlaşma ancak ABD, müttefiklerimiz ve hatta dünyanın geri kalanı için uygun ve iyi olduğunda yapılacaktır” ifadelerini kullandı.
ABD’nin uyguladığı deniz ablukasına rağmen bir tanker gemisi daha Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yaptı.
İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, ABD’nin, İran’dan Çin’e petrol sevkiyatı yaptığı gerekçesiyle yaptırım listesine aldığı Curaçao bayraklı "Coba" isimli bir tanker gemisinin, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yaptığını ve Lark Adası yakınlarında demirlediğini duyurdu.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'la Pakistan'da yürütülen müzakere sürecinin başarısızlığa uğramasının ardından yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alma sürecini başlatacaklarını söylemişti.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) da ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukasına 10 binden fazla askerin yanı sıra onlarca savaş gemisiyle savaş uçağının eşlik ettiğini açıklamıştı.

Çin, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın yol açtığı güvenlik risklerinin sürmesi nedeniyle İran'daki vatandaşlarına ülkeyi terk etmeleri ve en kısa sürede güvenli bölgelere geçmeleri yönündeki uyarısını yineledi.
Çin'in İran'daki Büyükelçiliği ve Başkonsolosluklarının yayınladığı uyarıda, İran hava sahasının bazı bölümleri uçuşlara açılmış olsa da bölgesel durumun kırılganlığının sürdüğü ve güvenlik koşullarının karmaşık ve değişken olduğu belirtildi.
Uyarıda vatandaşlara dikkatli olmaları, devlete ait ve askeri nitelikteki tesisler gibi hassas alanlardan uzak durmaları ve ülkeyi terk ederek en kısa zamanda güvenli bölgelere geçmeleri tavsiye edildi.
Ülkede kalan vatandaşların acil durumlarda hızla yerel emniyet birimleriyle bağlantıya geçmeleri ve Çin'in diplomatik temsilciliklerinden yardım talep etmeleri gerektiği hatırlatılan uyarıda, güvenlik uyarısına rağmen İran'a gitmeyi seçen vatandaşların yoğun güvenlik riskleriyle karşılaşabileceği ve konsolosluk desteği alma imkanından mahrum kalabileceği kaydedildi.
Çin makamları, ABD ve İsrail'in saldırılarının başlamasından bir gün önce, 27 Şubat'ta, İran'daki vatandaşlarına ülkeyi terk etmeleri uyarısında bulunmuştu.

İsrail ordusu, Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyindeki Shtula bölgesini roketlerle hedef almasının ardından Lübnan'ın güneyine hava saldırısı düzenledi.
Ordudan yapılan açıklamada, roketlerin fırlatıldığı rampaların hedef alındığı ileri sürüldü.
Hava saldırısı görüntülerinin paylaşıldığı açıklamada, Shtula'yı hedef alan rampaların yanı sıra yüklü ve fırlatmaya hazır başka rampalara da saldırı düzenlendiği iddia edildi.
Kısa bir süre önce ABD'nin başkenti Washington'da Lübnan-İsrail görüşmeleri yapılırken Hizbullah, İsrail'in ateşkes ihlallerine karşı ülkenin kuzeyini roketlerle hedef almış, Shtula bölgesinde sirenler çalmıştı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, roketlerin önlendiği ileri sürülmüştü.
İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI VE ATEŞKES
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etti. Lübnan hükümeti de bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini geçtiğini açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan ve İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.

ABD Başkanı Donald Trump, İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkesin 3 hafta uzatılacağını açıkladı.
İsrail ile Lübnan temsilcilerini Beyaz Saray'da ağırlayan ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İsrail-Lübnan ateşkesine ilişkin duyuru yaptı.
Trump, Oval Ofis'te ABD'li, İsrailli ve Lübnanlı temsilcilerin hazır bulunduğu toplantıya işaret ederek "Toplantı çok iyi geçti. ABD, Lübnan'ın kendisini Hizbullah'tan korumasına yardımcı olmak için Lübnan ile işbirliği yapacak. İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkes 3 hafta uzatılacak." ifadelerini kullandı. ABD Başkanı ayrıca, yakın gelecekte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'ı Beyaz Saray'da ağırlamayı sabırsızlıkla beklediğini ifade etti. Trump, 3 haftalık ilave ateşkes süreci içinde Avn ile Netanyahu'yu Beyaz Saray'da ağırlamayı istediğini ve bu görüşmenin "tarihi" bir öneme sahip olacağını vurguladı. İsrail'in Hizbullah'tan gelecek olası saldırılara karşı kendini her zaman savunma hakkı olduğunu anlatan Trump, "İsrail, üzerine ateş açılırsa kendini savunmak zorunda kalacak ve bunu da yapacaktır. Bunu yapmak zorunda kalmasalar güzel olur ancak bir şey olursa kendilerini savunmak zorunda kalacaklar, bunu da dikkatli bir şekilde yapacaklardır." değerlendirmesini yaptı. Öte yandan Trump, İran'ın Hizbullah'a olan desteğini kesmesi gerektiğini ifade ederek, İran'ın ABD ile anlaşabilmesi için bunun bir "zorunluluk" olduğunu vurguladı.

İran'a ait bir yük gemisinin, ABD donanmasının el koyma girişimine rağmen Umman Denizi'nden geçerek İran'a ulaştığı bildirildi.
Fars Haber Ajansı'na göre, pirinç taşıyan İran'a ait bir dökme yük gemisi Umman Denizi'nden güvenle geçti. ABD donanmasının el koyma girişiminde bulunduğu belirtilen geminin, Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'ne bağlı unsurlar tarafından eskort edilerek İran'a ulaştığı belirtildi.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın siyasi anlamda bir "karmaşa" içinde olduğunu ve bunun çözülebilmesi için ateşkesi uzattığını savunarak, "İran bir anlaşma yapmak istiyor. Onlarla görüşüyoruz ama ülkenin başında kimin olduğunu bile bilmiyorlar. Tam bir kargaşa içindeler. Bu yüzden, bu kargaşayı biraz olsun gidermeleri için onlara küçük bir şans vermek istedik." dedi.
ABD Başkanı Trump, Oval Ofis'te ilaç fiyatlarının düşürülmesi ile ilgili düzenlediği bir etkinlikte İran'la ilgili gündemi değerlendirdi. Trump, İran'la anlaşma yapmak için bir acelesinin olmadığını ve yeterince vakti olduğunu kaydederek, kendi üzerinde değil Tahran'ın üzerinde "zaman baskısı" olduğunu savundu. "İran'la anlaşma konusunda ne kadar bekleyeceksiniz?" şeklindeki bir soruya yanıt veren Trump, soruya tepki göstererek, "Beni acele ettirmeyin. Vietnam'da 18 yıl geçirdik, Irak'ta uzun yıllar harcadık. (İran'da) Bu işi daha 6 haftadır yapıyoruz ve ordularını yendik." görüşünü paylaştı. Acele etmek istemediğini ve bolca vakti olduğunu dile getiren ABD Başkanı, "Ülkemizin ve dünyanın nükleer silahlara sahip delilerden korunacağı bir anlaşma yapmak istiyorum." ifadesini kullandı.
İRAN'DA LİDERLİK SORUNU OLDUĞUNU SAVUNDU
İran'la geçici ateşkesi uzatmasının temel sebebinin bu ülkedeki "siyasi karmaşa" ve "lider kadrolarındaki belirsizlik" olduğunu savunan ABD Başkanı Trump, "İran bir anlaşma yapmak istiyor. Onlarla görüşüyoruz ama ülkenin başında kimin olduğunu bile bilmiyorlar. Tam bir kargaşa içindeler. Bu yüzden, bu kargaşayı biraz olsun gidermeleri için onlara küçük bir şans vermek istedik." şeklinde konuştu. Meselenin herhangi bir anlaşma yapmak olmadığını, bu konuda biraz zaman alsa da en iyi anlaşmayı yapmak istediğini anlatan Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olmadığı bir dünya istediğini ve o zaman "herkesin daha güvende olacağı" yorumunu yaptı. Trump, "İran'la şu anda da bir anlaşma yapabilirim ama ben en iyi anlaşmayı yapmak istiyorum. O yüzden onlara biraz süre verdim. Eğer anlaşma yapmak istemezlerse o zaman başladığımız işi bitiririz." şeklinde konuştu.
"İRAN'DA NEDEN NÜKLEER SİLAH KULLANAYIM Kİ?"
Öte yandan ABD Başkanı Trump, İran'a yönelik nükleer silah kullanmayı düşünüp düşünmediği yönündeki bir soruya tepki göstererek, bu sorunun nereden geldiğini anlamadığını belirtti. "(İran'a karşı) Neden nükleer silah kullanayım ki? Onları nükleer silah kullanmadan, tamamen geleneksel yöntemlerle yok ettik. Nükleer silahların kimse tarafından kullanılmasına izin verilmemelidir. Dolayısıyla hayır kullanmayacağım." değerlendirmesini yapan Trump, nükleer silah kullanma gündemi olmadığını vurguladı. ABD'nin İran'daki hedeflerinin yüzde 75'ini vurduğunu, ardından planladıklarından biraz daha erken durduklarını aktaran ABD Başkanı, bu süreçte İran'ın bir süre barış yapmak istediğini ifade etti. Diğer yandan Trump, İran'da idam edilmeyi beklediğini söylediği 8 kadının, kendi ricasının ardından idamlarının durdurulduğunu ve bu kişilerin serbest bırakılacağının kendisine iletildiğini söyledi. Hürmüz Boğazı ile ilgili de açıklamalarda bulunan Trump, boğazın kontrolünün tamamen kendilerinde olduğunu ve İran'ın her gün yaklaşık 500 milyon dolar zararda olduğunu ileri sürdü. İran'la savaşın ne kadar süreceği ve ABD'deki benzin fiyatlarının ne kadar süre yüksek seyredeceği konusundaki soruları cevaplayan Trump, yüksek benzin fiyatlarının "nükleer silaha sahip bir İran'dan daha iyi olduğu" yorumunu yaptı.