Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, İran'la geçici ateşkesin uzatılması yönündeki taleplerini kabul etmesi nedeniyle ABD Başkanı Donald Trump'a teşekkür etti.
Şerif, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulundu. Diplomatik çabaların devam edebilmesi amacıyla ateşkesin uzatılması yönündeki taleplerini kabul ettiği için Trump'a teşekkür ettiğini ifade eden Şerif, Pakistan'ın çatışmanın müzakere yoluyla çözümüne yönelik çabalarını sürdüreceğini belirtti. Şerif, "Her iki tarafın da ateşkesi sürdürmesini ve çatışmaya kalıcı bir son vermek amacıyla İslamabad'da yapılması planlanan ikinci tur müzakerelerinde kapsamlı bir 'barış anlaşmasına' varılmasını içtenlikle umuyorum." ifadesini kullandı.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın danışmanı Mehdi Muhammedi, ABD Başkanı Donald Trump'ın "İran ile varılan geçici ateşkesi uzattığına" yönelik açıklamasına ilişkin, "Kaybeden taraf şartları belirleyemez." ifadesini kullandı.
Muhammedi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda devam ettirme kararı aldığı deniz ablukasının, bombardımandan farksız olduğunu ve askeri olarak karşılık verilmesi gerektiğini savunan Muhammedi, "Kaybeden taraf şartları belirleyemez." dedi. Muhammedi, ABD'nin ateşkesin uzatılmasına yönelik kararının İran'a yönelik yeni saldırılar için zaman kazanma amacı taşıdığını vurguladı.
NE OLMUŞTU?
ABD Başkanı Trump, Pakistan'ın da talebi üzerine, İran'ın anlaşmaya yönelik önerisini sunana kadar ateşkesi uzatma kararı aldığını açıklamıştı. Trump, açıklamasında, şu ifadeleri kullanmıştı: "İran yönetiminin ciddi bir bölünme içinde olduğu gerçeği ve Pakistan'dan Mareşal Asım Münir ile Başbakan Şahbaz Şerif'in de talebi üzerine, liderleri ve temsilcileri ortak bir öneri sunana kadar İran'a yönelik saldırımızı askıya almamız istendi. Bu nedenle ordumuza ablukayı sürdürme ve her açıdan hazır kalmaları talimatı verdim; dolayısıyla (İran'ın) önerisi sunulana ve müzakereler bir şekilde sonuçlanana kadar ateşkesi uzatacağım."
İran'ın ABD ile varılan ateşkesin uzatılması yönünde talebinin olmadığı bildirildi.
İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansında yer alan haberde, İran'ın, ABD ile varılan ateşkesin uzatılması yönünde bir talebi olmadığı belirtildi.
Haberde ayrıca Hürmüz Boğazı'nda ablukanın sürmesinin ABD'nin İran'a yönelik düşmanlığının devam ettiği anlamına geldiği ve İran'ın, deniz ablukası devam ettiği sürece Hürmüz Boğazı'nı açmayacağı kaydedildi.
İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi Hatemül Enbiya Merkez Karargahı, İran'a yönelik herhangi bir olası saldırıya ilişkin, "ABD Başkanı ve o ülkenin saldırgan komutanlarını uyarıyoruz, elimiz tetikte." açıklamasında bulundu.
İran basınına göre, Hatemül Enbiya Merkez Karargahı, ABD ile yaşanan gerginliğe ilişkin bildiri yayımladı. Bildiride, "ABD Başkanı ve o ülkenin saldırgan komutanlarını tekrar eden tehditleri üzerine uyarıyoruz. Elimiz tetikte. İran'a saldırı gerçekleşmesi halinde önceden belirlenmiş hedeflere daha sert şekilde saldıracağız." İfadelerine yer verildi.
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Beyaz Saray'da yapılacak görüşme için Washington'a geri çağrıldığı bildirildi.
İsrail'in Kanal 12 televizyonu, İran'daki gelişmeler ışığında ve Lübnan ile İsrail arasında yapılacak görüşmeler öncesinde Huckabee'nin ABD'ye geri çağrıldığı belirtildi. İran'daki gelişmeler ve Lübnan ile İsrail arasındaki müzakereler öncesinde, Beyaz Saray'da yapılacak görüşmeler için Huckabee'nin Washington'a çağrıldığı belirtilen haberde, yapılacak görüşmelerin detayına ilişkin bilgi paylaşılmadı.
İran, ABD'nin 19 Nisan'da Umman Denizi'nde kendisine ait kargo gemisine ateş açarak müdahalede bulunmasını BM'ye mektup göndererek şikayet etti. İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilciliği, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.
ABD"nin "Touska" kargo gemisine saldırıp "mürettebatını rehin aldığı" belirtilen açıklamada, "Bu, uluslararası hukukun ağır bir ihlali, ateşkesin açık bir ihlali ve korsanlığın özelliklerini taşıyan bir saldırganlık eylemidir." ifadesine yer verildi. Açıklamada, ABD'nin "pervasız davranışının", uluslararası seyrüseferleri doğrudan tehlikeye attığı ve deniz güvenliğini baltaladığı aktarılarak, İran'ın, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve BM Güvenlik Konseyine bu konuda mektup gönderdiği ifade edildi. Paylaşımda kopyasına yer verilen mektupta, "bu saldırganlık ve korsanlık eyleminin kesin ve net şekilde kınanmasının, sorumluların tam olarak hesap vermesinin ve geminin, mürettebatının ve etkilenen herkesin derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmasının talep edildiği" kaydedildi.
"TOUSKA" ADLI KARGO GEMİSİNE MÜDAHALEDE BULUNULMASI
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından, 19 Nisan'da Umman Körfezi'nden Hürmüz Boğazı'nı geçmeye çalışan İran bayraklı "Touska" adlı kargo gemisine müdahalede bulunularak el konulduğunu duyurmuştu.
Trump, "İranlı mürettebat dinlemeyi reddetti, bu yüzden donanma gemimiz makine dairesinde bir delik açarak onları durdurdu. Şu anda gemi, ABD Deniz Piyadelerinin gözetiminde." ifadesini kullanmıştı.
İran'ın başkenti Tahran'da bulunan İnkılap ve Venek meydanlarında ABD ve İsrail karşıtı gösteri düzenlendi.
İnkılap ve Venek meydanlarında toplanan binlerce kişi, ABD ve İsrail'i protesto etti. Ellerinde İran bayrakları taşıyan Tahranlılar, ABD ve İsrail aleyhine sloganlar attı. Protestolar devam ederken İran Silahlı Kuvvetleri gösteri alanlarına balistik füzeler getirdi. İnkılap Meydanı'ndaki gösteriye İran'ın "Hürremşehr" isimli balistik füze getirilirken, Venek Meydanı'ndaki gösteriye ise "Kadir" isimli balistik füze getirildi. Füzelerin meydanlara fırlatma rampalarıyla birlikte getirildiği görüldü.
ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan'ın da talebi üzerine, İran'ın anlaşmaya yönelik önerisini sunana kadar ateşkesi uzatma kararı aldığını duyurdu.
ABD Başkanı Trump, İran'la müzakereler konusundaki belirsizlik sürerken, Truth Social hesabından önemli bir açıklama yaptı. Trump, İran yönetiminin "bölünmüş" olduğunu savunarak, Pakistan'ın da ateşkesle ilgili talebini dikkate alarak, bugün sona erecek olan geçici ateşkesi uzattığını açıkladı. ABD Başkanı Trump, açıklamasında, şu ifadeleri kullandı:
"İran yönetiminin ciddi bir bölünme içinde olduğu gerçeği ve Pakistan'dan Mareşal Asım Münir ile Başbakan Şahbaz Şerif'in de talebi üzerine, liderleri ve temsilcileri ortak bir öneri sunana kadar İran'a yönelik saldırımızı askıya almamız istendi. Bu nedenle ordumuza ablukayı sürdürme ve her açıdan hazır kalmaları talimatı verdim; dolayısıyla (İran'ın) önerisi sunulana ve müzakereler bir şekilde sonuçlanana kadar ateşkesi uzatacağım."
İran'ın, müzakere heyetinin yarın Pakistan'a gitmeyeceği yönündeki kararını ABD'ye ilettiği bildirildi.
İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı'na göre, İran, müzakereler için Pakistan'a heyet göndermeyeceğini ABD'ye iletti. Buna göre, İran'ın çeşitli nedenlerle müzakerelerin ikinci turu için çarşamba günü Pakistan'da bulunmama kararının kesinleştiği ve söz konusu kararın Pakistan aracılığı ile ABD'ye iletildiği belirtildi. İranlı yetkililer daha önce yaptıkları açıklamalarda ateşkesin ilk günden itibaren sürekli ihlal edildiğini ve ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda uyguladığı deniz ablukasının da savaş girişimi olduğunu ve yine ateşkesi ihlal anlamı taşıdığını vurgulamıştı.
Hizbullah, ateşkes ihlallerine karşılık olarak İsrail ordusuna ait bir noktayı roket ve insansız hava araçlarıyla hedef aldığını duyurdu.
Hizbullah'ın Telegram hesabından yapılan yazılı açıklamada, "İsrail ordusunun 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkesi 200'den fazla kez ihlal ettiği" ifade edildi. Açıklamada, bu ihlallere karşılık olarak Kfar Giladi yerleşiminde İsrail ordusuna ait topçu noktasının roket ve insansız hava araçlarıyla hedef alındığı belirtildi. Öte yandan İsrail ordusu, Hizbullah'ın ateşkesi ihlal ederek Lübnan'ın güneyindeki Rab Telatin bölgesinde İsrail askerlerine saldırdığını öne sürmüş ve buna karşılık roketlerin fırlatıldığı rampayı hedef aldığını açıklamıştı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Hava ve Uzay Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Mecid Musevi, Körfez ülkelerini, İran'a yönelik olası bir saldırıda topraklarını kullandırmamaları konusunda uyardı.
İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı'na göre, Musevi, Körfez ülkelerine uyarıda bulundu. Musevi, İran'a yönelik olası bir saldırıda "her yeri" hedef alacaklarını belirterek, "İran'ın güney komşuları bilsin ki eğer coğrafya ve imkanlarını İran'a saldırı için düşmanın emrine verirlerse, Orta Doğu'da petrol üretimi ile vedalaşmaları gerek." dedi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda uyguladığı deniz ablukasına ilişkin, "İran, sınırlamalarla nasıl başa çıkacağını çok iyi biliyor." dedi.
Arakçi, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD'nin deniz ablukasına tepki gösterdi. İran limanlarının abluka altına alınmasının bir savaş girişimi olduğunu dolayısıyla ateşkesin ihlal edilmesi anlamına geldiğini söyleyen Arakçi, "Bir ticari gemiye saldırmak ve mürettebatını rehin almak ise çok daha büyük bir ihlaldir. İran, sınırlamalarla nasıl başa çıkacağını, menfaatlerini nasıl savunacağını ve zorbalığa karşı nasıl duracağını çok iyi biliyor." ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Donald Trump, dün Umman Körfezi'nden Hürmüz Boğazı'nı geçmeye çalışan İran bayraklı "Touska" adlı kargo gemisine müdahalede bulunarak el konulduğunu duyurmuştu. İran Silahlı Kuvvetleri'nin de buna misilleme olarak ABD'ye ait bazı savaş gemilerine İHA saldırısı düzenlediği bildirilmişti. Öte yandan İran güçleri, Hürmüz Boğazı'na yaklaşan Hindistan bandıralı iki gemiye ateş açarak gemileri dönmeye zorlamıştı.
İsrail basınına göre, Tel Aviv yönetimi, ABD ile İran arasındaki müzakerelerde uzlaşma sağlanamayacağını düşünüyor.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, geçici ateşkesin ilan edilmesinden beri ABD ve İsrail'in İran'a yeniden saldırılara başlamak için hazırlıklarını sürdürdüğü ileri sürüldü. Habere göre, üst düzey bir güvenlik kaynağı, ABD ile İran arasında yapılacak görüşmelerde herhangi bir uzlaşmaya varılamayacağını tahmin ettiklerini, İran'ın zaman kazanmaya çalıştığını ve farklı sesler çıktığını söyledi. Kaynak, ABD ile İsrail'in koordine bir şekilde hareket ettiğini ve saldırıları derhal yeniden başlatmaya hazır olduğunu öne sürdü. Haberde, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper'ın geçen haftaki İsrail ziyaretinde, İran genelindeki enerji altyapısına saldırıları da içeren plan ve hedeflerin onaylandığı iddia edildi. Bu adımın, İran'ı nükleer programından ve zenginleştirilmiş uranyumdan vazgeçmeye ikna etmek için baskı yapmak amacıyla atıldığı ileri sürüldü. Öte yandan Haaretz gazetesinin haberinde de ABD ve İsrail'in Orta Doğu genelinde savaş uçaklarıyla eğitim ve yakıt ikmali dahil olmak üzere İran'a yeni saldırılar için hazırlıklarını sürdürdüğü, bugün ABD'nin İngiltere semalarında 2 adet B-2 bombardıman uçağıyla tatbikat yaptığı aktarıldı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in İran'la müzakereler için İslamabad'a yapacağı diplomatik ziyaretin geçici olarak askıya alındığı iddia edildi.
Amerikan New York Times (NYT) gazetesinin, ABD'li bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Vance'in Pakistan ziyareti askıya alındı. Yetkili, "Tahran'ın ABD'nin müzakere pozisyonlarına yanıt vermemesi" nedeniyle Başkan Yardımcısı Vance'in İran'la diplomatik görüşmeler için İslamabad'a gidişinin askıya alındığını ancak ziyaretin "her an yeniden gündeme gelebileceğini" ifade etti. Beyaz Saray, konuyla ilgili henüz resmi açıklama yapmadı. ABD medyasına yansıyan bazı haberlerde de Vance'in, Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump'ın başkanlığında gerçekleşen bir politika toplantısına katıldığı ve toplantının halen devam ettiği kaydedildi.
ABD ile İran arasında İslamabad'da yapılacağı belirtilen görüşmelere katılması beklenen ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in halen Washington'da olduğu kaydedildi.
İslamabad'da yapılacağı belirtilen ancak ne zaman gerçekleşeceği netlik kazanmayan ikinci tur görüşmeleri öncesinde Washington'da hareketli saatler yaşanıyor. ABD medyasına yansıyan ve Beyaz Saray yetkililerine dayandırılan haberlere göre, Başkan Yardımcısı Vance, bu sabah Başkan Donald Trump'ın başkanlığındaki bir politika toplantısına katıldı. ABD Başkanı Trump'ın açıklamalarının ardından İslamabad'daki toplantıya katılması beklenen ve bugün yola çıkabileceği kaydedilen Vance'in halen Washington'da olduğu, hatta İslamabad'daki görüşmelere gidip gitmeyeceğinin yeniden değerlendirildiği aktarıldı. Beyaz Saray henüz konuyla ilgili resmi açıklama yapmadı.
İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'ın ateşkesi ihlal ederek birliklerine yönelik saldırı düzenlediğini iddia etti.
Ordudan yapılan açıklamada, Lübnan'ın güneyindeki Rab Telatin bölgesinde İsrail askerlerinin saldırıya uğradığı öne sürüldü. Kısa bir süre önce Hizbullah'ın ateşkes ihlali yaparak işgal altındaki bölgedeki İsrail askerlerine birkaç roketle saldırı düzenlediği ileri sürülen açıklamada, İsrail ordusunun karşılık olarak roketlerin fırlatıldığı rampayı hedef aldığı kaydedildi. Açıklamada, İsrail'in kuzeyindeki Kfar Yuval ve Maayan Baruch bölgelerinde sirenlerin çaldığı hatırlatılarak daha önce bunun yanlış tanımlama nedeniyle olduğu belirtilmesine rağmen Lübnan'dan gelen bir insansız hava aracının sirenlerin çalmasına sebep olduğu öne sürüldü. İsrail ile Lübnan arasında 10 gün süreyle geçerli geçici ateşkes, 17 Nisan'da yürürlüğe girmişti. İsrail ordusu, 19 Nisan'da Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği alanlarda Gazze Şeridi'ndeki "Sarı Hat" benzeri bir bölge oluşturduğunu açıklamıştı. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, yürürlüğe giren 10 günlük ateşkese rağmen oluşturulan bu hat çevresinde saldırılara devam edildiği belirtilmişti.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran ile ABD arasında müzakerelerin ikinci turuna ilişkin, "Pakistan'daki görüşmelere katılıp katılmama konusunda henüz kesin bir karar alınmadı." dedi.
İran devlet televizyonuna göre, Bekayi, İran ile ABD arasındaki olası müzakerelere ilişkin açıklamalarda bulundu. "Pakistan'daki görüşmelere katılıp katılmama konusunda henüz kesin bir karar alınmadı." diyen Bekayi, şunları kaydetti: "Karar alınmamasının sebebi kararsızlık değil, ABD'nin çelişkili açıklamaları ve davranışlarıdır. Müzakereler sonuç eksenli olduğunda, İran katılma konusunda kararını verecektir." Bekayi ayrıca, İran bayraklı Touska adlı kargo gemisine yönelik ABD müdahalesi ile alakalı, "İran gemilerine saldırmak, uluslararası hukukun ihlali, deniz korsanlığı ve devlet terörizmidir. En başından beri ateşkes ihlalleri ile karşılaştık. Deniz ablukası da bunun bir örneği." ifadesini kullandı.
Pakistan, İran heyetinin başkent İslamabad'da ABD ile müzakerelerin ikinci turuna katılımına ilişkin resmi yanıtın beklendiğini bildirdi.
Pakistan Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD ile İran arasındaki ikinci tur müzakere olasılığına ilişkin güncel durumu değerlendirdi. Tarar, İran heyetinin, taraflar arasında İslamabad'daki olası ikinci tur görüşmelere katılımına yönelik Tahran tarafından resmi yanıtın beklendiğini aktardı. Pakistan Enformasyon Bakanı Tarar, Pakistan'ın arabulucu olarak İran ile temas halinde olup, "diplomasi ve diyalog" yolunu takip ettiğini vurguladı. İran'ın, ateşkes süresinin sona ermesinden önce müzakerelere katılma kararının "hayati" olduğuna işaret eden Tarar, ülkesinin, Tahran yönetimini ikinci tur müzakerelere katılmaya ikna etme konusunda samimi çabalarda bulunduğunu kaydetti.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yapılması beklenen ikinci tur müzakerelerinden umutlu olduğunu belirterek, Tahran yönetiminin anlaşmaya yanaşmaması halinde bombardımanların yeniden başlayacağını ifade etti.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'da "idam cezasıyla karşı karşıya olduğu" iddia edilen 8 kadının serbest bırakılmasını istedi ve bunun müzakereler için "iyi bir başlangıç" olacağını belirtti.
ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran'da idam edilmeyi beklediği iddia edilen bazı kişilere ilişkin bir açıklama yaptı. Trump, paylaşımında, İran'ın 8 kadını idam etmeye hazırlandığını iddia eden bir paylaşımı alıntılayarak, "Bu kadınlar serbest bırakılırsa çok memnun olurum. Lütfen onlara zarar vermeyin. Bu, müzakerelerimiz için harika bir başlangıç olur." ifadelerini kullandı. ABD Başkanı'nın, İsrail destekçisi "Eyal Yakoby" adlı bir sosyal medya kullanıcısının ABD merkezli X şirketinin sosyal paylaşım sitesindeki hesabından yaptığı ve 8 kadının görselinin bulunduğu paylaşımda yer alan iddianın doğruluğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve İran tarafından konuya ilişkin herhangi bir açıklama bulunmuyor.
İsrail'de eski başbakan, savunma bakanı ve genelkurmay başkanı seviyesindeki 3 yetkili, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin İran'a karşı yürütülen savaşta hedeflerine ulaşamadığını savundu.
Eski genelkurmay başkanları Dan Halutz ve Moşe Yaalon, Haaretz gazetesinde yayımlanan ortak makalede, ülkenin "devlet kaynaklarını kendi özel mülkü gibi gören" Netanyahu yönetimi tarafından sömürüldüğünü ifade etti. Halutz ve daha önce savunma bakanı olarak da görev yapan Yaalon, hükümetin vatandaşların gerçekliğinden tamamen kopuk olduğunu ve ülkenin Başbakan Binyamin Netanyahu, eşi Sara ve Ulaştırma Bakanı Miri Regev'in kişisel mülkü gibi yönetildiğini savundu. Ekim ayında yapılması beklenen genel seçimlere işaret edilen yazıda, halka "ülkede kontrolü yeniden ele alma" çağrısında bulunuldu. Eski Başbakan Ehud Barak da aynı gazetede yayımlanan makalesinde, İsrail'in saldırdığı bölgelerin ağır darbeler aldığını ancak hükümetin hedeflerinden hiçbirinin gerçekleşmediğini dile getirdi. Hamas'ın Gazze'de, Hizbullah'ın ise Lübnan'da varlığını sürdürdüğünü ifade eden Barak, Tahran yönetimin İsrail ve ABD'nin ortak saldırısından kurtulduğunu ve nükleer ile balistik füze tehditlerinin ortadan kaldırılmadığını kaydetti. Netanyahu hükümetinin İran'a karşı yürütülen savaşta stratejik ve siyasi bir başarısızlık gösterdiğini ifade eden eski Başbakan Barak ayrıca İsrail'in, ABD'nin dayattığı "sert ve aşağılayıcı emirlerle bağımlı bir devlete dönüştüğü" eleştirisinde bulundu.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, İsrail saldırıları altındaki Lübnan'a mobil elektrik istasyonları, gıda, çadır, battaniye, yatak ve yastıkların da bulunduğu 27 tonluk yardım malzemesi gönderildiğini bildirdi.
Lübnan, İsrail'in saldırılarının yol açtığı insani krizle mücadele ediyor. İsrail ordusunun ateşkese rağmen sürdürdüğü saldırılar, sivil altyapının zarar görmesine ve temel ihtiyaçlarda ciddi sıkıntılar yaşanmasına neden oluyor. Yaşanan kriz nedeniyle birçok devlet bölgeye yardımlar gönderiyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Lübnan'a mobil elektrik istasyonları, gıda, çadır, battaniye, yatak ve yastıkların da bulunduğu 27 tonluk yardım malzemesi gönderildiğini bildirdi. Açıklamada, "Rusya Acil Durumlar Bakanlığı'na (EMERCOM) ait özel bir İl-76 uçağı, askeri çatışmadan etkilenen Lübnan halkına bugün insani yardım ulaştırdı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve EMERCOM Başkanı Aleksandr Kurenkov'un talimatıyla 27 tonluk yardım malzemesi Beyrut'a, Lübnan hükümetinin yetkili temsilcilerine teslim edildi" denildi.
Tahran yönetimi, "Şartlarımız kabul edilince müzakere olacak. Şu anda müzakere yok" ifadelerini kullandı.
Pakistan hükümetinden ismi açıklanmayan iki yetkili, başkent İslamabad'da ABD ile İran arasındaki müzakerelerin beklenen ikinci turu öncesinde Anadolu Ajansı (AA) muhabirine açıklama yaptı.
Yetkililer, İran'ın nükleer programının askıya alınmasına yönelik ABD'ye teklif ettiği öne sürülen moratoryuma ilişkin konuştu.
Kıdemli bir hükümet yetkilisi, "Washington'ın önceliği, yaptırımların hafifletilmesi ve İran'ın dondurulan mali varlıklarının çözülmesi karşılığında İran'ın uranyum zenginleştirme programının en az 20 yıl süreyle askıya alınmasıdır." ifadesini kullandı.
Öte yandan yetkililer, "Washington'un İran'dan nükleer silah endişelerine ilişkin güçlü garantiler alması halinde moratoryum süresini 20 yıldan 10 yıla düşürmeye şartlı olarak istekli olduğunu" gösterdiğini belirtti.
Yetkililer, ABD'nin sunduğu diğer teklifler arasında, İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunun 10 yıllığına "ABD veya üçüncü bir ülkeye" transfer edilmesinin de yer aldığını aktardı.
İran'ın, ABD'nin teklifine henüz yanıt vermediğini dile getiren yetkililer, Pakistan'ın da nükleer mesele konusunda iki ülke arasındaki fikir ayrılığını çözmek için çalıştığını ifade etti.
Yetkililer, Pakistan'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ortaklığındaki dört ülkenin İran'ın nükleer programını denetlenmesine yönelik teklifini ise Tahran'ın olumlu karşıladığını savundu.
Konuyla ilgili bilgi sahibi bir yetkili de tarafların "görünüşteki katılığına" rağmen "orta yolu" bulmalarının beklendiğini söyledi.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Libya Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakan Vekili Tahir el-Baour ile görüştü. Görüşmede açıklama yapan Sergey Lavrov, ABD-İran gerginliğine değindi.
Rus Bakan, İran çevresindeki durumun çözümüne ilişkin olumlu haberler beklediklerini vurgulayarak, "Bu aşamada, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik sebepsiz saldırganlığından kaynaklanan Basra Körfezi bölgesindeki krize özel önem veriyoruz. Hem Rusya hem de Libya, güç kullanımının her türlü tekrarının en kısa sürede sona erdirilmesini, sürdürülebilir bir siyasi ve diplomatik sürecin başlatılmasını savunmaktadır. Şu anda gelen haberlerin, diplomatik çabaların yeniden başlaması açısından olumlu olmasını umuyoruz. Çünkü mevcut anlaşmazlıklar, ancak bu şekilde çözülebilir ve Körfez'deki Arap dostlarımız da dahil olmak üzere bölgedeki herkesin çıkarı güvence altına alınabilir" dedi.
Körfez ülkeleriyle İran arasındaki ilişkilerin normalleşmesini kolaylaştırmaya hazır olduklarını söyleyen Sergey Lavrov, "Birkaç yıldır, Basra Körfezi için bir güvenlik çerçevesi oluşturmak amacıyla akademik ve siyaset bilimi çevrelerini harekete geçirmek için çalışıyoruz. İran'a yönelik saldırı ve bunun Körfez ülkeleri üzerindeki yıkıcı sonuçlarıyla ilgili son gelişmeler, Körfez kıyısındaki devletler arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesine yönelik ilave çabaların gerekliliğini ve hatta aciliyetini ortaya koymaktadır" ifadelerini kullandı.
Rus Bakan ayrıca Libya ile Rusya'nın, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgeleri de dahil olmak üzere dünyada yaşanan gelişmelere ilişkin benzer değerlendirmelere sahip olduğunu sözlerine ekledi.
Katar resmi ajansı QNA'da yer alan habere göre Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Görüşmede, ikili ilişkiler, bölgesel ve uluslararası gelişmeler ile bunların enerji piyasalarına yansımaları masaya yatırıldı.
İran'ın Katar'a saldırılarını kınayan Japonya Başbakanı, Katar'ın bölgede barış ve istikrarı destekleyen rolünü takdir etti.
Görüşmede bölgesel krizde Pakistan'ın arabuluculuk rolünden övgüyle söz eden liderler, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını, enerji güvenliğini ve piyasaların istikrarını sağlayacak, bölgesel istikrar ve küresel ekonomiyi destekleyecek kapsamlı bir anlaşmaya varılması gerektiğini vurguladı.
ABD Başkanı Donald Trump, CNBC kanalında yayınlanan Squawk Box programına telefonla bağlanarak İran'la ilgili son durumu değerlendirdi.
İran ile yapılması beklenen ikinci tur müzakerelerine dikkati çeken Trump, bu görüşmelerin iyi geçeceğine inandığını kaydetti.
Tahran'ın söz konusu müzakerelere temsilcilerini göndermekten başka seçeneği olmadığını savunan ABD Başkanı, şu anda kendilerinin ateşkes öncesine göre çok daha güçlü bir pozisyonda olduğunu ifade etti.
Trump, "İyi bir anlaşma yapmak istiyorum. Zamanım bol. Sadece iyi bir anlaşma değil, harika bir anlaşma yapmak istiyorum. Bence (İran'la) sonunda çok iyi bir anlaşma yapacağız. Başka seçenekleri yok." değerlendirmesini yaptı.
İran'la bir anlaşma sağlanamaması durumunda ne olacağına ilişkin soruya ise Trump, "O zaman bombalamaların devam edeceğini düşünüyorum çünkü bence uygun olan bu. Biz buna hazırız." yanıtını verdi.
Geçici ateşkesi uzatmayı düşünmediğini vurgulayan Trump, Tahran'la bir anlaşma yapmanın şu an en doğru yol olduğunu vurguladı.
Ateşkes öncesine göre Amerikan ordusunun azalan silah stoklarını takviye ettiklerini anlatan Trump, silah ve mühimmat bakımından daha hazır durumda olduklarını ve İran'ın ise silah stoklarının sadece küçük bir kısmını yenileyebildiğini savundu.
ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon), X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, "devletsiz ve yaptırım uygulanan" M/T Tifani gemisine dün gece "bir olay yaşanmadan deniz müdahalesi ve gemiye çıkma operasyonu" yapıldığı kaydedildi.
Uluslararası suların "yaptırım uygulanan gemiler için bir sığınak olmadığı" belirtilen açıklamada, "Yasa dışı ağları bozmak ve İran'a maddi destek sağlayan, yaptırım uygulanan gemileri nerede faaliyet gösterirlerse göstersinler engellemek için küresel denizcilik uygulama çabalarını sürdüreceğiz." ifadeleri kullanıldı.
Deniz trafiği takip platformu MarineTraffic kayıtlarına göre, söz konusu olay ABD Hint-Pasifik Komutanlığı sorumluluk alanında meydana geldi.
CNN televizyonunun haberinde olayın, ABD'nin İran limanlarına uyguladığı ablukanın devam ettiği bir dönemde gerçekleşmesinin dikkati çektiği aktarıldı.
ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) internet sitesine göre "M/T Tifani" isimli gemi "İran petrolü taşıdığı" gerekçesiyle yaptırım altında bulunuyor.
Katar, ABD ile İran arasındaki ateşkes görüşmelerinden sonuç alınmaması ve Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmaya devam etmesi durumunda bölgesel krizin küresel bir hal alacağı uyarısında bulundu.
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, başkent Doha’da düzenlediği basın toplantısında bölgedeki son gelişmelere ilişkin değerlendirmeler yaptı.
Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasının risklerine işaret eden Ensari, Katar’ın başta ABD olmak üzere tüm taraflarla iletişim halinde olduğunu ve İslamabad’da yürütülen ABD-İran müzakerelerini yakından takip ettiklerini ifade etti.
“HÜRMÜZ BOĞAZI’NIN KAPALI KALMASI KRİZİ BÖLGESEL OLMAKTAN ÇIKARARAK KÜRESEL BİR KRİZE DÖNÜŞTÜRÜR”
Katar’ın söz konusu müzakerelerde arabulucu olmadığını vurgulayan Ensari, buna karşın Pakistan’ın arabuluculuk çabalarını desteklediklerini ve taraflardan gelecek geri dönüşleri beklediklerini söyledi.
Ensari, “Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması krizi bölgesel olmaktan çıkararak küresel bir krize dönüştürür. Bu krizin çözümü yalnızca bir ülkenin değil, tüm ülkelerin sorumluluğundadır.” ifadelerini kullandı.
İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI VE ATEŞKES
Ülkesinin Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne tam destek verdiğini yineleyen Katarlı Sözcü Ensari, İsrail’in ihlallerini kınadı ve ateşkes şartlarına tam uyulması çağrısı yaptı.
Washington'da yürütülen ateşkes çabalarının önemine değinen Ensari, bölgedeki saldırıların ekonomik etkilerine dikkati çekerek, çatışmaların durdurulması ve müzakere masasına geri dönülmesinin ehemmiyetini vurguladı.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından İran gündemine ilişkin açıklama yaptı.
ABD heyetinin İran ile yürütülecek kalıcı ateşkes görüşmeleri için bugün İslamabad'a gitmesi beklenirken, Trump, "İran ateşkesi defalarca ihlal etti." ifadesini kullandı.
İran'a ait bir petrol tankerinin, ABD'nin deniz ablukasına rağmen dün gece İran donanmasının eskortluğunda ülke kara sularına girdiği ifade edildi.
İran devlet televizyonunun, ordudan yapılan yazılı açıklamaya dayandırdığı haberinde, "ABD Donanması'ndan gelen çok sayıda tehdide rağmen, İran Donanması tarafından eskort edilen İran tankeri Sili City, Arap Denizi'ni güvenli bir şekilde geçti ve İran karasularına girdi." ifadelerine yer verildi. Adı geçen tankerin, İran'ın güney limanlarından birine yanaştığı belirtildi.
İran'a "deniz ablukası" kararı alan ABD, 19 Nisan'da Umman Körfezi'nden Hürmüz Boğazı'nı geçmeye çalışan İran bayraklı "Touska" adlı kargo gemisine ateş açtıklarını ve gemiyi ele geçirdiklerini duyurmuştu.
ABD Savunma Bakanlığı verilerine göre, 28 Şubat'ta başlayan ABD/İsrail-İran savaşında yaralanan Amerikan askeri sayısı 415'e yükseldi. Verilere göre, yaralananların 271’inin kara kuvvetlerinde, 63’ünün deniz kuvvetlerinde, 62’sinin hava kuvvetlerinde ve 19’unun da deniz piyadelerinde görev yaptığı belirtildi.
ABD Savunma Bakanlığı’nın ‘Savunma Kayıp Analiz Sistemi’ üzerinden yayımladığı raporda, Amerikan ordusunun kayıplarına ilişkin güncel veriler paylaşıldı. ‘Destansı Öfke Operasyonu’ kapsamında tutulan resmi kayıtlara göre, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırılarıyla başlayan savaşta bugüne kadar toplam 13 Amerikan askeri yaşamını yitirdi, 415 ABD askeri de yaralandı.
Pentagon verilerinde, geçen hafta 398 olarak duyurulan yaralı asker sayısı, son güncellemeyle birlikte 415'e ulaştı.
YARALANANLARIN 271’İ KARA KUVVETLERİNDE
Verilere göre, hayatını kaybedenlerin 7’sinin hava kuvvetlerine, 6’sının da kara kuvvetlerine mensup olduğu kaydedildi. Yaralananların ise 271’inin kara kuvvetlerinde, 63’ünün deniz kuvvetlerinde, 62’sinin hava kuvvetlerinde ve 19’unun da deniz piyadelerinde görev yaptığı belirtildi.
İranlı müzakere heyetinin ABD ile Pakistan'da yapılması öngörülen görüşmeler için İslamabad'a gittiğine dair haberlerin doğru olmadığı bildirildi. Haberde, “İran'dan şu ana kadar ne birincil ne de ikincil diplomatik heyet Pakistan'ın başkenti İslamabad'a gitti” denildi.
İran devlet televizyonunu, uluslararası medya kuruluşları tarafından İran heyetinin Pakistan'a gittiğine dair haberlerin doğru olmadığını duyurdu.
"İRAN'DAN ŞU ANA KADAR NE BİRİNCİL NE DE İKİNCİL DİPLOMATİK HEYET PAKİSTAN'IN BAŞKENTİ İSLAMABAD'A GİTTİ"
İranlı yetkililerin, "tehdit altında ve ateşkesi ihlal eden eylemlerin gölgesinde görüşmeleri kabul etmeyeceklerine" dair açıklamalarının hatırlatıldığı haberde, "İran'dan şu ana kadar ne birincil ne de ikincil diplomatik heyet Pakistan'ın başkenti İslamabad'a gitti." ifadelerine yer verildi.
Katar'ın Al Jazeera televizyonu, Pakistanlı bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, İranlı "ön müzakere heyetinin" ABD ile müzakereler için İslamabad'a geldiğini iddia etmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın müzakere masasına oturacağından emin olduğunu ifade ederek, aksi takdirde Tahran yönetiminin ‘daha önce hiç görmediği türden sorunlarla karşılaşacağını’ söyledi. Trump, “Umarım adil bir anlaşma yaparlar ve ülkelerini yeniden inşa ederler. Ancak bunu yaparken nükleer bir silaha sahip olmayacaklar. Nükleer silaha erişimleri veya sahip olma ihtimalleri kalmayacak. Buna müsaade edemeyiz. Bu dünyanın yıkımı olabilir ve biz bunun yaşanmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
Trump, ülkede yayın yapan bir radyo programına telefonla bağlanarak İran’la diplomasi sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın masaya oturacağına inandığını dile getiren Trump, “Müzakere edecekler, eğer etmezlerse daha önce hiç görmedikleri türden sorunlarla karşılaşacaklar” dedi.
“UMARIM ADİL BİR ANLAŞMA YAPARLAR VE ÜLKELERİNİ YENİDEN İNŞA EDERLER”
Tahran yönetimi ile adil bir anlaşma yapmayı umduklarını belirten Trump, İran’ın nükleer kapasitesine yönelik kırmızı çizgilerini bir kez daha vurguladı. Trump, “Umarım adil bir anlaşma yaparlar ve ülkelerini yeniden inşa ederler. Ancak bunu yaparken nükleer bir silaha sahip olmayacaklar. Nükleer silaha erişimleri veya sahip olma ihtimalleri kalmayacak. Buna müsaade edemeyiz. Bu dünyanın yıkımı olabilir ve biz bunun yaşanmasına izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“BUNU YAPMAK ZORUNDAYDIK”
ABD yönetiminin İran’a yönelik uyguladığı politikalara ve attığı adımlara da değinen Trump, bu konuda mecbur bırakıldıklarını savundu. Trump, “Şunu söylemeliyim ki, İran konusunda başka bir seçeneğimiz yoktu. Sanki bir seçeneğimiz varmış gibi bir durum söz konusu değildi. Bunu yapmak zorundaydık” diye konuştu.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, taahhütlere sadık kalmanın anlamlı bir diyaloğun temeli olduğunu vurgulayarak, ülkede ABD’nin tutumuna yönelik derin tarihsel güvensizliğin sürdüğünü kaydetti. Pezeşkiyan, “Amerikalı yetkililerden gelen yapıcı olmayan ve çelişkili sinyaller acı bir mesaj taşıyor; onlar İran'ın teslim olmasını istiyorlar. İranlılar zorbalığa boyun eğmez” ifadelerini kullandı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, sanal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, ABD ile müzakere süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Anlamlı bir diyaloğun temel şartının verilen taahhütlere sadık kalmak olduğunu vurgulayan Pezeşkiyan, İran kamuoyunda ABD hükümetinin politikalarına ve eylemlerine yönelik derin tarihsel güvensizliğin halen devam ettiğine dikkati çekti.
“İRANLILAR ZORBALIĞA BOYUN EĞMEZ”
Açıklamasında ABD’li yetkililerin son dönemdeki söylemlerini eleştiren Pezeşkiyan, bu tutumun diplomasiye hizmet etmediğini savundu. Pezeşkiyan, “Amerikalı yetkililerden gelen yapıcı olmayan ve çelişkili sinyaller acı bir mesaj taşıyor; onlar İran'ın teslim olmasını istiyorlar. İranlılar zorbalığa boyun eğmez” ifadelerini kullandı.
İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaş yönetiminden sorumlu birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı Komutanı Tümgeneral Ali Abdullahi, "düşmanın tehdit ve eylemlerine kararlı, belirleyici ve ani karşılıklar vermeye hazır olduklarını" söyledi.
İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre, Tümgeneral Abdullahi, Devrim Muhafızları Ordusu'nun kuruluş yıl dönümü vesilesiyle bir açıklama yayımladı.
Açıklamasında Abdullahi, "Devrim Muhafızları Ordusu ile ordunun halkın desteğiyle düşmanların saldırganlığına karşı koyduğunu ve onları çaresizce ateşkes talep etmeye zorladığını" ifade etti.
“İRAN SİLAHLI KUVVETLERİ ANİ YANITLAR VERMEYE HAZIRDIR”
ABD Başkanı Donald Trump'ın tehditlerine işaret eden Abdullahi, "Silahlı Kuvvetlerin, Trump'ın başta Hürmüz Boğazı'nın yönetimi ve kontrolü konusunda ve sahadaki durum hakkında yanlış ve asılsız anlatılar uydurmasına ve durumu kötüye kullanmasına izin vermeyeceğini" belirtti.
Abdullahi, "Cesur İran Silahlı Kuvvetleri, asil halkı ve hükümetiyle birlikte, Başkomutanın (İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney) tedbirlerine tam uyum ve birlik halinde düşmanın tehdit ve eylemlerine kararlı, belirleyici ve ani yanıtlar vermeye hazırdır" ifadelerini kullandı.
İran, ABD ordusunun İran bayrağı taşıyan "Touska" adlı ticari gemiyi alıkoymasını en güçlü şekilde kınadığını ve bunun ateşkesin ihlali olduğunu bildirdi.
İran Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ticari geminin alıkonulması "yasa dışı" ve "terörist" bir eylem olarak nitelendirildi.
“GEMİ İLE MÜRETTEBAT SERBEST BIRAKILMALI”
Gemi mürettebatı ile ailelerinin de gözaltına alındığı belirtilen açıklamada, bu uygulamanın uluslararası hukukun ve son ateşkesin ihlali olduğu vurgulanarak, gemi ile mürettebatının derhal serbest bırakılması talep edildi.
ABD Başkanı Donald Trump, dün Umman Körfezi'nden Hürmüz Boğazı'nı geçmeye çalışan İran bayraklı "Touska" adlı kargo gemisine müdahalede bulunarak el konulduğunu duyurmuştu. İran Silahlı Kuvvetleri'nin de buna misilleme olarak ABD'ye ait bazı savaş gemilerine İHA saldırısı düzenlediği bildirilmişti. Öte yandan İran güçleri, Hürmüz Boğazı'na yaklaşan Hindistan bandıralı iki gemiye ateş açarak gemileri dönmeye zorlamıştı.

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda uyguladığı deniz ablukasına işaret ederek "Tehdit gölgesi altında müzakereyi kabul etmiyoruz." dedi.
Kalibaf, ABD merkezli X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın deniz ablukası uygulayarak ve ateşkesi ihlal ederek müzakere masasını teslimiyet masasına dönüştürmek ve savaş kışkırtıcılığını meşrulaştırmak istediğini belirtti.
Meclis Başkanı Kalibaf, "Tehdit gölgesi altında müzakereyi kabul etmiyoruz ve son iki hafta içinde sahada yeni kartları devreye sokmaya hazırlandık." ifadelerini kullandı.
İran’ın Pakistan Büyükelçisi, müzakereler hakkında, “Görüşme olmayacak” ifadelerini kullandı.
ABD'nin başkenti Washington'daki Kongre binasının "Cannon Rotunda" isimli ana salonunda kendilerini "Savaş Karşıtı Gaziler" olarak tanıtan bir grup protesto gösterisi düzenledi.
Sosyal medyada yer alan görüntülerde, göstericilerin polis tarafından kelepçelendiği görüldü.
Kimisi engelli olduğu için koltuk değnekleri veya tekerlekli sandalyelerle protestoya katılan grubun çok sayıda üyesinin gözaltına alınması, bazı sosyal medya kullanıcılarının tepkisini çekti.
ABD askeri elbisesi giyen göstericilerin taşıdığı dövizlerde, "Bir diğer savaşı kaldıramayız", "İran'a karşı savaşı durdurun" gibi ifadeler yer aldı.
Protesto sırasında ABD milli marşını çalan, savaşta ölen ABD askerleri için saygı duruşunda bulunan ve sembolik bayrak katlama töreni düzenleyen savaş karşıtları, başkent polisi tarafından plastik kelepçeler takılarak gözaltına alınırken protestocular polise direnmeden sessiz eylemlerine devam etti.
Söz konusu protesto, ABD'nin İran ile Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yapılacak ikinci tur müzakerelerin başlayacağı gün yaşandı.
Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati'nin, Ummanlı mevkidaşı Bedr el-Busaidi, Türk mevkidaşı Hakan Fidan ve Pakistanlı mevkidaşı İshak Dar ile telefonda görüştü.
Bölgesel gelişmelerin ve yükselen tansiyonu düşürmek için yürütülen çalışmaların ele alındığı görüşmede, İran ile ABD arasındaki müzakere süreciyle ilgili görüş alışverişinde bulunuldu ve diplomatik sürecin başarılı olması için koordinasyonun önemine işaret edildi.
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, müzakerelerin gerilimin azaltılmasını ve savaşın sona ermesini garanti altına alacak somut bir uzlaşmaya varmak için atılacak temel adım olduğunu kaydetti.
Bakanlar, "diplomatik çözümler ile diyalogun anlaşmazlıkların çözülmesi ve bölgenin daha fazla istikrarsızlığa sürüklenmemesi için tek seçenek olduğunu" vurguladı.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, ABD Başkanı Donald Trump'ın ülkesine abluka uygulayarak ve ateşkesi ihlal ederek müzakere masasını bir teslimiyet masasına dönüştürmek veya savaş kışkırtıcılığını meşrulaştırmak istediğini belirterek, "Tehditlerin gölgesinde yapılacak herhangi bir müzakereyi kabul etmiyoruz. Son iki haftadır, savaş alanında yeni kozlarımızı oynamak için hazırlandık" dedi.

İsrail ordusunun, geçici ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki El-Hıyam kasabasında çok sayıda eve bombalı saldırı düzenlediği bildirildi.
Lübnan haber ajansı NNA'ya göre, İsrail ordusu kasabadaki birçok evi patlayıcılarla hedef aldı. İsrail ordusu güneyde Sayda kentine bağlı Haret Sayda kasabasında ise bir eczaneye saldırı tehdidinde bulundu.
Söz konusu eczanenin, belediye binasının karşısında yer alması nedeniyle bina tamamen boşaltıldı.
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Obama yönetimini hedef alırken kendilerinin İran'la anlaşmaya yakın olduğunu belirtti.
Trump, "İran ile imzalayacağımız anlaşma, Barack Obama ve Joe Biden tarafından kaleme alınan ve genellikle İran Nükleer Anlaşması olarak anılan Ortak Kapsamlı Eylem Planı’ndan (JCPOA) çok daha iyi olacak." ifadesini kullandı.
Obama dönemindeki nükleer anlaşmanın, ABD ve Orta Doğu için "yapılmış en kötü anlaşmalardan biri" olduğunu savunan Trump, söz konusu anlaşmanın İran'a nükleer silah yolunu açtığını ileri sürdü.
Dönemin ABD yönetiminin, İran'a milyarlarca dolar nakit parayı uçakla gönderdiğini ifade eden Trump, ayrıca Tahran'a milyarlarca dolar paranın ödendiğini savundu.
ABD Başkanı, "Trump döneminde bir anlaşma yapılırsa, bu sadece İsrail ve Orta Doğu için değil, Avrupa, Amerika ve diğer her yer için de barış, güvenlik ve emniyeti garanti altına alacaktır." değerlendirmesini yaptı.

İsrail basını, ordunun geniş bir alanda işgali sürdürdüğü Lübnan'ın güneyindeki askerlerine, silahsız da olsa "yaklaşılması yasak belde ve köylere" yaklaşan kişilere ateş açılmasına dair genel emir verdiğini yazdı.
The Jerusalem Post gazetesinde yer alan haberde, geçici ateşkesin ardından Lübnan'ın güneyindeki evlerine dönmeye çalışan sivillerin "İsrail ordusunun bölgede yaşadığı en büyük zorluklardan biri" haline geldiği belirtildi. İsrail ile Lübnan arasında ABD arabuluculuğunda geçici ateşkese varılmasının ardından İsrail'in zorla yerinden ettiği Lübnanlılar ülkenin güneyindeki evlerine dönmeye başladı. Haberde, Lübnan'ın güneyindeki geniş bir alanın işgal altında tutulduğunu gösteren bir harita ve "yaklaşılması yasak" beldeler ve köyler listesi yayınlayan İsrail ordusunun, 19-20 Nisan'da geri dönüşü engelleme çabalarını yoğunlaştırdığı bildirildi. İsrail ordusunun, bölgedeki askerlere, silahsız dahi olsa "yaklaşılması yasak belde ve köylere" yaklaşan kişilere ateş açılmasına dair genel bir emir verdiği aktarılan haberde, uluslararası kamuoyunun İsrail'in Lübnan'daki işgaline karşı çıkması ve sivillere ateş açılması durumunda gösterilecek tepki nedeniyle bunun sürdürülebilir olmadığı değerlendirmesi yapıldı. İsrail ordusunun ateşkese rağmen Lübnan'da saldırılar düzenlemesine de dikkati çekilen haberde, Hizbullah'ın 16 Nisan'dan beri İsrail'e saldırı düzenlememesine karşın, ateşkesin Litani Nehri'nin kuzeyinde geçerli olduğu mesajı veren İsrail ordusunun, 19 Nisan'ı 20 Nisan'a bağlayan gece Litani Nehri'nin kuzeyinde bir roket fırlatıcısı tespit edildiği iddiasıyla düzenlediği saldırının, ateşkesin ihlali ve izah edilemez olduğuna işaret edildi. İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı saldırılarla birlikte ülkenin güneyinde onlarca beldeyi işgal ederek halkını zorla yerinden etmişti. Lübnan ve İsrail arasında varılan 10 günlük geçici ateşkesin 17 Nisan'da yürürlüğe girmesinin ardından zorla yerinden edilen aileler güneydeki evlerine dönmeye başlamıştı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistanlı mevkidaşı İshak Dar ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD ile varılan ateşkesin devamlı ihlal edildiğini ve ABD'nin tehditlerinin diplomatik süreci sekteye uğrattığını söyledi. İran Dışişleri Bakanlığına ait internet sitesinde dün gerçekleşen telefon görüşmesinin detayları paylaşıldı. Buna göre Arakçi, Pakistan'ın ateşkes rolü için teşekkür ederken, ABD ile varılan ateşkesin devamlı ihlal edildiğini ve "ABD'nin tehditlerinin diplomatik sürecin ilerlemesini sekteye uğrattığını" vurguladı. Arakçi ayrıca, ülkesinin konunun tüm boyutlarını dikkate alarak sürecin nasıl devam edeceğine karar vereceğini söyledi. İki bakan görüşmede, bölgede barış ve istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlamak amacıyla istişarelerin sürdürülmesinin gerektiğini vurguladı.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) verilerine göre ABD/İsrail-İran savaşında 415 Amerikan askeri yaralanırken, 13 asker de hayatını kaybetti.
Pentagon'un, askeri çatışma kayıplarını paylaştığı veri tabanındaki güncelleme ABD'nin İran'a yönelik "Destansı Öfke Operasyonu" sürecindeki kayıplarını ortaya koydu. Son güncellemeye göre 28 Şubat'ta başlayan saldırılar ve İran'ın misillemeleriyle devam eden "savaşta" şimdiye kadar 415 ABD askeri yaralanırken 13 asker hayatını kaybetti.

ABD Başkanı Donald Trump müzakereler öncesi sosyal medya hesabından paylaşımda bulundu.
“Savaşı büyük farkla kazanıyorum” diyen Trump açıklamasında, “işler çok iyi gidiyor, ordumuz inanılmaz derecede başarılı ve eğer başarısız New York Times, kesinlikle korkunç ve iğrenç Wall Street Journal veya neyse ki artık neredeyse yok olmuş Washington Post gibi sahte haberleri okursanız, aslında savaşı kaybettiğimizi düşünürsünüz. Düşman şaşkın, çünkü aynı medya "raporlarını" alıyorlar, ancak donanmalarının tamamen yok edildiğini, hava kuvvetlerinin daha karanlık pistlere geçtiğini, füze veya uçaksavar ekipmanlarının olmadığını, eski liderlerinin çoğunun gittiğini (bu, her şeye ek olarak, rejim değişikliğinden kaynaklanıyor!) ve belki de en önemlisi, bir "anlaşma" olana kadar kaldırmayacağımız ablukanın İran'ı tamamen mahvettiğini fark ediyorlar. Günde 500 milyon dolar kaybediyorlar, bu kısa vadede bile sürdürülemez bir rakam. Amerika karşıtı sahte haber medyası İran'ın kazanmasını istiyor, ama bu olmayacak, çünkü ben sorumluyum! Bu vatansever olmayan insanlar, seçimde bana karşı savaşmak için tüm sınırlı güçlerini kullandıkları gibi, İran'a karşı da aynısını yapmaya devam ediyorlar. Sonuç aynı olacak ,zaten oldu bile.” ifadelerine yer verdi.