Son dakika haberleri: Orta Doğu'da tansiyon yeni bir eşiğe ulaştı. ABD'nin İran'daki radar ve İHA komuta-kontrol tesislerini hedef alan saldırılarının ardından Tahran misillemeye geçti ve Kuveyt'teki bir ABD hava üssünü vurduğunu açıkladı.
Aynı saatlerde Kuveyt'te füze ve İHA alarmı verilirken, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını genişletmesi gerilimi daha da tırmandırdı.
Siyonistlerin Beyrut'a yönelik yoğun bombardımanının ardından Tahran Washington ile mesaj alışverişini durdurdu.
Karşılıklı hamleler ve savaş tehditleri, gözleri yeniden Orta Doğu'daki olası daha geniş çaplı çatışma senaryolarına çevirdi.
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ABD ile müzakereleri askıya aldığı yönündeki açıklamasına ilişkin, "Bize bu konuda bilgi vermediler. Ancak bu durum, oraya gidip her yere bomba yağdırmaya başlayacağımız anlamına gelmez." ifadelerini kullandı.
İşte ABD/İsrail-İran savaşında son durum ve son gelişmeler…
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail ile Hizbullah'ın "birbirlerine saldırmama" konusunda "mutabık kaldıklarını" açıklamasının ardından Lübnan'ın güneyine yönelik saldırıları sürdüreceklerini ileri sürdü.
Birleşmiş Milletler (BM), İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarında hafta sonu "88 kişinin hayatını kaybettiğini, ülkede artan gerilimin endişe verici olduğunu" bildirdi.
İsrail, Lübnan’ın Tyre kentindeki Jabal Amel Üniversite Hastanesi'nin yakınındaki bir konut binasını vurdu. Saldırıda 2 kişi hayatını kaybetti, 23 kişi de yaralandı.
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile Pakistan Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Muhammed Ishak Dar, ABD ile İran arasındaki müzakere sürecine ilişkin gelişmeleri ele aldı.
Suudi Arabistan, İsrail'in ateşkese rağmen Lübnan'a düzenlediği saldırılara tepki göstererek, uluslararası topluma söz konusu saldırıları durdurma çağrısında bulundu.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları hakkında, "Eğer Lübnan’a yönelik saldırılar tamamen durmazsa Siyonist rejim ile bölgedeki ABD güçlerini karanlık günler bekliyor." dedi.
Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile Hürmüz Boğazı'ndaki durum ve ABD ile yürütülen müzakereler konusunda görüştüğünü duyurdu.
İsrail basını, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine yönelik İsrail saldırısının, ABD'nin müdahalesiyle son anda ertelendiğini iddia etti.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ABD ile müzakereleri askıya aldığına dair haberlerin ardından yeni bir açıklama yaptı.
Trump, daha önce konu hakkında bilgisinin olmadığını söylemesinin ardından bu kez sosyal medya hesabı üzerinden, "İran ile görüşmeler hızlı bir şekilde devam ediyor" dedi.
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Georgiy Borisenko, ABD ile İran arasında nihai anlaşmaların sağlanması için diyaloğun sürdürüleceği umduklarını belirterek, "Durumun siyasi ve diplomatik bir zeminde ilerlemesi, müzakere girişimlerinin başarılı sonuçlanması ve çatışmaların önlenmesi gerekiyor." dedi.
ABD Başkanı Trump, İsrail ve Hizbullah ile görüştüklerini, tarafların "birbirlerine saldırmama" konusunda "mutabık kaldıklarını" paylaştı
ABD Başkanı Donald Trump, İran'la müzakerelerin sona erip ermemesini "umursamadığını" kaydederek, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya "Lübnan'da neler olup bittiğini" soracağını söyledi.
ABD Başkanı Trump, Amerikan CNBC kanalına telefonla verdiği kısa mülakatta İran'ın müzakereleri askıya almasına ilişkin son durumu değerlendirdi.
"Açıkçası görüşmelerin sona erip ermemesi umurumda değil." diyen Trump, bu konuda rahat bir pozisyonda olduğunu belirtti.
ABD Başkanı, görüşmelerin İran tarafından askıya alınmasına neden olan İsrail'in Lübnan saldırılarına ilişkin ise, İsrail Başbakanı Netanyahu'ya "Lübnan'da neler olup. bittiğini soracağını" aktardı.
Trump ayrıca, Tahran’ın müzakereleri durdurmanın yanı sıra Hürmüz Boğazı’nı "tamamen kapatacağını" duyurmasının ardından yükselen petrol fiyatları konusunda da endişeli olmadığını belirtti.
İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, İran'ın ABD ile mesaj alışverişini durdurduğunu açıklamıştı.
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının devam etmesi nedeniyle İran'ın arabulucular üzerinden ABD ile gerçekleştirdiği mesaj alışverişini durdurduğu, görüşmelerin tekrar başlaması için İsrail’in Lübnan’a saldırıları durdurmasını ve işgal ettiği bölgelerden çekilmesini şart koştuğu ifade edilmişti.
İran’ın ayrıca Hürmüz Boğazı’nı tamamen kapatmayı ve Babülmendep Boğazı da dahil olmak üzere diğer cephelerin aktif hale getirilmesini gündeme aldığı belirtilmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ABD ile müzakereleri askıya aldığı yönündeki açıklamasına ilişkin, "Bize bu konuda bilgi vermediler. Ancak bu durum, oraya gidip her yere bomba yağdırmaya başlayacağımız anlamına gelmez." ifadelerini kullandı.
Amerikan NBC News kanalına kısa bir açıklama yapan Trump, İran'la anlaşma sürecindeki son durumu değerlendirdi.
Trump, İran'ın, İsrail'in Lübnan'a yönelik artan saldırıları nedeniyle görüşmeleri askıya alması konusunda kendilerine önceden bir haber iletilmediğini belirtti.
ABD Başkanı, "Bize bu konuda bilgi vermediler. Ancak bu durum, oraya gidip her yere bomba yağdırmaya başlayacağımız anlamına gelmez." ifadelerini kullandı.
İranlıların savaşta değil masada "daha iyi" olduklarını dile getiren Trump, "Doğruyu söylemek gerekirse bence çok fazla konuştuk. Bence bir süre sessiz kalmak çok iyi olur, hem de bu uzun bir süre olabilir." değerlendirmesini yaptı.
Trump ayrıca, İran'ın limanlarına yönelik deniz ablukasının "sağlam" şekilde devam ettiğini ve bunu sürdüreceklerini kaydederek, bu süreçte "İran'ın devasa miktarda para kaybettiğini" ifade etti.
İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı, İran'ın ABD ile mesaj alışverişini durdurduğunu açıklamıştı.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının devam etmesi nedeniyle İran'ın arabulucular üzerinden ABD ile gerçekleştirdiği mesaj alışverişini durdurduğu, görüşmelerin tekrar başlaması için İsrail'in Lübnan'a saldırıları durdurmasını ve işgal ettiği bölgelerden çekilmesini şart koştuğu ifade edilmişti.
İran'ın, ayrıca Hürmüz Boğazı'nı tamamen kapatmayı ve Babülmendep Boğazı da dahil olmak üzere diğer cephelerin aktif hale getirilmesini gündeme aldığı belirtilmişti.
İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun savaşı yürüten birimi Hatem el-Enbiya Merkez Karargahı Komutanı Tümgeneral Ali Abdullahi, İsrail’in Beyrut’un Dahiye bölgesini hedef alması halinde İran’ın da İsrail’in kuzeyini hedef alacağını duyurdu.
İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’na göre, Abdullahi, İsrail’in kuzeyinde yaşayanlar için tahliye uyarısı yaptı.
Abdullahi, İsrail’in, Beyrut’un Dahiye bölgesini hedef alması halinde İran’ın da İsrail’in kuzeyini ile askeri bölgeleri hedef alacağını ve bölge sakinlerine zarar görmemeleri için İsrail’in kuzeyini terk etmeleri çağrısında bulundu.
İsrail ordusu, saldırı tehdidinde bulunarak Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesi sakinlerinden evlerini terk etmelerini istemişti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bu sabah orduya Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırıları düzenleme talimatı vermişti.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan açıklamada, "Kuveyt’te konuşlu ABD kuvvetlerini hedef alan 2 İran balistik füzesi başarıyla engellendi" denildi.
İran, ABD’nin dün gece saatlerinde düzenlediği saldırılara bölge ülkelerindeki üsleri hedef alarak misilleme yaptı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından bugün yapılan açıklamada, "Dün gece saat 23.00’te (TSİ 07.00) Kuveyt’te konuşlu ABD kuvvetlerini hedef alan 2 İran balistik füzesi başarıyla engellendi. Bu füzeler derhal etkisiz hale getirildi ve hiçbir ABD personeli zarar görmedi" denildi.
Açıklamada, "ABD Merkez Komutanlığı teyakkuz halinde olmaya devam etmekte ve süregelen ateşkesi desteklerken İran saldırganlığına karşı güçlerini korumayı sürdürecektir" dedi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ve Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir ile bölgesel meseleler ve ateşkes süreci ile ilgili görüştü.
İran Dışişleri Bakanı’nın resmi sosyal medya hesabına göre, Erakçi, İshak Dar ve Munir ile telefonda görüştü.
Görüşmede, bölgesel meseleler ve ateşkes süreci ele alındı.
Görüşmenin ayrıntılarına ilişkin bilgi verilmedi.
İsrail ordusu, saldırı tehdidinde bulunarak Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesi sakinlerinden evlerini terk etmelerini istedi.
İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansının haberine göre İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Ebulfazl Şikarçi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun orduya Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırıları düzenlenmesi talimatı vermesinin ardından açıklamalarda bulundu.
Şikarçi, Tel Aviv yönetiminin İran ile ABD arasındaki ateşkesten yararlanarak Lübnan topraklarına yönelik askeri eylemlerini tırmandırmasını eleştirdi.
İsrail'in Lübnan'da 2 Mart'tan bu yana aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 3 binden fazla kişiyi katlettiğini söyleyen Şikarçi, "Batılı ülkelerin yöneticilerinin bu insanlık dışı suçlar karşısında ya sessiz kalmayı ya da İsrail'i desteklemeyi seçtiklerini" ifade etti.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları konusunda uyarıda bulunan Şikarçi, "Lübnan'a yönelik bu barbarca suçların devam etmesi, İran Silahlı Kuvvetleri için kabul edilebilir olmayacaktır." ifadesini kullandı.
İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı'na göre, İran, ABD ile mesaj alışverişini durdurdu.
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının devam etmesi nedeniyle İran'ın arabulucular üzerinden ABD ile gerçekleştirdiği mesaj alışverişini durdurduğu, görüşmelerin tekrar başlaması için İsrail'in Lübnan'a saldırıları durdurmasını ve işgal ettiği bölgelerden çekilmesini şart koştuğu ifade edildi. Müzakerelerin böylelikle askıya alındığı bildirildi.
İran'ın ayrıca Hürmüz Boğazı'nı tamamen kapatmayı ve Babülmendep Boğazı da dahil olmak üzere diğer cephelerin aktif hale getirilmesini gündeme aldığı belirtildi.
Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Lübnan'daki işgalini genişletmesi hakkında yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, "İsrail'in Lübnan'daki işgalini genişletmesini en güçlü biçimde kınıyoruz. (Binyamin) Netanyahu hükümetinin, Gazze'de yaptığı gibi, Lübnan'da da işgal ettiği yerleri yaşanmaz hale getirerek Lübnanlıları kalıcı göçe zorlamayı amaçladığı görülmektedir. İsrail, izlediği yayılmacı ve saldırgan politikalarla, bölgedeki barış ve istikrar arayışlarını hedef almakta, insani durumu daha da ağırlaştırmaktadır." ifadeleri kullanıldı.
Ayrıca açıklamada, İsrail'in Lübnan'daki saldırılarını ve işgalini sonlandırması için başta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olmak üzere, uluslararası toplumun gecikmeksizin somut adımlar atması gerektiği vurgulandı.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, yaptığı açıklamada, "Müzakere savaştan daha güvenlidir. Savaşın yıkımını ve sonuçlarını gördük, görmeye de devam ediyoruz. Ancak müzakere sorunları bir anda çözmez; zaman gerektiren bir süreçtir ve bizim başka seçeneğimiz yok." ifadelerini kullandı.
Müzakerenin teslimiyet ya da taviz olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Avn, bunun savaşları mümkün olan en az zararla sona erdirmenin bir yolu olduğunu belirtti.
Lübnan yönetiminin müzakere seçeneğinden vazgeçmeyeceğini kaydeden Avn, "Müzakereler zaman zaman aksayabilir veya ulaşmak istediğimiz hedefe ulaşması gecikebilir ancak süreç ilerliyor. Sonuçta tüm sorunlar, ne kadar uzun sürerse sürsün, müzakere yoluyla çözülür. Savaş ise hiçbir taraf için sonuç getirmez." dedi.
İsrail ile yürütülen temasların uzun soluklu bir süreç olduğuna işaret eden Avn, tüm tarafların çözüm için çaba gösterdiğini ve savaşın hiçbir kesime fayda sağlamayacağını ifade etti.
İsrail'in, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik yoğun hava saldırıları sürerken, ABD'nin başkenti Washington'da yarın İsrail ve Lübnan heyetleri arasında 4. tur müzakerelerin yapılması planlanıyor.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail ordusunun Nebatiye'ye bağlı Zıbdin beldesine düzenlediği saldırıda 2 kişi yaşamını yitirdi.
Şehabiyye beldesini hedef alan hava saldırısında da 1 kişi öldü.
İsrail'e ait insansız hava aracı (İHA), sabah saatlerinde Nebatiye kentine bağlı Zefta beldesinde sağlık merkezi yakınındaki bir aracı hedef aldı. Saldırıda araç sürücüsü hayatını kaybetti, bir sağlık personeli ise yaralandı.
İsrail savaş uçakları ayrıca Sayda kentine bağlı Akbiyye beldesi girişini ve Adusiye beldesi kırsalındaki El-Barak bölgesini hedef aldı. Marvaniye beldesi de gün içerisinde 2 kez hava saldırısına uğradı.
Günlerdir yoğun saldırılara maruz kalan Sur kentinde ise kent merkezi ile Hoş Sur, Kefer Huna, Mecdel Zun, Haddasaa, Mecadil ve Cuye beldelerine hava saldırıları düzenlendi, Şahabiye beldesi de 2 ayrı İHA saldırısıyla hedef alındı.
Nebatiye vilayetinde Arabsalim, Yahmur Şakif, Kefer Tebnit ve Arnun beldelerine hava saldırıları gerçekleştirildi, Şevkin beldesi de İHA saldırısına maruz kaldı.
İsrail topçuları da Sur'a bağlı Sarifa beldesini yoğun şekilde bombaladı.
Öte yandan NNA'nın haberinde, İsrail ordusunun gece saatlerinden sonra Brikaa, Tul ve Kefrsir beldelerine düzenlediği saldırılarda 8 kişinin öldüğü kaydedildi.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Savunma Bakanlığında gerçekleştirilen bir törende, İsrail ordusunun Lübnan’ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesi saldırılarına ilişkin konuştu.
Beyrut'u şiddetli saldırılarla vuracakları tehdidinde bulunan Katz, "Beyrut'un Dahiye bölgesinin kaderi, İsrail'in kuzeyindeki yerleşimlerin kaderiyle aynıdır. Eğer bizim kuzeyimizde sükunet yoksa, Beyrut'ta da sükunet olmayacaktır." ifadelerini kullandı.
Netanyahu ise yayımladığı video mesajda, Beyrut'un Dahiye bölgesinin İsrail ordusu için dokunulmaz olmadığını söyledi.
Hizbullah'ın İsrail'in kuzeyindeki yerleşimleri saldırılarla hedef aldığını ve Beyrut'ta Hizbullah hedeflerini vuracaklarını öne süren Netanyahu, Lübnan'ın güneyinde de kara saldırılarını genişletmeye devam edeceklerini duyurdu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırıları düzenlenmesi talimatı vermesinin ardından, X sosyal medya platformundaki hesabından Tel Aviv ve Washington yönetimini uyardı.
Mesajında Arakçi, İran ile ABD arasındaki ateşkesin "Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerde geçerli olan kesin bir ateşkes" olduğunu ifade etti.
Arakçi, "Ateşkesin herhangi bir cephede ihlali, tüm cephelerde ihlal anlamına gelir. Herhangi bir ihlalin sonuçlarından ABD ve İsrail sorumludur." değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Dış İlişkiler Sözcüsü Anouar El Anouni, günlük basın toplantısında İsrail'in Lübnan'a ilişkin saldırıları hakkında soruları yanıtladı.
El Anouni, İsrail'in diplomatik çabalara katılımı sürdürmesi gerektiğini belirterek, "İsrail'e, Lübnan'daki askeri tırmanışı durdurması ve Lübnan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermesi çağrısında bulunuyoruz." ifadelerini kullandı.
Lübnan halkının zaten çok büyük zorluklarla mücadele ettiğine dikkati çeken El Anouni, "Bu savaşı onlar seçmedi ve bu savaş onların savaşı değil." dedi.
El Anouni, AB'nin Lübnan halkıyla dayanışma içinde olduğunu, yetkililerin mevcut krizle başa çıkmasına yardımcı olmak amacıyla destek ve acil yardım sağlamayı sürdüreceğini kaydetti.
UNIFIL'İN GÖREV SÜRESİNİN SONA ERMESİ
Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) misyonunun görev süresinin sona ermesine ilişkin ise El Anouni, AB'nin Lübnan'da devlet otoritesinin güçlendirilmesine yardımcı olmak amacıyla yeni bir misyon üzerinde çalışıldığını duyurduğunu anımsattı.
El Anouni, AB'nin Lübnan'ın güvenliği ve istikrarına yönelik taahhüdünü kararlılıkla sürdüreceğini sözlerine ekledi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), son 24 saatte aralarında 4 petrol tankerinin de bulunduğu toplam 15 geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçtiğini bildirdi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan açıklamada, (DMO) donanmasının, gemilerin izin aldıktan ve kendileriyle koordinasyon sağladıktan sonra geçiş yaptığını bildirdi.
Açıklamada, gemilerin "düşman güçlerle herhangi bir iş birliğini yakın bir güvenlik tehdidi olarak değerlendireceğini ve buna göre müdahale edeceğini" konusunda uyarıldığı aktarıldı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, dün ABD Başkanı Donald Trump ile telefon görüşmesi yaptığını belirtti.
Trump'ın İran ile anlaşmaya varılması için kararlılıkla çaba göstermesini memnuniyetle karşıladığını aktaran Macron, bu anlaşmanın, "bölgede kalıcı istikrarı sağlayacak, ilgili aktörleri kapsayan yeni bir güvenlik çerçevesi oluşturacak eşsiz bir fırsat sunduğu" değerlendirmesinde bulundu.
Macron, "(Trump'a) Bu çabaları tam olarak desteklemeye ve uygulanmasında üzerimize düşeni yapmaya hazır olduğumuzu belirttim." ifadesini kullandı.
Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğinin güvence altına alınması ve anlaşmanın nükleer yönleriyle ilgili de katkı sunmaya hazır olduklarını yineleyen Macron, Trump'ın Lübnan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne bağlılığını da memnuniyetle karşıladığını vurguladı.
Kuveyt Dışişleri Bakanlığının, X sosyal medya platformundaki resmi hesabından yapılan açıklamada, ülkenin güvenliğini korumak ve topraklarını savunmak için gerekli tüm önlemleri alma hakkını saklı tuttuğu belirtildi.
Saldırılarla Birleşmiş Milletler (BM) sözleşmesi ve uluslararası hukuk kurallarının açık şekilde ihlal edildiği belirtilen açıklamada, ayrıca ülkede hassas altyapının ve sivillerin güvenliğine karşı tehdit oluştuğu kaydedildi.
Açıklamada, söz konusu saldırıların tekrarının bölgedeki istikrar ve güvenliği tehdit ettiği, gerginliği düşürme çabalarını da baltaladığı belirtilerek, Kuveyt devletinin bu türden saldırganca davranışları kati olarak reddettiği ifade edildi.
Ayrıca açıklamada, söz konusu saldırılardan tümüyle İran'ın sorumlu olduğu vurgulandı.
İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları ve ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ablukasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Açıklamada Kalibaf, "Deniz ablukasının uygulanması ve soykırımcı Siyonist rejimin Lübnan'daki savaşı suçunu şiddetlendirmesi, ABD'nin ateşkese bağlı kalmadığının açık kanıtıdır." ifadelerini kullandı.
Kalibaf, her tercihin bir beledi olduğunu ve eninde sonunda her şeyin yerli yerine oturacağını söyledi.

Avusturya Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, X sosyal medya platformundaki hesabından, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun gün içinde, ateşkese rağmen orduya Dahiye'ye hava saldırıları düzenleme talimatı vermesine ilişkin açıklama yaptı.
Meinl-Reisinger, "İsrail'in Lübnan'daki saldırılarının genişlemesi endişe verici. Beyrut'a yönelik saldırıların duyurulmasını şiddetle kınıyoruz. Bu, ateşkesin ciddi bir ihlali ve gerginliğin daha da tırmanması anlamına geliyor." ifadelerini kullandı.
Öte yandan, Hizbullah'ın Lübnan'da barış ve istikrarın önündeki en büyük engel olduğunu öne süren Meinl-Reisinger, Hizbullah'ın silahsızlandırılması gerektiğini savundu.
Meinl-Reisinger, Lübnan ile İsrail arasında doğrudan görüşmelerin yapılmasının önemli bir adım olduğunu belirtti.
Kaynakların yeniden tahsisi ve insani yardım fonlarının artırılması yoluyla diplomatik olarak ve AB ortaklarıyla Lübnan Silahlı Kuvvetleri'ni desteklediklerini kaydeden Meinl-Reisinger, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) misyonunun korunmasının Avusturya'nın en yüksek önceliği olduğunu ifade etti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, başkent Tahran'da düzenlediği haftalık basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, şu ifadeleri kullandı:
"Lübnan'daki ateşkes, savaşı sonlandıracak nihai bir anlaşmasının ayrılmaz bir parçasıdır. Lübnan'da olanların başat aktörü ABD'dir. Siyonist rejim, görünürdeki ateşkese rağmen Lübnan'da ve işgal altındaki Filistin topraklarında en ağır ve en vahşi suçları işlemeye devam ediyor."
ABD ile yürütülen müzakere sürecine ilişkin ise Bekayi, müzakere ve diyalogun taraflar arasında güven olduğu anlamına gelmediğini, ABD ile görüşmelerin şüphe ve güvensizlik ortamında başladığını vurguladı.
ABD'nin çelişkili açıklamaları ve medya üzerinden verdiği mesajların müzakere sürecini uzattığını belirten Bekayi, mevcut aşamada nükleer konuların gündemde olmadığını öne sürdü. Bekayi, konuyla ilgili adım atmaları gerektiğinde ne yapacaklarını iyi bildiklerini söyledi.

İsrail ordusu Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine saldırdı.
DAHİYE HALKI GÖÇ EDİYOR
17 Nisan'da ilan edilen ateşkesin ardından evlerine dönen Dahiye sakinleri, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun saldırı talimatı sonrası yeniden bölgeden göç etmek zorunda kaldı.
Yüz binlerce kişinin yaşadığı Dahiye'nin ana çıkış noktalarında yoğun araç trafiği oluşurken, çok sayıda aile başkentte nispeten daha güvenli olduğu düşünülen bölgelere yöneldi.
İsrail Beyrut’un Dahiye bölgesini vurdu: Katil Netanyahu talimat vermişti
İSRAİL'İN HEDEFİNDEKİ DAHİYE BÖLGESİ
Dahiye bölgesi; Hureyk, Burc el-Baracne, Gubeyri ve El-Mureyce gibi yoğun nüfuslu mahalleleri kapsıyor.
Ağırlıklı Şii Müslüman nüfusun yaşadığı Dahiye bölgesi, Hizbullah'ın siyasi ve toplumsal açıdan güçlü olduğu bir merkez olarak öne çıkıyor.
Dahiye, konut alanları, ticaret merkezleri pazar yerlerinin yanı sıra Filistin mülteci kampları Burc el-Baracne, Sabra ve Şatilla'ya ev sahipliği yapıyor.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, AB'yi "ikiyüzlülükle" suçladı
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, AB'nin İran'a yönelik tutumunu eleştirdi.
İran'ın kendisine yönelik saldırıların kaynaklarını hedef almasının meşru müdafaa hakkı kapsamında olduğunu savunan Bekayi, AB'nin hukukun üstünlüğü ilkesi ve Birleşmiş Milletler Şartı'na bağlı kalması gerektiğini ifade etti.
AB'yi İran'a yönelik saldırılar karşısında takındığı tutum nedeniyle "ikiyüzlü" olmakla suçlayan Bekayi, AB'nin "saldırganlara yönelik savunmacı politikasından vazgeçmesi gerektiğini" ifade etti.
Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Cumhurbaşkanı Joseph Avn, eski Başbakan Reşid Kerami'nin suikast sonucu hayatını kaybetmesinin 39. yılı dolayısıyla mesaj yayımladı.
Ülkenin zorlu bir dönemden geçtiğini vurgulayan Avn, şunları kaydetti:
"Lübnan tarihinin bu zorlu günlerinde, kınadığımız vahşi İsrail saldırılarıyla karşı karşıya bulunduğumuz bir dönemde, devleti yeniden ayağa kaldırmak ve kurumlarını yeniden inşa etmek için kararlı adımlar atıyoruz."
Bu süreçte ülkenin, makamlarından çok vatanın sorunlarını dert edinen devlet adamlarına ihtiyaç duyduğunu dile getiren Avn, "Lübnan bugün, gürültünün üzerinde yükselen bir sese ve ayrılığı değil birliği sağlayan ellere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor." ifadelerini kullandı.
Avn, 1 Haziran 1987'de suikast sonucu yaşamını yitiren eski Başbakan Reşid Kerami'nin yalnızca birçok kez başbakanlık yapmış bir siyasetçi değil, aynı zamanda Lübnan'ın birlik ve beraberliğini savunan önemli bir devlet adamı olduğunu kaydetti.
Kerami'nin mezhep ve siyasi ayrışmaların ötesinde bir Lübnan anlayışını benimsediğini belirten Avn, devlet kurumlarını ortak yaşamın ve ülke bütünlüğünün temel güvencesi olarak gördüğünü ifade etti.
Cumhurbaşkanı Avn, Kerami'nin hatırasına ve ülke için hayatını kaybeden tüm isimlere bağlı kalarak, Lübnanlıların, özellikle de ülkenin güneyindeki halkın yaşadığı sıkıntıları sona erdirmek, devlet kurumlarını güçlendirmek, reform ve adaleti tesis etmek için çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti.

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda, İran ile yürütülen müzakerelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Trump, "İran gerçekten bir anlaşma yapmak istiyor ve bu anlaşma hem ABD hem de bizimle hareket edenler için faydalı olacak." ifadesini kullandı.
Öte yandan Trump, Demokratlar ile bazı Cumhuriyetçilerin sürece ilişkin sürekli eleştirilerde bulunduğunu belirterek, kendisinden kimi zaman daha hızlı kimi zaman ise daha yavaş hareket etmesinin beklendiğini kaydetti.
Bu tür taleplerin ve yorumların görevini zorlaştırdığına dikkati çeken Trump, her şeyin yoluna gireceğini savundu.
Bir başka paylaşımında ise CNN'in, İran'a sunulan anlaşma taslağında nükleer meselelerin yer almadığı yönündeki iddialarını reddeden Trump, taslak metinde İran'ın nükleer silaha sahip olmayacağının açık şekilde belirtildiğini aktardı.
Trump, anlaşma taslağının nükleer konunun farklı boyutlarını son derece güçlü ve ayrıntılı biçimde ele aldığını, metnin önemli bir kısmının bu konuya ayrıldığını kaydetti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz, yayımladıkları ortak açıklamayla, İsrail ordusunun Lübnan’ın başkenti Beyrut'a yeni hava saldırıları düzenleyeceğini duyurdu.
Açıklamada, Netnayahu ve Katz'ın talimatıyla Beyrut'un Dahiye bölgesine gerçekleştirilecek hava saldırılarında Hizbullah hedeflerinin vurulacağı öne sürüldü.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Hizbullah'ın İHA saldırısında Adam Tzarfati isimli bir askerin öldüğü, biri ağır 3 askerin yaralandığı belirtildi.
Açıklamada, Hizbullah'ın bomba yüklü İHA ile yerel saatle 01.00 sularında Lübnan'ın güneyindeki Yahmur bölgesinde konuşlu Golani Tugayı'ndan bir grup askeri hedef aldığı ifade edildi.
İHA saldırısı sonucu biri ağır, ikisi hafif şekilde yaralanan 3 askerin helikopterle hastaneye sevk edildiği kaydedildi.

İran Yargı Erki'ne bağlı Mizan Haber Ajansının haberine göre, Mehrdad Muhammedniya ve Eşkan Maliki hakkında verilen idam cezaları bu sabah erken saatlerde yerine getirildi.
Haberde, Muhammedniya ve Maliki'nin "son protestolar" sırasında Tahran eyaletindeki şiddet olaylarına öncülük etmek, kamu mallarına zarar vermek ve bir camiyi yakmakla suçlandıkları ifade edildi.

İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) açıklamasına dayandırdığı haberine göre, ABD, Sirik Adası'nda bulunan bir iletişim kulesini hedef aldı.
DMO'nun açıklamasında söz konusu saldırıya karşılık olarak, saldırının başlangıç noktası olan hava üssünün hedef alındığı ve bazı hedeflerin imha edildiği belirtildi.
Açıklamada, saldırıların devam etmesi halinde daha geniş çaplı cevap verileceği ve bunun sorumlusunun ABD olacağı uyarısında bulunuldu.
Misilleme saldırısı yapılan ABD hava üssünün konumu hakkında detaylı bilgi verilmezken, açıklamanın Kuveyt'e yönelik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarının ardından gelmesi dikkat çekti.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) X sosyal medya platformundaki hesabından hafta sonunda İran'a düzenlenen saldırılara ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, İran'ın Keşm Adası ve Goruk bölgesinde yer alan radar ve insansız hava araçları (İHA) komuta kontrol merkezlerine hafta sonu saldırılar düzenlendiği belirtildi.
ABD'ye ait bir MQ-1 tipi İHA'nın "uluslararası suların üzerinde uçuş yaptığı sırada" İran tarafından düşürülmesi nedeniyle bu saldırıların gerçekleştiğine işaret edilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"ABD savaş uçakları da hızla karşılık vererek, İran hava savunmasını, bir yer kontrol istasyonunu ve bölgesel sulardan geçen gemiler için açık tehdit oluşturan 2 İHA'yı etkisiz hale getirdi."
Açıklamada, İran'a saldırılarda ABD güçlerinden can kaybı yaşanmadığı kaydedildi.

Kuveyt'te bölgesel güvenlik endişelerini artıracak bir gelişme yaşandı.
Kuveyt ordusundan yapılan açıklamada, ülkenin yeni füze ve İHA saldırılarının hedefi olduğu belirtilerek, "Hava savunma güçlerimiz şu anda düşman saldırılarına karşı koymaktadır" denildi.
Duyulacak patlama seslerinin düşman unsurları önleme operasyonlarının sonucu olduğu kaydedilirken, halka ilgili makamların güvenlik talimatlarına uyma çağrısı yapıldı.
Saldırıların kim tarafından gerçekleştirildiği ve herhangi bir hasara yol açıp açmadığı belirtilmedi.
Kuveyt resmi haber ajansı KUNA ise ülkede siren seslerinin duyulduğunu bildirdi.

İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına tepkiler sürerken, ABD'den çatışmaları sona erdirmeyi hedefleyen yeni bir hamle geldi.
Uluslararası haber ajansı Reuters'ın ismi açıklanmayan bir ABD'li yetkiliye dayandırdığı habere göre; ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşerek iki ülke arasındaki gerilimin kademeli olarak azaltılmasını öngören yeni bir plan önerisi sundu.
Bu kapsamda ABD'nin ilk adım olarak Hizbullah'ın İsrail'e yönelik tüm saldırılarını durdurmasını ve karşılığında İsrail'in Beyrut'taki gerilimi tırmandırmaktan kaçınmasını teklif ettiği belirtildi.
Konuyla ilgili bilgi veren ABD'li yetkilinin "Bu, gerilimin kademeli olarak azaltılması ve çatışmaların etkili bir şekilde sona ermesine alan açacaktır" dediği aktarıldı.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın ABD'nin önerisine sıcak baktığı ve İsrail ile bir anlaşma sağlamaya çalıştığı ifade edilen haberde, Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri'nin ise Hizbullah'ın ateşkese bağlı kalacağını "garanti ettiğini" belirterek önce İsrail'in saldırılara son vermesi talebinde bulunduğu kaydedildi.

İsrail, ateşkese rağmen Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürüyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, İsrail ordusunun pazar günü şafak vakti ülkenin güneyindeki Nebatiye bölgesinde bulunan Deir Zahrani kasabasını hedef aldığı bildirildi.
Gerçekleştirilen saldırılar sırasında "katliam" yapıldığı belirtilerek, "Bu katliam, 3'ü kadın 8 kişinin daha ölümüne, 5'i çocuk 6'sı kadın olmak üzere 19 kişinin ise yaralanmasına neden olmuştur" denildi.

İsrail'de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun ismi açıklanmayan İsrailli bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun dün gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Lübnan'a yönelik saldırılar ele alındı.
Netanyahu'nun görüşmede Beyrut dahil olmak üzere Lübnan'a saldırılarını genişletmek için talepte bulunduğunu öne süren İsrailli yetkili, Washington yönetiminin İsrail'in söz konusu talebi karşısında öncesine kıyasla "daha açık ve esnek" bir tutum sergilediğini savundu.
Haberde Netanyahu'nun Beyrut'un Hizbullah tarafından "korunaklı bölge" olarak algılanmasının Tel Aviv yönetimi tarafından kabul edilemeyeceğini Dışişleri Bakanı Rubio'ya ilettiği iddia edildi.

Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının sürmesini, güneydeki kara saldırılarının kapsamını genişletmesini ve sivilleri hedef almasını" kınadıkları belirtildi.
Açıklamada, bu durum "Lübnan'ın egemenliğinin, uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun açıkça ihlali, bölgenin güvenliği, istikrarının yanı sıra gerilimi azaltma çabalarını tehdit eden tehlikeli bir tırmanış" olarak değerlendirildi.
Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Katar Lübnan'a yönelik saldırılarının sürmesini, işgal ordusunun ülkenin güneyindeki kara saldırılarını genişletmesini ve sivilleri hedef almasını kınamaktadır. Katar, bu eylemleri tehlikeli bir tırmanış, kardeş Lübnan'ın egemenliğine açık bir ihlal ve uluslararası insancıl hukuk kurallarının bariz bir şekilde çiğnenmesi olarak değerlendirmektedir." ifadelerine yer verildi.
Uluslararası toplumun sorumluluklarını yerine getirmesi, İsrail'i Lübnan'a saldırılarını durdurması konusunda zorlaması çağrısı yapılan açıklamada, Katar'ın Lübnan'ın birliğine, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik tutumu yinelendi.

Tasnim Haber Ajansı'nın bir kaynağa dayandırarak verdiği habere göre, İran, Tahran ve Washington arasındaki olası mutabakat zaptı metninde yeni değişiklikler uygulayacak.
Haberde ayrıca, İran ile ABD arasındaki mesaj alışverişin devam ettiği, ABD'nin, olası mutabakat zaptında yaptığı değişikliklerin İran tarafından kabul edildiği anlamına gelmediği vurgulandı.

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Birleşmiş Milletler (BM) toplantıları için bulunduğu ABD'de yaptığı açıklamada, "İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde ilerlemesi büyük endişe kaynağı." ifadesini kullandı.
Tüm tarafları acilen çatışmaları durdurmaya ve mutabık kalınan ateşkese geri dönmeye çağıran Alman Dışişleri Bakanı, İsrail'in Hizbullah'a karşı yürüttüğü operasyonda sivilleri ve sivil altyapıyı korumak zorunda olduğunu vurguladı.
Wadephul, ülkenin istikrarı için Lübnan devletinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkati çekerek, bunun için Lübnan hükümetinin de Hizbullah'a karşı kararlı şekilde harekete geçmesi gerektiğini kaydetti.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron görüşme gerçekleştirdi.
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığının X sosyal medya platformundaki hesabından, iki lider arasındaki telefon görüşmesine ilişkin bilgi paylaşıldı.
Bin Selman ile Macron'un görüşmesinde iki ülke arasındaki iş birliğinin yanı sıra bölgedeki gelişmeler, güvenlik ve istikrarı desteklemeye yönelik diplomatik çalışmalar ve denizlerde seyrüsefer güvenliğinin sağlanması ele alındı.
Görüşmede ayrıca ortak ilgi alanına giren bölgesel ve uluslararası meseleler değerlendirildi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, katıldığı Bakanlar Kurulu toplantısında ABD-İsrail ile verdikleri savaş nedeniyle yaşanan hassas dönem ve sonrasındaki süreçte ülke yönetimine ilişkin hükümetin adımlarını ve planlarını anlattı.
İran basınına göre Pezeşkiyan konuşmasında, ulusal birlik, toplumsal katılım, gerçekçi yönetim anlayışı ve devletin istikrarının korunması gerektiğini vurguladı.
Son zamanlarda bakanlıklar ve çeşitli kurumlara gerçekleştirdiği ziyaretler ile temaslarına değinen Pezeşkiyan, ülkenin karşı karşıya olduğu şartların olağan olmadığını belirterek, bu sürecin koordinasyon, dayanışma, diyalog ve dikkatli karar alma mekanizmalarıyla yönetilmesi gerektiğini söyledi.
İran üzerindeki yaptırımlar ve ekonomik baskıların ülke yönetimini zorlaştırdığını belirten Pezeşkiyan, halkın sahadaki gerçek durum hakkında bilgilendirilmesi gerektiğini ifade etti. Sorunların bir kısmının dış etkenlerden, bir kısmının ise mevcut şartların neden olduğu baskılardan kaynaklandığını dile getiren Pezeşkiyan, hükümetin tüm imkanlarıyla bu süreci en az zarar ve maliyetle atlatmaya çalıştığını belirtti.
Pezeşkiyan bu sürecin ancak farkındalık ve dayanışmayla mümkün olduğunu vurgulayarak, "Hiçbir toplum büyük zorlukları sıkıntı çekmeden aşamaz" dedi.
İran Cumhurbaşkanı, sadece devlet kurumlarının değil, meslek örgütleri, ticaret odaları, üniversiteler, camiler, mahalle yapıları ve sivil toplum örgütlerinin de sürece katılması gerektiğini vurgulayarak toplumsal dayanıklılığın ve güvenin önemine dikkat çekti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD-İran arasındaki müzakere sürecine ilişkin konuştu.
Arakçi, İran merkezli haber ajansı IRNA'nın sorularını yanıtlarken taraflar arasındaki görüşmelerin ve mesaj alışverişinin devam ettiğini belirtti.
Arakçi, "Kesin bir sonuca ulaşılıncaya kadar bu konuda bir değerlendirme yapmak mümkün değil. Şu aşamada söylenen her şey spekülasyondur ve bunlara önem verilmemelidir" dedi.
