Son dakika haberi: ABD Başkanı Donald Trump, İran'a Hürmüz Boğazı'nın açılması ile ilgili verdiği süreyi uzattı. Trump, İran'a Türkiye saati ile çarşamba günü 03.00'e kadar zaman tanıdığını açıkladı. Trump, Hürmüz'ün açılmaması durumunda İran'ın "yıkıcı sonuçlar" yaşayacağını belirtti.
İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e hitaben bir mektup gönderdi.
Mektupta, Trump’ın "savaş yanlısı açıklamalarına" tepki gösteren İrevani, bu tür ifadelerin doğrudan terörizmi teşvik anlamına geldiğini belirtti.
İrevani, sivillerin ve sivil altyapının kasıtlı olarak hedef alınmasının, özellikle enerji tesisleri ve hayati altyapıların tahrip edilmesinin savaş suçu teşkil ettiğini vurguladı.
Bu tür eylemlerin, siviller arasında korku oluşturmayı amaçlayan "açık bir devlet terörizmi" olduğunu dile getiren İrevani, Trump'ın söz konusu açıklamalarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı. İrevani, bu tür ihlaller karşısında sessiz kalınmasının BM'nin temel ilkelerini zedeleyeceğini ve savaş suçlarının normalleşmesine yol açabileceğini kaydetti.
ABD Başkanı Trump, dünkü konuşmasında, İran'ın ateşkes teklifini kabul etmemesi durumunda enerji santralleri ve diğer kritik altyapılara yönelik kapsamlı saldırılar düzenleneceğini söylemişti.
ABD-İsrail saldırıları altındaki İran'ın başkenti Tahran'da patlama sesleri duyulduğu bildirildi.
Patlamaların kentin hangi bölgelerinde meydana geldiği ve yol açtığı hasar hakkında bilgi verilmedi.
İsrail'de yayın yapan Kanal 15 televizyonunun haberinde, düzenli muharebe birliklerinde görev yapan 4 askerin, savaş zamanında İran adına casusluk faaliyetlerine karışmak suçlamasıyla gözaltına alınmasıyla yeni ve endişe verici bir casusluk vakasının ortaya çıktığı belirtildi.
Sanıklardan bazılarının avukatlarla görüşmesine izin verilmediği ve tüm sanıkların gözaltı sürelerinin de uzatıldığı aktarıldı.
İran istihbaratının, söz konusu 4 askerden, stratejik öneme sahip yerlerin fotoğrafını çekmek gibi bazı görevleri yerine getirmelerini istediği kaydedildi.
Bu olayın, İsrail güvenlik teşkilatına sızma ve sivillerin arasına nüfuz etme girişimlerinde açık bir eğilim olduğuna işaret ettiği ve İran'ın casusluk tehditlerinde son günlerde keskin bir artışın işareti olarak yorumlandığı kaydedildi.
İsrail'de yayın yapan Kanal 13 televizyonunun haberinde, Tel Aviv yönetiminin İran ile ABD arasında bir ateşkes anlaşmasına varılması ihtimalinin son derece düşük olduğu değerlendirmesinde bulunulduğu belirtildi.
Bir anlaşmaya varılması için ABD Başkanı Donald Trump'ın ilan ettiği sürenin dolmaya yaklaştığına değinilen haberde, Washington ile Tel Aviv yönetimleri arasındaki siyasi koordinasyona eşzamanlı olarak iki ülkenin hava kuvvetlerinin İran'ın sivil altyapısına yönelik hava saldırıları için ortak hazırlıklar yürüttüğü kaydedildi.
Öte yandan, İsrail ordusunun hazırlıklarını İran'a hava saldırılarının en az 3 hafta daha sürmesi senaryosuna göre yaptığı öne sürüldü. Kanal 13'e konuşan İsrailli üst düzey askeri yetkili ise "İranlılar zayıflık göstermiyor. Onlara verilecek ekonomik zarar çok büyük olacak. Savaşın devam etmesi rejimi büyük ölçüde zayıflatacak." iddiasında bulundu.
ABD medyası, Kuveyt'teki Ali el-Salim Hava Üssü'ne düzenlenen İran menşeli bir insansız hava aracı (İHA) saldırısında 15 Amerikan askerinin yaralandığını bildirdi.
Amerikan CBS News kanalına konuşan iki ABD'li yetkili, söz konusu İHA saldırısına ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, gece saatlerinde Kuveyt'teki Ali el-Salim Hava Üssü'ne düzenlenen İran menşeli bir İHA saldırısında 15 Amerikan askerinin yaralandığı belirtildi.
Söz konusu askerlerin bazılarının görevlerine döndüğü bilgisi de paylaşıldı.
İsrail’de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun üst düzey bir İsrailli yetkiliye dayandırdığı haberinde, Netanyahu'nun dün telefon görüşmesi yaptığı Trump'a İran'la yapılacak bir ateşkes anlaşmasının "büyük riskler taşıdığını" söylediği iddia edildi.
Üst düzey İsrailli yetkiliye göre, Trump Netanyahu'ya cevaben ABD'nin taleplerini kabul etmeleri halinde İran’la bir ateşkesin mümkün olabileceğini, ancak Tahran yönetiminin elindeki zenginleştirilmiş uranyumun tamamını teslim etmeyi ve uranyum zenginleştirmekten vazgeçmeyi kabul etmeyeceğini söyledi.
İsrail Başbakanı Netanyahu, ABD Başkanı Trump ile dün bir telefon görüşmesi yaptığını açıklamıştı.
ABD merkezli Axios haber platformu, ABD, İran ve bölgesel arabulucuların kalıcı bir anlaşma için müzakerelerin yürütülmesi amacıyla 45 günlük bir ateşkese ilişkin şartları görüştüğünü iddia etmişti.
Trump, Tahran yönetimine anlaşma yapmak için 48 saatlik süre tanışmış, dün ise bu süreyi 8 Nisan'a kadar uzattığını duyurmuştu.
Kuveyt Savunma Bakanlığı, son 24 saatte ülkenin İran kaynaklı 16 füze ve 46 insansız hava aracıyla (İHA) hedef alındığını bildirdi.
Kuzey Kore’nin, ABD/İsrail-İran savaşında “İran’a silah veya malzeme göndermediği” ve ABD ile diplomasi için alan yaratmaya yönelik hazırlık yaptığı öne sürüldü.
Yonhap ajansının Güney Koreli siyasetçiler ve istihbarat servisine dayandırdığı haberine göre Kuzey Kore, ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan savaşta İran'a silah veya malzeme göndermedi.
"Kuzey Kore'nin, İran dini lideri Ali Hamaney öldürüldüğünde taziye mesajı göndermediği ve yeni lider sonrası da tebrik mesajı iletmediği" aktarılan haberde, "Kuzey Kore’nin, ABD ile diplomasi için alan yaratmaya yönelik hazırlıklar yapıyor gibi göründüğü" tahminine yer verildi.
Güney Kore Başbakanı Kim Min-seok, 13 Mart'ta bir araya geldiği ABD Başkanı Donald Trump’ın görüşmede, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'un diyalog kurmak isteyip istemediğini merak ettiğini ve muhtemel görüşmeye dair "iyi bir şey" yorumunda bulunduğunu belirtmişti.
Trump ile Kim, Haziran 2018'de Singapur'da, Şubat 2019'da Hanoi'de, üçüncüsü Haziran 2019'da Kuzey ve Güney Kore arası sınır köyü Panmunjom'da 3 kez görüşmüştü.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki köprüler ve elektrik santrallerine yönelik saldırı tehditleri devam ederken, Birleşmiş Milletler (BM) ABD’yi İran’daki sivil hedeflere saldırmaması konusunda uyardı. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Sözcüsü Stephane Dujarric, yaptığı açıklamada sivil altyapıya saldırmanın uluslararası hukuk kapsamında yasak olduğunu hatırlattı.
Dujarric, belirli sivil altyapı unsurlarının askeri hedef olarak nitelendirilse bile yüksek oranda sivil zarara yol açabileceğini ve bu nedenle saldırının yasak olduğu anlamına geldiğini ifade etti. Dujarric, bu tür saldırıların savaş suçu olup olmadığının bir mahkeme tarafından karara bağlanması gerektiğini aktardı.
İsrail ordusu, İran'a başlattıkları saldırılar sonrası getirilen, ancak "ekonomik durumun kötüleşmesi endişeyle" gevşetilen kısıtlamaların devam edeceğini duyurdu.
Yönergelerin, 7 Nisan Salı saat 14.00'e (TSİ 14.00) kadar geçerli olacağı aktarılan açıklamada, salı günü yeni bir değerlendirme yapılacağı kaydedildi.
ABD-İsrail'in İran'a saldırılarında şu ana kadar ülke genelinde 250 öğrenci ve 60 öğretmenin hayatını kaybettiği bildirildi. Ayrıca saldırılarda 750 eğitim merkezinin zarar gördüğü ifade edildi.
Saldırılarda öğrenciler arasında kaydedilen can kayıplarının büyük çoğunluğu, Minab'da bir ilkokulun ABD tarafından vurulduğu saldırıda meydana gelmişti.
İsrail ordusu Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı saldırıları sürdürüyor. Lübnan haber ajansı NNA'nın haberinde, İsrail ordusuna ait İHA'nın Dahiye'nin Hıreyk Mahallesindeki Fransa Bank binasını hedef aldığı belirtildi.
İsrail savaş uçaklarının Dahiye üzerinde alçaktan uçtuğu kaydedildi.
Yerel basın ve sosyal medyada yayılan görüntülerde hedef alınan binada yangın çıktığı görülüyor.
İsrail Enerji Bakanı Eli Cohen, ilhak adımlarını sıklaştırdıkları işgal altındaki Batı Şeria'da ilk kez enerji santralleri kuracaklarını duyurdu.
İşgal altındaki Batı Şeria'nın İsrail'in enerji ve altyapı haritasına entegre edilmesini hedeflediklerini belirten Cohen, "Enerji santrallerinin kurulması, egemenliğin fiilen uygulanmasıdır." sözleriyle Batı Şeria'yı ilhak planlarını itiraf etti.
Cohen, attıkları söz konusu adımla bölgede Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin yaşam standartlarının iyileşeceğini savundu.
Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğinde aşırı sağcı isimlerin kilit roller üstlendiği İsrail hükümeti, 8 Şubat'ta Batı Şeria'daki statükoyu Yahudi yerleşimciler lehine ve Filistinliler aleyhine değiştirecek bir dizi karar almıştı.
İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre, Devrim Muhafızları Ordusu Halkla ilişkiler Birimi, Hürmüzgan eyaletine bağlı Keşm Adası’nda düşürülen SİHA’ya ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, Keşm Adası’nda ABD’nin MQ-9 tipi SİHA’sının hava savunma sistemi tarafından düşürüldüğü aktarıldı. Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı ise Devam Muhafızları Ordusu’nun açıklamasına dayandırdığı haberinde, Huzistan eyaletinin Endimeşk ilçesinde bir Hermes 900 SİHA’nın düşürüldüğünü kaydetti.
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş ücreti alınacaksa bunun ABD tarafından alınması gerektiğini savundu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile bölgesel meseleler hakkında görüş alışverişinde bulundu.
Görüşmede Erakçi mevkidaşına, bölgedeki mevcut durumun ABD ve İsrail’in tutumundan kaynaklandığını ve bölge ülkelerinin topraklarını İran’a saldırmak için kullanıldığını belirterek, bölge ülkelerinin konuyla ilgili olarak uluslararası hukuki yükümlülüklerini hatırlattı.
Erakçi ayrıca, ABD ve İsrail’in İran’da okul, hastane, sanayi tesisleri ile altyapıya yönelik saldırılarının savaş suçu olduğunu ve her iki ülkenin de uluslararası kurullarda yargılanması gerektiğini söyledi.
Katar Dışişleri Bakanı Al Sani ise, İran’ın ulusal egemenliği ile toprak bütünlüğüne saygı duyduklarını vurgulayarak, bölgenin istikrara kavuşmasının önemini vurguladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile telefonda görüştü. Görüşmede, savaşın gidişatı ve diğer gelişmeler ele alındı.
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Taraflar, söz konusu gelişmelerin bölgedeki deniz ulaşımı güvenliği üzerindeki etkilerini değerlendirirken, artan gerilimin yansımaları ve bölgesel istikrarın korunmasının önemi üzerinde durdu.
İspanya Başbakanı Sanchez’in Katar’daki durum hakkında bilgi aldığı ve ülkesinin Katar’a desteğini yinelediği belirtildi. Görüşmede ayrıca, bölgedeki gerilimin kontrol altına alınmasına yönelik çabalar ile Lübnan’daki gelişmeler ele alınırken, tansiyonun düşürülmesi ve istikrarın güçlendirilmesinin önemi vurgulandı.
ABD Başkanı Donald Trump, İran hakkında yaptığı açıklamada, "Bütün ülke tek bir gecede yok edilebilir ve o gece yarın gece olabilir" dedi.
Suriye Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Şara ile Fransız mevkidaşı Macron telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
İki ülke arasındaki ilişkiler ve bölgedeki gelişmelerin ele alındığı görüşmede taraflar, bölgede yaşanan askeri tırmanışı ve bunun güvenlik ile istikrara etkilerini değerlendirdi.
İki lider Suriye ile Fransa arasında güvenlik ve askeri işbirliği ile koordinasyonun güçlendirilmesinin önemini vurguladı.
JPMorgan Chase Üst Yöneticisi (CEO) Jamie Dimon, İran'daki savaş nedeniyle petrol ve emtia fiyatlarında önemli ve süregelen şoklar yaşanma olasılığıyla karşı karşıya olunduğunu, bu durumun enflasyonun daha kalıcı hale gelmesine ve nihayetinde piyasaların şu anda beklediğinden daha yüksek faiz oranlarına yol açabileceğini ifade etti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'da 3 Nisan'da düşürülen ABD savaş uçağının ikinci pilotunu kurtarma operasyonuna verdikleri destek için ABD Başkanı Donald Trump'ın teşekkür ettiğini öne sürdü.
İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre, Batı Azerbaycan Eyaleti Kriz Yönetimi Genel Müdürü Hamed Saffari, konuya ilişkin açıklama yaptı. Saffari, "Urumiye Havalimanı ve diğer bazı noktalar ABD ve Siyonist düşman tarafından atılan füzelerle hedef alındı." ifadesini kullandı.
Oluşan hasara ilişkin bilgi paylaşmayan Saffari, saldırı sonrası acil durum ekiplerinin bölgeye sevk edildiğini aktardı. Diğer yandan, Huzistan Valiliğinden yapılan açıklamada da Hurremşehr kentinde bulunan iki gemi inşa şirketinin bir kez daha hava saldırısına uğrağı belirtildi.
Kenti kaplayan duman bulutunun bu saldırılar nedeniyle oluştuğu aktarılırken, saldırı sonrası herhangi bir can kaybı yaşanmadığı belirtildi.
Yezd Valiliği'nden yapılan açıklamada ise ABD ve İsrail'in Yezd’e de saldırdığı duyurulurken saldırılarda can kaybının yaşanmadığı belirtildi.
Kuveyt Ulusal Muhafızlar Başkanlığı, sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, askeri görev gücünün, sorumlu olduğu bölgelerde son 24 saatte 4 İHA'yı düşürdüğü belirtildi.
Açıklamada, bunun güvenliği artırmak, hayati önem taşıyan yerleri korumak ve olası tehditlere karşı koymak amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında gerçekleştirildiği vurgulandı.
Halka, ilgili makamlar tarafından verilen güvenlik ve emniyet talimatlarına uyma çağrısı yapılan açıklamada, İHA'ların kaynağına ilişkin bilgi verilmedi.
İran'ın Kuveyt'in kuzeyine düzenlediği misillemelerde şarapnel parçalarının bir yerleşim bölgesine düşmesi sonucu yaralananların olduğu bildirildi.
Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi ile Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, İran'ın Arap ülkelerine yönelik saldırılarını kınayarak bölgedeki gelişmeleri ele aldı.
Safedi ile Bin Ferhan, İran'ın Arap ülkelerine yönelik saldırılarının uluslararası hukukun ve iyi komşuluk ilkelerinin ihlali olduğunu vurgularken, ülkelerinin bu saldırılara karşı tam dayanışma içinde olduğunu ifade etti.
Bölgedeki gerilimin sona erdirilmesi, güvenlik ve istikrarın sağlanması ile devletlerin egemenliğine saygı temelinde, saldırıların tekrarının önlenmesinin yollarını ele alan Bakanlar, iki ülkenin stratejik ilişkilerinin güçlendirilmesi konusunu da değerlendirdi.
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Katar Emirlik Divanından yapılan açıklamaya göre, görüşmede İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırıları ve bölgedeki diğer gelişmeler ele alındı.
Açıklamada, Macron’un Katar’ın kriz yönetimine ilişkin tutumunu takdir ettiği belirtilerek, enerji piyasalarında istikrarın korunması için uluslararası çabaların artırılması gerektiği vurgulandı.
Yemen'deki Husiler, İran ve Hizbullah ile birlikte İsrail'in güneyindeki Eilat kentinde askeri hedeflere yönelik ortak operasyon düzenlediklerini açıkladı.
Seri, "Yemen Silahlı Kuvvetlerinin, İsrail'in güneyinde, işgal altındaki Filistin'in (İsrail) güneyinde yer alan Umm er-Raşraş (Eilat) bölgesinde İsrail'e ait çeşitli hassas ve askeri hedeflere yönelik olarak, İran Devrim Muhafızları, İran İslam Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri ve Lübnan İslami Direnişi (Hizbullah) ile ortak operasyon gerçekleştirdi." ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump, İran hakkında yaptığı açıklamada, "Seçim şansım olsaydı petrolü ele geçirmek isterdim. Ne yazık ki, Amerikan halkı bizim eve dönmemizi istiyor" dedi.
Trump, "İran'daki yeni rejimin öncekilerden çok daha akıllı olduğunu düşünüyoruz. Tam bir rejim değişikliği yaşandı" ifadelerini kullandı.
İran basını, İran yönetiminin ABD’ye Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişin sağlanmasına yönelik protokoller dahil 10 şart sunduğunu bildirdi.
ABD ve İsrail savaş uçakları, İran'ın güneyindeki liman kenti Buşehr'de bulunan İran ordusuna ait bir mühimmat deposunu ve askeri tesisleri hedef aldı.
İran basını, İran yönetiminin ABD’nin ateşkes teklifini reddettiğini ve savaşın kalıcı olarak sona ermesine yönelik şartlarını içeren yanıtını Pakistan’a ilettiğini bildirdi.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İsrail'in saldırılarını devam ettirdiği Lübnan'a olan desteğini yineledi. Sanchez, sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımda, Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam ile telefon görüşmesi yaptığını duyurdu.
İsrail ordusundan yapılan, İran’dan füze ateşlendiğinin tespit edildiği ve hava savunma sistemlerinin İran füzelerini önlemeye çalıştığı yönündeki açıklamanın ardından başta başkent Tel Aviv olmak üzere İsrail’in merkezindeki birçok kentte sirenler sesleri duyuldu.
İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde yürütülen kara harekatı kapsamında Hizbullah'a ait bazı bina ve altyapıların imha edildiğini duyurdu.
Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail saldırılarında yaşamını yitiren sağlık personeline ilişkin bilgi verildi.
İsrail saldırılarında hayatını kaybeden sağlık çalışanı sayısının 57'ye, yaralananların sayısının da 154'e çıktığı aktarıldı.
İsrail ordusunun saldırılarında 6 hastane ile 20 sağlık merkezinin hizmet dışı kaldığı, 74 ambulansın da kullanılamaz hale geldiğine dikkati çekildi.
İsrail ordusu Lübnan'a saldırılarını yoğun şekilde sürdürüyor.
Lübnan Sağlık Bakanlığı İsrail'in 2 Mart'tan beri ülkeye düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 1497'ye, yaralı sayısının ise 4 bin 639'a yükseldiğini açıkladı.
Hayatını kaybedenlerin 130'unun çocuk, 101'inin kadın olduğu belirtildi.
İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı'nın Şiraz kentine bağlı Mervdeşt İlçe Kaymakamlığına dayandırdığı habere göre, ABD-İsrail, ülkenin güneyindeki Aseluye petrokimya tesislerinin ardından Şiraz'daki Petrokimya Kompleksi'ne de saldırı gerçekleştirdi.
Saldırıda tesisin küçük bir bölümünün hafif hasar gördüğü aktarıldı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya platformu X'te yaptığı paylaşımda, Şerif Teknoloji Üniversitesi'ne saldırının, dünyanın en iyi teknik ve araştırma üniversitelerinden biri kabul edilen ABD'deki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nün (MIT) bombalanmasına eşdeğer olduğunu vurguladı.
İranlı Bakan, mesajında şu ifadelere yer verdi:
"İsrail-ABD saldırganları İran'ın MIT'sini bombaladı. Bu, diğer üniversitelere yapılan saldırıların ardından geldi. 1400 yıl önce Hazreti Muhammed, bilginin uzak Ülker yıldız kümesinde bile bulunsa, İranlıların ona ulaşabileceklerini söylemiştir. Saldırganlar yakında gücümüzü görecekler."
ABD ve İsrail'in dün akşam düzenlediği saldırılarda İran'ın en prestijli üniversitelerinden Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi hedef alınmıştı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu, ABD-İsrail saldırılarına karşı başlatılan "Sadık Vaat 4 Operasyonu"nun 98. dalgası kapsamında İsrail ve ABD hedeflerine yeni saldırılar düzenlendiğini bildirdi.
Operasyonun ilk aşamasında İsrail'e ait "SDN7" adlı konteyner gemisinin seyir füzeleriyle vurulduğu ve Tel Aviv'in kuzey ve güneyindeki stratejik merkezler, Hayfa'daki stratejik merkezler, Birussebi'deki kimya şirketleri ve fabrikalar ile İsrail ordusunun Birussebi'deki mevzilerinin balistik füze saldırılarının hedefi olduğu ifade edildi.
Saldırıların devamında da BAE ve İsrail arasındaki ortak insansız hava aracı üretim merkezi ve Kuveyt'teki Ali es-Salim Üssü'nde konuşlanmış bir dizi uçağın, insansız hava araçları ve füzelerle vurulduğu aktarıldı.
Yarı resmi Tesnim Haber Ajansının Buşehr Valiliğine dayandırdığı habere göre, ABD-İsrail, Aseluye kentindeki petrol tesislerine saldırdı.
Aseluye'deki Pars Özel Ekonomik Enerji Bölgesi'nin hedef alındığı saldırılarda can kaybı bildirilmedi.
Saldırılarda bir dizi petrokimya tesisinin zarar gördüğü ve hasarın boyutunun incelendiği aktarıldı.
ABD-İsrail daha önce de Aseluye'deki petrol tesislerini hedef almış, İran ise Hayfa rafinerisi ile bölgedeki ABD ile ortak petrol tesislerini vurarak saldırıya karşılık vermişti.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İran'ın "en büyük" petrokimya tesisine saldırı düzenlediklerini duyurdu.
Katz, konuyla ilgili açıklama yaptı.
"İsrail ordusu Aseluye kentindeki İran'ın en büyük petrokimya tesisine saldırı düzenledi." diyen İsrail Savunma Bakanı, İran'ın petrokimya ihracatının yaklaşık yüzde 85'ini karşılayan iki tesisin artık devre dışı bırakıldığını iddia etti.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran'ın ulusal çıkarlarına dayalı bir dizi gereksinim olduğunu ve bunların aracı kanallar aracılığıyla zaten iletildiğini belirterek, daha önce ABD'nin 15 maddelik planı gibi taleplerinin "aşırı" olduğu gerekçesiyle reddedildiğini sözlerine ekledi.
Bekayi, basın toplantısında, "İran, meşru taleplerini açıkça ifade etmekten çekinmiyor ve bunu yapması bir uzlaşma işareti olarak değil, pozisyonlarını savunma konusundaki güveninin bir yansıması olarak yorumlanmalıdır" dedi.
İranlı bir gazetecinin İran ve ABD arasında ateşkes sağlanmasına yönelik devam eden çabalara ilişkin sorusuna yanıt olarak, "Kendi yanıtlarımızı formüle ettik ve ayrıntıları zamanı geldiğinde açıklayacağız" ifadelerini kullandı.
Bekayi ek olarak şunları söyledi: "ABD'nin ateşkes teklifi reddedildi ve yeniden savaşı önlemek için ek güvenceler istendi."
Bekayi ayrıca, "Geçici ateşkes değil savaşın sona ermesini istiyoruz.” dedi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, “Arabuluculara yanıtımızı hazırladık gerekli görüldüğünde bilgilendirme yapılacaktır” ifadelerini kullandı.
İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hürmüz Boğazı'nın özellikle ABD ve İsrail için artık eski düzene dönmeyeceğini duyurdu. İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, bölgede stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın durumuna ilişkin sanal medya hesabından bir açıklama yayımladı. Açıklamada, “Hürmüz Boğazı artık asla eski düzene dönmeyecek, özellikle ABD ve İsrail için” ifadelerine yer verildi. Açıklamada ayrıca, Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nin, İranlı yetkililer tarafından daha önce duyurulan 'Basra Körfezi için yeni düzen' taslağının operasyonel hazırlıklarının son aşamasında olduğu belirtildi.
İran Devlet Televizyonu'na göre, Devrim Muhafızları İstihbarat Başkanı Tümgeneral Mecid Hademi ABD/İsrail saldırılarında öldürüldü.
İranlı üst düzey yetkili Reuters'a yaptığı açıklamada, “Tahran, Pakistan’ın teklifini aldı, teklif inceleniyor. Tahran, geçici ateşkes karşılığında Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayacak ve karar vermek için belirtilen süre tarihlerini veya baskıyı kabul etmeyecek.” ifadelerini kullandı.
Reuters’a kanuşan kaynak, “İran ve ABD, çatışmaları sonlandırmak için bir plan aldı. Ateşkes sonrasında kesin anlaşmaya dair iki aşamalı bir teklif sunuldu. Çatışmaları sona erdirme planının pazartesi günü kararlaştırılması gerekiyor. Eğer kabul edilirse, plan derhal ateşkes sağlanmasına, Hürmuz Boğazı'nın yeniden açılmasına ve 15-20 gün içinde nihai bir anlaşmaya varılmasına yol açacaktır. Nihai anlaşma teklifi, İran'ın nükleer silahlardan vazgeçmesini, yaptırımlardan muaf tutulmasını ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasını içeriyor” ifadelerini kullandı.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın sivil altyapısına saldırı tehditlerini hayata geçirmesi halinde "süper savaş suçlusu" olacağını belirterek, Tahran'ın her türlü saldırıya veya tehdide "derhal ve pişman edici" karşılık vereceğini söyledi.
Garibabadi, X sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı mesajında, ABD Başkanı Trump'ın İran'ın sivil altyapısına saldırı tehditleri dahil ülkeye saldırılarını değerlendirdi.
İran'ın toprak bütünlüğüne karşı güç kullanılmasının, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın açık bir ihlali ve BM Genel Kurulu'nun 3314 sayılı kararına göre saldırganlık örneği olduğunu belirten Garibabadi, "Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü Madde 8 uyarınca savaş suçu olan enerji santrallerine ve köprülerine (sivil altyapı) saldırı tehdidinde bulunmak ve 1977 Birinci Cenevre Protokolü Madde 52 uyarınca ABD Başkanı, ülkesinin en yüksek yetkilisi olarak, savaş suçları işlemekle alenen tehditte bulunmuştur. Bu eylem, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve yetkili herhangi bir ulusal mahkeme önünde bireysel cezai sorumluluğunu doğuracaktır." değerlendirmesinde bulundu.
İran'ın meşru müdafaa eylemlerine devam edeceğini vurgulayan Garibabadi, "İran, BM Şartı'nın 51. maddesine dayanarak her türlü saldırıya veya yakın tehdide kararlı, derhal ve pişmanlık edici şekilde karşılık verecektir. ABD Başkanı'nın, etkileri İran'la sınırlı kalmayacak bu tehditleri gerçekleştirmekten vazgeçmesi tavsiye edilir aksi takdirde adı tarihe süper savaş suçlusu olarak geçecektir." ifadelerini kullandı.
Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı, ülke hava sahasına giren iki insansız hava aracının (İHA) engellendiğini bildirdi. Bakanlık, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından ülkeye yönelik hava saldırılarına ilişkin açıklama yayımladı.
Açıklamada, son birkaç saatte ülke hava sahasına girdiği tespit edilen iki İHA'nın imha edildiği belirtildi.
İran, ABD ile İsrail'in saldırılarına misilleme kapsamında, 28 Şubat'tan bu yana 7 Arap ülkesindeki ABD üsleri ile kritik noktalara füze ve İHA saldırıları düzenliyor
İsrail basını, İran'ın Hayfa'ya dün düzenlediği füze saldırısında vurulan binanın enkazı altında kalan 2 kişinin cesedine ulaşıldığını bildirdi.
İsrail'in Times of Israel gazetesinde yer alan haberde, İran'a ait balistik füzenin isabet ettiği noktada saatler süren çalışmaların ardından 2 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığı belirtildi.
Haberlerde, enkaz altında başka kişilerin bulunabileceği yönündeki arama çalışmalarının da sürdüğü aktarıldı.
İsrail ordusu, Hayfa'ya doğrudan isabet eden ve ağır hasara yol açan füzenin önlenememesine ilişkin soruşturma başlatmıştı.
Times of Israel gazetesinin haberinde İsrail ordusunun hava savunma sistemlerini çalıştırmasına rağmen füzeyi önleme girişiminin başarısız kaldığı belirtilmişti.
İran'ın İsrail'in kuzeyini hedef alan misillemesinde bir füzenin Hayfa kentinde bir binaya doğrudan isabet etmesi sonucu biri ağır 4 kişinin yaralandığı aktarılmıştı.
İsrail ordusunun, arama kurtarma ekiplerinin enkaz altında kaldığı düşünülen 4 kişiyi bulmak için füzenin isabet ettiği bölgede çalışmalarını sürdürdüğü kaydedilmişti.
ABD-İsrail'in İran'ın başkenti Tahran'a düzenlediği saldırılarda 6 çocuk hayatını kaybetti.
İran devlet televizyonu, Tahran Acil Servisi tarafından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamayı yayımladı.
Açıklamada, "Gece Tahran'da sivillere yönelik düzenlenen saldırılarda 10 yaş altı 4 kız, 2 erkek çocuğu hayatını kaybetti." ifadeleri kullanıldı.
Tahran'a bu gece düzenlenen saldırılarda, Baharistan ilçesinde 13, Şehriyar ilçesinde 6 ve kentin doğusunda 4 kişinin öldüğü belirtilmişti.
ABD-İsrail'in İran'ın başkenti Tahran'a düzenlediği saldırılarda Şehriyar ilçesinde 3'ü çocuk 6 kişi yaşamını yitirdi.
İran merkezli Öğrenci Haber Ajansına (SNN) göre, Şehriyar Kaymakam Yardımcısı Ali Rahimi konuya ilişkin bilgi verdi.
Rahimi, Şehriyar ilçesine bağlı Şahidşehr'deki bir yerleşim bölgesine düzenlenen saldırıda 3'ü çocuk 6 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi.
İranlı yetkili, enkazda arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.
Tahran'a bu gece düzenlenen saldırılarda, Baharistan ilçesinde 13 ve kentin doğusunda 4 kişinin öldüğü belirtilmişti.
ABD-İsrail'in İran'ın başkenti Tahran'a düzenlediği saldırılarda Baharistan ilçesinde 13 kişi yaşamını yitirdi.
Fars Haber Ajansı'na göre, Baharistan Kaymakamı Abdulhamid Şerifi konuya ilişkin bilgi verdi.
Şerifi, Baharistan ilçesine bağlı Kale Mir yerleşkesinde 2 konuta düzenlenen saldırıda 13 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi.
İranlı yetkili, enkazda arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.
ABD-İsrail'in saldırılarını sürdürdüğü İran'ın misillemesinin ardından İsrail'in merkezinde art arda sirenlerin çaldığı bildirildi.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan füze ateşlendiğinin tespit edildiği ve hava savunma sistemlerinin İran füzelerini önlemeye çalıştığı belirtildi.
İran'ın dakikalar içinde dalgalar halinde gelen misillemeleri sonrasında başta başkent Tel Aviv olmak üzere İsrail'in merkezinde sirenler çaldı.
Sirenlerin çaldığı işgal altındaki Doğu Kudüs'te, gökyüzünde patlama sesleri duyuldu.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, yaralanma ihbarı almadıklarını açıkladı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştüğünü belirterek, "İran’da düşen uçağın pilotunu düşman topraklarından kurtarma konusunda aldığı cesur karar ve kusursuz bir şekilde yürütülen Amerikan operasyonu nedeniyle kendisini şahsen tebrik ettim" açıklamasında bulundu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştüğünü duyurdu. Görüşmenin içeriğine değinen Netanyahu, "İran’da düşen uçağın pilotunu düşman topraklarından kurtarma konusunda aldığı cesur karar ve kusursuz bir şekilde yürütülen Amerikan operasyonu nedeniyle kendisini şahsen tebrik ettim" ifadelerini kullandı. Trump’ın da İsrail’in bu operasyona verdiği destek konusundaki minnettarlığını kendisine ilettiğini kaydeden Netanyahu, "Savaş alanında ve dışında kurduğumuz işbirliğinin eşi benzeri görülmemiş bir düzeyde olmasından ve İsrail’in cesur bir Amerikan savaşçısının kurtarılmasına katkıda bulunabilmesinden büyük gurur duyuyorum" dedi.
ABD-İsrail saldırıları altındaki İran'ın başkenti Tahran'da patlama sesleri duyulduğu bildirildi.
Fars Haber Ajansı, Tahran'da gece saatlerinde patlama meydana geldiğini duyurdu.
Kentin doğu, batı ve güneydoğu bölgelerinde meydana gelen patlamalarla eş zamanlı hava savunma sisteminin aktif hale geldiği kaydedildi.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, ülkenin başkenti Beyrut'un doğusundaki Ain Saadeh bölgesinde bulunan bir apartmana düzenlenen İsrail saldırısında en az 3 kişinin öldüğünü, 3 kişinin de yaralandığını açıkladı.
İsrail, Lübnan’a yönelik saldırılarına bir yenisini daha ekledi. Lübnan basınında yer alan haberlere göre; ülkenin başkenti Beyrut'un doğusundaki Ain Saadeh bölgesinde bulunan bir apartman İsrail tarafından gerçekleştirilen hava saldırısına hedef oldu. Lübnan Sağlık Bakanlığı, saldırıda en az 3 kişinin öldüğünü, 3 kişinin de yaralandığını açıkladı. İsrail ordusundan saldırının hedefine ilişkin herhangi bir açıklama gelmedi. Saldırı nedeniyle oluşan yıkım ise kameralara yansıdı.
Kum Vali Yardımcısı Murtaza Hayderi, kent merkezinde bir sivil binanın füzeyle vurulduğunu söyledi.
Hayderi, saldırı sonrasında can kaybı veya yaralılara dair bilgi vermedi.
Kum Eyalet Valisi Ekrem Behramcu, 4 Nisan'da yaptığı açıklamada, ABD-İsrail'in, savaşın başladığı 28 Şubat'tan bu yana Kum'a düzenlediği saldırılarda yaklaşık bin sivil binanın hasar gördüğünü, 30'u emniyet görevlisi 106 kişinin hayatını kaybettiğini söylemişti.
BAE Savunma Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, hava savunma sistemlerinin İran'dan gelen balistik ve seyir füzeleri ile İHA'lara müdahale ettiği belirtildi.
Kuveyt Savunma Bakanlığı da hava savunma unsurlarının "düşman" füze ve İHA saldırılarını engellediğini bildirdi.
İki ülke savunma bakanlıkları, ülkelerinde duyulan seslerin hava savunma sistemlerinin saldırılara müdahalesi sonucu meydana geldiğini kaydetti.
Açıklamalarda, vatandaşlar ve ülkede yaşayanlardan yetkili makamlarca yayımlanan güvenlik talimatlarına uymaları istendi
İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hürmüz Boğazı'nın özellikle ABD ve İsrail için artık eski düzene dönmeyeceğini belirtti.
Komutanlığın, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, "Hürmüz Boğazı artık asla eski düzene dönmeyecek, özellikle ABD ve İsrail için." ifadeleri kullanıldı.
Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nin İranlı yetkililer tarafından bildirilen "Basra Körfezi için yeni düzen" taslağının operasyonel hazırlıklarını tamamlamak üzere olduğu kaydedildi.
İran Meclisi'nde, Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerde ücret uygulamasını öngören yasa tasarısının 31 Mart'ta Ulusal Güvenlik Komisyonundan geçtiği bildirilmişti.
Söz konusu tasarının içeriğinde, "mali düzenlemeler ve ülkenin ulusal para birimi riyal bazlı geçiş ücretinin uygulanması, ABD ve İsrail'e geçiş yasağı, İran'a karşı tek taraflı yaptırımlara katılan ülkelere yasak getirilmesi, İran'ın egemenlik rolünün ve silahlı kuvvetlerinin yetkisinin uygulanması, boğaz ve deniz taşımacılığı güvenliği, çevresel konular ve Umman ile hukuki işbirliği" konularının yer aldığı belirtilmişti.