Ömerli Mahallesi'ndeki restoranda 3 Eylül saat 21.15 sıralarında meydana gelen olayda Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nda Genel Soruşturma Bürosu'nda görevli Cumhuriyet Savcısı Ercan Kayhan'ı boğazından bıçaklayarak öldüren şüpheli Mustafa Can Gül'ün yargılanmasına başlandı. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 'Tasarlayarak canavarca hisle kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenen Mustafa Can Gül, ikinci kez hakim karşısına çıktı. Anadolu 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmaya tutuklu sanık Mustafa Can Gül, hayatını kaybeden Cumhuriyet Savcısının yakınları ve taraf avukatları katıldı.
AKLİ DENGESİ YERİNDE FAKAT YÜZSÜZ
Cumhuriyet Savcısının eşi Nuran Kayhan, "eşim bize Bilal ile problemlerin olduğundan bahsetmedi. Bilal ile arasında problem yoktu. Gayette akli dengesi yerinde fakat yüzsüz. Bir insanda sıkıntı varsa vardır. Her yerden atılmış
SANIĞIN, MAKTULÜ SEVMEDİĞİNİ ÇEVREDEN DUYDUM
Tanık Ege A., "sanığı mahalleden tanıyorum. Olaydan önce son zamanlarda psikoloji olarak kötü durumdaydı. Kendisini parkta görürdüm. Kendi kendine konuşurdu. Ercan Kayhan ile ilgili sanıkla aramızda bir konuşma geçmedi. Ben olayı olduktan sonra öğrendim. Ben çevreden sanığın maktulü sevmediğine yönelik konuşmaları duymuştum zarar vereceği söylediği yönündeki beyanları duymadım. Ben sanığın uyuşturucu madde kullandığını çevreden duymuştum ama kullanırken görmedim" dedi.
MAKTUL İÇİN 'BENİ YAKTI' DEDİĞİNİ DUYMUŞTUM
Tanık Emircan K., "sanık benim ilkokuldan arkadaşım olur. Kendisi ile olaydan yaklaşık 2 yıl önce görüşmeyi kesmiştim. Kendisinin uyuşturucu madde ve farklı alışkanlıkları olduğunu duymuştum. Olaydan 6 ay kadar önce bir parkta gördüm. Kendi kendine konuşuyordu. Herhangi bir diyaloğumuz olmadı. Sanık ile o dönem görüştüğü kişiler sanığın maktulü kastederek "beni yaktı" söylemleri olmuş ben bir şey görmedim. Bana bu konuşmaları aktaran arkadaşları uzun zaman geçtiği için tam olarak hatırlamıyorum" dedi.
BOĞAZININ KESİLDİĞİNİ GÖRDÜM
Tanık Celal U., "Olay günü işletmeye arkadaşlarımızla yemek yemeğe gitmiştik. Maktulde masamıza gelmişti bir müddet bizimle oturdu ardından kalktı. Mutfağa doğru yöneldi. Mutfak ile bizim oturduğumuz masa arası 20 metre kadar uzaktaydı. Bir süre sonra içerden bağrışma ve cam kırma sesi geldi. Ben olay anını görmedim. Sese doğru gittiğimde makbulün yerde yattığını gördüm. Nabzını kontrol etmek için eğildiğimde boğazının kesildiğini gördüm. Sanıkta bıçakla yanında duruyordu sanığa "ne yaptın" diye serzenişte bulundum sanık "o hakketti" diye cevap verdi o sırada da jandarma ekipleri olay yerine geldi." dedi.
BİLAL BENİ YÖNLENDİRDİ
Tutuklu sanık Mustafa Can Gül ifadesinde, "celse arasında cezaevinden yazılı dilekçemi gönderdim onları tekrar ediyorum. Bilal orada 10-16 sene çalışmış. Bilal bana onu korkut camları kır sana araba da alacağım dedi. Ben normalde karnına doğru bıçağı saplayacaktım." şeklinde konuştu.
CEZA EHLİYETİ RAPORU İSTENDİ
Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanığın suç tarihinde "tasarlayarak öldürme" ve "kasten öldürme" suçlarından cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığına dair Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastane'sine sevki için cezaevine müzekkere yazılmasına hükmetti. Heyet, sanığın tutukluluk halininin devamına da karar vererek duruşmayı 8 Nisan'a erteledi.