Moğollar, bir zamanlar Cengiz Han'ın otağ kurduğu topraklarda geleneksel törenlerini düzenlemeye devam ediyor. Cangır Destanı'nın yeniden yazıldığı törenlerde şarkılar söyleniyor, oklar atılıyor, güreş tutuluyor. Moğol çocuklar, "Çocuk, atıyla doğar" sözüne yaraşırcasına, daha 3 yaşında at biniyor. Çin'in iç bölgelerinden yerli turistler, kültürel turlarla buraya akın ediyor. Bortala Moğol Özerk Bölgesi'nde, bizi masmavi rengiyle Selim Gölü karşılıyor. Ve Tanrı Dağları'nın eteklerindeki uçsuz bucaksız topraklarda, yemyeşil bir mera... Meraya geleneksel Moğol çadırları kurulmuş. Çadırlar, gözümüzün alabildiği her alanda büyüklü küçüklü sıralanıyor. O kadar fazlalar ki insan burada yaşamın nasıl olacağını merak ediyor. Genellikle çobanlık yapan Moğollar'ın bazıları sürekli bu bölgede yaşıyor. Bazıları ise Moğol geleneklerini yaşatmak için bu bölgeye geliyor.
GÜNEŞ ENERJİLİ ÇADIR
Kancar Tursun adlı bir Moğol, beni çadırına buyur ediyor. Büyük bir aile, aynı çadırda yaşıyor. Ama teknolojiden vazgeçmiyorlar. Çadırın hemen kenarına kurulan güneş enerjisi panelini görünce şoke oluyorum. Kancar Tursun, bununla aydınlatmayı sağladıklarını söylüyor. Bu meradan hiç ayrılmadıklarını; kışın çadırlarını dağların iç kesimine doğru taşıdıklarını anlatıyor. "Çadırda yaşam sıkıcı olmuyor mu?" diye sorduğumda; Kancar Tursun, "Hayır hiç sıkıcı olmuyor. Bizim atalarımız da bu çadırlarda yaşamış. Biz hayvancılık yapıyoruz. Sabah erkenden kalkıp, hayvanlarımı meraya otlamaya salıyorum. Bu merada hayvanlar çok özgür. Çobanlık yapmaya bile gerek kalmıyor. Onlar otlayıp, yeniden evlerini buluyorlar. Çadır komşularımızla bir araya geliyoruz. Bazen eğlencelerimiz oluyor" cevabını veriyor.
ARKADAŞIM GULİ
Uçsuz bucaksız merada atın üzerinde dört nala gelen 2 çocukla karşılaşıyorum. Moğollar'ın, "Her çocuk atıyla doğar" diye bir sözü var. Gördüklerim de bu sözü doğruluyor. Çocuklardan biri 11, diğeri ise 3 yaşında. Ama hep at sırtındalar. En yakın arkadaşları olan atlarına "Cesur" adını vermişler. Biraz sonra, çocukların yanına yine at sırtında bir kız geliyor. Adı Guli Pazar. Guli, Sincan Bölgesi'nde "Gül" demek. Yani adaşız. Bana da bu bölgede "Guli" dediklerini anlatıyorum. Beni atıyla Cengiz Han'ın otağını kurduğu topraklarda gezdiriyor. Uçsuz bucaksız yeşilliğin içinde Tanrı Dağları'na karşı at binmek inanılmaz keyifli. Biraz korksam da Sincanlı arkadaşım Guli beni cesaretlendiriyor.
CENGİZ HAN'I ANIYORLAR
Moğollar için bu mera çok önemli. Geleneklerini ve tarihlerini törenlerle yaşatıyorlar. Cengiz Han'ın temsili askerleri, savaş galibiyetini Selim Gölü kıyısında, kaya parçalarından oluşturdukları simgesel tepenin etrafında dönerek, naralar atarak canlandırmaya çalışıyor. Atlarını dört nala sürüp, hünerlerini sergiliyorlar. Okçular ok atarken, güreşler tutuluyor. Sonra müzik başlıyor. Bin yıllık tarihiyle Cengiz Han döneminin anlatıldığı Cangır Destanı, şarkıda yeniden yazılıyor. Ardından Bortala Özerk Bölgesi'nden ayrılıp bir sonraki şehir İli'ye doğru yola çıkıyoruz. Cangır Destanı'nı anlatan şarkıların etkisi, biz Tanrı Dağları'nın arasından geçerken de devam ediyor. Ne de olsa bu topraklar, Cengiz Han'ın kahramanlık hikayeleriyle dolu.
VİYADÜKTE BOĞAZ KÖPRÜSÜ
Viyadüklerden ilerlerken, karşımza Boğaz Köprüsü'ne benzer dev bir köprü çıkıyor. Kış şartları, dağ yollarını kapattığında ulaşımın aksamaması için İli şehrine doğru bir tünel oluşturulmuş. Bu tünel Boğaz Köprüsü ile, bir viyadük aracılığıyla birleştirilmiş. Köprü, hiçbir yeşilliğe zarar vermemiş. İli şehri ise Kazakistan sınırında. Tanrı Dağları'nın arasına kurulan şehir, bölgenin tarım ambarı olarak anılıyor. Buradaki gelişimi de hem Çin merkezi hükümeti, hem de Jiangsu Eyaleti destekliyor. Tek katlı evleriyle dikkat çeken kent, dönüşümde öncü illerden. İli, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde 15 gün içinde yaklaşık 7 bin kilometre yol kat ederek ziyaret ettiğim son şehir oluyor. Bir yıl sonra bu bölgeye bir daha gelsem, büyük değişimin eskiyi tamemen sildiğine tanıklık edebileceğimi düşünüyorum. Çünkü inşaatlar ve sanayi yatırımları hızla ilerliyor. Çin, Sincan'da gelişim için düğmeye basmış. Yepyeni bir Kaşgar ve yepyeni bir Urumçi ile Çin dünyaya adını yazdırabilir.
DEV DOĞAL GAZ ÜRETİM TESİSİ
İli'de Qinghu Group tarafından 30 milyar yuanlık yatırım ile yapılan kömürden doğal gaz üretim tesisi, ekimde açılacak. Bir yılda 20 milyon ton kömürden 20 milyar metreküp doğal gaz üretmeyi hedefleyen dev tesis, Sincan'ın iç kesimlerine doğal gaz ulaştıracak. Tesisin iç kısmında işçiler için yurtlar bile yapılmış. İşçiler için eğlence mekanları bile düşünülmüş.
ŞİBE'LERİN YAŞAMI
İli'nin Çapçal ilçesinde yaşayan Şibeler, kente ayrı bir kültür katıyor. Çünkü Şibeler doğuştan tercüman olarak anılıyor. Moğolca, Uygurca ve Çince'yi çocukken öğreniyorlar. Bunlara başka bir dil de eklediklerinde en az 4 dil konuşur hale geliyorlar. Yıllar önce Moğolistan'a yakın olan memleketlerinden Çapçal'a göç etmişler. Okçulukta dünya üçüncülükleri bile var. Turistler, sayıları 21 bine varan Şibeler'in yaşayışlarını öğrenmek için mutlaka Çapçal ilçesini ziyaret ediyor.