Anestezi teknikerliğini bırakıp köye dönen 24 yaşındaki Melike Çakır, Tokat'ın Erbaa ilçesinde ailesiyle birlikte yürüttüğü mandacılığı sanat ve sevgiyle yeniden yorumluyor. Genç üretici Melike Çakır, tersine göç hikâyesini SABAH'a anlattı. Kariyer yapmak yerine 50 yıllık aile geleneğini devralan Çakır, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan Anadolu mandasını modern bakış açısıyla yetiştirmeye başladı.
SEVGİYLE TERBİYE ETTİ
Çakır, ahırda 60 anaç, 40 yavru ve kuzuları öperek ve sarılarak büyüten genç çiftçi, "Eskiden bizi kovalayan, yüksek yerlere kaçmamıza sebep olan o agresif hayvanlar, şimdi sesimi duyunca bana koşuyorlar" dedi. Hayvanları sevginin iyileştirdiğini söyleyen Çakır, onlarla arasında ayrı bir bağ kurduğunu söyledi.

DOĞA İLHAM KAYNAĞI
Çakır'ın dünyası sadece mandıra ve tarla işlerinden ibaret değil. Günün yorgunluğunu sanatla atan genç çiftçi, gitar ve keman çalıyor, resim çiziyor, kendi kıyafetlerini ve yöresel şalvarlar dikiyor. Şehir hayatından daha fazla kendine zaman ayırdığını anlatan Çakır, "Çiftçilik sevgiyle yapılırsa birçok işten daha kolay ve zevkli. Üretmek, insanı besliyor. Hayvanı besleyip büyütüyoruz ama asıl biz besleniyoruz. Doğa başlı başına bir ilham kaynağı" diye konuştu.