Klinik Psikoloğu Erdi Bahadır, "Günümüzde şiddet hayatın her alanında karşımıza çıkıyor. Ama bu şiddetin çocukluk çağı gibi erken yaşlarda daha yaygın olarak görülmesi, yaralanmalar ve ölüm gibi sonuçların karşımıza çıkması gelecek nesiller için ciddi bir tehlike arz etmektedir. Çünkü bu çocuklarımız geleceğin kriminal kişileri olmaya potansiyel aday görülmektedir. Ancak her şeye rağmen bilinmelidir ki şiddet öğrenilen bir davranıştır. Bir çocuk ilk rol model aldığı ebeveynlerinden şiddeti öğrenebilir, izlediği film ve dizilerden bu şiddet temalarını içselleştirebilir, oynadığı oyunlardan şiddetin normal bir davranış olduğunu kanıksayabilir. Tüm bu parametreler birlikte ele alındığında ortaya şiddete yönelen bir çocuk çıkmaktadır. Ne yazık ki bu şiddetin boyutu günümüzde ölümlü olaylara değin uzanmıştır.
Bu anlamda ilk görev ebeveynlere düşmektedir. Ebeveynlerin başlıca görevleri çocuklarını gözlemlemek, şiddet içerikli davranışlarında uygun müdahalelerde bulunmak, çocuklarının duygularını daha sağlıklı ifade etmelerinde gerekli ortamı tanımak, onlarla konuşmak ve hayatlarında yer almak olacaktır. Ve tabii ki aile içi şiddetin olmaması birinci faktör. Böyle bir ortam için ebeveynlerin gerekli psikolojik destek için de psikiyatri uzmanlarına ve psikologlara başvurmaları kıymetli olacaktır. Toplum olarak da artık kanıksadığımız ya da genetik bir miras olarak zihnimize kodlanan şiddet olgusunun yerini diyalog, empati, anlayış ve sağduyu gibi kavramlara yer vermemiz sosyolojik bir ihtiyaç olarak karşımızda durmaktadır. Şiddet bir disiplin ya da güç gösterisi değildir. Günümüz dünyasında artık eski çağlarda bırakmamız gereken ilkel bir duygu olmalıdır."