Son dönemde adli olaylarda adları sıkça duyulan 18 yaşından küçük çocuklar, artık yalnızca mağdur olarak değil, olayların doğrudan öznesi olarak da karşımıza çıkıyor.
İstanbul Üniversitesi- Cerrahpaşa'dan Prof. Dr. Taner Artan, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi'nden Prof. Dr. Deniz Say Şahin, İstanbul Medipol Üniversitesi'nden Dr. Fatih Cebeci, Dr. Selda Meydan ve Arş. Gör. Sinem Arslankoç ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi'nden Dr. Osman Akay tarafından yürütülen çalışmada, 7 farklı bölgeden 4 bin 323 katılımcıyla toplumun suça sürüklenen çocuklara yönelik algısı incelendi. Araştırma sonuçları, çocuk suçluluğuna karşı geliştirilecek politikaların cezalandırıcı değil; önleyici, koruyucu ve sosyal destek temelli olması gerektiğine işaret etti. Katılımcıların % 70.8'i çocukların suça yönelmesinde aile içi ihmal, şiddet, iletişim ve denetim eksikliğini temel risk faktörü olarak görüyor. Araştırma, çocukluğunda otoriter ebeveynlik deneyimleyenlerin empati düzeyinin daha düşük olduğunu ve bu durumun cezalandırıcı tutumları körüklediğini gösteriyor.