Olay 26 Mart'ta meydana geldi. Çukurova ilçesi Güzelyalı Mahallesi'nde yaşayan biyolog Dilan Öztürk, psikolojik ve fiziksel şiddet gördüğünü öne sürdüğü iş insanı A.K.'den 3 yıl önce boşandı. Öztürk, boşanmanın ardından tehditlerine maruz kaldığı eski eşi hakkında uzaklaştırma kararı aldırdı. Tehditler son bulunca bu kararı uzatmayan Öztürk, olay günü çocukları A.K. (5) ile Ş.K.'yi (7) okula götürmek için hazırlandı. Çocuklarıyla birlikte apartmandan çıkan Öztürk, A.K. ile karşılaştı. A.K., tabanca ile eski eşini bacaklarından vurduktan sonra otomobilini üzerine sürerek kaçtı.

"BANA KAFA ATARAK BAYILTTI"
Olayın ardından polise giderek teslim olan A.K., ifadesinde, "Çocuklarımın gözleri önünde kazayla oldu. Benim yaralama gibi bir düşüncem yoktu" dedi. Şüpheli A.K., çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Tedavisi sonrası taburcu olan Dilan Öztürk, "Evliliğimin ikinci ayından itibaren hem psikolojik hem de fiziki şiddete maruz kaldım. Aynı zamanda aldatılma süreci yaşadım. Bu nedenle evliliğin bitmesini istiyordum, Kendisi de boşanma davasını açma sebebinin hayatında başka biri olduğunu ve onunla evlenmek istediğini söyledi. Ben de süreci uzatmadan kabul ettim. Boşanma aşamasındayken, o kadınla görüştüğü dönemde kendisiyle görüşmek istemediğimi söylemem üzerine çocuklarımın yanında bana kafa atarak bayılttı. Çocuklarım küçük olduğu için tek hassasiyetim, onların zarar görmemesiydi. Ancak boşanma sürecinde hem kendisi hem de ailesi tarafından korkutulduğum için susturuldum" dedi.
"ŞİMDİ SENİ ÖLDÜRECEĞİM"
Dilan Öztürk, "Eylül 2025'te kendisinden uzaklaştırma kararı almıştım. Çocuklarıma ulaşmak için telefonumu aradığı zaman, açmadığımda 10 kere arardı, ulaşamazsa kapıma birilerini gönderirdi. Olay günü sabah saatlerinde beni aradı ve çocukları telefona istedi. Çocukları arkadaşıma bırakmamı istedi, ben de okula gideceğimi söyleyerek reddettim. Bana Ankara'da olduğunu söylemişti. Çocukları hazırlayıp aşağı indim. 'Selam' diyerek karşıma çıktı. Bana, 'Şimdi seni öldüreceğim' deyip, elini montunun cebine soktu. Çocuklarımı kenara ittikten sonra tetiğe basarak tabancayla bacaklarıma ateş etti. Sonrasında yanıma gelip, silahı kafama doğrulttu ancak komşumuz araya girdi. Ateş edemedi. Komşumuzun araya girmesiyle şu an hayattayım" diye konuştu.

"ANNE KEŞKE SİLAHIM OLSAYDI"
Hastanede 2 hafta tedavi gören Öztürk, "Diz kapağımın üstünden, sağ bacağımın arka tarafından ve sol bacağımın ön tarafından vuruldum. Ayaklarımın üstüne son 2 gündür basabiliyorum. Normalde kalkamıyordum; çünkü tüm kaslarım adeta dağılmıştı. Kurşun sinire çok yakın geçtiği için ciddi tahribat oluştu. Oğlum bir anda ağlamaya başladı. 'Anne keşke benim silahım olsaydı, babamı ben vursaydım' dedi. Eve geldikten iki gün sonra korkusundan ilk gün benim yanımda yatamadı. Hala da korkuları devam ediyor. Çocuklar televizyonda, çizgi filmde bile bir silah gördüklerinde korkuyorlar, onlarda travma oluştu. İçeride çocuklarımın döktüğü gözyaşı kadar yatmasını istiyorum. Çocuklarımın ve kendimin can sağlığından endişe duyuyorum. Çocuklarımla birlikte artık huzurlu, güven içerisinde, korkmadan hayatımıza devam etmek istiyorum. Çocuklarımı yetiştirebilmek için yaşamak istiyorum. İlk mahkemede gereken cezayı almasını diliyorum" dedi.
