Elazığ'da geçtiğimiz günlerde kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Türk Edebiyatı Şairi ve emekli öğretim görevlisi Dr. Ahmet Tevfik Ozan'a Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından gönderilen mektup yıllar sonra ortaya çıktı.
Merhum Ahmet Tevfik Ozan'ın, 1999 yılında Pınarhisar Cezaevinde tutuklu bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teselli maksadıyla bir mektup yazdığı ve eserlerini yolladığı öğrenildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise kendi el yazısıyla Ahmet Tevfik Ozan'a teşekkür mektubu gönderdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan mektubunda, "Sayın Dr. A. Tevfik Ozan kardeşim. Göndermek nezaketini gösterdiğiniz eserlerinizi aldım. Teşekkür ediyorum. Bu vesileyle Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerimize olsun diliyorum. Geçici bir mekandayız. Bunun bizler için anlamlı ve farklı bir süreç olmasını Rabbimden niyaz ediyorum. Sizlerede de bulunduğunuz görevde başarılar diliyorum. Selam ve Dua... Allah'a emanet olunuz." ifadelerine yer verdi.

Ahmet Tevfik Ozan'ın bu mektubu yıllarca muhafaza ettiği, vefatından sonra kıymetli eşyalar dosyasından çıktığı belirtildi.
"MEKTUBU PAYLAŞMAZDI"
Ahmet Tevfik Ozan'ın oğlu, öğretim görevlisi Mehmet Seyda Ozan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gönderdiği mektubu görünce şaşırdıklarını söyledi.
Babasının bu mektuptan çok fazla behsetmediğini ifade eden Ozan; "Mektubu, babamın kıymetli eşyalar dosyasında bulduk. Eşyalarını toplarken rastladığımız bir dosyaydı. Mektubu gördüğümüzde oldukça şaşırdık. Çünkü bizim de ilk kez rastladığımız bir mektuptu. Cumhurbaşkanımız 1999 yılında okuduğu bir şiir kapsamında Pınarhisar cezaevine gönderilmişti. Burada 4 ay kadar kalmıştı. Babam da vatan aşkıyla yanıp tutuşan ve vatan sevdası yüzünden çile çekmiş her kişiyi kardeşi olarak kabul ederdi. Bu kapsamda da Cumhurbaşkanımıza bir teselli mektubu yazarak kendi eserlerini yollamış. Biz de bunun çıkarımına Cumhurbaşkanımızın mektubundan biliyoruz. Cumhurbaşkanımız, 'eserlerinizi aldım ve çok mutlu oldum' diye bir teselli iletisine karşılık bir cevap vermiş. Babam yaşadığı dönem boyunca bu mektuptan çok bahsetmezdi. Bu mektubu pek paylaşmazdı. Biz de bu mektubu gördüğümüzde şaşırdık. Babamın bu mektubu bir araç olarak paylaşmaması 1999 yılındaki mektubun yazılma gayesiyle alakalıydı. Çünkü oradaki tek gayesi bir teselli verebilmekti. Güç verebilmekti Cumhurbaşkanımıza." ifadelerini kullandı.
