Kahramanmaraş merkezli depremlere Antakya'da hastanede yakalanan Süheyla Sarsu, İskenderun'a döndüğünde tarifsiz bir yıkımla karşılaştı. Erkek kardeşi Mehmet, yengesi Sevtap, annesi Gülderen, babası Osman Elmas, kız kardeşi Fazilet ve yakınlarından oluşan 10 kişiyi kaybetti. Enkazın altından ise sadece üç çocuk sağ çıkarıldı. Aylarca hastanede tedavi gören kız kardeşinin kızı Gülbeyaz'ın yanında kalan Sarsu'nun aklı ise hep erkek kardeşinin iki küçük kızındaydı. Bir süre sonra Liva Nur ve Şifa Çiçek'i yanına alan acılı kadın, onların hayatındaki en büyük sığınak oldu.

"ÖLENE KADAR ARKALARINDAYIM"
Süheyla Sarsu, gözyaşları içinde anlattığı hayat hikâyesinde yeğenleri için verdiği sözü şu sözlerle dile getirdi: "Onlar bana kardeşimin emaneti. Ne yaşarsam yaşayım onları yalnız bırakmam. Benimle kalmak istedikleri sürece ölene kadar arkalarındayım. Onların saçının teline zarar gelse dünyayı karşıma alırım" dedi. 1 Buçuk yıl sonra eve gelen sosyal hizmetler ekibinin teklifiyle yeğenlerine koruyucu anne olduğunu söyleyen Sarsu, kendi çocuklarının da Liva Nur ve Şifa Çiçek'i öz kardeşleri gibi sahiplendiğini anlattı.

ANNELER GÜNÜ'NDE EN ANLAMLI ÇİÇEK
Bu yıl anneler gününün kendisi için tarifsiz duygularla geçtiğini belirten Süheyla Sarsu, "Liva Nur harçlığını biriktirip bana çiçek aldı. Şifa Çiçek ise kırlardan topladığı çiçeklerle gelip bana sarıldı. Acılarla geçen yılların ardından bu an benim için dünyanın en büyük mutluluklarından biri oldu. Verdikleri çiçeklerle bana dünyaları verdiler. Onların yüzündeki bir tebessüm, benim için en büyük ödül" dedi.
Depremde ailesini kaybeden yeğenleri için artık hala değil "anne" olduğunu belirten Süheyla Sarsu; "En büyük dileğim Liva ve Şifa'nın meslek sahibi olup yuvalarını kurduklarını görmek" dedi.




