Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu Dorukhan Büyükışık, 13 Mayıs 2018'de İzmir Narlıdere'deki 7 katlı bir inşaatın önünde ölü bulundu. Olay önce kayıtlara "İntihar" olarak geçti. Emekli Tümgeneral Büyükışık ise yıllarca her platformda oğlunun cinayete kurban gittiğini öne sürerek, sesini duyurmaya çalışsa da savcılık 3 yıl önce 'kasten öldürme' ve 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdi. Yargıtay 1. Ceza Dairesi ise kanun yararına bozmayla kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı kaldırdı. Birleştirilen dosyalarla inşaatta çalışan 5 bekçi ve işçi hakkında da 'kasten öldürme' suçundan iddianame düzenlendi.

GİZLİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Yargılama devam ederken, geçen yıl diğer şüpheliler hakkında 'kasten öldürme' ve 'suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Ethem Büyükışık'ın bu karara itirazı üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı yeniden gizli bir soruşturma başlattı.

KAMERA KAYITLARINDA SES DETAYI
Bu soruşturmada, otopsi raporu ve diğer raporlarda çelişkiler bulunduğu, ölü muayenesi yapan adli tıp uzmanı doktorun olayın yüksekten düşme olamayacağını söylediği ve bunun olay yeri inceleme ekiplerince alınan kamera kayıtlarına arka ses olarak yansıdığı ortaya çıktı.

OTOPSİ RAPORU GERÇEĞE AYKIRI BULUNDU
Kurulan özel ekip ise Dorukhan Büyükışık'ın eşyaları, aracı ve olay yerindeki diğer bulgular üzerindeki parmak izi ve biyolojik incelemelerin eksiksiz veya süresinde yapılmadığını, zamana duyarlı biyolojik numunelerin 13 ay sonra Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı'na gönderildiğini ve bozuldukları için incelemediğini tespit etti. Olay yeri inceleme raporunun gerçeğe aykırı düzenlendiği belirlendi.

9 İLDE OPERASYON
Büyükışık'a ait cep telefonu ile aracının kontak anahtarındaki izlerin silindiği ve yerlerinin değiştirildiği, cesedin yerinin birden fazla kez değiştirildiği ve delillerin yok edildiği tespit edildi. Şüpheli ve tanıklara teşhis yaptırılmadığı, ifadelerinin eksiksiz alınmadığı, dijital materyallerine el konulmadığı, demir çubuk olduğu değerlendirilen suç aletinin araştırılmadığı da saptandı. Ayrıca şüphelilerin polise sunduğu gerçeği aykırı bilgi ve belgelerin teyit edilmeden delil olarak dosyaya konulduğu, olay yeri inceleme fotoğraf ve videolarının 2 yıl soruşturma dosyasına gönderilmediği belirlendi.

23 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Bu deliller, Büyükışık'ın inşaattan atlayarak değil, sırtına demir çubukla vurulması sonucu öldüğünü ortaya çıkardı. İzmir merkezli 9 ilde 26 şüpheliye yönelik düzenlenen operasyonda, aralarında polisler ve inşaat şirketi sahiplerinin de bulunduğu 23'ü gözaltına alındı.Yurt dışında olduğu belirlenen 3 firari şüpheliyi yakalamak için çalışmalar sürüyor.

23 TUTUKLAMA
İzmir İl Jandarma Komutanlığındaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen TANYER İnşaat Şirket Ortakları M.M.T. (69) ve M.T.T. (43), inşaat elektrikçisi M.K. (40), şirket güvenlik amiri C.A. (62), şantiye şefi İ.G.E. (40), işçi G.A. (34), depocu H.A. (61), kalıp duvar ustası A.K. (72), proje müdürü O.A.S. (52), olay tarihindeki Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İ.Y. (52), tır sürücüsü V.Ş. (46), OYİ Büro Personeli Komiser D.A. (36), OYİ Büro Personeli Polis D.Ö.Ö. (35), emekli suç önleme personeli polisler F.S. (56) ve H.A. (55), eski grup amiri komiser H.V. (49), Narlıdere Karakol Amiri İ.K. (59), emekli OYİ büro personeli polis M.E. (55), operatör B.Ç. (47) ile gece bekçileri T.Ç. (41), H.K. (69), H.A. (77) ve A.G. (77) olmak üzere toplam 23 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.