"Asrın felaketi" olarak anılan depremde oğlunun ağır yaralandığını ve bir ay boyunca Ankara Etlik Şehir Hastanesi'nde tedavi gördüğünü belirten Hidayet Parlak; "Çok eleştirilen şehir hastaneleri, deprem sürecinde büyük bir yükü omuzladı. Eğer bu hastaneler olmasaydı, yaralılara belki de hastane bahçelerinde müdahale edilmek zorunda kalınacaktı. Bu süreçte, Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğine bir kez daha hayran kaldım" dedi. Kahramanmaraş'ta camide imam hatiplik yapan Hidayet Parlak, depreme eşi Sevgi (58), oğlu Abdulvahap (33) ve annesi Sultan Parlak (77) ile birlikte 28 kişinin öldüğü Bedir Apartmanı'nda yakalandı. Enkazdan sağ çıkarılan Parlak ailesi 2 yıl konteynerde kaldıktan sonra 4 hafta önce yerleştikleri yeni evlerinde iftar açmanın mutluğunu yaşadı.

ENKAZIN İÇİNDEN DUAYA, DUADAN YENİ YUVAYA
Depremde yerle bir olan evlerinin enkazından can pazarı yaşadıklarını ancak sağ çıkarıldıklarını belirten Hidayet Parlak; "Deprem olduğunda enkazın içinde hareket edebileceğim bir boşluktaydım. Eğilerek ilerleyebiliyordum. Önce eşimi kurtardım. Sonra yaşam boşluğu olan enkaz içinde sabah namazını kıldım. O enkazda ellerimizi açıp rabbime dua ettik. Rabbim bana o enkaz altında namaz kılmayı ve dua etmeyi nasip ettiği gibi şimdide yeni yuvamda ailemle birlikte iftar açmayı nasip etti. 2 yıl konteynerde kaldıktan sonra sapasağlam konutlarımıza yerleştik. Hem devletimizden hem de zor zamanımızda yardımımıza koşan Azerbaycan devletinden Allah razı olsun" diye konuştu.

"ŞEHİR HASTANELERİ OLMASAYDI KAYIPLAR ARTABİLİRDİ"
Bacağından yaralanan Abdulvahap Parlak, tedavi için Ankara Etlik Şehir Hastanesi'ne sevk edildi. Oğlunun bir ay boyunca burada tedavi gördüğünü belirten baba Hidayet Parlak, sağlık hizmetlerinden memnun kaldıklarını belirterek; "Onkoloji bölümü depremzedelere tahsis edilmişti. Personel bizimle yakından ilgilendi. Oğlum 1 ay şehir hastanesinde tedavi gördü. 5 yıldızlı bir sağlık hizmeti aldık. İnanın dünyada böyle bir hizmet sunulduğunu ne duydum ne gördüm. O çok eleştirilen şehir hastanelerinin kıymeti asrın felaketi depremlerde ortaya çıktı. O koskoca hastaneler olmasaydı, sağlık sistemimiz bu depremin altından kalkamazdı. Bunca yaralıya hastane bahçelerinde bakılırdı. Eğer şehir hastaneleri olmasaydı depremde daha çok insanımızı kaybedebilirdik. Cumhurbaşkanımızın ülkemize bıraktığı bu eserleri her gördüğümde göğsüm kabarıyor. Bu süreçte onun liderliğine bir kez daha hayran kaldım" dedi.

HAYALİMDEKİ EVE OTURMAK NASİP OLDU
Ev hanımı Sevgi Parlak ise yeni evlerinin sağlamlığına güvendiklerini belirterek; "Eşim inşaat sürecini yakından takip etti. Kullanılan malzemeleri anlatırdı. Artık başımızı yastığa güvenle koyuyoruz. Önceki evimiz eskiydi, misafir ağırlamaktan çekinirdik. Şimdi gönül rahatlığıyla misafirlerimi ağırlıyorum. Gayet kullanışlı ve konforlu bir evimiz oldu" diye konuştu.
