Thuram, Karayipler'de bulunan Guadeloupe Adası'nda doğduğunu ve 9 yaşında Paris'e taşındığında ilk kez ırkçılıkla karşılaştığını anlattı. Okuldaki çocukların kendisine hakaret ettiğini söyleyen Thuram, "Aslında 9 yaşında siyah olduğumu öğrendim. İnsanların bana neden böyle davrandığını anlamıyordum. Sonrasında bunun sömürgecilik ideolojisiyle bağlantılı olduğunu fark ettim. Beyaz üstünlüğüne dayalı sistem insanlara daha düşük sınıfta olduklarını hissettiriyor" dedi.

"MUHAMMED ALİ BENİ ETKİLEDİ"
Irkçılığın yalnızca bireysel değil tarihsel bir mesele olduğunu ifade eden Thuram, spor sahalarında yaşanan olayların toplumdaki zihniyetin devamı olduğunu söyledi. Kendisine bu konuda ilham veren en önemli isimlerden birinin Muhammad Ali olduğunu belirten Thuram, "Futboldaki ırkçılık toplumdaki ırkçılıktan bağımsız değil. Bu yüzden futbolcuları söz almaya teşvik edecek politikalar gerekiyor" ifadelerini kullandı.
"MUZ ATILMASI BENİ YARALADI"
Çocukken televizyonda izlediği bir olayın hafızasına kazındığını anlatan Thuram, Kamerunlu kaleci Joseph-Antoine Bell'e maç sırasında muz atılmasının kendisini çok etkilediğini söyledi. Thuram, "İlk kez ırkçılığın ne kadar aşağılayıcı olduğunu o zaman hissettim. Böyle durumlarda tüm siyah insanlar kendilerini incinmiş hissediyor" diye konuştu.
"MAYMUN HAREKETLERİ YAPIYORLARDI"
Profesyonel kariyerinde İtalya'da forma giydiği dönemde de tribünlerden ırkçı saldırılara uğradığını belirten Thuram, bazı taraftarların kendisine maymun hareketleri yaptığını söyledi. Bu olayları yöneticilere ve takım arkadaşlarına anlattığında çoğu kişinin kendisine "Bunu önemseme" dediğini ifade eden Thuram, "Birçok insan ırkçılığın ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceğini anlamıyor. Bunun durmayacağını fark etmiyorlar" dedi.
"HERKES MÜCADELE ETMELİ"
Irkçılığın yalnızca sözlü saldırılarla sınırlı olmadığını ve ölümcül sonuçlara kadar gidebildiğini vurgulayan Thuram, toplumun tamamının sorumluluk alması gerektiğini söyledi. Eski yıldız futbolcu, "Sadece sporcuların ya da ünlü isimlerin mücadele etmesi yeterli değil. Irkçılığa uğrayan insanlar çoğu zaman korkudan konuşamıyor. Değişim ancak herkesin ortak mücadelesiyle mümkün olabilir" ifadelerini kullandı.