Akran zorbalığı her geçen gün daha görünür hale geliyor. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar, akran zorbalığına karşı mücadelede yürüttükleri çalışmalar hakkında SABAH'a bilgi verdi. Zorbalık algısının değiştiğini belirten Otrar, sosyal medyada "like" atıp geri çekmek, gruplara dahil etmemek ya da bilinçli olarak dışlamak gibi davranışların öğrenciler tarafından zorbalık olarak değerlendirildiğini söyledi. Otrar, şöyle konuştu:

SOSYAL MEDYA ÇOK ETKİLİ
"Akran zorbalığı sadece fiziksel değil, büyük ölçüde dijital ortamlarda gerçekleşiyor. Araştırma sonuçlarına göre zorbalık vakalarının yaklaşık yüzde 40'ı sosyal medya kaynaklı. Çocuklar zorbalıkların çoğunu sosyal medya platformlarından öğreniyor. 15 yaş altına sosyal medya kısıtlamasını içeren kanun teklifi çok yerinde. Çocukların karşı karşıya kaldığı zorbalık risklerini daha doğru analiz edebilmek için kapsamlı veri çalışmaları yürütüyoruz. Türkiye genelinde hangi illerin, hangi yaş gruplarının, hangi bölgelerin daha riskli olduğunu ortaya koyan detaylı haritalar hazırladık. Bu çalışmayla il ve ilçe bazında risk düzeyleri belirlendi. Hangi yaş gruplarının daha kırılgan olduğu analiz edildi. Elde edilen veriler doğrultusunda müdahale öncelikleri oluşturuldu.
İLK 6 YAŞ KRİTİK
Araştırmalara göre, akran zorbalığında aile ortamı kritik rol oynuyor. Evde zararlı alışkanlıkların bulunması çocuklarda riski artırıyor. Kişilik gelişimi ise büyük ölçüde ilk 6 yaşta şekilleniyor. Eğer aile gelişim için gerekenleri yapmamışsa ondan sonraki süreç çok daha zor. Süreci yönetmeniz zorlaşıyor. Yaklaşık 165 bin kişi ile çok kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdik. Sonuçlarını yakında paylaşacağız. Dijital bağımlılık konusunda telefon, tablet kullanımının oluşturduğu riski ortaya koyacağız"