Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki Aile Enstitüsü, nüfus ve aile yapımızı tehdit eden demografik riskleri tespit edip çözüm üretmek amacıyla 12 ilde, 6 bin 530 hanede toplam 10 bin 408 katılımcıyla saha araştırması yaptı. Araştırmada; Şanlıurfa, Şırnak ve Mardin "Yüksek Doğurganlık"; Bartın, Karabük ve Zonguldak "Düşük Doğurganlık"; Van, Ağrı ve Siirt "Yüksek Farklılaşma"; Kırklareli, Balıkesir ve Manisa ise "Düşük Farklılaşma" bölgeleri olarak kayda geçti. Çıkan sonuçlara göre, genç kuşağın yüzde 39,62'si evliliğe mesafeli bakıyor, yüzde 81'i ise çocuk istemiyor. Çocuk sahibi olmanın statü kazandırdığına inananlar yüzde 79 olurken toplumun yüzde 35'i ideal çocuk sayısının 2 olduğunu düşünüyor.
TOPYEKÛN SEFERBERLİK
Ortaya çıkan tablo üzerine devletin tüm kurumlarıyla seferberlik başlatıldı. Buna göre, güçlü aile ve nüfus yapısının korunması artık tüm kamu sektörlerinin ortak önceliği olacak. Eğitim, sağlık, çalışma hayatı, tarım, çevre ve ekonomi başta olmak üzere devletin tüm çarkları, bütçelerini ve performans hedeflerini bu demografik kalkınma eksenine göre yeniden şekillendirecek. 2026'dan 2035'e kadar her yıl gelecek iki yılın planlaması yapılacak.
5 STRATEJİK ÖNCELİK
Dijital mecralar üzerinden aile yapısının aşındırmasına karşı kalkan oluşturulacak.
Evlilik kurumu maddi ve sosyal teşvik mekanizmalarıyla cazip hale getirilecek.
Canlı doğum sayısını yukarı çekmek amacıyla çalışan ebeveynlere destek paketleri devreye alınacak.
Yaşlanan nüfusun sosyal refahı güvence altına alınarak ailelerin bakım yükü hafifletilecek.
Kırsal bölgeler ekonomik ve sosyal olarak yerinde kalkındırılarak aile parçalanmalarının önüne geçilecek.