Henüz 20 yaşında evlenip yuva kuran Doğan Yurt, görme engeli nedeniyle tarım işlerinde büyük zorluklar yaşadı. Ancak pes etmek yerine, henüz 5 yaşındaki büyük oğlu Enginhan'ı kucağına alarak traktörün başına geçti.
Doğan Yurt, o günleri ve oğluyla kurduğu güçlü bağı şu sözlerle anlatıyor: "Gözüm görmediği için tarlaya gidemiyor, traktör kullanamıyordum; bu durum canımı çok sıkıyordu. Sonunda oğlum Enginhan'ı kucağıma alıp tarlaya indim. Direksiyonu onun tariflerine göre çevirmeye başladım ve böylece çiftçiliğe adım attık. Zamanla biçerdöver aldık, oğlum onu da öğrendi. Benim göremediğim yerde o vardı, onun yetişemediği yerde ben... Tarla sürmeyi de motor tamir etmeyi de omuz omuza öğrendik.". Çocukluğu tarlalarda ve motorların içinde geçen 26 yaşındaki Enginhan, bugün savunma sanayi kuruluşlarından birinde mühendis olarak babasını gururlandırıyor.
KURS ODASINDAN KONSERVATUVAR SAHNELERİNE
Ailesine daha iyi bir gelecek sunabilmek adına önce Çankırı merkeze, ardından çocuklarının eğitimi için Ankara'ya taşınan Yurt ailesinin diğer kahramanı ise küçük oğul Çağatay. Müziğe olan ilgisi 5-6 yaşlarında başlayan ve lise yıllarında bağlama ile tanışan Doğan Yurt, enstrüman yelpazesini genişletmek için Çankırı Halk Eğitim Merkezi'ndeki bağlama kursuna yazıldı. Engeli sebebiyle kursa küçük oğlu Çağatay'ı da götürüyordu. Babasını izleyen Çağatay, hocanın öğrettiği eserleri birer birer çalmaya başladı. Bugün ise Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda eğitim alıyor ve profesyonel turnelerde sahne alıyor. Saz, org, ney, bağlama, zurna, kaval ve darbuka çalabilen baba Doğan Yurt, oğlunun bu başarısıyla büyük bir gurur duyuyor.
"YÜZLERİNİ HİÇ GÖREMEDİM AMA BAŞARILARINI KALBİMLE HİSSEDİYORUM"
Hayatı boyunca engellerine teslim olmayan Doğan Yurt, sadece çiftçilik ve müzikle kalmadı; görme engelliler için zilli futbol takımı kurdu, turnuvalara katıldı ve tiyatro sahnesinde rol aldı. Engelli bireylere umut ışığı olan Yurt, sözlerini şöyle tamamlıyor: "Oğullarımın yüzünü hiç göremedim ama onların başarılarını kalbimle hissediyorum. Bizim normal insanlardan hiçbir farkımız yok; biz de çalışabilir ve başarabiliriz. Engelli arkadaşlarıma hep şunu söylüyorum: Hayatta asla geri durmasınlar. 'Ben yapamam' sözünü ağızlarından silsinler. Çünkü o söz bir kez çıkarsa insan önce hayallerini, sonra da hayatını kaybeder."