Belediye yönetiminin memurlara her ay maaşları ile birlikte ödenen sosyal denge tazminatını yasal sınırlara çekme talebi sendikanın tepkisine neden oldu. Geçtiğimiz hafta belediye önünde eylem yapan memurlar haftanın ilk günü de eylemlere devam etti. Öğle saatlerinde hizmet binası önünde toplanan memurlar TİS'in bir an önce imzalanmasını istedi. 2 No'lu Şube Başkanı Nihat Filiz ise yaşananlara tepki gösterdi. Filiz yaptığı açıklamada; "Biz bu hakları bedeller ödeyerek elde ettik. Bir kişinin bahsetmesiyle, iki dudağının arasından çıkacak sözlerle bunların belirlenmesini asla kabul etmeyiz. Bu toplu sözleşme bu haliyle dayatılmaya devam edilirse, imza atmayacağız." İfadelerini kullandı.

Bayraklı Belediyesi'nde geçtiğimiz hafta başlayan eylemler haftanın ilk günü de devam etti. Bayraklı Belediyesi çatısı altında çalışan memurların örgütlü olduğu sendika ile işveren arasındaki toplu iş sözleşmesi görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlanınca memurlar sokağa indi.

DAYATMA SÜRERSE İMZA ATMAYACAĞIZ
Belediye binası önünde açıklama yapan Tüm Bel-Sen İzmir 2 No'lu Şube Başkanı Nihat Filiz, dört kez toplu sözleşme masasında müzakereler yürüttüklerini ve son ana kadar hiçbir maddede takılmadıklarını belirtti. Filiz: "Geldiğimiz noktada Başkan'la görüşmeler yaptık. Hukukçular görüştü, süreci sonuçlandırarak belediye başkanımızla da bir araya geldiler. Sayın Önal bize son olarak, "Hukukçular konuşsunlar, eğer onlar ikna olursa ben de özgür toplu pazarlık yolunda adım atarım" demişti. Ancak geldiğimiz son noktada, bordrolar çıkmadan iki gün önce bir haber aldık ve toplu sözleşmeler yeniden sınırlandırılarak geri gönderildi. Bunu kabul etmediğimizi her yerde ifade etmeye devam edeceğiz; orada da söyledik. Biz bu hakları bedeller ödeyerek elde ettik. Bir kişinin bahşetmesiyle, iki dudağının arasından çıkacak sözlerle bunların belirlenmesini asla kabul etmeyiz. Bu toplu sözleşme bu haliyle dayatılmaya devam edilirse, imza atmayacağımızı buradan bir kez daha ilan ediyoruz" dedi

ONLAR YOLCU BİZ HANCIYIZ
İzmir'de neredeyse tüm belediyelerde yönetimlerin memur ile işçiyi karşı karşıya getirmeye çalıştıklarını öne süren Filiz: "Biz bunu reddediyoruz. Bayraklı'da, Buca'da, Karabağlar'da, Karşıyaka'da, Çiğli'de tüm emekçiler bir bütündür. Bakın, hepiniz buradasınız. Karşınızda Bayraklı Belediyesi var ama siz hizmet üretmediğinizde bu yapı sadece boş bir binadan ibaret kalır. Siz üretmediğinizde belediye başkanları koltuklarında yalnız kalır. Bu kentte hizmet üretilecekse, estetik bir görünüm sağlanacaksa ve çağdaş bir yaşam sürdürülecekse bunun gerçek üreticisi sizlersiniz. Belediye başkanları gelir, hizmet eder ve gider. Ama sizler kalıcısınız; onlar geçicidir. Biz yıllar içinde birçok belediye başkanı gördük. Belediye başkanlarına tavsiyemiz şudur: Bu görevden iyi anılarla ayrılın, çalışanların gönlünde yer edinerek ayrılın. Kötü anılmayın. Bizim size tavsiyemiz budur"
BU YASAL ZIMBIRTIDAN KURTULMAMIZ GEREKİYOR
Birlik Yerel-Sen Başkan Yardımcısı Emrullah Altınkaynak ise açıklamasında, "İzmir'in çeşitli ilçelerinde ortak bir sorun haline gelen bu yasal düzenleme… Ben buna artık "zımbırtı" diyorum; bu yasal zımbırtıdan kurtulmamız gerekiyor. Bu nedenle belediye başkanlarımıza sesleniyorum: Bizleri, emekçileri artık geçiştirici, pansuman niteliğindeki çözümlerle oyalamayın. Bakınız; konu Genel Merkez ise Genel Merkez, belediye yönetimi ise belediye yönetimi sorumluluğunu almalıdır." Diye konuştu.
BİZİ ÖTEKİLEŞTİRMEYİN
Sözlerine; "Unutulmamalıdır ki sözleşmeler, tutulmak için verilen sözlerdir." Diyerek devam eden Altınkaynak; "Yapılması gereken çok basit: Sözleşmeyi imzalamak ve burada çalışan emekçilerin hakkını teslim etmek. Biz emek üretiyoruz, ticaret yapmıyoruz. Kâr amacı gütmüyoruz. İnsanla, yaşamla ve onurla ilişki kuruyoruz. Ancak siz bizi ötekileştiriyorsunuz." Dedi.
BUNUN ADI HAK GASPIDIR
Tüm Yerel-Sen Genel Merkez Örgütlenme Sekreteri Devrim Onur Erdağ ise, "Bizler TİS sürecinde kazanım beklerken, karşımıza 5 bin TL'lik sosyal denge tazminatı kesintisi çıkarılmıştır. Bu, açıkça emeğe müdahaledir, hak gaspıdır! Aynı İzmir'de, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde imzalanan toplu iş sözleşmesi emekçiler adına kazanımlar üretirken; Bayraklı'da emekçinin cebine uzanan bu anlayış bir tercih meselesidir. İsteyince oluyor, istemeyince emekçi kaybediyor. Ancak bu tabloyu sadece yerel bir karar olarak görmek de eksik olacaktır. Bugün Bayraklı'da kesilen 5 bin TL'nin arkasında, emeği değil mali disiplini önceleyen anlayış vardır. "Yasal sınır" bahanesiyle yapılan bu kesinti; hukukun arkasına saklanarak emeğin geriye götürülmesidir. Bu karar hukuki olabilir ama ne vicdanidir ne de kabul edilebilir. Bugün kesilen sadece bir ücret değildir; Bu, emekçinin sofrasından eksilen lokma, çocuğunun geleceğinden çalınan imkândır" İfadelerini kullandı.