İstanbul Levent'teki İsrail Konsolosluğu'nun bulunduğu binanın önünde dün silah sesleri yükseldi. Saat 12.00 sıralarında İsrail Konsolosluğu'nun da bulunduğu plazanın önüne uzun namlulu silahlarla gelen 3 Yunus Emre Sarban, Onur Çelik ve Enes Çelik henüz belirlemeyen bir sebeple alanda bulunan polislere uzun namlulu silahla ateş açtı. Polislerin verdiği karşılık sonucunda Sarban ölü diğer ikisi yaralı olarak etkisiz hale getirildi. Olayda yaralanan iki polis memuru hastaneye sevk edilirken hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi. Adalet Bakanlığı olayla ilgili biri başsavcı vekili 3 savcı görevlendirdi. Saldırganların İzmit'ten kiralık araçla geldiği belirlenirken olayda DEAŞ izi saptandı.
ALAY İÇERİKLİ PAYLAŞIMLAR TESPİT EDİLDİ
Olaya ilişkin soruşturma devam ederken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yeni bir hamle geldi. Sosyal medyada dolaşıma giren olay anına ait görüntüler sonrası bazı şahısların alay içerikli paylaşımlarda bulunduğu tespit edildi.

SORUŞTURMA BAŞLATAN BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA
Başsavcılık, "Gerçekleştirilen terör saldırısı sırasında, Devletimizin güvenliğini, kamu düzenini sağlamak ve vatandaşlarımızın can güvenliğini temin etmek amacıyla görev yapan Türk Polis Teşkilatı'na yönelik olarak, olay yerinde bulunan şahıs/şahıslar tarafından aşağılayıcı ve alaycı ifadeler kullanıldığı tespit edilmişti. Söz konusu şahıslar tarafından, terör saldırısına müdahalede bulunan Türk polisine hitaben "Sen sağ bek, ben sol bek" şeklinde ifadeler sarf edildiği, bu suretle görevini ifa eden emniyet güçlerinin ciddiyetinin küçümsendiği ve kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırmaya çalışıldığı anlaşılmıştır. Özellikle aktif bir güvenlik tehdidinin devam ettiği esnada, hayatını ortaya koyarak görev yapan kolluk kuvvetlerine yönelik bu ifadelerin kullanılması, kamu vicdanını derinden yaralayan niteliktedir. Devletin huzur ve güvenliğinin teminatı olan Türk Polis Teşkilatı'na yönelik bu tarz ifadelerin, yalnızca bireysel bir saygısızlık olarak değerlendirilemeyeceği, aynı zamanda toplumun önemli bir kesimini tahkir ederek kamu düzenini bozmaya elverişli nitelik taşıdığı değerlendirilmiştir.
Bu kapsamda şüpheli şahısların eylemlerinin Türk Ceza Kanunu'nun 301/2 maddesinde düzenlenen "Devletin Emniyet Teşkilatını Alenen Aşağılama" suçu ve Türk Ceza Kanunu 216/1. Maddesinde düzenlenen "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama" suçu kapsamında kaldığı değerlendirilerek Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatılmış olup, olayla bağlantılı şüpheli şahısların kimliklerinin tespitine ve yakalanmalarına yönelik çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir." açıklamasında bulundu.