İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Altın Rafinerisi'ne (İAR) yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı. İAR'ın da aralarında bulunduğu, devlet desteği almak için usulsüz ihracat yapan 31 şirket malen sorumlu olarak yer aldı. İstanbul Altın Rafinerisi'nin sahibi Özkan Halaç'ın aralarında bulunduğu 44 kişi ise şüpheli sıfatıyla yer aldı. 9 Ekim günü tutuklanan Halaç'ın 1 Nisan 2026 günü ev hapsi şartıyla tahliye edildiği görüldü.
DEVLET DESTEĞİ SUİSTİMAL EDİLDİ
İddianamede, İstanbul Altın Rafinerisi A.Ş ve ilişkili şirketlerin, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın 15 Ekim 2024'teki 'Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğine İlişkin Uygulama Talimatı' kapsamında; devletin ihracat yaparak ülkeye döviz girişi sağlayan şirketlere, döviz tutarı üzerinden verdiği yüzde 3 desteğini suistimal ettiği anlatıldı.

İTHAL ETTİKLERİ ALTINI ERİTİP İŞLENMİŞ GİBİ GÖSTERDİLER
Bu desteği almak için yurt dışından ithal ettiği altınları ülke içerisinde bulunan altın ocaklarında erittikleri, eritilen altının, asit solüsyonlar ile karıştırarak işlenmiş olarak gösterildiği ve bu şekilde ortaya çıkan kıymetli madeni yurt dışına yasal olarak çıkarıldığı ve bunun üzerinden döviz kazancı elde edildiği tespit edildi.
12,5 MİLYON DOLARLIK ZARAR
27 eylemin anlatıldığı iddianamede, söz konusu şirketlerin bu yöntemi kullanarak 543 milyon 634 bin dolarlık ihracat yaparak ve devletten yüzde 3 desteği olarak 12 milyon 537 bin dolar zarara uğrattığı tespit edildi. Özcan Halaç'ın tanıdıkları veya eski çalışanı gibi kişiler tarafından kurulan bu şirketlerin gerçek bir ticari faaliyet yürütmedikleri, bütün faaliyetlerinin devlet desteği almaya yönelik olduğu tespit edildi.
ÖRGÜT İÇERİSİNDEKİ ROLLER ANLATILDI
İddianamede şüphelilerin söz konusu sistemi yürütmek için örgüt içerisinde hangi rollerde yer aldıkları tek tek anlatıldı. Halaç'ın tüm organizasyonunu yapan örgüt lideri olduğu, tüm şahısları talimatlandırdığı, Erkam Halaç'ın kazanılan para ile alınan arsaların alım, satım ve kamulaştırma işlerini takip ettiği, Bülent Halaç ve İbrahim Sontur'un sistemin devamlılığı için kamu görevlilerine verilecek olan rüşvet işlerini yaptığı kaydedildi.

ORGANİZE OLDULAR
Erman Dönmez'in şirketlerin yurt dışı sorumlusu olduğu burada ihracat ve ithalata yönelik yapılacak işleri takip ettiği, Serdar Saraç'ın gayri resmi işlemlerin takibini yaptığı, Ayşen Esen ve Nasuh Göçmen'in şirketlerin genel idaresinde, yurt dışından getirilen ve yurt dışına çıkarılan altınların takibi yaptıkları ve Özcan Halaç'ın kuzeni olan Mehmet Bora Tütüncüoğlu'nun Halaç'ın olmadığı zamanlarda onun adına tüm işlemleri yürüttüğü iddianamede belirtildi. Cenk Kocaktüfek'nun ise suç gelirinin aklanmasına yönelik paravan olarak kurulan şirketlerin kurduğu yer aldı.
TİCARİ FAALİYETİ OLMAYAN AYNI ADRESE KURULAN ŞİRKETLER
Malen sorumlu şirketlerin ticari amaçla kurulmadığı sadece altın ihracatı üzerinde devlet desteği almak amacıyla faaliyet gösterdikleri ve sistematik olarak organize edildiği ileri sürüldü. Özellikle Ekim 2024'ten sonra döviz dönüşüm desteği talimatı sonrası birçok şirketin kısa sürede ve aynı adreste kuruldukları tespit edildi. Söz konusu şirket yetkililerin geçmişte veya halen İstanbul Altın Rafinerisi gibi bağlantılı şirketlerde çalışan veya yetkili konumda bulunmuş oldukları aktarıldı.

Özcan Halaç
HALAÇ'IN İFADESİ İDDİANAMEDE YER ALDI
Özcan Halaç'ın ve diğer şüphelilerin ifadesine iddianamede yer verildi. Halaç, İAR ve Gram Altın A.Ş'nin büyük hissedarının kendisi olduğunu, kendisine sorulan ihracat içerikleri hakkında bilgisi olmadığını söyledi. Çalışanlarının üzerine kurulu şirketlerle devlet desteği almasına ilişkin soru sorulan Halaç, çalışanlarının işlerini aksatmadıkları, rakip olmayacak veya zarar vermeyecek şekilde kendi işlerini yapabilmelerine izin verdiğini, nitelikte olan kişiler kendilerine ayrıca bir ticari faaliyetler içerisinde olmalarına ayrıca bir sakınca görmediğini onların bu girişimlerine karışmadığını söyledi. Savcılık bu beyanın suçtan kurtulmaya yönelik olarak değerlendirdi.
HALAÇ VE EŞİNDEN HAYALİ İHRACAT
Örgüt şemasında Özcan Halaç'ın örgüt lideri, eşi Zeynep Başak Halaç'ın ise örgüt yöneticisi konumunda yer aldı. Özcan Halaç ve eşinin çalışanları veya yakın çevresi üzerinden bir dizi şirket kurdurdukları, bu şirketler aracılığıyla da "Altın Bileşenleri" ve "Kolloidal Altın" adı altında ihracat gerçekleştiriyormuş gibi gösterdiği anlatıldı. İAR şirketin Genel Müdürü Ayşen Esen'de örgüt yönetici olarak iddianamede bulunuyor. Esen'in İhtacat beyanlarının planlaması ve döviz destek başvurularını organize eden Esen'in örgüt içerisinde aktif rol aldığı belirtildi. Diğer şüpheliler ise örgüt üyesi sıfatıyla yer aldı.
2024 SONRASI DİKKAT ÇEKEN PARA TRANSFERİ
Soruşturma dosyasına giren mali inceleme raporunda Özcan Halaç'ın nakit ve para transfer işlemlerinde özellikle 2024 yılından itibaren dikkat çekici artış yaşandığı belirtildi. Raporda, suç tarihleri dikkate alındığında söz konusu para hareketlerinin "suçtan elde edilen gelir" kapsamında değerlendirildiği kaydedildi.
"ARTIŞ İZAHA MUHTAÇ"
Halaç'a ait İstanbul Altın Rafinerisi A.Ş.'nin bilanço büyüklüğünün 2023'te 3.7 milyar TL, 2024'te ise 3.9 milyar TL olduğu aktarıldı. Şirketin mal satış tutarlarında düşüş yaşanmasına rağmen para transfer hacminde olağan dışı artış görüldüğü, toplam para giriş-çıkış hacminin 2023 yılında 718 milyar TL seviyesindeyken 2024'te 1.7 trilyon TL'ye, 2025'te ise 2.3 trilyon TL'ye yükseldiği belirtildi. Raporda, satış rakamları düşmesine rağmen transfer hacmindeki bu artışın "izaha muhtaç" olduğu değerlendirmesine yer verildi.
PARALAR SİSTEME DAHİL EDİLDİ
Yine Halaç'ın sahibi olduğu Dubai merkezli Fine Gold firması üzerinden kurduğu paravan şirketler ile ihracat adı altında kaynağı belirsiz paraların ülkeye soktuğu ve çeşitli finansal işlemler ile bu paraların kaynağından uzaklaştırılarak ekonomik sisteme dahil ederek akladığı anlatıldı.
839 YILA KADAR HAPSİ İSTENDİ
27 eylemden sorumlu tutulan Özcan Halaç'ın "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "Zincirleme Şekilde Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık" ve "Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama" suçlarından 121 yıldan 839 yıla kadar hapsi talep ediliyor.